İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

15.Dağlar İle Taşlar İle, Yunus Emre

15.Dağlar İle Taşlar İle, Yunus Emre
Sükunetin Sesi

15.Dağlar İle Taşlar İle, Yunus Emre

20.05.2024
15 dk 42 sn

Dağlar ile, taşlar ile 
Çağırayım Mevlâm seni 
Seherlerde kuşlar ile 
Çağırayım Mevlâm seni

Su dibinde mâhî ile 
Sahralarda ahû ile
Abdal olup yahu ile
Çağırayım Mevlâm seni

Gökyüzünde İsa ile 
Tur dağında Musa ile 
Elimdeki asâ ile 
Çağırayım Mevlâm seni 

Derdi aşkın Eyyup ile 
Gözü yaşlı Yakup ile 
Ol Muhammed mahbub ile 
Çağırayım Mevlâm seni

Hamd ü şükrullah ile 
Vasf-ı Kulhüvallah ile 
Dâima Zikrullah ile 
Çağırayım Mevlâm seni

Bilmişim dünya hâlini 
Terk ettim kıyl-ü kâlini
Baş açık, ayak yalını 
Çağırayım Mevlâm seni

Yunus okur diller ile 
Ol kumru bülbüller ile 
Hakk'ı seven kullar ile
Çağırayım Mevlâm seni

-Bakalım burada Cenâb-ı Yunus bize ne haberler veriyor. Yine fakirin dikkatine takılanlar,  Dağlar ile, taşlar ile / Çağırayım Mevlâm seni / Seherlerde kuşlar ile / Çağırayım Mevlâm seni / Su dibinde mâhî ile / Sahralarda ahû ile. Şimdi biz bir insan olarak, bu kâinata baktığımızda, bu kâinatta bizim dışımızda nebatatı ve cemadatı görüyoruz. Nebatlar, taşlar ve hayvanatı da görüyoruz. Ve bunlardan bir miktar dikkatle bakıldığında, ibret nazarıyla bakıldığında, hatta isterseniz daha basit söyleyelim. Biraz merakla bakıldığında, gelişigüzel bir düzenin, bir nizamın olmadığını görmekteyiz. Bir intizam var. Dağda, taşta, kuşta -hususen-, balıkta ve ahûda. Yâni bir insan kendi dışındaki tabiata atf-ı nazar etse, üzerinde biraz da teemmül etse, tezekkür etse eski tabirle, fikir imal etse, burada bir büyük kâinat görür. Yunus da önce bizi zâhire baktırıyor. Ve diyor ki, buradaki mükevvenâtı müşâhede ettiğiniz zaman buradan Cenâb-ı Allah’a doğru bir yola çıkış imkânı ve ihtimali mevcuttur.  Çağırayım Mevlâm seni, dediği işte o. Yâni buradaki çağırmak, zikretmek demek,  -Aman Yarabbi- Bu hilkatin cazibesi, esrarı karşısında ben susmaktan lâl ü ebkem olmaktan başka bir şey yapamıyorum.  

Fakat bundan sonra işte iş değişiyor. Abdal olup yahu ile, burada insan devreye giriyor. Abdal dediğimiz hadise, yâni bu insan bütün varlığını ve canını bedel vermiş. Abdal olmak o demek. Karşılığında ne almış? aldığı şey muhabbet. Ne ölçüye gelir, ne kantara gelir. Aldığı şey muhabbet. Peki, canını bedel verdiği zaman muhabbet alma garantisi var mı? şimdi ben dünya aklıyla konuşuyorum. Hayır yok. Meczup da olabilirsin. 

Hünkârın Yunus’dan istediği himmet mi istersin buğday mı? Bu hikmetler işte.

-Tabi yok, öyle bir garanti yok. Nice insanlar yola çıkıyorlar. Yalnız yine bizim büyüklerimiz buyurmuşlardır ki; “Evlâdım, her ava giden avlanmadı. Ama avlanmak için mutlaka ava gitmek lâzım”. Peki, abdal oluyor, yahu ne? haa esmâ ile başlıyor hadise. Evet ‘Yahu’. Her yolun bir esmâsı var yâni. Esmâları var. Onlardan biri. Bu o demek “Yahu”. Ya, zaten hitaptır. Ey gibi bir şey yâni yahu. Yine büyüklerimizden menkul, buyurmuşlardır ki;  “Her insan nefes alırken –Hu- der”. Bak nefes ver (Huu..) istemesen de söylersin, Allah kendini bilmesen de, istemesen de, onu tanımasan da kendini zikrettirir. Çünkü vücudun halîki odur. 

Bu esmânın sırrı hikmeti.

-Hepsinin ayrıdır, kitaplarda yazılıdır. Herkese söylemezler. Ama sizin, her sâlike de ayrı bir renktir o yâni. Giydirilir, hil’at gibidir onun hâli. Bir de kabz ve bast hâlleri vardır. Bazen esmâ üzerinizde açılır, bazen esmâ kapanır üzerinizde. Ama o size aittir. Size verilmiş bir esmâdır. Allah mahrum etmesin. 

“Lâ ilâhe illallah” birinci esmâdır, tevhid. O bütün Müslümanlarca bila adet ve her vakit çekilebilir, ama diğerleri tehlikelidir. Onu ancak bir kalp doktoru, tabîb el kulûb var ya o verecek, bu öyle. 

Evet, biz gelelim Abdal meselesine, abdal olduğunuz anda yâni siz, dağlarla taşlarla çağırırsınız ama bunun bir ilerisinde insan olarak siz bir bedel ödersiniz. Ve ondan sonra da yahu demeye başlarsınız. 

Şimdi bundan sonra burada kısas-ı enbiya yâni, Kur’an-ı Kerim’de Cenâb-ı Allah’ın beyan buyurduğu peygamber kıssalarına büyük atıflar var. Cenâb-ı Allah, Kur’an-ı Kerim’inde bildiğimiz anladığımız kadarıyla bu kıssaları birer eski esâtir diye anlatmıyor. Bu kıssaların her birisi birer misal olarak tâ be kıyamet cereyan etmektedir. Hz. İsa kıssası, Hz. Musa kıssası, Hz. Eyyup kıssası, alâ meratibin hepsi bu dünyada var.  Yusuf kıssası, hele şu zamanda evleviyetle var. Hz. Yusuf kıssası, merak edenler açıp okusunlar. Kur’an’da da var, mealde de var. Bilenler okusunlar. Gözü yaşlı Eyyup işte, rüyalar, vs. hepsi var. Uzun uzun bunlardan bahseder. Ben burada bir kelime üzerine seçtim.  

Diyor ki; Gökyüzünde İsa ile / Tur dağında Musa ile / Elimdeki asâ ile, Bu asâ nedir? hani biraz evvel dedik ya, -Abdal olup yahu ile- . O Esmâ işte o asâdır. Elimdeki asâ “yahu”. Diğer esmâdan sâdır yâni, asâ tek bir kelime değildir. 

Dervişlerin asâsı, çünkü dervişler; malûmunuz, çobanlık peygamber mesleğidir. Hz. Peygamber de, Kur’an’da var “ çoban demeyiniz” (raina). Bakara’da var yâni. Neden? çünkü, biraz evvel kafile dedik ya, o kafileye yol gösteren birisi lâzım. Dervişlik de bir mânada koyun olmak, demektir. Yâni ne demek? eyvallah demek yâni. “Koyun olduk söz anladık” diyor, Pir Sultan “Sürüye saydılar bizi” diyor.

Tabi insan nefsi sürüye sayılmak istemez. ‘Ben’ der. Koyun olduk, söz anlayacaksın yâni. “Yolumuzu yol eğledik, hâlimizi hâl eyledik, her çiçekten bal eyledik, arıya saydılar bizi”. Pir Sultan başka mânada, eski zamanlarda bizim bazı siyasiler onu anlamadılar. Başka bir şey diyorlar. Öyle, böyle değil işin esası yâni. 

Neyse, asâ böyle bir hadise yâni. Elinizde asâ var ve bu asâyı veliyullah hazeratı da çok kullanmıştır. Bu hem bir zâhir asâsıdır. Birçok şeyden korur insanı dünya hayatından, kurttan, kuştan, kediden, köpekten. Çünkü her insanın bir hayvanî vasfı vardır. Melek olmazlar, o asâ birçok işi görür. Cenâb-ı Musa’nın asâsı da böyledir ki, orada zirvede olan bir hadise. Hem maddi hem manevi yorumu var hadisenin. Maddi yorumu gözüküyor zaten yâni. Manevi yorumu ne ? o asâ işte; himmet ve esmâ. O esmâyla tutuyor hadiseyi. Sâbitkadem oluyor Din-i Mübin-i Ahmediye üzerinde. Sâbitkadem oluyor. Kalbi tedavi ediyor o esmâ. Ağır ağır veriyorlar esmâyı. Şöyle oku diyorlar, böyle oku diyorlar. Aman diyorlar, kesme, arayı bozma diyorlar. Mesela eskiden “Ev esmâsız kalmasın” derlerdi. “Ev hane dertsiz, esmâsız kalmasın” 

“-Ne o şeyh baba?”, “-Evlâdım muhafaza eder. Füyuzat-ı İlâhiye gelir”. Çeker, paratoner gibi canım. Hani koyuyor ya paratoner, hop çekiyor, getiriyor, onun gibi.  Şimdi uydu var, uydu-anten misal. Onun gibi çekiyor tabi böyle. Ha peki esmâ nasıl, bu asâ nasıl olacak? kuru kuruya olmuyor bu asâ da. Aşağıda söylüyor, Hamd ü şükrullah ile / Vasf-ı Kulhüvallah ile.  Esmâ okuyor ama kalp, ’Yarabbi bana bu esmâyı nasip et’. Dilim söylediği için. Bak ne dedik biraz evvel. Dedik ki, nefes sayılı.  

Ben böyle küçükken, çocukken şarkılar söylerdim radyodan dinlediğim. Annem “Evlâdım onları bırak da salâvat oku” derdi bana. Tabi, Allah rahmet eylesin. “Anne niye?” , “oğlum nefes sayılı” derdi. Çocuksunuz, küçüksünüz, o ne demek sayılı yâni.

Hamd ü şükür içinde olacaksınız. Esmâ, nefes sayılı, okuyorsunuz. Ha bir de İhlâs.  Vasf-ı Kulhüvallah  - Kul hüvellâhü ehad. Allâhüssamed-  İhlâs içerisinde olacaksın ‘Bir’ tanıyacaksın onu. Ondan başka yok, hiçbir şey yok.

Peki, böyle olunca ne oluyor? haa diyor ki Yunus; Bilmişim dünya hâlini.  E neyi bildin? Yunus ikincide söylüyor. Terk ettim kıyl-ü kâlini. 

Bu dünyada ne varsa –dedi- ve –kodu- dur. ‘Dedi’ Türkçe, o onu dedi, bu bunu dedi. ‘Kodu’ da o onu yaptı, bu bunu yaptı. ‘Bunları bırak’ diyor yâni, bu bitmez. Sen bunu düzeltemezsin. Bununla uğraşma, dünya hâlini bildin. Ha zâhir itibariyle aynı o hayatın içindeyiz. Hiç ondan vazgeçmek yok. Ama bâtın itibariyle bir başka iklimdeyiz.  Kıyl-ü kâl’i terk et. 

Haa baş açık, ayak yalın bu ne demek? yâni sen tevazu içinde ol. Boynun bükük, gönlün kırık. ‘Aman Yarabbi’ esmâyı oku. Bir taraftan şükür hamd duyguları, bir taraftan halisane, iltica etmiş, bir taraftan da tevazu içinde, âciziyet içinde. ‘ Ben bir hiçim, ben bir yokum, sen varsın ‘. Aman Yarabbi. Bu böyle olduğu zaman; Yunus okur diller ile, buradaki dil iki mânaya da gelir. Hem bildiğimiz ağızdaki dil, hem gönül dili. Ol kumru bülbüller ile, bunlar da Yunus’un derviş arkadaşları, ihvanı. Hep birlikte zikrullah oluyor –cumhur-Lâ ilâhe İllâllah vs. 

Süleyman kuş dilin bilir dediler, diyor tabi. Sonra da aşikâr ediyor, Hakk'ı seven kullar ile. Kumru, bülbül Hakk’ı seven kullar. Kimisi cehrî, kimisi hafî zikrullah ile meşgul olurlar. Ne zaman? her vakitte, her zamanda. İşte ona salât-ı dâimun diyoruz. Hem bu dil. Esas kalp. Bizim anladığımız da bu, Çağırayım Mevlâm seni, diyor Cenâb-ı Yunus. Böylece biz de bunu anlıyoruz bu şiirlerden. 

Bir eser- Dağlar ile taşlar ile / Çağırayım Mevlâm seni

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
33.Dolap Niçin İnilersin, Yunus Emre
06.05.202425 dk 3 sn
34.Ben Dervişim Diyene Bir Ün Edesim Gelir, Yunus Emre
22.02.202116 dk 20 sn
30.Allah Emrin Tutalım, Yunus Emre
06.01.202120 dk 50 sn
32.Aşk Bezirganı Sermaye Canı, Yunus Emre
06.01.202120 dk 7 sn
31.Bu Aklu Fikrile Mevla Bulunmaz, Yunus Emre
05.04.202110 dk 5 sn
27.Gir Semaya Zikrile Gel Yane Yane Hu Deyu, Niyazi Mısri
06.11.202314 dk 45 sn
26.Esma-i İlahiyede Bihad Hünerim Var, Niyazi Mısri
24.10.202222 dk 20 sn
29.Çün Sana Gönlüm Mübtela Düştü, Niyazi Mısri
05.02.202421 dk 48 sn
28.Derman Arardım Derdime, Niyazi Mısri
28.08.202330 dk 45 sn
25.Mevlam Ver Aşkını Bana, Seyyid Seyfullah
22.01.202423 dk 32 sn
24.Bağrımdaki Biten Başlar Muhammedin Aşkındandır, Seyyid Seyfullah
04.03.202421 dk 36 sn
23.Çalabım Bir Şar Yaratmış, Hacı Bayram Veli
21.08.202321 dk 32 sn
22.Noldu Bu Gönlüm, Hacı Bayram Veli
08.01.202426 dk 52 sn
16.Mevlam Sana Ersem Diye, Yunus Emre
15.01.202423 dk 37 sn
21.Gani Mevlam Nasib Etse Varsam Ağlayı Ağlayı, Yunus Emre
15.04.202414 dk 43 sn
20.Kabenin Yolları Bölük Bölüktür, Yunus Emre
19.02.202417 dk 57 sn
19.Gönül Hayran Olupdur Aşk Elinden, Yunus Emre
11.12.202316 dk 48 sn
18.Milki Bekadan Gelmişem, Yunus Emre
26.02.202423 dk 13 sn
17.Gelin Gidelim Efendim Allah Yoluna, Yunus Emre
20.11.202311 dk 45 sn
11.Evtad-ı Erbaa, Hacı Bayram-ı Veli, Şeyh Şaban-ı Veli
01.06.202028 dk 15 sn
10.Evtad-ı Erbaa, Mevlana Celaleddin-i Rumi, Hacı Bektaş Veli
01.06.202031 dk 39 sn
09.Aktab-ı Erbaa, Ahmed Bedevi, İbrahim Dussuki
01.06.202020 dk
14.Mail Oldum Bahçesinde Hurmaya, Yunus Emre
04.12.202314 dk 59 sn
13.Ah Nice Bir Uyursun, Yunus Emre
09.10.202318 dk 18 sn
12.Genel Olarak Mutasavvıf Şairler
01.06.202021 dk 36 sn
08.Aktab-ı Erbaa, Abdülkadir Geylani 2, Ahmed el Rufai
28.05.202024 dk 33 sn
07.Aktab-ı Erbaa, Abdülkadir Geylani
28.05.202017 dk 11 sn
06.Peygamber Efendimize Dayanan Tasavvufi Neşve 2, İlk Mutasavvıflar
28.05.202018 dk 16 sn
05.Peygamber Efendimize Dayanan Tasavvufi Neşve 1
28.05.202014 dk 54 sn
04.Peygamber Efendimiz ve O'na Yazılan Naat Örnekleri
27.05.202025 dk 25 sn
03.Dede Ömer Ruşeni ve Eşrefoğlu Manzumeleri
27.05.202021 dk 4 sn
02.Olanlar Şeyhi'nin Tasavvuf Manzumesi 2
27.05.202027 dk 48 sn
01.Genel Giriş, Olanlar Şeyhi'nin Tasavvuf Manzumesi
27.05.202029 dk 15 sn
AKRA