İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Varoluş Sebemiz Belgeseli 4

Varoluş Sebemiz Belgeseli 4
Belgeseller

Varoluş Sebemiz Belgeseli 4

09.07.2025
4 dk 42 sn

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla

Varoluş Sebeplerini Örten Çokluklar

De ki: “Göklerde ve yerde olanlar kimindir?” De ki: “Allah’ındır.” O, rahmet etmeyi bizzat kendi üzerine yazmıştır. Sizi elbette hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününde toplayacaktır. (Akl-ı selîmini kullanmayarak) kendilerini ziyana uğratanlar var ya, işte onlar iman etmezler.  (En’am, 12)

Bu dünyaya gelen her insanın fıtratına inanma ihtiyacı verilmiştir. Tüm zamanlarda varoluş sancısı çeken filozoflar, yollarını bazen inkara bazen imana bazen de şüpheciliğe çıkarmışlardır.  Nietche, Spinoza, Plato uzantısında hepsinin takdir edilesi ortak yönü, herbirinin bir sancı, bir yangı çekmiş olmalarıdır. Doğumlar sancı ile başlar, armağanla son bulur. Düşünürleri mütefekkir kılan da çektikleri sancılar ve fikir kıvranışlarıdır. Doğan, yaşayan ve ölen insan için kendini değerli kılacak olan akletme, düşünme ve fikir melekeleridir. Bu yetiler bireyin sorumluluklarının farkına vardırdığı için özel ve gereklidir.

Kişinin erdemlisi düşünceyi dert edinir.  Fikreden insan, hür insan olur. Rabbül Alemin tüm yaratılmışlardan farklı bir armağan olarak insana akıl kabiliyetini vermiştir. Akıl  insanı sorumlu kılan temyiz gücüdür. Hayvanda ve bitkide düşünme ve anlama gücü veren akıl olmadığı için düşünüp, ibret alıp, akıl etmek işi, insan işidir.  Akıl yürüten insan aynı zamanda “Ben niye bu dünyaya geldim? Nereden gelip nereye gidiyorum? Varoluşumun sebebi ne olabilir?” sorularını sorma becerisi ile donanımlıdır.

Maksatsız ve gayesiz olmak insana yakışmayacağı için her  insanın bir amacı olmalıdır ve zaten vardır da! Varlık sebebimiz, sorumluluklarımız ve amaç edindiklerimizle yüzleşebilmemizdir.

Kuran-ı Kerim’de dünya hayatının çokluklarının kişinin sorumluluklarının önüne bir mani, bir engel olacağı konusunda bir çok kere uyarılmaktadır.

Ey iman edenler! Mallarınız ve evlatlarınız sizi Allah’ın zikrinden (ibadet ve itaatinden) oyalayıp alıkoymasın. Kim bunu yaparsa (onlar yüzünden Allah’ın zikrinden/kulluk görevlerinden gaflet ederse) işte onlar, hüsrana uğrayanların ta kendileridir. (Münafikun, 9)

Dünya hayatı bir oyun ve oyalanmadan başka bir şey değildir. Âhiret yurdu ise takvâlı olanlar (Allah’ın emrine uygun yaşayanlar/aykırı davranmaktan sakınanlar) için elbet daha iyidir. Hâlâ düşünmeyecek misiniz? (En’am, 32)

 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Varoluş Sebemiz Belgeseli 3
09.07.20258 dk 41 sn
Varoluş Sebemiz Belgeseli 2
09.07.202513 dk 17 sn
Varoluş Sebemiz Belgeseli 1
09.07.202512 dk 19 sn
AKRA