İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek

08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
Cuma Sohbetleri

08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek

02.12.2019
34 dk 51 sn
Cumanız mübarek olsun aziz ve sevgili Akra dinleyicileri.  
Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevdikleriniz, dostlarınız, yakınlarınızla beraber iki cihan saadetine erdirsin. 
Bu Cuma sohbetimde anlatmak üzere size Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in üç hadîs-i şerîfini seçtim. 
Birincisi Hz. Ömer radıyallahu anh’ın oğlu olan Hz. Abdullah İbn Ömer radıyallahu anhumâ tarafından rivayet edilmiş. Şöyle buyurmuş Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz; 
لاَ يَبْلُغُ عَبْدٌ صَرِيحَ الإِيمَانِ ، حَتَّى يَدَعَ الْمِزَاحَ وَالْكَذِبَ، وَيَدَعَ الْمِرَاءَ وَإِنَ كَانَ مُحِقًّا 
Lâ yebluğu abdün sarîha’l-îmâni hattâ yedea’l-mizâha ve’l-kezibe ve yedea’l-mirâe ve in kâne muhikkan.
Sadaka Resûlullah fîmâ kâl ev kemâ kâl diyoruz. Yani “Resûlullah Efendimiz ne söylemişse hak söylemiştir. Sözleri nasıl rivayet edilmişse, yakın veya tam, ağzından çıktığı şekliyle sözü haktır.” diye tasdik etmiş oluyoruz, Kur’ân-ı Kerîm’den bir âyet-i kerîme okuyunca sadakallâhü’l-azîm dediğimiz gibi... 
Burada Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki; 
“Bir kul -yani bizler, biz insanlar- imanın sarahatine, açıklığına, tam, pırıl pırıl, âşikâr, şeffaf, gerçek, ayan beyan bir imana ulaşamaz şunları yapmadıkça...” Hattâ yedea’l-mizâha ve’l-kezibe ve yedea’l-mirâe ve in kâne muhikkan. 
Üç şey sayıyor. 
Birincisi ne? 
Hattâ yedea’l-mizâha. “Şakayı, mizahı bırakmadıkça.”
İkincisi; ve’l-kezibe. “Yalanı bırakmadıkça.” 
Mizahı ve şakayı bırakmadıkça imanın sarih, apaçık, apâşikâr derecesine ulaşamaz. 
İkinci bir cümlede, fiili tekrar ederek buyuruyor; ve yedea’l-mirâe ve in kâne muhikkan. Mira’ da, mümârat, mira’ münakaşa demek, karşılıklı çekişip söz söylemek, münakaşa etmek demek. Bunları bırakmadıkça bir insan imanın pırıl pırıl, apâşikâr derecesine ulaşamaz. 
Birincisi mizah.
Muhterem kardeşlerim!
Mizah deyince önünüze belki aylık, haftalık mecmualar gelir, karikatürlerle, çizgilerle dolu olan mecmualar gelebilir. Belki gazetelerin köşelerinde güldürü için çizilmiş resimler, söylenmiş sözler hatırımıza gelebilir. 
Evet, insanoğlunun tabiatinde var bu; gülmek de istiyor güldürmek de istiyor. Pek çok kimsenin de kendisini beğendirme metodu diyelim, yani başkaları kendisini beğeniyor sanır. Güldürmek yoluyla başkalarının gülmesinden o kendisinin beğenildiğini sanır, güldürmeye çalışır. Güldürecek işler yapmaya çalışır. Güldürecek sözler, hareketler yapmaya gayret eder. Karşıdaki de güler ama bu gülme o güldüren kimsenin derecesini yükseltmez çok kere; alçaltır, küçültür. Evet, insan güler ama, söze güler ama karşısındaki insan da neticede palyaço gibi, berideki adamı güldürecek bir şey yapmış olan basit bir insan seviyesine düşebilir. 
O bakımdan insanın ana gayesi güldürmek olmamalı; karşı tarafı kah kah kah, kih kih kih güldürmek olmamalı. Yani biz hokkabaz değiliz ki... Güldürmek ana gaye olmamalı. Bir de insan güldüreceğim derken öyle sözler söylüyor ki... Fıkraları, söylenen sözleri, yapılan işleri hatırlayın... Mesela diyelim ki bir arkadaşına şaka yapacağım diyor, o arkadaşının kalbini kırıyor. Yazık, yani dargınlığına sebep oluyor. “Evet, sen mizah yaptın ama sana kırıldım.” diyor, artık bir daha konuşmayacak duruma gelebiliyor. O adamcağızı belki küçük duruma düşürüyor. 
“Şaka yaptım.” 
“Şaka yaptın ama böyle şaka olur mu?” diye öbür taraf üzülüyor. 
Bazen bu mizah dediğimiz şeyde, içinde, yani söylenen sözün kendisinde çok büyük hatalar, çok korkunç günah olabilecek düşünceler ve fikirler olabiliyor. Mesela adam cennete girmiş de... Hâlbuki daha dur bakalım, kıyamet kopmadı, cennete gireni, girenin durumunu filan bildiğinden söylemiyor bu mizahı yapan kimse... Cennete girmiş de, orada hep böyle sofuları elinde tespihler, sakallı insanları filan görmüş, beğenmemiş de; cehenneme gitmek arzu etmiş de, bir çaresini bulmuş, dilekçe vermiş de bilmem şöyle olmuş böyle olmuş… 
Böyle bir konu seçilir mi? Böyle bir konu güldürüye konu olarak alınır mı?
Yalan üzerine bir kere, bir. İkincisi, söylenen sözler cenneti küçük düşürücü, cenneti insanların gözünde “güzel değilmiş” sandırıcı, o kanaate götürücü, cehennemi hafife almayı ifade eden bir şey oluyor. Sonunda bir şey söyleyecek, herkes gülecek. Böyle konu -cennet cehennem- olur mu? Veyahut bilmem Oflu Hoca şöyle yapmış, böyle yapmış... İşte daha başka müstehcen şeyler, vesaire. 
Peki, tamam bunlar gerçekten içi müstehcen olduğu için güzel değil, içindeki fikirler yanlış olduğundan güzel değil, dine imana zarar verici olduğundan güzel değil. Çünkü sözler çok önemli; insan bazen söylediği bir sözden dolayı cehennemin uçurumuna uçar gider, yuvarlanır gider. Yani yukarıdan aşağı uçar, cehennemin derinliklerine doğru düşer gider. 
“Hiç şaka yok mu İslâm’da?” 
Var. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz gülmüş ama “Onun gülüşü tebessümdü.” diye rivayet ediliyor. Öyle kahkaha ile gülmemiş. Demek ki ölçülü. 
Peygamber Efendimiz şaka yapmış. Evet ama latife yapmış. Bakın şaka ile latife arasında fark var. Efendimiz latife yapmış fakat latifelerinin bir özelliği var; doğru olarak yapmış, doğru söylemiş. Yani söylediği söz itibariyle sözün içinde yanlışlık yok. Ağzından çıkan söz doğru ama karşı tarafa latife, onun hoşuna gidecek, latif gelecek, onun hoşuna gidecek, sonunda tebessüm etmesine sebep olacak bir söz. Efendimiz bu tarzda latife yapmış. Böyle olunca tabi olabilir, arada böyle tatlı sözlerin olması lazım. Onun için büyüklerimiz demişler ki; “Latife latif gerek.” Yani yaptığı şakanın latif olması lazım, kaba saba, çirkin olmaması lazım, günah deryasına insanı düşürecek, ateşte cayır cayır yakacak cinsten olmaması lazım, karşı tarafın kalbini kırmayacak tarzda olması lazım. Yani sen bir şaka yapıyorsun ama mecliste onu küçük düşürüyorsun, onun da kalbi kırılıyor. Hâlbuki kalp kırılması doğru değil. 
Demek ki şakalar ölçülü olacak, tatlı olacak. Hani pastanın üstünde küçük bir meyve koyuyorlar, bir kaymak parçası koyuyorlar; sohbetin, konuşmanın içinde öyle bir yeri olacak, tatlı olacak. Olabilir. 
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hem sözlerinde latif sözler söylemiş hem de davranışlarında tebessümle, güzel sözler söylemiş. Ama yalan söylememiş. Kalp kırıcı tarzda, birisinin haysiyetini rencide edici tarzda olmaması lazım bu işin. Öyle yapmamış Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem  Efendimiz. 
Esas itibariyle de ben bir noktaya dikkati çekmek istiyorum: 
Bizim işimiz karşımızdaki insanları güldürmek değil. Güldürmekten ziyade düşündürmek. Düşündürmekten ziyade iyi bir işi ona anlatmak, iyi bir işe davet etmek, iyi bir işin yapılmasını, ortaya bir hayırlı işin çıkmasını sağlamak. Biz bu dünyaya boşuna gelmedik. Nefeslerimiz sayılı. Ömrümüzün kıymeti var, değeri var. Zamanımızı boşa geçiremeyiz, dolgun geçmeli. Bir cevizi kırıyoruz, bir bademi, fıstığı kırıyoruz, içi dolgun çıkarsa taptaze, dolgun, iyi ama bir de içi çürük çıkarsa “hay Allah” diyoruz, “kırdığımız boşuna gitti, içinden hiçbir şey çıkmadı veya çürük bir şey çıktı, o kadar da uğraştık, uğraşmıştık...” diyebiliyoruz. Yani hayatımızda da böyle içi boş olmamalı, yaptığımız hareketlerin muhtevası, içeriği olmalı. Bu içerik, muhteva güzel bir şey olmalı. Ömrümüz güzel şeyleri yapmakla geçmeli, başkalarının gönlünü yapmak, insanlara faydalı olmak tarzında olmalı.
Arada da, sözle de, latifeyle de insan gönül alabilir, tatlı bir şey yapabilir. Bu da bir sanat. Bu da güzel. İşin bu tarafı uygun. Öbür tarafı, yani kalp kırıcı, yalan yanlış tarafı doğru değil. 
Efendimiz “Bunu bırakmadıkça insan sağlam bir imana ulaşamaz.” diyor. Demek ki gayemiz güldürmek değil. Hayatımızın ciddiyetini bileceğiz. Allah’ın bizi gördüğünü bileceğiz. Her an Allah’ın kontrolü altında olduğumuzu, Allahu Teâlâ hazretlerinin her yerde hâzır ve nâzır olduğunu, yaptığımız her işi gördüğünü, söylediğimiz her sözü duyduğunu bileceğiz. Hatta kalbimizden geçenleri bildiğini düşünerek kalbimizi de güzel duygularla dolduracağız. “Allah kalbime nazar ediyor, nazargâh-ı ilâhîdir. İçimi biliyor, içim de iyi olsun.” diyeceğiz. 
Hani insan dışını niçin süslüyor? 
Taranıyor, berbere gidiyor, hatta çeşitli uygulamalar yapıyor, boyalar sürüyor... İnsanoğlu giyimine kuşamına dikkat ediyor, ayakkabısını boyuyor, ellerine kına yakıyor. Mesela meşru olan bir şeyi söyleyelim; elleri kırmızı olsun diye, saçını sakalını boyayabiliyor, erkekler bile... 
Bunları neden yapıyor? Dışındaki bu çalışmalar niçin? 
Bakanlar, dışını gören insanlar onu beğensin diye. Netice itibariyle bunlar beğenilme duygusundan yapılıyor. Allahu Teâlâ hazretleri insanların dışına bakmaz, suretine bakmaz. Bakar, görür ama o önemli değil; önemli olan kalbi. Binâenaleyh, asıl kalbin temizliğine dikkat etmesi lazım. İnsanın kalbini süslemesi, kalbini güzel duygularla, gönlünü güzel şeylerle meşgul etmesi, gönlünde güzel şeylerin olması lazım. Bunlar önemli şeyler. Allahu Teâlâ hazretleri hepimizin içini güzel eylesin, güzel şeylerle doldurmamızı, süslememizi nasip eylesin. 
İmanımızın da sapasağlam olması için zihniyetimizin aynası olarak ciddiyet olması lazım. Öyle şakayı, sululuk diyelim... Hani bir şeyin içinde su miktarı fazla olunca “sulu” diyoruz, “cıvık” diyoruz, “olmadı” diyoruz. Kıvamından aşkın bir tarzda olduğu için halkımız bu kelimeleri gayri ciddi, vakur olmayan insanlar için kullanmış. Demek ki her şeyi kıvamında tutmamız lazım, belli bir ölçüde olmamız lazım. 
Bu da nereden kaynaklanıyor? Bu duygunun temeli ne? 
İman. 
Aksine yani dönüşümlü -birbirine iki yönlü diyelim- imanlı olan insan böyle yapar. Bir de insan böyle davrana davrana imanın pırıl pırıl, apâşikâr, sağlamlığına ulaşır, sarih imana o zaman vasıl olur. 
Demek ki kendimizi tutmalıyız. Şakadan, olur olmaz şakadan bayağı kendimizi kontrol etmeliyiz, sakınmalıyız ki tefekkür hâli, sakınma hâli, kendimizi kontrol etme hâli ile böyle davrandığımız zaman demek ki imanımız pırıl pırıl olacak. Demek ki sarih bir şekilde, sarâhaten sağlam imanlı, kuvvetli bir insan olacağız. Bu bir.
İkincisi, yalanı bırakması lazım. Mizahla beraber yalan kelimesi peş peşe kullanılmış. Peygamber Efendimiz “Mizahı, şakayı ve yalanı bırakmadıkça insan hakiki imana, imanın sarâhatine ulaşmaz.” demiş oluyor. 
İnsanlar söz söylerken şaka olsun diye yalan söylüyorlar. Bazen de şaka olsun diye değil, doğrudan doğruya karşısındakini aldatıp işini yürütmek için hilâf-ı hakikat, gerçek dışı sözler, işler yapıyorlar. İslâm’da bunların hepsi yasak. Mesela en günahı mahkemede yalancı şahitlik. Çünkü adaletin tecellisini saptırıyor, engelliyor, hakimi şaşırtıyor. Hakim şahitlere göre hüküm verecek. “Evet, ben böyle gördüm.” diye yalancı şahitlik yapınca haksız insan haklı çıkıyor, haklı insan hakkını alamama durumuna düşebiliyor. Böyle yalanlar toplumu mahveden, sonucu itibariyle en kötü olan yalanlar. Ticarette yalan, karşısındaki insanı aldatmak, yalan yere yemin etmek, hileli mal satmak vesaire, onu iyi göstermek, kusurunu saklamak... Bunlar da neticede bir insanın aldanmasını sağladığı için kul hakkını getiriyor, onlar da fena. Bir de iki insanın arasını bozabilir, toplumda iyi şeylerin gelişmesini engelleyebilir. 
Yalancı insanla yola çıkılmaz. Söylediği söze güvenemezsiniz. Güvenirsiniz, sonunda mahçup olursunuz. 
“Hay Allah, adama güvendim ama yalanmış. Bundan sonra bir daha senin dediğine inanmayacağım.” 
Hani derler ya; 
“Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.” 
Niçin inanmıyor? 
Yalancının evi, işte, cayır cayır yanıyor. O daha önce çok yalan söyledi, halk yalanlarını denedi, gördüler ki doğru değil; bir defa inandılar, iki defa inandılar, üç defa beş defa inandılar; adam meslek edinmiş yalanı, “Bundan sonra inanmayız.” dediler. Bu sefer “Evimde yangın çıktı.” diye bangır bangır bağırınca da “Yine yalan söylüyor, bizi kandıracak.” diye inanmadılar.
Demek ki yalanın her çeşidini bırakmalıyız. Bir de şaka olsun diye yalan oluyor. 
“Tamam tamam, yalan söyledim, kandırdım seni, şaka olsun diye.” 
Bu da doğru değil. Şakanın yalanla yapılanı, karşısındakini yalanla kandırma şekli. Bu da doğru değil. Belki hadîs-i şerîfte böyle şakanın arkasından yalan gelmesi, böyle sözle şaka yapacağım derken yalan söylemenin de doğru olmadığını ilk başta aklımıza getiriyor. Demek ki latife yapacak, şaka bile yapacak olsak yalanla yapmamamız lazım. Sözün esas itibariyle yapısı doğru olması lazım.
Hadîs-i şerîfin öbür cümlesine geçelim: 
Ve yedea’l-mirâe ve in kâne muhikkan. “Haklı bile olsa münakaşayı bırakma olgunluğunu gösteremedikçe...” 
Bu da şöyle:
İnsanlar arasında münakaşalar çıkıyor. 
“O öyledir, bu böyledir.” 
“Hayır, o öyle değildir, böyledir.” 
Değdi mi değmedi mi? Uçtu mu uçmadı mı?.. 
Hani kayanın üzerinde uzakta bir karaltı görmüş iki köylü, birisi demiş ki; 
“O dağ keçisi.” Öteki demiş;
“Keçi oraya çıkamaz, o kartal.” 
İşte hayır keçiydi, kartaldı kavgaya, münakaşaya başlamışlar, işi sert götürmüşler. Sonunda o karaltı oradan uçmuş, kanatları var, ovada uçuyor. Havada uçtuğundan anlaşılıyor; birisi haklı, ötekisi haksız, keçi diyen haksız, kuş diyen haklı. Artık kavgada biraz da birbirlerini kırmışlar. Biri demiş ki; 
“İşte bak uçuyor, kartal.” 
“Uçsa da keçi uçmasa da keçi!” demiş ötekisi. 
Bu güzel bir şey. Hâlet-i ruhiyeyi anlatıyor. Bir insan kavgada bazen inatlaşıyor, artık uçan keçi olmaz, uçtuğuna göre kartal olduğu muhakkak ama “uçsa da keçi uçmasa da keçi” durumuna gelebiliyor. 
Bu doğru değil.
İnsan haksızsa bir kere; 
“Peki kardeşim, sen haklısın, özür dilerim, yanlış anlamışım. Tenevvür ettim, beni aydınlattın, benim bir yanlışımı düzeltin, Allah razı olsun.” diye sevinmeli. 
Çünkü hakikaten doğru sandığı bir şey aklında kalsaydı onunla yanlış birtakım işler yapabilirdi. Yanlış olduğunu arkadaşı anlattı, teşekkür borcu var. Bu böyle. Bir münakaşada kendisi haksızsa zaten kabul edecek, teşekkür edecek, özür dileyecek, “Tamam kardeşim, sen haklısın.” diyecek. Bu olgunluktur ve işin, nezaket kaidelerinin birisi de budur. İnsan hakkı kabul edecek, “tamam” diyecek, “teşekkür ederim” diyecek, “Ben yanılmışım ama ne kadar güzel, beni bilgilendirdin, sağ ol, var ol.” diyecek,  tatlı bir ahbaplık, kardeşlik devam edecek. 
Bazen nasıl oluyor? 
Bazen siz gerçeği söylüyorsunuz, kitapta okumuşsunuz, âyet öyle, hadis öyle, o konu öyle; karşınızdakine anlatıyorsunuz. Lisân-ı münâsiple anlatıyorsunuz; 
“Aziz kardeşim, bakın bu yaptığınız yanlış. Ben âyette, hadiste şöyle gördüm, şöyle yapmanız lazım. Yaptığınız yanlış.” deyince, adam kalkıyor münakaşaya… Yine de inadından vazgeçmiyor, inadında devam ediyor, inat ediyor. 
Şimdi o inat ediyor, ben de haklıyım, dövecek miyim onu? Adam haksız, inat ediyor. 
Sen haklı da olsan, münakaşa kalp yıkıcı, kalp kırıcı, toplumların düzenini bozucu, insanlar arasındaki muhabbeti zedeleyici noktaya gelen bir tehlikeli konuşma şekli haline dönüşebildiği için, orada sen haklı olsan bile “tamam” diyeceksin, işi uzatmayacaksın. Kavga, inatlaşma noktasına, adamı çıldırtacak veya hatasında, günahında ısrar edip de günahkâr duruma düşürmek de doğru değil. Orada “peki” diyeceksin, yumuşak bir tarzda haklı olduğunu ifade ettikten sonra terk edeceksin. Mira’, münakaşa sonunda muhabbeti bozacak dereceye gelmemeli. Karşı taraf anlarsa anlar. Siz haklısınız, kibarsınız, daha bilgilisiniz ama karşı taraf cahillik ediyor, “peki peki” diyeceksiniz, işi uzatmayacaksınız, cahile uymayacaksınız, işi kavga noktasına kadar getirmeyeceksiniz. Çünkü o nokta daha fena, haklı olduğunu ispat etmekten, haklılıkta ısrar etmekten sonunda kavga çıkması daha fena. Binâenaleyh, “Yâ Rabbi, sen bu işin aslını biliyorsun” deyip içinden “fesubhanallah” deyip tatlı bir şekilde çekilebilir. 
Bunlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in üç güzel tavsiyesi. İnşaallah bundan sonraki hareketlerimizde ve konuşmalarımızda bunlara riayet edelim. Efendimiz’in bu tavsiyesini tutalım sevgili kardeşlerim. Bunları böyle yaptığınız zaman imanın pırıl pırıl, sarih, parlak, apâşikâr derecesine ulaşacağız, imanımız kuvvetlenecek. Yalanı bıraktığımız, şakayı bıraktığımız zaman, haklı da olsak münakaşayı tatsız bir noktaya getirmeden bırakabilecek bir fazilet, olgunluk gösterdiğimiz zaman. 
Bunları niçin yapıyoruz? 
Allah rızası için yapıyoruz. Böyle kendimizi kontrol ede ede bunun imanımıza faydası olacak. İmanımız sarih bir iman olacak. 
Sarih ne demek? 
Yani âşikâr, belli, pırıl pırıl, tereddütsüz, tam bir iman haline gelecek. Bu güzel huylara devam edelim. Bizim de Allahu Teâlâ hazretleri imanımızı bu derecelerde eylesin.
İkinci hadîs-i şerîfe geçiyorum. 
Enes radıyallahu anh’ten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiş:

لاَ يَبْلُغُ العَبْد حَقِيقَةَ الإِِيمَانِ حَتَّى يُحِبَّ لِلنَّاسِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ 
Lâ yebluğu’l-abdu hakîkate’l-îmâni hattâ yuhibbe li’nnâsi mâ yuhibbu li-nefsihî
Bu da belki duyduğunuz, belki de kısa olduğu için inşallah ezberlemişsinizdir.  Kardeşlerimizin çoğu dinî kitapları okuyorlar, bilgileri var, kültürleri var, derslere, vaazlara devam ediyorlar, hocaefendileri dinliyorlar, ailelerinden, babalarından, dedelerinden aldıkları derin İslâm kültürü var. Ne güzel şeyler... Bunlar bazen hiçbir okula gitmeden kendiliğinden öğrenilmiş oluyor. İnsan bilgili bir insan durumuna gelmiş oluyor; iyi bir aileden yetişince, iyi bir muhitte yetişince, iyi arkadaşları olunca, iyi bir İslâmî grubun mensubu olunca bunların çoğunu bilebiliyor. O güzel bir durum. Bilinen şeyin de tekrarı güzel, hem de bir de Arapçasıyla beraber insan hatırında tutarsa, başkasına da “Enes radıyallahu anh böyle rivayet etmiş, şöyle buyurmuş Peygamber Efendimiz.” diye söylediği zaman başkalarına da sağlam bir bilgi nakletmiş olur, oradan da sevap kazanır.
Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde buyurmuş ki; 
“Kul kendisi için sevdiği hayırdan, hayır cinsinden olan bir şeylerden kendisi için temenni ettiği, sevdiği, arzu ettiği bir şeyi insanlar için de sevip, temenni edip arzu etmedikçe imanın hakikatine, gerçeğine, aslına, özüne, esasına ulaşamaz.” 
Bu da güzel bir ölçü, güzel bir ahlâkî zihniyet, durum. 
İnsanlar ne istiyor? Mesela önce ne isteriz?
Sıhhat isteriz. 
Acılı, hastalıklı, ağrılı, amansız dertlere müptela olanlara Allah büyük sabırlar versin. Tabi zor, bazen hayatta böyle şeyler geliyor. Ama hepimiz temenni ederiz ki böyle şeyler olmasın; sağlam, sıhhatli, sağlıklı, tam olalım, huzurumuz, âfiyetimiz, sıhhatimiz tam olsun. Hemen, biraz bu dengeler bozulduğu zaman da ilaç alırız, doktora gideriz, düzeltmeye çalışırız, dua ederiz, tesbih çekeriz, gece gündüz Allah’a niyaz ederiz, “Aman yâ Rabbi!” deriz. İyi şeyler istiyoruz. Kendimiz sıhhat istiyoruz. 
Başka ne isteriz? 
Kimseye muhtaç olmadan huzur içinde yaşamak için bir helalinden gelir isteriz. Ondan sonra gelirimiz olsa da küçük küçük arzularımız, ideallerimiz olur. 
Buzdolabımız yoksa “Ah bir buzdolabım olsa.” deriz. Çamaşır makinemiz yoksa evde, yeni evlenmişsek, “Borç harç düğünü yaptık, daha çamaşır makinesi alamadık, ev de küçük. Neyse, elle yıkayarak idare ediyoruz ama bir çamaşır makinemiz olsa...” deriz. Olduğu zaman da seviniriz. Bir kandil gününde, bir mübarek günde eve kapı çalınıp da kapı açıldığı zaman evin hanımı bakıyor ki hamal kamyondan bir şey indiriyor. 
“Aman bu ne?” 
Efendi gülüyor; 
“İşte sana nihayet bir çamaşır makinesi aldım.” veyahut “Evin ihtiyacı olan şunu getirdim.” deyince bir sevinç oluyor. 
İnsanın böyle küçük, mâsum, mubah istekleri oluyor. Yani olabilecek, dinî bakımdan günah olmayan arzuları, temennileri oluyor.
Kendisinin gadre uğramamasını ister. Haksızlık yapılmamasını ister. Ezâ, cefâ, işkenceye, zulme, gadre mâruz olmamak ister. Huzur içinde yaşamak ister. Malına, mülküne, haysiyetine kimsenin dil, el uzatmamasını, tecavüz etmemesini ister. Çoluk çocuğunun iyiliğini ister. Tamam, sayılamayacak kadar temennilerimiz vardır. 
Allahu Teâlâ hazretleri bizi güzel şeylere eriştirsin. Bunları kendimiz için istiyoruz. Fakat İslâmî bakımdan öyle yüksek bir noktaya gelmeliyiz ki kendimiz için istediğimiz, temenni ettiğimiz bu şeyleri başkaları için de temenni etmeliyiz. Onların da hakkı var, onların da canı var, onların da böyle arzuları olabilir. Onlara da saygı göstermeliyiz. Hatta onlar için biz istemeliyiz, biz açmalıyız elimizi, gıyabında kardeşimiz için dua etmeliyiz; 
“Yâ Rabbi ona sıhhat ver, âfiyet ver. Derdi var, biliyorum, bana açtı derdini; o derdine şifalar, çareler ihsan eyle, derdine deva bahşeyle...” 
Böyle, arkadaşı için insanın temenni etmesi lazım. Gıyapta yapılan, yani o arkadaşı yokken onun arkasından senin kendi kendine, kendi başınayken onun lehine yaptığın dua çok sevap ve çok süratle kabul olunan dualardan. Böyle şeyleri yapmamız lazım, istememiz lazım. 
Bu nereden kaynaklanıyor? 
Başka insanları da Allah’ın kulu olarak biliyoruz, onların da canı olduğunu biliyoruz, onların da mutluluğunu istiyoruz. Bu güzel bir duygudur. İnsan böyle yaptığı zaman zorlayarak da olsa, yavaş yavaş da olsa veya tabiî olarak da içinden böyle geldiği için de olsa başkalarının iyiliğini istemeli, başkalarının kötülüğünü istememeli, iyiliğini temenni etmeli, iyiliği için çalışmalı, başkalarını mutlu etmeye çalışmalı. Bunun sevabı çok. 
İşte böyle kendisi için istediği şeyi başkaları için de isteyince insan imanın hakikatine ulaşıyor. İmanın gizli bir derecesi var, içi var, gerçeği var, hakikati var, perdelerin arkasındaki özü var, işte o noktaya ulaşıyor. Kışırda, kabukta, dışta kalmıyor, yarım yamalak olmuyor, imanı sağlam bir noktaya ulaşmış oluyor. Kendimizi buna alıştıralım. Başkalarının da mutluluğunu isteyen, dua eden, çalışan kimselerden olalım sevgili kardeşlerim.
Üçüncü hadîs-i şerîfi okuyup dersimi tamamlamak istiyorum. 
Tirmizî ve Beyhakî rivayet etmiş. Daha başka kaynaklarda da var. Atiye es-Sa’dî radıyallahu anh’ten
 
لَا يَبْلُغُ الْعَبْدُ أَنْ يَكُونَ مِنَ الْمُتَّقِينَ حَتَّى يَدَعَ مَا لاَ بَأْسَ بِهِ حَذَرًا لِمَا بِهِ بَأْسٌ
Lâ yebluğu’l-abdü en yekûne mine’l-muttakîne hattâ yedea mâ lâ be’se bihî hazeran limâ bihî be’s. 
Mânası şöyle: “Kul muttakîlerden olma derecesini kazanamaz, oraya ulaşamaz, mahzuru olmayan, be’si olmayan şeyi ‘Acaba bir mahzuru var mı?’ diye korkup terk edecek bir zihniyete sahip olmadıkça. Sakınan bir insan durumuna gelmedikçe muttakîlerden olamaz.” diye buyuruyor Peygamber Efendimiz.
“Muttakî” sözünü, “takvâ”yı, “takvâ ehli insan” sözünü duymuşsunuzdur. Belki bu Kur’ân-ı Kerîm’de çok geçtiği için duydunuz, belki vaizler çok söylediği için... Takvâ çok güzel bir sıfat ve insanın sahip olduğu varlıkların, mânevî varlıkların, sıfatların en başında gelen bir şey.
وَلِبَاسُ التَّقْوَىٰ ذَٰلِكَ خَيْرٌ 
Ve libâsu’ttakvâ zâlike hayr.  
İnsanın takvâya sarılması, bürünmesi, takvâya sahip olması lazım. 
Takvâ ne demek?
Günahlardan, tehlikelerden, âhirette kendisine zarar verecek şeylerden sakınmak demek. Kul böyle oldu mu ona “takvâ ehli” diyoruz, “muttakî kul” diyoruz. Müslümanın böyle olmasını Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok âyeti emrediyor. “Aman dikkatli bir kul ol, sakınan bir kul ol, kendini günahlardan kollayan, koruyan bir kul ol!” diye âyetlerde böyle emrediliyor. 
Buna ulaşmak için canı istese de bazı şeylerden kendisini tutması lazım, frenlemesi lazım. Nefsinin her arzusunu yerine getirmemesi lazım. Ölçmesi lazım, eğer şeytanın ve nefsin kendisine “yap” dediği, telkin ettiği şey güzel değilse oradan vazgeçmesi lazım, uzak durması lazım, fren yapması lazım, kendisinin arzularını engellemesi lazım, kendisine sahip olması lazım. 
Böyle yaptığı zaman günahlara bulaşmamış oluyor, günahlardan uzak durmuş oluyor. Allah böyle kulları çok sever. Hem dünyada mükâfatlandırır hem âhirette... Dünyada keramet sahibi yapar, yani insan erenlerden, evliyâdan olur; böyle bu duyguya sahip oldu mu, Allah’ın sevgili kulları arasına girer. Ne kadar güzel... Âhirette de cennetine girer, Allah’ın nimetlerine erer, mükâfatlarına mazhar olur. Güzel, yüksek bir derece bu muttakî olmak... 
“Bunun mahzuru yoktur, yapayım. Bunun mahsuru yoktur, yapayım...” diye düşünmek var. Bazen de insan “Ay, pek iyi bilmiyorum ama ya mahzurluysa. Belki mahzurludur, neme lazım. İhtiyaten ben bunu yapmayayım. İhtiyatlı olarak bunu yapmayayım.” demek var. 
Hangisi doğru? 
Pervasız hareket edip de “Mahzuru yok canım...” derken, diye diye günaha bulaşmak, hatalı işi yapmak doğru değil. İhtiyat edip de “Canım bak işte, okuduk kitapta sonunda, olabilirmiş, mahzuru yokmuş.” İyi ama ihtiyat ettin. İşte o ihtiyat etmek daha iyi. Çünkü ihtiyatta günaha bulaşmama garantisi var, pervasızlıkta günaha bulaşma tehlikesi çok. Bir insan günah işledi mi cezası var, âhirette hesabı var. Allahu Teâlâ hazretleri bilmiyoruz ki neden dolayı insanı cezalandırır, neden dolayı affeder mi affetmez mi, bilmiyoruz ki... Belki affeder, belki affetmeyecek kadar kötü bir şey olarak kabul eder, belki cezalandırmayı murad eder. 
Allah bizi affettiği kullarından eylesin. 
Ne yapacağız?
Bir beis olmayan şeyi, pek zararlı olmayan bir şeyi ihtiyaten “belki zararlıdır” diye terk etmek daha iyi. Tereddüt ettin mi, kesin olarak mubah olduğunu bilmiyorsun, helal olduğunu bilmiyorsun. Tereddüt ettin mi sakınırsın. İşte böyle bir beis olmayan şeyi “belki beis vardır” diye sakınmak, yapmamak, ondan çekinmek tavsiye ediliyor bu hadîs-i şerîfte. İnsan o zaman muttakîler sınıfına girer, muttakîler derecesine vasıl olur, Allah’ın erenleri, sevgili kulları durumuna gelebilir. Böyle yapmazsa da günahlara bulaşır, bu mertebeye erişemediği gibi işlediği günahlardan dolayı da cezalara çarptırılma durumuna düşebilir. Demek ki ihtiyatlı olmamız lazım.
Bizim yolumuz da zaten sevgili dinleyiciler, bizim yürüdüğümüz, hocalarımızdan gördüğümüz bu tasavvuf, takvâ yolu da ihtiyat yoludur. İhtiyata riayet ederiz. Ruhsatlarla değil azimetlerle amel ederiz. Fetvadan ziyade takvâ yolunda yürürüz. Bir fetva yolu var, bir takvâ yolu var. Biz “neme lazım” diyerek ihtiyatı tercih ederiz. Büyüklerimiz bize bunu öğütlemişler. 
Neden? 
Demek ki bu gibi hadîs-i şerîfleri bildiklerinden, biz sağlam yolda yürüyelim, günaha batmayalım, bulaşmayalım, düşmeyelim, ayağımız kaymasın diye tehlikeli yerlere bizi yanaştırmamışlar, öyle terbiye etmişler. Allah onlardan razı olsun, o evliyâullah büyüklerimizden razı olsun, nur içinde yatsınlar. 
 Allah cümle geçmişlerimize rahmet eylesin. Hele bizi böyle müslüman yetiştiren hocalarımıza, mürşid-i kâmillerimize Allah büyük dereceler ihsan eylesin. Nurlarını, sürurlarını, mükâfatlarını ziyade eylesin. 
Cuma gününde büyük mükâfatlara erdiriyor Allahu Teâlâ hazretleri vefat etmiş kimseleri de... 
Bizleri de sevdiği kulları zümresine, muttakî kulları zümresine dahil eylesin. İmanı sapasağlam, apaçık, pırıl pırıl olanlardan eylesin. Sevdiği kul olarak yaşamayı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği kul olarak varalım, mahçup olmayalım. Allah bizleri mahşer halkına mahçup etmesin, hacil etmesin, yüzü kara etmesin. Sevdiği kul olarak yaşayıp, sevdiği kul olarak ölüp, sevdiği kul olarak divanına varıp, sevdiği kul olarak sevdiği kullarla beraber cennetine girip cemaliyle müşerref olmayı cümlemize lütfuyla keremiyle ihsan eylesin, cümlemize nasip eylesin. 
Allah hepinizden razı olsun.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA