İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Büyük Bir Ayın Gölgesindeyiz - 03.01.1997

Büyük Bir Ayın Gölgesindeyiz - 03.01.1997
Oruç

Büyük Bir Ayın Gölgesindeyiz - 03.01.1997

18.11.2025
9 dk 7 sn

Selmân-ı Fârisî radıyallahu anh Efendimiz rivayet ediyor, o mübarek sahabi, diyor ki:

Kâle hatabenâ Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem fi âhiri yevmin min şa'bân. "Şaban ayının son gününde Resûlullah Efendimiz bize hutbe okudu."

Peygamber Efendimiz böyle mühim konuları anlatmak için hutbeye, minbere çıkardı. Bu, mühim bir şeyin söyleneceğinin alameti olurdu. Herkes pürdikkat Peygamber Efendimiz'i dinlerdi.

İşte böyle, Şaban'ın son günü minbere çıkmış, hutbe îrâd etmiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem ve buyurmuş ki;

Ya eyyühe'n-nâs. "Ey insanlar, ey benim ümmetim, ey cemaatim, ey müslümanlar!" Kad azalleküm şehrun azîmun şehrun mübârekün. "Muazzam bir ayın gölgesi sizi gölgelendirmeye başladı, mübârek bir ay geliyor. " Şehrun fîhi leyletün hayrun min elfi şehrin. "İçinde bin aydan daha hayırlı bir gizli mübarek gecenin olduğu bir ay geliyor." diye böyle şevklendirici, müjdeli sözlerle başlamış.

Ceale'llâhu sıyâmehû farîdaten. "Allah bu gecenin, bu ayın, bu mübarek Ramazan ayının gündüzlerinde oruç tutmayı size fârize, vecibe kıldı, bunu mutlaka yapmanız gereken bir ibadet eyledi." Ve kıyâme leylihî tatavvuan. "Geceleyin kalkıp namaz kılmanızı da tatavvu ibadet eyledi."

Men tekarrabe fîhi bi-hasletin mine'l-hayri ev eddâ farîdaten fîhî kâne ke-men eddâ seb'îne farîdaten fîmâ sivâhu. "Kim bu mübarek ayda Allah'a yakınlaşmak maksadıyla, Allah'a yakınlaşayım diye bir hayır yaparsa veyahut bir farzı eda ederse, bu ayın dışında başka zamanda aynı şeyi yapmış olsaydı, alacağı sevaptan 70 kat fazla alır."

Ay -Ramazan ayı- mübarek olduğu için bu ayda yapılacak aynı ibadet olsa bile sevabı 70 kat fazla oluyor.

Bu arada hadisin izahını bir kenara koyup hemen hatırlatmak istediğim şey: Zekâtlarınızı bu ayda verirseniz demek ki sevabı çok fazla olacak. Zekâtları hazırlayın. Başından verirseniz zekâtınızı, fukarâcıklar da Ramazan ayında rahat bir Ramazan geçirirler. Onun için hemen bu vaazı duyduğunuz zaman zekâtınızı ayırın ve Ramazan ayında verin.

Ve hüve şehru's-sabr. "Bu Ramazan ayı sabır ayıdır. " Ve's-sabru sevâbühü'l-cennete. "Sabır da öyle güzel bir şey ki bunun sevabı, mükâfatı cennet."

Sabır ayı; yemek yemiyorsunuz, içmiyorsunuz, nefsinizi tutuyorsunuz, şehevât-ı nefsâniyenize engel oluyorsunuz. O zaman sabrın mükâfatı da cennet...

Ve şehrü'l-muvâsâti.

Muvâsat da malla birisine mâlî, iktisadî yardım yapmak demek. Bu yardımlaşma ayıdır aynı zamanda, mâlî yardımlaşma ayıdır. Zenginler fakirlere mâlî destek sağlayacaklar, yardım edecekler.

Ve şehrun yüzâdü fî rızki'l-mü'mini.

Bu ayda mü'minin rızkının da artırıldığını söylüyor Peygamber Efendimiz; "Öyle bir aydır ki mü'minin rızkı bu ayda çoğaltılır."

Allahu Teâlâ hazretleri bu ayın bereketine daha fazla rızk veriyor.

Men fattara fîhi sâimen. "Kim bu mübarek ayda bir oruçlu kimseyi evine davet eder, iftar ettirirse..."

Veyahut evine davet etmeden "Al şu parayı, al şu içine döner konulmuş sandviçi..." Veya yüz gram ekmek, bilmem şu kadar katık... Herhangi bir şekilde oruçlunun orucunu bozdurursa... Hatta bir hurma bile olsa...

Bazı böyle sevap düşkünü kardeşler var. Ramazan'da yanında paketle camiye giriyor, iftar vaktinde hemen ezan 'Allahu Ekber' derken elindeki paketi açıyor, "Buyurun, buyurun, buyurun..." cemaate zeytin veya hurma ikram ediyor.

Bak, "Kim bir oruçluya iftar ettirirse...", yani doyurmak da değil, orucunu açtırmak bile bu sevabı kazandırır.

Kâne lehû mağfireten li-zünûbihî. "Günahlarının mağfiretine sebep olur bu."

Bir oruçluya ikramda bulundu diye...

Ve ıtka rakabetihî mine'n-nâri. "Boynunun cehenneme esir olmaktan âzatlığına sebep olur."

Cehenneme esir olmuş, boynuna halka takılmış cehenneme sürüklenip götürülecek bir insan düşünün; boynundaki bağ çözülüyor, "Hadi bakalım kurtuldun cehenneme gitmekten..." deniliyor. Cehennemden kurtuluşa vesile olur.

Ve kâne lehû misle ecrihî. "Birisine iftar verdin mi, onun orucunu açtırdın mı, az da çok da olsa, o oruçlunun kazandığı sevabın bir mislini de onunkinden eksilmeden Allah sana verir; 'Sen oruçluya iftar ettirdin, al bakalım onun sevabı kadar bir sevap...' diye. " Min ğayri en yentekısa min ecrihî şey'ün. "Oruçlunun sevabından bir şey eksilmeden iftarı yaptırana sevap verilir."

Kâlû: Yâ Resûlallah! Küllünâ necidü mâ yufettiru's-sâime. Demişler ki; -tabii Medine'nin o zamanki halini düşünüyorum; yaygın yoksulluk var, kalabalık oraya gelmiş, imkânlar dar- "Hepimiz oruçluya iftar ettirecek imkâna sahip değiliz yâ Resûlallah. " Mazeretlerini beyan ettiler. "Çok vermeyeceğiz, ne olacak?"

Kâle yu'tillâhu hâze's-sevâb. "Allah bu sevabı verir." Li-men eftara sâimen alâ temretin ev şerbetin min mâin ev mezakkate lebenin. "Allah bu iftar ettirme, iftar ziyafeti çekme sevabını oruçluya bir hurma verene veyahut bir içim su verene veyahut birazcık süt ikram edene de verir." diye müjdeledi.

Ve hüve şehrun. "Bu Ramazan öyle bir aydır ki." Evvelühû rahmetün. "Evveli rahmettir." Ve evsatuhû mağfiratün. "Ortası mü'minlerin mağfiret olmasıdır." Ve âhiruhû ıtkun mine'n-nâri. "Sonu da mü'minin cehenneme düşmekten kurtulması, cehennemlik olmaktan âzat olunmasıdır."

Men haffefe an memlûkihî fîhi. "Kim bu Ramazan ayında kölesinin yükünü azaltırsa, hizmetçisine ağır iş yüklemezse, biraz hafifletirse, 'oruç tutuyor' derse... " Ğafarallâhû lehû. "Onun, yani sahibinin, bu hizmetçiyi kullanan kimsenin günahlarını Allah mağfiret eder. " Ve a'takahû mine'n-nâri. "Onu da cehennemden âzat eder."

Fe'steksirû fîhi min erbai hisâlin. "Dört şeyi bu ayda çok yapın."

Peygamber Efendimiz'in nasihatleri devam ediyor, ben sadece tercüme ediyorum. "Dört şeyi çok yapın." diyor Peygamber Efendimiz.

Hasletâni'lletâni turdûne bihimâ rabbeküm. "O dört şeyin ikisini yaparsanız Rabbinizi razı edersiniz." Ve hasletâni lâ ğınâ leküm anhümâ. "Diğer ikisi de mutlaka muhtaç olduğunuz şeylerdir, onlarsız yapamayacağınız şeylerdir."

Şimdi bu dört şey neymiş, onları dinleyelim.

Fe-emme'l-hasletâni'lletâni turdûne bihimâ rabbeküm. "Rabbinizi yaptığınızın zaman hoşnut edeceğiniz iki iş nedir? " Fe-şehâdetü en lâ ilâhe illallah ve testağfirûnehû. "Lâ ilâhe illallah, eşhedü en lâ ilâhe illallah diye kelime-i tevhid çekerseniz, bir de estağfirullah diye tevbe ve istiğfar ederseniz, bununla Rabbinizi razı edersiniz."

Yapılacak dört şeyden ikisi bunlar.

Lâ ilâhe illallah'ı çok söylemek, estağfirullah'ı, tevbeyi çok söylemek.

Bakın yine iş geldi dervişliğe dayandı. Dervişliğin hadislerden bir delili daha karşımıza çıktı...

Ve emme'l-letâni lâ ğınâ leküm anhümâ. "Onlarsız yapamayacağınız öteki iki şey nedir?" Fe-tes'elûne'l-cennete ve teuzûne bihî mine'n-nâri. "Allah'tan cenneti isteyin ve cehennemden de Allah'a sığının."

Bunlardan uzak kalamaz, her müslümanın bunlara ihtiyacı var. Cenneti isteyecek, cennet lazım. Cehennemden kurtulacak, cehenneme düşmemesi gerekiyor. Bunları isteyin.

Ve men eşba'a fîhi sâimen. "Kim bu ayda bir oruçluyu doyurursa." Sakâhu'llâhu teâlâ min havdın şerbeten lâ yezmau ba'dehâ ebedâ. "Allah bir havuzdan -burada havdın diye yazmış ama havdî olsa daha iyi- yani benim havz-ı kevserimden, kevser şarabından ona bir kâse ikram eder." Lâ yezmau ba'dehâ ebedâ. "Bunu içtikten sonra artık bir daha susuzluk çekmez." diye...

Peygamber Efendimiz, bu hutbesinde görüyorsunuz, Ramazan ayında neler yapmamız gerektiğini güzel güzel, bir bir bize hatırlatmış oldu.

Bunlara dikkat edin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
Adem (AS)'ın Orucu - 03.01.1997
18.11.20253 dk 20 sn
Bir Günlük Orucun Mükafatı - 18.12.1998
18.11.202543 sn
İbadetin Kapısı Oruçtur - 03.01.1997
18.11.20251 dk 9 sn
Nafile Orucun Sevabı - 14.04.2000
18.11.20251 dk 30 sn
Oruçlunun Mükafatları - 18.12.1998
18.11.20255 dk 10 sn
Oruclunun Susması Tespihtir - 18.12.1998
18.11.20251 dk 23 sn
Orucu Kuvvetlendiren Dört Şey - 18.12.1998
18.11.20252 dk 47 sn
Orucun Başlangıç Ve Bitişi - 11.02.1994
18.11.202550 sn
Orucun Faydaları - 11.02.1994
18.11.20251 dk 57 sn
Orucun Mükafatı - 11.02.1994
18.11.202541 sn
Orucun Tam Olmasının Şartları - 11.02.1994
18.11.20251 dk 37 sn
Orucun Tam Tutulması - 20 06 1982
18.11.20251 dk 6 sn
Tam Bir Orucun Mükafatı - 18.12.1998
18.11.20251 dk 57 sn
Vücudun Zekatı Oruçtur - 18.12.1998
18.11.202554 sn
AKRA