İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

15 İslamda Sabır

15 İslamda Sabır
Ramazan Makaleleri

15 İslamda Sabır

05.03.2026
4 dk 53 sn

Sabır, lügat yönünden, “sıkıntıda tutmak, alıkoymak” anlamına gelen, şümulü geniş bir kelimedir. Arap dilinde bu genel ve aslî anlam ile kullanıldığı ibare ve tabirleri lügat kitapları sıralıyorlar. İşte bu anlamdan alınarak yaşayışımız esnasında, kendimize hakim olduğumuz, dişimizi sıkıp katlandığımız birçok konu ve olay karşısındaki rûhî direnme ve dayanmamıza da “sabır” adı verilmiş.

Sabretmenin İslâm dininde çok büyük yeri ve önemi vardır. Gerçek dindarlığa ulaşabilmek için “sabır melekesi”ne sahip bulunmak şarttır. Sabrın önemi hakkında sevgili Peygamberimiz (sas.) şunları söylüyor:

“İmanın bir yarısı şükür, diğer yarısı sabırdır.”

“Vücutta başın yeri ne kadar önemli ise imanda sabrın yeri de o kadar önemlidir.”

“İmanın en üstünü, sabretmek ve hoşgörü sahibi olmaktır.”

“Başa bir musibet geldiğinde feraha kavuşuncaya kadar sabretmek, değerli bir ibadettir.”

Sabretmek bize Kur’ân-ı Kerîm’in emridir. Allah celle celâlüh sabredenleri sevdiğini, Kur’an’da bize bildirmektedir. Bu çok önemli bir noktadır.

Diğer kayda değer bir nokta ise Allah’ın, sabredenlerin yanında ve onlarla beraber olduğunu belirtmesidir. O’nunla beraber olmak, ne kadar büyük bir şeref ve mazhariyet!

Sabır çeşitli konularda olabilir. Hz. Ali radıyallâhu anh’den rivayet edilen bir hadiste, sabrın üç türlü olduğu beyan buyurulmuş:

1. Musibetlere sabır: Her kim başına gelen bir derde, felakete sabreder ve güzel bir tahammül ile onu geçiştirebilirse Allahu Teâlâ ona her biri arası yer ile gök arası kadar olan üç yüz derece yazar, onu mânevî yönden bu kadar yükseltir.

2. İbadetlere sabır: Her kim Allah’a ibadet ve taatte sabır ve sebat gösterirse, ihmal ve tembelliğe düşmezse Allah onu altı yüz derece yükseltir. Her derece arası ise yeryüzünün çekirdeği ile en son tabakasının arası kadardır.

3. Günahlara sabır: Her kim bir günah işleme durumu ile karşılaştığında kendini tutar, nefse şeytana uymaz ve o kötülüğü işlemezse Allah ona dokuz yüz derece yazar ki buradaki iki derece arası yer çekirdeği ile arşın sonu arasının iki mislidir.

Bu hadîs-i şerîften, en güzel sabrın nefse hakim olup günahlardan el çekebilmek olduğu anlaşılıyor.

Kıyamet günü herkes hesap verirken sabredenlerin hesapsız mükâfât alacakları, Kur’ân-ı Kerîm’de şöylece yazılıdır:

“Ey Resûlüm! Onlara de ki: Ey iman eden kullarım! Rabbiniz’den korkun! Bu dünyada iyi işler yapanlara, bir mükâfât verilecektir. Allah’ın ülkesi geniştir. (Kendi öz yurdunuzda sıkıştırılırsanız başka diyarlara göç edebilirsiniz, üzülmeyin.) Sadece sabredenler için mükâfâtları hesapsız olarak verilecektir.”

Hz. Enes radıyallâhu anh’den nakledilen bir hadîs-i şerîfte ise şöyle buyuruluyor:

“Allahu Teâlâ der ki: Kullarımdan bir kulu, vücudunda veya çoluk çocuğunda veyahut da mal-mülkünde bir sıkıntıya, derde uğratırsam o da bu derdi, güzel bir sabırla karşılayıp tahammül ederse kıyamet günü onun amellerini tartmaya, defterini açıp günah ve sevaplarını hesaplamaya hayâ ederiz. (Onu hesapla üzmeyi, ulûhiyetimin şanına uygun bulmam, mükâfâtını hesapsız veririm.)”

Allah’a ve O’nun Resûlü’ne itaat edin, birbirinizle çekişmeyin. Sonra perişan olursunuz, mânevî gücünüz elden gider. Sabrediniz, muhakkak ki Allah sabredenlerle beraberdir, onların yanındadır.”

Ramazan’ın, sabırla büyük ilişkisi vardır. Hatta Tefsîr-i Kurtubî’de, Ramazan’a “sabır ayı” adı verildiği yazılıyor. Bakara sûresinin 45. ve 143. âyetlerinde geçen “sabır” kelimesi, Mücâhid radıyallâhu anh tarafından, doğrudan doğruya “oruç” olarak tefsir edilmiştir. Bir hadîs-i şerîfte de “Oruç, sabrın yarısıdır.” deniyor.

Allah’ın bizimle, bizim yanımızda olmasını ve bizi sevmesini sağlayacak olan sabra itina edelim, sabrı öğrenmeye çalışalım. Sabırlı olursak her türlü güçlüğü yenecek, düşmanlara galebe çalacak, dünya ve âhirette izzet ve şerefe ereceğiz, Allah’ın sevgili kulu olacağız.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
01 Bu Ramazan Çok Büyük Bir Fırsat
19.02.20262 dk 44 sn
02 Tevbe Ve İstiğfar
20.02.20266 dk 39 sn
03 Müslümanın En Mühim ve En Ciddi İşi
21.02.20262 dk 58 sn
04 İslamı Anla ve Yaşa
22.02.20264 dk 17 sn
05 Bazı Enterasan İbadetler
23.02.20267 dk 12 sn
06 Ramazan-ı Şerif Çalışmaları
24.02.20263 dk 17 sn
07 Ramazan Ayındaki Mühim Faaliyetler
25.02.20263 dk 50 sn
08 Tasavvuf ve Ramazan
26.02.20263 dk 43 sn
09 Oruç
27.02.20265 dk 48 sn
10 Riyazetül Beden ve Riyazetün Nefs
28.02.20265 dk 13 sn
11 Mübarek Mekke ve Medine Ramazanları
01.03.20263 dk 54 sn
12 Milletin İmanına Baskı Neden
02.03.20261 dk 43 sn
13 Ramazan Nefsin Islahı İçin Çok Mühim Bir Fırsat
03.03.20265 dk 5 sn
14 Ramazanda Aile Hayatı ve Çocuk Terbiyesi
04.03.20265 dk 6 sn
16 Nefis Terbiyesinin Önemi
06.03.20263 dk 43 sn
17 İçimizi Temizlemek ve Nurlandırmak
07.03.20263 dk 17 sn
18 En Mühimi
08.03.20267 dk 5 sn
19 Oruç, Perhiz Ve Beslenme
09.03.20264 dk 46 sn
20 Mekkei-i Mükerremede Ramazan Günleri
10.03.20263 dk 58 sn
21 Bizden ve Mukaddes Beldelerden Ramazan Haberleri
11.03.20263 dk 7 sn
22 İslâm’ın Mesajını İyi Kavramak
12.03.20264 dk 36 sn
23 İmanı, Ahdi, Azmi, Aşkı ve Şevki Tazelemek
13.03.20264 dk 7 sn
24 Nice Mübarek Ramazanlara, Nice Nesut Bayramlara
14.03.20266 dk 4 sn
25 Mekkede Ramazanı Şerif
15.03.20265 dk 32 sn
26 Artık Siz de Dışa Açılın
16.03.20262 dk 16 sn
27 Ramazanı Şeriften Sonra
27.03.20252 dk 31 sn
28 Ramazandan Sonraki En Mühim İşimiz
18.03.20264 dk 39 sn
29 Ramazandan Sonra Ne Olacak
19.03.20263 dk 54 sn
AKRA