Çay, kahve, tatlı ve aşırı meyve tüketimi ile vücuda fazla şeker yüklenmesi, pek çok ciddi hastalığın kapısını aralıyor. Kişinin ihtiyacından fazla tükettiği şeker, bel çevresinde aşırı yağlanmaya sebep olurken, bu durum kanser hastalığına yol açabiliyor.
Tıbbi Onkoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Soley Bayraktar, şeker tüketimi ve kanser ilişkisi hakkında şu bilgileri verdi. “Vücutta kanser hücreleri de dahil olmak üzere tüm hücrelerin şeker ihtiyacı bulunmaktadır. Ancak şekerin sebep olduğu aşırı kilolar, özellikle de bel çevresindeki aşırı yağlanma, kanseri tetikleyebilir. Vücutta yakıldığından fazla alınan şeker, kişiyi şişmanlatabilir ve şişmanlık kanser gibi önemli hastalıklara yakalanma riskini artırır. Buna karşın vücudumuzdaki hücrelerin normal fonksiyonlarını sürdürebilmeleri için şekere de ihtiyaç vardır. Kişi beslenmesinde şekeri dengeli bir şekilde kullanmalı, bu ihtiyacı sebze ve meyvelerden karşılamaya özen göstermelidir.
"Ülkemizdeki şeker tüketimi ortalamanın 2 kat üstünde"
Amerikan Kalp Vakfı, kadınların günde 6 tatlı kaşığından (25 gram), erkeklerin ise 9 tatlı kaşığından (37 gram) daha fazla şeker tüketmemelerini önermekte. Bunların kalori değerleri yaklaşık olarak 100 - 150 kaloriye denk gelmekte. Türkiye’de genellikle günde 15-20 tatlı kaşığı yani önerilen miktarın 2 katından daha fazlası tüketilmektedir. Bu, yılda 250 bardak şeker alımı anlamına gelmektedir. Bütün bu şekerlerin yakılamadığı düşünüldüğünde, günde fazladan 500 kalori alımı olduğu görülmektedir.
Şeker tüketiminin sınırlandırılması konusunda bilinçli olmak büyük önem taşımaktadır. Öncelikle ambalajlı ürünlerin içeriklerinin doğru bir şekilde okunması önemlidir. Şekerin fruktoz, laktoz, sükroz, maltoz, glukoz ve dekstroz gibi değişik formları bulunmaktadır. Bu ibarelerin bulunduğu ürünlerde dikkatli olunması ve miktarlarına bakılması gerekir. Pekmez ve bal gibi doğal şekerler, tatlandırıcı özelliklerinin yanı sıra antioksidan yönünden de zengindir. Ancak kalori miktarları yapay şekerlerle aynıdır. Dolayısıyla, günlük alınan şeker yine tavsiye edilen sınırlar içerisinde kalmalıdır.
Millî Gazete







