İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

02.Sahur, İftar Ve Teravih Namazı

02.Sahur, İftar Ve Teravih Namazı
Hayatımıza En Güzel Örnek

02.Sahur, İftar Ve Teravih Namazı

14.03.2024
6 dk 9 sn

SAHUR ve İFTAR

Sahur ve iftar; Oruçla gelen bereket ve sevinç…

Gecenin son üçte biri için kullanılan ‘seher’ kökünden gelen ‘sahur’; oruç tutmak üzere, fecrin doğuşundan önce yenen yemeğe verilen isimdir. Hz. Peygamber ’in (s.a.v), bazı hadislerinde ‘sahur yemeği’ olarak ifade edilmiştir.

Sahura kalkmayı son derece önemseyen Allah Resulü (s.a.v), “Sahur yemeği yiyin, çünkü sahur yemeğinde bereket vardır.” buyurarak, müslümanlardan bir yudum su ile de olsa mutlaka sahur yapmalarını istemiştir. Ayrıca hadis-i şeriflerde, “sahur yapanlara “Allah-u Teâlâ’nın merhamet, meleklerin de hayır dua edeceği müjdesi” verilmiştir.

Bu bereketli gece yemeği, imsak vaktiyle sona erer. “Bir şeyden el çekmek, kendini tutmak” mânâsına gelen imsak vakti, sabah namazının vaktinin girdiği, gecenin bittiği, gündüzün başladığı andır. İmsakla birlikte mümin, sevabını Allah-u Teâlâ’nın takdir edeceği çok özel bir ibadete başlar.

İftar vakti ise, müminler için sevinç ve huzur vaktidir. Bu vaktin girmesiyle; Allah’ın rızası için açlığa, susuzluğa, orucun sıhhatine zarar verecek tutum ve davranışlara karşı sabreden, oruca özel yasaklardan uzak durmayı başaran ihlâslı gönüller için, yasaklar kalkar. Bu vakit, Resulullah’ın (s.a.v.), “Şüphesiz her iftar vaktinde Allah tarafından (cehennem ateşinden) azat edilenler vardır. Bu (azat etme işlemi Ramazan’da) her gece olur.” sözleriyle ifade ettiği üzere, bağışlanma vaktidir.

Yine Hz. Peygamber, “Müminin iki sevinci vardır: Birisi iftar vaktinde orucunu açtığı andaki sevinci, diğeri Rabbine kavuştuğu zaman orucunun mükâfatından kaynaklanan sevincidir.” buyurmuştur.

Ramazan ayında, diğer zamanlara göre daha cömert olan Sevgili Peygamberimiz, iftar sofralarını başkalarıyla paylaşmaya da büyük önem vermiş ve şöyle demiştir:

“Her kim bir oruçluya iftar yemeği yedirirse, kendisine onun sevabı kadar sevap verilir; oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksiltilmez.”

TERAVİH NAMAZI

Teravih Namazı; Ramazan gecelerinin ihyası…

Çocukluğunu Peygamberimiz’in (s.a.v) yanında geçiren Enes b. Malik (r.a.) şöyle anlatmaktadır:

“Resulullah (s.a.v.) Ramazan’da namaz kılıyordu. Geldim ve arkasına namaza durdum. Bir adam da gelip benim yanıma namaza durdu. Sonra başka biri geldi ve neticede on kişiye yakın bir grup olduk. Arkasında bizim olduğumuzu hisseden Rasulullah (s.a.v), namazı kısa tuttu. Sonra kalkıp evine girerek namazını bizim yanımızda kılmadığı şekilde uzunca kıldı.

Sabah olunca biz, ‘Ey Allah’ın Rasulü! Gece bizi fark ettin mi?’ dedik. O; ‘Evet, zaten benim yaptığıma da bu neden oldu.’ buyurdu.”

Bu rivayetten ve farklı rivayetlerden, Rahmet Peygamberi’nin, ümmetine zahmet vermemek için teravih namazını düzenli bir şekilde kıldırmadığı, namaza çok düşkün olan ashabının devamlılığını görünce, farz olması endişesiyle onlara bu namazı kıldırmaktan vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, Hz. Enes'in (r.a) rivayetinde olduğu üzere; onlara kıldırırken kısa tuttuğu, ancak Kadir Gecesi olma ihtimalini dikkate alarak, 23. 25. ve 27. gecelerde süreyi gittikçe uzatıp, saatler süren namaz kıldırdığı görülmektedir.

Ramazan gecelerinin kıymetini artıran bu namaza “rahatlatmak, dinlendirmek” anlamına gelen “teravih” ismi daha sonraki dönemlerde verilmiştir. Dolayısıyla Peygamberimiz’in (s.a.v) dilinde teravih kelimesinin kullanıldığına, çok zayıf bazı rivayetler dışında, rastlanmaz. Hadislerde bu namaz “kıyamü’l-leyl” olarak geçer ve bununla, Ramazan gecelerinde kılınan teravih namazı veya gecenin namaz kılınarak kıyamı, kıvamı, ihyası ve değerlendirilmesi kastedilir.

Allah Resulü (s.a.v) “Kim inanarak ve sevabını Allah’tan bekleyerek Ramazan namazını  kılarsa, onun geçmiş günahları bağışlanır” buyurarak teravih namazına teşvik etmiştir. Bu bakımdan teravih namazı, erkek ve kadınlar için sünnet-i müekkededir.

Teravih namazını dört rekâtta bir selam vererek kılmak caiz ise de, iki rekâtta bir selam vererek kılmak daha faziletlidir. Bu namazın her dört rekâtının sonunda bir miktar oturup dinlenmek müstehaptır. Bu dinlenmelerde tehlîl (lâ ilâhe illallah demek) ve salavât ile meşgul olunması uygundur.

Bir Sonraki

03.Besmele,

İstiaze

Bir Önceki

01.Niyet,

Oruç

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
01.Niyet, Oruç
12.03.20247 dk 3 sn
03.Besmele, İstiaze
18.04.20246 dk 5 sn
04.Hamdele, Salvele
25.04.20246 dk 50 sn
05.Ahde Vefa
20.03.20246 dk 25 sn
06.Cömertlik, İsar
08.03.20255 dk 13 sn
07.Rıfk, Dostluk
10.04.20245 dk 52 sn
08.Ağız ve Diş Temizliği, Dili Korumak
24.03.20247 dk 41 sn
09.Aile Kurmak, Aile Huzuru
31.03.20246 dk 56 sn
10.Cenaze Merasimi, Hasta Ziyareti
01.04.20246 dk 28 sn
11.Çocuk
25.03.20247 dk 35 sn
12.Doğruluk, Doğru Sözlü Olmak
16.11.20235 dk 32 sn
13.Haram ve Helal
03.04.20245 dk 47 sn
14.Sabır, Teslimiyet
05.04.20245 dk
15.Sıla-i Rahim, Süt Akrabalığı
14.12.20235 dk 23 sn
16.Zekat, Sadaka
09.04.20236 dk 26 sn
17.Barış, Arabuluculuk
08.02.20245 dk 29 sn
18.Komşu Hakkı
29.03.20244 dk 15 sn
19.İtikaf, Fıtır Sadakası
10.04.20235 dk 15 sn
20.İhlas
15.02.20244 dk 37 sn
21.İffet, Evlilik
12.04.20234 dk 56 sn
22.Kunut, Kanaat
13.04.20234 dk 13 sn
23.Emek
09.05.20244 dk 41 sn
24.Emri Bil Maruf, Nehyi Anil Münker
29.02.20245 dk
25.Engellilik, Yaşlılık
07.03.20246 dk 12 sn
26.Namaz
17.04.20234 dk 32 sn
27.Helal Kazanç, Ticaret Ahlakı
18.04.20236 dk 21 sn
28.Yetim
07.04.20244 dk 19 sn
29.Bayram, Hediyeleşmek
05.06.20257 dk 23 sn
AKRA