Hz Adem in Tevbesi - 20.02.1983

Hz Adem in Tevbesi - 20.02.1983
Lev vüzine dümû'u Âdeme bi dümû'i veledihî le raceha dümû'uhû alâ dümû'i cemî'i veledihî.
Bu hadîs-i şerîf de Hz. Âdem aleyhisselâm ile ilgili.
Lev vüzine dümû'u Âdeme. "Âdem aleyhisselâm'ın gözyaşları tartılaydı, teraziye konulabilseydi de Hz. Âdem'in gözyaşları tartılaydı." diyor Peygamber Efendimiz; "Bütün âdemoğullarının, bütün evlatlarının gözyaşlarından daha baskın çıkardı."
Neden?
Hz. Âdem aleyhisselâm çok ağladı o cennetten çıkarılınca. O hatasından dolayı yeryüzüne itilip atılınca, çok ağladı. Bir hata etmişti, cennette söz dinlemedi, yasak olan bir işi işledi, ondan dolayı Allahu Teâlâ hazretleri onu yeryüzüne indirdi. O zaman çok ağladı. Ağladığı için Allahu Teâlâ hazretleri hatasını bildiği için Âdem aleyhisselâm'ı affetti.
Bir kitapta diyor ki;
"Bir günah ki nefse uymaktan dolayı yapılıyor, affedilmesi umulur. Bir günah ki kibirden doğuyor, kibir, kendini beğenmişlikten, o affedilmez."
Misalini de şöyle veriyor;
"Âdem aleyhisselâm da söz dinlemedi, İblis aleyhillâne de söz dinlemedi."
Âdem aleyhisselâm'a ne dedi Allahu Teâlâ hazretleri, Havva validemizle beraber?
Ve la takrabâ hâzihi'ş-şecerete fe tekûnâ mine'z-zâlimîn.
"Şu ağaca yaklaşmayın, bunun meyvesinden yemeyin, sonra zalimlerden, günahkârlardan olursunuz ha!" diye yasakladı. Onlar yediler.
Nasıl yediler?
O da bir ibretli iş ki şeytan gelmiş, vesvese vermiş onlara;
"Ben sizi bir ağaca götüreyim, onun meyvesini yediğiniz zaman, elden gitmeyecek bir nimete kavuşacaksınız, cennette ebedî kalacaksınız." demiş.
Bak, nasıl kandırıyor. Şeytana dikkat edin. Cenneti sevdiğini biliyor Hz. Âdem'in, o sevgi tarafından nasıl kandırıyor. Onlar da "cennette ebedî kalacağız" diye tamah ettiler ama söz dinlemediler. O tamah, o hırstan dolayı, "ebediyen o mülkte kalacağız" dedikleri için, hırs edip tamah ettiklerinden cennetten aksine çıkarıldılar.
Demek ki tamah iyi bir huy değil, hırs iyi bir huy değil. Demek ki söz dinlememek iyi bir huy değil diye çok dersler çıkar.
Neticede ağladı. İsyan etmişti, söz dinlememiş oldu. Ağladı, tevbe etti ve Allahu Teâlâ hazretleri onu affetti. Üstelik peygamber eyledi Hz. Âdem aleyhisselâm'ı.
İblis?
İblis de söz dinlemedi. Allahu Teâlâ hazretleri Hz. Âdem'i yaratınca dedi ki;
"Secde edin!"
Meleklerin hepsine emreyledi, Hz. Âdem'e secde ettiler.
İllâ İblîs.
"İblis aleyhillâne şeytan secde etmedi."
"Niye secde etmedin?" diye soruldu. Dedi ki;
Ene hayrun minhü halaktenî min nârin ve halaktehû min tînin.
Bak mantığa!
"Ben ondan daha hayırlıyım; sen beni ateşten yarattın, onu topraktan yarattın."
Yahu neden yaratıldığını bir tarafa bırak, kim yarattı seni?
Allah. O söylüyor "secde et" diye, ötesi var mı?
"Hayır, sen beni ateşten yarattın, o topraktan yaratıldı; ben ondan üstünüm." dedi, secde etmedi. Kibirden; kendini beğenmişlikten, kendini üstün görmekten tard olundu huzûr-ı İlâhî'den diye böyle anlatılır.
Bunların arkasında, bunlar Kur'ân-ı Kerîm'deki âyetlerin kelimelerinin bize verdiği imkânlarla söylediğimiz şeyler. Çok esrarlı işler bunlar. Basit hadiseler değil, kim bilir nice nice izahları olan hadiseler… Neyse, bunlar nereden açıldı?
Bunların hepsi Hz. Âdem'in ağlaması meselesinden açıldı, o cennetten çıkınca çok ağladı, çok üzüldü, çok gözyaşı döktü. Onun üzerine Allahu Teâlâ hazretleri onu affetti. Neler söylemiş de affolmuş, bakalım. O da önemli. Allahu Teâlâ hazretleri buyurmuş ki, bakalım şu sözler size bir şey hatırlatacak mı;
Lemmâ kesüre bükâühû.
Metnin izah kısmından okuyorum.
Lemmâ kesüre bükâühû. Hz. Âdem'in ağlayıp gözyaşı dökmesi, böyle seller götürmesi ortalığı, çok ağlaması çoğalınca;
Evhallâhu teâ'lâ ileyhi. "Allah ona vahyetti." Ve emerahu en yekûle. "Şöyle demesini emretti."
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke ve bi hamdik amiltü sûen ve zalemtü nefsî fa'ğfirlî inneke ente hayru'l-gâfirîn.
Hatırladınız mı? Bu bizim sabahleyin okuduğumuz dua mecmuasında olan bir dua. Sonra yine bunu dedi, arkasından yine emir buyurdu Allahu Teâlâ hazretleri:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke ve bi hamdik amiltü sûen ve zalemtü nefsî fe'rhamnî inneke ente erhamu'r-râhimîn.
Bunu da dedi. Sonra:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke ve bi hamdik amiltü sûen ve zalemtü nefsî fe tüb aleyye inneke ente't-tevvâbu'r-rahîm.
Dedi, dedi, bu güzel kelimeleri söyleye söyleye Allahu Teâlâ hazretlerinin affına mazhar oldu.
Mânalarını söyleyiverelim. Şöyle yalvarmış atamız Hz. Âdem aleyhisselam o suçunun affı için. Lâ ilâhe illâ ente. "Yâ Rabbi, senden başka ilah yok, sen varsın, sensin bizim Rabbimiz." Sübhâneke. "Seni her türlü noksandan tenzih ederiz, sen her türlü kemâlat ile muttasıfsın; her şeyin hoştur, güzeldir, tamdır." Ve bi-hamdik. "Seni överiz, sana hamd ü senâ ederiz." Amiltü sûen. "Kusur işledim, kabahat işledim." Ve zalemtü nefsî. "Nefsime zulmettim. Günah işlemek suretiyle nefsime zulmettim çünkü ben günah işleyince sen azaplandıracaksın, ben o zaman nefsime zulmetmiş oluyorum. Nefsime zulmettim." Fa'ğfirlî. "Beni mağfiret eyle." İnneke ente hayru'l-gâfirîn. "Sen bağışlayanların en güzelisin, en hayırlısısın, affet beni." diye bu sözlerle dua etti.
Niye söylüyoruz?
Ey günahkârlar siz de duanın âdâbını öğrenin diye.
Sonra ikincide ne dedi;
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke. "Yâ Rabbi, senden başka ilah yok, seni tesbih, tenzih ederiz, sana hamd ü senâ ederiz. Ben kabahat işledim, nefsime zulmettim." Fe'rhamnî. "Bana merhamet et, bana rahmet eyle." İnneke ente erhamu'r-râhimîn. "Çünkü sen merhametlilerin en merhametlisisin. Sen beni azap etsen azaplandırırsın, hak ettim ama merhamet et yâ Rabbi, sen merhamet edicilerin en merhametlisisin."
Üçüncü cümlesi ne; Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke. "Senden başka yâ Rabbi, ilah yok, seni tesbih, tenzih ederim; her türlü noksandan mukaddes ve münezzehsin. Sana hamd ü senâ ederim." Amiltü sûen. "Ben kabahat işledim, itiraf ediyorum, nefsime zulmettim." Fe tüb aleyye. "Benim sana tevbemi kabul eyle, sen de bana teveccüh eyle." İnneke ente't-tevvâbu'r-rahîm. "Sen, günahkârlar sana yalvardığı zaman onların tevbesini kabul edicisin, rahmet sahibisin, merhamet sahibisin." diye bu mânayı ifade ediyor bu sözler.
İşte bu gibi sözlerle Âdem atamız hatasını ikrar etti, itiraf etti. Boyun büktü, yalvardı; Allahu Teâlâ hazretleri affeyledi.
İbadetler Günahlara
Keffarettir - 11.08.1996
Günahın Cezasını
Çekenin Günahı Silinir
