İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür

18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
Cuma Sohbetleri

18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür

02.12.2019
46 dk 7 sn

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,

Allahu Teâlâ hazretleri sizi sevdiği kul eylesin. Dünyada da âhirette de aziz ve bahtiyar kılsın. Cennetiyle Cemâli’yle müşerref eylesin.

Size Peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in mübarek Medine-i Münevvere’sinden hitap ediyorum.

Cumalarınız mübarek olsun.

Bügünkü sohbetimde ilk hadîs-i şerîfini, Deylemî’nin kitabında yer alan, Hz. Ali Efendimiz’in radıyallahu anh ve kerremallahu vecheh rivayet ettiği bir hadîs-i şerîf olarak seçtim. Hz. Ali Efendimiz’in rivayet ettiği hadisleri özellikle seviyorum ve onları toplayıp ayrı bir kitap hâlinde bile neşretmeyi düşünüyorum, Alevî kardeşlerimiz okusunlar diye.

Hz. Ali Efendimiz, Allah’ın arslanı, Esedullâhi’l-gâlib Aliyy’ibni Ebî Tâlib radıyallahu anh’ın rivayet ettiği bu hadîs-i şerîf, cuma ile ilgili.

التهجير إلى الجمعة حج فقراء أمتى

et-Tehcîru ile’l-cumu’ati haccu fukarâi ümmetî.

Bunun mânası şöyle: et-Tehcîr aslında “birisini hicret ettirmek, bir yerden bir yere sürmek” demek. Cumaya sürmek, insanın kendisini derleyip toparlayıp cuma namazına vaktin çok evvelinden gitmesi, demek. Kendisini cuma namazının kılındığı yere evvelce, çok erken saatlerde atmak, oraya götürmek, sürmek demek oluyor. Kısacası, cuma namazına erken gitmek demek oluyor.

“Cuma namazına erken gitmek benim ümmetimin fakirlerinin haccı gibidir.”

Hac yapabilmek için insanın zengin, sıhhatli, yol emniyetinin olması lazım, belli mevsimin gelmesi lazım! Haccın yapıldığı zamanın gelmesi lazım. O zamanda bu mübarek beldeye, bizim bulunduğumuz Mekke-i Mükerreme’ye, Medine-i Münevvere’ye gelip; belirli günlerde, belirli ibadetleri, çok anlamlı, derin ibadetleri yapmak lazım!

Zengin olmayana farz değil. Çünkü hac biraz da keseye dayanan bir ibadet. Uçak parasını toplayabilecek, borcu olmayacak insanın. Yolda ve gittiği yerde kalması için gerekli paraları olacak. Fakirlere hac farz değil, zenginlediği zaman farz oluyor.

Fakirler âşık-ı sâdık iseler, iyi müslüman, ihlâslı müslüman iseler, hacılar hacca gittikleri zaman veyahut umreye gidenleri filan görünce, fakirlerin şöyle bir boynu bükülür, yüreği bir cız yapar, yüreğinin yağı bir erir.

Aynı duyguları biz de yaşadık. Hocamız Mehmed Zahid Kotku rahmetullahi aleyh, Allahu Teâlâ hazretleri makamâtını daha âlâ eylesin, kafile hâlinde yola çıkarlardı. Karayolu ile birkaç defa Hicaz’a gittiklerini hatırlıyorum. 27, 25 araba kafile hâlinde İstanbul’dan Ankara’ya gelirdi. Bendeniz kardeşiniz, o zaman Ankara’da üniversitede görev yapmaktaydım. Biz Hocamız gelince, Allah’ın evliyâullahı, mübarek büyüğümüz geldi diye bayram yapardık, sevinirdik. Hacı Bayram’a giderlerdi, herkes hoş geldin derdi.

Bizdeki konaklamasını takiben, Ankara’daki günleri bittikten sonra, dualarla yola çıkarlardı. Hacı Bayram Camii içerisinden, Hacı Bayrâm-ı Velî kaddesallahu sırrahu’l-aziz Efendimiz’in türbesinin önünden yola çıkılırdı. Ben hatırlıyorum, böyle nasıl yüreğimizin yağı erirdi. Onlar hacca doğru giderken, gidemeyenler arkada boynu bükük kalırdık. Hem uğurlardık, hem ayrılığın gözyaşları, hem de “Benim de imkânım olsa, ben de gidebilsem!” gibi duygular içindeydik.

Hatta rahmetli Necmeddin Yüceler amcamız vardı. İbrişim gibi ak sakallarını Hocamız çok severdi. Onun da Allah makamını âlâ eylesin; çok iyi insandı, evinde teravihler kıldırırdı, hayırlara koştururdu, vakfımıza hizmetleri, hayırları, bağışları çok. Orada hatırlıyorum, arabalardan birisinde boş yer varmış, hacca gidiyor kafile, arabanın boş yerine oturdu. Ondan sonra da çocuklarına dedi ki:

“Arkamdan pasaportumu alın, vizeyi hazırlayın, hududa gidinceye kadar bana pasaportu yetiştirin, ben gidiyorum.”

Orada oracıkta, hemen arabaya bindi rahmetli. Hatırlıyorum, tebessüm ederek, gözyaşlarıyla hac kafilesine katılmıştı.

Bunları niçin anlatıyorum?

Hac ve umreye gidenleri uğurlayanların duygularına misal olsun diye, sergilemek için anlatıyorum. Gidemezse insanlar:

“Benim de param olsa, zengin olsam, sıhhatli olsam, Allah imkân verse, ben de o güzel diyarları görsem. Resûlullah Efendimiz’in gezdiği yerleri gezsem, büyüdüğü doğduğu yerleri görsem. Kâbe-i Müşerrefe’yi tavaf eylesem, Hacer-i Esved’i öpsem, zemzem suyundan kana kana içsem.”

Bizim mübarek Yunus’umuzun güzel ilahileri var. Hepsi, her birisi birbirinden güzel, bir arkadaşımız bestelenmiş şeklini güzel okurdu, biz de oradan ezberledik:

Delîl yapışsa elime

Lebbeyk öğreten dilime

İhrâm bezini belime

Sarsam ağlayı ağlayı.

Böyle aşk ile şevk ile oralara gidip, “Aman Kâbem, canım Kâbem, varsam sana, yüzüm sürsem!” diye aşk u şevk ile oralara gitmek isterler, temenni ederler ama olmuyor. Bu temennilerin içinde sevap kazanma duygusu, arzusu da var, “Allah’ın emrini yerine getireyim sevap kazanayım!” düşüncesi de var.

Peki gidemeyenler ne olacak?

Allahu Teâlâ hazretleri herkese gönlündeki niyetine göre, beslediği niyete göre mükâfat veriyor. Fakir gidemiyor ama gitmeyi arzu edince Allah ona da büyük sevaplar veriyor. Burada da bir sevap yolunu, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bize bildiriyor:

“Cuma namazına erken gitmek benim ümmetimin fukarasının haccı gibidir.”

Haccetmiş gibi Allah sevap verecek, diye müjdelemiş oluyor.

Eğer siz de böyle haccetmek gibi, hac yapmak gibi bir sevap kazanmak istiyorsanız, Resûlullah Efendimiz’in bu rivayetini göz önünde bulundurarak, Cuma namazına erkenden gidin!

Benim cuma ile ilgili bazı tenkitlerim, müşahadelerim oluyor. Müşahadelerde iyi olmayan şeyleri görünce, vazifemiz de olduğu için biraz da tenkit etmemiz gerekiyor. Birisini ayıpladığımız için değil, ayıplamak İslâm’da yok. Kusurlu olan insana dua ederiz, düzelsin deriz. Ayıplamak doğru değil ama bir yanlışlığı söyleyip yapılmamasını sağlamak da vazifemiz olduğu için söylüyorum.

Cuma günü, mesela Anadolu’da seyahatteyiz; bir camiye geliyoruz, Cuma namazı kılacağız. Güneşli bir gün, camiye geliyoruz. Bakıyoruz namaza yarım saat var, hacı babaların hepsi caminin avlusunda. Bir ağacı devirmişler duvarın dibine, kumrular gibi oraya oturmuşlar, bastonlarını önlerine dayamışlar, sohbet ediyorlar.

Fesübhanallah!

“es-Selamü aleyküm!” diyoruz. “Ve aleyküm selam.” diyorlar, yüzümüze bakıyorlar. Biz caminin içine dalıyoruz.

Neden?

Bir an evvel camiye girmekte çok sevap var. Camide durduğu zaman, namazı beklerken bile insanın sevabı işliyor, namazdaymış gibi sevap kazanıyor. Dışarıda durulur mu! Cuma gününde, caminin avlusunda, dışarıda duruyorlar, güneşleniyorlar, sohbet ediyorlar; sarı öküzün küçük buzağısını sohbet konusu yapıyorlar. Böyle şey olmaz, bunu tenkit etmek lazım!

Erken gitmek lazım. Bak, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

“Cumaya erkenden gitmek, hicret etmek, benim ümmetimin fakirlerinin haccı gibidir.”

Hicret kelimesini kullanmış. Evinden hicret et bakalım camiye. Dükkândan hicret et bakalım, kapat bakalım şurayı, camiye git! Biraz erken git!

Tam namaz vaktini hesaplıyorlar, ezan okunurken camiye gidiyorlar.

Olmaz!

Seccadesini alıyor, en arkada kılıyor, farzı kıldıktan sonra hemen kaçıyor.

Olur ama olmaz!

Cuma namazının hepsini birden, âdabına riayet ederek farzlarını, sünnetlerini yapmak, hutbeyi dinlemek lazım! Hutbeden önce vaizler güzel güzel konuşmalar yapıyor, onları dinlemek lazım! Kur’an okumak, Kehf sûresini, Yâsîn sûresini okumak, tesbih çekmek, sevap kazanmak lazım.

Bir tenkit ettiğim husus da Cuma namazında hatip hutbeye çıktı mı, şöyle bir yerine yerleşen, sırtını duvara dayayan, gözlerini kapatıyor, gece eksik kalmış olan uykusunu orada tamamlıyor.

Olmaz, orası uyuma yeri değil veya uyuklama yeri değil veya keyif yapma, rehavete, gevşekliğe düşme yeri değil; orası uyanıklık yeri.

Vaazı dinleyeceksin, hutbede konuşmayacaksın. Konuşursan, Cumanın sevabı gider. Hatta misal veriyor Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz: Konuşan bir kimseye, “Sus, konuşmak günahtır, hutbe okunurken konuşulmaz!” diye söylemek dahi senin sevabının gitmesine sebep olur. “Sus!” demek dahi sevabı kaçırtıyor, can kulağıyla dinleyeceksin. İmam konuşurken söylediği sözler âyettir, hadistir, dinin ahkâmıdır diye dikkatle dinleyecek.

Onun için biraz evden camiye hicret etmek lazım! Dünyadan âhirete, iş yerinden mânevî sevapların kazanıldığı yere erken gelmek lazım! Tehcîr, hicret ettirmek, insanın kendi kendisini oradan alıp buraya, bu güzel yere getirmesi.

Cumaya erken gidin bu sefer. Cumaya gitmeden önce bir insan, Cuma için gusül abdesti alırsa, başından tırnağına kadar, soyunup tam bir gusül abdesti, yıkanma, Cuma gusülü yaparsa o zaman  yedi günlük günahı üç gün ilavesiyle afvoluyor, geçmiş on günlük günahı siliniyor.

Cuma gusülünü, temizlenmesini terk etmeyin! En yeni elbiseleri, bayramlık elbiseleri giyin! Bayramlık elbiseler sadece Ramazan ve Kurban bayramında, Süleymaniye Camii’nde bayram namazı kılmak için giyilmez. Cumaları Cumaya giderken de en cici elbiseleri giyin! Çoluk çocuğunuza da en güzel elbiselerini giydirin, tertemiz yıkayın! Bir de güzel kokularla kokulayın, mis gibi, gül, sümbül, karanfil gibi kokarak camiye öyle gelin!

Bizi de duadan unutmayın!

Size bu hadîs-i şerîfi naklettik, siz de o sevapları kazanmak için öyle yapınca, “Es’ad Hoca’ya da Allah dünya ve âhiretin hayırlarını versin!” diye, bizi de duadan unatmayın!

İkinci hadîs-i şerîf, bu birinci konudan daha geniş bir konu. Deylemî, Enes radıyallahu anh’ten rivayet etmiş. Bu da çok kısa bir hadîs-i şerîf. İnşaallah elinizde kalem vardır, inşaallah bu hadîs-i şerîfleri hemen birkaç kelimeden ibaret olduğu için yazıveriyorsunuzdur diye temenni ediyorum, tavsiye de ediyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu ikinci hadîs-i şerîfte:

التفقه فى الدين حق على كل مسلم

et-Tefakkuhü fi’d-dîni hakkun alâ-külli müslimin.

et-Tefakkuhü ne demek? “Bilgi sahibi olmak, dinin inceliklerini öğrenmek, fıkıh ilmini öğrenmek” demek.

Dinimizin ahkâmına, haramlara, helâllere, mübahlara, sevaplara, günahlara ait bilgileri, incelikleri, dinimizin bilgilerini öğrenmek.

et-Tefakkuhü fi’d-dîni. “Bu dînî bilgileri öğrenmek” hakkun alâ-külli müslimin. “Her müslümanın üzerine haktır, bir vazifedir.” Bunu yapmazsa hakkı işlememiş, üzerine düşen kulluk hakkını ödememiş, vazifesini yapmamış olur.

Bir tenkit daha burada söyleyelim; arkadaşlarımız hoş görerek, affederek dinlesin. Allah rızası için herkesin iyiliği için söylüyorum:

“Elhamdülillah müslümanım! Annemiz hacı, babamız hacı, dedemiz hoca, büyük dedemiz müftü, falanca akrabamız vaiz. Zaten biz evimizde dindardık, küçükken babam beni yaz aylarında hocaya göndermişti, elif be’yi öğrenmiştik, namaz sûrelerini ezberlemiştik.”

Maşaallah, Allah mübarek etsin, çok güzel ama bu kadarcık şey yetmez! Çok sıcak iklimde -Türkiye’de yaz ya, burada Medine-i Münevvere’de sıcaklar çok daha fazla- çok susamış bir insan düşünün. Şakaklarından dere gibi terler akıyor, çok susamış, Allah rızası için su arıyor. Siz de getiriyorsunuz ona, dikiş yüksüğünün içinde birazcık su veriyorsunuz, “Al sana su!” diyorsunuz. Bir yüksüğe bakar, bir size bakar. Yüksük bir santimetre küp, nihayet iki santimetre küp su alır.

“Bu benimle alay mı ediyor, şaka mı yapıyor, latife mi yapıyor? Bu kadarcık, yüksük kadar suyla benim bu içimin yangını söner mi, bu hararet geçer mi?”

Ne lazım?

Kocaman maşrapalarla içmek lazım!

Ben dün akşam gece yatarken hararet basmıştı, zemzem suyundan koca bardaklarla, büyük bardaklarla, duble diyorlar ya, çift bardak gibi, üç bardak içtim. Besmeleyi çekerek,

اللهُمَّ إني أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا واسعا وشفاء من كل داء وسقم

Allahümme innî es’elüke ilmen nâfi’an ve rızkan vâsi’an ve şifâen min külli dâin ve sekamin.

diyerek üç bardak içtim. Şişedeki su bitmeseydi daha içecektim. Demek ki insan susadığı zaman daha çok istiyor. O hâlde, dînî bilgiler de küçükken yüksük kadar, parmak ucu kadar, birazcık bilgi almakla öğrenilmez. İslâm’ın inceliklerini öğrenmesi için tonlarla su içmesi lazım insanın, fırınlarla ekmek yemesi ve onları uygulaması lazım!

Şimdi ne yapıyoruz Türkiye’de?

Türkiye’nin yüzde doksan dokuzu elhamdülillah müslüman. Türkiye müslüman ama Türkiye’nin müslümanlarının İslâm’dan haberi yok, İslâm’ı bilmiyor. İslâm’ın haram kıldığı şeyleri yapıyor, İslâm’ın emrettiği şeyleri yapmıyor. Biraz, “Böyle niye yapmıyorsun?” diye söylediğin zaman samimi bir arkadaşa. Kimseyi de üzmek istemiyor insan, dinde zorlama da yok diye; biraz da memlekette hürriyet var, günah yapma hürriyeti var, demokrasi var; insan istediği gibi gönlünce yaşayabilir, içki içebilir, faiz yiyebilir, şarap içebilir, kumar oynayabilir, kumarhâneler serbest, devlet destekli, döviz kazandırıyor memlekete, her şey serbest. Ama biraz da hakkı söylemek gerekirse, kıyıdan köşeden söylediğimiz zaman diyor ki;

“Benim kalbim temiz!”

Öğrenmiş, birisi öğretmiş bunlara. Herhalde İslâm’ı uygulatmamak için bir söz öğretmiş. Kalp temiz olunca yetermiş, Allah kalbin temizliğine bakıyormuş. Doğru, hadîs-i şerîfte böyle: Allah insanların kalplerinin temizliğine bakar. Kötü niyetle insan iyi bir şey yapsa bile kıymeti yok, kalbinin temiz olması önemli.

İyi ama kalp temizliği nereden belli olacak?

İcraatından belli olacak. Günahları işliyor, sevapları ihmal ediyor. Sevapları ihmal edip yapmamak bir günah, günahları işlemek bir günah.

Bunları yapıyor, “Kalbim temiz!” diyor. Allah’ın emirlerinin tam aksini yapıyor, “Benim kalbim temiz!” diyor, “Allah; Gafur’dur, Rahim’dir, affeder.” diyor. Eder ama Allah’ın affetmesi de cezalandırması da var; cenneti de cehennemi de var; hesap, mahkeme-i kübrâ var.

Sen bir baba olarak, bir ebeveyn olarak, bir öğretmen olarak düşün, kendini öyle bir mevkiye koy. Öğrenci senin sözünü dinlemezse, ev ödevini yapmazsa, çocuğun senin sözünü dinlemezse.

Diyelim ki: “Ben çocuklarımı hür yetiştirmek istiyorum.” diyorsun. Hür yetiştirmek istiyorsun ama sabahleyin:

“Yüzünü yıka, yıkamazsan olmaz, ayıp!” diyorsun, yüzünü yıkamadığı zaman sert davranıyorsun.

Neden?

Orada sert davranılabilir.

“Dişini fırçala!” diyorsun, fırçalamadığı zaman sert davranılabilir diye düşünüyorsun, onu âdet hâline getiriyorsun. Hakikaten çocuk sabahleyin kalktığı zaman yüzünü yıkıyor, çünkü annesi babası kızacak. Dişini fırçalıyor. Televizyonda da öyle gördüğü için diş fırçasının üzerine solucan kadar macunu sıkıyor, “Gırç, gırç, gırç.” dişlerini fırçalıyor.

İyi ama bu güzel âdetleri alışsın diye öğretirken dini niye öğretmiyorsun?

“Yalan söyleme evladım! Namazını ihmal etme yavrum! Bak bu sıhhate zararlıdır, sakın bunları yeme, içme evladım!” diye niye demiyorsun?

Biz Cidde’den Medine-i Münevvere’ye uçakla geldik. Medine-i Münevvere havaalanına indik, hoparlörle uyarı, -anons diyorlar- ihtar yaptılar. Uçakta zaten sigara içmek yasaktı ama “Havaalanında da sakın sigara içmeyin, Suud havaalanlarında sigara içmek şiddetle yasaktır, aksini yapanlar, sigara içenler, bu yasağı çiğneyenler şiddetle cezalandırılacaktır.” diye daha uçaktan inmeden ikaz ediyor, yüksek sesle bunu bildiriyor.

Neden yapıyor bunu?

Benim hoşuma gitti. İnsanların hürriyetlerini tahdit ediyor.

“Bırak tahdidi, keyfini sürsün, sigarasını tellendirsin, dumanını savursun.”

İyi ama sıhhati bozuluyor, kılcal damarları tıkanıyor. Kılcal damarların tıkanması sonunda başka arızalara yol açıyor, genç yaşında vücudu tahrip oluyor. Bunu biz önceden gördüğümüz için yapılmamasını istiyoruz. Sıhhatli olmasını istiyoruz. Bunun böyle yasaklanması benim hoşuma gidiyor.

Memnû’u’t-tedhîn diye yazıyor. Tedhîn dumanlama, sigarayı tüttürmek, tellendirmek demek.

Yasak. Hoşuma gidiyor.

Türkiye’de yasak değil. Türkiye’de de bir yasak kondu, hâlâ devam ediyor ama o yasak da bol bol çiğneniyor.

Dinimizi tam bilmiyoruz. Latifeli, şakalı tarafa kadar getirdik işi; dinimizi öğrenmemiz lazım! Çünkü dinin inceliklerini öğrenmek her müslümanın boynuna haktır, borçtur.

Bunu öğrenmediği zaman ne olur?

“Anam bana öğretmemiş.”

Anne baba sorumlu olur. Evlat, anne babasını mahkeme-i kübrâda, en büyük mahkemede dava edecek. Allahu Teâlâ hazretleri Kur’ân-ı Kerîm’de buyuruyor ki;

فَإِذَا نُفِخَ فِي الصُّورِ فَلَا أَنْسَابَ بَيْنَهُمْ

Fe-izâ nüfiha fi’s-sûri fe-lâ ensâbe beynehüm. “İnsanların arasında sûra üfürüldüğü zaman; kıyamet kopacağı zaman nesep bağlarının hükmü kalmayacak!”

Babaymış, evlatmış, akrabaymış, torunmuş vesaire kimse kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, herkes davacı olacak. Baba evladından, karısından davacı olabildiği gibi, evlat da babasından davacı olacak.

İlk davacı olma sebebi ne olabilir?

Çocuk mesela cehennemlik -Allah saklasın, Allah hepimizi, çoluk çocuğumuzu cennetlik eylesin- diyecek ki;

“Ya Rabbi, annem babam bana dinimi öğretmedi onlardan davacıyım. Benim cehenneme düşmemin sebebi, babamın bana bu dini öğretmemesidir.”

Babası mahkemeye çekilecek, mahkeme-i kübrâda ifade verecek, cezasını çekecek. Allah Kur’ân-ı Kerîm’de:

قُوا أَنْفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا

Kû enfüseküm ve ehlîküm nârân. “Kendinizi, çoluk çocuğunuzu cehennemden koruyun!” diye ebeveyne vazife vermiş, emretmiş. Onun için herkesin İslâm’ı öğrenmesi, çoluk çocuğuna küçük yaşta öğretmesi lazım. Herkes Kur’an’ı, İslâm’ı, ahlâkı, haramları, helâlleri bilmeli! Bilmiyor!

Çok güzel tahsilli, konusunda uzman vatandaşlarımız var, çok güzel yetişmişler, bazıları birkaç diploma sahibi, bazıları bir kaç doktora yapmış olabiliyor. Kimisi Dr. oluyor, kimisi Dr. Dr. oluyor, iki doktora yapmış; üç tane yapmışsa Dr. Dr. Dr. oluyor, çok uzman. Böyle şeyler olabiliyor ama İslâm’ı bilmiyor.

“Hocam, vallahi nikâh kıydığım kişi gusül abdestini bilmiyor, kelime-i şehâdete dili dönmüyor.” diyor.

Halbuki kelime-i şehâdet, “Allah birdir, Muhammed onun elçisidir.” mânasına gelen, imanın bel kemiği, temeli olan bir şey. Bunu bilecek de mü’min olacak, Allah’ın sevgisini, rızasını kazanacak. Bir insan mü’min olmadıkça cennete giremeyecek ki.

Âhiret saadetinin temeli olan şeyi bilmiyor.

Dünya kadar şey biliyormuş; bilsin.

Sen onu bırak da Allah’ın istediği imana sahip mi, değil mi; onu söyle!

Onu bilmiyor. Onu bilmediği zaman da bir insanın öteki bilgileri işe yaramayacak, âhirette fayda etmeyecek. Dinini, ilmini, âdabını, ahlâkını öğrenmeyen insanların dünyada da faydalı olmadığını zaten tecrübeler gösteriyor.

Kendiniz İslâm’ı öğrenin, çoluk çocuğunuza, yakınlarınıza da öğretin! Çevrenize de İslâm’ı yaymaya çalışın! İslâm’ı herkese öğretmek hepimizin görevi. Sahâbe-i  kirâmın hepsi Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in mübarek ashabı, her birisi bir yere dağıldılar, İslâm’ı oralara yaydılar. Biz de öyle olalım!

التفكر فى عظمة الله وجنته وناره ساعة خير من قيام ليلة وخير الناس المتفكرون فى ذات الله وشرهم من لا يتفكر فى ذات الله

et-Tefekkürü fî azametillâhi ve cennetihî ve nârihî sâ’aten hayrun min kıyâmi leyletin ve hayru’n-nâsi el-mütefekkirûne fî zâtillâhi ve şerruhüm men lâ yetefekkeru fî zâtillâhi.

Sadaka rasûlullàh, fî mâ kàl, ev kemâ kàl.

Bu üçüncü hadîs-i şerîf Allah’ı bilmekle ilgili bir konuda.

Biz hepimiz Allah’ın kullarıyız.

Yeri göğü kim yarattı, bu kâinatın sahibi kim, âlemlerin Rabbi kim?

Allahu Teâlâ hazretleri. Bunu tanımamız lazım. Bunu tanımıyor, bunu bilmiyor.

Biliyorsunuz, Türkiye'de yaşayan herkes anayasayla bağımlıdır, kanunların yükümlülüğü altındadır. Kanunları bilmemek mazeret değildir.

“Ben bu kanunu okumadım.”

Okumamış olabilirsin, hukuk fakültesi de okumadın. Bilmemek mazeret değildir. Kanunu çiğnersen cezayı yersin.

Neden?

Çünkü kanunları bilmemek mazeret değildir. Allah’ı bilmemek de mazeret değildir.

“Ben Allah’ı bilmiyorum, tanımıyorum. Bilememişim, tanımamışım, hiç vaktim olmadı. Amerika’da tahsil gördüm de, Almanya’ya gittim de, fabrikada çalıştım da. Ama Allah’ı tanımaya vaktim olmadı.”

O zaman, kanunları bilmemek mazeret olmadığı gibi Allah’ı bilmemek de mazeret değildir.

Her insanın önce kendisini yaratanını bilmesi lazım. Kendisine hayatı, varlığı, aklı, İslâm’ı vermiş, göz, kulak, konuşma nimetini, duygularını vermiş olan; kendisine nimetleri veren, güneşi doğduran, batıran, yağmurları yağdıran, otları bitiren, mahsülleri veren, âlemlerin Rabbi Mün’îm-i hakîkî, Rezzâk-ı âlem, her şeyimizi bize veren, sahibimiz, Rabbimiz, Mevlâmız Allahu Teâlâ hazretlerini bilmek lazım. Bir insan bunu bilmedi mi sıfır alır, sıfır alınca da sınıfta kalır. Sınıfta kalmak, cehennemin dibine gitmek demek. Allah’ı bilecek, herkesin ilk vazifesi Allah’ı bilmek.

Ama Allah’ı bilmek, üniversite diploması almak demek değil; dağdaki çoban da Allah’ı biliyorsa, o zaman o da cennete girer.

Yunus Emre -eğer rivayet doğruysa- oduncuymuş, tekkeye kırk yıl odun taşımış. Ama Yunus’a canlar kurban. Yunus gibilerine canlar kurban. Yunus oduncuymuş ama söylediği sözlerin hepsi ne kadar güzel, cevher, pırlanta gibi, gayet kıymetli, gayet güzel şeyler. İslâm’da mühim olan o duyguların derinliğidir.

Bu hadîs-i şerîf o duyguların, o fikirlerin ne kadar kıymetli olduğunu gösteren bir hadîs-i şerîf. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

et-Tefekkürü fî azametillâhi ve cennetihî ve nârihî sâ’aten hayrun min kıyâmi leyletin. “Allahu Teâlâ hazretlerinin ululuğunu, azametini ve O’nun âhirette mü’min kullarına hazırladığı cennetini, cezalandıracağı kullarını, sokacağı cehennemini bir miktar düşünmek, bir gece uyumayıp sabaha kadar ibadet etmekten daha hayırlıdır.”

Bakın tefekkür, derin derin düşünmek ne kadar önemli. Bu hususta başka hadîs-i şerîfler var. Bazı hadîs-i şerîflerde buyuruluyor ki:

“Bir saat böyle tefekkür, bir sene ibadetten hayırlıdır.”

Bazı hadisler de var:

“Bir saat tefekkür, atmış yıl ibadetten daha hayırlıdır.” buyrulmuş.

Bu rakamlar niye değişiyor?

Bir gece ibadetten hayırlıdır, bir yıl ibadetten hayırlıdır, bir ömür ibadetten hayırlıdır, atmış yıldan hayırlıdır ne demek?

Konuşulan, düşünülen şeyin önemine göre sevabı artıyor. İnsan güzel şeyler düşünürse, çok iyi bir insan durumuna gelebilir. Hatta bir mucit, bir kâşif, bir güzel buluşuyla dünyayı değiştirebiliyor. Onun için tefekkürün cinsine göre sevabı da çok oluyor.

“Allah’ın azameti üzerinde, cenneti üzerinde, cehennemi üzerinde bir miktar tefekkür etmek, bütün gece uyumayıp ibadet etmekten hayırlıdır.”

Mütefekkir insan olacağız. Düşünen, duygulu, gözü yaşlı, kalbi nurlu, çalışan insan olacağız.

Ve hayru’n-nâsi el-mütefekkirûne fî zâtillâhi. “İnsanların en hayırlıları, Allah’ın Zâtı üzerine düşünenlerdir.”

Mârifetullahı elde etmek için düşünenlerdir.

Ve şerrühüm. “İnsanların en şerlileri, en kötüleri de” men lâ yetefekkeru fî zâtillâhi. “Allah’ın Zâtı hakkında hiç düşüncesi olmayan insanlardır.”

Biz birisi yanımızda konuşulduğu zaman o insanı tanıyorsak;

“O zâtı ben çok iyi tanıyorum, çok yakından tanıyorum. O benim çok iyi arkadaşımdır, komşumdur, çocukluk arkadaşımdır. Ben onu şu kadar zamandan beri bilirim, huyunu bilirim; tatlı dillidir, güleç yüzlüdür, temiz kalplidir.” filan diyoruz.

Bir insanı tanımak gibi, asıl insanın Allah’ı tanıması lazım. Allah’ı tanımanın adı mârifetullahtır. Allah’ı tanımayı, mârifetullahı öğreten din ilminin dalı da tasavvuf. Ondan sonra insan Yunus Emre gibi oluyor. Ondan sonra insan Mevlânâ gibi oluyor. Ondan sonra insan Hacı Bayrâm-ı Velî gibi oluyor. Ondan sonra Eşrefoğlu Rûmî gibi oluyor.

Dünya bu insanların hayranı, sadece Türkler değil. Bizim kültürümüzde, medeniyetimizde, irfanımızda büyük isimler diye biz seviyoruz; ama Avrupalı da seviyor.

Niçin?

Doğru, tatlı, sözleri güzel insanlar, eserleri çok kıymetli insanlar. İşte bu eğitim bununla oluyor.

Mârifetullah çok önemli, onun için Allah’ı bilme hususunda çok çalışmak, gayret etmek lazım! Ben bu ilmi nerede öğrenebilirim diye araştırmak, bunun üniversitesini bulmak, bu hususta cahil kalmamak, ümmî olmamak, köylü olmamak, bilgisiz kalmamak lazım!

Yalnız burada bir noktaya daha işaret edeyim. Allahu Teâlâ hazretlerini düşünmek, Zâtı’nı düşünmek deyince, Peygamber Efendimiz bir başka hadîs-i şerifte;

“Allahu Teâlâ hazretlerinin Zâtı derken, şeklini düşünmeyin!” diyor.

Allahu Teâlâ hazretlerinin şeklini düşünmek insanı şaşırtır. Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri yaratılmışlara benzemiyor. Muhâlefetün li’l-havâdis. Hâdis olan, sonradan yaratılmış olan mahluklara benzemez. Nasıldır, nicedir bilinmez. Eski edebiyatımızdan birisinin dediği gibi:

Yücelerden yücesin

Kimse bilmez nicesin.

Allah’ın niceliği, mahiyeti, künhü bilinmez. Ama Allahu Teâlâ hazretlerinin şekli değil de mârifetullah, azameti, kudreti, hikmeti, cenneti, cehennemi, ibreti, yarattığı, yaptığı, etrafta olan olaylara bakış insanı yükseltir.

Yunus Emre sarı çiçekle ilgili şiir yazıyor. Dertli dolabın gıcır gıcır dönüp de kuyudan su çekmesinden ibret çıkartıyor. Olgun, ârif insan her şeyden ibret çıkartıyor. Böyle olur ama “Allah’ın şekli ne kadardır? Şeklen neye benzer?” gibi şeyler putperestliğe götürür, mücessime, cisim gibi düşünmeye götürür. Onlar doğru değil. Allah’ın şeklini değil de kudretini ve hılkatını, mahlukâtını, ibretini düşünecek. Mârifetullaha talip olacak müslüman, mârifetullah ehli, ârif kul olmaya gayret edecek.

Bir insan ârif kul oldu, Allah’ı bildi. Allah’ın emirlerini biliyor, yasaklarını biliyor. Allah insanı böyle yaparsa kahreder, mahveder. Allah yalancıları, hainleri sevmez, Allah kötü niyetlilerin bir gün belasını verir, cezasını çektirir, zalime bir gün pişmanlık verdirtir, bunları biliyor. Ziya Paşa’nın dediği gibi:

Zalimlere bir gün dedirir Hz. Mevlâ

 Tâllahi lekad âserakellâhu aleynâ.

Zalim bir gün pişman olur. Yusuf aleyhisselam’ın kardeşleri onu kuyuya attılar, sattılar ya. Sonradan pişman olmadılar mı, sonradan karşısına geçip özür dilemediler mi? Sonra o zamanın hürmet usulü üzere karşısında secde edip de af dilemediler mi? Nasıl sonunda pişman etti Allah, işte öyle yapar.

Mârifetullaha talip olun, öğrenin, mârifet ehli, ârif olun.

İnsan ârif olduktan sonra ne olur?

Muhib olur, âşık olur.

Ne demek muhib?

Arapça “seven” demek. Âşık, sevgisi çok derin olan demek. Allah’ı sevdiği zaman her şeyini sever; kaderini, kazasını, hükmünü, haramını, helâlini, namazını, orucunu, Ramazan’ını, Kur’an’ını, her şeyini sever.

Neden?

Âşık olduğu, âşık-ı sâdık olduğu için. Mühim olan odur. En yüksek mertebe tasavvufta da aşk makamıdır, insanın Allah âşığı olması. Mârifetullahın sonunda aşkullah hâsıl olur. O olduğu zaman da insan, o büyük âşık zâtlar, büyük evliyâullah gibi olur. Bunu tavsiye ediyor Peygamber Efendimiz bu hadîs-i şerîfinde, teşvik buyuruyor, siz de öyle olmaya çalışın!

Dördüncü hadîs-i şerîf bu hususta bir ikazı gözünüzün önüne getirecek:

التسويف شعاع الشيطان يلقيه فى قلوب المؤمنين

et-Tesvîfü şu’âu’ş-şeytânu yulkîhi fî kulûbi’l-mü’minîn.

Abdurrahman İbni Avf radıyallahu anh’ten rivayet olmuş. Aşere-i Mübeşşere’dendir, Allah şefaatine erdirsin.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

et-Tesvîfü şu’âu’ş-şeytânu. “Tesvif şeytanın ışınıdır.” Yulkîhi fî kulûbi’l-mü’minîn. “O ışını mü’minlerin gönüllerine tutar.”

Lazer ışını gibi farzedelim. Mü’minin gönlüne tevcih eder, tahrip etmek için.

Tesvîf ne demek o zaman; şeytanın, mü’minin gönlüne tuttuğu bu zehirli ışık, tehlikeli ışın. Tesvîf, “bir şeyi tehir etmek, sonraya bırakmak” demek. Yapacağı güzel şeyi yapmayıp tembellenip de, “Canım yarın yaparım, sonra yaparım!” diye geriye atmak demek. Bu yasak, İslâm’da böyle şey yok. İyi olan şeyi yapmak, tehir etmemek, geriye bırakmamak lazım! Geriye bırakmaya tesvif derler. Arapça’da sevfe, ileride yapacağım demek. Tesvîf de sonraya bırakmak mânasına geliyor.

Sevfe efa’lü. “İleride yapacağım canım.”

Olmaz, ileriye atılır mı?

Şeytan iyi bir şeyi niye ileriye attırır?

Adam kalkacak, namaz kılacak  veyahut Cuma namazına gidecek. İçinden bir ses diyor ki:

“Sen otur, daha vakit var, biraz sonra gidersin!” O da düşünür:

“Biraz daha çalışayım da sonra giderim.” der.

İşte bu tesvif.

Şeytan tesvifi niye yaptırıyor?

Hayırlı işi o geriye attığı zaman, arada unutturup yaptırmaz. Adam Cumaya gitmez.

“Biraz daha vakit var, bir saat var, sonra giderim.” der.

Oturur masasının başına, hesaplara dalar. Başını bir kaldırır bakar ki saat iki buçuk olmuş.

“Hesaba dalmışım, Cumayı kaçırdım, unutuverdim.”

Unutursun, şeytan unutturdu. Şeytan senin gönlüne zehirli lazer ışını gibi, tehir etme duygusunu tuttu. Sen de erken gidecekken gitmedin; namazı kaçırttırdı. Bu namaz iyi bir şey, onun için kaçırttırdı.

Şeytan başka iyi şeyleri de geriye bıraktırarak kaçıttırır. Kaçırttırmak için geriye bıraktırır, zaman kazanmak ister. Onun için hayırlı şeyleri tehir etmeyin, hemen yapın! Şeytanın oyununa düşmeyin! Kalbinize şeytanın zehirli ışınını tutturup da kalbinizi yaktırmayın, kalbinizi mahvetmeyin!

O zaman, bundan önceki hadîs-i şerîfle bağlantısını da kuruverelim. Mânevî bir bağlantı, bunlar böyle peş peşe sırayla gelmiş: Sen Allah âşıkı olmak istiyorsan, Allah’ı bilen ârif, muhibb-i sâdık, âşık-ı sâdık bir kul olmak istiyorsan bu işi tehir etme!

“Canım 40 yaşından sonra yaparım! Hocam, daha şimdi 25 yaşındayım.”

“Yapamazsın, tehir ettiriyor şeytan; şimdiden yap, şimdiden ârif ol! Genç yaşında ârif ol, genç yaşında âşık-ı sâdık ol, tertemiz, pırıl pırıl, ihlaslı, çalışkan müslüman ol!”

İnsanın en verimli devresi, 25, 35 yaşı arasıdır. Ondan sonra çağı geçer, ihtiyarlar, ağrılar, sızılar, romatizma başlar, çoluk çocuk bastırır vesaire. Onun için, asıl güzel altın çağı kaçmış olur, geriye bırakmamak lazım! İyi şeylerin en iyisi; mârifetullahı elde etmeyi, ârif kul olmayı ise hiç geriye bırakmayacağız.

Hemen başlamak lazım!

“Hocam madem sen bunu tehir etme dedin, hemen başla diyorsun, o zaman nereden başlayım?”

Hocamız Mehmed Zahid Kotku hazretlerinin Tasavvufî Ahlâk, Nefsin Terbiyesi kitabını okumaktan başla. Oradan göreceksin, bu meselelerin içine gireceksin. İşte sana elle tutulur bir çare. Hemen yapabileceğin, herkesin anlayabileceği bir tavsiye.

التسبيح من الغازى سبعون ألف حسنة والحسنة بعشر أمثالها

et-Tesbîhu mine’l-gâzî seb’ûne elfi hasenetin ve’l-hasenetü bi-aşri emsâlihâ.

Muaz b. Cebel radıyallahu anh’ten yine Deylemî’nin rivayet ettiği sohbetimizin son hadîs-i şerîfi.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyuruyor ki;

et-Tesbîhu mine’l-gâzî. “Gazâ yapan, cihat yapan insanın ağzından çıkan bir tesbih” seb’ûne elfi hasenetin. “O gaziye yetmiş bin hasene kazandırır.”

Yetmedi; ve’l-hasenetü bi-aşri emsâlihâ. “Haseneyi de Allah bire on mükâfatlandırır.”

O zaman Allahu Teâlâ yetmiş bin hasene kazandırırsa, her haseneye de bire on veriyorsa yetmiş binin on katı yedi yüz bin eder. Hasene nedir? bir tesbihi, bir sübhanallah demesi, bir zikir sözü, yedi yüz bin hasene kazanmasına sebep olur.

“Hocam bu hasene denilen şey nedir; ölçüsü nedir, nasıl bir şeydir, kaç kilodur, kaç metredir, kaç liradır?”

Hasene nedir?

Hasene, insanın iyi bir işi yapması üzerine Allah’ın verdiği mükâfattır. Hasene Medine’deki Uhud dağı kadar kocaman bir şeydir. Çünkü Allah kuluna mükâfat verdi mi az vermez. Sen birisine bir bahşiş verirsin. Gelir, “Allah rızası için!” der, elini açar; sen de cebindeki yıpranmış parayı verirsin. Para zaten yıpranmış, hoşuna gitmiyor, biraz örselenmiş; çıkartır onu verirsin. Sen o kadar verirsin ama Allahu Teâlâ hazretleri verdi mi çok verir.

Eski hükümdarlardan birisine bir fakir gelmiş, bir şey istemiş. Hükümdar çıkartmış -ben rakamı unuttum ama diyelim ki- on altın vermiş. Ondan sonra şehzadeye gitmiş, istemiş. Şehzade bin altın vermiş. Babası bunu duyunca kızmış.

“Baksana bizim şehzadeye; ben on altın veriyorum, bu tutmuş bin altın vermiş!” demiş.

Kat kat fazla vermiş diye kızmış. Çağırmış onu, biraz da azarlayacak, kızgın kızgın;

“Sen bin altın vermişsin, benim on altın verdiğim kimseye.”

“Babacığım gayet tabii! Çünkü ben kimin oğluyum? Senin oğlunum! Onun için ben bu kadar çok vereceğim.” demiş.

Bu cevabı alınca babasının da hoşuna gitmiş, kızmamış, vazgeçmiş.

Allah bir insana bir hasene verdi mi azıcık bir şey vermez, yıpranmış, azıcık küçük para gibi vermez, çok verir. Bir gaziye de bir sübhanallah dedi diye yetmiş bin veriyor. O da on misli fazla, yedi yüz bin hasene.

Cihadın sevabı bu kadar çok! Onun için müslümanların bileğini kimse bükemiyor. Onun için müslümanlar girdikleri savaşlardan geriye dönmemişler. Bir avuç mücahit müslüman koca bir düşman ordusunu perişan edivermiş.

Neden?

İşte bu sevapları bildiği için Allah’tan mükâfat umduğu, gazânın sevabını bildiği için bu işi aşk ile şevk ile yapmış ecdadımız. Biz de onların torunlarıyız, biz de mücahit oğlu mücahidiz, hepimiz gazi oğlu gaziyiz Allah’ın izniyle. Onun için bu cihadın ne kadar önemli olduğunu unutmayalım!

Cihat, savaş, gazâ kime karşı olur? İslâm’ın düşmanlarına karşı olur.

İslâm’ın en büyük düşmanı kimdir?

İslâm’ın en büyük düşmanı insanın kendi içindeki kendisidir, nefsidir. İlk önce insanın kendi nefsi ile savaşması lazım! Herkesi insanın kendi nefsi baştan çıkartır, kendi nefsi günahları işlettirir. İlk önce kendi nefsini yenmesi, iradesine sahip olması lazım! Nefisle cihat, cihâd-ı ekber.

Sonra kiminle cihat?

Şeytanla. Şeytan da gelir nefsi kışkırtır, fıs fıs fıs vesvese verir, insana kötü şeyleri yaptırır. O da düşman, onunla da çarpışacağız, onunla da savaşımız var.

Nefisle çarpışacağız, şeytanla çarpışacağız; sonra düşmanla çarpışacağız. İslâm’ın alenen düşmanı var, lâ ilahe illallâh’ın karşısında, Allah’ın, Resûlullah’ın, Kur’an’ın düşmanı. Onunla çarpışılacak. Müslümanların düşmanı; müslümanlara saldırıyor, asıyor, kesiyor, öldürüyor, toplu mezarlara diri diri gömüyor, derisini yüzüyor. Düşmanla çarpışılacak. Bu da cihat.

Peygamber Efendimiz’e birisi inandı, kelime-i şehâdet getirdi, müslüman oldu. Ama bir ricada bulundu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’den;

“Ya Resûlallah, ben açıkça söylüyorum, korkak bir insanım; ben müslüman oluyorum ama sen bana cihadı emretme, beni cihattan muaf tut. Bir de benim on tanecik devem var, çok kalabalık ailem var, bu on devenin sütlerini sağıyorum, ailemin gıdasını ancak sağlıyorum. Süt, peynir, yoğurt filan derken bunlar ancak bana yetiyor. Ne olur beni cihatla görevlendirmediğin gibi zekâtı da benden affet, ben zekât vermeyeyim.” dedi.

Çünkü insanın beş devesi olduğu zaman onun için bir koyun zekât olarak verilmesi gerekiyor. On tane devesi olunca ona göre zekâtı olacak. Zekâttan affını istedi, cihattan affını istedi. Samimi olarak pazarlık yaptı, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e ricada bulundu:

“Ben müslüman oluyorum, uzat elini, bey’at edeyim sana ya Resûlullah ama beni cihattan muaf eyle, ben cihat yapmayayım! Çünkü korkağım, korkuyorum, işin doğrusu bu, benden bir de zekât isteme” dedi.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurdu ki;

“Cihat olmazsa, zekât olmazsa bu nasıl Müslümanlık olur? Cihat olmazsa, zekât olmazsa böyle Müslümanlık mı olur? Cihat olmayan, zekât olmayan Müslümanlık hiç Müslümanlık olur mu?” diye tekrar tekrar bu mealde sözler söylemeye başlayınca, adamcağız hatasını anladı.

“Ben yanlış yapıyorum, böyle şey olur mu? Allah’ın rızasını kazanacağım, cennetini kazanacağım, bu pazarlık niye?” diye düşündü.

“Ya Resûlallah! Uzat elini, hiçbir şart koşmuyorum, cihat da emretsen yapacağım, zekât da emretsen yapacağım, sana bey’at ediyorum!” dedi.

Hepimizin öyle olması lazım!

Hepinizin gözlerinizden öperim. Medine-i Münevvere’den hepinize, Allah’tan dünya ve âhiretin hayırlarını vermesini dilerim. Allahu Teâlâ hazretleri gönüllerinizin muratlarını versin. Hepinizi cennetiyle, Cemâli’yle müşerref eylesin. İki cihanda aziz ve bahtiyar olun.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA