Avustralya'nın ardından pek çok ülkede çocukların ve gençlerin sosyal medya erişim yaşına düzenlemeler getiriliyor.
Avrupa'da gittikçe daha fazla ülke, çocuk ve gençlerin internette kontrolsüz şekilde vakit geçirmesinin yol açtığı riskleri azaltmak amacıyla sosyal medya kullanımına yönelik yeni kısıtlamalar ve düzenlemeler üzerinde çalışmayı sürdürüyor.
Çocukların sosyal medyada kontrolsüz içeriklere maruz kalması, bağımlılık riski ve ruh sağlığı üzerindeki olumsuz etkiler nedeniyle küçük yaştakilere yönelik sosyal medya kısıtlamaları getiren ülkelerin sayısı her geçen gün artıyor.
Fransa’da aylardır gündemde olan 15 yaş altı çocuklara sosyal medyanın yasaklanması kanuna ilişkin sunulan tasarı, geçen hafta parlamentoda kabul edildi.
İngiltere’de de benzer bir yasak için 300 gencin katılacağı bir pilot uygulamayla sosyal medya uygulamalarına erişim engellenecek. Uygulamadan çıkan sonuca göre İngiltere de benzer bir kanun için harekete geçecek.
Almanya, Avusturya ve İspanya da yasağı gündemine alırken parlamentoya taslak sunulması için çalışmalarını sürdürüyor.
Polonya, Çekya, Portekiz, Danimarka ve Norveç, 15 yaş altı çocuklara sosyal medya yasağı uygulanması konusunda somut adımlar atmaya hazırlanıyor. Çocukların korunmasını öngören bu yasağa son olarak Yunanistan katıldı.
Türkiye'de de çalışılıyor
TBMM‘nin sosyal medya kullanımına yönelik yeni düzenleme hazırlığı, ebeveynleri ve çocukları yakından ilgilendiriyor.
“Mevcutta ‘İnternet Ortamındaki Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’ var. İlave edilmesi istenen teklif 15 yaşından küçük çocukların sosyal medya kullanımının kısıtlanması yönünde maddeler içeriyor. Teklif, bazı platformlara hesap açılmaması, bir kısım hesaplara da aile izniyle hesap açılmasını öngörüyor. Hesaplara T.C. kimlik numarası ile girilmesini zorunlu kılıyor. Maksat yaş doğrulaması ve sahte hesap açılmasının engellenmesi.
15 yaş üstü çocuklar için aile kontrol araçlarının getirilmesi planlanıyor. Bu kontrol sosyal medya platformlarında daha etkin olacak, hatta zorunlu olacak.
Ebeveynler, dijital harici risklere karşı çocuklarını korurken bir taraftan kendileri de çocuğun kişilik haklarını ve mahremiyetini zedeleyici içerikler paylaşmaktan kaçınmalılar.”
Hürriyet