İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

Bakara (104) Rahman (1- 4) Kuranı Öğrenmek, Kıymet Bilmek

Bakara (104) Rahman (1- 4) Kuranı Öğrenmek, Kıymet Bilmek
Tefsir Sohbetleri

Bakara (104) Rahman (1- 4) Kuranı Öğrenmek, Kıymet Bilmek

10.04.2025
19 dk 2 sn

ElhamdülillâhiRabbi’l-âlemînve’s-salâtüve’s-selâmüalâseyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn Muhammedini’l-Mustafâ ve alââlihî ve sahbihî ve men tebiahûbiihsâninecmaîne’t- tayyibîne’t-tâhirîn.

Emmâba’d.

Aziz ve muhterem kardeşlerim;

Kur’ân-ı Kerîm bize Allah tarafından gönderildi. Peygamber Efendimiz’e indirildi, Peygamber Efendimiz bizlere tebliğ eyledi. Kur’ân-ı Kerîm Allah’ın kelâmı ve biz müminlere hitabıdır. Muhatap biziz! Hitap eden Cenâb-ı Rabbü’l-izzettir; izzet, celâl ve cemâl sahibi Allah-u Teâlâ hazretleridir.

Hitap edilen, hitap edenin ne dediğini bilmelidir. Bilmiyorsa "ne diyor" diye araştırmalıdır, anlamaya çalışmalıdır. Birisi size İngilizce bir şey söylerse anlamıyorsanız yanındakine; “Ne diyor? Tercüme et.” dersiniz, anlarsınız. Birisi başka bir dilden, bilmediğiniz bir dilden konuşursa; “Bu bana bir şey söylüyor.” diye merak edersiniz, tercüme ettirirsiniz.

Şu yeri göğü yaratan âlemlerin Rabbi, bizi yaratan ve yaşatan, rızıklandıran Allah-u Teâlâ hazretleri bize peygamber göndermiştir. O peygamberine Kur’ân-ı Kerîm’i vahyetmiştir. Kur’ân-ı Kerîm’in âyetleri bize hitap etmektedir.

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا

Bazı ayet-i kerîmeler; yâeyyühe’llezîneâmenû[1] demektedir.

“Ey iman edenler! Hey, size söylüyorum!” mânasına, bize hitap etmektedir.

Binâenaleyh biz müslümanların Allah’ın hitabını anlamaya çalışmaması çok büyük ar, utanç ve ayıptır. Çok yazıktır bize! Yazıklar olsun bize ki Allah-u Teâlâ hazretlerinin hitabını bilmiyoruz, Kitab’ını bilmiyoruz, ahkâmını bilmiyoruz, bize hitap ettiği âyetlerinmânasını bilmiyoruz.

O halde herkesin Kur’ân-ı Kerîm’in okunmasını öğrenmekten başlayarak; mânasını, mealini, tefsirini, ahkâmını öğrenmeye doğru her gün biraz daha hızla ve çabuk bir şekilde çalışması gerekir. Çünkü Kur’ân-ı Kerîm uygulanmak içindir. “Kur’ân-ı Kerîm’in ahkâmı insanlar tarafından bilinsin de, mucibince amel edilsin.” diyedir. Boş söz değildir.

Allah-u Teâlâ hazretlerinin ahkâmının yerine getirilmesi lazımdır. Emirlerinin yerine getirilmesi lazımdır. Yasaklarının nazarı dikkate alınması lazımdır, yasaklarından kaçınılması lazımdır.

O bakımdan Kur’ân-ı Kerîm’i şimdiden siz kişisel olarak şahsi gayretlerinizle özel çalışmalarınızla ne kadar neresinden nasıl öğrenebilirseniz öğrenmeye başlayın. İlk önce okumasını bilmeyenler okumasını öğrensin. Elif’i, be’yi, cim’i, dal’ı öğrensin. Ondan sonra Arapça’ya başlasın. Bugünden yarından itibaren Arapça öğrenmeye başlasın. Hocalar Arapça öğretmeye başlasın. Kara tahta veya ak tahtalar kurulsun. Burada tahtalar ak oluyor da yazan kalemler kara oluyor, renkli oluyor. Daha güzel! Toz çıkmıyor, ortaya tebeşir tozu yayılmıyor.

Şimdiden güzel bir ikinci meslek, ikinci lisan kazanmaya çalışın. Arapça’yı öğrenmeye çalışın. Aslında Arapça bizim ana dilimizdir. Çünkü Peygamber Efendimiz’in hanımları, annelerimizdir. Peygamber Efendimiz’in zevceleri annelerimiz olduğu için Arapça da bizim ana dilimizdir, annemizin dilidir. Çünkü annelerimizin konuştuğu dildir. Anne dilimizi öğrenmemiz lazım.

Ne güzel! Anne dilimiz Arapçayı öğreneceğiz. Türk olduğumuz için Türkçeyi de biliyoruz, İngilizceyi de Avustralya’da olduğumuz için biliyoruz; üç tane meziyet. Ama bunların en önemlisi Arapçayı bilmektir. Arapçayı bir tarafa bırakalım, Kur’ân-ı Kerîm’i bilmektir. Rabçayı bilmektir; Arapça değil a’sını atalım, Rabçayı bilmektir.

Allah ne diyor? Allah-u Teâlâ hazretlerinin ahkâmı nedir? Rızası nerededir, nasıl kazanılır? Gazabı nerede hâsıl olur? İnsanlar gazabından nasıl kurtulur? Buna çalışmamız lazım. Hayatımızın en mühim işi budur!

Kebapçılık veya inşaat veya tahsil veya ticaret veya imalat değildir. Hayatımızın asıl işi, Allah’ın rızasını kazanmaktır. Bu kazanmak ticaretle engellenmiyor, sanatla engellenmiyor, dükkânla engellenmiyor.

İnsan dükkânda çalışırken de, tarlada çalışırken de Allah’ın rızasını kazanabilir. Zaten İslâm’ın güzelliği buradadır. Hayatı müslümanca sürdürdüğünüz zaman Allah’ın rızası kazanılır. Ticaretinizi İslâmî olarak yapabildiğiniz zaman Allah’ın rızası kazanılabilir. Yaşantınızı İslâmîleştirdiğiniz zaman Allah’ın rızası kazanabilir.

İşçi olabilirsiniz, çoban olabilirsiniz, memur olabilirsiniz, âmir olabilirsiniz, esnaf olabilirsiniz, sanatkâr olabilirsiniz, tüccar olabilirsiniz hepsi caizdir, hepsi olur. Ama “Kazançların en güzeli Allah için çalışmaktır.”

Allah için çalışırken elde edilen kazanç en üstündür. Ötekiler daha sonra gelir.

Birinci rekâtta Rahman sûresinin başını okudum.

Medine-i Münevvere’denâzilolan  78âyetlik bu sûrede Allah-u Teâlâ hazretleri buyuruyor ki;

اَلرَّحْمٰنُۙ . عَلَّمَ الْقُرْاٰنَۜ

er-Rahmânüalleme’l-Kur’ân.[2]

“Rahman olan Allah, Kur’an’ı insanlara öğretti.”

Allah’ın rahmanlığı öne çıkarılıyor. Bu surede 'Allah' veya 'Allahualleme’l-Kur’ân' demiyor da; 'er-Rahmânüalleme’l-Kur’ân' buyuruluyor.

Rahmân “merhamet” kelimesiyle ilgili bir kelimedir. Rahman “Merhameti son derecede çok olan” demek. Allah-u Teâlâ hazretlerinin de merhameti çok olduğundan Rahmân diye adlandırılmıştır, İngilizcedeki karşılığı mercy’ir.

Allah’ın merhameti o kadar çoktur ki düşmanlarını bile besliyor. Siz hiç hayatta düşmanına yiyecek, içecek veren bir kimse gördünüz mü?

Allah-u Teâlâ hazretleri kâfirlere bile rızık veriyor, hayat veriyor, imkân veriyor, fırsat veriyor. Herif, eline kalemi almış, İslâm’a saldırıyor. Herif, ömrü boyunca İslâm’a, müslümanlara ateş püskürüyor. Herif, ömrü boyunca İslâm’la mücadele ediyor; Allah yine ona rızık veriyor, ömür veriyor.

Ben çok kızıyorum, yerimde duramıyorum; başkaları oturup kalkıyor, yerinde duramıyor ama Allah-u Teâlâ hazretleri Rahmanlığından rızkını veriyor. Sübhanallah!

O Rahmân olan, merhameti sonsuz olan, çok olan Allah-u Teâlâ hazretleri, Kur’ân-ı Kerîm’i öğretmiştir. Elimizdeki bu Kur’ân-ı Kerîm, Allah’ın Peygamber Efendimiz’e, Peygamber Efendimiz’in de bizlere aktardığı, bize Allah tarafından öğretilen kitaptır. Bunun içindeki ahkâm, Allah’ın öğrettiği bilgilerdir. Biz müslümanların bu bilgileri bilmesi gerekiyor. Biz bunları bilmek zorundayız. Çünkü hitap bizedir.

Bir kitap indirilmiş; “Bana ne?” diyemezsiniz; bu kitabın hitabı bizedir. O halde bu hitabı öğreneceğiz. Yarından itibaren bir Arapça kitabı alırsınız. Ben hatırlıyorum İngilizce olarak TeachyourselfArabic Kendi kendine Arapçayı öğren diye bir kitap vardı, ben üniversitede okurken kütüphanede onu görmüştüm. İsterse insan kendi kendine de öğrenebilir ama Arapça bilen hocalar var. İlâhiyat fakültesinden mezun kaç tane hocanız var. “Hadi bakalım bize şu Arapçayı basitinden kolayından, üzmeden yormadan tatlı bir şekilde anlat.” filan demek lazım. Gönüllerini almak lazım. İkna etmek ve bu Arapçaya başlamak lazım. Ondan sonra da Kur’an’a başlamak lazım.

Benim kendi aklıma kalırsa, zamanım olsa; Kur’ân’ı öğretmenin çok keyifli, çok tatlı, çok zevkli bir usûlü de var. Arapçayı öğretmenin çok güzel bir usûlü var.

Geçen gün hoşuma gitti, yanıma çocuklar geldiler; “Hocam, bize hadîs oku.” dediler. Bacak kadar çocukların gelip de; “Hadîs oku.” demesi çok hoşuma gitti ama o akşam onlara hadîs okuyamadık. Bizi yemeğe çağırdılar; “Çorba konulmuş, soğuyacak.” filan dediler çorbanın başına geçtik. Ama ben arkadaşlara; “Çocukların hadîs istemesi neyi gösteriyor?” diye sordum. “Mayanın tuttuğunu gösteriyor.” dediler. Onlar da anlamlı bir cevap verdiler.

Çocuğun gelip de hadîs istemesi neyi gösteriyormuş?

Mayanın tuttuğunu gösteriyormuş, Elhamdülillah!

Demek ki çocuklarımız bizden sonra müslüman olabilirler. Daha dikkat edersek inşaallah biz öldükten sonra arkamızda müslüman evlatlar bırakırız. İnşallah onlar bizden sonra imandan ayrılmazlar, küfre düşmezler. Bunun için çalışmak bizim vazifemiz.

Kur’ân-ı Kerîm’i Allah öğretti. İçindeki bilgiler Allah’ın bize öğrettiği bilgilerdir, çok önemlidir.

خَلَقَ الْاِنْسَانَۙ . عَلَّمَهُ الْبَيَانَ

Halaka’l-insâneallemehü’l-beyân.[3]

“O Rahmân olan Allah, insanoğlunu yaratmıştır. İnsanı yaratan Allah’tır.” Allemehü’l-beyân.

“Ona meramını beyan etme imkânı vermiştir.”

Dünyada kendi aramızda sakat bazı insanlar biliyoruz; konuşamıyorlar, ne kadar zor oluyor. Elleriyle işaret etmeye çalışıyorlar, bir takım anlamsız sesler çıkarıyorlar. Ekseriyetle dilsiz olanlar sağır da oluyor, sağır olanlar dilsiz oluyor. Ne kadar zor oluyor. Ama Allah-u Teâlâ hazretleri bir kere bizi yaratmıştır. Biz kendi kendimizi yaratmadık, kendimizin nasıl yaratıldığından haberimiz yok, bizim bu işe bir iştirakimiz yok. Çünkü biz hayatı kaç yaşından sonra anlamaya başlıyoruz?

Hiçbir şeyden habersizken, küçücük bir bebekken yaratılmıştık, işte o zaman Allah bizi yarattı. İlk insanı da öyle yarattı, bütün mahlûkları da öyle yarattı.

Bizi Allah yarattı; bir de bize meramımızı beyan etme "allemehü’l-beyân" anlatım kabiliyeti verdi. Meramını ifade kabiliyeti verdi. İçindeki duygularını karşı tarafa aktarma usullerini öğretti.

Konuşmak, yazmak, meramını çeşitli şekillerde karşı tarafa iletmek; insanoğlunu öteki mahlûklardan ayıran üstün bir meziyet ve farklılıktır.

Onun için insanın çeşitli tarifleri var.

İnsanoğlu nasıl bir mahlûktur?

Uzaydan gelen birisine dünyadaki mahlukları tanıtıyorsun; “Bu fildir; hortumu vardır, dört tane ayağı vardır, kuyruğu vardır, yelken gibi kulakları vardır. İşte bu fildir.” This is elephant diyorsun.

“Bu aslandır, sakın yanına yanaşma, ‘gırr’ der, atlar. Bunun pençeleri vardır; bir tane vurdu mu beş tane tırnağı insanın etine 4-5 cm-batar, elinden kurtulamazsın. Ondan sonra ağzını açar ‘hart’ diye insanın bir parçasını koparır, alır götürür. Aman ha, bu aslandır!” dersin, tarif edersin.

“Bu zürafadır. Bu geyiktir. Bu kuzudur, korkma, bunun tüylerinden filan ürkme, bu sevimlidir, hiçbir şey yapmaz, eti tatlıdır, kızartması güzel olur vesaire...” dersin.

İnsanı nasıl tarif edeceksin?

İnsan nasıl bir mahlûktur?

الانسان حيوان الناطق

El-insânühayevânü’n-nâtıkûn diye tarif etmişler. “İnsan konuşan bir canlıdır.” Konuşma kabiliyeti var.

“Hocam, papağan da konuşuyor.”

Papağan konuşmuyor, papağan sesleri taklit ediyor. Papağan ne söylediğini bilmiyor; söylediği sözün anlamını bildiğinden değil ahengini kulağında ezberlediğinden söylüyor. Ama insanoğlu ne söylediğini bilerek söylüyor, bir şeyler hissederek onu söze dökebiliyor. Karşı tarafın sözüne karşılık cevap verebiliyor. Bu çok büyük bir meziyettir, anlayana...

Ol mâhiler ki derya içredirler, deryayı bilmezler demiş şairin birisi.

Ne demek?

Denizde yüzüyor da; denizin deniz olduğundan balığın haberi yok, dışarı çıkınca anlar. Çık bakalım dışarıya, seni oltayla kenara çeksinler de gör bakalım dışarısı nasılmış! Denizin kıymetini dışarı çıkınca anlar.

Ol mâhiler ki derya içredir, deryayı bilmezler.

Denizdeyken kıymetini bilmezler. Biz de konuşuyoruz ama konuşmanın çok büyük bir nimet olduğunu bilmiyoruz. Allah onun nimet olduğunu burada bize bildiriyor.

Halaka’l-insâneallemehü’l-beyân. “İnsanı yarattı ve ona konuşma kabiliyeti verdi, meramını anlatma meziyeti verdi.”

İnsan, konuşan mahlûk. Konuşuyor. Konuşmasını o kadar ilerletmiş ki felsefî eserler yazıyor, şiir yazıyor, kalın romanlar yazıyor, ciltlerle roman yazıyor. Oku oku bitmeyen romanlar yazıyor.

Bu kadar lafları nereden çıkarıyorlar? Bu kafa bu kadar lafı nasıl imal ediyor? Tiyatro eserleri, şiirler, romanlar, hikâyeler, masallar, destanlar bir sürü şey... Bu büyük bir meziyet elhamdülillah! Ya bu konuşma meziyetimiz olmasa...

Bazı nimetler vardır ki; o nimetlerin kıymeti, eldeyken bilinmez, elden gittiği zaman bilinir. Kıymeti bilinmeyen nimetlerden birisi gençliktir. Gençlik çok kıymetli bir hazinedir.

Genç Farsçada “hazine, define” demek zaten. Farsçada yerin altındaki şeye genç denilir. Ama biz bunu yaşı ilerlememiş, taze, yeni yetişme insanlar için kullanıyoruz.

Gençlik bir hazinedir, sıhhat bir hazinedir; insanlar kıymetini bilmiyor. Hastalandığı zaman sıhhatin kıymetini bilir. Gençliğin kıymetini ihtiyarlayan bilir; sağlığın kıymetini hasta olan bilir. Boş zaman bir kıymettir.

“Bugün patlayacağım hocam!”

“Niye patlıyorsun hayrola? Bir yerden seni fitillediler mi, ne oldu? Fitilini mi ateşlediler, niye patlıyorsun?”

“Hocam, bugün canım sıkılıyor.”

“Niye?”

“Yapılacak hiçbir şey yok. Bugün de tatil günü, neredeyse patlayacağım.”

Boş zaman bir kıymettir. Kur'ân öğren, tesbih çek. Bir defa Allah desen...

"Bir kez Allah dese aşk ile lisan.

Dökülür cümle günah misli hazan."

Kur’an oku, Kur’an öğren, Arapça öğren. Adama bak, boş zamanı bulmuş da patlayacakmış! Boş zamanı bulmuşsun, kıymetini bilsene be adam!

Kıymeti bilinmeyenlerden bir tanesi boş zamandır.

Göz, kıymeti bilinmeyen bir nimettir. Kör olan bu nimetin kıymetini bilir. İşitmek, çok büyük bir nimettir, sağır olan bu nimetin kıymetini bilir. Konuşmak, çok büyük bir nimettir; dili tutulan, dili felç olan bu nimetin kıymetini bilir. Şu elin kolun, hareket ederek iş görmesi bir nimettir. Ağzın kurumaması bir nimettir. Kuruduğu zaman insanın dudakları çatlar. Burnun kurumaması bir nimettir, burnun ıslak kalması, insanın derin rahat nefes alması bir nimettir. Astım olduğu zaman nefes alamıyor, alnında boncuk boncuk terler beliriyor.

Ne oluyorsun?

“Hocam, astım işte.”

Nefes alamıyor, nefes darlığı var; ne sıkıntı! Bazı nimetler yok olduğu zaman anlaşılır. Akıllı insanlar anlarlar, nimetin nimet olduğunu bilirler. Onlar da aksini düşünerek bulurlar. “Allah bana bu nimeti vermiş; ya vermeseydi hâlim nice olurdu!” der, oradan anlarlar.

Televizyonda ayakları felç olmuş insanları gördük. Demirden desteklere tutunuyorlar ayağını zar zor atıyor, biraz öteye koyuyor ama ayağı basmıyor. İdman yaptırıyor; “Yürüdükçe ayakları kuvvetlensin.” diye yürüttürüyor. Ben de onları görünce; “Bizi böyle yapmayan, bizim ayaklarımızı sağlam yapan Allah’a hamd olsun.” dedim.

Olmayınca kıymeti anlaşılıyor.

Demek ki insanı Allah yarattı ve ona konuşma kabiliyeti verdi. Konuşmak çok büyük bir nimettir. Allah’a hamdolsun. Konuşma denilen sistem, teşkilat, karmaşık olay olmasaydı ben size ne söyleyecektim, şu hissettiklerimi nasıl anlatacaktım?

Ben size nasıl anlatacaktım? Siz nasıl anlayacaktınız, bilmediklerinizi nasıl öğrenecektiniz, öğrenmeyi nasıl sağlayacaktınız? Konuşma olmasaydı insanlar mahvolurdu.

“Ben çok şeyler hissediyorum da anlatamıyorum bazen.

Orhan Veli ne diyor?

"Anlatamıyorum." diyor bir şiirinde. İnsan bazen anlatamıyor. Çok şey duyuyor; “Anlatamıyorum.” diyor.

Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî demiş ki;

Mürde men der hasreti fehmi dürüst.

“Doğru düzgün bir kavrayış, anlayış, leb demeden leblebiyi anlayan anlayışın hasretinden öldüm ya!”

Hacmi gûyem be katli fehmitust.

“Ne söylüyorsam senin anlayışın kadar. Benim söyleyeceğim şeyler çok ama ne yapayım işte o kadar anlatıyorum. Senin anlayacağın kadarını anlatıyorum” diyor Mevlânâ. Kaç bin beyit yazmış hem de eline kâğıt kalem almadan...

“Yazın bakalım.” diyor; etrafındakiler kâğıdı kalemi alıyorlar, yazıyorlar.

Bişnev ez ney çün hikâyet mîkoned.

Ez cüdayihâ şikâyet mîkoned.

Hoppala, boyuna söylüyor... On binlerce beyit; vezinli, kafiyeli, anlamlı, nükteli hazine. Büyük meziyet. Elhamdülillah ki Allah bize konuşma kabiliyeti vermiş, almasın. Konuşmayı hayra kullanmayı da nasip etsin. Beyan kabiliyetini iyi kullanmayı nasip etsin.

Fâtiha-i şerîfe meal besmele.

 

[1] 2/Bakara, 104.

[2] 55/Rahman, 1-2.

[3] 55/Rahman, 3-4.

Bir Önceki

Ali İmran

98 - 101

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
001.Kur an-ı Kerim in Faziletleri
19.09.202434 dk 51 sn
002.Kur an-ı Kerim Tefsirine Giriş
26.09.202450 dk 30 sn
003.Besmele Hakkında
03.10.202450 dk 39 sn
004.Euzü Besmele
10.10.202428 dk 36 sn
005.Fatiha (1 - 2) Hamd ve Senâ
17.10.202450 dk 54 sn
006.Fatiha (3) Allah Rahmân ve Rahîm dir
24.10.202440 dk 4 sn
007.Fatiha (4) Hesap ve Cezâ Gününün Sahibi
31.10.202445 dk 20 sn
008.Fatiha (5 - 7) Kulun Rabbinden İstedikleri
07.11.202453 dk 17 sn
009.Bakara Suresine Giriş
14.11.202431 dk 25 sn
010.Bakara (1) Hurûf-u Mukattaa
21.11.202430 dk 37 sn
011.Bakara (2) Kur an-ı Kerim Hidâyettir
28.11.202450 dk 59 sn
012.Bakara (3) Müttakîlerin Vasıfları
05.12.202448 dk 35 sn
013.Bakara (4 - 5) Ehl-i Kitaptan Müslüman Olanlar
12.12.202445 dk 56 sn
014.Bakara (6 - 7) Bile Bile Hakkı İnkâr Edenlerin Durumu
12.06.202546 dk 23 sn
015.Bakara (8 - 10) Münafıkların Halleri
19.06.202533 dk 34 sn
016.Bakara (11 - 13) Münafıkların Fesad Çıkartmaları
03.07.202550 dk 9 sn
017.Bakara (14 - 22) Münafıkların Şaşkınlıkları
10.07.202549 dk 5 sn
018.Bakara (23 - 24) Kur’an-ı Kerim’in Emsalsiz Oluşu
17.07.202557 dk 3 sn
019.Bakara (25) İman Eden ve Salih Amel İşleyenler
24.07.202539 dk 38 sn
020.Bakara (26 - 27) Kur’an-ı Kerim’deki Misaller
31.07.202556 dk 17 sn
021.Bakara (28 - 29) Allah’ı Nasıl İnkâr Edersiniz?
14.08.202546 dk 3 sn
022.Bakara (30) İnsanın Yaratılması ve Melekler
21.08.202546 dk 16 sn
023.Bakara (31 - 33) Adem As’ın Meleklerden Üstün Kılınması
28.08.202536 dk 57 sn
024.Bakara (34) Şeytanın Hz. Adem’e Secde Etmemesi
04.09.202528 dk 18 sn
025.Bakara (35 - 36) Adem As’ın Cennete Girmesi ve Çıkması
11.09.202535 dk 13 sn
026.Bakara (37 - 39) Hz. Adem’in Tevbesinin Kabul Edilmesi
25.09.202532 dk 14 sn
027.Bakara (40 - 43) Ey İsrâiloğulları
24.11.202251 dk 27 sn
028.Bakara (44 - 46) Bildiği ile Amel Etmemek
02.10.202552 dk 39 sn
029.Bakara (47 - 48) Öyle Bir Günden Sakının Ki...
09.10.202541 dk
030.Bakara (49 - 50) İsrâiloğulları’nın Firavun’un Zulmünden Kurtarılması
16.10.202549 dk 12 sn
031.Bakara (51 - 54) Tur-u Sinâ’da Mûsâ As’a Kitap Verilmesi
23.10.202558 dk 47 sn
032.Bakara (55 - 57) İsrâiloğulları’nın “Allah’ı Görmedikçe İnanmayız!” Demeleri...
30.10.202550 dk 40 sn
033.Bakara (58 - 60) İsrailoğulları’nın Bir Şehre Girmeleri
06.11.202539 dk 37 sn
034.Bakara (61) İsrailoğulları’nın Çeşitli Yiyecekler İstemeleri
13.11.202542 dk 15 sn
035.Bakara (62) İman Edenlere Mükafatlar
20.11.202555 dk 6 sn
036.Bakara (63 - 66) Allah’a Karşı Gelmekten Sakının!
27.11.202545 dk 16 sn
037.Bakara (67 - 73) İsrâiloğulları’na Bir Sığır Kesmelerinin Emredilmesi
04.12.202545 dk 2 sn
038.Bakara (74 - 77) İsrailoğulları’nın Kalplerinin Taştan Katı Olması
24.02.202348 dk 36 sn
039.Bakara (78 - 82) Tevrat’ı Değiştirenlere Veyl Olsun!
11.12.202546 dk 28 sn
040.Bakara (83) İsrâiloğulları’na Verilen Görevler
18.12.202555 dk 40 sn
041.Bakara (84 - 86) Kitabın Bir Kısmına İnanmıyor Musunuz?
01.01.202638 dk 58 sn
042.Bakara (87 - 88) Yahudilerin Peygamberlere Karşı Gelmeleri
08.01.202640 dk 48 sn
043.Bakara (89) Bekledikleri Peygamberi İnkâr Etmeleri
22.01.202638 dk
044.Bakara (90) Yahudilerin Küfrü Tercih Etmeleri
10.12.201942 dk 19 sn
045.Bakara (91 - 96) Yalnız Bize İndirilene İnanırız Demeleri
29.01.202647 dk 31 sn
046.Bakara (97 - 98) Yahudilerin Cebrâil As’a Düşmanlığı
05.02.202646 dk
047.Bakara (99 - 101) Fâsıklar İman Etmezler
12.02.202633 dk 42 sn
048.Bakara (101 - 103) Yahudilerin Şeytana ve Sihre Uymaları
15.06.202345 dk 45 sn
049.Bakara (104 - 105) Yahudilerin Müslümanlarla Alay Etmeleri
02.04.202643 dk 12 sn
050.Bakara (106 - 107) Bazı Ayetlerin Neshedilmesi
09.04.202644 dk 17 sn
051.Bakara (108) Yahudilerin Peygamber Sas’den İstekleri
16.04.202633 dk 28 sn
052.Bakara (109 - 110) Ehl-i Kitabın Müslümanları Küfre Döndermek İstemesi
23.04.202642 dk 50 sn
053.Bakara (111 - 112) Ancak Mü’minler Cennete Girecek
30.04.202632 dk 33 sn
054.Bakara (113) Yahudilerle Necran Heyetinin Tartışmaları
13.08.202049 dk 48 sn
055.Bakara (114 - 115) Mescidlerde Allah’ın Zikrine Engel Olmak
07.05.202651 dk 9 sn
056.Bakara (116 - 117) Allah’a Oğul İsnad Edenler
14.05.202646 dk 45 sn
057.Bakara (118 - 119) Bilmeyenlerin Allah Bizimle Konuşsa Demeleri
21.05.202640 dk 40 sn
058.Bakara (120 - 121) Yahudiler ve Hristiyanlar Senden Asla Memnun Olmayacaktır
04.06.202646 dk 15 sn
059.Bakara (122 - 123) İsrâiloğulları’na Verilen Nimetler
11.06.202631 dk 33 sn
060.Bakara (124) İbrâhim As’ın İmtihan Edilmesi
17.09.202054 dk 56 sn
061.Bakara (125) Kâbe’nin Şerefi
18.06.202642 dk 42 sn
062.Bakara (126) İbrâhim As’ın Mekke İçin Duası
02.07.202644 dk 40 sn
063.Bakara (127 - 128) İbrâhim As ve İsmâil As’ın Kâbe’yi Yapmaları
09.07.202637 dk 18 sn
064.Bakara (129) Yâ Rabbi, Onlara İçlerinden Bir Peygamber Gönder!
16.07.202646 dk 57 sn
065.Bakara (130 - 132) İbrâhim As’ın Dininden Yüz Çevirenler
23.07.202654 dk 35 sn
066 Bakara (133 - 134) Ya’kub As’ın Oğullarına Vasiyeti
30.07.202635 dk 11 sn
067.Bakara (135) İbrâhim As’ın Dinine Gelin!
06.08.202639 dk 46 sn
068.Bakara (136 - 138) İslâm Bütün İnsanları Kucaklar
07.12.202333 dk 6 sn
069.Bakara (139 - 141) Doğru Yol Rasûlüllah’ın Yolu
13.08.202624 dk 36 sn
070.Bakara (142) Allah Dilediğine Hidayet Eder
20.08.202637 dk 28 sn
071.Bakara (143) Ümmet-i Muhammed’in Şerefi
28.12.202349 dk 58 sn
072.Bakara (144 - 147) Kıblenin Kâbe’ye Çevrilmesi
27.08.202637 dk 42 sn
073.Bakara (148 - 150) Yüzünüzü Mescid-i Haram’a Çevirin!
03.09.202632 dk 40 sn
074.Bakara (151 - 152) Beni Zikredin, Ben de Sizi Zikredeyim!
10.09.202640 dk 37 sn
075.Bakara (153 - 154) Sabır ve Namazla Allah’tan Yardım İsteyin!
17.09.202631 dk 57 sn
076.Bakara (155 - 157) Belâlara Sabretmenin Karşılığı
24.09.202647 dk 46 sn
077.Bakara (158) Safâ ile Merve
01.10.202646 dk 45 sn
078.Bakara (159 - 162) Hakkı Söylememek, Susmak
08.10.202650 dk 6 sn
079.Bakara (163 - 164) Allah’ın Varlığı ve Birliği
15.10.202647 dk 48 sn
080.Bakara (165 - 167) Mü’minlerin Allah Sevgisi
22.10.202645 dk 51 sn
081.Bakara (168 - 171) Şeytanın Peşinden Gitmeyin
29.10.202651 dk 56 sn
082.Bakara (172 - 173) Helâl ve Haram Rızıklar
25.04.202439 dk 50 sn
083.Bakara (174 - 176) Ayetleri Saklayanların Cezası
18.03.202127 dk 25 sn
084.Bakara (177) Asıl İyilik
01.04.202161 dk 39 sn
085.Bakara (178 - 179) Kim Haddi Aşarsa...
16.05.202429 dk
086.Bakara (180 - 182) Vasiyet Etmek
16.05.202437 dk 13 sn
087.Bakara (183 - 184) Orucun Farz Kılınması
23.05.202440 dk 15 sn
088.Bakara (185) Ramazan Orucu
08.04.202150 dk 11 sn
089.Bakara (186) Allah-u Teàlâ Duaları Kabul Eder
20.06.202455 dk 12 sn
090.Bakara (187) Oruçla İlgili Hükümler
27.06.202466 dk 50 sn
091.Bakara (188) Haksızlıkla Başkasının Malını Yemeyin!
04.07.202444 dk 3 sn
092.Bakara (189) Ay’ın Durumları
11.07.202433 dk 41 sn
093.Bakara (190 - 192) Allah Aşırılığa Sapanları Sevmez
03.06.202150 dk 37 sn
094.Bakara (193 - 195) Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın
10.12.201955 dk 44 sn
095.Bakara (196) Haccı ve Umreyi Tamamlayın!
06.06.202457 dk 48 sn
096.Bakara (197) Haccın İncelikleri
13.06.202439 dk 8 sn
097.Bakara (198 - 199) Hacda Ticaret ve Zikir
10.12.201944 dk 22 sn
098.Bakara (200 - 202) Dünyada da, Ahirette de İyilik
18.07.202443 dk 23 sn
099.Bakara (204 - 207) Münafıkları İyi Tanıyın!
25.07.202448 dk 21 sn
100.Bakara (208 - 210) Topluca İslâm’a Girin!
01.08.202441 dk 50 sn
101.Bakara (210 - 212) Dünya Hayatı ve Kâfirler
08.08.202445 dk 19 sn
102.Bakara (213) Ümmet-i Muhammed ve Diğer Ümmetler
15.08.202454 dk 4 sn
103.Bakara (214) Belâlar ve Allah’ın Yardımı
22.08.202440 dk 19 sn
104.Bakara (215 - 216) Allah Yolunda Harcamak
29.08.202442 dk 1 sn
105.Bakara (217 - 218) Fitne Katilden Daha Kötüdür
07.07.202233 dk 53 sn
106.Bakara (219-220) İçki ve Kumar
05.09.202432 dk 11 sn
107.Bakara (221) Müşriklerle Evlenmeyin!
12.09.202438 dk 28 sn
108.Bakara (222 - 223)
10.12.201947 dk 5 sn
Ali İmran (92) Furkan (74) İnfak, Gıpta Edilecek Kimseler, Sadaka Vermek
29.05.202514 dk 54 sn
Ali İmran 98 - 101 - Hristiyanların Allahın Ayetlerine Tutumları
01.05.202528 dk 30 sn
Bakara (146) Hicr (2 -3) Doğru İnancın Önemi
24.04.202519 dk 44 sn
Hac (73 - 76) Mü’minun (14) İnsanın Yaratılışı Süreci
22.05.202537 dk 38 sn
İnsan (1 - 31) Dünya Sevgisi
15.05.202525 dk 40 sn
Rahman (5 -13) Her Şeyin Dengeli Olması ve Her Varlığın Secde Etmesi
17.04.202525 dk 25 sn
Tekvir (1-14) Kıyamet Günü Alametleri, Mahşer Anı, Pişmanlıklar
05.02.202531 dk 11 sn
AKRA