İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Bakara (146) Hicr (2 -3) Doğru İnancın Önemi

Bakara (146) Hicr (2 -3) Doğru İnancın Önemi
Tefsir Sohbetleri

Bakara (146) Hicr (2 -3) Doğru İnancın Önemi

24.04.2025
19 dk 44 sn

Bismillâhirrahmânirrahîm.

Elhamdülillahi hakka hamdihî ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi-ihsânin ecmaîn.

Emma bad.

Aziz ve muhterem kardeşlerim;

Allah-u Teâlâ hazretleri Kur’ân-ı Kerîm’in 14. cüzündeki Hicr sûresinin ikinci âyet-i kerîmesinde buyuruyor ki:

[1]رُبَمَا يَوَدُّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَوْ كَانُوا مُسْلِم۪ينَ

Zaman zaman veyahut öyle zamanlar olur ki; müslüman olmayanlar, imanı kabul etmeyenler, Allah’ın davetine icabet etmeyenler, imana gelmeyenler…

Lev kânû müslimin. "Keşke müslümanlar olsalardı." diye isterler.

Aziz ve muhterem kardeşlerim;

İslâm’ın gerçekleri; imanın gerçekleri, akla, ilme, dine, bilime, fenne, mantığa uygun şeyler. Akıllı olan insan, aklını kullanan insan, o gerçeği bulup tasdik edebilir.

Onun için dünyanın her ülkesindeki aklı başında gerçeği arayan ciddi insanlar inceledikleri zaman müslüman olabiliyorlar.

Neyi söylemek istiyorum?

İman gerçekleri, İslâm’ın mahiyeti akla mantığa uygundur. Aslında herkesin kabul etmesi lazım ve herkesin anlayabileceği kadar da açıktır. Çok büyük alim olmaya da lüzum yok. Ama alim olursa çok iyi anlar. Sade bir vatandaş da, orta tahsilli bir insan da, az çok şöyle karşısına gelen olayları muhakeme etme kabiliyetine sahip insanlar da İslâmî gerçekleri anlarlar ve böyle olmuştur.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in çağında; etrafına Ebû Bekr-i Sıddîk gibi kavmin yüksek tabakasından, anlayışı derin, bilgisi olan, görgüsü olan insanlar da Müslüman olmuşlardır. Köleler de Müslüman olmuşlardır. Cahiller, ümmîler de Müslüman olmuşlardır. Aşağı tabakadan insanlar da Müslüman olmuşlardır. İslâm’ın güzelliği burada!

Dinin, imanın herkes tarafından anlaşılabilen bir gerçeği vardır. Herkes anlayabilir.

“Benim aklım ermiyor, benim tahsilim yok. Ben o kadar ince şeylere akıl erdiremem.” demeye lüzum kalmadan dağdaki çoban da anlayabilir. Ama ârif, kâmil, yetişkin, olgun birçok ilimlerde derin bilgi sahibi olmuş üstad kimseler de anlar. Yani çok bilen insanlar; “canım bu işin mahiyetini anladık. Bu fasa fiso” demez ve demiyor.

Hakikaten de bakıyorsun filozoflar müslüman oluyor. Dünyanın felsefe kitaplarına isimleri yazılmış, herkesin saygı duyduğu, meşhur kişileri, filozofları müslüman oluyor. İmana geliyor. Hatta papazlar, psikoposlar, hahamlar… Yani öteki dinlerin ilimlerinde derinleşmiş insanlar Müslüman oluyor.

Bizim bir doçent arkadaş anlatmıştı: Viyana’da, müslüman olmuş bir papazla tanışmış. Ben “Kulhuvallahu ehad sûresini her okuyuşta ağlarım” diyormuş adamcağız. "Allah’ı bu kısa cümleler kadar açık, seçik, güzel ifade eden dünyada bu kadar kıymetli dinî başka bir söz yok! Başka bir metin yok!" diyormuş. Her seferinde okurken ağlıyormuş adam.

Ne sır varsa bu kulhuvallahu ehadde?

Küçükten beri ezberlediğimiz, aşağı yukarı da mânasını bildiğimiz ihlas sûresinden teoloji yapmış, ilâhiyat tahsili yapmış, yüksek bir şahıs da ne kadar büyük zevkler alıyor ki her okuyuşta ağlıyor. Her okuyuşta duygulanıyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in zamanında meşhur yahudi alimleri, hahamlar da Müslüman oldular. İsim verebilirim. Bu devrin filozoflarından, çağımızın yaşayan profesörlerinden, bilimler akademilerine üye olmuş insanlardan da birçok kimse Müslüman oldu.

İslâm ilme, akla uygun. Aslında herkesin müslüman olması lazım. Ama bazıları Müslüman olmuyor. Olmuyor da bu âyet-i kerîmede Allah-u Teâlâ hazretleri buyuruyor ki; “Onlar da zaman zaman keşke biz de müslüman olsak ya.” diye düşünürler. İnatları bilimsel değil, akıllıca değil, mantıklı değil. Fen tarafından, fizik, kimya tarafından destekleniyor değil.

Nitekim benim talebelerimden olup da sonra Avrupa’da filan doçentlik yaptı, profesör oldu birisi var. Bir kitap yazdı, makale yazdı.

Diyor ki: ateizm; bilim bakımından tanrı tanımamazlıktır.

“Yok öyle şey! Tanımıyorum ben. Tanrı olmaz. İşte tabiat, işte yeryüzü gökyüzü, fizik kimya biyoloji.”

Teist; tanrı tanıyan. Ateist; tanımayan. Normal-anormal gibi.

“Ateizmin Çıkmazları” diyor. Ateizm dinî bakımdan tabii yanlış. Bir müslüman bir münkiri doğru görmez. Ama bilim bakımından da yanlış. Bilim bakımından da ispatı ve tutulur tarafı olan bir yol değil.

Peki insanlar neden ateist oluyor?

Dindarlık zor geldiğinden veyahut kendilerine anlatılan din veya kendilerinin çevresinde karşılaştıkları  din onlara saçma geldiğinden. Adam Çin’deyse, adam Hindistan’daysa, öküze tapılıyorsa çevresinde, heykele puta tapılıyorsa, o da beğenmiyorsa çevresinin de kabahati var. Çünkü kendisine doğru düzgün bir şey gösterilmiyor ki kabul etsin. Biz bir insan inkâr ettiği zaman ayıplıyoruz, kınıyoruz.

Neden?

Bize doğrusu öğretilmiş. Bizim inandığımız, Yaratanımız Allah!  Yeri, göğü halk eden, yaratan varlığa biz ibadet ediyoruz.

Bu yeri, bu göğü, bu güzel sistemle, bu güzel düzenle, bu güzel işleyişle tıkır tıkır, şıkır şıkır, saat gibi çalıştıran O Rabbü-lâlemîne biz inanıyoruz.

Elhamdülillahi Rabbi'l âlemîn. Kur’ân-ı Kerîm’in birinci sayfasının ilk cümlesi bu.

Alemlerin Rabbine ibadet ediyoruz. Ne kadar güzel! Ne kadar muazzam bir söz! Şu "alemlerin Rabbi" sözü, ne kadar muazzam bir söz!

Ateizm çıkmaz bir yol olduğundan, esası olmadığından, sırf duygusal olduğundan, sırf inat olduğundan, sırf şeytanın bir kışkırtmacası olduğundan veya aşılaması olduğundan zaman zaman onlar da kendi ateistliklerinden şüpheye düşerler.

“Ya biz acaba yanlış yolda mıyız?”

“Ya acaba Müslüman mı olsak ne?”

“Bunlar Müslüman oldular, acaba biz de Müslüman olsak mı?” filan derler, zaman zaman. Bu çok önemli bir şey! Ama müslüman olmazlar. Tabii olanı da var.

Neden Müslüman olmaz bir insan, İslâm’ın gerçek olduğunu anladığı halde?

Mesela; Peygamber Efendimiz’in zamanında, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem:

“Gelin karşı karşıya toplaşalım. Çoluk çocuklarımızı da ortaya koyalım. Elimizi açalım. Eğer benim dediklerim doğruysa Allah sizi kahretsin. Sizin dedikleriniz doğruysa biz mahvolalım. Hadi var mısınız?” dedi. Karşı tarafa teklif etti. Mübahele denilen şey. O zaman karşı taraf kendi aralarında konuştular dediler ki;

“Bu Peygamberdir. Sakın ha böyle bir şeye girişmeyelim. Böyle bir şey yaparsak hepimiz toptan helâk oluruz.” Biliyorlar yani.

[2]كَمَا يَعْرِفُونَ اَبْنَٓاءَهُمْ

"Evlatlarını bilir gibi o kadar yakından tanır gibi bu dinin hak din olduğunu biliyorlar."

Niye müslüman olmuyorlar?

Menfaat, bir. Menfaat duygusu... Mevcut teşkilatları, yaşam tarzları, kendilerine kazanç sağlıyor onu Müslüman oldukları takdirde kaybedeceklerinden; kazançları kaybolacak, mevkii makamları, memuriyetleri elden gidecek veyahut zarara uğrayacaklar diye düşündüklerinden...Bu bir.

Fayda, zarar hesabından. Hesaplıyorlar ya ben oraya girersem şimdi zararlı olur. “Şu partiye geçersem şöyle olur” der gibi maddi hesap yaparlar. Bazısı çıkar hesabı yapıyor. Bir kısmı bildiği halde inat.

“Uçsa da keçi, uçmasa da keçi..”

Peki uçsa da keçi olur mu? Kayanın üstündeki karaltı havada uçuyorsa artık kartal değil mi bu. Kuş değil mi?

Uçsa da keçi olur mu?

Uçsa da keçi olmaz.

Niye uçsa da keçi, uçmasa da keçi diyor?

İnadından! O inat işte. Uçsa da keçi, uçmasa da keçi demek; keçi uçmayacağına göre, inat. Bir kısmı da inadından.

Bu inat. Yani küfr-ü inâdî. Bir kısmı da inadından kafirlikte devam ediyor. Takım tutuyor. “Ben şu takımdanım o takımdan vazgeçmem.” diyor. "Ya o yanlış takım bu takıma gel." Gelmiyor. Öyle bir şey.

Ne olacak böyle?

Ondan sonraki âyet-i kerîmede Allah-u Teâlâ hazretleri buyuruyor ki:

Bismillâhirrahmânirrahîm.

[3]ذَرْهُمْ يَأْكُلُوا وَيَتَمَتَّعُوا وَيُلْهِهِمُ الْاَمَلُ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

Zerhüm. "Bırak onları kendi hâline ey Resûlüm. Boşver! Bırak onları!"

Ye'külu. "Yesinler."

Ve-yetemetteu. "Ve ellerindeki nimetlerden, fırsatlardan nimetlensinler." Faydalansınlar; yesinler, otlasınlar, içsinler.

Ve yülhihimü'l emel. "Umut onları oyalasın." Onlarda da bir umut var ya. Şu Muhammed bir gün olur; bu koca millete yenik düşer, bir gün olur, yok olur. “Ya sizin ne gücünüz var?” bilmem ne filan diyorlar. Birtakım ümitleri var ya ileriye dönük. Bu iş biter filan diye. Veyahut kendileri galip olur diye sanıyorlar veya karşı taraf başarıya ulaşamaz sanıyorlar.

Peygamber Efendimiz ashabına; Müslümanların ilerde nâil olacağı büyük nimetleri anlattığı zaman bunları duyunca alay ediyorlardı. “Şunlara bak! Şu zayıflıklarına bak! Şu imkansızlıklarına, fakirliklerine bak! Şöyle olacakmış, böyle olacakmış. He he he…” filan diye alay ediyorlardı.

Peygamber Efendimiz’in “İstikbalde İslâm yayılacak, siz Kisralar’ın, Kayserler’in mülklerine sahip olacaksınız.” deyince inanmıyorlardı. İleriye dönük ters ümitleri, ters beklentileri, ters düşünceleri vardı. Şeytan onları birtakım şeylerle oyalıyor.

Yülhihimü'l emel. "Bu emeller, bu umutlar onları oyalasın." Yesinler, içsinler, oynasınlar bakalım.

Fe-sevfe ya'lemun. "İlerde işin nasıl olduğunu, mahiyetini anlayacaklar."

Evet aziz ve muhterem kardeşlerim. İşte bu iki âyet-i kerîmeyi size söyleyecektim. Onlar anladılar.

Kureyş’in bütün müşrikleri, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in zamanının bütün azılı İslâm düşmanları; kendi yollarının yanlış olduğunu anlamadılar mı?

Anladılar!

Tarih bunu göstermiyor mu?

Gösteriyor!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in haklı olduğu ortaya çıktı mı?

Çıktı!

Anlayacaklar!

Bu zamanın müslümanlarına eza cefa edenler, bu zamanın kâfirleri, bu zamanın zalimleri, bu zamanın cebbarları da anlayacak. Hepsi anlayacak! Hem bu dünyada yanlışlıklarını, yanlış yolda olduklarını anlayacaklar, hem de âhirette. Kesin olarak!

Tabii âhirette hepsi; “ah” diyecekler. Lev künnâ nesme-u ev-na'kilû. "Keşke kulağımıza girseydi o sözler. İşitseydik o sözleri, akletseydik." diyecekler.

[4]وَقَالُوا لَوْ كُنَّا نَسْمَعُ اَوْ نَعْقِلُ مَا كُنَّا ف۪ٓي اَصْحَابِ السَّع۪يرِ

“İşte o zaman bu cehennemliklerin arasında olmazdık. Niye duymadık o lafları? Niye dinlemedik? Niye kulak asmadık?” Niye anlamadık? Niye doğru olduğuna kani olmadık, onu sezemedik?" diye hepsi pişmanlık duyacaklar. Hepsi son derece pişman olacaklar.

Bu pişmanlık ömürlerinin sonunda da olacak. Ölmelerine yakın ihtiyarladıkları zaman da olacak. İş işten geçtikten sonra ecel zamanında da olacak. Gözlerinden perdelerin kaldırıldığı, cehennemdeki azapları kendilerine gösterilmeye başlandığı zaman, ateşleri gördükleri zaman anlayacaklar. Firavun gibi anlayacaklar. Nemrut gibi anlayacaklar.

"Ah diyecekler, vah diyecekler" ama ağlamak, pişmanlık ve en son anda ki hâlet-i ye's deki iman fayda vermeyecek.

Hâlet-i ye's ne demek?

Artık dünyaya dönme ihtimali kalmamış, ölüyor. O zaman Allah bütün ölenlerin gözünden perdeleri kaldırır. Ehl-i cennet cennetteki yerini görür; sevinir. Ehl-i cehennem, cehennemdeki azaplarını görür; yüzü kırışır, buruşur terler. Zorlanır, morarır, bozarır, bir şeyler olur. Oradan artık dönüş yok ya o zaman hepsi anlayacak. O zaman iman etse de fayda yok.

Çünkü firavun tam boğulacağı zaman iman etti ama Allah-u Teâlâ hazretleri buyuruyor ki:

Âl ane. "Şimdi mi aklın başına geldi. O zamanın kıymeti yok." Çünkü iman edecek, imanına göre hareket edecek.

Hatta Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem biz mü'minlere buyuruyor ki:

أَنْ تَصَدَّقَ وَأَنْتَ صَحِيحٌ شَحِيحٌ، تَخْشَى الفَقْرَ، وَتَأْمُلُ الْبَقَاءَ . حم م خ د ن عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ أَنَّ رَجُلًا قَالَ: يَا رَسُولَ اللهِ، أَيُّ الصَّدَقَةِ أَعْظَمُ أَجْرًا؟ قَالَ:... فَذَكَرَهُ.

"Sıhhatliyken, yaşayacağını ümit ederken, fakir olmaktan korkarken, içinde cimrilik duyguları kıvranırken cömertliğini yap." Cömertliği en son ana bırakma.

Tam yatağa düşmüş, öleceğini anlamış. Bu benim ölüm döşeğimdir, ölüm hastalığımdır buradan kalkış yok. “Falanca yerdeki tarlamı Kur’an kursuna verin. Filanca yerdeki dükkanımı falancaya bağışlayın. Şurası şunun olsun, burası bunun olsun. Şunu şuna verdim, bunu buna verdim.” Zaten versen de vermesen de onların olacak. Mirasta zaten dağılacak.

Zaten sen alamıyorsun. Gitti! İşte, âhirete götüremiyorsun. Bu mallar âhirete gitmiyor, hayırlar âhirete gidiyor.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir koyun kestirdi. “Dağıtın bunu.” dedi. Camiye gitti, namazını kıldı. Döndü, geldi “Ne yaptınız kurbanı dağıttınız mı?” diye sordu.

“Ya Resûlallah dağıttık. Bir budunu kendimize ayırdık. Bir budu hariç ötekileri başkalarına verdik.”

Peygamber Efendimiz ne cevap verdi?

“Sizin bu anlattığınıza göre demek ki bir budu hariç kurbanın hepsi bizim olmuş.” Evde kalanı bizim olmuş demiyor. Verilen âhiret hesabına geçiyor, onun oluyor. Verilmeyenin âhirete geçmesi yok.

Dünyadaki mal dünyada kalır. Dünyadaki para dünyada kalır. Haramlardan kazan, kazan, kazan, biriktir, biriktir, biriktir, vebalini yüklen, yüklen, yüklen. Ondan sonra öl, git. Allahdan korkmayan insanlar öyle yapıyor. Başkası için biriktiriyor, biriktiriyor, biriktiriyor. Hayrını hasenâtını yapmıyor, zekâtını vermiyor, sadakasını vermiyor mirasçılara bırakıyor. Onlar da bir güzel çatır çutur yiyorlar.

Aziz ve muhterem kardeşlerim. İnsan hayrı sağlıklıyken, elinde imkân varken hatta fakirlikten korkarken, hatta içinde cimrilik duygusu varken yapmasını istiyor Peygamber Efendimiz. Yani iş işten geçtikten sonra değil! En son deme kaldığı zaman değil!

Pişman olacaksan son zamanda pişman olma! Gel bugün pişman ol! Döneceksen en son anda dönme, gel bugün dön! Bir hayır yapacaksan en son ana bırakma, gel bugünden yap!

Bir insan imana gelecekse işi en sona bırakmasın. "Emekli olacağım da bilmem ne olacak da bilmem ne filan..." Gelsin imana bugün girsin. Hak yola bugün girsin iyi insan olsun. Yoksa yer içer, emeller, umutlar onu oyalar. Ondan sonra ecel başına birden ansızın gelir. Yani apansız, habersiz gelir, ummadığı bir zamanda gelir. Çok insan Azraile hazırlıksız yakalanır. Çoğumuz bunun çok misallerini biliyoruz Allah gaflet uykusundan uyandırsın.

Derviş demek, mutasavvıf demek, ârif demek, abid, zahid kul demek; ölüme her an hazır olan demektir. Arkada korkulacak hesabı olmayan demektir. Hayrını, hasenâtı, aklı başındayken yapmış insan demektir.

Allah bizi yolundan ayırmasın. Gerçekleri görenlerden eylesin. Rızasına uygun ömür sürenlerden eylesin. İbadet ve taati yapmayı nasip eylesin. Sonunda pişman olacak işler yaptırtmasın. Sonunda memnun olacak, âhirette yüzünü güldürecek, güzel işler yapmayı nasip etsin. Huzuruna sevdiği, razı olduğu kul olarak varmayı nasip eylesin. Cennetiyle, cemaliyle cümlemizi müşerref eylesin.

Âmîn.

Bi-hürmeti esrârı sûreti’l-Fâtiha.

 

[1] 15/Hicr, 2.

[2] 2/Bakara, 146.

[3] 15/Hicr, 3.

[4] 36/Yâsîn, 10.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
001.Kur an-ı Kerim in Faziletleri
19.09.202434 dk 51 sn
002.Kur an-ı Kerim Tefsirine Giriş
26.09.202450 dk 30 sn
003.Besmele Hakkında
03.10.202450 dk 39 sn
004.Euzü Besmele
10.10.202428 dk 36 sn
005.Fatiha (1 - 2) Hamd ve Senâ
17.10.202450 dk 54 sn
006.Fatiha (3) Allah Rahmân ve Rahîm dir
24.10.202440 dk 4 sn
007.Fatiha (4) Hesap ve Cezâ Gününün Sahibi
31.10.202445 dk 20 sn
008.Fatiha (5 - 7) Kulun Rabbinden İstedikleri
07.11.202453 dk 17 sn
009.Bakara Suresine Giriş
14.11.202431 dk 25 sn
010.Bakara (1) Hurûf-u Mukattaa
21.11.202430 dk 37 sn
011.Bakara (2) Kur an-ı Kerim Hidâyettir
28.11.202450 dk 59 sn
012.Bakara (3) Müttakîlerin Vasıfları
05.12.202448 dk 35 sn
013.Bakara (4 - 5) Ehl-i Kitaptan Müslüman Olanlar
12.12.202445 dk 56 sn
014.Bakara (6 - 7) Bile Bile Hakkı İnkâr Edenlerin Durumu
12.06.202546 dk 23 sn
015.Bakara (8 - 10) Münafıkların Halleri
19.06.202533 dk 34 sn
016.Bakara (11 - 13) Münafıkların Fesad Çıkartmaları
03.07.202550 dk 9 sn
017.Bakara (14 - 22) Münafıkların Şaşkınlıkları
10.07.202549 dk 5 sn
018.Bakara (23 - 24) Kur’an-ı Kerim’in Emsalsiz Oluşu
17.07.202557 dk 3 sn
019.Bakara (25) İman Eden ve Salih Amel İşleyenler
24.07.202539 dk 38 sn
020.Bakara (26 - 27) Kur’an-ı Kerim’deki Misaller
31.07.202556 dk 17 sn
021.Bakara (28 - 29) Allah’ı Nasıl İnkâr Edersiniz?
14.08.202546 dk 3 sn
022.Bakara (30) İnsanın Yaratılması ve Melekler
21.08.202546 dk 16 sn
023.Bakara (31 - 33) Adem As’ın Meleklerden Üstün Kılınması
28.08.202536 dk 57 sn
024.Bakara (34) Şeytanın Hz. Adem’e Secde Etmemesi
04.09.202528 dk 18 sn
025.Bakara (35 - 36) Adem As’ın Cennete Girmesi ve Çıkması
11.09.202535 dk 13 sn
026.Bakara (37 - 39) Hz. Adem’in Tevbesinin Kabul Edilmesi
25.09.202532 dk 14 sn
027.Bakara (40 - 43) Ey İsrâiloğulları
24.11.202251 dk 27 sn
028.Bakara (44 - 46) Bildiği ile Amel Etmemek
02.10.202552 dk 39 sn
029.Bakara (47 - 48) Öyle Bir Günden Sakının Ki...
09.10.202541 dk
030.Bakara (49 - 50) İsrâiloğulları’nın Firavun’un Zulmünden Kurtarılması
16.10.202549 dk 12 sn
031.Bakara (51 - 54) Tur-u Sinâ’da Mûsâ As’a Kitap Verilmesi
23.10.202558 dk 47 sn
032.Bakara (55 - 57) İsrâiloğulları’nın “Allah’ı Görmedikçe İnanmayız!” Demeleri...
30.10.202550 dk 40 sn
033.Bakara (58 - 60) İsrailoğulları’nın Bir Şehre Girmeleri
06.11.202539 dk 37 sn
034.Bakara (61) İsrailoğulları’nın Çeşitli Yiyecekler İstemeleri
13.11.202542 dk 15 sn
035.Bakara (62) İman Edenlere Mükafatlar
20.11.202555 dk 6 sn
036.Bakara (63 - 66) Allah’a Karşı Gelmekten Sakının!
27.11.202545 dk 16 sn
037.Bakara (67 - 73) İsrâiloğulları’na Bir Sığır Kesmelerinin Emredilmesi
04.12.202545 dk 2 sn
038.Bakara (74 - 77) İsrailoğulları’nın Kalplerinin Taştan Katı Olması
24.02.202348 dk 36 sn
039.Bakara (78 - 82) Tevrat’ı Değiştirenlere Veyl Olsun!
11.12.202546 dk 28 sn
040.Bakara (83) İsrâiloğulları’na Verilen Görevler
18.12.202555 dk 40 sn
041.Bakara (84 - 86) Kitabın Bir Kısmına İnanmıyor Musunuz?
01.01.202638 dk 58 sn
042.Bakara (87 - 88) Yahudilerin Peygamberlere Karşı Gelmeleri
08.01.202640 dk 48 sn
043.Bakara (89) Bekledikleri Peygamberi İnkâr Etmeleri
22.01.202638 dk
044.Bakara (90) Yahudilerin Küfrü Tercih Etmeleri
10.12.201942 dk 19 sn
045.Bakara (91 - 96) Yalnız Bize İndirilene İnanırız Demeleri
29.01.202647 dk 31 sn
046.Bakara (97 - 98) Yahudilerin Cebrâil As’a Düşmanlığı
05.02.202646 dk
047.Bakara (99 - 101) Fâsıklar İman Etmezler
12.02.202633 dk 42 sn
048.Bakara (101 - 103) Yahudilerin Şeytana ve Sihre Uymaları
15.06.202345 dk 45 sn
049.Bakara (104 - 105) Yahudilerin Müslümanlarla Alay Etmeleri
02.04.202643 dk 12 sn
050.Bakara (106 - 107) Bazı Ayetlerin Neshedilmesi
09.04.202644 dk 17 sn
051.Bakara (108) Yahudilerin Peygamber Sas’den İstekleri
16.04.202633 dk 28 sn
052.Bakara (109 - 110) Ehl-i Kitabın Müslümanları Küfre Döndermek İstemesi
23.04.202642 dk 50 sn
053.Bakara (111 - 112) Ancak Mü’minler Cennete Girecek
30.04.202632 dk 33 sn
054.Bakara (113) Yahudilerle Necran Heyetinin Tartışmaları
13.08.202049 dk 48 sn
055.Bakara (114 - 115) Mescidlerde Allah’ın Zikrine Engel Olmak
07.05.202651 dk 9 sn
056.Bakara (116 - 117) Allah’a Oğul İsnad Edenler
14.05.202646 dk 45 sn
057.Bakara (118 - 119) Bilmeyenlerin Allah Bizimle Konuşsa Demeleri
21.05.202640 dk 40 sn
058.Bakara (120 - 121) Yahudiler ve Hristiyanlar Senden Asla Memnun Olmayacaktır
04.06.202646 dk 15 sn
059.Bakara (122 - 123) İsrâiloğulları’na Verilen Nimetler
11.06.202631 dk 33 sn
060.Bakara (124) İbrâhim As’ın İmtihan Edilmesi
17.09.202054 dk 56 sn
061.Bakara (125) Kâbe’nin Şerefi
18.06.202642 dk 42 sn
062.Bakara (126) İbrâhim As’ın Mekke İçin Duası
02.07.202644 dk 40 sn
063.Bakara (127 - 128) İbrâhim As ve İsmâil As’ın Kâbe’yi Yapmaları
09.07.202637 dk 18 sn
064.Bakara (129) Yâ Rabbi, Onlara İçlerinden Bir Peygamber Gönder!
16.07.202646 dk 57 sn
065.Bakara (130 - 132) İbrâhim As’ın Dininden Yüz Çevirenler
23.07.202654 dk 35 sn
066 Bakara (133 - 134) Ya’kub As’ın Oğullarına Vasiyeti
30.07.202635 dk 11 sn
067.Bakara (135) İbrâhim As’ın Dinine Gelin!
06.08.202639 dk 46 sn
068.Bakara (136 - 138) İslâm Bütün İnsanları Kucaklar
07.12.202333 dk 6 sn
069.Bakara (139 - 141) Doğru Yol Rasûlüllah’ın Yolu
13.08.202624 dk 36 sn
070.Bakara (142) Allah Dilediğine Hidayet Eder
20.08.202637 dk 28 sn
071.Bakara (143) Ümmet-i Muhammed’in Şerefi
28.12.202349 dk 58 sn
072.Bakara (144 - 147) Kıblenin Kâbe’ye Çevrilmesi
27.08.202637 dk 42 sn
073.Bakara (148 - 150) Yüzünüzü Mescid-i Haram’a Çevirin!
03.09.202632 dk 40 sn
074.Bakara (151 - 152) Beni Zikredin, Ben de Sizi Zikredeyim!
10.09.202640 dk 37 sn
075.Bakara (153 - 154) Sabır ve Namazla Allah’tan Yardım İsteyin!
17.09.202631 dk 57 sn
076.Bakara (155 - 157) Belâlara Sabretmenin Karşılığı
24.09.202647 dk 46 sn
077.Bakara (158) Safâ ile Merve
01.10.202646 dk 45 sn
078.Bakara (159 - 162) Hakkı Söylememek, Susmak
08.10.202650 dk 6 sn
079.Bakara (163 - 164) Allah’ın Varlığı ve Birliği
15.10.202647 dk 48 sn
080.Bakara (165 - 167) Mü’minlerin Allah Sevgisi
22.10.202645 dk 51 sn
081.Bakara (168 - 171) Şeytanın Peşinden Gitmeyin
29.10.202651 dk 56 sn
082.Bakara (172 - 173) Helâl ve Haram Rızıklar
25.04.202439 dk 50 sn
083.Bakara (174 - 176) Ayetleri Saklayanların Cezası
18.03.202127 dk 25 sn
084.Bakara (177) Asıl İyilik
01.04.202161 dk 39 sn
085.Bakara (178 - 179) Kim Haddi Aşarsa...
16.05.202429 dk
086.Bakara (180 - 182) Vasiyet Etmek
16.05.202437 dk 13 sn
087.Bakara (183 - 184) Orucun Farz Kılınması
23.05.202440 dk 15 sn
088.Bakara (185) Ramazan Orucu
08.04.202150 dk 11 sn
089.Bakara (186) Allah-u Teàlâ Duaları Kabul Eder
20.06.202455 dk 12 sn
090.Bakara (187) Oruçla İlgili Hükümler
27.06.202466 dk 50 sn
091.Bakara (188) Haksızlıkla Başkasının Malını Yemeyin!
04.07.202444 dk 3 sn
092.Bakara (189) Ay’ın Durumları
11.07.202433 dk 41 sn
093.Bakara (190 - 192) Allah Aşırılığa Sapanları Sevmez
03.06.202150 dk 37 sn
094.Bakara (193 - 195) Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın
10.12.201955 dk 44 sn
095.Bakara (196) Haccı ve Umreyi Tamamlayın!
06.06.202457 dk 48 sn
096.Bakara (197) Haccın İncelikleri
13.06.202439 dk 8 sn
097.Bakara (198 - 199) Hacda Ticaret ve Zikir
10.12.201944 dk 22 sn
098.Bakara (200 - 202) Dünyada da, Ahirette de İyilik
18.07.202443 dk 23 sn
099.Bakara (204 - 207) Münafıkları İyi Tanıyın!
25.07.202448 dk 21 sn
100.Bakara (208 - 210) Topluca İslâm’a Girin!
01.08.202441 dk 50 sn
101.Bakara (210 - 212) Dünya Hayatı ve Kâfirler
08.08.202445 dk 19 sn
102.Bakara (213) Ümmet-i Muhammed ve Diğer Ümmetler
15.08.202454 dk 4 sn
103.Bakara (214) Belâlar ve Allah’ın Yardımı
22.08.202440 dk 19 sn
104.Bakara (215 - 216) Allah Yolunda Harcamak
29.08.202442 dk 1 sn
105.Bakara (217 - 218) Fitne Katilden Daha Kötüdür
07.07.202233 dk 53 sn
106.Bakara (219-220) İçki ve Kumar
05.09.202432 dk 11 sn
107.Bakara (221) Müşriklerle Evlenmeyin!
12.09.202438 dk 28 sn
108.Bakara (222 - 223)
10.12.201947 dk 5 sn
Ali İmran (92) Furkan (74) İnfak, Gıpta Edilecek Kimseler, Sadaka Vermek
29.05.202514 dk 54 sn
Ali İmran 98 - 101 - Hristiyanların Allahın Ayetlerine Tutumları
01.05.202528 dk 30 sn
Bakara (104) Rahman (1- 4) Kuranı Öğrenmek, Kıymet Bilmek
10.04.202519 dk 2 sn
Hac (73 - 76) Mü’minun (14) İnsanın Yaratılışı Süreci
22.05.202537 dk 38 sn
İnsan (1 - 31) Dünya Sevgisi
15.05.202525 dk 40 sn
Rahman (5 -13) Her Şeyin Dengeli Olması ve Her Varlığın Secde Etmesi
17.04.202525 dk 25 sn
Tekvir (1-14) Kıyamet Günü Alametleri, Mahşer Anı, Pişmanlıklar
05.02.202531 dk 11 sn
AKRA