İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

05.Ahde Vefa

05.Ahde Vefa
20.03.2024
6 dk 25 sn

AHDE VEFA

Ahde Vefa; Söze Sadâkat…

Peygamber Efendimiz (s.a.v) bir hadis-i şeriflerinde:

“Bana kendi adınıza altı şeyin güvencesini verin, ben de size cennetin güvencesini vereyim: Konuştuğunuz zaman doğru söyleyin, söz verdiğinizde sözünüzü tutun, size (bir şey) emanet edildiğinde ona riayet edin, iffetinizi koruyun, gözlerinizi (bakılması yasak olandan) sakının ve ellerinizi (haramdan) çekin” buyurmuştur.

Hadis-i şerifte de belirtildiği üzere, verilen sözü tutmak bir İslam ahlâkıdır. Kime ve neden verildiğinden ziyade, bizzat sözün kendisi esastır, değerlidir ve önemlidir. Dolayısıyla sadece hukuki antlaşmalar ya da resmi sözleşmeler değil; büyük küçük, kadın erkek toplumun her ferdini ilgilendiren günlük hayata dair vaatler de bağlayıcıdır. Bu nedenle kişi, kendi çocuklarına verdiği sözü bile küçük görüp, basite alıp savuşturmamalıdır. Zira Hz. Peygamber, tek bir vücut gibi gördüğü müminlerden her birinin, verdiği söze riayet etmek için gayret göstermesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Ahde vefa gösterilmesi, müminin ayırıcı özelliklerindendir. Vefakârlık ve antlaşmalara riayet hassasiyeti bir Müslümanda bulunması gereken vasıfların en önemlilerindendir.

İbni Mes'ûd, İbni Ömer ve Enes radıyallahu anhüm'den rivayet olunduğuna göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:“Ahdini bozan herkes için kıyamet günü bir bayrak dikilip bu falanın vefâsızlık alâmetidir diye ilân olunacaktır" .

Verilen her bir söz, vefayı gerektirir. Nitekim Peygamber Efendimiz bu hususta, ümmetine şöyle seslenmiştir:

“Emanete riayet etmeyenin imanı yoktur; ahde vefa göstermeyenin ise dini yoktur.”

Ebu Hüreyre (r.a.)'den Resulullah (s.a.v.)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Aziz ve Celil olan Allah: Üç (sınıf insan) vardır ki, kıyamet gününde Ben bunların hasmıyım: O kimse ki, bana (Mukaddes ismime) yemin eder de sonra ahdini bozar. Bir kimse ki, hür (bir insan)ı köle diye satar da onun karşılığını yer. Diğer kimse ki, bir işçi tutar, onu çalıştırır da ücretini vermez" buyurmuştur.

Kardeşinle (düşmanlığa varan) tartışmaya girme, onunla (kırıcı şekilde) şakalaşma ve ona yerine getiremeyeceğin sözü verme” buyuran Hz. Peygamber, söz vermenin ağır bir sorumluluk olduğunu da ifade etmiştir.

Arkasında durulmayan ve gereği yerine getirilmeyen söz, hadis-i şeriflerde kişinin üzerindeki münafıklık alameti olarak zikredilmektedir. Yüce Rabbimiz de Saff suresinde, “Ey İman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” sorusuyla dikkatimizi çekmiş, “Yapmayacağınız şeyi söylemeniz, Allah yanında ne kadar çirkindir!” ayetiyle de apaçık uyarıda bulunmuştur.

Peygamber efendimiz şöyle dua ederdi:“ Allahım! Ben Sen’in kulunum. Gücüm yettiği kadar ahdine ve va’dine sadâkat gösteriyorum!”

İbn-i Abbas (r.a) Peygamber Efendimiz (s.a.v) hakkında şöyle demektedir: “Resûlullah bir şey söylediğinde, onu muhakkak yapardı.”.

Nitekim Allah resulü nübüvvet öncesindeki dönemde bile ahde vefası ile bilinirdi. Tüm sosyal münasebetlerinde, ticaretinde son derece dürüst , verdiği sözü tutan, emin bir kimse olarak tanınırdı. Abdullâh bin Ebi’l-Hamsâ (r.a.) şöyle anlatıyor; “Nübüvetten önce Resûlullah ile bir alış veriş yapmıştım. Kendisine borçlandım, biraz beklerse hemen getireceğimi va’d ederek gittim. Fakat verdiğim sözü unutmuşum. Üç gün sonra hatırlayıp konuştuğumuz yere geldiğimde, onu aynı yerde beklerken buldum. Beni görünce sâdece: «Ey delikanlı! Bana eziyet ettin, üç gündür burada seni bekliyorum.» buyurdu.” O eşi görülmemiş ahde vefasıyla müminler için en güzel örnektir.

Allah resulünün ahlakı Kur'andı. Fetih suresinde “(Resûlüm!) Sana (samimiyetle) biat edenler (ölünceye kadar sana bağlılığa ve İslâm uğrunda savaşmaya söz verenler)[ ancak Allah’a biat etmiş olurlar. Allah’ın (kudret) eli onların ellerinin üstündedir. Artık kim (bu bağlılığı) bozarsa, ancak kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah’a söz verdiği şeyi yerine getirirse, O da ona büyük bir mükâfat verecektir ” buyurulmaktadır. Bu âyette belirtildiği üzere Hz. Muhammed (s.a.v) ile ashabı büyük bir tehlike ile karşı karşıya bulundukları bir sırada İslâm inancını ve müslümanların varlığını korumak üzere biatlaşmışlar ve ne pahasına olursa olsun bu ahidlerinden caymayacaklarına kesin söz vermişlerdir.

Bir Sonraki

06.Cömertlik,

İsar

Bir Önceki

04.Hamdele,

Salvele

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
01.Niyet, Oruç
12.03.20247 dk 3 sn
02.Sahur, İftar Ve Teravih Namazı
14.03.20246 dk 9 sn
03.Besmele, İstiaze
18.04.20246 dk 5 sn
04.Hamdele, Salvele
25.04.20246 dk 50 sn
06.Cömertlik, İsar
08.03.20255 dk 13 sn
07.Rıfk, Dostluk
10.04.20245 dk 52 sn
08.Ağız ve Diş Temizliği, Dili Korumak
24.03.20247 dk 41 sn
09.Aile Kurmak, Aile Huzuru
31.03.20246 dk 56 sn
10.Cenaze Merasimi, Hasta Ziyareti
01.04.20246 dk 28 sn
11.Çocuk
25.03.20247 dk 35 sn
12.Doğruluk, Doğru Sözlü Olmak
16.11.20235 dk 32 sn
13.Haram ve Helal
03.04.20245 dk 47 sn
14.Sabır, Teslimiyet
05.04.20245 dk
15.Sıla-i Rahim, Süt Akrabalığı
14.12.20235 dk 23 sn
16.Zekat, Sadaka
09.04.20236 dk 26 sn
17.Barış, Arabuluculuk
08.02.20245 dk 29 sn
18.Komşu Hakkı
29.03.20244 dk 15 sn
19.İtikaf, Fıtır Sadakası
10.04.20235 dk 15 sn
20.İhlas
15.02.20244 dk 37 sn
21.İffet, Evlilik
12.04.20234 dk 56 sn
22.Kunut, Kanaat
13.04.20234 dk 13 sn
23.Emek
09.05.20244 dk 41 sn
24.Emri Bil Maruf, Nehyi Anil Münker
29.02.20245 dk
25.Engellilik, Yaşlılık
07.03.20246 dk 12 sn
26.Namaz
17.04.20234 dk 32 sn
27.Helal Kazanç, Ticaret Ahlakı
18.04.20236 dk 21 sn
28.Yetim
07.04.20244 dk 19 sn
29.Bayram, Hediyeleşmek
05.06.20257 dk 23 sn
AKRA