İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Güneş05:30 İşrak06:12 Öğle13:06 İkindi17:04 Akşam20:31 Yatsı22:15 İmsak03:38
Hava - Hava durumuÇok Bulutlu 17°C Nem %83
Türkçe
17 Zilka'de 1445 25 Mayıs 2024 Cumartesi
17 Zilka'de 1445
Güneş
05:30
İşrak
06:12
Öğle
13:06
İkindi
17:04
Akşam
20:31
Yatsı
22:15
İmsak
03:38
Giriş Yap

HZ. İSHAK (AS.)

17.04.2024    |

Doğmadan, doğumu müjdelenen bir peygamberdi. İsminin anlamı da “sevinçle güldüren” demekti. Onu da Allah İbrahim’e (As.) yaşlılık çağında vermişti.

Nitelikleri şöyleydi:

Sâlihlerdendi. (Enbiya 21/72 ) Hidayete erdirilenlerdendi. (En’am 6/84) Bereket verilenlerdendi. (Saffat 37/113) Anlayış ve kavrayışı güçlü, seçkin kişilerdendi; “Ey Muhammed! Güçlü ve anlayışlı olan kullarımızdan İbrahim, İshak ve Ya’kub’u da an! Biz onları ahiret yurdunu düşünen, içten bağlı kimseler kıldık. Doğrusu onlar, katımızda seçkin, iyi kimselerdendirler.” (Sad 38/45-47)

Bilgindi. Bilginliği Kur’ân’da şöyle bildirildi: “Melekler, İbrahim’i çok bilgin bir oğul ile müjdelediler.” (Zâriyât51/28)

İshak’ın (As.) hayatında, doğumu kadar, doğumundan önceki olaylar da önemliydi. Şöyle cereyan etti:

Annesi

İshak’ın (As.) doğumu, İbrahim’in (As.) ateşten kurtulup Şam’a göç etmesinden epeyce sonradır. (Meryem 19/49) Annesi Sâre’dir.

Sâre, İbrahim’in (As.) ilk eşidir. Dinine ve eşine çok bağlı, inancı çok sağlam bir hanımdı... İbrahim (As.) eşi Sâre ile birlikte yolculuk etmiş, bir şehre gelmişti. O şehirde zâlim ve zorba bir hükümdar vardı. Hükümdara; “İbrahim çok güzel bir kadınla şehrimize geldi” dediler. İbrahim’i (As.) hükümdarın huzuruna getirdiler. Hükümdar sordu: –Ey İbrahim! Yanındaki kadın neyindir? İbrahim : –Hemşiremdir. Sonra İbrahim (As.) Sâre’nin yanına geldi. –Sakın sözümü yalan çıkarma. Ben bunlara seni kız kardeşim diye bildirdim. Allah’a yemin ederim ki bu yerde benden ve senden başka bizim dinimize inanan hiç kimse yoktur.

Sâre saraya varınca; hükümdar, Sâre’ye sahip olmak istedi. Sâre abdest aldı. Namaz kıldı. Allah’a şöyle yalvardı; Ya Rab!.. Ben sana ve senin peygamberine îman ettimse, ben kadınlığımı bildimse, eşimden başkasına çiğnetmedimse, benim üzerime şu kâfiri mûsâllat etme. Hükümdarın derhal nefesi daraldı. Sar’alandı. Nefes alamadı. Yere yuvarlandı. Debelenmeye başladı.

Sâre: –Allahım! Bu herif ölürse, bunu bu kadın öldürdü derler, diye endişe duydu. Hükümdar sar’adan kurtuldu. Tekrar Sâre’ye hücumda bulundu. Sâre aynı dua ile Allah’a sığındı. Adam yine kendinden geçti, yere yığıldı; debelenmeye başladı. Sâre tekrar endişelendi. Herif iyileşti, eski haline döndü. Adamlarına şöyle seslendi: –Siz bana insan değil, gerçekten bir şeytan göndermişsiniz. Bunu İbrahim’e geri gönderiniz. Hacer’i de Sâre’ye veriniz. Sâre, Hacer ile birlikte İbrahim’e (As.) geldi. Olanları hikâye etti. Sonra; –Anladın mı eşim, Allah kâfiri zelil etti, bu câriyeyi de bize hizmetçi verdi, dedi.

Sâre güzel huylu ve temiz soylu Hacer’den pek memnun kalmıştı. Kendisinin bu yaşa kadar çocuğu olmamıştı. Hacer’i cariyelikten kurtardı. İbrahim’e (As.) eş yaptı. Kadınların uzun etek giymesi, Hacer’den kaldı. Çünkü o, Sâre’yi üzmemek ve kıskandırmamak için uzun etek giyer, güzelliğini gizlerdi.

Yıllar geçti… İbrahim (As.) ile Sâre ihtiyarlık çağına erdi. İbrahim (As.), Hacer’le ondan olan oğlu İsmail’i (As.) Mekke’ye yerleştirmişti. Kendisi Sâre ile Filistin’de idi. Bir gün, Sâre’nin doğuracağı, İshak’ın (As.) doğacağı bildirildi.

Olay Kur’ân’da şöyle ifâde edildi: Güldüren Müjde “And olsun ki, elçilerimiz müjde ile İbrahim’e geldiler. –Selâm sana! dediler. İbrahim: –Size de selâm! dedi. Hemen kızartılmış bir buzağıyı getirdi. (Hûd 11/69. Bk. ez-Zâriyât 51/24-26; el-Hicr 15/52)

Önlerine koydu. –Yemez misiniz? dedi.” (Zâriyât 51/27)

Çünkü İbrahim (As.) cömertti. Misafirperverdi. Misafirlerine ikram etmede gecikmezdi. Bu, onun âdetiydi. Değişmezdi. “O, ellerini getirdiği yemeğe uzatmadıklarını görünce, durumlarını beğenmedi ve içine korku düştü. (Hûd 11/70; ez-Zâriyât 51/28)

–Doğrusu biz sizden korkuyoruz, dedi.” (Hicr 15/52)

Gelen elçiler, görevli melektiler. “Melekler de; –Korkma! Gerçekten biz sana bilgin bir oğul müjdeliyoruz." (Hicr 15/53. Bk. ez-Zâriyât 51/28; es-Saffat37/112; el-Ankebut 29/31)

İbrahim (As.): –Ben kocamışken bana müjde mi veriyorsunuz? Neye dayanarak müjdeliyorsunuz? –Seni gerçekten müjdeliyoruz. Umutsuzlardan olma. İbrahim (As.): –Sapıklardan başka kim, Rabbinin rahmetinden umudunu keser?” dedi...  (Hicr 15/54-56)

Şaşkınlık sırası Sâre’ye geldi. “İbrahim’in hanımı (Sâre) hizmette bulunurken bu söylenenleri duyunca güldü. Biz de ona İshak’ı ve İshakın arkasından da torunu Ya’kub’u müjdeledik. (Hûd 11/71)

Bunun üzerine İbrahim’in hanımı bir çığlık attı. Elini yüzüne çarptı.” (Zâriyât51/29)

 –Ay! ben mi doğuracağım? Ben ihtiyar (kısır) bir kadın, kocam da ihtiyar olmuşken nasıl doğurabilirim? Doğrusu bu, şaşılacak bir şey!... dedi. (Hûd 11/72) Melekler: –Ey evin hanımı! Allah’ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah’ın emrine şaşarsın? O, övülmeye lâyıktır, yücelerin yücesidir. (Hûd 11/73)

İş sana dediğimiz gibidir. Bunu Rabbin buyurdu. Şüphesiz ki O, her işi hikmetle yapandır ve her işi en iyi bilendir" dediler. (Zâriyât 51/30)

Peygamberliği

İş, Allah’ın buyurduğu gibi oldu. İshak doğdu, büyüdü. Babası İbrahim’in (As.) vefatından sonra İsmail’in (As.) Hicaz’da peygamberlik yaptığı yıllarda, O da Filistin topraklarında tevhid mücadelesi veriyordu. Peygamber olmuştu. (Meryem 19/49; Saffât37/112; En’âm 6/84)

Öteki peygamberler gibi Allah’dan vahiy aldı. “Biz İbrahim’e, İsmail ve İshak’a da vahyettik.” (Nisa 4/163)

Peygamberliğinde, Benî İsrail peygamberlerinin ceddi olduğunda şüphe bulunmayan İshak’ın (As.) tevhid mücadelesi, Kur’ân’da anlatılmamıştı.

Ancak şöyle bir ışık tutulmuştu: “Onları buyruğumuz altında insanları doğru yola götüren önderler yaptık. Onlara iyi işler yapmayı, namaz kılmayı, zekât vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdi.” (Enbiya 21/73)

İshak (As.), tevhid dinini yaymak için durmadan çalıştı. Ömrü bu uğurda geçti. Bir gün o da ecel şerbetini içti. Fakat tevhid mücadelesi onunla da bitmedi...

Sallallahu aleyhi ve sellem

­

 

 

 

Kabe
Canlı Yayın
Şuan canlı Yayın
Hatm-i Şerif - Ahmed el Acemi
AKRA CANLI
 / 
close icon close icon
AKRA CANLI
Hatm-i Şerif - Ahmed el Acemi
Hatm-i Şerif - Ahmed el Acemi Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close