El Azim

El Azim
El-Azim(c.c.)
Bilenlerin bilgisi hep sendendir
Bilinmeyenler senin ilmindedir
Sen biliisin, ben bilmem
Sen bildirirsin, sen bildirmezsen ben bilemem
Sevgili dileyenler, hayat yolunda günlük rutinlerimiz büyük yekûn tutar. İşe gitmek, ders çalışmak, araba kullanmak, alışveriş yapmak, uyudun-uyandın, yedin-içtin derken bu döngümüzden arta kalan dilimler bize zihnen ve kalben keşif yapma olanağı sunan zamanlardır. Meziyet, rutinleri de her zaman anlamlı kılmak olsa da bu göreceli olarak daha zor bir seçenektir.
Mesela düşünelim, dağları ovaları, çayır çimenleri, börtü böcekleri fark edebildiğimiz anlar sıradanımızın içinde mi dışında mıdır? Bize sunulan en kıymetli kitaplardan biri olan Kainat kitabı okunmak için sayfa sayfa önümüze serilmiştir. Orayı doğru okuyabilmenin temel gerekliliğinden biri de Allah-ü Teala’nın esmasını iyi bilmektir. Her yaratılmış şey, her gerçekleşen hadise okuma yapanlar için bir gizlilik ve inceleme konusu olabilir. Bu kitapta zıtlıklar ve benzerlikler, küçüklük ve büyüklükler dikkatlerimizi çekerken gözlemler ve okumalar hep aynı sona ulaşır yani kalem hep şunu yazar:
“Ya Rabbi sen el-Azimsin, baktığım her şeyde Senin azametini görüyorum.”
Kainat kitabı dikkatle incelendiğinde ve doğru okunduğunda bize ilah olarak kudret ve azametiyle tek olanı işaret etmektedir. O da etrafımızda her gün olup biten yaşanan olayların veya varlıkların hal diliyle bize aktardığı El-Azim, El-Azim fısıltılarıdır.
Küçük bildiklerimiz şeyler de büyük ismini yakıştırdığımız şeyler de el-Azim olana muhtaçtır. Her çeşitlilik, her büyüklük tanımımız Allah’ın azameti karşısında ufacık oluverir.
Everest Dağı, Victorıa Şelalesi, Amazon ormanları gibi kendi kategorisinde birinci büyükler gibi en büyük bilim adamı, en büyük uzay aracı tarzında uzayan büyükler listesi bizim bildiklerimiz ve görebildiklerimizin sıralamasıdır. İnsan için düşündüğümüzde bile insan mutlak azim değildir, olamaz. İnsan ancak kendisinin aşağısında olan kimseye nisbetle büyüktür. Biz Allah-ü Tealayı el azim ismi ile andığımızda ise O’nun azameti, ulu ve yüceliğini belirtmiş oluruz hem de emirlerine hiçbir şekilde karşı gelmek mümkün olmayan ve aciz bırakılamayan” olduğunu belirtiriz.
Bize Kuranı kerimde emredilen
“O halde Rabbini “Azîm” ismiyle tesbih et.” [1] ifadesini beş vakit namazlarımızın rükülarında “Sübhâne rabbiye’l-azîm” ifadesiyle dil ve hale vurdururuz.
Aklımız bu azametin büyüklüğünün mahiyetinin kavramaktan acizdir. Onun büyüklük sıfat ve azametine akıllar ermez, ancak iman eder ve tasdik ederiz.
Bizler ve yaratılmış olan her mahlukat O’nu layık olduğu şekilde övemez. O kulların övgülerinin üstündedir. Bizlere düşen ise Ayeti kerime ve hadisi şeriflerde Peygamber efendimiz(s.a.v.)’in öğrettiği tarzda Rabbimizin azametini tesbih etmektir.
Bizlerin kulluğumuz için gösterdiğimiz samimi çabalar aslında O’nu yüceltmek içindir. Mesela namazda en değerli organı olan yüzünü yere koyan kişi “Sübhane Rabbiyel Ala” derken kendi acizliğini ve Rabbinin azametini yansıtmış olur. Yine rüküda eğilerek “Subhane rabbiyel azim” dediğinde Allah’ın azamet ve celaline işaret eder. Namazın bu ruhu yaşatarak kılınması kişi için miraç olan yani kılanı bulunduğu konumdan alıp manen yukarılara taşıması açısından tavsiye edilmiştir.
Bugün bilim ve teknolojinin geldiği son nokta da akıllı telefonlar, yapay zeka uygulamaları, nano teknolojiler sanki insana lisanı hal ile ne kadar zeki ve kusursuz olduğunu hatırlatmak için çabalıyor. İnsan mükemmel olduğuna çevresini saran teknolojik konforla daha da bir ikna oluyor ve bu yanılsamalara alışıyor. Gözümüzdeki kıymık en iyi büyüteçtir [2] diyen düşünürün kastettiği tam olarak bu anlama denk düşmese de aslında insan teknolojinin kıymığı dönüp dolaşıp kendi gözüne battığında tekrar can havliyle mutlak ve Azim olana, ve O’na duyduğu muhtaçlığa geri dönüyor. Sanki modern insan aciz bırakılamayacak olanı keşfettiğinde kendine şunları itiraf ediyor:
“Ey Ulu Rabbim, teknolojinin de, sistem ve düzenlerin de boyun eğmesi gereken Rab Sensin! Dünyada aklımın alacağı tüm büyüklükler, erişilmezlikler de Sana muhtaç, küçüklükler de Sana muhtaç, çünkü Sen kudret ve azametinle tek ve benzersizsin.”
Özetle deyebiliriz ki sonsuz tevazunun ve itaatin varacağı nihai hedef O sonsuz büyüklük ve yücelik sahibi’dir.
El
Kerim
Diğer Kayıtlar
| Çal | Başlık | Tarih | Süre | Paylaş |
|---|---|---|---|---|
| Et Tevvab 20.07.20264 dk 37 sn | 20.07.2026 | 4 dk 37 sn | ||
| Er Rahman 14.09.20262 dk 41 sn | 14.09.2026 | 2 dk 41 sn | ||
| Er Rahim 25.05.20263 dk 24 sn | 25.05.2026 | 3 dk 24 sn | ||
| El Basir 07.09.20262 dk 57 sn | 07.09.2026 | 2 dk 57 sn | ||
| Es Selam 12.10.20263 dk 42 sn | 12.10.2026 | 3 dk 42 sn | ||
| Er Rafi 19.10.20262 dk 27 sn | 19.10.2026 | 2 dk 27 sn | ||
| El Vedud 13.07.20263 dk 28 sn | 13.07.2026 | 3 dk 28 sn | ||
| El Muhyi 02.11.20262 dk 28 sn | 02.11.2026 | 2 dk 28 sn | ||
| El Hayy 28.09.20263 dk 8 sn | 28.09.2026 | 3 dk 8 sn | ||
| El Habir 26.10.20262 dk 47 sn | 26.10.2026 | 2 dk 47 sn | ||
| El Gafur 17.08.20263 dk 31 sn | 17.08.2026 | 3 dk 31 sn | ||
| El Câmi 05.10.20266 dk 23 sn | 05.10.2026 | 6 dk 23 sn | ||
| Es Semi 31.08.20263 dk 50 sn | 31.08.2026 | 3 dk 50 sn | ||
| El Kerim 10.08.20264 dk 45 sn | 10.08.2026 | 4 dk 45 sn |
