İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva

11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
Cuma Sohbetleri

11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva

02.12.2019
45 dk 51 sn

es Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Aziz ve sevgili dinleyiciler,

Allahu Teâlâ hazretlerinin selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı üzerinize olsun. Cenâb-ı Hak iki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin.

Abdullah b. Selam radıyallahu anh'ten rivayet ettiğine göre -Ahmed b. Hanbel, Hâkim, Taberânî, Beyhakî, İbn Mâce ve Tirmizî rivayet sahih demişler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Yâ eyyühe'n-nâsü efşü's-selâm ve at'imü't-taâm ve sılü'l-erhâm ve sallû bi'l-leyli ve'n-nâsü niyâmün ve tedhulü'l-cennete bi-selâm.

Bu mübarek sözlerinin mânasını açıklayayım; sonra konu üzerinde daha geniş konuşmaya devam edelim.

Yâ eyyühe'n-nâs buyuruyor; karşısında bulunan tanıdığı, tanımadığı, insanlara hitap ediyor. "Ey insanlar, ey ahali, ey halk!" diye umuma hitap ediyor. Umumi bir hitap, kalabalığa yapılmış bir hitap.

Efşü's-selâm. "Selamı ifşa ediniz. Selam vermeyi yayınız."

Açıkça, önünüze gelene es-Selâmü aleyküm diyerek selam veriniz ve bu selam verme âdetini de yaygınlaştırınız, yayınız.

Ve at'imü't-taâm. "Ve yemek yediriniz." Ve sılü'l-erhâm. "Ve akrabalarınızı kollayınız, akrabalık bağlarına riayet ediniz, onlara yardımcı olunuz, sıla-i rahim yapınız!" Ve sallû bi'l-leyli ve'n-nâsü niyâm. "İnsanlar uykuya daldıkları, uyudukları zaman, geceleyin herkes uykudayken siz namaz kılınız." Tedhulü'l-cennete bi-selâm.

Burada tedhulûne'nin ‘nun'u düşmüş. Çünkü emrin cevabı oluyor.

"Bunları yapın!" diye emir verildikten sonra;

Tedhulü'l-cennete bi-selâm "Böyle yaparsanız selametle, sağlıkla, esenlikle cennete girersiniz." buyruluyor.

O halde bu kelimeleri biraz daha açıklayalım. Bu sözü, Peygamber Efendimiz'in böyle dediğini bize Abdullah b. Selam radıyallahu anh naklediyor. Bu kişi çok önemli, çok değerli bir kişi. Peygamber Efendimiz'in ashabından, özellikleri itibariyle üzerinde dikkatle durmamız gereken bir kişi.

Kendisi yahudi, yahudilerin Medine-i Münevvere'deki alimlerinden. Ahbâr-ı yahudi'den. Ahbar; hibir kelimesinin çoğulu. Noktasız ‘ha' ile ‘cim'e benzeyen ‘ha' ile "alim, derya gibi bilgisi olan alim" demek. Noktalı ‘ha' ile olursa "ahbar" diye hırıltılı ‘ha' ile olursa o zaman "haberler" mânasına gelir. Rahiplere, hıristiyan papazlarına "ruhban" denildiği gibi yahudilerin din adamlarına da ahbar deniliyor. Bu zât-ı muhterem Medine'deki yahudilerin hürmet ettiği, saygı gösterdiği, bilgisine hayranlık duyduğu alim bir kişi. Adı Abdullah b. Selam; Selam'ın oğlu Abdullah.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hicret ettiği, Medine-i Münevvere'ye geldiği zaman; "Bir zât geldi; Allah'ın peygamberi, elçisi olduğunu söylüyorlar. Bakalım bu beklediğimiz, Tevrat'ta da geleceği bildirilen, evsafı bildirilen âhir zaman peygamberi mi?" diye incelemek için merakla Peygamber Efendimiz'in toplantı yaptığı meclise, toplantı yerine gitmiş. O toplantı yerinde arkadan neler söylendiğine dikkat etmiş. Efendimiz bu tavsiyeleri buyurmuş:

Bu hadisi anlatırken; "İşte oraya gittim, yüzüne bir de baktım ki" diyor:

Fe izâ vechühû leyse bi-vechin kezzâb. "Yüzü hiç öyle yalan iddiada bulunacak, yalan söz söyleyecek, olmayan bir şeyi yalandan söyleyecek bir insan değil!"

Ciddi, nurlu, pırıl pırıl, sakin, âşık olunacak, hayran olunacak, beğenilecek, vakarlı, sevimli bir kimse. Allah cemalini görmeyi cümlemize nasip etsin.

"Bir de baktım ki yüzü hiç de yalancı bir insan yüzü değil." diye hayran kalmış.

Efendimiz ne demiş?

Medine'ye geldiği ilk günlerin toplantılarından birinde söylüyor. Yeni bir şehre hicret etmiş bir insan.

Karşısındaki insanlar kimler?

Bunların bir kısmını hacca geldikleri zaman, Akabe bey'atında tanıdı. Ama birçokları da ilk defa gördüğü kimseler. Çevre de yeni bir çevre. Böyle bir topluma, yeni bir şehre geldiği zaman söylediği sözler önemli.

Bu hadîs-i şerîfi sohbetlerimizde -yeri geldikçe- müteaddit defalar söylemiştik.

Efşü's-selâm. "Selamı ifşa edin."

"İfşa" ne demek?

"Fâş etmek" demek. Yani gizli yapmamak, âşikâreye çıkarmak.

"Sırrı fâş etmek" ne demek?

"Sırrı saklamayıp söylemek" demek.

"Selamı da saklamayın, içinizde kalmasın; fâş edin, ifşa edin, yayın, âşikâre söyleyin!" demek.

Bir kere İslâm'da selamın, selamlaşmanın çok önemi var. Çünkü selamlaşma bir nezaket başlangıcıdır, tanışmanın başlangıcıdır. Müslümanların, insanların tanışması lazım. İnsanlar Hz. Âdem'in evlatları, aynı cinsten, çok yüksek varlıklar. İnsanoğlu çok yüksek bir varlık. Elbette yüksekliğine uygun bir yaşam tarzı ve davranışları olması lazım.

Bir kere müslüman müslümanı, insan insanı, insan olması, hemcinsi olması, Benî Âdem, Âdem aleyhisselam'ın evlatları olması dolayısıyla tanıması, sevmesi lazım.

Bu tanımak, sevmek için ilk adım nedir?

Selamdır. Selam, karşı tarafa;

"Ben sana karşı iyi duygular besliyorum; senin iyiliğini, esenliğini istiyorum. Dünyada, âhirette selamette olmanı istiyorum. Her türlü selametin, huzurun, rahatın, refahın, nimetin, ihsanın, ikramın olduğu cennete girmeni istiyorum." demeye kadar giden çok özlü bir söz ve dinî mânası çok derin bir söz. Bunun Türkçe'ye başka bir kelimeyle "esenlik"le tercemesi mümkün değil! Çünkü Arapça'daki ilişkileri bakımından kelimenin arkası, çağrışımları ve bağlantıları başka hiç bir dilde olmayan genişlikte, zenginlikte ve önemli.

es-Selâmü aleyke. "Selam senin olsun." demek; "Sen cennetlik ol." demeye kadar giden bir mâna taşıyor. "Dârüsselâm" olan cennete gir, orası sana nasip olsun, cennet sana nasip olsun." demeye kadar giden çok güzel bir söz.

Bazıları bunu yadırgıyorlar veya soğuk karşılıyorlar; hâlimiz o hâle gelmiş. es-Selâmu aleyküm deyince "Bırak şu Arab'ın selamını!" diye sinirleniyor, yüzü kızarıyor, tavrı değişiyor.

Hâlbuki kendisi birçok Avrupa kelamını kullanıyor. Mesela telefonda "Alo" diyor.

Alo ne demek?

"Merhaba" demek, hello demek. Hello'yu derken hiç yadırgamıyor. Hâlbuki ben niye hello diyeyim? "Merhaba" derim veya daha güzel bir Türkçe kelime kullanırım; yabancı bir kelime kullanmam. Ama farkına varmadan "alo"yu kullanıyor. Hello sözünün "merhaba" demek olduğunu bilmeden, yabancı bir selam olduğunu bilmeden kullanıyor.

Ama Allah'ın selamına, es-selâmu aleyküm'üne birçok kimse kızıyor. Birçok şeyden, artık İslâm'a karşı çeşitli yönlerden şartlandırılmış. Pavlov'un şartlı refleksi tarzında eğitiminde gazeteyle, dergiyle, görgüyle, karikatürle, çizgiyle, filmle, oyunla şartlandırılmış. Bazı kimseler mahsustan "İslâm deyince akla iyi şey gelmesin, İslâm deyince aklına hep kötü şeyler gelsin." diye çağrışımları hesaplıyorlar.

"İslâm" diyor, bir minareyi gösteriyor, ezan okunduğunu gösteriyor. Bir kurban; hemen koyunun kesilmiş olduğunu ve kanlarının akmış olduğunu gösteriyor.

Peki, sen ne demek istiyorsun?

Sen hiç mezbahada hayvan kesmiyor musun?

Hiç hayvan eti yemiyor musun?

Sen hayvan eti değil insan eti bile yiyorsun. Sen insanları bile kahrediyorsun, mahvediyorsun, sömürüyorsun! Türlü haksızlıklar yapmışsın; benim tarihimde, ecdadımda, okuduğum kitaplarda nice nice sabıkaların var, nice nice misaller var. Kendin de bilip duruyorsun!

Sanki kendi dininde kurban meselesi yok mu?

Var.

Sanki başka dinlerde yok mu?

Var; fakat illa İslâm'ı kanla, kesmekle alakalı gösterecek veyahut arkasından terörist gösterecek!

Terör; "dehşet" demek. Terörist; "dehşet verici, yıldırmak için yıldırıcı korkunç işler yapan insanlar" demek. Bu da zaten Avrupa'nın âdeti. Terörizm, Avrupa'nın âdeti. Kelime de Avrupa'dan gelme.

Bir işi yapmak için, güzel güzel yapmak yolunu seçmiyorlar; "Dehşet meydana getiririm, yıldırırım, zorla alırım." tarzında hareket ediyorlar. Yani oturup kuzu kuzu, yumuşak yumuşak, rıfk ile selametlik ile esenlik ile tatlı tatlı, sulh u sükun ile iş yapmak yok. Ama işi döndürmüşler, çevirmişler, insanları şartlandırmışlar.

Bu bir misal, çok misaller verebiliriz.

es-Selâmü aleyküm demek; "Sen hem dünyada her türlü hastalıktan, beladan, sıkıntıdan uzak ol, esen ol hem de cennetlik ol." demek.

Dünyada ne kadar kral gibi, Nemrut gibi, Firavun gibi yaşasan da kıymeti yok. Sonunda âhirette cehennemlik olacak bir insanın dünyadaki kısa mutluluğu mü'min için hiç kıymetli değil. Hiç kimse Firavun'a özenmiyor, hiç kimse Nemrut'a özenmiyor, hiç kimse Neron'a özenmiyor; "Onun gibi olayım." diye düşünmüyor. Zengin olmayı düşünüyorlar belki ama onlar gibi olmayı hiç düşünmüyorlar.

Asıl büyük, ebedî, sonsuz, sermedî, hâlidî saadet, âhiret saadeti. Bu dünyada insan onu kazanmak için çalışacak. Malıyla, canıyla, var gücüyle, bütün bilgisiyle, nezaketiyle, zerafetiyle, gayretiyle, kuvvetiyle, ilmiyle, irfanıyla hizmet edecek, gönül alacak, sevap kazanacak.

Yunus rahmetullahi aleyh'in sözü ne kadar güzel:

Ben gelmedim dâvî için. Benim işim sevi için. Dostun evi gönüllerdir. Gönüller yapmaya geldim.

Gönül yapmayı hayatın amacı, gayesi saymak...

Bunu niçin söylüyoruz?

Bizim milletimiz, Türk milleti "milyonlarca Yunus" demektir.

Türk milleti nasıl bir millettir?

Türk milleti nedir?

Milyonlarca Yunus'tur. Köylüdür ama Yunus gibi âriftir, cömerttir, âşık-ı sâdıktır, köylüdür ama misafirperverdir, mütevazıdır, gayretlidir, bilgilidir, görgülüdür. Yunus gibi...

Yunus Emre bizim milletimizi iyi anlatacak güzel bir misaldir, tam bir misaldir. Odun bile getirirken eğri odun seçmeyen, her şeyin güzelini bilen ve sözün de güzelini söyleyen; sözün bazen kalbi yıktığını, bazen savaş çıkardığını, sözün dikkatle söylenmesi gerektiğini bilen zarif bir kimse.

Bütün ecdadımız böyleydi. Bütün Türk milleti, bütün halkımız böyleydi. Tabi bunlar ancak edebiyatı, tarihi, örfümüzü; bir de dünyayı bilen insanların görebileceği gerçekler.

Bize hoş gösterilen düşmanlar nasıldır?

Onların görüntüleri, reklamları, propagandaları nasıl? İç yüzleri nasıl?

Bunu bilmek de lazım. İnsanlar onlara kanmasın.

Hasılı efşü's-selâm "Selamı yayınız." demek; bir. es-Selâmü aleyküm'ü yayınız ki "muhabbet olsun, tanışıklık olsun" demek. Bir de selameti, esenliği sağlayınız; yani "İş sadece sözde kalmasın." demek.

Birisine "Sen şen ve esen ol." derken, insan onun şenliğini, esenliğini bozacak bir şey de yaparsa herhalde zıt olur, tezat olur, yanlış olur. "Sen esen ol, sen iyi ol, sen şen ol." dediğin zaman onun öyle olması için de ikram, izzet, itibar, güleç yüz, yardım vesaire sağlamak İslâm'ın emri. İşi lafta bırakmıyor.

Zaten İslâm'da bilginin lafta bırakılması günah! Bilginin lafta kalmaması, uygulanması lazım. Uygulandığı zaman kıymetli. İslâm'da ilim; amel edildiği zaman, icraata geçtiği zaman kıymetli.

Onun için hem selamı söz olarak söyleyecek hem de selametliği için çalışacak. "Gönlü şen olsun, hoş olsun, gönlü yapılsın." diye çalışacak. Bu, o kadar derin bir anlama sahip.

Ama yeni gelinen bir şehirde ahaliye ilk söylenen söz olması bakımından çok önemli! Çünkü biz şimdi ticaret yoluyla dünyaya açılan bir milletiz. Sebep olanlardan Allah razı olsun. Dış dünyaya açılıyoruz, mallarımız dışa satılıyor. Müteşebbis müteahhitlerimiz muhtelif ülkelerde, dış ülkelerde iş yerleri açıyorlar, fabrikalar açıyorlar. Türkiye'de imal edilen mallar, yiyecekler, malzeme satılıyor.

Avustralya'da şaşırıyoruz; bir çarşıya pazara gittiğimiz, Türk mallarını gördüğümüz zaman memnun oluyoruz:

"Aaa, camları, bardakları burada! Aaa, falanca mobilya fabrikasının mobilyaları, eşyaları burada! Aaa, şu mal Türkiye'den gelme." diye seviniyoruz, memnun oluyoruz. Bu dışa açılma da önemli bir şey.

Selam; iyiliğini dilemek, karşısındaki insanla tanışmak. Biz insanız, aynı cinsteniz, aynı babanın evlatlarıyız. Bizim aramıza yakışan sevgidir, ilişkilerin tatlı olmasıdır. Böyle harp, darp, öldürme, kan dökme, sömürme, inletme, zulmetme yoktur. Bu ne kadar güzel bir şey. Bu devrede, bu açılım zamanında dışta da nasıl hareket edeceğimizi gösteren bir şey.

Mesela biz Avustralya'ya gelmişiz veya Avrupa'ya, Amerika'ya gitmişiz. Dünyanın artık gidilmeyen nereleri kaldı bilmiyorum, kardeşlerimiz her yere gidiyor. Sağ olsunlar, Allah gayretlerini arttırsın. Gittiği yerde bir kere selamı yayacak, güzel davranacak, sevgi toplayacak.

Sonra?

Ve at'imü't-taâm. "Yemek yedirin, cömertlik, iyilik yapın!" buyruluyor.

İnsanın en aslî ihtiyacı yemektir. Yemek yemediği, su içmediği zaman insan ölür. Gıda alamadığı zaman hastalanır, halsizleşir, düşer. Bakılmazsa yemezse ölür. Açlıktan, kıtlıktan Afrika'da hayvanların, yerlilerin, zavallıların öldüğü gibi ölür. Onun için yemek yiyecek.

Peki, adamın yemeği yok. Garip, muhacir; kimsesi yok, diyâr-ı gurbette; imanından dolayı kendi yurdundan çıkarılmış, kendi evinden uzaklaştırılmış, kendi eşyalarını taşıyamamış, canını kurtarmak için gelmiş.

Ne olacak şimdi?

O fakir, buradaki adam zengin. Buradakinin bağı, bahçesi, hurması, üzümü var; yeşilliği, kuyusu, evi var. Bu yeni gelenin hiçbir şeyi yok. Aynı şekilde gelmese bile oranın yerlileri arasında da geçim farkları var.

Zengin ne yapacak?

Zengin olmayanları zenginliğinden faydalandıracak. Allah ona nimeti vermiş, o da Allah'ın verdiği nimetten kardeşlerine ikram edecek, sevap kazanacak. Yemek yedirecek; "Buyurun bizde çorba içelim." diyecek, ziyafet çekecek; tanışacaklar.

"es Selâmu aleyküm", tanışma, ondan sonra yemek yedirme; "Bizim eve buyurun, bizim bahçeye buyurun. Sofraya gelin, buyurun, oturun, yiyin, rica ederim." derken tanışma daha ileriye gitti.

Tabi yemek yiyen memnun. "Elhamdülillah, çok güzel olmuş, Allah razı olsun. Çok şükür. Tam gözüm kararmıştı, açlıktan bayılacak gibi olmuştum. Yedim, içtim elhamdülillah, sağ olun. Fedakârlık ettiniz, ikram ettiniz." diye candan dua eder. Hele hele o devirde...

Şu anda üretim arttığı için en fakirin; "Hiç bulamıyorum." diyen insanın bile hiç olmazsa yiyebileceği, kolayca elde edebileceği şeyler var. Özellikle bizim ülkede. Ama bir yer düşünün ki yağmur yağmaz, ot bitmez, ekin çıkmaz, ağaç olmaz, meyve yok, hayvan yok.

Orada ne olacak?

Ya avlanacak, öyle karnını doyuracak ya ot ve bitkiden karnını doyuracak. İkisi de olmayınca ya bir yerden getirilmiş olacak ya da olan olmayana verecek. İnsanın en muhtaç olduğu şeyi ona sağlamak çok önemli.

Ve sılü'l-erhâm. Bu da "akrabalık bağlarının bağlantılı olması, koparılmamış olması, ilginin devam etmesi."

Akrabaya ilgin sadece merhaba ve ziyaret tarzında değildir. "Sıla" aynı zamanda Arapça'da "bahşiş" mânasına geliyor. "İcabında kesesini açıp da para pul vermek, onun ihtiyacını karşılayacak malzemeyi vermek" mânasını da taşıyor.

Sıla-i rahim; "akrabayı ziyaret etmek, ilgiyi devam ettirmek, sevgiyi canlı tutmaya, bağları sağlam tutmaya çalışmak" ama bir taraftan da işin ikram tarafı var; yedirmek, giydirmek, vermek, yardımcı olmak var; bu da çok önemli.

İnsanlar tek oldukları zaman çok zor yaşarlar. Onun için topluluk halinde yaşıyorlar. Tek başına yaşamak bütün hayatın ihtiyaçlarını tek kişinin, kendisinin sağlaması demek olacağından, zor olduğundan nasıl çalışıyor?

Birisi ekmek yapıyor, ötekisi kumaş dokuyor, ötekisi ayakkabı yapıyor, ötekisi sebze yetiştiriyor, berikisi ticaret yapıyor. Böylece iş bölümüyle, faaliyet çeşitleriyle topluma herkes bir katkıda bulunuyor. Toplum renkli, bereketli oluyor, zengin oluyor. Herkes kendisinde olanı vererek, olmayanı parayla veya mal takasıyla alarak karşısındakinin emeğinden faydalanarak yaşamını, hayatını güzel bir şekilde sürdürüyor. Bu gayet güzel bir şey.

Bu yardımlaşmanın kuvvetli olması lazım. İslâm; yardımlaşmanın, kardeşliğin kuvvetli olmasına çok önem veriyor. Özellikle akraba ilişkilerinin, çok daha ciddiyetle canlı tutulmasını tavsiye ediyor. Sılü'l-erhâm bu mânaları ihtiva ediyor.

Ve sallû bi'l-leyli ve'n-nâsü niyâm. "İnsanlar uykudayken kalkın, geceleyin namaz kılın."

Bu da evliyâ olmanın yoludur.

Allah'ın sevgili kulu olmanın yolu nedir?

Allah'ın divanına çıkmak, onunla münacaat eylemek, onu zikretmek, ona şükretmek, onu düşünmek; ona derdini arz ederek, dua ederek, ihtiyacını belirterek onunla samimiyetini, yakınlığını ilerletmek.

Bu nasıl olacak?

Bu; gündüz gürültüde, patırtı içinde, hay huy içinde, alışveriş içinde insanlar birbirlerini işgal ettiğinden, meşgul ettiğinden kolay olmuyor. Yalnız olduğu zaman gece olduğu, herkes uyuduğu, tek başına kaldığı zaman fırsat ele geçiyor.

Mahbubun muhib ile başbaşa kaldığı zaman oluyor. Yani sevenle sevilenin tenha, başbaşa kaldığı zaman geliyor. Başka ilişkilerin hepsi sükuna ermiş, kesilmiş oluyor. O zaman zikreden, Kur'an okuyan, namaz kılan, tefekkür eden, eline tesbihi alan, gözyaşı döken çok büyük sevap kazanıyor:

Rek'atâni mine'l-leyli hayrun mine'd-dünyâ ve mâ fîhâ. "Geceleyin kılınan iki rekat namaz, dünyadan da dünyanın içindeki her şeye sahip olmaktan da daha hayırlıdır."

Neden?

Çok büyük sonuçlar doğuruyor, Allah'ın sevgili kulu olmayı sağlıyor da onun için. Peygamber Efendimiz bunu hararetle tavsiye ediyor.

Kur'ân-ı Kerîm'de de;

Ve mine'l-leyli fe-tehecced bihî nâfileten lek, asâ en yeb'aseke rabbüke makâmen mahmûdâ diye Allahu Teâlâ hazretlerinin Peygamber Efendimiz'e tavsiyesi var.

"Geceleyin teheccüde kalk, teheccüt namazı kıl; böylece Allah seni hiçbir insanın ulaşamadığı, insanoğlunun kazanabileceği en yüksek mertebe olan Makâm-ı Mahmûd'a yerleştirsin, ulaştırsın, çıkarsın!" diye emrediyor.

Gece ibadetini, selamı sizlere çok tavsiye ediyorum. Çünkü bir insan birisiyle selamlaşır, tanışır arkadaş olursa bir derecesi artacak. Arkadaş olmanın çok sevabı var. Böylece muhabbet olacak. Muhabbet olduktan sonra da birlik ve beraberlik içinde çok başarılar sağlanacak.

Selamlaşmayı, herkesin iyiliğini isteyip sokulmayı, geçimli olmayı, herkesle güzel ilişkiler kurmayı tavsiye ediyorum.

Tabi herkesle güzel ilişkiler dediğim zaman İslâm cıvık bir yumuşaklığı tavsiye etmiyor; onu kast etmiyorum. Eğriye eğri, doğruya doğru. Çünkü yanlışlığın karşısına çıkmak da fazilettir. Yoksa yanlış yapanın karşısında yumuşak durulmaz. Karşı tarafta bir adam öteki adamı dövüyor, ona sövüyor. Sen burada oturup "Ben etliye, sütlüye karışmam." diye kenarda durursan İslâm'da bu da uygun olmuyor.

İslâm'da güzel ahlâk; iyiliği desteklemek, kötülüğü engellemektir. Emr-i mâruf, nehy-i münkerdir. Müslüman; kötülüğün karşısında, onu engelleyici bir tavır alacak.

"Efendim! Nezakete sığar mı?"

Tabi, elbette. İşte asıl nezaket o. Bir kimse haksızlık yaparken onu yaptırmamak, engellemek. Zalim zulmederken zulmü engellemek; hırsıza hırsızlık, arsıza arsızlık yaptırmamak, terbiyesizin terbiyesizlik yapmasına fırsat vermemek. O da İslâm'ın iki taraflı, dengeli terazisinin tam olduğunun alameti.

Yoksa cıvık, yılışık, pısırık bir yumuşaklık değil. İslâm'ınki kahraman bir yumuşaklık, engin bir yumuşaklık. Ama yerine göre müdahale edecek, sözü söyleyeceği zamanı bilecek. Müslüman; efendi, cesur, kahraman, hakkı tutan, hakkı söylemekten korkmayan, çekinmeyen kimse olacak.

"Gülelim, oynayalım, herkesi sevelim." tarzında değil.

Herkes sevilmez!

Kötü insan sevilmez.

Sevginin bir tarafı da sevmemektir, buğz etmektir. O da bir çeşit "olumsuz sevgi" demektir.

Sevmemek ne demek?

Eksi sevgi demek!

Sevmemek de var.

el-Hubbu fillâh. İslâm'da Allah için sevmek de var.

el-Buğzu fillâh. Allah için sevmemek de var. O olmazsa olmaz.

Bir insan kızılacak kimseye, kötülüğü yapan kimseye Allah için kızmıyorsa zulmü, zalimi engellemiyorsa o zalimi seviyorsa olmaz. Hubbu fillâh da var, buğz-u fillâh da var.

Evet "İslâm sevgi dinidir."

Her şeyi açıklamak lazım, yerli yerince konuşmak lazım. Sevgi ama gel de bakalım, şu yerleri yurtları yıkan, bombaları atan, diyarları harabeye çeviren insanları sev!

Fransızlar Cezayir ahalisinin üçte birini kesmişler.

Bunun neresini seveceksin?

Neresi medeniyet?

Hani Fransız inkılâbı, hani insan hakları?

İtalyanlar Libya'ya saldırmışlar, vahaları yakmışlar, insanları öldürmüşler vesaire.

Bunun neresi medeniyet?

Bal gibi vahşet, istilacılık, bal gibi barbarlık. "Bal gibi" dediğim "tatlı" mânasına değil; "apaçık, kesin" mânasına.

En büyük barbarlığı kendileri yapıyorlar. Hani Romalılar veya Yunanlılar kendilerine "medenî" derlermiş, dışarıdakilere "barbar" derlermiş. Barbarlığı kendileri yapıyor. Anasını saymaz, babasını saymaz, hakkı kabul etmez, mazluma acımaz, yardım etmez.

Öyle kahramanlık mı olur?

Bizim ecdadımızın en büyük özelliklerinden birisi mazluma yardım etmek, mazlumun yanında yer almak, zalimin karşısına dikilmektir. Çünkü dinimizde en sevaplı işlerden birisi; zalim sultanın karşısında hak sözü söylemektir, en üstün cihattır. İşte onun için İslâm'ı tam anlamak, tam anlatmak lazım; yanlış anlamaları da engellemek lazım.

İslâm sevgi dinidir. Tamam, ama sevginin olumsuz tarafı da vardır. Yani işin iki tarafı da vardır. Bu yanı da vardır o yanı da vardır. Kuzey kutbu da vardır, Güney kutbu da vardır. Doğu tarafı da vardır, Batı tarafı da vardır. "Eğri de otursa- insanın her şeyi hudutlarını çizerek doğru söylemesi lazım.

"Fıkıh" dediğimiz kıymetli ilim. Mesela her müslüman "dinde fakih olmayı" Allah'tan isteyecek:

"Yâ Rabbi! Beni dinde fakih eyle." ne demek?

"İlmi, irfanı, sezgisi, terazisi doğru olan, tam olan insan eyle." demek. Eğriyi doğruyu anlayacak.

Zalime gidip acımak, herkes mazlumu tepelerken iki tekme de o vurmak; Müslümanlık değil! Zulmün karşısında susmak da Müslümanlık değil. Zengine zenginliğinden dolayı dalkavukluk edip güleç yüzle karşılamak, fakire fakirliğinden dolayı kaş çatmak da İslâm değil.

"Bir insan zengine karşı sırf zenginliğinden dolayı dalkavukluk için tezellül, tabasbus ederse yani eğilip bükülürse dininin üçte ikisi gider." buyuruyor Peygamber Efendimiz.

Fakir bile olsa sakin duracak. Yanlış yapıyorsa "Ey zengin! Sen zenginsin ama bak şu sözün, şu işin yanlış!" diyebilecek. "Ondan para gelecek." diye umduğundan söyleyememek olmaz.

İslâm her şeyi ölçülü yapmıştır, ölçü koymuştur. İslâm ölçü dinidir.

Rahmân sûresinde;

Ve vadaa'l-mîzân. "Ve mizanı, dengeyi O koydu." diye geçiyor.

İslâm ölçü koymuş, İslâm terazili bir dindir.

Her şeyin ölçüsü, ölçeği vardır. İlacın ölçüsünü kaçırırsan zehir olur, insanı öldürür. İlacı ilaç olacak ölçüde kullanmak lazım. Fazla ölçüde kullanırsan zehir olur, hastayı öldürürsün. "Doz" diyoruz, "miktar." İlacın alınma miktarı önemli. Az olsa da olmaz çok olsa da olmaz. Çok olsa öldürür az olsa tesir etmez.

Miktar çok önemli. Konuşmanın miktarı da çok önemli, sevmenin miktarı da önemli. Peygamber Efendimiz diyor ki;

"Sevdiğin insanı ihtiyatla sev, gözü kapalı sevme. Bir zaman gelir, belki düşman olursun. Ona göre tedbirli ol. Düşmanlık ettiğin kimseye de ihtiyatlı davran. Belki barışırsınız, dost olursunuz. Sonra söylediğin, sarf ettiğin bir sözden dolayı mahcup olursun."

İhtiyatlı olmak lazım, kendini tutmak lazım. İslâm ifrat ve tefritin arasındaki itidal ve denge yolu. Çok güzel! Ne ifratı, aşırı gitmeyi, çok yapmayı ne az yapmayı tavsiye etmiş. Yani "optimum" dedikleri; "en faydalı, en uygun, en müsait şeyi" tavsiye etmiş.

"Efendim! Falanca dinde boşanmak yok."

Bazen boşanmak gerekebilir. Niye boşanmak yok?

"Falanca dinde de boşanmak var, istediğin gibi boşan."

O kadar da olmaz:

Ebğadu'l-halâli ila'llâhi et-talâk. "Allah'ın en sevmediği helal, boşanmadır."

Boşanma helal, var; ama haksız, yersiz olursa Allah kızar.

Bir kadın kocasından ayrılmaya kalkıyor:

"Kardeşim, kızım, yavrum, evladım! Bak kaç çocuğunuz var! Sen şimdi neden boşanmaya kalkıyorsun? Bunca yıl aklın başında değil miydi? Sen buna gönül arzusuyla gönül vererek ‘evet.' diyerek varmadın mı, evlenmedin mi? Şimdi niye ayrılmak istiyorsun?"

Bir kadın kendisi kocasından ayrılmak isterse cennetin kokusunu koklayamaz. Hâlbuki cennetin kokusu cennetten taşar, beş yüz yıllık mesafeden bile duyulur.

Cennetin kokusunu koklayamaz, "cennetin yanına bile yanaşamaz" demek. Ne kadar kötü bir şey!

Ne yapacak?

Yuvasına sadık olacak.

Bak üç tane, dört tane çocuk var. Ayrılacaksınız, çocuklar analı babalı ama öksüz olacak.

Senin sorumluluk duygun yok mu?

Artık şu çocukları büyüt. Kendi başınıza kaldığınız zaman da; "Ben senden bıktım, sen benden bıktın; haydi ayrılalım!" diye konuşun ama sorumluluklarınızı da bilin.

"Anne olmak" demek, "baba olmak" demek "sorumluluklar yüklenmek" demek. Adam baba olmuş; kumarhanede paraları harcıyor, meyhanede paraları harcıyor, eve para getirmiyor. Çocukların sorumlususun, Allah senden soracak! Bu çocuklar da âhirette senden hesabını soracaklar. Yani koca da sorumlu, hanım da. Herkes sorumlu olacak. Herkesin hakları da var, görevleri de var. Hepsi dengeli. İslâm denge dini.

"Böyle yaparsanız; dengeli müslüman olursanız, geçimli olursanız, selamı yayarsanız, cömert olursanız, yemek yedirirseniz, bir eli açık, cömert, arkadaş canlısı kimse olursanız, akrabalarla bağları güzel yaparsanız -ama Rabbinize karşı kulluğunuzu da güzel yapmak için- gece ibadetine de kalkar teheccüt namazlarını da kılarsanız tedhulü'l-cennete bi-selâm selametle, esenlikle cennete girersiniz!" diye buyuruyor. Sahih bir hadîs-i şerîf.

Kolay. Zaten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz çok güzel bir eğitici. Çok ibret alınacak. Herkesin, her meslekten insanın İslâm'dan ibret alması gerekiyor. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem kısa, özlü öğretiyor.

"Ben size İslâm'ı anlatacağım, dinleyin."

"Hadi bakalım!"

"Arkası gelecek sayıda, arkası gelecek sayıda, arkası gelecek sayıda…"

Kişi artık kavrayamaz duruma geliyor, İslâm'ı anlayamıyor. Müslüman ama İslâm'ı anlayamıyor.

Bugünün müslümanları İslâm'ın özünü, esasını, ana yapısını anlayamamışlar. Koca koca çamları deviriyorlar, koca koca hatalar yapıyorlar. Kendilerini samimiyetle müslüman sanıyorlar. Halbuki kesin olarak İslâm'dan ayağı kaymış, uçuruma yuvarlanmış oluyor. Yanlış işler yapıyor, "Allah Kerîm'dir! Benim birkaç küçük günahım var! Allah beni affetmeyecek de kimi affedecek?" diyor.

Bu lafları söylüyor.

Sen de bakıyorsun; "Ya kardeşim! Şimdi ben oturup senin günahlarını, hatalarını, benim gördüğüm sevmediğim taraflarını saymaya kalksam ciltlerce kitap olur. Sen pür hatasın! Hâlâ 'Benim hiç hatam yok!' diyorsun. 'Kimi üzdüm, kimi kırdım?' diyorsun. 'Ben de müslümanım!' diyorsun, öyle sanıyorsun."

Öyle değil.

Peygamber Efendimiz ana hatlarıyla ve herkesin kolay anlayabileceği elle tutulur noktalarından işi anlatarak bize İslâm'ı öğretiyor:

Efşü's-selâm. "Selamı yayınız."

Bu, "Birbirinizi seviniz!" demenin müşahhas, elle tutulur, herkes tarafından anlaşılan bir tarafı. Adam hiçbir şey anlamasa "Selamı yayayım, Peygamber Efendimiz ‘Yayın.' dedi." diye "Selamün aleyküm!" dese; o da "Aleyküm selam" diyecek, "Merhaba! Nasılsın? Neredensin?" diyecek. Böylece ahbaplık olacak. Kâbil-i tatbik, "kolay uygulanabilir" yolundan kısaca öğretiyor ve herkesin hatırında kalacak şekilde söylüyor.

"Cömert olacakmışım, tamam."

Yemek yedirmeyi tavsiye olarak öğrenmiş olan insan ne yapar?

Daha küçük ikramı daha rahatlıkla, daha kolayca yapar. Demek ki ikramkâr olacak, kendisinin sahip olduğu şeyleri başkalarına sunabilecek; "Al." diyecek. Ona alışacak.

Mesela insan bunu küçük çocuğa öğretebilir:

"Yavrum! Al sana çikolata."

Kucakladın.

Tamam; "Benim çikolatam." diyorsun.

At'imü't-taâm emrinin çocuğa öğretilmesi.

"Hadi bakalım, bir parçasını da şu çocukcağıza ver! Bak nasıl bakıyor uzaktan; çikolata olduğunu anladı. Hadi bakalım; ‘Al kardeşim!' de, bir parçasını da ona ver."

Çocuk;

"Yok, vermem. Hepsini ben yiyeceğim!"

"Sen bunun hepsini yiyecek olsan zaten hastanelik olursun. Koca çikolata. Birazını vermeye alış."

"E biter."

"Biter ama ötekisi hiç yemiyor. Biterse beraber bitsin; o da yesin, sen de ye!"

Böyle küçükten, kâbil-i tatbik, uygulanması kolay şeylerden çocuğa öğretirsen çocuk iyi bir çocuk, iyi bir insan olur. Hayatta da başarılı olur. Bazı ikramlar yapmak gerektiğini bilir; hanımına, ikram yapar, komşusuna, müşterisine ikram yapar.

"Bu mal kaça?"

"Şu kadar."

"Bunun ikramı ne?"

Demek ki dükkân sahibinin de müşteriye bir ikramı varmış. Ne kadar güzel söylüyorlar. Tenzilatı ne güzel söylüyor; "Bunun ikramı nedir?" diyor.

Peygamber Efendimiz bunları öğretirken hem kısa söylüyor hem de uygulanabilir bir şeklini söylüyor. Onu uyguladığın zaman o güzel âdeti, örfü güzelce yakalamış oluyorsun.

Sılü'l-erhâm. "Akrabalarınla bağlantıyı kur!"

Gidersen gelirsen "Dayım, teyzem, amcam, yengem, yeğenim..." derken; konuştun mu dertleşirsiniz, yardımlaşırsınız, muhabbet olur. O da; "Bu bizim yeğen, çok iyi bir insandır. Bizi unutmaz, gelir gider." der. Böylece iş biter.

Geceleyin namaza kalkmak da çok faydalı. Bir kere bunda sonsuz eğitimler var. Uykuyu bölmek tavsiyesi var; "Geceleyin horul horul uyuma." Bir de "Yaptığın işleri düşün, zihnini kullan, hafızanı kullan, tefekkür kabiliyetini geliştir." meselesi var, "tevazu meselesi" var. "Mârifetullah" dediğimiz çok kıymetli cevhere sahip olmanın yolu burası, oraya götüren geçit bu. Peygamber Efendimiz kâbil-i tatbik uygulamalardan çok yüksek duygulara, eğitimlere götürüyor; "Böyle yaparsanız cennete de girersiniz." diyor. Mükâfatı da kısaca söylüyor.

Demek ki bir insan bir hadisi dinlese bir hadisi uygulasa cennete gidebilir.

Üç hadis olsun diye altındaki hadîs-i şerîfi de okuyorum:

Yâ eyyühe'n-nâs! Aleyküm bi'l-ilmi kable en yukbeda ve kable en yurfa'. el-Âlimü ve'l-müteallimü şerîkâni fi'l-ecri ve lâ hayra fî sâiri'n-nâsi ba'd.

Ebû Ümâme hazretlerinden rivayet olunmuş. Taberânî ve Hatîb-i Bağdâdî kitaplarına kaydetmişler -rahmetullâhi aleyhimâ-. Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde şöyle hitap ediyor:

Yâ eyyühe'n-nâs. "Ey ahâli, ey insanlar!" Aleyküm bi'l-ilm. "Size ilmi tavsiye ederim, ilme sarılın, ilim öğrenin. Size ilmi öğütlerim." Kable en yukbade. "İlim alınmadan önce." Ve kable en yurfaa. "Ortadan kaldırılmadan."

"Elinizden alınmadan, ortadan kaldırılmadan ilim öğrenmenizi size tavsiye ederim."

"İlim nasıl alınır?"

Alimler gider, bilgiler de alimlerle beraber gider; o konu kapanır. Yani bir usta ölür, o meslek sırrı onunla beraber gider. Birisi onu artık bir daha onun kadar güzel yapamaz.

Peygamber Efendimiz birçok şey öğretiyor. Onun etrafında bulunan ashabı bunları öğreniyorlar. Yeniler de oradan öğrenecekler. Onların yanına giderlerse öğrenirler. Gitmezlerse öğrenemezler. O Peygamber Efendimiz'in mübarek ashabı gittiği zaman ne Kur'an ilmi ne tefsir ne hadis ne fıkıh ne kelâm ilmi gelişir. Hepsi ölenle giderse geride cahillik kalır.

Şimdiki zamanın insanlarının yaptıkları işlere bakarsanız tam İslâm'dan önceki Araplardaki Cahiliye devri gibi, çöl bedevileri gibi; hatta daha fena. Yamyamlar, tamtam çalan yamyamlar durumuna gelmişler. Birbirlerini öldürüyorlar, yiyorlar. Haram, yalan, dolan, hırsızlık, arsızlık, yüzsüzlük; başkasına zarar verici her türlü olumsuz uygulama var.

Halbuki medeniyet dediğimiz şey; bir insanın yaptığı işin, başkasına zarar vermeyecek şekilde olması. Hürriyetler başkasının hürriyetleriyle sınırlı. Ama gel de anlat! Kitaplar yazıyor ama gel de insanların uygulamalarında onu gör. Çarşı pazar aldatmaca, hile. Faturalar sahte, naylon. Vergiler kaçırılır; tartılar, ölçüler eksik olur, mallar hileli olur vesaire. İlim gittiği zaman öyle olur.

Efendimiz; İlim elinizden alınmadan ve ortadan kaldırılmadan önce ilim öğrenin." diyor.

el-Alimu ve'l-müteâllimü şerîkâni fi'l-ecr. "İlmi bilen alim de ilme talip olan, öğrenen öğrenci de sevapta ortaktır."

Ortaklık, "ikiye bölmek" mânasına değil; "O da sevap alır, bu da sevap alır." mânasına. Yüz tane sevap varsa "Ellisini o alır, ellisini o alır." mânasına değil; "Yüz sevap bu alır, yüz sevap o alır." mânasına.

Öğreten sevap alır da öğrenen sevap almaz mı?

O da alır.

Neden?

Öğreniyor.

Öğrenen olmasa öğreticinin malını kim alacak? O, malını kime satacak? Müşteri olmazsa dükkân sahibi nasıl kâr edecek? Onun için ikisi de önemli. İkisi ecirde, sevapta ortak. İkisi de sevabı alır.

Ve lâ hayra fî sâiri'n-nâsi ba'dü. "Artık bunların dışında, bundan sonra başka insanlarda; ilmini ilerletmeyen, öğrenmeyen kimselerde hiçbir hayır yoktur."

"Hocam! Benim çocuk Amerika'ya gitti de bilgisayar mühendisi oldu, döndü de…"

Ötekisi cevap veriyor:

"Benim çocuk da Avrupa'nın falanca şehrine gitti, hukuk tahsili yaptı. İsviçre'den Lozan Üniversitesi'nden döndü."

Pekiyi, sen bunlara İslâm'ı, imanı öğrettin mi? Allah'ın varlığını, birliğini biliyorlar mı? Mü'min insanlar mı? Dürüst, ahlâklı insanlar mı, ahlâksızlar mı?

Milliyetine, örfüne, âdetine, güzel ecdadımızın yoluna bağlı mı? Yoksa dejenere mi olmuş, kozmopolitleşmiş mi? Kayıp mı olmuş, başka bir milletin malı mı olmuş?

Kimin örfüyle, âdetiyle, ilmiyle, irfanıyla, harsıyla, medeniyetiyle yetişirse ona hizmet ediyor. Hatta gidiyor, oraya yerleşiyor.

Onu öyle güzel yetiştirebilmiş mi?

Başka insanlarda hayır yok!

Din ilmini öğrenmemişse din ilmini öğrenmediği zaman sırf alim olmak, sırf öğrenci olmak fayda vermiyor, Allah onları mükâfatlandırmıyor. Ama imanlı olduğu zaman her işi sevap oluyor. Askerin nöbet tutması sevap oluyor; silah atması, talimi sevap oluyor. Adamın "Çoluk çocuğu başkasına muhtaç olmasın." diye kazanması, alışverişe gitmesi sevap oluyor. İman olunca her şey sevaplanıyor. İyi niyet olduğu için bütün icraat, bütün işler sevaplı oluyor. İmanı olmadığı zaman da hiç sevap olmuyor.

Kim bir topluluğun fikir bakımından, inanç ve niyet bakımından yanında yer alıyorsa onlardan sayılır.

Men kessera sevâde kavmin fe-hüve minhüm.

Kimin yanında yer alıyorsa, kimi destekliyorsa ondan sayılır.

Alim ve müteallimden başkalarında hayır yoktur. Ama bu ilim irfan, imanlı olacak. İmansız olursa hiç kıymeti yok. Bunu açıkça söylemek lazım. Herkes aynı sevabı alamıyor.

Yâ eyyühe'n-nâs! İttehizû takvâ'llâhi ticâreten ye'tîkümü'r-rızku bilâ bidâatün ve lâ ticâreh, sümme karaa: Ve men yettekı'llâhe yec'al lehû mahracen ve yerzukhü min haysü lâ yahtesib.

Bu hadîs-i şerîf Muaz radıyallahu anh'ten rivayet edilmiş. Taberânî, Hulvânî ve İbn Merdeveyh tarafından -rahmetullahi aleyhim ecmaîn- rivayet edilmiş:

Yâ eyyühe'n-nâs. "Ey insanlar, ey ahâli!" İttehizû takvâ'llâhi ticâreten. "Takvâyı, Allah korkusunu, müttakîliği kendinize kazanç kaynağı edinin. Kazanç kaynağınız, takvânız olsun." Ye'tîkümü'r-rizku bilâ bidâatün ve lâ ticâreh. "Takvâ sahibi olursanız sizin rızkınız, nimetiniz Allah tarafından size malsız, sermayesiz, ticaretsiz gelir."

Allah Allah! İnsan Allah'ın sevgili kulu olursa haramlardan, günahlardan sakınır, Allah'tan korkar, müttakî bir kul olursa öyle mi olur?

Evet, öyle olur.

Sonra, Peygamber Efendimiz âyet-i kerîme okumuş:

Ve men yettekı'llâhe yec'al lehû mahracâ. "Kim Allah'tan korkarsa haramdan, günahtan, yanlışlıktan sakınırsa Allah'ın emrini tutmakta titizlenirse Allah ona sıkıntısından bir çıkış yolu gösterir, darlığını giderir, sorununu çözer."

Ve yerzukhü min haysü lâ yahtesib. "Ve ummadığı yerden ona rızık gönderir, rızıklandırır, nimetlendirir, mükâfatlandırır."

Demek ki doğruymuş; Allah'ın sevgili kulu olunca Allah, mükâfatını gönderir.

Nasıl gönderir?

Havadan gönderir, karadan gönderir, doğrudan, gönderir, dolaylı gönderir. O bilir. Nereden göndereceğini öyle güzel bilir, öyle güzel gönderir ki herkes şaşırır, hayret eder, hayran kalır.

Allah hepimizi Allah'tan korkan, düşünceli, titiz, temiz, iyi müslüman eylesin. İslâm'a sımsıkı sarılmayı nasip etsin. Fırtınalardan, kasırgalardan, deryanın çalkantılarından iman gemisi batmayanlardan eylesin.

Fırtınalı bir devirde yaşıyoruz. Herkes bir şeyler söylüyor. Bilen söylüyor, bilmeyen söylüyor. Unvanlısı söylüyor, unvansızı söylüyor. Ama ben kenardan şöyle bakıyorum, kimseye kastım yok.

"Ben sıradan bir insan olsam şimdiki bilgilerim olmasa profesörlüğüm, Arapçam olmasa Kur'an okumamış, hadis okumamış olsam ahalinin içindeki falanca kardeş gibi olsam bu kadar yalanın arasında gerçeği acaba nasıl anlayabilirim? Anlayabilir miyim, anlayamaz mıyım?" diye korkuyorum.

Çok zor!

Çare ne?

İlim öğrenmek. İnsan ilmi öğrenirse gerçeği anlar.

Hangi ilmi?

Önce Kur'an'ı ve hadîs-i şerîfi, dini öğrenirse o zaman doğruyu, yanlışı çok iyi anlar. Hele hele önce hadîs-i şerîfi öğrenirse Kur'an'ı da dosdoğru anlar.

Şimdi herkes "Kur'an şöyle diyor, böyle diyor." diyor. Kur'an'da kast edilmeyen mânayı, âyeti delil olarak gösteriyor. Halbuki o âyetten çıkan anlam o değil. "Kur'an'da böyle buyruluyor." diye yalan yanlış ahkam çıkarıyor. Tabi hem kendisi sapıtıyor hem de başkalarını saptırıyor.

Onun için Allah, gerçeği görmeyi nasip etsin. Hakikati görmeyi, yakalamayı nasip etsin. Kanmamayı, aldanmamayı, şaşırmamayı nasip etsin. Kalbimizin, gönlümüzün iman dolu olmasını, takvâ dolu olmasını, Allah sevgisi dolu olmasını nasip etsin. Bizi her türlü tehlikeden korusun. İyi kul olarak yaşayıp huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip etsin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA