Hicri Takvim

Hicri Takvim
İslâm dini, zamanın değerlendirilmesinde, günün planlanmasına verdiği önem nedeniyle Müslümanların günlük, haftalık ve yıllık ibadetlerini belirli bir intizam altına almış ve bu şekilde kişinin hayatını en verimli şekilde geçirmesini hedeflemiştir. Bunu kolaylaştırmak ve belli bir düzene koymak üzere, Müslümanların ibadetlerini, Ay’ın seyrine dayalı bir nizam içerisinde yapmalarına yönlendirici muhtelif ayetlerle, dikkatleri göklere çekmektedir. Kuran-ı Kerim’de, gökler, yıldızlar, Ay, Güneş vesaireye dair olan ifadeler Müslümanların astronomiye alaka duymasını sağlamıştır. Gerek ibadet vakitlerinin belirlenmesi için takvim çalışmaları, gerekse kıble yönünün bulunması için yapılan yön tayini çalışmaları ve astronomi araştırmaları İslam’ın ilk dönemlerinden itibaren hız kazanmıştır.
İslamiyet’ten önce kullandıkları Kameri takvime alışık olan Müslümanlar, kısa sürede farklı coğrafi bölgelere yayılmışlar ve buralarda güneşe dayalı yeni takvimleri tanımışlardır. Güneş’e dayalı bu takvimlerin bazıları, İslam tarihi boyunca tarım işleri ve devlete ait bazı idari meselelerle ilgili olarak bugüne değin kullanıla gelmiştir. Müslümanlar arasında sosyal ve dini hayatı düzenleyen bir unsur olan Hicrî takvime duyulan ilgi, Müslüman astronomların başlıca meşgalesidir ve Celâlî Takvimi’nin hazırlanmasına kadar devam etmiştir. Selçuklu astronomları tarafından hazırlanan Celâlî Takvimi, çok geniş bir alanda kullanılmış mükemmel bir güneş takvimidir.
Hicrî Takvim
İslam dünyasında kullanılan Hicri-Kameri takvim, Peygamberimiz Hz. Muhammed(s.a.s)’in 622 yılında Mekke’den Medine’ye göç etmesiyle başlatılır ve Miladi takvimden farklı olarak Ay’ın Dünya etrafındaki dönüşüne göre tanımlanır. Müslümanların günlük, aylık ve yıllık dini ibadetlerinin vaktini belirleyen bu takvimde bir yıl, Kuran-ı Kerim’de de belirtildiği gibi on iki aydır. Bu aylar sırasıyla şu şekildedir: Muharrem, Safer, Rebiyülevvel, Rebiyülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bir yılı 354 gün olan Hicri takvim, güneş yılından yaklaşık 11 gün eksiktir. Bu eksiklik sebebiyle Miladi takvim, Hicri takvime göre otuz üç senede bir sene geri kalır. Dolayısıyla aylar güneş yılına göre kaydığı için Müslümanlar, ramazan orucunu daima aynı mevsimde değil her mevsime gelecek şekilde değişik günlerde tutarlar. Bu durum Hicri takvimi kullanan Müslüman devletlerin ayrıca güneş takvimini de kullanmaları ihtiyacını ortaya çıkarmakta, bundan dolayı da astronomlar tarafından hazırlanan bazı takvimlerde Hicri takvimin günleri yanında Miladi takvimin günlerinin de yazıldığı görülmektedir.
Kuran-ı Kerim, mesajının tamamı Ay Takvimi esasına göre inmiştir. Her biri zaman mefhumuna dayalı olan İslami kavramlar, Ay Takvimi’ne göre düzenlenmiştir. Temel ibadetlerimizden Haccın ifası, orucun ne zaman başlayacağı ve biteceği, mübarek kandiller ve bayramlarımız, hangi gece veya gündüzlerin diğer gecelerden üstün olduğu veya feyiz ve bereket açısından daha önemli olduğu hep Hicri Takvim esasına göre belirlenmiştir. Dolayısıyla Müslümanlar da hayatlarında yer teşkil eden önemli tarihleri Hicri Takvime göre belirlemeli ve Hicri Takvime göre törenlerini düzenlemelidirler. Dualarını ve hediyeleşmelerini o günlerde arttırmalıdırlar.
Her ayın “eyyamı bîyd” denilen 13, 14, 15’i günleri Hicri Takvime göre hesaplanır, Miladi Takvime göre değil. O günlerde oruç tutmak çok sevaplıdır. Ramazan ayının başlangıcı Hicri Takvime göre hesaplanır ve Miladi takvimde her sene yeri değişir. Haccın başlangıcı Zilhicce ayı yine Hicri Takvime göre hesaplanır ve Miladi Takvimde her sene yeri değişir. Bütün Kuran-ı Kerim mesajları Hicri Takvime göre düzenlenmiştir.
Kuran-ı Kerim’de Ayet-i Kerimelerde geçtiği için şer'i bakımdan büyük bir açıklıkla, kesinlikle ifade edilmiş olduğuna göre bir sene 12 aydan meydana gelmekte ve senenin dört ayı haram aylardır. Yani çok mübarek, muhterem ve hürmetine riayet edilmesi gereken aylardır. Bu dört haram ayın üç tanesi peş peşedir: Zilkade, Zilhicce ve Muharrem ayları. Zilkade ile Zilhicce eski senenin son iki ayı ve Muharrem de yeni başlayan senenin birinci ayıdır. Hac mevsimi bu aylarla başlamaktadır. Bu nedenle bu aylarda ceng ü cidâl, kavga, yol kesme vesaire gibi şeylerden Araplar son derece sakınırlardı, yapmazlardı. Aralarında kan davası olsa, husumet olsa bile hasmını görmezlikten gelirlerdi.
Takvim ve
İsimlendirme
Güneş ve
Ay Takvimleri
Diğer Kayıtlar
| Çal | Başlık | Tarih | Süre | Paylaş |
|---|---|---|---|---|
| Muharrem ve Aşura 25.06.20266 dk 38 sn | 25.06.2026 | 6 dk 38 sn | ||
| Takvim ve Muharrem Ayı 25.06.20265 dk 58 sn | 25.06.2026 | 5 dk 58 sn | ||
| Takvim ve İsimlendirme 25.06.20263 dk 41 sn | 25.06.2026 | 3 dk 41 sn | ||
| Güneş ve Ay Takvimleri 25.06.20265 dk 44 sn | 25.06.2026 | 5 dk 44 sn | ||
| Tarihsel Süreçte Takvim 25.06.20265 dk 6 sn | 25.06.2026 | 5 dk 6 sn | ||
| Takvim ve Çeşitleri 25.06.20264 dk 36 sn | 25.06.2026 | 4 dk 36 sn | ||
| Yeni Bir Hicri Yıla Girmek 25.08.202037 dk 52 sn | 25.08.2020 | 37 dk 52 sn | ||
| Hicri Yıl ve Muharremiyeler 2 21.08.202022 dk 18 sn | 21.08.2020 | 22 dk 18 sn | ||
| Hicri Yıl ve Muharremiyeler 1 21.08.202022 dk 45 sn | 21.08.2020 | 22 dk 45 sn | ||
| Aşure Günün Önemi 25.06.202629 dk 31 sn | 25.06.2026 | 29 dk 31 sn |
