İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme

05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
Özel Gün Ve Geceler

05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme

28.05.2026
23 dk 45 sn

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü!..

Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi, ihsânı, ikrâmı, lütfu üzerinize olsun aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!..

Size bu konuşmamı bayramdan önce geldiğimiz Mina'dan; yâni koçun kurban edildiği, İbrahim AS'ın şeytan taşladığı, Mekke-i Mükerreme ile Arafat arasında Peygamber Efendimiz'in gelip de konakladığı Mina'dan yapıyorum.

Peygamber SAS Efendimiz Arafe gününden önceki günde, yâni terviye gününde Mina'ya gelirdi. Mescidül-Hayf'ta öğlen, ikindi, akşam, yatsı ve sabah namazlarını kılardı, arafe gününün sabah namazını kıldıktan sonra ordan Arafat'a doğru hareket ederdi. Öğleye yakın Arafat'a varılırdı. Biz şimdi Mina'dayız, yarın Arafat'a gideceğiz. Arafat'tan da ertesi gün bayramın birinci günü Müzdelife'ye geçmiş olacağız.

O günleri heyecanı ve telâşı, meşguliyetleri arasında konuşma yapamayız diye buradan, Mina'dan sesleniyoruz. Hepinizin bayramlarını tebrik ederiz. Kurban Bayramı'nız, İyd-i Edhâ'nız said olsun. Bizim tanıdığımız Osmanlı çelebisi büyük amcalarımız, biz bayramlarını tebrik ettiğimiz zaman: "Her rûzunuz bir iyd olsun, yâni her gününüz bayram olsun" diye böyle güzel temennilerde bulunurlardı. "İydiniz said olsun, bayramınız saadetli olsun; her rûzunuz bir iyd olsun" derlerdi.

Ben de Osmanlı ifadelerini tarihî, nostaljik havası olduğu için seviyorum. Hepinize aynı temenniyi naklediyorum. Bu ıydiniz said olsun, bundan sonra her rûzunuz da bir ıyd gibi olsun. Allah hem dünyada hem ahirette aziz ve mutlu eylesin. Lütfuna erdirsin; kahrından, gazabından, bizi üzecek şeylerden korusun...

Allah-u Teàlâ Hazretleri önümüzdeki yıllarda, ömrünüz boyu nice nice mutlu bayramlara ermenizi, sıhhat afiyetle, saadetle, devletle, dostlarınızla, evlâtlarınızla, çoluk çocuğunuzla niye bayramlar görmenizi nasib eylesin... Hepinize en güzel dileklerle, dualarla, dünya ve ahiretin hayırlarını Cenâb-ı Mevlâ'dan dilerim, temenni ederim... Allah-u Teàlâ Hazretleri gelmeyen kardeşlerimize de bu mübarek beldelere gelmeyi, hac ve umre vazifelerini yapmayı nasib eylesin...

Aziz ve muhterem kardeşlerim! Peygamber SAS Efendimiz bildiriyor ki: "Müslümanların iki tane bayramı vardır, dinî bayramı iki tanedir." Birisi Ramazan sonunda Ramazan Bayramı... Bir ay oruç tutuluyor, ibadetler yapılıyor, teravihler kılınıyor, Kur'an-ı Kerimler okunuyor. Muhteşem, mübarek bir ibadet ayı geçtikten sonra, mükâfatların artık tahakkuk ettiği zamanda, Ramazan bitince bir bayram oluyor. Ramazan Bayramı, Iydül-Fıtır deniliyor. Bakın iftar kelimesiyle ilgili. Yâni artık oruç tutulmuyor, iftarlı gibi oluyor insan. Oruç tutmayıp, yemek yeme durumuna geçmiş olduğundan Iydül-Fıtır denmiş o Ramazan Bayramı'na.

Bu bayrama da İydül-Edhâ deniliyor. Edhâ - udhiyye, yâni kurbanlık kelimesiyle ilgili bir söz. Yâni bu bayramda kurban kesildiği için bunun adı Kurban Bayramı olmuş oluyor. Hacılar bu bayramda ne yapıyorlar? Arafat'tan Müzdelife'ye gelmiş oldukları gün, sabahleyin Kurban Bayramı'nın birinci günü olmuş oluyor. Müzdelife'de vakfelerini yaptıktan sonra Mina'ya geçiyorlar. "Büyük şeytan" dediğimiz Cemretül-Akabe'yi yedi taş atarak taşlıyorlar. Ondan sonra İbrahim AS'ın, Allah koç gönderip de kurban etmesini emrettiği şekilde, bu Mina'da kurbanları kesmesi gerekenler kurbanlarını kesiyor.

Biliyorsunuz, hacc-ı temettû ve hacc-ı kıran yapanlar kurban keser. Hacc-ı ifrad yapanların kurban kesmesi, zengin olsa bile mecbur değildir; kesmeyebilir. Çünkü kurban kesmenin kendine göre zorlukları var. Bu kalabalıkta, kurban kesme yerlerine, mezbahanelere gidip gelmek, o işleri yapmak kolay olmuyor.

Kafile hâlinde gittiğimiz zaman kardeşlerimiz gibip, bizim namımıza kurbanları seçip, kesip bize de bazı etinden, budundan tadımlık getiriyorlar ama, kan-ter içinde kalıyorlar. İhramları filân kanlanıyor. Tabii kolay bir şey değil.

Kıran ve temettû haccı yapanlar, hem hac hem umreyi yaptıkları için şükran olarak kurban kesiyorlar. Kurban Bayramı oluyor.

Bu Kurban Bayramı'nda hatırlatılması gereken önemli şeyler nelerdir?

1. Kurban Bayramı arafe günü sabah namazından, dördüncü günü ikindi namazının sonuna kadar her vakit namazının arkasından tekbir getirilecek. Yâni namaz kıldığımız zaman ne yapıyorduk? Selâm verdikten sonra, "Allàhümme entes-selâm, ve minkes-selâm..." duasını okuyorduk. Hayır öyle yapılmayacak, tekbir getirilecek:

"--Allàhu ekber, Allahu ekber... Lâ ilâhe illallàhu vallàhu ekber... Allàhu ekber, ve lillâhil-hamd." denilecek.

Teşrık tekbirleri Kurban Bayramı'ndan bir gün önce, yâni Arafe günü sabahtan başlıyor. Kurban Bayramı günlerinin sonuncu gününü ikindinin kılınmasına kadar, vacib olan tekbirleri unutmayın! Bu önemli...

2. Kurban Bayramı ve Ramazan Bayramı müslümanların iki önemli bayramı. Bu bayramların sevaplarından istifade etmek lâzım. Sevapları kaçırmamak lâzım, aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!..

Peygamber SAS Efendimiz Hadis-i şeriflerinde buyurmuş ki: "Bir müslümanın bir müslümana üç günden fazla müddet dargın kalması helâl olmaz."

--Niye üç güne kadar müsade ediyor?

Eh işte biraz vaziyeti düşünsün, durumu muhakeme etsin, kim haklı kim haksız tefekkür etsin, kendisi haklıysa bile, "Affedersem sevabım çok olur." diye affı düşünsün. Haksızsa, suçunu anlayıp özür dilemeye karar versin. Üç günlük böyle bir düşünme, taşınma zamanı. Ama üç günden sonra, bu dargınlığı uzatmak doğru olmuyor.

Bayramlar barışma vesilesidir. Barış, dostluk, anlaşma ve birbirlerini tebrik etmek vesilesi olduğu için, bu bayramda dargınlar lütfen birbirlerini ziyaret etsinler! Küçükler büyükleri ziyaret etsin, eller öpülsün!.. Uzak diyarlardaysa telefon açılsın, tebrik gönderilsin! Tatlı sözlerle insanların arasının düzeltilmesine, bu bayram bir vesile kılınsın!

Biliyorsunuz, Peygamber SAS Efendimiz diyor ki:

(Feinne fesâdel-beyni hiyel-hâlika) "Kişilerin arasının bozulması, birbirlerine düşman olmaları, kızmaları, hayırları kökünden kazıyıp götüren bir felâkettir. Tıraş edip götüren, hayır bırakmayan bir felâkettir."

İnsanların sevmesi lâzım, birbirleriyle dostluk kurması lâzım!

(İnnemel-mü'minûne ihvetün) "Bütün müslümanlar, mü'minler birbirinin kardeşidir."

Zengini, fakiri, Arab'ı, Acem'i, esmeri, beyazı, zencisi, esiri, hürü, uzak doğulusu, yakın doğulusu, Amerika'daki, Kanada'daki her müslüman bir birbirinin dostudur. İlerlemiş veya geri kalmış, her ne olursa olsun, müslümanlar birbirinin kardeşleridir. Allah kardeş yapmıştır, ilâhî bir kardeşliktir. Ahirette de devam edecek. Kadeşliğin korunması çok önemli oluyor.

Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim'de cennetlerin müttakî kullarına hazırlandığını belirtirken:

(Uiddet lil-müttekìn) "Cennetler müttekì kulları için hazırlanmıştır, mükâfat olarak." (Ellezîne...) "O mü'min kullar ki..." diye o mü'minlerin vasıflarını sayarken şöyle buyuruyor:

(Ellezîne yünfikùne fis-serrâi ved-darrâ') "Sevinçli anlarında da, zararlı zamanlarında da, yâni zenginken de, fakirken de, her türlü hâl ü kârda yardım edilecek insanlara yardım ederler; infak ederler, sadaka verirler, hayır hasenât yaparlar."

Müttakî kulların vasfı budur. Yâni elması varsa, yarısını verir bir fakire, gönlünü alır.

Dürüş kazan, ye yedir

Bir gönül ele getir

Bin Kâ'be'den yeğrektir

Bir gönül imâreti

dediği gibi Yunus Emre'nin; gönül almaya, insan sevindirmeye, duasını kazanmaya çalışır.

(Yunfikùne) "İnfak ederler (fis-sarrâi ved-darrâ) darlık ve genişlik zamanında, zenginlikte, fakirlikte, sevinçliyken, dardayken infak ederler."

Mü'min kullar cömerttir. Müttakî kullar cömerttir, iyilikseverdir. Elindeki zenginliği, imkânları başkalarına ikram eder, Allah'ın rızasını kazanır.

Biliyorsunuz, hadis-i kudsîlerde geçiyor. Benim de çok hoşuma gider o rivâyetleri okudukça neşelenirim. Peygamber Efendimiz bildiriyor:

Yarın rûz-ı mahşerde Allah-u Teàlâ Hazretleri bir kuluna diyecekmiş ki:

"--Ben hastalandım, beni ziyaret etmedin!"

"--Tövbe yâ Rabbi! Sen âlemlerin Rabbisin, hastalanmazsın. Bu sözün mânâsı ne acaba?" diye soracakmış kul.

"--Benim sevdiğim bir kul hastalandı, sen onu ziyarete gitmedin. Eğer ziyarete gitseydin, sanki beni ziyaret etmiş gibi sevap kazanacaktın."

Bunun gibi:

"--Acıktım doyurmadın. Yâni bir fakir geldi, aç; onu doyursaydın beni doyurmuş gibi büyük mükâfat alacaktın." diye bildirmiş.

Demek ki Allah, kul sevindirmeyi çok sevdiğinden böyle anlatıyor. Böyle anlatıyor, böyle taltif ediyor iyilik yapanları. İyilik yapmaya vesileler arayalım ve ayetin burasından dersimizi alalım; bayram gününde tanıdıklarımıza, dostlarımıza ziyarete gittiğiniz zaman böyle güzel paketlerle, hediyelerle ikramlar, infaklar, hayırlar, sadakalar, bağışlar, hediyeler verelim! Çünkü: (Tehâdev tehabbû) "Hediyeleşin, hediyeden dolayı arada muhabbetler kuvvetlenir." buyruluyor.

Hediyeleşmek müslümanın şiârıdır. Cömertliğin de bir sonucudur. İnsan parasından biraz böyle hediye faslı ayırmalı, bütçesinden bir bölüm, hediyelik eşya fonu ayırmalı, güzel hediyeleri seçmeli, insanlara, dostlarına hediye etmeli; yadigâr olmalı!

Ben Medine-i Münevvere'de bir arkadaşımızın evinde kaldığımız zaman duvarda çok büyük, böyle bir buçuk veya iki metre boyunda güzel bir levha üzerinde, siyah zeminde madenî âyetel-kürsî gördüm. Güzel çerçeve...

"--Aman ne kadar güzel bir levha, ne kadar muhteşem... Odayı da çok güzel süslemiş. Duvara çok da yakışmış." dedim.

Güldü:

"--Bunu Hocamız hediye etti bana..." dedi.

Yâni Mehmed Zâhid Kotku Hocamız (Rh.A) misafir gittiği zaman, ona hediye olarak o muazzam levhayı vermiş. Kocaman bir hediye, çok para... Ama Hocamız verdi mi doyuracak şekilde verirdi. Hediyesi de çok güzel, ben de çok beğendim.

Demek ki, hediyeleşeceğiz.

Müttakì kulların bir vasfı:

(Ellezîne yunfikùne fis-serrâi ved-darrâ') Fakir de olsa, zengin de olsa verecek. Dedelerimiz bunu şöyle ifade etmişler:

"Çam sakızı, çoban armağanı."

 "Çam sakızı çoban armağanı" derler. Her ağaçta bulunduğu için ucuz bir şey, pahalı değil ama, o da bir hediyedir netice itibariyle.

İnsan uzak bir yere gittiğinde, evine dönerken hediyeyle dönmesini Peygamber Efendimiz tavsiye ediyor.

Müttakîlerin bir vasfı böyle hediye, infak, hayır, sadaka, cömertlik... İkincisi:

(Vel-kâzımînel-gayz) "Gayzını, kinini, kızgınlığını yutar müttakî kullar."

Yâni kızmış birisine, üfff, eline bir geçse parçalayacak. Ne kadar kızmış, sinirinden tir tir titriyor, çok fena kızmış. Neden? Öteki adam da çok kızdırmış, olmayacak şeyler yapmış, gel de kızma... Sen olsan sen de kızarsın, ben olsam ben de kızarım...

Ama müttakî kullar ne yaparlar?.. (Vel-kâzımînel-gayz) Gayzını, kinini, kızgınlığını, haklı da olsa yutar. Kini yok. Yâni adam hak etti ama, kızılacak gibi bir şeyler yaptı ama, kızdı, üzdü, kırdı, döktü vs. ne yaptıysa yaptı ama, o affediyor. Çünkü affetmeyi Allah çok seviyor. Kızgınlığını devam ettirmemek, nefsine hakim olmak, kızmamak çok önemli.

Peygamber SAS Efendimiz'e, ashabdan birisi (Rıdvânullahi aleyhim ecmaìn) gelmiş:

"--Yâ Rasûlallah, bana bir nasihatte bulun, tasiyede bulun!" diye nasihat istemiş.

Peygamber Efendimiz'e bazen gelirlerdi, böyle söylerledi: (Evsînî)

"-- Bana bir nasihat et, yâ Rasûllallah!"

Peygamber Efendimiz buyurmuş ki: (Lâ tağdab)

"--Kızma."

Üç defa sormuş. Yâni ikinci, üçüncü soruşlarının sebebi ne?.. Daha başka bir nasihat etsin filân diye. Her seferinde Peygamber Efendimiz:

"--(Lâ tağdab) Gazablanma, kızma! Yâni kızgınlığını yut, sakin bir insan ol!" buyurmuş.

Tabii bu biraz zor. Ben biraz asabîyim. Kendi kendime bakıyorum, asabiyim. İnsanın kızgınlığını, asabiyetini filân yutması kolay değil ama, mü'min mü'mine karşı şefkatli olacak. Akrabasına, dostuna, yakınına karşı, kendisine karşı hata işlemiş bile olsa, kızgınlığını yutacak. Müttakîlerin ikinci vasfı bu... İnfak eder, kızgınlığını yutar:

3. (Vel-âfîne anin-nâs) "İnsanların kendisine karşı hata, kusur işlemiş, suç işlemiş olanları da affeder bunlar." diye bildiriyor.

Demek ki affetmek de büyük bir sıfattır. Mütakkîlerin, cennetliklerin sıfatıdır. Onun için affedici olalım ve bu dargınlıkları bayramda izâle etmeye, bitirmeye başlayalım. Bir insan öteki insanla dargınken benim bu sözümü duydu, hadis-i şerifi okudu, dargınlıktan vazgeçmeye karar verdi. Öteki adamın yanına gitti, elini uzattı... Ötekisi de elini itti, yüzünü döndürdü, ağır sözler söyledi, barışmayı kabul etmedi. Ne olur?.. Barışma teşebbüsünü yapan bütün sevapları kazanır; reddeden bütün günahları, vebâli yüklenir, haramı işlemiş olur. Çünkü dargın kalmak haram. Haramda ısrarı yapan, cezasını çeker, belâsını bulur. Demek ki biz teşebbüsü yapalım, isterse karşı taraf reddetsin. Yâni:

"--O bizi reddeder, barışmaz, affetmez!"

Olsun, sen bir teşebbüsünü yap! Hediye götür, yumuşak konuş, yaparsa yapar. Yapmazsa sen vebalden kurtulmuş olursun.

Tabii dostları ziyaret edeceğiz, hediyeler vereceğiz. Dargın isek, dargın olduğumuz kimselerle barışacağız. Bildiğimiz dargınlar varsa, aralarını düzeltmeye aracı olacağız.

--Başka?..

4. Büyüklerimizin kabirlerini ziyaret edeceğiz, geçmişlerimizin kabirlerini ziyaret edeceğiz. Yâsin Sûresi okuyacağız. Diğer, Elhâkümüt-tekâsür'ü, onbir Kul huvallahu ehad'ı, Tebâreke Sûresi'ni ve sâireyi okuyacağız. Onların da ruhlarını şâd etmeye çalışacağız.

5. Aziz ve muhterem kardeşlerim! Müslümanların hepsinin iyiliğini isteyeceğiz. "Müslümanların dertleriyle, işleriyle, sıkıntılarıyla, sorunlarıyla ilgilenmeyen bizden değildir." diye Peygamber Efendimiz defterden siliyor, reddediyor. Müslümanların dertleriyle dertleneceğiz.

Meselâ bana telefon açtılar, Hollanda'dan buraya Mekke-i Mükerreme'ye. Otuz beş bin Somalili mültecî varmış. Otuz beş bin Somalili mültecî orda sığıntı durumdaymış. Ailelerin üçü-beşi bir evde kalıyormuş, dört-beş çocuklu her birisi... Çok zor şartlar altında yaşıyorlarmış. Bir camileri bile yokmuş. Bir cami almaları lâzım. Eh tabii yardımcı olmamız gerekiyor. Müslüman kardeşimiz.

Somali'ye biz asker gönderdik. Amerika, Birleşmiş Milletler gitti, geldi filân... Somali'nin durumu ne oldu? Yâni orası %99, %100 müslüman olan bir ülke, perişan bir ülke... Somali'yle ilgilenmemek olur mu? Bosna'yla ilgilenmemek olur mu? Çeçenistan'la ilgilenmemek olur mu? Makedonya'yla, Kosova'yla, Sancak'la ilgilenmemek olur mu?...

Bunlarla ilgilenmemiz lâzım. Ben, özellikle oralardan Türkiye'ye göç etmiş, kökeni orası olan kardeşlerime bu bayramda rica ediyorum lütfen kökenlerinin, dedelerinin yaşadığı yerlerde bulunan kardeşlerini unutmasınlar. Onlara yardımcı olsunlar, yardım elini uzatsınlar, yardım çarelerini düşünsünler.

Biz, Bosnalılar için bir dernek kurduk. Sonra Kuzey Irak'taki mazlumlar, mağdurlar için arkadaşlar bir dernek kursun dedik. Daha başka dernek kurma çalışmalarını teşvik ediyoruz. Uzak Doğu'daki İslâm ülkeleriyle ilişkiler güzelleşsin diye çalışıyoruz...

Demek ki müslümanlar, yâni burda vaazımı dinleyen siz kıymetli Akra dinleyicileri, şöyle bir soru soracaksınız kendinize:

"--Elimde bulunan imkânlarla, zenginliklerle, müktesebatla, şimdiye kadar öğrendiklerimle, sahip olduğum mevkii ve makam ile, bilgi ve görgü ile acaba yurt içindeki ve yurt dışındaki müslüman kardeşlerime neler yapabilirim? Ben burda bayram yapıyorum, mutluyum, saadet içindeyim. Elhamdü lillâh, Allah bana huzur içinde bayram yapmayı nasib etmiş ama; acaba aç, susuz, mazlum, mağdur, esir ne kadar müslüman var? Dünyanın neresinde, onların halleri nedir, ne olacak?.."

Lütfen öteki müslümanları da düşünün! Öteki müslümanların hallerini anlamaya çalışın! Onlara da yarım elini uzatmaya gayret edin! Gönlünüz onlarla olsun, aklınız onlarla olsun!

Lütfen yurtiçinden yurtdışına doğru genişleyelim! Lütfen ilgimizi yayalım. Çünkü İslâm cihan şumûl bir dindir. Tüm cihandaki bütün müslümanlar kardeşimizdir. Dar bir kafeste sıkıştırılmış bir aslan gibi olmamalıyız. Bütün müslümanlarla ilgilenmemeliyiz; ziyaret yapmalıyız, ticaret yapmalıyız, ilişkiler kurmalıyız. Dostluk dernekleri kurmalıyız... Bu İslâm kardeşliğini, müslümanların birbiriyle kardeş olduğunu lâfta bırakmamalıyız. Fiiliyatta yardım olmalı...

Ben şimdi uluslararası örgütlere bakıyorum: Çocukları yetiştirme örgütü, bilmem şu örgüt, bu örgüt... diye bizim de üye olduğumuz örgütlere bakıyorum. Ya Avrupalılar kurmuşlar, Amerikalılar takip ediyor. Kilise işin içinde, ön sırada koşturuyor filân... Bir bakıma üzülüyorum. Hayırları yapmak müslümana yakışır. Yâni bütün dünyaya hayrı, güzelliği, yardımı, mutluluğu yerleştirmeye çalışmak müslümanın görevi olmalı ve böyle yaptığımız zaman da görgümüz, bilgimiz artacak.

Ben bütün dünyayı dolaşarak çok değişik izlenimler aldım. İnsan Türkiye'de yaşadığımız zamandan çok daha güzel duygulara bürünüyor, hem de dünyayı gezdikçe insanın önüne büyük imkânlar açılıyor. Yâni biz Türkiye'de başımızı kuma sokan devekuşları gibi yaşıyoruz. Hâlbuki dünyanın nerelerinde nice imkânlar var, nice kazançlar var. Yapacağımız nice çalışmalar var, nice hizmetler var. Elde edeceğimiz nice menfaatler ve kârlar var. Millî menfaat, dinî menfaat, şahsî menfaat; her bakımdan, bilgi görgü bakımında çok istifade edeceğiz.

Onun için bu bayramda hepinizin tüm dünya müslümanlarıyla ilgilenmenizi, ilginizi genişletmenizi, himmetinizi yüksek tutmanızı, gayretinizi çoğaltmanızı, İslâm için daha çok çalışmanızı, müslümanların aziz olması için, mağduriyetten, mazlumiyetten, esaretten kurtulması için, insanca yaşama hallerine, şartlarına sahip olması için elinizden geleni yapmanızı rica edeceğim. Çünkü çepeçevre her yanımızdaki Müslümanlar çeşit çeşit sıkıntılar içinde.

Biz de elhamdülillâh mutlu bir ülkeyiz. Millî gelirimiz yüksek. İnsanımız daha görgülü. İnsanımız çok. Çok canlı bir milletiz. Genç insan sayısı fazla... Başka milletlerin yaş ortalaması çok yüksek olduğu hâlde, biz genç nesillerin çok olduğu dipdiri bir milletiz. İnşaallah önümüzdeki yıllarda daha güzel hizmetler yapacağız, daha ön plâna çıkacağız. Dünya üzerinde hayırların yapılması, şerlerin engellenmesi için daha güzel hizmetler yapma imkânımız olacak ama, bunun için kendimizi yetiştirmemiz lâzım, hazırlamamız lâzım! Çoluk çocuğumuzu buna göre yetiştirmemiz lâzım.

Bir dileğim de lütfen çocuklarınızın istikbâliyle ilgilenin. Onları uluslararası kıymetli birer insan olması, uluslararası hizmetler yapabilecek vasıflara sahip yüksek insan olması için; onları yabancı dil bilen, Arapça bilen, yabancı dil bilen, bilgisayar kullanmasını bilen görgülü, ileri, çağdaş, çağa hükmeden, çağı sürükleyen, insanlara önderlik yapabilecek vasıfta yetişmesine gayret edin. Peygamber Efendimiz SAS'in tavsiyesi bu. Çocuklarımız bizim çağımızın insan değildir. Kendi çağlarının, yâni önümüzdeki çağın insandır. Kendi çağımıza, kendi görgümüze değil, ilerdeki ihtiyaçlara göre onları yetiştirmeye gayret edelim.

Hepinize tekrar tebriklerimi sunuyorum. Çocuklarınız çok iyi yetişsin. Allah onların güzel günlerini görmeyi, o yönden de mutlu olmanızı, bayram etmenizi, çocuklarımıza nice bayramlar hazırlamamızı nasib eylesin...

Hepinize en iyi dileklerimi sunarım, dualarınız beklerim. Bayramlarınız mübarek olsun. Her şey gönlünüzce olsun. Allah dualarınızı kabul etsin. Dünya ve ahirette bahtiyar eylesin. Cennetiyle, cemâliyle cümlenizi müşerref eylesin...

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri!..

Esselâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü!..

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA