İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak

20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
Özel Gün Ve Geceler

20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak

25.03.2021
24 dk 33 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh, alâ külli hâlin ve fî külli hîn.

Ves-salevâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ

ve tacîruusünâ üsvetüne'l hasenetini Muhammedini'l Mustafa ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ emmâ ba'dü

Fa'lamû eyyühe'l-ihvân fe-inne efdale'l hadîsi kitâbullahi ve efdale'l-hedyi hedyü seyyidinâ Muhammedin sallallahu aleyhi ve sellem. Ve şerre'l-umûri muhdesâtühâ. Ve külle muhtesetin bid'atün. Ve külle bid'atin delâletün. Ve külle delâletin ve sâhibehâ fi'n-nâr ve bis-senadi'l muttasılü ilen-nebiyyü sallalahü aleyhi ve selleme ennehû kâl.

Muaz radıyallahu anh'ten şöyle rivayet edilmiş:

Kâne izâ ehtara ya'ninnebiy ''Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz oruçluyken, akşam olup da iftar eyledikleri zaman buyururlardı ki;

Elhamdüli'l-lâhi'l-lezî e'ânenî fe-sumtü ve razakanî fe eftartü. ''O Allah'a hamd olsun ki bana yardım etti de oruç tutabildim, bana bu rızkları verdi de iftar edebildim.'' Peygamber Efendimiz'in âdet-i seniyyesi böyle idi.

Burada mühim bir gerçeği görüyoruz. İnsan, yaptığı bütün fiilleri Allah-u Teâlâ hazretleri dilerse, müsaade ederse yapar; dilemezse, müsaade etmezse yapamaz. Serbest bıraktığı zaman, serbest bıraktığı kadar kul bir şeyler yapar fakat istemediği zaman, hiç kimse O'nun istemediği bir şeyi yapmaya güç yetiremez.

Oruç tutuyoruz. Allah sıhhat verdi de, nasip etti de onun için tutuyoruz. Allah bizi müslüman eyledi, imanımızın gereği olarak bu bilgiyi öğrendik de onun için tutuyoruz. Akıl fikir verdi de onun için bu ibadeti yapabiliyoruz. Hasta olsaydık yapamazdık; deli, mecnun, divâne olsaydık yapamazdık. Daha nice nice mâniler, engeller olabilirdi. Demek ki ibadete ve taate kuvvet de O'ndan. Aslında bizim övünülecek hiçbir şeyimiz yok. Her şey O'ndan. Her lütuf O'ndan. Biz, O'nun nimetlerinden istifade eden kullarıyız. O, gayb hazinelerinden ihsan ediyor, biz de istifade ediyoruz. Anlayışımız derin olur da bu gerçeği görürsek ne âlâ. İşte gören görüyor.

Peygamber Efendimiz nasıl buyurmuş?

''Bana yardım etti de orucumu tuttum, rızkı verdi de iftar ettim.''

Rızık vermeseydi nasıl iftar edecektim? Aç kalsaydı, yokluk olsaydı, kıtlık olsaydı nasıl iftar edecektim? Rızk da O'ndan, oruç da O'ndan, ibadete kuvvet de O'ndan, her şey O'ndan. Her gücün, kuvvetin sahibi O.

"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi'l-aliyyi'l-azîm."

Yaşatan O, öldüren O. Yükselten O, alçaltan O. Aziz kılan O, zelil kılan O. Her şey O'ndan.

Ama bu dünya hayatı imtihan dünyası olduğundan;

Li yeblüveküm eyyüküm ahsenu amelâ. ''Bakalım hanginiz daha güzel salih ameller işleyecek, güzel kulluk yapacak?'' diye, bir yarış ve imtihan dünyası olduğundan, insanlar serbest bırakılmış, bir şeyler yapıyorlar. Şeytan da serbest bırakılmış, vesvese veriyor. Nefis de çeşit çeşit arzular ortaya koyuyor. Dünyanın da çeşit çeşit zevkleri, süsleri, ziynetlenip insanın karşısına dökülüyor; her birisi insana bir çeşit tesir ediyor. Şeytan şaşırtmaya çalışıyor. Nefis, arzusu peşinde koşturtmak istiyor. Dünyanın zevkleri çekici, cazibedar. İnsan bir ona bakıyor, bir buna bakıyor. Eğer aklını kullanıp nefsini yener, şeytana uymaz, dünyanın lezzetlerine kapılmaz da Allah'ın istediği yolu tercih edebilirse; ''Tamam, ben bunu yapacağım yâ Rabbi! Bunlara uymuyorum.'' diye kendisini tutabilirse, iradesine hâkim olabilirse, o zaman sevap kazanır. O zaman Allah'ın sevgili ve makbul kulu oluyor. Ama Allah dilese yine felç eder, hiçbir şey yapamaz.

Bir şeyi küçücük bir isteme, seçme ve tercih hakkımız var. Allah bize sırf o tercihten dolayı büyük sevaplar verir.

Bir tercih, önüne çıkan iki tane yol, iki tane mal; ''Şu mu daha güzel, bu mu daha güzel? Buyur hangisini istersen seç!'' İyisini tercih ettiğin zaman küçücük bir tercihten koca koca mükâfatlar alıyorsun, cenneti kazanıyorsun, Rıdvân'ı kazanıyorsun, Allah'ın rızasına eriyorsun; dünyada da âhirette de nice hayırlara mazhar oluyorsun.

Küçücük bir tercihtir. Karşına çıkan iki yoldan bir tanesini tercih etmek, iş çatallaştığı zaman uygun olanını seçmek. O halde bu seçmeye kendimizi alıştıralım. Önümüzde tercihler, yollar çoğaldığı zaman küçücük bir tercih hakkımız var; doğru yolu da seçebiliriz eğri yolu da seçebiliriz. Doğru yolda gitmeye de eğri yolda gitmeye de kendi tâkatimiz yok. Allah akıl, güç, kuvvet, sıhhat verirse seçebiliriz. Sevap da günah da O müsaade etmeden olmaz. Ancak O, güç kuvvet verirse olur. Ama günaha rızası yok. Serbest bıraktığı için sana da sıhhat, afiyet verdiği için sen onu yapabiliyorsun. Ama razı değil. Yaparsan cezası var, yapmazsan mükâfatı var.

Bir iyiliği yapmaya niyet edersen ve yaparsan on misli, yedi yüz misli, daha fazla, bi-gayri hisâb sevap kazanabilirsin. Bir kötülüğü yapmaya niyet eder de yaparsan bir tane günah kazanırsın. Birisinde en aşağı on misli, hatta yetmiş misli, yedi yüz misli veya bin misli daha fazla. Ötekisinde sadece yaptığın kötülüğe karşılık bir günah. Bir iyiliği yapmaya niyet ettin, yapamadın mı yine sevap var. Bir kötülüğü yapmaya heveslendin ama sonra kendini tuttun mu yine sevap var. Bunlar da işin bizim lehimize olan çok avantajlı tarafları.

Bütün bu güzelliklere, imkânlara rağmen insanlar tabi bu küçücük tercihlerini güzel yapamıyorlar. Daima nefis, şeytan, dünya, aldanma, günah tarafı seçiliyor. Ömür boyu bu böyle devam ediyor. Mü'mini de böyle. ''Hay Allah! Yine şaşırdım. Hay Allah! Yine beceremedim.'' Zayıf yetişiyoruz. Çocukluğumuzdan beri zayıf yetişiyoruz. Çocukluğumuzdan beri biraz irademizi sıkıp kuvvetli tutup tercihleri iyi yapmaya kendimizi alıştırmamışız. Pazumuz zayıf olduğundan yeniliyoruz.

Halbuki insan küçüklükten alışmalı. Çocuk tepiniyor;

''İlle şu şekeri isterim.'' Annesi de;

''Aman evladım, ağlama al.'' hemen veriyor.

Onu yiyor, ondan sonra bir başka şey için tepiniyor; zırlamaya, ağlamaya başlıyor. Şımarık şımarık; ''Şunu da isterim.'' diyor.

''Aman evladım onu da al.''

''Aman yavrum rahat etsin. Aman evladım bir şey yapmasın; üzülmesin..." Ama bir taraftan da onu nefsinin, arzularının esiri olmaya alıştırıyoruz.

İmam Gazzâlî onun için diyor ki; ''Zengin bile olsan, çocuklarına her zaman her istediğini verme. Bazen kuru ekmek yedir, katıksız sofraya oturt. Mahrumiyeti de görsün, mukayese etsin, işin kıymetini anlasın.''

Peygamber Efendimiz nasıl nübüvvet gözüyle bakıp anlıyor; ''Yâ Rabbi! Sen bana yardım ettin de orucu tutabildim, rızkı verdin de iftarı yapabildim.'' diyor. Ne kadar güzel! Her şeyi nasıl görüyor! Her şeyi güzel!

''Kış mevsimi ne güzeldir! Gündüzleri kısadır, rahatça oruç tutarsın; geceleri uzundur, kalkar ibadet edersin.'' diyor. Peygamber Efendimiz'in her şeyi değerlendirmesi böyle. Biz kış mevsimini belki sevmeyiz; soğuktur, soba yakıyoruz, yağmur yağıyor, titriyoruz, üşüyoruz. Abdest alırken jilet keser gibi ellerimiz sızlıyor. Ama Peygamber Efendimiz; ''Kış mevsimi ne güzel mevsimdir. Gündüzleri kısadır, kolay oruç tutarsın. Geceleri uzundur, kalkar uzun uzun ibadet edersin.'' diyor. Her şeyi ilâhî cepheden görüyor. Her şeye rahmânî yönden bakıyor. Değerlendirmesini öyle yapıyor.

Allah bizi o mübarek Peygamber'e has ümmet eylesin. Onun yolunda daim eylesin.

Kâne izâ eftare inde kavmin, kâle: Eftare indekümü's-sâimûn ve ekele taâmekümü'l ebrâr. Ve tenezzelet aleykümü'l melâike. ''Peygamber Efendimiz; bir topluluğun misafiri olarak onların yanında iftar ettiği zaman, şu duayı buyururdu.'' Âdet-i seniyyesi, mut'adı öyleydi. Derdi ki;

Eftare indekümü's-sâimûn. ''Sizin yanınızda oruçlular iftar etsin.''

''Bir kimse bir oruçluya bir hurma ve bir içim suyla bile iftar ettirirse, onun tuttuğu orucun sevabının misli iftar ettirene yazılır.'' Onun için, ''Sofranızda hayırlı, ağzı oruçlu mübarek kullar, ibadet ehli kimseler iftar etsin.'' diye dua ediyor.

Şerhte; ''Haber sîgasında dua.'' diyor. Haber de olsa, Peygamber Efendimiz; ''Sofranızda oruçlular iftar etti, ne mutlu size!'' demiş bile olsa o da yine aynı kapıya çıkar. ''Ne mutlu! Sizin sofranızda oruçlular iftar etti!'' ''O oruçluların sevaplarını da ev sahibi alacak.'' demek. Böyle dua ederdi.

Ve ekele taâmekümü'l ebrâr. ''Yemeklerinizi Allah'ın iyi kulları yesin.'' Yani ''Sizin rızıklarınız şerliye, hayduta, hırsıza, haramiye, edepsize, günahkâra değil de, Allah'ın sevgili kullarına nasip olsun.'' demek istiyor.

İnne min ıbâdillâhi men lev akseme ale'l-lâhi le-ebarrahû.

Hadîs-i şerîflerden biliyoruz; Allah-u Teâlâ hazretlerinin öyle sevgili kulları vardır ki ''Vallahi şöyle olacak.'' diye bir konuda bir şeye yemin etse o, Allah'ın nazlı, sevgili kulu olduğundan, onun yemini doğru çıksın diye, onun hatırına Allah o işi öyle yapar. Allah'ın öyle ebrâr, hayırlı, has, halis, muhlis, velî, mahbub, makbul kulları vardır. Onları Allah öyle sevmiş. Sevmiş yaratmış, sevmiş yaşatıyor, sevmiş yüksek makamlar ihsan eylemiş.

Senin sofrana öyle kimse gelir de öyle bir kimse yemeğini yerse, öyle bir kimse dua ederse ne mutlu! İnsanın çocuğu olmuyorsa çocuğu olur, borcu varsa borcu gider, bereketsizse bereketlenir.

Peygamber Efendimiz sütannesi Hz. Halime'ye daha küçük bebekken gittiği zaman, sütü kendi yavrusuna yetmiyorken, iki kişiyi besleyecek kadar çoğaldı. Evin içinden bereket eksik olmadı. Çünkü o eve Allah'ın sevdiği kulu, peygamberi, Muhammed-i Mustafâ'sı geldi.

Allah bizi hep sevgili kullarıyla düşüp kalkan, beraber olan kimselerden eylesin. ''Yemeklerinizi Allah'ın iyi kulları yesin. Sofranızda oruçlular iftar etsin.''

Ve tenezzelet aleykümü'l-melâike. ''Sizin üzerinize, evinize melekler insin, gelsin.'' diye dua edermiş. Peygamber Efendimiz'in mutadı böyle imiş.

Bu Peygamber Efendimiz'in duasıdır diye düşünen kardeşlerimizde; kalemlerini, defterlerini, kağıtlarını çıkartırlar duayı yazarlar.

"Eftara ındekümü's-sâimûn. Ve ekele taâmükümü'l ebrâr. Ve tenezzele't aleykümü'l melâikeh."

Böyle üç cümlelik bir dua.

Kâne izâ eftare inde kavmin, kâle: Eftare indekümü's-sâimûn ve sallet aleykümü' melâike. ''Peygamber Efendimiz bir topluluğun, kavmin misafiri olarak, onların yanında iftar ettiği zaman şöyle dua ederdi; ‘Sofranızda oruçlular iftar eylesin ve melekler size dua kılsın, sizin için istiğfar eylesin.'''

Ne mutlu! ''Yâ Rabbi! Bu kulunu affet.'' diye meleklerin ağzından destekleniyorsunuz! Melekler sizi yâd ediyor ve size dua ediyor, Allah'tan sizin affınızı, mağfiretinizi, mükâfatlandırılmanızı istiyor.

Peygamber Efendimiz böyle dua ederdi.

Demek ki; ''Tenezzelet aleykümü'l-melâike'' rivayeti de var, ''ve sallet aleykümü'l-melâike'' duası var. Birisinde; ''Üzerinize, evinize melekler insin.'' diye geçiyor; ötekisinde ise ''Size dua etsin.'' diye geçiyor.

İnince de boş durmayacak ki orada yine dua edecek. Onun için bu rivayet, duanın bir başka yönünü açıklıyor. Melekler demek ki o misafirperver, ikram eden, sofrayı tanzim eden, insanları misafir eden kimseye dua edecekler. ''Dua etsinler.'' diye de biz el açıyoruz, gittiğimiz zaman öyle demiş oluyoruz.

Kâne ize'ktehale iktehale vitran ve ize'stecmera istecmera vitran.

Ukbe b. Âmir radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş: ''Peygamber Efendimiz sürmelendiği zaman tek olarak sürmelenirdi. Buhurdandan koku kokladığı zaman tek olarak koklardı.''

İktehale, sürmelenmek demek. Erkeklerin gözlere sürme çekmesi, bizim memleketimizde az bilinen bir âdet.

Erkek sürme sürer mi?

Sürer. Peygamber Efendimiz sürmüş. Ama iki memleket arasında da iklim bakımından biraz fark var. Orada radyasyon fazla, güneş ışınları fazla, hava sıcak, güneş ekvatora daha yakın, ışınlar daha dik geliyor. Hava daha sıcak; 40-45 derece. Ayağını bastığın zaman ayağının altı yanar. Alnın kuma secde edemez. Elinle tutamazsın. Bir demiri tutsan elin kabarır, sıcaktan yanar. Öyle sıcak, bol güneşli, bol ışıklı bir yerde eğer gözler ışınları iyi süzemezse rahatsız olur. Fazla ışından göz rahatsız olur. Onun için gözü sürmeliyorlar.

O diyarlarda ekseriya göz hastalığı olur. İsmit denilen bir madde ile, daha başka kurşun veya sülfürlü maddeler ile gözün altını üstünü sürmeleyecek ki içi biraz koyulaşsın ve yansımalar azalsın. Sürmenin özel olarak göze kuvvetlendirici tesiri var. Onun için Peygamber Efendimiz sürme sürerdi.

Zaten kendisi doğuştan, kudretten sürmeliydi. Gözleri çok güzeldi. Kaşları kirpikleri gayet uzundu. Ayrıca gözlerinin altına tek olarak sürmelenirdi. Rivayete göre üç defa sağ gözüne, üç defa sol gözüne sürme çekerdi.

Bizim memleketimizde de bazı kahraman babayiğitler çıkıyor.

Muhterem kardeşlerim, mü'minin vasıflarından biri neydi?

Has mü'min, müslüman kulun vasıflarından birisi; Allah'ın yolunda yaşarken, yürürken, salih amelleri işlerken;

Velâ yehâfûne levmete lâim. ''Kınayanın kınamasına aldırmaz ve korkmaz.'' Mü'minin bir vasfı o.

Peygamber Efendimiz Berat gecesinde, mübarek gecelerde başını secdeye koyduğu zaman nasıl takvâ ile nasıl tevazu ile nasıl yana yakıla dua etmiş. ''Senden sana sığınırım yâ Rabbi!'' demiş. ''Kahrından, gazabından, azâbından ikâbından senin lütfuna, keremine sığınırım.'' demiş. ''Ben peygamberim, ben Cennet-i Âlâ'ya gideceğim.'' diye ortada pervasız dolaşmamış.

Elbette herkesin cennete girmesini isteriz. Ama cennetin yolunu Peygamber Efendimiz bize yaşayış tarzıyla göstermiş, belli etmiş.

Gündüz yemeği yedi mi akşam yemeği yemezmiş, akşam yemeği oldu mu gündüz yemeği yemezmiş. Ne kadar tahammül edebiliriz, takvâmız ne derecedeymiş bakalım göreceğiz.

Ve ize'stecmera istecmera vitran. ''Koku kokladığı zaman da üç defa koklardı.'' Bu da bizde âdet olmayan bir şey. Bir kabın içine, buhurdana cemre, kor ateş koyuyorlar. Ondan sonra üstüne öd ağacı koyuyorlar. O yanınca güzel koku çıkıyor, onları kokluyorlar.

Ramazan'da Harem-i Şerîf'te teravih namazı kılınıyor. Akşam topu patladığı zaman hemen namaza durmuyorlar. Beş dakika bir fasıla veriliyor; herkes orucunu açıyor, hurmasını yiyor, ondan sonra akşam yemeğini yiyorlar. Akşamla yatsının arasında bir saat yirmi dakika, bir saat otuz dakika var. Ama orada güzel bir âdet var; yatsıyı yarım saat daha sonra kılıyorlar. Hükümetin emri.

Bizde de o olsa çok güzel olur. ''İftarı ettikten sonra teravihe yetişeceğiz.'' diye nefes nefese kalıyoruz, çok zorluk çekiyoruz. Halbuki yatsının takvimde yazılı vakti, evvel vaktidir. El birliği ile ''yarım saat sonra yapacağız'' desek olur. Zaten teravihin kılınma vakti geniş. Onlar yarım saat geriye atıyor. Ondan sonra bakıyorsun 9'da, 9'a beş kala, on kala teravih kılınıyor. Gayet güzel, ağır ağır, hatimle teravih namazı kılınıyor.

İmamın arkası parsellenmiş. Oranın eşrafı, zenginleri, kral ailesinden veyahut üniversiteden rektörler, dekanlar. Hem hafız hem dekan. İnsanın gidip alnını öpeceği geliyor. Bir sesi var, insan hayran kalıyor. Suudi Arabistan'da ahali, bizden daha iyi müslümanlığa doğru gider. Neden gider?

Suud'dan biri buraya da geldi. Camide; ''Buyurun dua edin.'' dedik, dua etti. Uzun boylu bir Suudlu vardı, orada bir mescidin imamı diye biliyordum. Aynı zamanda bir fakültede dekanmış veya bir okulda müdürmüş. Mesela Şeyh Salih denilen bir kimse var, Kâbe-i Müşerrefe'nin imamlarından birisi, Mekke'deki üniversitenin dekanı. Dekanlar, rektörler, lise müdürleri imam olursa, o zaman cemaatin kalitesi yükselir. Bir işin başına ne kadar kaliteli insanı getirirsen, o iş o kadar güzel ve kaliteli olur.

Seccadeleri koyuyorlar, arka sıraları hemen parselliyorlar. Orada bir yer bulmak çok zor. Bir keresinde azmettim. ''Öyle güzel bir yerde, imamın tam arkasında namaz kılacağım.'' dedim. Erkenden gittim, oturdum. Kalabalık sıkıştı. Yer bulduk, bir zorluk olmadı. Ondan sonra başladı buhurdanlar gelmeye. Buhurdanı yakıyorlar, getiriyorlar. Onların başında örtüler var. Örtüyle bir sarıyorlar, bir kokluyorlar. Veyahut ellleriyle tutuyorlar, kokluyorlar. Tabi buhurdan tutmak bizim âdetimiz değil. Baktım ki orada ikram fazla. İçecekler geliyor; kokular, esanslar geliyor. ''Ben böyle tekellüf bir yerde bir daha durmam.'' dedim, oraya bir daha yanaşmadım.

İsticmâr, buhurdan koklamak. ''Kokladığı zaman üç defa koklardı.'' Bu kelime başka mânaya da gelir. Burada siyak ve sibaktan dolayı, sürmelenmenin arkasından geldiğinden buhurdan, tütsü mânasına almak daha uygun. Bir de istincâ durumu -insan abdestini yaptığı zaman temizlenme- var. Onu da üç defa yapardı diye de anlamak mümkün. O şekilde yorumlamaya burası pek müsait değil.

Allah-u Teâlâ hazretleri sizi sıratı müstakimden ayırmasın. Sevdiği kul eylesin. Marifetullah’a erdirsin. Aşkullahı muhabbetullahı gönlünüze yerleştirsin. Sevdiği işleri yapmanızı nasip eylesin. Huzuruna sevdiği razı olduğu kulları olarak varıp cennetiyle cemaliyle müşerref olmayı nasip eylesin. Peygamber efendimize komşu eylesin.

 

Bi hürmeti esrarı sûretül Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA