Bu hadîs-i şerîfi de Hz. Âişe Sıddıka validemiz -Allah şefaatine erdirsin- Peygamber Efendimiz'den rivayet etmiş. Deylemî, Müsnedü'l-Firdevs'inde kaydeylemiş.
Allahu Teâlâ hazretleri dört gecede şöyle bir Rahmânî nida ile sayha eder, kullarına lütfunu bol bol döker ve seslenir ki bu hayırlarına mazhar olunan dört gece şunlardır:
Leyleti'l-adhâ. "Kurban bayramının gecesi."
Hacıların Arafat'tan Müzdelife'ye dönmeye başladıkları gece.
Ve leyleti'l-fıtr. "Ramazan bayramının evvelindeki gece."
Akşam Ramazan, ertesi sabah Ramazan bayramı olan gece. Bu bize daha yakın. Ramazan'ın sonunda inşaallah bu geceyi ihyâ eylemeyi Allah nasip eylesin.
Ve leyletin nısfı mine'ş-Şa'bân. "Şaban'ın yarısı gecesi."
İşte bunu ispat eden bir hadîs-i şerîf oluyor. Şu toplanmamızın sünnet-i seniyyeye uygun olduğunu, doğru olduğunu, büyük bir lütuf olduğunu gösteriyor.
Yensehu fîhe'l-âcâlü ve'l-erzâk. "Allahu Teâlâ hazretleri bu gecede, Şaban'ın yarısı gecesinde ecelleri ve rızıkları yazar."
Kimin ömrü ne kadar? Kimin rızkı ne kadar? Bu önümüzdeki sene içinde hangi vakitte, ne rızıklar kendisine ulaşacak? Ölecek olanlar hangi zamanda vefat edecek? Eceli ne zaman bitiyor? Bu gecede yazılır.
Ve yektübü fîhe'l-hac. "Ve kimin hacca gideceği de bu geceden kaydedilir, bildirilir."
Bu üçüncü gecenin özellikleri hakkında iki cümleyi Efendimiz ifade eylemiş:
Bu Şaban'ın yarısı gecesi, sadece gecesiyle gündüzüyle Allah'ın çok nimetler verdiği, ecirler verdiği, kulları cehennemden âzat ettiği geceler değil. Bir özelliğini daha görmüş oluyoruz:
Kim ölecekse o yazılıyor, insanların rızıkları yazılıyor, kim hacca gidecekse o yazılıyor. Önümüzdeki sene bir dahaki Berat gecesine kadar olacak hadiselerin kaydedildiğine dair bir ifadeyle burada tenevvür etmiş olduk, taallüm etmiş olduk, öğrenmiş olduk, karşılaşmış olduk.
Arkasından dördüncü geceyi de belirtmiş:
Ve fî leyleti Arefeti ile'l-ezân. "Arefe gecesi ezan okununcaya kadar, sabah ezanı okununcaya kadar o da bu mübarek gecelerdendir." diye bildirilmiş.