İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

07.07.1983 - Dua

07.07.1983 - Dua
Özel Gün Ve Geceler

07.07.1983 - Dua

04.06.2020
32 dk 20 sn

Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizden razı olsun.

Uzak diyarlardan gelen kardeşlerimi görüyorum. Kırşehirler'den, Konyalar'dan, Ankaralar'dan, daha başka diyarlardan... Allah adımlarını haclara varmak suretiyle şereflendirsin. Allah ziyaretlerini kabul eylesin. Allah muhabbetleri dâim eylesin. Allahu Teâlâ hazretlerinin yolunda birbirlerine muhabbet eden, birbirlerini ziyaret edenler zümresine dâhil eyleyip kendi muhabbetine cümlemizi nâil eylesin. Kur'ân-ı Kerîm'in sevgisini içimizde dâim eylesin.

Kardeşlerimiz sayısız hatimler indirmişler. Bir kardeşimiz geldi; "On beş hatmimiz var." dedi, birisi; "Üç tane hatmimiz var, dört tane hatmimiz var…" dedi. Hatimlerin sayıları Allahu Teâlâ hazretlerine mâlumdur.

Bir de Edirnekapı Camii imamı Hocamız Abdullah Efendi'nin de ruhu için bir kardeşimiz hatim indirmiş. Allahu Teâlâ hazretleri hepsinin niyetlerine göre o hatimlerini kabul eylesin. Hem kendilerini dünya ve âhirette berhudar eylesin, muradlarına erdirsin hem de o hatimleri hangi niyetlerle okumuşlarsa Allahu Teâlâ hazretleri kardeşlerimizin niyetlerini, Ekremü'l-ekremîn olan Mevlâ'mız, lutf u keremiyle ihsan eylesin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri müjdelemiş ki;

"Her hatmin sonunda bir müstecab dua vardır."

Allahu Teâlâ hazretleri yüzümüzün karasıyla yaptığımız duaları -lutf u keremi çoktur- lütfuyla, keremiyle kabul eylesin. Rahmetine, mağfiretine cümlemizi nail eylesin.

Camilerin güzelliklerini, hatimle kılınan namazların güzelliklerini görüyorsunuz. Ramazan'ın mübarekliğini, feyzini, güzelliğini görüyorsunuz. Allahu Teâlâ hazretleri bu güzelliklerden bizleri ayırmasın. Allahu Teâlâ hazretleri dinimizin güzelliklerini gören kimselerden eylesin. Dinimizin güzelliklerini şarktakiler, garptakiler görüyorlar!

Bu senenin bir acayip hâli var ki Allahu Teâlâ hazretlerinin yine Erhamu'r-râhimîn olduğunun delilidir. Biliyorsunuz, biz millet olarak bir büyük şaşkınlık, sarsıntı geçirdik. Eskiden dedelerimiz hak yolda yürürlerdi. "Allah" derlerdi, "Peygamber" derlerdi; onların yolundan giderlerdi. Kur'ân-ı Kerîm'i kendilerine rehber edinmişlerdi. Peygamber Efendimiz'in sünnet-i seniyyesine sımsıkı sarılmışlardı. Resûlullah'ın aşkı gönüllerinde pırıl pırıl yanıyordu. Alınlarında secdenin nurları pırıl pırıl parıldıyordu. Sonra Batılılarla tanıştık. Batılılar bizden çok çalışmışlar. Onda da ibretler var.

"Ve en leyse li'l-insâni illâ mâ se'â ve enne sa'yehû seyfe yürâ"

Kim çalışırsa Allahu Teâlâ hazretleri veriyor.

Bunda da bir ibret var ki insan Şeyh Sadi'nin sözüne geliyor:

Dûst tanrâ kucâk kunî mahrûm tu kiba düşmenen nazâr.

"Yâ Rabbi! Sen düşmanlarına bile çalıştığı zaman veriyorsun, dostlarını mahrum eder misin?.."

Biz onların karşısında zebun olduk, dedelerimiz mağlup oldular. Şimdi işçi gönderdiğimiz yerlerde o zamanlar bizim atlarımız oynardı, bizim hükmümüz reva olurdu. Sonradan Allahu Teâlâ hazretleri bizden o imkânları aldı. Hikmetinden sual olunmaz.

Biz her türlü cezaya layıkız. Elindeki nimetin kadri bilinmezse nimet elden alınır. O kanun-u ilâhiye uğradık. O kanun-u ilâhî bizim üstümüze geldi. Biz İslâm'ın kadrini kıymetini bilmedik! Batıyla tanıştığımız zaman onların evlerinin, köşklerinin, saraylarının güzelliği ile gözlerimiz kamaştı, kendi yolumuzun doğruluğundan tereddüde düştük.

Ondokuzuncu yüzyıl, geçtiğimiz asır, yirminci yüzyılın şimdiye kadarki günleri bizim kardeşlerimizin şaşkınlık, sarhoşluk, sersemlik, sendeleme devridir! Kardeşlerimiz şaşırdılar. Baktılar ki onların cemiyetinde ilim var, teknoloji var, ilerleme var, intizam var; bizde de şaşkınlık, derbederlik var! Bunların sebeplerini iyi tahlil edemediler. Sandılar ki bizdeki yıkıntının sebebi İslâm'dadır.

İslâm'da sandılar. Hâlbuki İslâm'da değil. O teknik, medeniyet, müslümanları yıkmak için saldırdı. Bütün gücünü İslâm'a sarf etti. Bütün âlem İslâm'ın üstüne saldırınca dedelerimiz mağlup oldu. Demek çok fazla çalışmaları lazımmış, dünyaya da âhirete de çalışmalılarmış. Onu yapmadıkları için mağlup oldular.

İnsan mağlup olunca, fakir düşünce, hor olunca her şeyi kıymetten düşer. Bu sefer dinimize de herkes bir şeyler söylemeye başladı. Dediler ki;

"Herhalde bu din gericilik dini olsa gerek, herhalde çağdışı bir din olsa gerek!"

Hâşâ, sümme hâşâ!

"Herhâlde bu dinde kusurlar var ki bunlar böyle yenildi!" filan dediler. Herkes yönünü batıya döndü, batıya bakmaya başladı. Herkes batıdan bir şeyler almaya başladı. Herkes batıdan âlet edevat getirdi, fabrika getirdi, teknoloji getirdi; derken örf ve âdet getirmeye başladı. Yemek, yeme içme, oturma kalkma, konuşma, arkadaşlık dostluk, hepsinde bir Alman usulü, Fransız usulü alafranga vs. diye şeyler çıktı. Milet sendeledi.

Ama Allahu Teâlâ hazretleri Erhamu'r-râhimîn. Allahu Teâlâ hazretleri bize, ben öyle hissediyorum, buyuruyor ki;

"Ey kullarım! Siz şaşırdınız, her şey batıdan geliyor diye düşünüyorsunuz değil mi? Her şey batıda iyi diye düşünüyorsunuz değil mi? Hadi bakalım. Ben size batıdaki en yüksek mütefekkirleri müslüman eyliyorum, görün bakalım!" dedi.

En yüksek mütefekkir

Bir misal verelim:

Fransızlar'ın meşhur Roger Garaudy'si 30-40 yıl kendisini ilme, felsefeye vermiş. Şimdiki adıyla Recâ Cârûdî kardeşimiz, büyük mütefekkir. Fransızlar'ın nerede bir fikir hareketi olsa akademilerinde, üniversitelerinde hocalık yapan, kitaplar yazmış, kitapları başka dillere tercüme edilmiş bir kimse ve Fransız sosyalistlerinin en önde gelen siması.

Biz batıya döndük ya, tabii batıya dönünce ilk önce hatıra gelir ki batının dini ne?

Hristiyanlık!

"Bizimkiler hristiyan olsa ya!.." Hatta Amerikalılar aya falan füze fırlatınca;

"Aya füze gönderen Amerikalılar'ın dinine gelin, aya füze gönderen Amerikalılar'ın dinine gelin!.." demeye başladılar. O başka o başka ama, bizi öyle çağırmaya başladılar. Fakat Hristiyanlığın tutulur tarafı yok, papazlar müslüman oluyor. Onlar durmuyorlar. Bu sefer Avrupa'da; "Canım Hristiyanlıkta da iş yokmuş!" diyen ve çok serbest düşünen bir grup türedi. Onlar çok hür fikri temsil ettiler, o hür fikir ile münakaşalar yürüdü, her şeye itiraz ettiler.

Meşhur Roger Garaudy, Genç Protestanlar Cemiyeti'nin başkanlığını bile yapmış kilisede uzun müddet gençlik teşkilatlarında çalışmış bir insan. Fakat onda da bir şey görmeyince ondan vazgeçmiş. Sonra sosyalizmi -sosyalizm bu asrın modasıdır- benimsedi.

"Hak, hukuk çiğnenmeyecek, kimse kimsenin malına el uzatmayacak, herkes alnının teriyle, emeğiyle geçinecek, istismar olmayacak!.." filan diye sosyalist oluyorlardı. Bu fırtına bizim memlekette de epeyce esti.

Müslüman Hristiyanlığı beğenir mi?

Beğenmez ama sosyalizmi beğenmeye başladılar.

"Bayağı nizamı var, bayağı değerleri var, sosyalistler güzel sözler söylüyorlar…" dediler. Karl Marx'tan, Lenin'den vs. tercümelerle istismar edebiyatı yaparak hakkın müdafisiymiş gibi görünerek epeyce bir yayıldı.

Ama Allahu Teâlâ hazretleri Erhamu'r-râhimîn!

"Ey kullarım siz ne yapıyorsunuz? Sosyalist mi olmak istiyorsunuz, hristiyan mı olmak istiyorsunuz? Bundan yirmi sene, otuz sene sonra aklın başına gelecek. Ben size ne olacağını şimdiden göstereyim." dedi

Fransızların en meşhur komünistini müslüman etti. Allahu Teâlâ hazretleri bizi, yirmi sene öne getiriyor. Yirmi sene sonra aklımız başımıza gelecekti.

"Ey kullarım! Ne diye uğraşıyorsunuz, işte bu adam seneler senesi uğraşmış, eser yazmış, dünyaya şöhretini tanıtmış, kabul ettirmiş insan; dönüyor dolaşıyor müslüman oluyor. Siz nereye gidiyorsunuz? Hey şaşkınlar, yönününüz ne tarafa?.."

Ne kadar Erhamu'r-râhimîn, elhamdülillah!

"Razînâ billâhi rabben ve bi'l-İslâmî dînen ve bi-Muhammedin sallallahu aleyhi ve selleme resûlen ve nebiyyen"

Mevlâmızdan razıyız. Lütfunun, kereminin üzerimizde haddi hesabı, nihayeti yok. Lütfediyor, kerem ediyor. Şaşırmasınlar diye deliller gönderiyor.

Bir Avrupalı tahsil görür, seçerler pilot yaparlar, seçerler astronot yaparlar. Bir yanağının bir yerinde sivilce olsa onu astronotluktan atarlar. Vücudunda zerre kadar, hiç kusur olmaması lazım. Beyni mükemmel olması lazım. Her türlü ruhî fonksiyonları tıkır tıkır çalışan sıhhatli bir insan olması lazım. En sıhhatli insanı astronot yaparlar. Milyarlık aletleri emanet ediyorlar. Milyar ne? Türk parası da değil. Milyar dolarlık aletleri emanet ettikleri insanlar! Kusursuz; kaşı gözü, boyu posu, vücudu, derisi, gözü kulağı, midesi, kalbi, damarı her şeyi kusursuz insanlar.

Adam aya gitti geldi, müslüman oldu; celle celâlühû ve âmme nevâlühû!

Biz öyle aciziz ki biz İslâm'ı nasıl duyuracağız?

İstanbul'dan bağırsak sesimizi taşlı tarlaya duyuramayız. Allahu Teâlâ hazretleri bir kulunu şöhretin zirvesine çıkartıyor, Amerikan teknolojisini o kulun hizmetine sokuyor. "Bu kulu dünyaya tanıtacaksın, Afrika'nın dağlarından, Asya'nın çöllerinden Çin'e kadar, Amerika'ya, Güney Amerika'ya kadar herkese bu şahsı tanıtacaksın!" diyor, tanıtıyor. Amerikan sanayisi, teknolojisi televizyonu suni peykleriyle telsiz cihazlarıyla hizmete giriyor, tanıtıyor tanıtıyor tanıtıyor. O tanıttıkları şahıs ondan sonra;

"Eşhedü enlâ ilâhe illallah ve eşhedü enne muhammeden abdühû ve resûlüh" diyor.

Bu ne?

İbret! Allahu Teâlâ hazretleri diyor ki;

"Ey dünyadaki insanlar, ey dağdaki köydeki çöldeki insanlar, ey İslâm'ı duymamışlar; duyun!" Şöhretli insanı İslâm'a getiriyor öyle duyuruyor.

Ne diyecekler?

Yarın Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna çıkınca, "Duymadık." diyebilirler mi? Ne itiraz edebilecekler?..

O hâlde uyanın arkadaşlar!

Dünya uyanıyor biz uyursak olur mu? Aksakallı dedelerimizin torunlarına kâfir olarak ölmek yakışır mı? Allah Allah deyip şu diyarları alan, Allah rızası için canını ortaya koymuş olan dedelerin torunları kâfir ölürse yazık değil mi? O dedelerin kemikleri mezarda sızlamaz mı?..

Gözünüzü açın! Ben size; "Müslüman olun!" demem, müslümansınız ki bu camiye geldiniz. İslâm'a hizmet edin!

Ne o öyle bencillik?! Ne oluyorsunuz, karnınızı doyuruyorsunuz, kendiniz Kur'an okuyorsunuz, hatim indiriyorsunuz, teravih kılıyorsunuz…

Yeter mi?

Vallahi yetmez. Biraz İslâm için çalışın!

Yâ eyhüllezîne âmenû. "Ey iman edenler!" Kûnû ensârallâhi. "Allah'ın yardımcıları olun!"

Allahu Teâlâ hazretlerinin yardıma ihtiyacı mı var ki âyet-i kerîme bize; "Allah'ın yardımcıları olun!" demiş?

Hayır! Allahu Teâlâ hazretleri omzumuza generallerin rütbesinden yüksek rütbe koyuyor! Kendisine yardımcılık rütbesini koyuyor!

Daha ne istersiniz, daha yüksek paye mi istersiniz?

Allah lütf u kereminden omzunuza "benim yardımcım" payesini koyuyor. Kuvvet O'ndan, kudret O'ndan, gıda, sıhhat, ömür O'ndan, İslâm O'ndan! Sonra da birazcık çalışınca Allahu Teâlâ hazretleri; "Benim yardımcım." diye iltifat ediyor.

İnsan durur mu?..

Sahabeden bir tanesi rıdvanullâhi aleyhim ecmaîn -adını söylemeyeceğim- Resûlullah'a geldi:

"Yâ Resûlallah, ben sana bey'at edeceğim. Sana biat etmek istiyorum ya Resûlallah. Hangi şey üzerine biat edeyim?"

"Namaz kıl, oruç tut, hacca git, zekât ver, zina etme, hırsızlık etme, cihat et… Bana bunun üzerine bey'at et." dedi. O zât boyun büktü. Onun için adını söylemiyorum. Dedi ki;

"Ya Resûlallah, sütlerini sağıp içtiğim on devemden başka devem yok. Nasıl zekât vereyim, nasıl sadaka vereyim? On tanecik devem var. Onların sütlerini sağıyorum, öyle geçiniyorum. Canımı çok seviyorum, korkuyorum. Canımı tehlikeye atmak istemiyorum, bu cihada, bu sadakaya, bu bağışa, bu cömertliğe tahammül edemem."

Resûlullah Efendimiz elini tuttu:

"Sadaka, cihat, zekât olmadıktan sonra İslâm mı olurmuş?!.." dedi.

Böyle İslâm mı olur?

Ver bakalım canını, ver bakalım malını! Biraz çalış, çabala, terle bakalım. Paralar orada dizili, yığılı duracak; apartmanlar, imkânlar… Sonra canın da rahat, balkonlarda serin serin rüzgâr esecek…

Olmaz! Cennetin yolu biraz yokuştadır. Dağlık yerde patika arazi gibi yürürken insanın ayakları biraz kanar. Biraz zahmet çekeceksiniz, biraz yardım edeceksiniz. Başka insanları seveceksiniz, onlar da sizin gibi can taşıyor.

Acaba hiç gecekondu semtlerine gittiniz mi? Hiç acaba fakir ızdırabını yakından gözlerinizle gördünüz mü? Yoksa hep gül bahçeli, asfaltlı yerlerde dolaşmayı mı seversiniz? Ramazan'da Bir fakirin sofrasına oturdunuz mu?..

Nice insanlar var bilmiyoruz ki! Allah'ın nice kulları fakr u zaruret, ihtiyaç içinde! Canını vereceksin, malını vereceksin, Allahu Teâlâ hazretlerinin yolunda hizmet edeceksin.

İslâm aktif bir dindir. Müslümanlık geldi mi insan bir hâl olur!

Müslüman hiçbir şeye bulaşmaz, hiçbir şeye yaramaz bir kimse değildir. Yaptığı şeyi düşüne düşüne yapar.

İbrahim b. Edhem hazretleri padişahlığı terk etmiş. İbrahim b. Edhem rahmetullâhi aleyh, rahmeten vâsıaten, Belh şehrinin hükümdarıymış da padişahlığı bırakmış.

Neden bırakmış?

"Allah'ın rızası belki bu padişahlıkla zor kazanılır, mesul olurum. Allah'ın rızasını kazanmak için serbest hareket edeyim" diye padişahlıktan vazgeçmiş, işi dervişliğe vurdurmuş. Çok yüksek bir zât olmuş, keramete ermiş. Allahu Teâlâ hazretlerinin sevgili kulları arasına girmiş. Menkıbelerinden anlıyoruz.

Birisi gelmiş sormuş, diyor ki;

Evsınî yâ İbrahim b. Edhem. "Bana nasihatte bulun, tavsiyede bulun."

Ûsike bi-hamsi kelimâtin. "Sana beş söz ile nasihatte bulunacağım." diyor.

Çok dikkat edin! Güzel sözü çok söyleyip ezberlemek lazım çünkü sonra aradan biraz zaman geçince, kendim söylediğim hâlde ben bile unutuyorum.

İze'ş-tekalen nâsu bi'd-dünyâ feştegi'l-ente bi'l-âhireh.

"İnsanlar dünyaya koşuşup uğraşırken sen dünyaya aldanma, âhiretine çalış!"

Yapabilir misin? Kendini ölç bakalım, yapmaya çalış. Böyle yapmak lazım.

Âhiretine çalışmadan âhiret kazanılır mı sanıyorsun?

Ve en leyse li'l-insâni illâ mâ se'â. "İnsan neye çalışırsa onu elde eder."

Arayan Mevlâ'sını da bulur…

Dünyaya çalışırsa ne olur?

Dünyaya çalışır çalışır bırakır. Nasıl olsa bırakıp gidecek, çare yok! İşte bugün de yine bir kardeşimizin abisinin haberini verdiler.

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.

Hani sevdiğimiz, "Yâ Rabbi! Benim canımı al da o yaşasın!" dediğimiz hocalarımız?!..

Hepsi gitti. Biz de gideceğiz. Bize de gelecek. Bir dahaki sene kim bilir burada hangimiz olacağız hangimiz olmayacağız?.. Âhireti imara bakmak lazım. Âhirete amel göndermek lazım.

Yâ eyyühellezîne âmenü't-tekullâhe ve'l-tenzur nefsün ma kaddemet li-ğadi.

Yarına ne gönderiyorsun, ona bir bakın!

Aman dikkat edin âhiret önemlidir, ebedîdir. Bu dünya gibi fâni değildir. Bu dünyanın zevklerine aldanmayın!

Bu dünyanın dışında zevk çoktur. Bu camiler güzeldir, burada Müslümanlık kolaydır; dışarda zor. Hava da sıcak olduğu için dışarda Müslümanlık zordur. Ama tabii Allah onlara da hidayet etsin.

Şeyh Sâdî hikâye etmiş, bana çok dokunur:

Çok ayaz varmış, kış günü çok şiddetli soğuk. Fukaracığın birisi tir tir titremiş. Başka çare bulamamış, bir hamamın odunlarının yakıldığı külhan kısmına gitmiş, küllerin arasına yatmış. Küllerin arasında tabii is, pas, sıcak; orada uyumuş. Ertesi gün çıkmış dışarıya bakmış ki karşıda bir saray. Sarayın balkonunda samur kürklere sarılmış birisi kat kat kürkler içinde etrafa safalı bakıyor. Etrafa kar yağmış yağmur, çamur, su… Aldırmıyor ki sırtında kürkler var. Diyor ki;

Şeb-i tennûr güzeştü şeb-i semmûr güzeşt

"Samurlu gece de geçti tandırlı gecede geçti!"

Hepsi geçecek, ne zengine kalacak ne fakire kalacak! Âhireti imara bakalım. Akıllı insanın işi budur. Resûlullah Efendimiz böyle yapmış, siz de böyle yapın!

2.İze'ştegale'n-nâsu bi-tezyîni'z-zâhiri fe'şteği'l-ente bi-tezyîni'l-bâtın.

"Başkaları dışını süslemeye bakarken sen içini süsle!"

Dışın süsü için süsü nasıl olacak?

Dışın süsünü hiç anlatmama lüzum yok; bunu berberler biliyor, terziler, ayakkabıcılar biliyor, insanlar çok âlâ biliyorlar. Güzel giyinmesini, ütülü pantolonlar giymesini, pırıl pırıl pahalı elbise giyip taranıp süsleniyorlar, kremler, briyantinler sürüyorlar. Bu dış süsü. Bunun bir faydası yok! Asıl süs insanın içinin süsüdür.

Peki, iç nasıl süslenecek?

İç güzel huylarla süslenir, güzel ahlâk ile süslenir.

Kad eflaha men zekkâhâ âyet-i kerîmesinde bildirildiği gibi nefis terbiye olduğu zaman süslenir. Nefsinizi terbiye edin, içinizi süsleyin. Kalbiniz pak olsun, kalbiniz başkasına karşı iyiliklerle dolu olsun. İyi şeyler isteyin, iyi şeyler yapmaya gayret edin. İçinizdeki huylarınız güzel olsun. Bu kadar söz kâfi.

Demek ki İbrahim b. Edhem;"Başkaları dışını süslerken sen içini süsle!" demiş. Siz de öyle yapın! İçinize, kalbinize çok dikkat edin. Kalbinizdeki duyguları kontrol edin, başkalarına karşı beslediğiniz niyetleri kontrol edin. Hayatınızda hangi fikirlerin peşinde sürükleyip heder ediyorsunuz ona çok dikkat edin. İçinizi düzenlemeye, tanzim etmeye çalışın.

3.İzeşteğale'n-nâsu bi-imâreti'l-kusûri feştagi'l-ente bi-imâreti'l-kubûr.

"İnsanlar köşkler yapmakla meşgulken sen kabrini imar etmekle meşgul ol!" diyor.

Kabrin imarı neyle olur?

Kabrin imarı salih amellerle olur. Çünkü insan kabirde kendisine yoldaş bulacak. Namazlarını, haclarını, zikirlerini, tesbihlerini, okuduğu Kur'ân-ı Kerîmleri, vs. kabrinde kendisine yoldaş bulacak. Kabrin süsü, ziyneti, imarı salih amellerdir.

Bâdiru bi'l-a'mâli sâlihetü kable entüşğalü. "Başınıza bir iş gelip de yapamaz duruma düşmeden önce salih amelleri çokça işlemeye çalışın!"

Bu dünya düşmanlık yapacak kadar uzun bir dünya değil. Hatta dostlukları yapmak için bile çok kısa bir ömür. Onun için dostlukları ve iyilikleri salih amelleri bile yaparken çok acele acele yapın, peş peşe yapın. Hemen yarın işiniz bitecekmiş gibi yapın. Çok gayret edin ki ömür rüzgâr gibi geçiyor. Rüzgâr gibi gelip geçiveriyor. Bir de bakıyorsunuz kırk küsur yaşına gelmişsin, bir de bakıyorsunuz yetmiş küsur yaşa gelivermişsiniz, bitiveriyor. Onun için aman salih amellerde acele ediniz, koştura koştura yapınız.

Kötülüklerle hiç meşgul olmayın. Varsın kötülükler karşılıksız kalıversin. Size kötülük yapan o kötülüğü ile kenarda kalsın. Hiç cevap bile vermeyin çünkü ömür az, değmez; onlara cevap vermekle vakit geçirmeye değmez.

4.İze'şteğale'n-nâsu bi-uyûbi'n-nâsi feştegı'l-ente bi-uyûbi nefsike.

"İnsanlar hep başkalarının kusurlarını görürler, sen öyle yapma. İnsanlar kendi başkalarının kusurları ile meşgul olurken sen kendi kusurlarına bak, onları düzeltmeye çalış!"

Çünkü içini düzeltmeden, huylarını düzeltmeden Allahu Teâlâ hazretlerinin huzuruna vardığın zaman insanın durumu çok zor olur. Allahu Teâlâ hazretleri yüzü ak, alnı açık olarak oraya varmayı cümlemize nasip eylesin.

Yâ eyyetühe'n-nefsü'l-mutmainne irci'î ilâ rabbike radiyaten merdiyyeh fe'dhuli fi ibâdî ve'dhulî cennetî.

"Ey mutmainne nefis! Ey Allah'ın zikriyle tatmin olmuş, durulmuş, dengelenmiş, saflaşmış, istikrar kesbetmiş olan ruh! Rabbinin huzuruna sen O'ndan razı, O senden razı bir durumda gel, Rabbine dön! Gel ey nefis, ey kişi, ey kulum!Kullarımın has kullarımın arasında gir!" diye bu hitaba nâil olmak ne güzel.

Kendi ayıplarınızı herkesten [iyi] bilirsiniz, onları düzeltmeye çalışın!

5.İze'ştegale'n-nâsu bi-hidmeti'l-mahlûkîne feştegi'l-ente bi-hidmeti'l-hâlık.

"Başkaları insanların hizmetiyle ömür tüketip dururken insanlara hizmet ederken sen mahlûka hizmeti bırak, Halık'ın hizmetine gir!"

Nasihat bizi yine o âyet-i kerîmeye bağladı:

"Allah'ın yardımcıları olun!" demiştim ya! Allah'ın hizmetine girin, hizmetlerin en güzeli Allahu Teâlâ hazretlerinin yoluna hizmet etmektir.

Yalnız müslüman olmanız kâfi değil, kârlı değil. Başkalarını da müslüman etmek için çalışın.

Hepiniz bir kişiyi müslüman edersek on seneye kalmaz Türkiye'de serâpâ, silme altmış milyon insan müslüman olur. Bir tek kâfir ararsın, bulamazsın. Herkes bir sene uğraşıp sadece bir insanı doğru yola getirse hesapladık; iş dokuz senede bitiyor. Türkiye'de bitiyor da etrafa taşmak gerekiyor. İsterseniz hesabını yapalım:

Türkiye'de şimdi bir milyon müslüman yok mudur?

Camiler, elhamdülillah insana neşe veriyor, her taraf doluyor. Avlular doluyor, sokaklara taşıyor.

Allah için çalışacak bir milyon müslüman yok mu, kırk beş milyondan çıkmaz mı?

Çıkar. Hadi biz 500 bine indirelim. Hadi 100 bine indirelim, 100 bin tane seçme levent gibi müslüman var ki can istense; "Al canımı!" diyecek, mal istense; "Al malımı!" diyecek sapasağlam müslüman, 100 bin tane!

100 bin müslümanın her birisine; "Bir kişiyi seç, bir sene uğraş, o bir sene sonunda onu müslüman et!" desek bir senenin sonunda kaç kişi olacaklar?

200 bin olacaklar.

İkinci senenin sonunda kaç bin kişi olacaklar?

400 bin.

Üçüncü senenin sonunda 800 bin.

Dördüncü senenin sonunda 1,6 milyon.

Beşinci senin sonuda 3,2 milyon.

Altıncı senenin sonunda 6 milyon 400 bin.

Yedinci senenin sonunda 12 milyon 800 bin.

Sekizinci senenin sonunda 25 milyon 600 bin.

Dokuzuncu senenin sonunda 51 milyon 200 bin müslüman ediyor.

Şu anda nüfusumuz 51 milyon var mı?

Yok, ama dokuz sene sonra olacak diyelim. Sonra bunların içinde bebekler var, buluğ çağına ermemiş insanlar var. Dokuz senede Türkiye müslüman doluyor. Onun için hem kendiniz iyi müslüman olun hem de başkalarını müslüman etmeye çalışın.

Allahu Teâlâ hazretleri şu güzel Ramazan'ın feyzinden, bereketinden cümlemizi müstefiz eylesin, müstefid eylesin. Ramazan'ın hazinesi olan Kadir'e cümlemizi erdirsin. Hazine saklı olduğu gibi Allahu Teâlâ hazretleri Kadir'i de saklamış. Araya araya bu hazineyi bulmayı cümlemize nasip eylesin. Ömürlerimizi rızasına uygun, uğrunda geçirmeyi nasip eylesin. Malımızla canımızla yolunda cihat etmeyi nasip eylesin.

Cihatsız Müslümanlık olmaz. Cehd sarf edeceksin. Şurada namaz kılarken sırtının alnının terlediği gibi Allah yolunda koştururken, seyirtirken terleyeceksin!

İnnallahe'şterâ mine'l-mü'minîne enfüsehüm ve emvâlehüm bi-enne lehümü'l-cenneh.

"Allah müslümanlardan canlarını ve mallarını satın aldı!"

Ticarete alışmışsınızdır. Para verirsiniz; kavun, karpuz alırsınız, pide alırsınız ya… Allahu Teâlâ hazretleri;

"Ben size cenneti veriyorum, verin canınızı, malınızı! Eğer canınızı malınızı Allah yolunda sarf ederseniz cenneti veririm." diyor.

Arabîden bir zât, bedevi, çöl Araplar'ından birisi Resûlullah Efendimiz'e gelmiş, demiş ki;

"Yâ Resûlallah! Bana tavsiyede bulun, bu tavsiyeyi tuttuğum zaman ben cehennemden âzat olayım, cennetine dâhil olayım."

"Senin zihninde bu çok mu yer etti? Senin gelip bana müracaat etmen cehennemden kurtulmak, cennete ermek için mi? Seni o mu harekete geçirdi?"

"Evet yâ Resûlallah, o harekete geçirdi."

"Peki, malının fazlasını ver."

Kuli'l-adl fe a'til fadl. "Adaletli konuş ve malının fazlasını infak et!" diyor.

Adamcağız radıyallahu anh düşünüyor, diyor ki;

"Yâ Resûlallah, bazen adaletli konuşamam."

Olabilir; saf, , temiz insanlar. Biz bu sözleri anlayamayız. Biz "tamam" deriz olur biter ama mesuliyetli olduğunu bilen insan;

"Acaba yapabilir miyim? Arada belki bir yanlış söz söylerim" diye düşünüyor, "Belki yapamam ya Resûlallah." diyor.

"Tamamen doğru konuşmayı yapamam, malımın da fazlasını veremem."

"O zaman çok selam ver, çok yemek yedir."

Peygamber Efendimiz herkesin yapabileceğine göre nasihat ederdi, tavsiye ederdi.

"Bunu da her zaman yapamam." deyince -et-Tergib ve't-Terhib'in bildirdiğine göre- Peygamber Efendimiz bakıyor ki çöl bedevisi yapacağı yapmayacağı şeyi saf saf, temiz temiz söylüyor:

"Senin develerin var mı?"

"Var."

"Peki, bir deveni ayır bir de tulum ayır, devenin sütünü tulumuna sağarsın ve ancak iki günde süt içebilen bir aileye bunu hayır olarak verirsin. Umarım ki deven helâk olmadan, o tulumun yırtılıp parçalanmadan cennetlik olursun!" diyor.

Biz bu zât-ı muhteremin cennetlik olduğunu biliyoruz, çünkü Resûlullah öyle müjdelemiş. Bu işi yapmaya başlamış. O Resûlullah'ın yanından Allahu ekber, Allahu diye diye ayrılmış.

Yapabileceği tavsiyeyi alınca tekbir getire getire ayırılmış. Kitaplarımız yazıyor ki bir müddet sonra müslümanların yaptığı bir cihatta şehit olmuş! Cenneti buldu. Daha devesi helâk olmadan, tulumu yırtılmadan, eskimeden cennetlik olmuş!

Allahu Teâlâ hazretleri has halis Müslümanlığı cümlemize nasip eylesin, yolunda dâim eylesin.

Ramazan'daki ibadetlerin kabulünün alameti, Ramazan'daki güzel hâlin Ramazan'dan sonra devam etmesidir. Ramazan'da güzel hâlet-i ruhiye var, insan melekleşiyor; Ramazan'dan sonra da bu hâli koruyacaksınız. Ramazan'da tırmandığınız zirveden aşağı düşmeyin! İnsan yükseklerden düştü mü çok fena olur, parça parça olur. Ramazan'da kazandıklarınızı inşaallah Ramazan'dan sonra da hıfz edersiniz. O 100 binlik müslümanlardan olursunuz, inşaallah daha âlâsından olursunuz. Başkalarını da hak yola getirmek için çalışırsınız.

Allahu Teâlâ hazretleri gayret, kuvvet versin. Biz kardeşlerinizi de duadan unutmayın. Allah cümlenizden razı olsun.Çok aziz ve muhterem müslüman kardeşlerim!

Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizden razı olsun.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA