İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
İşrak06:23 Öğle13:15 İkindi17:13 Akşam20:38 Yatsı22:21 İmsak03:49 Güneş05:40
Hava - Hava durumuAçık 27°C Nem %82
Türkçe
13 Muharrem 1446 19 Temmuz 2024 Cuma
13 Muharrem 1446
İmsak
03:49
Güneş
05:40
İşrak
06:23
Öğle
13:15
İkindi
17:13
Akşam
20:38
Yatsı
22:21
Giriş Yap

13 Maddede şekerin vücudumuza zararları

24.08.2023    |

Şeker tatlı olsa da fazlası sağlığımızı bozabiliyor. Meyve sebzeler, süt ürünleri ve tahıllar gibi tam ve bütün haldeki gıdalar doğal şekerler içeriyor. Vücudumuz doğal kaynağından aldığımız kompleks formdaki bu karbonhidratları yavaşça sindiriyor, böylece hücrelerimiz sabit bir enerji kaynağı elde ediyor.

Serbest şeker ya da ilave şekerler ise çoğunlukla paketli yiyecek ve içeceklerde bulunuyor ya da sofrada çayımıza, mutfakta tatlılarımıza onları bol miktarda ekliyoruz.

Mesele şu ki vücudumuzun ilave şekere ihtiyacı bulunmuyor.

Şekerin ölçüsü ve kaynağı önemli

Uluslararası sağlık kuruluşları günlük beslenmemizde güvenli serbest şeker miktarını %5 ile sınırlandırıyor. Bu miktar birkaç sene önce düşürüldüğü gibi yine aşağı çekilmesi söz konusu olabilir. Diğer yandan istatistiklerse dünya genelinde nüfusun %90’ından fazlasının günde 25 gr’dan fazla serbest şeker tükettiğini ortaya koyuyor. Bu miktar 6 çay kaşığı sofra şekerine denk. Paketli gıda tüketirken yahut bir misafirlikteyken ölçüyü kaçırmak oldukça kolay.

Mesela hiçbir besin değeri bulunmayan bir kutu gazlı içecekte 10 çay kaşığı hatta daha fazla miktarda şeker bulunabiliyor.

İşte şekerin zararları:

1. Kilo Artışı

Şekerle tatlandırılmış içecekler büyük bir ilave şeker kaynağı. Her gün bir kutu gazlı içecek içen bir kişi üç yıl içinde 15 kilo alabilir. Böyle bir kilo artışı diyabet ve bazı kanserlere davetiye çıkarabilir.

2. Kalp Hastalığı

Bir araştırma Amerika’da olduğu gibi günlük kalorisinin dörtte birini ilave şekerden alan kişilerde kalp hastalığından ölme ihtimalinin sekizde birini ilave şekerden alanlara göre iki kat daha fazla olduğunu buldu. Sebebinin fazla şekerin kan basıncınızı yükseltmesi veya kan dolaşımına daha fazla yağ salması olduğu tahmin ediliyor. Söz konusu sebepler kalp krizi ve felç gibi diğer kalp-damar hastalıkları için de risk oluşturuyor.

3. Şeker hastalığı/Tip-2 Diyabet

Özellikle şekerli içecekler Tip 2 diyabete yakalanma ihtimalini artırabilir. Zira şeker kanımızda kaldığında vücudumuz, yediğimiz yemeği enerjiye dönüştüren insülin hormonunu daha az üreterek tepki gösterebiliyor. Yahut insülin salınsa bile yeterli olmayabiliyor. Fazla kilomuz varsa, 10-15 kilo vermek bile kan şekerimizi yönetmeye yardımcı olabilir.

4. Yüksek Tansiyon

Hipertansiyon olarak da adlandırılan bu durumun sorumlusu olarak genellikle tuz karşımıza çıkar. Ancak bazı araştırmacılar diğer beyaz kristalin yani şekerin daha endişe verici bir suçlu olabileceğini söylüyor. Şeker kan basıncını insülin seviyemizi yükselterek de artırıyor. Kan damarlarımızın esnekliği azalıyor ve böbreklerimizin su ve sodyum tutmasına neden olabiliyor.

5. Yüksek Kolesterol

Beslenmemizde çok fazla tatlıya yer vermek, kaç kilo olursak olalım kalbimize yaramıyor. "Kötü" kolesterol denilen LDL’yi yükseltiyor, "iyi" kolesterol denilen HDL’yi düşürüyor.

Trigliserit adı verilen kan yağlarını yükseltiyor ve onları parçalayan bir enzimin çalışmasını engelliyor.

6. Karaciğer Hastalığı

Çoğu paketli gıda, atıştırmalık ve içecek, mısır gibi nişasta bazlı bitkilerden elde edilen basit bir şeker olan fruktozla tatlandırılıyor. Karaciğerimiz de onu yağa dönüştürüyor. Vücudumuza düzenli olarak fruktoz pompaladığımızda karaciğerimizde küçük yağ damlaları birikiyor. Buna alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı deniyor. Bu duruma karşı erken tedbir aldığımızda düzelebiliyor. Ancak zamanla şişlik ve yara izi karaciğerimize zarar verebiliyor.

7. Diş Çürükleri

Şekerin dişlerimizi çürüttüğünü biliyoruz. Peki nasıl? Ağzımızdaki bakterileri besleyip diş minemizi aşındıran asidin çoğalmasına imkan tanıyarak. Şekerli içecekler, kurutulmuş meyveler, şeker ve çikolata diş çürüklerinin en yaygın sorumluları. Hele de ekşi şekerlerin etkisi daha büyük, hem asit hem şekerle mikropları besliyorlar. Mesela elmalı kurabiye, limonlu kek gibi hem tatlı hem ekşi hamur işleri yiyecek olursak mutlaka ağzımızı çalkalamalıyız.

8. Uyku Yetersizliği

Gün içinde çok fazla şeker tüketmek kan şekeri seviyelerimizi bozabilir ve enerjinin aniden yükselmesine ve çökmesine neden olabilir. İşyerinde yahut okulda uyanık kalmakta zorlanabiliriz.

Akşamları bir kase dondurma ya da kurabiye bizi geceleri uyandırabilecek şekeri pompalamak için yeterli. Ayrıca derin uykuda olduğumuz süreyi de kısaltabilir. Bu nedenle dinlenmiş hissederek uyanamayabiliriz.

9. Muhtemel Hiperaktivite

Şekerin dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtilerini kötüleştirdiği yaygın bir algı. Henüz buna dair bilimsel bir kanıt yok. Aşırı şeker tüketiminden sonra davranışsal etkiler ve duygu dalgalanmaları görülebiliyor. DEHB'ye neyin yol açtığı ise henüz tam olarak bilinmiyor, ancak genetik faktörler muhtemelen büyük bir rol oynuyor.

10. Ruh Hali Sorunları

Kendimizi kötü mü hissediyoruz? Tatlıya olan düşkünlüğümüz sorunun bir parçası olabilir. Birçok çalışma şeker ve zihinsel sağlık sorunları arasında bağlantı kuruyor.

Son araştırmalardan biri, günde 66 gramdan fazla şeker tüketen erkeklerin, 40 gram veya daha az şeker tüketen erkeklere kıyasla anksiyete/duygu durumu bozukluğu veya depresyon tanısı alma olasılığının %23 daha fazla olduğunu gösterdi. Çok fazla şeker, beynimizde şişme veya iltihaplanma yoluyla depresyonu tetikleyebilir; bu, depresyonlu kişilerde daha sık görülüyor.

11. Gut

Gut denilen ağrılı eklem iltihabının çok fazla kırmızı et, sakatat ve ıstakoz yemekten kaynaklanabileceği pek çoğumuzun malumu. Aynı şey fruktoz için de geçerli. Kanımızda ürik asit birikmesine neden olabilir, bu da ayak başparmağımızda, dizlerimizde ve diğer eklemlerimizde sert kristaller oluşturur.

12. Böbrek Taşları

Vücudumuz bazı böbrek taşlarını fazla ağrı çekmeden atar. Bazıları ise böbreğimize veya sistemimizin başka bir kısmına sıkışıp idrar akışını engelleyebilir. Sofra şekeri, yüksek fruktozlu mısır şurubu veya işlenmiş gıdalardan kaynaklanan çok fazla fruktoz, böbrek taşı olasılığını artırıyor.

13. Yaşlanma

Şekerli içecekler biyolojik yaşımıza yeni yıllar ekleyebilir. Telomer adı verilen DNA parçası, kromozomlarımızın uçlarını hasardan korumak üzere kaplamakla görevli. Ne kadar uzun telomerlerimiz varsa hücrelerimiz o kadar genç sayılabilir. Kısalmış telomerler diyabet gibi yaşa bağlı hastalıklara genellikle eşlik eder. Bir çalışma, günde yarım litre gazlı içecek içen kişilerin telomerlerinin daha kısa olduğunu buldu. Araştırmacılar bunun, hücrelerimizin yaşına 4 yıldan fazla bir süre eklemek gibi olduğunu düşünüyor.

Şeker çeşitleri arasında fark var mı?

Serbest şekerler, yiyeceğe eklenen her türlü şeker kaynağını ifade ediyor. Gıdaların işlenmesi sırasında, hazırlanırken veya sofrada eklenen şekerlerin tümünü kapsıyor. Buna bal ve pekmez gibi doğal şeker kaynaklarının yanı sıra pancar şekeri, kamış şekeri, glikoz-früktoz şurubu, Hindistan cevizi şekeri, palm şekeri, agave şurubu, akçaağaç şurubu, sıkma yahut konsantre meyve suları da dahil. Serbest şeker tanımına dahil olmayan şeker kaynakları ise tek başına besin olarak yiyip içtiğimiz doğal olarak laktoz içeren süt ürünleri, doğal olarak früktoz ve glikoz içeren taze meyveler, tam tahıllar…