İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Akşam20:32 Yatsı22:18 İmsak03:35 Güneş05:29 İşrak06:11 Öğle13:06 İkindi17:04
Hava - Hava durumuAçık 20°C Nem %52
Türkçe
19 Zilka'de 1445 27 Mayıs 2024 Pazartesi
19 Zilka'de 1445
İkindi
17:04
Akşam
20:32
Yatsı
22:18
İmsak
03:35
Güneş
05:29
İşrak
06:11
Öğle
13:06
Giriş Yap

Çölyak ile mücadele yolları

13.05.2023    |

Çölyak hastalığı, buğday, arpa, çavdar gibi tahıllarda bulunan gluten isimli proteine karşı duyarlılık sonucu otoimmün gelişen bir hastalık. 

Gluten buğday tanelerinin ana depolama proteini olarak tanımlabilir. Çölyaklı bireyler bu proteini sindiremez. Glutene karşı alerjisi olan kişilerde gluten bağırsaktaki villuslara zarar verir ve vücut için gerekli olan besin öğeleri ince bağırsaktan emilemez.

Dt. Dilara Koçak, "Hastalık bazı bireylerde yıllarca hiç belirti vermez veya çok hafif seyredebilir, öyle ki birey bu durumu uzun süre fark etmeyebilir. Bazı bireylerde ise tam tersi durum söz konusudur. Özellikle karın ağrısı, karında şişlik, ishal, huzursuzluk, iştahsızlık ve enfeksiyonlarda artış görülebilir." diyor.

Glutensiz beslenme

Tedavide gluten içeren tüm ürünlerin diyetten çıkarılması yani eliminasyonu gerekir. Ekmek, makarna, bisküvi, kek, kraker, pasta, irmik, birçok tahıl gevreği gluten içerir. Bu nedenle buğday, çavdar, arpa ve bu tahıllarla yapılan her türlü besin diyetten çıkarılır. Glutenin diyetten çıkarılması ile hastalığın belirtilerinde kısa süre içinde gerileme gözlenir. Pirinç, karabuğday, darı glutensiz alternatiflere örnek verilebilir. Çölyaklı bireyler bu alternatiflerden yapılan unlar veya baklagil unlarını da tüketebilir.

Yapılan çalışmalar çölyak hastalarının yüzde 20-38’inin kalori/protein, diyet lifi, bazı mineraller ve vitaminler gibi besin ögesi eksiklerine sahip olduğunu gösteriyor. Bu nedenle medikal bir tedavi olarak glutensiz beslenmesi gereken bireylerin, hekim kontrolünde kan değerleri düzenli olarak kontrol edilmeli, doğru takviyeler ve doğru beslenme önerileri ile desteklenmesi gerekiyor.

Burada etiket okumanın önemi ortaya çıkıyor. Günümüzde market raflarında pek çok glutensiz alternatife rastlamak mümkün. Fakat iyi bir gıda okuryazarı olmanız kıymetli. Çünkü glutensiz yiyeceklere çiğnenebilirlik, kıvam ve lezzetini korumak için yağ ve şeker eklemesi yapılabiliyor. Bu durumda besinlerin kalori içeriği yükseliyor, lif içeriği ve besleyiciliği azalıyor ve dolayısıyla bağırsaklarımızdaki dost bakterilerimize de zarar verebiliyor. Aynı zamanda emülgatör, kıvam arttırıcı gibi pek çok katkı koruyucu eklenebiliyor.

Yapmanız gereken glutensiz alternatif tercih ediyorsanız içindekiler kısmını detaylıca incelemek. Katkı koruyucu, renklendirici içermeyen, yüksek lif içeren alternatifler tercihiniz olsun.