İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Akşam19:58 Yatsı21:25 İmsak04:42 Güneş06:16 İşrak07:01 Öğle13:12 İkindi16:56
Hava - Hava durumuAçık 31°C Nem %89
Türkçe
11 Rebi'ül-evvel 1448 24 Ağustos 2026 Pazartesi
11 Rebi'ül-evvel 1448
İMSAK GÜNEŞ İŞRAK ÖĞLE İKİNDİ AKŞAM YATSI
04:42 06:16 07:01 13:12 16:56 19:58 21:25
Giriş Yap

Huzur Nerede Başlar?

24.08.2026    |

İmkânlarımız çoğaldı, fakat huzurumuz artmadı. İslam, insanın aradığı sükûneti eşyanın çoğalmasında değil, kalbin Rabb’iyle kurduğu ilişkide bulabileceğini hatırlatıyor. Çünkü huzur, hayatın bütün sıkıntılardan arınması değil; değişen hayat karşısında insanın dayanacağı sağlam bir merkeze sahip olmasıdır.

Modern insanın imkânları arttıkça huzursuzluğu da büyüyor. Daha hızlı yaşıyor, daha çok tüketiyor, daha fazla seçeneğe sahip oluyoruz. Ancak bütün bunlar, kalbin aradığı sükûneti bulması için yeterli olmuyor. İslam ise insana huzuru dışarıda aramak yerine önce kendi iç dünyasında ve Rabb’iyle kurduğu ilişkide aramasını öğütlüyor.


Çok Şeyin İçinde Kendini Kaybetmek
Bugünün insanı, geçmişte hiç olmadığı kadar çok imkâna sahip. Dünyanın bir ucundaki habere birkaç saniyede ulaşabiliyor, istediği ürünü bir tıkla satın alabiliyor, insanlarla sürekli iletişim hâlinde kalabiliyor. Buna rağmen modern insanın en büyük şikâyetlerinden biri huzursuzluk.

Çünkü insanın ihtiyaçları ile arzuları giderek birbirine karışıyor. Daha fazlasına sahip olmanın daha mutlu olacağımız düşüncesini beslemesi, insanı sürekli yeni arayışlara yöneltiyor. Oysa her yeni sahip oluş, beraberinde yeni bir beklenti getiriyor. Böylece insan, sahip olduklarının kıymetini fark etmek yerine sahip olamadıklarının peşinden koşmaya başlayabiliyor.

Kur’an-ı Kerim’in, “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28) buyruğu, tam da bu noktada insanın yönünü yeniden tayin ediyor. Huzurun kaynağı eşyanın çoğalması değil, kalbin anlamla ve Rabb’iyle buluşmasıdır.


Her Şeyi Kontrol Etme Çabası
Modern insanın huzursuzluğunu artıran bir başka unsur da hayatın her alanını kontrol etme isteğidir. Geleceği planlamak, bütün ihtimalleri hesaplamak ve belirsizlikleri ortadan kaldırmak istiyoruz. Oysa hayat, insanın bütün hesaplarına sığmıyor. Ne kadar tedbir alırsak alalım, sonucu tamamen bizim kontrolümüzde olmayan durumlarla karşılaşıyoruz.

Tevekkül, insanın tam da bu noktada yükünü hafifletiyor. Tedbiri elden bırakmadan sonucu Allah’a bırakabilmek, insanın her şeyi kendi omuzlarında taşıma zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Çünkü tevekkül, sorumluluktan kaçmak değil; insanın üzerine düşeni yaptıktan sonra gücünün sınırlarını kabul ederek sonucu Allah’a bırakmasıdır.


Huzur, Her Şeyin Yolunda Gitmesi Değildir
İslam’ın sunduğu huzur anlayışı, hayatın bütün sıkıntılardan arınması anlamına gelmez. Mümin de kaybeder, üzülür, bekler, hastalanır ve çeşitli imtihanlardan geçer. Fakat bütün bunların içinde kendisini sahipsiz hissetmez.

Tevekkül bu noktada önemli bir dayanak hâline gelir. İnsan elinden geleni yaptıktan sonra sonucu Allah’a bırakabildiğinde, hayatın kontrol edemediği tarafları karşısında kendisini tüketen kaygının yükü de hafifler.

Bu anlayış, insanı tedbiri terk etmeye değil, tedbir ile teslimiyet arasında dengeli bir tutum geliştirmeye yöneltir.


Kalbin Yükünü Hafifletmek
Huzurlu bir hayat için yalnızca dış dünyayı değiştirmek yetmez. Bazen insanın asıl ihtiyacı, taşıdığı yükleri azaltmaktır. Kanaat, şükür ve sabır bu bakımdan yalnızca ahlâkî erdemler değil, insanın iç dünyasını ayakta tutan değerlerdir.

Kanaat, daha azına razı olmak değil, sahip olduklarının kıymetini bilmektir. Şükür, yalnızca hayatın eksiklerine değil, sahip olunan nimetlere de bakabilmektir. Sabır ise zorluklar karşısında dağılmadan yoluna devam edebilmektir.

Huzur, yalnızca büyük kararlarla değil, gündelik hayatın küçük alışkanlıklarıyla da inşa edilir. Güne şükürle başlamak, bir an için sessiz kalabilmek, yapılan işin hakkını vermek, insanlarla ilişkilerde ölçüyü korumak ve günün sonunda kendini hesaba çekmek, kalbin dağınıklığını toparlayan adımlar olabilir.

İnsan, sürekli dışarıdan gelecek bir mutluluğu beklemek yerine kendi iç dünyasını imar etmeye başladığında huzurun ne olduğunu daha iyi fark eder.


Sekîneti Yeniden Hatırlamak
Belki de modern insanın en fazla ihtiyaç duyduğu şeylerden biri sekînettir: Hayatın bütün gürültüsüne rağmen kalbin sükûnetini koruyabilmek.

Bunun yolu, daha çok şeye sahip olmaktan önce sahip olduklarımızın farkına varmaktan geçiyor. Bir dua için durmak, şükretmek, sessizce düşünmek, Kur’an-ı Kerim’le yeniden buluşmak ve Allah’a güvenmek, insanın iç dünyasında sükûnetin yeniden yeşermesine vesile olabilir.

Huzur, hayatın hiç değişmemesi değil; insanın değişen hayat karşısında dayanacağı sağlam bir merkeze sahip olmasıdır. İslam’ın insana sunduğu sükûnet de tam olarak burada başlar: Kalbin, kendisini yaratan Rabb’ine yeniden yönelmesinde.

­

 

 

 

 

 

Kabe
Canlı Yayın
Şuan Canlı Yayın
Onlar Yıldızlar Gibi
AKRA CANLI
 / 
Canlı Yayın close icon
AKRA CANLI
Onlar Yıldızlar Gibi
Onlar Yıldızlar Gibi Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close