İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Akşam17:44 Yatsı19:10 İmsak06:33 Güneş08:03 İşrak08:46 Öğle12:58 İkindi15:22
Hava - Hava durumuÇok Bulutlu 16°C Nem %82
Türkçe
7 Cemaziyelevvel 1444 1 Aralık 2022 Perşembe
Giriş Yap

Bir yeşil fincan, içi dolu mercan

Özel Haber
Özel Haber
12.09.2022    |

Değeri kendinden olan mübarek bir yiyecek. Yüce Kitabımız Kur’an’da ismi yeminle anılan, bir sureye verilen, insanoğlunun hayat serüvenine ilk zamanlardan beri eşlik eden; tarih boyunca derinlere saldığı kökleri, hem kabuğu hem çekirdeğiyle yenen besleyici meyvesi, gölge ve serinlik veren yapraklarıyla bereket saçan incir.

Bu özel dosyamızda incirin kökeni, kültürü, mevsimi, gıda ve sağlık açısından değerine dair bilgiler bulabilirsiniz.

İncirin kökeni

İncir kelimesi Farsça “encir”den gelmekte, Eski Uygur Türkçesi yazma eserlerinde aynen rastlanan bu kelime Orta Asya devrinden beri yüzlerce yıldır incir meyvesi için kullanılmakta.

İncir ağacının asıl yurdu Akdeniz havzasında Bereketli Hilal bölgesinde Ön Asya Sami diyarı olan Suriye ve Filistin. Güneydoğu Anadolu’nun Mardin, Kahramanmaraş ve Hatay üçgenini içine alan Bereketli Hilal bölgesinde doğal bitki örtüsünde incir ağacı bir çalı olarak yer almakta. Medeniyetler beşiğinde insanlık tarihi kadar geçmişi olan ilk kültür meyvelerinden biri incir! Çiftçilikte hünerli Sami halkları tarafından milat öncesi sekiz-dokuz binli yıllarda zeytinimsi yemiş ağaçlarının ekilerek tarımı yapılan bir kültür ağacına dönüştürüldüğü biliniyor.

İncir, bereketiyle Anadolu’ya ve Akdeniz kıyılarına yayılıyor.

MÖ 2800’lere, Sümer tabletlerinde incirden yiyecek olarak bahsediliyor. Akdeniz havzasında binlerce yıldır bolluk-bereket merasimlerinde incir ağacı da yer alıyor. Babil’in meşhur asma bahçelerine incir ağaçları da dikiliyor. Antik Mısırlılar sevdikleri kişileri toprağa verirken sepet içinde incire de yer veriyor. Uzun yola çıkanlar yanlarına besleyici ve doyurucu bir azık olarak kuru incir almayı ihmal etmiyor. Güneybatı Anadolu’da Ege bölgesinde birkaç yıl yaşadığı belirtilen Aristo’nun şifalı bitkiler kitaplarında incire dair bilgilere de rastlanıyor. 

Sembol olarak incir

İncir ağacı bir mevsimde birkaç sefer meyve vermesiyle kadim medeniyetlerde varlık, verimlilik ve bereketi temsil ediyor. İncir ağacı, hızlı büyümesiyle Hint ve Fars medeniyetlerinde gençlik, kuvvetli kökleriyle bulunduğu yere yayılmasıyla Asya-Hint medeniyetlerinde ömrün bereketi, her tarafa yayılan yapraklarıyla Çin medeniyetinde iktidar, Sami topraklarında güç, bilgelik ve aydınlık, uzun ömrüyle Mezapotamya uygarlığında hayat ağacı olarak isimlendiriliyor.

Zeytin, hurma ve incir gibi kimi ağaç türleri ve üzüm bağları, özellikle diğer meyvelerin atası olmaları, insanoğlunun hayat yolculuğunda gıda ve barınağını sağlamaları ve kutsal kaynaklarda isimlerine atıflar bulunmasıyla özel bir yere sahipler. 

Kur’an-I Kerim’de adı geçiyor

Yüce Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de Allah Teala incir ismini tek bir yerde ve yeminle anıyor. Mekke devrinde inen surelerden Tîn sûresi ismini “incir” meyvesinden almakta.

Zeytin ve incir, Allah Teala’nın yeminle andığı iki meyveden biri: “Tîn’e ve zeytûne, Sînâ dağına ve şu güven veren şehre (Mekke’ye) andolsun ki biz insanı hakikaten en güzel biçimde yarattık.” buyuruyor. (Tin 95/1-4) Bu yeminle bir yandan incir ve zeytinin şerefine ve faydasına diğer yandan bunların eski zamanlardan beri bolca yetiştiği yer olan, Filistin’e/Beytü’l-Makdis’e; İsa (AS), Musa (AS) ve Peygamber Efendimiz Muhammed (SAS)’ın peygamberlik görevlerinin geldiği bölgelere işaret ediliyor. İşte incir de zeytin gibi, kökeni itibariyle peygamber diyarı meyvesi olma özelliği taşıyor.

İncir, Yüce Kitabımızda zeytinle birlikte anıldığı gibi doğal bitki örtüsünde bulunduğu Bereketli Hilal bölgesinde de zeytin ağaçlarıyla yan yana bulunuyor. Medeniyetler beşiğinde o gün bugündür zeytin ve incir ağaçları birbirine eşlik ediyor. Yöresine göre eşlik ettiği diğer meyve ağaçları arasında hurma ve nar, ayrıca üzüm bağları da bulunuyor. 

Tüm canlılar için besin kaynağı 

Botanik ilminden tefsir ilmine ilgilisini hayran bırakan bir yönü var incir meyvesinin. İncir, ceviz gibi sert kabuklu, hurma gibi sert çekirdekli bir meyve değil, her zerresi yenebilen nadir bir meyve. Üstelik çoğu meyvenin aksine çiçek açmadan meyve vermekte. Arılar ilahi mucize eseri inciri yuva ediniyor ve incirin çoğalmasına zemin hazırlarken bir taraftan incir sayesinde çoğalarak hayatlarını devam ettirebiliyor. 

İncir ağacı, meyvesi koptuğunda yeni meyve vermeyen çoğu ağacın aksine koparıldığı yerden yeniden yeşerebilen özel bir ağaç.  Bazı incir ağaçlarının meyvelerinin bir kısmı erken bir kısmı geç olgunlaşıyor. Anadolu incirlerinden Siyah Orak ve Horasan incirleri hem ilkbahar hem yaz mevsiminde olgun meyveler sunabiliyor. 

İncir ağacı, sadece lezzetli meyvesi ile insanları beslemekle kalmıyor. Aynı zamanda bulunduğu bölgeye katkısı da büyük! İncir ağacı suyu sevdiği için ve kökleri oldukça kalın olduğu için çektiği su sayesinde, etrafındaki havayı soğutma özelliği bulunuyor. Böylece çevresinde tüm canlılar daha rahat yaşıyor. Etiyopya gibi kuraklıkla karşı karşıya olan bölgelerde tarım arazilerinde çiftçiler incir ağaçlarının gölgesinde çalışıyor.

İncir, sadece incir arıları için değil, yüzlerce canlı türü için besin kaynağı. Kuşlar, meyve yarasaları, primatlar incirle beslenirken dolaylı olarak tohumlarının yayılmasını da sağlıyor. İncirin bu önemli işlevi kurumuş lavlarla kaplı yanardağ arazilerinde de görülüyor. Bu bölgelerde ilk yetişen ağacın incir olması dikkat çekiyor. İncir; ağaçtan arındırma nedeniyle yok olan orman bölgelerinde canlılık gelişimini hızlandırmak için bilim insanlarının başvurduğu bir kaynak. 

İncir, doğduğu topraklardan Anadolu üzerinden Avrupa’ya ve Amerika’ya; Orta Doğu, Ön Asya’dan Uzakdoğu’ya kadar tarih boyunca yayılıyor. Günümüzde geniş bir ılıman ve tropik coğrafyada yetiştirilen bu ağaç en kaliteli ve verimli meyvelerini Anadolu topraklarında veriyor. Güneybatı Anadolu’da binlerce ailenin geçim kaynağı incir. Kadim tarım usullerine vizyon katılarak, doğal koşullarda yetiştirilen incirlerimiz dünya incir pazarının dörtte birini oluşturuyor. Ülkemizin ardından Mısır, Cezayir, Fas, İran ve Suriye’de, daha sonra Amerika Birleşik Devletleri, İspanya ve Brezilya’da da incir yetiştiriciliği yapılmakta.

İncir mevsimi

Ülkemizin Akdeniz’e kıyısı olan hemen her yöresinde yöreye has bir incir çeşidine rastlamak mümkün. Taşlı ve kurak topraklara kök salan incir ağacı Anadolu’nun güneye bakan yamaçlarını seviyor. İçindeki her çekirdek botanik bakımdan ayrı birer meyve olan incir meyvesi için atalarımız “Bir yeşil fincan, içi dolu mercan” yakıştırmasında bulunmuş.

İncir ağacının yaş yahut kuru olarak yenilen bu leziz meyvesine Anadolu’da halk arasında “yemiş” denildiği gibi “ballı darı”, “bardacık” tabirleri de kullanılmakta. Bereket sembolü olan bu yemiş, çekirdekleri darıya, bereketi ambara benzetilerek “Dal üstünde darı ambarı” bilmecesine konu olmakta.

Ülkemizde ve Kuzey Yarımküre’de bulunan diğer ülkelerde taze incir mevsimi yaz sonundan sonbahar başlarına kadar sürmekte. Diğer mevsimlerde ise incir; kuru incir, incir pestili, incir reçeli olarak ya da birbirinden lezzetli incir mamüllerine işlenerek sofralarda yerini alıyor. Anadolu incirlerinin pek çoğu için Ağustos sonu Eylül başı taze incir mevsimi olsa da yöresine göre yaz başından güz ortasına bu tatlı meyveyi taze taze tatmak mümkün. 

Siyah Orak için yaz başında, Yediveren inciri için Temmuz ayında hasat başlarken Bursa siyahı Ağustos, Sarılop inciri Eylül sonunda, ismiyle müsemma Morgüz ise güz aylarında toplanabiliyor.

İncir, bir emek mahsulü olarak günümüzde en verimli meyvelerini Ege Bölgemizin Büyük ve Küçük Menderes havzalarında, Aydın, İzmir, Bursa civarı yörelerde vermekte. Evliya Çelebi, meşhur Seyahatnamesi’nde bu yöreyi zeytin ve incire atıfla “Dağlarından yağ, ovalarından bal akar” şeklinde tanımlıyor. 

Anadolu’daki incirler!

Dünya çapında ilk sırada incir üretimi ülkemizde yapılmakla birlikte, ihracatta Sarılop çeşidi ön plana çıkıyor. Kurutmaya elverişli iri ve etli yapısıyla bu çeşidin “Aydın inciri” coğrafi işareti bulunmakta. 

Anadolu’nun bereketli topraklarında, kah tatlı kah mayhoş, ister ballı ister iri çekirdekli, etli, ister kalın kabuklu hemen herkesin damak zevkine göre incir bulmak mümkün. Sarılop incir, Çanakkale gibi Ege yörelerinin güney yamaçlarında sazlar üzerinde kurumaktayken pek çok incir çeşidi da taze taze sofralarda yerini almakta.

İncirin yüzlerce çeşidi arasında rengi mora çalan “Bursa siyahı”, Aydın dağlarında yetişen “Dağ inciri”, Aydın, Denizli civarında “Sarı zeybek”, İzmir’in baldan tatlı çekirdeksiz inciri “Bardacık”, benekli “Yeşilgüz”, mevsimi daha uzun süren “Morgüz”, “Karazaplak”, morumsu siyah “Kavak inciri”, Karadeniz’de sevilen “Patlıcan inciri”, yaz başı çıkan “Siyah orak”, aslen sarımsı yeşilimtırak “Beyaz orak”, Manisa Turgutlu’da yıl içinde aynı ağaçtan birkaç sefer meyve veren “Yediveren”, Gaziantep’in kurutmalık inciri “Halebi”, İstanbul civarında yetişen yeşil ince kabuklu “Sultan Selim İnciri”, ismini gönül dostu alimler diyarından alan “Horasan inciri” gibi çeşitler Anadolu’nun gözdeleri.

Şİfa deposu bir meyve, İncir

­

 

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Kabe
Canlı Yayın
Şuan canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
close icon close icon
AKRA CANLI
Canlı Yayın
Canlı Yayın Add Icon volume up
 / 
Canlı Yayın
fast rewind
fast forward
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin
Close