İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası

09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
Özel Gün Ve Geceler

09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası

31.03.2025
28 dk 16 sn

Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berakatuhû…

Sizlere selamlar sevgili Akra dinleyicileri.

Ramazan'ı yaşadık. Allah-u Teâlâ hazretleri tekrar tekrar, nice nice mübarek Ramazanlara erişmeyi nasip eylesin. Oruçlar tutuldu, Allah oruçlarımızı kabul eylesin. Teravih namazları kılındı, Kur'ân-ı Kerîm'ler okundu, hafızlar okudu, cemaat dinledi, hatimler indirildi, iftar yemekleri verildi… Nurlu, yaldızlı, pırıltılı, şaşaalı, kandillerle, tekbirlerle, tehlillerle çok güzel bir mânevî, mukaddes ay yaşandı.

Bu ayın sonunda Allahu Teâlâ hazretleri mü'minlere bir bayram ihsan eylemiş, Ramazan bayramı diyoruz. Müslümanların iki büyük bayramı var: Birisi Ramazan bayramı, birisi Kurban bayramı.

Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem hazretleri Medîne-i Münevvere'ye geldiği zaman Medine'nin ahalisi İranlıların, İranlı idarecilerin tesiri ile, o zaman Yemen İranlıların eline geçmişti, nevruz ve mihrigan-mihrican dediğimiz ilkbahar ve sonbahar bayramları kutlarlardı. Peygamber Efendimiz, bu kutlamalara -nevruz kutlamalarına- rastladı ve o zaman ne yaptıklarını sordu.

"Yâ Resûlullah! Bugün geldiği zaman biz atlara bineriz, kılıçlarla oyunlar, çeşitli şenlikler yaparız, bu bizim nevruz bayramıdır." dediler.

"Allahu Teâlâ hazretleri size bu bayramlar yerine iki mübarek bayram ihsan eyledi. Birisi Ramazan bayramı, birisi Kurban bayramı." buyurdu.

Demek ki tebdil ediyor. Peygamber Efendimiz eski âdetlerden bazısını daha güzel âdetlere tebdil etmiştir. Demek ki bayramları da tebdil eyledi. Ramazan ve Kurban bayramı. Arapça'da bayrama iyd derler. İyd, ayn ile ayn-ye-dal; iyd. Ramazan bayramına iydü'l-fıtr, fıtır bayramı derler, Kurban bayramına da iydü'l-adhâ derler. Fıtır, "iftar etmek" kelimesi ile aynı kökten geliyor. Artık müslümanlar Ramazan'daki gibi savm, siyâm, oruç tutma yapmıyorlar, günlük yemeklerini yiyorlar. Yemeğe de biliyorsunuz iftar deniliyordu. İydü'l-fıtr, artık yemeğin yenmesinin normal olarak başladığı, orucun bırakıldığı zamanın bayramı demek oluyor.

Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfi var. "Oruç tutan bir insanın iki sevinci vardır. Birisi akşamleyin önüne sofra konulduğu, oruç bittiği zaman bir sevinir." İşte yemeklere böyle iştaha ile besmele çekerek, dualar ederek başlar. Tatlı tatlı atıştırır, Allah'a hamd ü senâlar eder. "Bir de âhirette Allah'ın ikramına mazhar olduğu zaman bayram edecek." diye oruçtan dolayı iki sevinç olduğunu beyan ederken iftar etmenin bir sevinç vesilesi olduğun ifade buyurmuş sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz.

Hakikaten insan Ramazan ayını seviyor, orucu seviyor ama oruçta tabii bir sabır var, fedakârlık var. Sabır da biraz acı bir ilaç. İnsanın benzi sararıyor, gözleri süzülüyor, dermanı kesiliyor. Oruç tutuyor; akşama doğru böyle bir mecalsizlik, halsizlik durumu oluyor. Gözlerden belli, yüzden belli oluyor ama bunu severek yapıyor, "Allah rızası için, sevap" diye yapıyor Bu şeyi mü'min kendisi isteyerek yapıyor. Akşam iftar ederken sevindiği gibi Ramazan bittiği zaman da, bir tarafta "Allah'ın emretmiş olduğu otuz günlük oruç tutma tamamlandı, bu vazifeyi yaptım" diye bir sevinç oluyor. Yemekler ve şeyler yaşaksız. Serbest olmasından dolayı akşamki iftar gibi, Ramazan'dan sonra da o halden dolayı bir sevinç duyuyor. İftar edilen ayın başlangıcı olduğu için, oruç tutulmadığı için bu ayın, bu bayramın adına iydü'l-fıtr denmiş.

Adhâ da; udhiye kurbanlık demek, iydü'l-adhâ, yani kurbanlıkların kesilip Allah için hayırların yapıldığı zaman oluyor. O tabii iki ay on gün sonra gelecek. Hacıların haccetmek üzere gittikleri, Arafat'a çıktıkları, Müzdelife'ye, Mina'ya geldikleri zaman oluyor iydü'l-adhâ.

İki tane bayram müslümanlar için. Şimdi biz iydü'l-fıtr'dayız. Elhamdülillah, Allahu Teâlâ hazretlerine hamd ü senâlar olsun, bizi böyle bir mübarek, kendisinin ihsan ettiği, Resûlullah Efendimiz'in bize beyan ettiği bir bayrama kavuşturuyor.

Allahu Teâlâ hazretleri ibadetlerinizi kabul eylesin, önemli olan bu. Namazlar, oruçlar, zekâtlar, sadakalar, hayrât u hasenât, zikirler, Kur'an'lar makbul olsun. Allahu Teâlâ hazretleri böyle mübarek günlere, bayramlara, Ramazanlara, ibadetlere, taatlere tekrar tekrar eriştirsin. Sevdiklerinizle beraber bahtiyar eylesin cümlenizi…

Şimdi neden iyd denmiş diye bir soru var. Yani bayrama niçin Arapça'da iyd denmiş?

İyd kelimesi, avdet kelimesinden, -dönüp gelmek- çıktığına göre, niye bu o kökten isimlendirilmiş? İzah ediliyor ki;

Li-ennehû yu'îdullâhu ilâ ibâdihi'l-feraha ve's-surure fî-yevmi iydîhim. "Çünkü Allah bayram günlerinde kullarına sevinci, ferahı tekrar tekrar iade ediyor, avdet ettiriyor." Yani bu sene bitiyor, bir dahaki sene yine geliyor, ondan sonraki sene bir daha geliyor. Ferahı ve sürûru, sevinci, neşeyi tekrar tekrar getirdiği, iade ettiği, avdet ettirdiği için, yine yine getirdiği için bugünlere iyd denmiştir diye bir izah var. Başka bir izah var, o da güzel tabii.

Arapça'da insanın bir başkasına yaptığı bağışlara iyiliklere avâid derler.

Li-ennehû sümmiye iyden li-ennehû fîhi avâhidü'l-ihsâni minellâhi ve fevâidü'l-imtinâni minhü li'l-'abdi. "Bugün de Allahu Teâlâ hazretlerinin ihsanı, keremi, bağışları -avâidi- ve lütfunun çeşitli nimetleri kula geldiğinden ondan iyd denmiş." Avâid kelimesinden, ihsan kelimesinden geldiğini düşünmüş bazı insanlar. "Bugünde Allah ikram ediyor, kullarda O'nun ihsanlarına gark oluyor" onun için iyd denmiş diye izah edenler var.

Daha başka izahlar da var tabii.

Allahu Teâlâ hazretleri mü'minlere;

Sümmiye iyden li-ennehû yukâlu li'l-müminîne fîhi ûd'u ilâ menâzileküm mağfûran buyurur.

"Avdet etmek, tekrar tekrar gelmek kelimesinden iyd denmiştir. Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri mü'min kullarına buyuruyor ki; 'Evlerinize afv u mağfiret olunmuş, Allah'ın mükâfatını almış, mağfirete ermiş kullar olarak avdet edin, varın evlerinize, dönün gidin.' dediğinden dolayı, bu isim verilmiştir." deniliyor.

Tabii hepsi hoş, hepsi güzel hoş tevcihler, yönlendirmeler, hepsi güzel izahlar. Allahu Teâlâ hazretleri kullarını bugünde birçok lütuflara mazhar, sonuç günü bu.

Enes radıyallahu anh'den, Enes b. Mâlik radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş ki, Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyurmuşlar;

Leyletü'l-fıtrı yuveffillahu teâlâ ecra men sâme şehra ramadân.

"Fıtır gecesi olduğu zaman -bayram gecesi, fıtır gecesi iydü'l-fıtr'ın gecesi- Allah-u Teâlâ hazretleri Ramazan ayını oruçlu tutan kullarının ikramlarını öder."

Yuveffillahu teâlâ ecra men sâme şehra ramadân.

" O gecede Ramazan'daki ibadetlerin, taatlerin kullara ikramı, ihsanı, mükâfatı verilir."

Fe-ye'murullâhu teâlâ ğadâte'l-fıtri li-melâiketihî.

"Allahu Teâlâ hazretleri bu bayramın sabahının erken saatleri olduğu zaman meleklerine emir buyurur."

Fe-yehbitûne ile'l-ardı.

"Melekler yeryüzüne inerler."

Fe-yekumûne alâ efvahi's-sukeki ve câmii't-turuk.

"Sokakların ağızlarında, yolların kavşaklarında melekler dururlar."

Fe-yunâdûne bi-savtin yesma'uhû cemî'u'l-halâiki ille'l-inse ve'l-cin. "Seslenirler ama bu sesleri bütün mahlukât duyar da insanlar ve cinler duyamaz."

O meleklerin sesini öteki mahlukât duyar, insanlar ve cinler duymaz. Yaradılışları ona müsait değil. "O melekler 'yâ Ümmete Muhammed' derler."

Uhricû ilâ rabbikum azze ve celle. "Rabbinizin huzuruna çıkın ey Ümmet-i Muhammed!"

Yakbelu'l-kalîle ve yu'ti'l-cezîl.

"Silere müjdeler olsun! Allah az ameli kabul etti, kabul ediyor ve size çok mükâfat veriyor." Cezîl çok demek, kalîl az demek.

Yakbelu'l-kalîl.

"Kulun az ibadetini kabul ediyor." Ve yu'ti'l-cezîl. "Çok [mükâfat] veriyor."

Diyecek ki şimdi [insan], " Oruç tuttuk, az mı? Teravih namazı kıldık, az mı?"

E tabii az. Netice itibariyle Allah'ın verdiği mükâfatlara göre çok değil. Bir insanı en basit, en aşağı ücretle bir işçiyi tutuyorsun, zavallı adamcağız güneşin altında sabahtan akşama kadar balyoz sallıyor, kazma sallıyor, kürek sallıyor, uğraşıyor, didiniyor, alnından terler fışkırıyor, yoruluyor, beli ağrıyor, akşamleyin bir yevmiye veriyorsun. Ama Allah-u Teâlâ hazretleri, bu kulların Ramazan'daki ibadetlerine nice nice nice büyük mükâfatlar veriyor. Azı kabul ettiğin zaman çok veriyor Mevlâ.

Yakbelu'l-kalîl ve yu'ti'l-cezîl ve yağfiru'z-zenbe'l-azîm.

"Nice nice ulu, büyük günahları afv u mağfiret ediyor."

Fe-iza berazû ilâ musallâhum ve sallû ve de'av lem yeda' lehümü'r-rabbu tebâreke ve teâlâ hâceten illâ kadâhâ.

"Onlar bayram namazı kıldıkları yerlere vardıkları, namazı kılıp da dualar ettikleri zaman Allahu Teâlâ ve Tebâreke hazretleri artık onların hâcetleri, dileklerini hepsini kaza eder. Kaza etmedik bir hâcet bırakmaz, hepsini ihsan eder."

Ve lâ suâlen illâ ecâbehû.

"İstedikleri her şeye icabet buyurup istediklerini verir."

Ve lâ zenben illâ ğaferahû.

"Hiçbir günah bırakmaz, hepsini afv u mağfiret eder."

Fe-yensarifûne mağfiren lehüm.

"Ve böylece bayram namazından sonra afv u mağfiret olunmuş olarak evlerine dönerler." Ne güzel, bu müjdeler ne kadar güzel!..

Tabii Kur'ân-ı Kerîm'de bu hususta bazı işaretler var, onları da müsaade ederseniz anlatmak istiyorum.

Allahu Teâlâ hazretleri Âlâ Suresinde buyuruyor ki;

Kad efleha men tezekkâ ve zekera's-me rabbihî fe-salla.

Kad efleha men tezekkâ.

"Tezekkî edenler muhakkak ki felah buldular."

Felah ne demek? Tezekkî ne demek?

Felah iki türlüdür: Felah bulmak; selamete ermek, kurtulmak demek.

Nasıl olur bu?

İki türlü olur. Birisi, en önemlisi;

Ehadühümâ el-fevzü bi'l-cenneti ve'n-necâtü mine'n-nîrân.

"Cehennem ateşlerine düşmekten kurtulup, Allah'ın azabından kurtulup cennete girmek, cennete nâil olmaktır bir felah." Bu âhirette -fi'l ukbâ- olacak.

Ve mine'l-âfâti ve'l-beliyyâti fi'd-dünya. "Dünyada da belalardan, âfetlerden felah bulmaktır." Felah, dünyevî de olur. Asıl olanı, önemli olanı uhrevîdir. Uhrevî de olur. Dünyada âfetlerden, belalardan felah bulmak, âhirette cehennemden kurtulup cennete girmektir.

 

Müslümanlar "felah" buldular.

Kad efleha.

"Felah buldu."

Men tezekkâ.

"Tezekkî edenler."

Tezekkâ ne demek? Tezekkî etmek ne demek?

Bu kelime, zekât kelimesinden geliyor. Keskin ze ile. O da temizlenmek demek. Maldan ayrılıp, fukaraya verilen paraya da zekât denmiş. Çünkü maldan o para ayrılıp fukaraya verilince fakirin hakkı yerine verilmiş oluyor. Zenginin kesesinde gasp edilmiş olarak kalmamış oluyor; mal temiz olmuş oluyor. Zekâtı vermese zenginin malı pis olacak. İçinde başkasının hakkı gasp edilmiş olarak durduğu için mal pis olacak. Malın temizlenmesi, onun verilmesi ile olduğundan bu verilen sadakaya, yani farz olan sadakaya, maldan ve mülkten verilen sadakaya zekât denmesi; malı temizlediği için, tertemiz, mânevî bakımdan haksız, hukuksuz, gasıpsız, güzel, temiz, helal mal olduğundan dolayıdır. İşte tezekkâ yapan, tezekkî eden, böyle temizlenen demek.

Ama bu tezekki'den maksat nedir?

İbn Abbas radıyallahu anhümâ buyurmuş ki;

Men tetahhare mine'ş-şirki bi'l-îmân. "İmana sahip olmak sûretiyle şirkten kendisini temizlemiş olan felah buldu." demektir. Buradaki tezekkîden, temizlenmekten maksat imanlı olmak, küfürde kalmamak, şirkte kalmamak demiş.

Hasen-i Basrî rahimehullah da,

Men kâne sâlihan ve amelihu zâkiyen nâmiyah.

"Tezekkâdan maksat; kendisi salih olup işlediği ibadet, taat ve harekât u sekenâtı da temiz ve güzel olan demek." demiş.

Ebû'l Ahvas;

Zekâte'l-emvâli küllihâ.

"Malların verilen zekâtını kastediyor." diye düşünmüş.

Katâde ve Atâ rahimehumallah da;

Erâde bihî zekâte'l-fıtri lâ ğayr. "Başkası değil, sadece bayram günü verilen fıtır sadakası kastedilmiştir." diyorlar.

O zaman âyet bu bayramla ilgili olmuş oluyor. Sadaka-i fıtır, bu âyet-i kerîmede işaret bulunmuş oluyor. Oruç tuttu, Ramazan'ı ihyâ etti, fakire de hakkı olan sadaka-i fıtrı veren artık felah buldu mânasına gelir diye izah etmişler.

Sonra;

Men tezekkâ ve zekera's-me rabbihî fe-sallâ.

"Rabbinin ismini zikreden ve salât eyleyen de felah buldu." birinciye bağlanan ikinci cümlede de;

Ve zekera's-me rabbihî fe-sallâ diye geçiyor. Abdullah ibni Abbas radiyallahu anhuma burada;

Ma'nâhu men vahhadallâhe teâlâ ve salle's-salavâti'l-hams

"Kim 'Allah birdir, lâ ilâhe illallah' demişse, çeşitli zikirlerle Allah'ı zikredip beş vakit namazı kılmışsa o felah bulmuştur." demek diye düşünmüş.

Ebû Saîd el-Hudrî radıyallahu anh de "Zekera's-me rabbihî" den maksat bayram günüdür. Allahu ekber, Allahu ekber deniliyor, tekbirdir.

Ve sallâ ya'nî harace ile'l-'iydi.

"Bayram namazı kılmaya gitmektir." diye izah etmiş.

Demek ki âyetin kelimeleri mücmel olduğu için, mufassal izahlarını alimler tefsirlerinde çeşitli fikirler ileri sürmüşler. Ama bu âyetlerin bu fıtır bayramı ile ilgili olduğunu söyleyen âlimler olduğunu böylece öğrenmiş oluyoruz.

İbn Abbas radıyallahu anhümâ diyor ki;

Leyletü'l-fıtri sümmiyet leyletü'l-câizeh.

"Yani bağış gecesi diye adlandırılır." deniliyor. Allahu Teâlâ hazretleri kullarına bu gecede bağışta bulunuyor.

Şimdi bu zekâtü'l-fıtır -sadaka-i fıtır- dediğimiz şey biliyorsunuz Ramazan bayramında ahâli daha namazdan dağılmadan önce fukaraya verilecek. O da bayramını rahatlıkla yapabilecek, çoluk çocuğu ile rahat edecek. Onun için bayram namazından önce vermek lazım, ondan sonraya verilirse kıymeti kaçar.

O bakımdan Ramazan'ın bu sonlarında size, sadaka-i fıtırlarınızı da vermenizi hatırlatmak istiyorum. Çünkü sadaka-i fıtır oruçlunun orucunun tamam olması için gereklidir. Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu sadaka-i fıtır vermeyi ümmetine emretmiş.

Tahâreten li-sâim. "Oruçlunun temizlenmesi için." Mine'r-refesi. "Yani yalan yanlış sözlerinden, ufak tefek hatalarından temizlenmesi için bunu emretmiş." Sanki zorlamış olmuş oluyor. Böyle oruç tutarken yapmaması gereken bazı noksanlıklar, bazı hatalar, bazı kusurlar varsa, şüpheli yemekler varsa, bazı gözüne sahip olamama durumları varsa;

Cu'iletü'l-fıtratü mükeffiraten lehâ. "İşte bu gibi şeylere sadaka-i fıtır affettirici keffâret olarak tavsiye edilmiş."

Ve mütemmimeten li's-sıyâm.

"Orucu da tamamlayıcı bir şey kılınmış."

Bir insan sadaka-i fıtır vermezse oruçlar havada durur, kabul olmaz. Sadaka-ı fıtrı da vermesi lazım diye rivayetler olduğu için bizim de Ramazan'ın bayram namazını kılarken, dışarıya çıkmadan ondan önce yapmamız gereken şey sadaka-i fıtırı vermek idi. O hayrı da inşaallah yapmışsınızdır, böylece her şeyiyle eksiksiz olarak Ramazan'da Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in tavsiye etmiş olduğu işler yapılmış olacak.

Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden sizlere hatırlatmak istediğim bir husus daha var.

Ramazan bayramında oruç tutulmaz, haram olan günlerdendir. Ramazan'ın ilk gününde oruç tutulmaz, çünkü bayramdır, fıtır bayramıdır. İftar etmek, yemek yememek bayramıdır, oruç tutulmaz. Biliyorsunuz Ramazan'ın birinci günü Şevval'dir. Ramazandan sonra gelen ay, Şevval'in biridir. Peygamber sallalahu aleyhi ve sellem Efendimiz sitte-i şevval denilen -Şevval'de tutulan altı gün oruç- diye bir oruç tavsiye ediyor. Altı gün Şevval orucunu da tutması lazım müslümanların. Bu da bayramdan sonra olacak. İsterse peş peşe, ard arda; bir, iki, üç, dört, beş, altı, bu altı gün orucunu tutar, isterse pazartesi perşembe günleri tutar, öyle tamamlar, aralıklı aralıklı. Nasıl tamamlarsa... Şevval ayı çıkmadan altı gün orucunu tutarsa, o da Peygamber Efendimiz'in diğer bir tavsiyesini yerine getirmiş olacak.

Biliyorsunuz, Allahu Teâlâ hazretleri bir iyiliği en aşağı on misli ile karşılıyor. Ramazan 30 gün, 29 gün, neyse.. Müslüman onu tutunca, otuzun on misli fazlası üçyüz eder. Altı gün şevval orucunu da tutarsa altı gün, on misli altmış eder. Üçyüz altmış kadar ediyor. Böylece sanki bütün sene oruç tutmuş gibi sevap kazanmış oluyor.

Ramazan'dan sonra orucu unutmayın. Oruç, Allah'ın çok sevdiği bir ibadettir.

Ramazan'dan sonra hangi oruçlar tutulabilir?

Bir bu Şevval'deki altı gün orucu.

Başka?

Her hafta pazartesi perşembe oruçları; Efendimiz kendisi çok tutardı.

Üç; her Arabî ayın başında, ortasında, sonunda, ya da ak günleri dediğimiz; 13'ü, 14'ü, 15'inde... Arabî ayların takvimine bakacaksınız; 13, 14 15'inde "eyyâm-ı biyz oruçları" tutulur. Bu da çok sevaptır, bunu da tavsiye ederiz.

 

Arabî ayları takip edin, onu mehtaptan da anlayabilirsiniz. Mehtap görünmeye, ay büyük olmaya başladığı zaman takip edin. Arabî ayın 13'ü oldu mu, 14'ü oldu mu, 15'i oldu mu Efendimiz o günlerin gündüzlerinde oruç tutardı. Âdem atamız aleyhisselam'dan kaldığı rivayet edilen bir oruçtur. Âdem atamız o oruçları tutmuş. Aklanmış, paklanmış, bembeyaz olmuş diye rivayet ediliyor.

Onun için Ramazan'da alıştığımız oruç ibadetini, tanıştığınız güzel oruç ibadetini Ramazan'dan sonra da böyle bu şekillerle Arabî ayların 13'ü, 14'ü, 15'inde, başında, ortasında, sonunda tutarak, her hafta pazartesi perşembe oruçlarını tutarak…

Bazı aylara mahsus özel oruçlar var, mesela Zilhicce'nin -hacıların hacca gittiği ayın- ilk dokuz günü orucu var, Kurban bayramına kadar olan oruç. Hele arefe günü orucu, kurban bayramı arefesi orucu çok sevaplıdır. Hacca gitmeyenler için, evlerinde, köylerinde, memleketlerinde olanlar için hem geçmiş senenin günahlarının silinmesine sebep oluyor, hem de gelecek seneye şâmil oluyor. Demek ki gelecek sene de günah işlememesine vesile oluyr. Onun için o orucu da kaçırmamalı. Muharrem'in, dokuzunda, onunda, on birinde oruç tutmak vardır. Receb'te, Şaban'da Efendimiz çok oruç tutardı. Oruç ibadetini bırakmayın. Zaman zaman oruç tutarak nefsinizin Ramazan'da kazandığı güzel melekeleri, kabiliyetleri canlı bulundurmaya gayret edin.

Allahu Teâlâ hazretleri bayramlarınızı mübarek eylesin. Sizi dünyada âhirette mutlu eylesin. Sevdiklerinizle beraber iyi günler göstersin, iyi olaylarla karşılaştırsın. Helal rızıklar, temiz kazançlar, bol kazançlar ihsan eylesin. Ülkelerimize şenlikler, esenlikler, mutluluklar, rahatlıklar, huzurlar, devletler, saadetler, selametler ihsan eylesin. Ümmet-i Muhammed'e umumen rahmeylesin. Bu mutlu günde hastalarımıza acilen şifalar dileriz. Rabbimizin rahmetinden, Şâfi ismi hürmetine hastalarımıza âcilen, dâimen, kâmilen şifalar ihsan eylesin. Dertlilerimizin dertlerine çareler ihsan eylesin. Hapiste olanları hapisten kurtarsın. Borçlu olanların borçlarını ödemelerini nasip eylesin. Gönüllerinde muratları, dilekleri, istekleri olanlara isteklerini, muratlarını, dileklerini bahşeylesin; gönüllerini hoş eylesin, muratlarına nâil eylesin. Sıhhat, âfiyet ve saadet ve selametle uzun yıllar yaşayıp, Ümmet-i Muhammed'e de güzel hizmetler eyleyip, Rabbimizin huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varmayı nasip eylesin.

Tabi daha söylenecek çok sözler var ama bir tanesini söyleyeyim hiç olmazsa, Hz. Ali Efendimiz'le ilgili olduğu zaman dayanamıyorum rivayetlere.

Enne raculen dehale alâ aliyyin radıyallahu anh ve kerremallahu vechehû. Hz. Ali Efendimiz'in yanına bir bayram günü bir adamcağız girmiş." Fî-yevme 'iydin ve hüve ye'külü hubze'l-huşkâr. "Çok basit bir katıksız ekmek yerken Hz. Ali Efendimiz bayram gününde, onun karşısına çıkınca demiş ki: Fekâle lehû el-yevme yevmü 'iydün ve ente te'külü'l-hubze'l-huşkâr. Yani, "Ey Allah'ın arslanı, ey Emira'l-mü'minîn! Bugün bayram günü de sen yine böyle basit, haşin yemekler yiyorsun." demiş.

(Hz. Ali Efendimiz'in sözünü naklediyim de onunla sohbetimiz bitsin.)

Fe-kâle el-yevmü iydün li-men kubile savmuhû.

"Bu bayram günüdür ama kim için? Orucu kabul olunan kimse içindir."

Li-men kubile savmuhû.

"Orucu kabul olana bayramdır."

Ve şükira sa'yuhû.

"Yaptığı faaliyetler, ibadetler meşkûr olan."

Ve ğufira zenbühû.

"Günahları bağışlanan kimse içindir." demiş. Eğer böyle olursa;

El-yevmü lenâ 'iydün.

"Bugün bizim için bayramdır."

Ve ğaden lenâ 'iydün.

"Yarın bizim için bayramdır."

Ve küllü yevmin lâ na'sıllâhe fîhi fe-hüve lena 'iydün.

"İsyan etmediğimiz her gün bizim için bayramdır." demiş.

Evet, burada çok mühim bir şeyi Hz. Ali Efendimiz'in bu menkıbesinin arkasından hatırlatayım. Biliyorsunuz, Ramazan'daki güzel âdetleri, ibadetleri Ramazan'dan sonra bir tarafa koymamak, rafa kaldırmamak lazım. Öyle olursa fena. İnsan Ramazan'daki güzel hallerini Ramazan'dan sonra kaybederse çok kötü çünkü Ramazan'daki ibadetlerinin kabul olmama alâmetidir bu.

Sevgili dinleyiciler;

Aman Ramazan'daki halinizi korumaya dikkat edin. Allah korumayı nasip etsin. Ramazan'dan sonra iyi halleri bırakıp kötü hallere düşürmesin, çamura batırmasın, yoldan çıkartmasın, yanlış işler yaptırtmasın. Tevfîkini refîk eylesin. Yolunda dâim eylesin. Sevdiği kul eylesin. İzzetten sonra zillete, kabulden sonra redde uğratmasın. Hidayetten sonra dalâlete düşürmesin. Daima sevdiği kul olarak yaşamayı nasip eylesin. Marifetullaha erdirsin. Aşkullahı, muhabbetullahı gönlünüze yerleştirsin ki, aslolan enerji kaynağı o. Mârifetullah, muhabbetullah gönlünüze yerleşsin. Allah'ın âşıkları olarak, Allah'ı seven kimseler olarak, cefâkeş, vefakâr, sadâkatli kullar olarak yaşamayı nasip eylesin.

Hepinize tebriklerimi sunarım, dualarınızı beklerim.

Allah hepinizden razı olsun.

 

Es-selamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu...

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA