Bu yıl 12’ncisi düzenlenen ‘Gelecek Vaat Eden Bilim İnsanı Ödülü’, Amerikan Rockefeller Üniversitesi’nde başarılı çalışmalara imza atan Ydr. Doç. Dr. Kıvanç Birsoy’a verildi. Kanser hücrelerinin metobolizması ve besinler ile ilişkisini araştıran 33 yaşındaki Birsoy, aynı zamanda kişiye özgü kanser tedavisi çalışmalarını da yürüten isimlerin başında geliyor.
Ödül töreni sonrası Yrd. Doç. Birsoy, şunları söyledi:
Doktora yaparken yağ dokusunun obeziteye etkilerini araştırdığını belirten Birsoy, “Doktora sonrası ilginç bir şey oldu. Kanserin de metabolik bir doku olduğunu ortaya çıkardım. Kanser hücrelerinin hangi besinlere ihtiyaç duyduğunu, hangi besinlerle etkileşime geçerek çoğalmaya başladığını araştırmaya başladım. Kanser çok çeşitli bir hastalık ve aslında hiç kimsenin kanseri birbirine benzemiyor. Bu nedenle kişiye özgü tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi gerekiyor.
Genetik harita gibi, metabolik özelliklerin de ortaya çıkartılarak buna uygun tedaviler uygulanması gerekiyor. Birçok farklı kanser türü var. Kanser türlerinin içindeki genetik özellikler ve dokular bile birbirinden farklı. Hatta birkaç kanser türüne yakalananların, kendi içlerindeki kanser hücreleri bile birbirinden farklı. Sonuç olarak değişik kanser türlerinde oluşan mutasyona bakarak her tür için farklı tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışıyoruz” dedi.
‘Şeker tüketiminden kaçının’
Birsoy, vücut direncini zorlayacak besinlerin tüketilmemesi gerektiğini söyleyerek, “İnsanlara mümkün olduğunca karbonhidrat ve şeker tüketiminden kaçınmalarını önerebilirim. Vücut direncini zorlayacak besinlerin tüketilmemesi daha sağlıklı. Obezite ile kanser arasında çok büyük bir ilişki var. Şeker, kanserin belki de itici gücü bir besin. Aileme her zaman dengeli beslenmelerini, spor yapmalarını öneriyorum. Vücut direncini bozacak ve obeziteye yol açacak gıdalardan uzak durmamız gerekiyor” diye konuştu.
Milliyet







