Doğanın yeşermeye başladığı ve insanların yürüme ve egzersiz isteğinin arttığı bahar ayları kalp hastalığından korunmak için avantaj sağlıyor. Ancak daha çok yürüyüş yapmak veya beslenmeye dikkat etmek demek ilaçları veya tedaviyi bırakmak anlamına gelmiyor.
Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sabri Demircan, özellikle kolesterol yüksekliği, şeker ve tansiyon hastalığı nedeniyle tedavi altında olup, kalp hastalığı riski yüksek kişiler veya kalp hastalığına yakalanan kişilerin tedavilerini aksatmamaları tavsiyesinde bulundu.
Tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alan kalp ve damar hastalıklarına dikkat çekmek için her yıl 12-18 Nisan arasında gerçekleştirilen “Kalp Sağlığı Haftası”nda Milliyet’e değerledirmelerde bulunan Prof. Dr. Demircan, kalp damar hastalığının (damar sertliği) gelişmesi ve ilerlemesinde etkisi kanıtlanmış bazı risk faktörlerinin bulunduğunu belirtti. Demircan bunları şöyle sıraladı:
“Kan basıncı yüksek, kan kolesterol düzeyi yüksek, şeker hastalığı olan, sigara içen, ailede erken yaşlarda kalp damar hastalığı olan ve belli yaşın üzerindeki kişiler (erkeklerde 40 yaş üstü, kadınlarda 55 yaş üstü veya menopoz sonrası) kalp hastalığına adaydırlar. Eğer kişide bu sayılan faktörlerin sayısı fazla ise kalp hastalığı riski katlanarak artmaktadır. Bu klasik risk faktörlerinin yanında, fazla efor yapmayan, şişman, beslenme alışkanlığı karbonhidrat ve kırmızı et gibi besinlere odaklı kişilerde hem kalp hastalığı hem de hastalığa bağlı kalp krizi ve felç gibi olumsuz olaylar daha fazla görülür.”
Milliyet







