Hem tarihi hem turistik bir yolculuk bu, Cavi Peranakan namında, güler yüzlü ve yumuşak huylu insanların misafirperverliğinde geçirilecek demler. Endonezya ve Güney Tayland ile mavi vatan komşusu, Malezya’nın en batı noktası, deniz tüccarları ve sûfî davetçilerin yüzyıllardır uğrak noktası, bir devrin Hac yoluna yelken açılan iskelesi, Güneydoğu Asya hacılarının Hint Okyanusu’ndan önce son durağı. Penang, hem ruhu besleyen manevi bir iklim hem de günlük yaşamı kolaylaştıran geniş bir Müslüman altyapısıyla ziyaretçilerine güvenli ve elverişli bir ortam vadediyor.
Haritadaki konum
Yerel tabirle ''Pulau Pinang'', Malaka Boğazı’ndaki Penang adası; Malezya anakarasından bir bölümle birlikte Malezya’nın 13 eyaletinden birini oluşturuyor. Ada ve anakara dâhil Penang Eyaleti’nin yüzölçümü yaklaşık 1.048 km², diğer bir ifadeyle Yalova ilinden biraz daha büyük.
Malaka Boğazı’nın haritadaki kıyı çizgisinde Endonezya`dan Açe, Tayland`dan Puket ve Malezya`dan Penang adaları, adeta özenle çizilmiş bir üçgenin köşe noktaları gibi yer alıyor.

Köken
13 ile 15. yüzyıllar arasında, baharat kokulu deniz yollarını aşan tüccarların ve gönül eri sûfî davetçilerin aracılığıyla İslâm; yavaş yavaş Malay âlemine, bugünkü Malezya, Endonezya ve Güney Tayland topraklarına kök saldı. Güney Hindistan’ın kadim ticaret ağlarından süzülen bu etkileşim, yalnızca malların değil, kalplerin de alışverişiydi; Müslüman tüccarlar yerel liderlerle akrabalık kurarak dostluk ve güven bağlarını perçinlediler, ticareti canlandırdılar ve soy bağına değil iman kardeşliğine dayanan yeni bir toplumsal kimliğin kapısı aralanmış oldu.
Endonezya’nın baharatı, Malaya’nın altını, Çin’in ipeği ve çayı; Malaka ve Penang limanlarından geçerek Güney Asya’ya, Orta Doğu’ya ve oradan da Avrupa’ya uzanıyordu. Bu limanlar, Çinlilerden Araplara, Farslardan Hintlilere kadar pek çok kavmin bir araya geldiği, kültürlerin harmanlandığı canlı birer kavşak niteliğindeydi.
Etnik meslekler
Penang tarih boyunca Malay dünyasının ve çevre adaların göçleriyle şekillenen canlı bir ticaret merkezi oldu. Sumatra ve Malay Yarımadası’ndan gelen tüccarlar rattan, sago, pirinç, karabiber, baharat, fildişi, abanoz, kalay ve altın ticareti yaparken; Malay halkı ağırlıklı olarak pirinç tarımı ve kıyı balıkçılığıyla geçiniyordu. Çinliler kalay madenciliğini geliştirirken Ipoh gibi yerleşimlerin temelini attılar. Açe’den gelen Müslüman tüccarlar karabiber ticaretiyle uğraşırken Acheen Caddesi çevresinde güçlü bir Malay-Müslüman ticaret mahallesi oluşturdu.
Cava’dan gelenler ise baharat ve şeker tarlalarında ve kalay eritme tesislerinde çalışıyordu. Hint alt kıtasından gelen çeşitli gruplar da Penang’ın ekonomik hayatında önemli rol oynadı: Bengalli, Parsi, Pencaplı, Sindhi ve Güceratlı tüccarlar toptan–perakende ticarette öne çıkarken, Tamil kökenli nüfus liman işçiliği, tarla bahçe işleri ve küçük esnaflıkla geçim sağladı. Bu çok kültürlü ortamda Cavi Peranakan topluluğu döviz büroları, kuyumculuk, gazete dağıtımı, yayıncılık, küçük ölçekli ticaret, fırıncılık ve ekmek dağıtımı gibi alanlarda geleneksel olarak güçlü bir ekonomik konuma sahipti.

İkinci Cidde
18. yüzyıla gelindiğinde Penang, sadece Malaya için değil, Malay Takımadaları ve Hint Okyanusu hattı için de başlıca hac çıkış limanlarından biriydi. Lebuh Acheh (Açe Caddesi) çevresi bu yüzden “İkinci Cidde” diye anılıyor; Malay hükümdarları Hacca gidecek kafileleri önce Penang’a gönderiyor, buradan ticaret gemileriyle Hindistan limanlarına, oradan da Cidde’ye aktarıyordu. Aynı dönemde Endonezya ve Siyam (Tayland) limanlarından kalkan Hac gemilerinin de Penang’a uğradığı, Penang’ın bu geniş hac ağının düğüm noktalarından biri olduğu arşiv ve denizcilik kayıtlarında görülüyor.
İskele: Bir kültür köprüsü
Huiler (回, Huí), Çin ana karasında çeşitli dönemlerde İslâm’la tanışan; ve “hidayete eren” anlamındaki Çince karakteri kendilerine isim edinen bir topluluk. Pek çok sahabi ve tabiin türbesine, ayrıca namazgâh biçiminde inşa edilen Qingjing Camii’ne (清净寺) ev sahipliği yapan Güneydoğu kıyısındaki Fujian eyaletinin Quanzhou şehri 10. yüzyıldan itibaren deniz ticaretinin etkisiyle Zeytun/Zeytin adıyla anılır hâle gelmiş; yüzlerce büyük-küçük gemiyi barındıran limanıyla dünyanın en büyük ticaret merkezlerinden biri sayılmış.
14. yüzyılda, yanlarında getirdikleri Kur’an-ı Kerim’le birlikte bu limana yakın Pek Kee köyüne yerleşerek cami inşa eden bir Hui topluluğu Koay aile ismiyle anılıyor. Nesiller boyu denizcilik ve ticaretle uğraşan ve ibadetlerine bağlılıklarını sürdüren bu topluluğun bazı üyeleri Çin’in kuruluşunun ardından Singapur ve Malezya başta olmak üzere Güneydoğu Asya’ya göç ediyor.
Koay/Hui topluluğu, deniz ticareti geleneğini Penang’da da sürdürmüş; iskele bölgesinde kazıklar üzerine inşa ettikleri ahşap evlerden oluşan bir mahalle kurmuşlar. Tayland`daki Müslüman koyu Panyi adasına benzeyen bu yerleşim, günümüze ulaşmamış olsa da, Penang’daki diğer iskele mahalleleri bugün turistik dükkânlar ve yürüyüş alanları olarak yaşamaya devam ediyor.
Huilerle ilgili dosya için tıklayınız.
Panyi adası ile ilgili dosya için tıklayınız.