İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak

21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
Cuma Sohbetleri

21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak

02.12.2019
43 dk 7 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..

Aziz ve sevgili dinleyiciler,

Allah'ın selâmı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun... Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden bir demet okuyup izah edeceğim.

Okuyacağım ilk hadîs-i şerîfi, Ebû Ümâme el-Bâhilî hazretlerinden Hulvânî ve Taberânî rivayet eylemiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bu hadîs-i şerîflerinde buyuruyorlar ki;

Mâ tahte zılli's-semâi min ilâhin yu'bedü min dûnillâhi a'zama indallâhi min heven müttebein.

Sadaka resûlullâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Bu hadîs-i şerîf hevâ-yı nefs, nefsin isteklerine uymak konusunda. Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz;

Mâ tahte zılli's-semâi. "Semânın gölgesi altında yoktur;" Min ilâhin yu'bedü min dûnillâh. "İnsanların Allah'tan gayri yanlış olarak, günah olarak, şirk olarak taptıkları batıl mâbudlar, ilâhlar içinde," A'zame indallâhi min heven müttebain. "Allah indinde, kendisine tabi olunan hevâdan daha büyük bir batıl put, ilâh yoktur."

Kırık kelimelerin tercemesiyle anlamı bu, daha iyi anlaşılsın diye ben biraz açıklayayım:

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, semanın gölgesi altında diyor.

"Semanın gölgelediği, semanın kapladığı, insanların yaşadığı şu mekânda Allah indinde kendisine tâbi olunan hevâ-yı nefisten daha büyük bir put yoktur. Günahı ondan daha büyük olanı yoktur."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor…

Hevâ kelimesi Arapça'da, iki gözlü he, vav ve ye ile yazılır. Ama vav'ın üzerinde bir çekme işareti vardır, hevâ diye okunur. Elif-i maksûre diyoruz buna... Bir de hava dediğimiz, teneffüs ettiğimiz, soluduğumuz hava var. Onun yazılışı Arapçada başkadır. O iki gözlü he ile vav'dan sonra elif ve hemze ile yazılıyor. Bu hevâ, öteki hava; ikisi farklı...

Hevâ-yı nefs; nefsin istekleri, arzusu, uçup gittiği, peşine takılıp gittiği şey demek. Hevâ-yehvî; aslında Arapça'da böyle bir boşluğa doğru uçup gitmek mânasına gelen bir fiil. Allahu a'lem, insanın arzuları da böyle gönül boşluğunda, bir şeyin aşağılara, derin yerlere uçtuğu gibi uçuşup durduğu için oradan alınmış olabilir.

Kur'ân-ı Kerîm'de de;

Ve'n-necmi izâ hevâ. "Yıldıza andolsun ki kaydığı zaman, düştüğü zaman, kayıp gittiği zaman..." diye, orada da hevâ fiil olarak geçiyor.

Burada hevâ-yı nefs olarak isim bu. Nefis kelimesi kullanılmıyor ama heven müttebain deniliyor; "Peşine takınılıp sürüklenilip gidilen nefsanî arzular" demek.

Bu nefsanî arzular bir put gibidir, bir tanrı, batıl ilâh gibidir. İnsanlar yeryüzünde maalesef, peygamberler gelmesine rağmen, ilk insan Hz. Âdem atamızın peygamber olmasına rağmen, ondan sonra da hiçbir beldede, hiçbir şehirde kullar peygambersiz bırakılmadığı halde, kendilerine peygamber gönderildiği halde, insanlar maalesef çok eski zamanlardan beri çeşitli putlara tapınmışlar. "Galiba şu tanrı?.. Galiba bu tanrı?.." diyerek çeşitli putlara insanoğlu maalesef tapınmış durmuş. Yanlış; çünkü taptıkları şeyler boş, batıl, asılsız, esassız şeyler... Tapmamaları lazım aslında ama tapmışlar.

Tarih boyunca heykellerini görüyoruz, dinler tarihi kitaplarından okuyoruz. Sümerliler'in tanrıları... Hem de bir tane değil, çeşit çeşit tanrılar düşünmüşler; güneş tanrısı, ay tanrısı, bereket tanrısı, ana tanrıça... Tanrıların en büyüğü, küçüğü... Harp tanrısı, şarap tanrısı, bereket tanrısı vs.. Saçma sapan, komik, acı, trajik, üzülecek, ağlanacak cinsten şeyler.

Çünkü insanları, yeri göğü yaratan; rızıklarını veren, besleyen, büyüten, nimetleri de halkedip insanlara ulaştıran Allahu Teâlâ hazretleri, fakat insanlar Allah'ı bırakıp Allah'tan gayri kendi elleriyle yaptıkları asılsız, boş, batıl varlıklara tapınmışlar, tanrı demişler... Dağlara, yıldızlara tapmışlar. Bunların hepsi tabii batıl, asılsız, boş, aslı astarı, temeli olmayan düşünceler; batıl tanrılar.

Güneşe tapan bir insan niye güneşe tapıyor?

Güneş biraz parlak gibi görünüyor dünyadan ama gökyüzünde güneşten kat kat daha büyük, kat kat daha ışıklı, başka güneş gibi varlıkların olduğunu bilim tarihinden, gökbiliminden biliyoruz. Çok iyi bir şekilde biliyoruz. Nice yıldızlar var ki bizim güneşimizden kat kat büyük, onların yanında zerre gibi kalacak kadar güneşten büyük varlıklar var... Onların uzaktan hangisinin büyük olduğunu anlayamadıklarından, güneşi büyük gördüklerinden güneşe tapmışlar. Kimileri aya tapmış.

Şimdi, bu tapılan batıl şeyleri sıralayacak olursak;

Hayvanlar, taşlar, dağlar, birtakım insanlar... Eskiden yaşamış atalarından, kendi zihinlerinde iz bırakmış olan büyük sandıkları kimseler... Derken gökteki yıldızlar, ay, güneş vs… İnsanlar maalesef bunlara tapıyor. İşte Hindistan'da bilmem ne kadar din varmış. Amerika'daki Dinler diye bir kitap vardı benim kütüphanemde, fakültede iken. Bizim rahmetli Dinler Tarihi hocası arkadaşımız odama geldiği zaman, kitabı görünce gözleri fal taşı gibi açıldı hiç unutmuyorum:

"Aman Hocam, bu çok kıymetli bir kitap, ben alabilir miyim, istifade edebilir miyim?" dedi.

Amerika'da da bir sürü inançlar var. Orada da dikkatimi çekmişti; biz bu Amerikalılar'a, Avrupalılar'a bilimsel davranıyor filan sanıp da saygı gösteriyoruz, hüsnüzan gösteriyoruz. Fakat Amerika'daki bir sürü dinlerden bahsetmiş, olduk olmadık, batıl mezheplerden, tarikatlerden, Hıristiyanlığın kollarından, dallarından bahsetmiş; ama İslâm'la ilgili hiçbir atıf, hiçbir bilgi, hiçbir söz yok... Hiç olmazsa, "İslâm bunların yanında bir kitaba sığmayacak muazzam bir din olduğundan, ayrı bir ciltte inceleyeceğiz." filan dese, neyse veya birkaç sayfada onu da özetlese;

"Müslümanların da inancı budur. Yeri göğü yaratan Allah'a ibadet ederler. Böyle putlara, ağaçlara, taşlara, aya, güneşe, yer gök varlıklarına, yaratıklarına tapmazlar." dese...

Onu dememiş, sakınmış, çekinmiş, korkmuş, gizlemiş, saklamış… Yapılıyor bunlar…

Demek ki Amerika'da yaşayan insanların bir sürü ayrı ayrı inançları var. Hindistan'da yaşayan insanların inançları var. Dünyanın muhtelif yerlerinde inançlar var. Eski Moğollar'ın arasında beyaz ayı kutsal, Hintler'in yanında öküz kutsal vs…

Bunların çoğunu omuz silkiyoruz, ayıplıyoruz, garipsiyoruz, "Olmaz böyle şey!" diyoruz. Ama bir de bunların yanında, insanların tapındığı başka şeyler de var... Bu başka şeylerin başında, insanlar emrini tutuyor, el pençe divan duruyor. Karşısında bir sözünü iki etmiyor, tapınıyor.

Neye tapınıyor?

"Nefsine tapınıyor. Kendisinin nefsine tapınıyor!"

"Nasıl tapınıyor? Ne demek istiyorsunuz?" derseniz; nefsi neyi isterse yapıyor. "Şunu yap!" diyor, yapıyor. "Şunu yapma!" diyor, iyi bir şey olsa bile yapmıyor. Nefsi de umûmiyetle kötü şeyleri istiyor. Bir kere yan gelip yatmak istiyor, çalışmayı istemiyor. Halbuki toplumların ilerlemesi çalışmayla; çocuğun başarı kazanması çalışmayla, sınıfı geçmesi çalışmayla... Annenin babanın, ailenin reisinin, ilgililerinin, sorumlularının para kazanmaları için çalışmaları lazım! Herkesin çalışması lazım! Evdeki hanımın da ev hanımı olarak çalışması lazım! Akşama kadar çalışmazsa; yemek pişirilecek, oda toplanacak, çamaşırlar yıkanacak, ütülenecek, sökükler dikilecek vs…

Çalışma çok önemli bir faaliyet ve hayatı ayakta tutan bir şey. Nefis çalışmak istemiyor.

Ne istiyor?

Eğlence, yatmak, uyku, keyif, zevk istiyor... Nefis böyle şeyler istiyor. Demek ki nefis pek kanunlara aldırmıyor, anayasa dinlemiyor. Demek ki kaytarmaya çalışıyor. Demek ki iyi bir varlık değil nefis...

Sonra, kendisi rahat etsin, başkaları yorulursa yorulsun, üzülürse üzülsün. "Herkes bana hürmet etsin, hizmet etsin!" diyor. Halbuki insanlar tarağın dişleri gibi Allah'ın indinde eşit kimseler. Ancak müttakî olanları, günahtan sakınanları, ince düşüncelileri, zarifleri, edeplileri Allah indinde kıymetli... Ötekiler kıymetsiz. Cenâb-ı Hak rütbeye, makama, omuz kalabalığına bakmıyor; kalplerin temizliğine bakıyor. Bir oduncu Yunus Emre evliyâ oluyor da, nice nice melikler, hükümdarlar, padişahlar, başkanlar, firavunlar cehennemlik olabiliyor.

Şimdi, insana bu kötülükleri emreden nefis... Kötülükleri emrettiği de, Kur'ân-ı Kerîm'de bir âyet-i kerîmeyle, Yusuf sûresinde izah ediliyor.

Bismillâhirrahmânirrahîm

İnne'n-nefse le-emmâretün bi's-sûi illâ mâ rahime rabbî.

Nefis terbiye edilmezse… Kötülükleri emreden bir varlık... Nefis, terbiye kabul eden bir varlık. İnsanoğlu terbiye kabul eden bir varlık. Çocuk eğitilirse, iyi bir aile terbiyesi görürse, iyi bir mektep tahsili görürse, iyi hocaların elinde iyi bilgileri alırsa çok yüksek bir insan olur. Zaten çok yüksek insanları incelediğimiz zaman görüyoruz ki onu yetiştiren hocalar çok yüksek, kıymetli insanlarmış. "Öyle hocaların, böyle talebeleri olur." diyoruz. Bu işin doğal olarak böyle olduğunu herkes kabul ediyor.

Nefis terbiye kabul ediyor ama terbiye edilmeden de insanlar hayatını bitirip, dünyaya gafil gelip, âhirete gafil göçüp gidebiliyor. Hiç dünyayı, hayatı, hayattaki görevini anlamamış olarak, Allah'ı tanıyamamış olarak; gafil, kâfir, zalim, fâsık, günahkâr, suçlu, borçlu olarak göçüp gidiyor.

İşte bu nefis niye terbiye edilmiyor?

Çünkü nefsin terbiye edilmesi gerektiğini bilen insanlar az... Eskiden bizim kendi örfümüz, töremiz, tarihimiz, medeniyetimizde, kendi dünyamızda, nefsin insanlara kötü şeyleri emrettiği, insanın içinden kötü şeylerin geldiğini, bunun terbiye edilmesi gerektiğini çok iyi biliyorlardı. Yunus Emreler, Mevlânâlar, Eşrefoğlu Rûmîler, Abdülehad-ı Nûrî hazretleri, İsmail Hakkı-ı Bursevî hazretleri, İbrahim Hakkı-i Erzurumî hazretleri; mübareklerin bütün kitaplarında hep, "Aman nefis terbiye edilmelidir; terbiye edilmezse, fena olur." diye bildirilmiş.

Nefis terbiye edilmediği zaman insanı mahvettiği, perişan ettiği Kur'ân-ı Kerîm'de de zaten bildiriyor. Bu iç terbiyesine önem vermişler. Bu nefis terbiyesini görmüş insanlar çok zarif, çok kamil, çok ârif, çok mübarek, çok sevimli, asırlar boyu insanların başının tâcı olmuş, gönlünün tahtına kurulmuş mübarek insanlar...

Ama yirminci yüzyıla geliyoruz; çağdaş bir dünya, alet-edevat, vasıtalar ilerlemiş, insanlar denizlerde, denizlerin altında, havalarda geziyorlar, uzaya gidiyorlar... Ama nefis terbiyesi yok! Nefis terbiyesini yapmıyor. Onun için bakıyorsunuz; adam şunu olmuş, bunu olmuş; ama nefsi terbiye edilmediği için, etrafı kasıp kavuruyor, kan kusturuyor, zulümler yapıyor. Bencil, sadist, kaprisli diyorsunuz…

Bunlar ne demek?

Nefsi terbiye olmamış demek, nefsi kusurlu demek... Nefsi hastalıklı, hastalıkları tedavi edilmemiş demek. Birçok kimse bilmiyor.

Şimdi ben bakıyorum, adam abdest alıyor. Ayaklarına bakıyorum, -takunyayı giydiği zaman camide vs. veyahut abdest almış camide namaz kılarken yanında görüyorsun- tırnaklarına bakıyorum... Ben cildiye mütehassısı değilim, deri hastalıkları mütehassısı değilim ama başa gelen hekim derler. Biliyorum ki o tırnakta hastalık var. O, onun hastalık olduğunun farkında değil... "Ayağım çatladı, tırnağım işte böyle eğildi." diyor. Halbuki mantar var, hastalık var, bilmiyor.

İşte bu nefsin hastalıkları da bu çağda, bu devirde maalesef bilinmiyor. Hatta nefis hastalandırılıyor, amansız hastalıklara düşürülüyor. Nefsin nefsanî arzuları körükleniyor, nefis kuvvetleniyor. Küçük bir solucan gibi olan nefis, kocaman bir ejderha oluyor. Çin masallarındaki yedi başlı ejderha gibi, kimsenin baş edemediği bir ejderha oluyor. Milletleri batırıyor, milletleri birbirine düşürüyor. Harpler ettirtiyor, insanlar kestirtiyor, milyonları mahvediyor.

Son Balkan savaşlarını, Kosova'yı, Bosna'yı düşünün, Balkanları düşünün!.. Bir takım insanların sadist dediğimiz, sadizm dediğimiz duygularından, batıl isteklerinden, onların körüklenmesinden, insanlık ne kadar zarar görüyor. İnsanlar topluca öldürülüyor; katliamlar, toplu mezarlar, facialar meydana geliyor.

İşte bu neden?

Nefis putuna tapıyor, nefsin arzusunun peşinde koşuyor insanlar... Nefsin hasta olduğunu bilemiyor ve nefsin hastalığının hastanesini bilemiyor. Terbiye edilmesi gerektiğini bilemiyor.

Küçücük çocuk, nefsi kabartılarak yetişiyor; çikolata, şeker, helva, tatlı, tuzlu, oyuncak... Oda dolusu oyuncak var, hâlâ oyuncak ister. Her geçtiği yerde, her gördüğü şeyi ister çocuk. Nefsinin isteğinin, hevâ-yı nefsinin yerine getirilmesine çocuk tatlı, sevimli diye alıştırılıyor, büyüyor… İlkokul çağına, ortaokula, liseye geliyor... Artık orada annesini babasını dinlememeye başlıyor. Annesi işin farkına varıyor:

"Bu çocuk söz dinlemiyor!"

Dinlemez, çünkü sen onun her istediğini yaptın, çocuğunun nefsi kabardı, kuvvetlendi. Çocuk artık o nefsi yenebilecek durumda değil! Aklıyla, senin nasihatinle, doğruyu göstermenle, doğruyu anlayıp da onu tutacak durumda değil. Artık çocuk anasını babasını dinlemiyor. Evde, sokakta, mektepte, toplumda üzüntüler, felaketler, facialar oluyor.

Bu hep, hevâ-yı nefse tabi olunmasından; peşinde koşulan arzuların bir put gibi, bir ilâh gibi sözünün dinlenilmesinden; emrine, sanki Allah'ın emrine itaat edilirmiş gibi itaat edilmesinden kaynaklanıyor.

Bu hadîs-i şerîf bizlere, biz müslümanlara ne demek istiyor?

"Bu nefis bir put gibidir. Bir batıl tanrı gibidir. Bunun arzularını tutmak, arzularının peşinde koşturmak, bu puta tapmak gibidir.

"Aman hâ, buna kapılmayın! Aklınızı hakim kılın, vicdanınızı terbiye edin, akıl gözüyle gerçekleri görün! Nefsiniz istemese bile, tembellense bile, siz aklınızın dediğini, vicdanınızın dediğini yapın!" demek istiyor.

Nefsin terbiye edilmediği zaman, bir tehlikeli düşman olabileceğini, çok kuvvetli bir düşman olacağını belirtiyor.

Onun için aziz ve muhterem kardeşlerim!

Çocuklarınızın terbiyesini kendi hayat tecrübenize dayanarak, küçüklükten başlatın!

"Çocuğum, yavrucuğum, ben seni çok seviyorum ama her şeyi alamayız, almamız doğru olmaz."

"Çok istiyorum baba! İlla isterim, ağlarım. İki gözüm iki çeşme ağlarım, bangır bangır bağırırım, tepinirim, hoplarım, zıplarım..."

"Bak yavrucuğum, öyle yapmak doğru değil. Bir isteği yaptırmak için böyle ağlamak, bağırmak ayıp. Öyle yapma! Paramız bu kadar; bunu verirsek, sonra şuraya paramız kalmaz. Şu kadar para alıyoruz. Bak baban çalışmaya sabah erkenden gidiyor, akşam geliyor. Sen de ona yardımcı ol, biraz sabret! Bak her çocuk senin sahip olduğun oyuncaklara sahip değil. Senin yediklerini yiyemeyen çocuklar da var... Bak Afrika'daki çocuklar, nasıl aç kalmışlar zavallılar... Nasıl sinekler gözlerine konuyor, nasıl ölecek gibi olmuşlar; gördün mü? Haydi onlara da biraz şey ayıralım, onlara da yardım gönderelim yavrum!" diye, nefsinin arzusunu yenmesini küçükten yavaş yavaş öğreteceğiz.

Ramazan'da öğreniyoruz nefsimizin arzularının karşısına çıkmayı, yememeyi, içmemeyi, arzuları yapmamayı... İslâm bunu öğretiyor. Böylece İslâm dini nefsine, arzularına hâkim bilge insanlar yetiştiriyor. Bunun kıymetini bilmek lazım! Bunu unutmamak lazım! Nefsin düşman olduğunu, terbiye edilmediği zaman çok zararlı olabileceğini unutmamak lazım! Terbiyesine önem vermek lazım!

Nefislerimizi nasıl terbiye ederiz? Nerede terbiye ederiz? Ne usullerle terbiye ederiz? Hastalıkları nasıl geçiririz? İlaçlar nerede satılır, nasıl yapılır, nasıl kullanılır?

Bunları alim hocalara, bilge hocalara sorup ona göre onları uygulamak lazım!

Bu konuda tarihte meşhur olmuş zâtların, mübareklerin kitaplarını okumak, onların tavsiyelerini dinlemek ve ona göre Allah'ın rızasını kazanmak lazım!

Bir hadîs-i şerîf bu…

İkinci hadîs-i şerîf, İbn Ömer radıyallahu anhuma'nın rivayet ettiğine göre… -Râvîsi Hz. Ömer'in oğlu Abdullah- Hulvânî ve İbn Asâkir rahmetullahi aleyh kitaplarına yazmışlar. Peygamber Efendimiz bu rivayete göre buyuruyor ki;

Mâ tereke abdün lillâhi emren lâ yetrukühû illâ lillâhi, illâ avvadahullâhu min mâ hüve hayrun lehû minhu fî dînihî ve dünyâhu.

Bu da yine yukarıdaki konuyla ilgili bir hadîs-i şerîf oldu. Arka arkaya denk geldi aynı sayfada. Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem diyor ki;

Mâ tereke abdün lillâhi emren. "Allah'ın bir kulu, Allah rızası için bir şeyi, bir işi, yapacağı bir davranışı terk etmez;" Lâ yetrukühû illâ lillâhi. "Terk ediyorsa sırf Allah rızası için terk eder."

Öyle yapmışsa, yapmak üzere olduğu bir şeyden sırf Allah rızası için vazgeçmişse...

"Ben bunu yaparsam Allah kızar, gazab eder. Yapmayayım da, Allah sevsin!" deyip Allah rızası için kötü bir şeyi yapmaktan vazgeçmişse bir kul;

İllâ avvadahullâhu min mâ hüve hayrun lehû minhu. "Ona Allah, o terk ettiği işten daha hayırlısını mutlaka nasip eder." Fî dînihî ve dünyâhu. "Dini konusunda da, dünyevî menfaatleri, dünyası, dünya hayatı konusunda da daha hayırlı olanı nasip eder."

Biz hayatta çeşitli olaylarla karşılaşırız. Mesela karşımızdaki bir adam, ters bir iş yaptı.

"Böyle yapmaması lazım, çok yanlış, ayıp... Hem kanunlara aykırı hem örfe aykırı hem terbiyeye aykırı... Ben buna ne yapayım şimdi?"

"Ben de ona şöyle yapayım da iyice bir canı yansın, anlasın!" filan diye düşünüyorum.

Sonra da diyorum ki;

"Öyle yaparsam, kızdığım için yapmış olacağım. En iyisi ben onu Allah rızası için yapmayayım, sabredeyim." diyorum. O adama bir kötü karşılık vermekten vazgeçiyorum mesela...

O adam sövüp sayıyor, benim zararıma bir şey yapıyor. Ben de Allah rızası için vazgeçiyorum. "Fitne çıkmasın, kavga büyümesin, onun seviyesine düşmüş olmayayım." diye vazgeçiyorum. "Ama o öyle yapmasaydı, orda o işi yapacaktım, faydam olacaktı. Onun yüzünden yapmıyorum."

Ne oluyor?

Ben Allah rızası için Allah'ın beni sevmesini, gazap etmemesini düşünerek, yapacağım işi yapmaktan vazgeçtiğim için Allah bana hem dinim bakımından hem dünyam bakımından daha hayırlı bir kapı açar. Sevdiği için...

"Madem ki sen benim hatırım için bu işi yapmaktan vazgeçtin; o halde ben de seni hem dünya, hem âhirete yararlı, faydalı bir şeyle karşılaştırayım!" diye yardımcı olur, başka daha güzelini nasip eder.

Şair demiş ki:

Bir kapıyı bend ederse, bin kapıyı eyler güşâd!

Ne demek?

"Allah bir kapıyı kapatırsa bir kuluna, bin tane başka kapı açar."

Cenâb-ı Hak müfettihul-ebvâbdır, kapılar açıcıdır, imkânlar yaratıcıdır; lütuflar edicidir, fırsatlar vericidir, seçenekleri yığar önüne; birini kapatırsa, bin kapıyı açar.

Çünkü kul o kapıdan gitmeyi Allah rızası için durdurdu. Gidecekti ama vazgeçti, gitmedi. Allahu Teâlâ hazretleri ona daha iyisini nasip eder.

Bu nedir? Bizim ana kuralımız nedir? İyi bir müslümanın, olgun bir insanın ana kuralı nedir?

Yaptığı iyi bir şeyi, yaparsa Allah rızası için yapmak; yapmayacaksa Allah rızası için yapmamak... Yapılmaması Allah'ın rızasına uygunsa yapmamak; yapılması gerekiyorsa zahmetli olsa da yapmak... Yapılmaması biraz insanın zorlanmasına sebep olacaksa bile, yapılmaması hayırlıysa onu yapmamak... Allah rızası için böyle biraz fedakârlık göstererek, rızayı kazanacak tarafı tercih etmek.

İlâhî ente maksûdî ve ridâke matlûbî diyerek, "Allah böyle yaparsam sever." diyerek böyle bir şeyi yaptı mı, o zaman Cenâb-ı Hak ona daha hayırlısını ihsan eder. Daha güzel bir kapı açar. Hem dinî bakımdan hem dünyadaki maddi şeyi bakımından daha hayırlısını ihsan eder.

Mesela günahlı bir iş yerinde bir iş imkânı çıktı;

"Gel, sen bu yerde çalış, sana şu kadar para, dolgun maaş!.."

"İyi ama o senin söylediğin iş dinen yasak, günah!"

"Canım işte yirminci yüzyıl, bilmem ne..."

"Yirminci yüzyıl ama günahlar topluma ve insana, aileye, bedene ve ruha, dünyaya ve âhirete zararlı. Cenâb-ı Hak, insanlar mutlu olsun diye emirler vermiş; kötülükler olmasın diye yasaklar koymuş. Emri de güzel, yasağı da güzel! Yasağı isabetli; emri de isabetli, hikmetli... Hepsi güzel. Onun için ben o işi kabul edemeyeceğim! Maaşı dolgun ama teşekkür ederim, ben o işi yapamam. Ben o işe girersem ibadetimi yapamayacağım, bir sürü günahla karşılaşacağım, haram olan bir şeyleri yapmak zorunda kalacağım. Yok, ben o işi yapmam!" dedi, dolgun maaşı terketti.

Konusu komşusu:

"Yahu, kaç aydır sen işsizdin, işte sana güzel bir iş çıktı, şimdi sen bunu tepiyorsun!" dediler.

"Tepmek istemezdim ama günahlı, dinimiz bakımından mahzurlu. Ondan yapmadım." dedi.

Hah, işte bak Allah'ın rızasını kazanmak için fedakârlık yaptı. Şimdi Cenâb-ı Hak ona öyle güzel bir kapı açar ki o ondan çok daha hayırlı olur. İlk başta bir fedakârlık yapıyor. Zarara uğruyor gibi göründüğü halde, sonra Cenâb-ı Hakk'ın açtığı o yolda, o iş ona daha hayırlı olur. Hem dünyası bakımından daha kârlı olur hem de ahireti bakımından sevaplı olur. Hem dünyada yüzü güler hem âhirette yüzü güler.

O halde ne yapmalıyız?

Önümüze çıkan işleri, günlük hayatımızda karşılaştığımız olayları düşünüceğiz, hep Cenâb-ı Hakk'ın rızasını kazanacak şekilde davranacağız. Kulun rızası değil, kulun alkışı, halkın beğenmesi, reklam, şöhret, şan, oy, vs. değil…

Neyi düşüneceğiz?

Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasını düşüneceğiz. Rızasına uygunsa yapacağız, değilse yapmayacağız.

İşte bizim, İlâhî ente maksûdî ve rıdâke matlûbi dediğimiz bu...

Bu sözümüzle "Yâ Rabbi, benim amacım, gayem sana ermektir. Benim her yaptığım iş, senin rızanı kazanmak içindir. Ben senin rızanı istiyorum!" demiş oluyoruz.

Bu hadîs-i şerîf de, "Allah'ın rızasını kazanmak için gerekirse fedakârlık yapın, kötü şeyleri terkedin! Allah hayırlısını nasip eder, hayırlı kapı açar." demiş oluyor bize...

Üçüncü bir hadîs-i şerîfle sohbetimi tamamlayayım. Çünkü sözün de fazlası konuşanı da, dinleyeni de yorabilir.

Hz. Aişe-i Sıddîka validemizden. İmam Buhârî, Müslim'de ve Ahmed b. Hanbel'de kaydedilmiş. -rahmetullâhi aleyhim ecmaîn- Allah şefaatlerine erdirsin, büyük zâtlar bunlar... Buyurmuş ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz;

Mâ bâlü akvâmin yetenezzehûne ani'ş-şey'i asnauhû, fe-vallâhi innî le-a'lemühüm billâhi ve eşeddühüm lehû haşyeten.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem konuşmasında diyor ki;

"Ne oluyor birtakım insanlara ki benim yaptığım bir şeyi yapmaktan kaçınıyorlar, çekiniyorlar? 'Öyle şey olur mu?' filan diye yapmak istemiyorlar. Benim yaptığım bir şeyi yapmaktan kendilerini geri çekiyorlar. Yapmak doğru değil sanarak geri çekiyorlar. Benim yaptığım bir şeyden böyle kaçınıyorlar; ne oluyor bunlara? Eğer onların çekineceği, doğru olmayan bir şey olsa ben yapmazdım. Yapıyorum madem, o zaman niye tereddüt ediyorlar?"

Fe-vallâhi. "Allah'a yeminler olsun ki!" İnnî. "Muhakkak ki ben…" le a'lemühüm billâhi. "Allah'ı onların en iyi bileniyim!"

Peygamberimiz Allah'ı bilenlerin en yükseği, en bilgilisi.

Allah'ı ümmetinden bir fert mi iyi bilecek, Peygamber-i Zîşanımız mı?

"Allah'ın neyi sevdiğini, neye gazap ettiğini; kulun ne yapmasından hoşlandığını, ne yapmasından hoşlanmadığını en iyi bilenim, çok daha iyi bilirim. Yapılmayacak bir şey olsaydı, ben yapmazdım. Madem yapıyorum, niye ondan çekiniyorlar? Çekinmesinler!" mânasına.

Ve eşeddühüm lehû haşyeten. "Ve Allah'tan onların en çok korkanıyım."

Hz. Aişe Anamız, "Haşyetullah, havfullah bakımından en şiddetli olanı benim. En çok ona dikkat edeni, Allah'tan en çok korkanıyım. Ne sanıyorlar kendilerini onlar da, benim yaptığımdan çekiniyorlar?" buyurdu diyor, Peygamber Efendimiz'in böyle söylediğini naklediyor.

Bu sözlerin sebebi nedir?

Ashâb-ı kirâmdan bazı kimseler, iyi niyetlerle, dindarlık olsun Allah daha çok sevsin bizi diye, doğal olan birtakım şeyleri yapmaktan kaçınmaya karar verdiler. Mesela bunlardan bir tanesi dedi ki;

"Ben bütün ömrüm boyunca hiç evlenmeyeceğim! Çünkü evlenirsem hanım olacak, çoluk çocuk olacak onlara bakma telaşı olacak; Allah'a ibadeti tam yapamam. Ben hiç evlenmeyeceğim, hatta kendimi hadım edeceğim, evlenemez duruma getireceğim, iğdiş edeceğim, artık hep Allah'a ibadetle meşgul olacağım!" dedi.

Bir tanesi böyle düşündü, böyle olursa Allah daha çok sevecek sanarak…

Bir tanesi de dedi ki:

"Böyle hep yiyoruz, içiyoruz, nefsimiz kabarıyor. Ben de bundan sonra bütün ömrümde her gün oruç tutacağım!"

Oruç tutunca Allah sevap veriyor, biliyoruz, oruç tutmak güzel. Ramazan'da farz oruç var... Ramazan'ın dışında Efendimiz'in tavsiye ettiği sünnet, müstehab oruçlar var; sevaplı, güzel bir ibadet... Nefsin eğitilmesi bakımından, iradenin kuvvetlenmesi bakımından, hevâ-yı nefse uymamayı insanın başarmasının idmanı olduğu için.

Oruç iyi ama her gün oruç tutacakmış, öyle istiyor. O işi çok yaparsa daha çok sevap alacak sanıyor, sanmış buna karar vermiş.

Bir tanesi de demiş ki:

"Yatsıyı kıldıktan sonra, geceleri yatıyoruz, horul horul uyuyoruz; olmaz böyle!.. Peygamber Efendimiz, sabahlara kadar, ayakları şişinceye kadar hep ibadet etmiş... Ben bundan sonra geceleri hiç uyumayacağım, hep ibadet edeceğim!"

Böyle diyenler olmuş.

Şimdi tabi dinde doğallık, tabiîlik, insanın hilkatine, fıtratına uygun emirler var. İslâm dininde aşırılık, insanın doğal yaratılışına, hilkatine aykırı emirler yok... İnsanı Cenâb-ı Hak nasıl yaratmışsa onları yapması tabiî. İnsan temiz, günahsız olarak doğuyor. Bazı dinler insanı doğuştan günahlı sayıyor; öyle bir şey yok...

İnsan mâsum olarak, hiçbir şey bilmeden, suç işlemeden doğuyor. Zavallı bir âciz, bebekçik olarak doğuyor, annesi babası büyütüyor. Şimdi insan mâsum olarak doğuyor. Ondan sonra, Allah onu yemek içmek ihtiyacıyla yaratmış, annesinin sütünü emmekten başlıyor, ondan sonra da çeşitli gıdaları yemeyi içmeyi öğreniyor, büyüyor. Hatta yemek-içmek için çalışmak, para kazanmak ihtiyacını duyuyor.

Demek ki yemek-içmek, insanın günah olmayan tabii hakkı... Bunu tamamen kısıtlamak İslâm'da yok. Zaman zaman kısıtlamak suretiyle nefsi terbiye etmek var ama tamamen kısıtlamak doğaya, insanın yaratılışına aykırı olduğundan, İslâm böyle bir şeyi kabul etmiyor. İslâm'da ibadette dosdoğru tam yolda yürümek; aşırılıktan, ifrattan, tefritten uzak, tenkit edilecek bir yanlışlığa sapmadan, dosdoğru, ölçülü, dengeli, tabiî yürümek esas... Efendimiz de onu öğretmiş ve öyle yapmış.

Şimdi hiç yemek yemeyecek hep oruç tutacak; olmaz! Bütün seneyi her gün oruç tutmak mekruh, doğru değil. Bazı günler yemek yiyecek, bazı günler yemeğe alışmışken yemeyecek de, nefsi terbiye olacak. Hep oruç tutmak doğru değil.

Geceyi de;

Ve ce'alnâ nevmeküm sübâtâ . Ve ce'alne'l-leyle libâsâ. Ve ce'alne'n-nehâra meâşâ.

Geceyi neden yaratmış Cenâb-ı Hak?

Dünyayı dönmeyen bir gök cismi olarak yaratsaydı, aydınlık tarafında yaşayan bizlere hep gündüz olsaydı... Böyle de olabilirdi. Cenâb-ı Hak her şeye kâdir. Bilmiyoruz, niye dünyayı böyle dönen, geceli gündüzlü yaratmış?

Geceleyin insanın dinlenme durumu var. Ve gece uykusu, gündüz başka zamanda uyumaya da benzemiyor. Bir insan gece çalışıyor da, gündüz uyumak zorunda kalıyorsa, onun o uykusu da gece uykusu gibi olmuyor. Bunların hepsinin ince ince ilâhî hesapları, hikmetleri var. Uyuyacak elbette... Uykusu geliyor bazen, insan uyuyup kalıyor. Bazen oturduğu yerde uyuyup kalıyor. Uykuyu böyle düşman gibi görmek de uygun değil. Tamamen uykuya esir olup da, horul horul bütün gününü uykuyla geçirmek de doğru değil.

Uykuyu yenebilmeyi de öğrenmek için dinimiz, yatsıdan sonra erken yatıp teheccüde kalkmayı tavsiye etmiş. Sabah namazı erken vakitte, camiye gelmeyi tavsiye etmiş.

Ama Peygamber Efendimiz buna mukâbil, bir de öğleden önce kaylûle denilen bir öğle uykusunu da tavsiye etmiş. O dengeliyor işte. Gecenin o erken kalkmasından, vücudun ihtiyacı olan dinlenme yarım kalmıyor; onunla dengeleniyor, insan daha dinç oluyor. Uzun ömürlü, sağlıklı, başı dinç oluyor. Akşama yorgun, böyle başı şişmiş olmuyor. "Ne dediğini anlayamadım, kusura bakma, yorgunum!" diyecek duruma düşmüyor.

Şimdi böyle aşırı hareket edenlere karşı Efendimiz'in bu hadîs-i şerîfi buyurmuş oluyor;

"Birtakım insanlara ne oluyor ki benim yapmakta olduğum şeylerden çekiniyorlar, yapmıyorlar. Allah'a yemin ederim ki ben onların Allah'ı en iyi bileniyim ve Allah'tan en çok korkanlarıyım. Elbette en doğru, en sevaplı olanı ben yaparım! Benim yaptığım en sevaplıdır." demek.

Bu neyi gösteriyor?

Bizim Peygamber Efendimiz'in sünnetini öğrenmemiz gerektiğini gösteriyor. Çünkü insanın aklı, "İşi böyle daha iyi yapacağım!" derken, bozabilir.

İlacın bile bir miktarı vardır. Siz "dozaj" diyorsunuz, ben demiyorum. Müessir maddesinin, etkin maddesinin miktarı vardır. Ondan fazlasını koyduğun zaman, ilaç kötü tesir eder, zararlı olur. Üzerinde yazılıdır. Hapı fazla alırsan zararlı olur.

İnsan sağlık kazansın diye yapılmış olan bazı ilaçların, bazıları hepsini birden içiyor, 20 tane hapı içiyor... Neden, okulda - affedersiniz mektepte - öğretmeni derse kaldırmış, o da bilememiş; zayıf not almış, üzülmüş. Eve gelince 20 tane uyku hapını birden alıyor; çocuk ölüyor veya ölecek duruma geliyor. Hastahaneye kaldırılıyor, midesi yıkanıyor. Hap yuttu, şifalı bir şeyi yuttu... Şifalı bir şeyi yuttu ama şifa getirecek miktardan fazlasını yuttu. "20 tanesini birden yutmak olmaz hocam!" der doktor.

İşte onun gibi ibadetlerin de ölçüsü vardır. İnsanın da, gününün saatlerinde yapacağı çeşitli işler vardır. Hepsini yapmak güzel. Bir babanın, çoluk çocuğuna helal rızık kazanmak için işe gitmesi ve kazanması, o da sevaplı bir şey; o da cihat gibi bir sevap... Çünkü çoluk çocuğuna, kimseye muhtaç olmasın diye yiyecek, giyecek, geçim parası kazanmak için çalışır. O da güzel bir şey... Kadının sabahtan kalkıp bazı işlere girişmesi, koşturması güzel bir şey...

Çalışmak lazım! Çalışmak lazım olunca, dinlenmek de lazım! Ondan sonra arada, vücudun ihtiyacı olan gıdayı almak lazım! Uykuyu uyumak lazım, ziyaretler lazım! Kur'an öğrenmek, ilim öğrenmek için vakit ayırmak lazım!..

Çeşitli faaliyetler var. Binaenaleyh, bu sebeplerden dolayı, ibadetlere de bir miktar ayrılacak ama öteki faaliyetler de ihmal edilmeyecek.

Mekteplerde çocukların gördükleri çeşitli dersler vardır.

"Niye çeşitli dersler görüyorlar, bir dersi görsünler, bitsin!.."

"Hayır! Bu bilgilerin hepsi lazım da onun için."

Hayatta da hep ibadet etsin...

Hayır!

Zaten insan Allah'ı bilerek, Allah'ın rızasını düşünerek, ne yaparsa ibadet olur. Çalışması, uykusu, yemesi, her şeyi ibadet olur...

İslâm, hayatı Allah'ın rızasına göre geçirme yoludur. Yoksa bir kenara çekilme yolu değildir. Topluma küsüp sırtını dönmek değildir. Dağ başlarına gidip mağaralara girmek değildir.

Topluma hizmet etmektir, insanlara faydalı çalışmalar yapmaktır. Hayır üretmektir. Kazanmaktır, kazandığını yemektir, yedirmektir, gönlünü almaktır, dua kazanmaktır… Çok şeyler var...

İslâm'ın bu tarafını biz anlatıyoruz. Büyüklerimiz anlatıyor, Yunus Emre anlatmış, Mevlânâ anlatmış... Dinimizi iyi bilen ermiş kişiler, dini iyice hazmetmiş olan, dinde derinleşmiş olan fakih ve alimler, bunları güzelce anlatmış ama bazı insanlar bilmeyip yanlışlıklara, aşırılıklara gidebiliyor. İşte alimin kıymeti burada ortaya çıkıyor.

Alim, yanlış bir şeyi, başkalarının doğru sandığı bir şeyi bilir, onların karşısına çıkar:

"Hayır, siz yanlış yapıyorsunuz, öyle yapmayın!" der.

Bir yanlışlığı, bir bid'ati engeller, doğru yolu gösterir.

Ama böyle insanı kendi hâline bırakırsan, "Ben Allah'ın rızasını kazanacağım!" derken, işi gücü bırakır. "İbadet ediyorum, sevap kazanıyorum." sanır, hatta ihmallerinden dolayı vebal yüklenir. Yanlışlıklara düşebilir.

İşte bu dinimizin ne kadar güzel olduğunu gösteren, Peygamber Efendimiz'in insanlara ne kadar tabiî, aşırılıktan uzak bir tarzda, düşünceli, hikmetli güzel bir tarzda yaşamasını tavsiye ettiğini gösteriyor.

Bu sözlerin altında ne var?

Bak ben Peygamber olduğum halde evleniyorum, çoluk çocuğum var. Siz de evlenmekten kaçınmayın!..

Bazıları çünkü "ben evlenmeyeceğim" demişler.

"İşte görüyorsunuz, ben günün bazı saatlerinde uyuyorum, siz de uyuyun! İşte görüyorsunuz ben bazı günler oruç tutuyorum, bazı günler tutmuyorum... Siz de böyle yapın, aşırılığa kaçmayın!"

Peki aşırılığa kaçmayacağım da, en ölçülü, en güzel, optimum diyorlar. Maksimum var, minimum var, optimum var. En yüksek miktarda mı yapalım, en az miktarda mı yapalım, yoksa en uygun şekilde mi yapalım?

En uygun şekilde yapmak uygun. Çünkü bazen bir şeyin çoğu da zararlı olur, azı da zararlı olur. İşin muhtelif taraflarını, çeşitli yönlerini düşünüp en uygun seçeneği seçmek, optimum çözüm. En uygun çözümü bulmamız lazım!

İslâmî yaşamda en uygun çözüm nedir? Allah'ın en sevdiği en uygun yaşam tarzı nedir?

Peygamber Efendimiz'in sünnetinin çizdiği hayat tarzıdır.

Onun için Efendimiz'in sünnetini öğrenelim, yolundan gidelim! Hem Peygamber Efendimiz'in rızasını kazanmış oluruz, duasını almış oluruz; hem de Allahu Teâlâ hazretlerinin rızasını bu yoldan kazanacağımız için elde etmiş oluruz.

Sonumuz, dünyamız, âhiretimiz, işte görüyorsunuz sadece âhiret değil, dünyamız ve âhiretimiz mâmur olur, hayırlı olur. Tarih boyunca bizim büyüklerimiz, dedelerimiz, mürşidlerimiz, böyle davrandıkları için hem dünyaları iyi olmuş hem âhiretleri... Hem Allah dünyada izzet, devlet, şevket, nimet, mevki makam, toprak, arazi vermiş, ülkeler fethedilmiş hem de evliyâullah, sevap kazanmışlar, cennete de gitmişler. Hem dünya hem âhirette hasene, iyiliklere ermişler, iki cihan saadetini elde etmişler.

Biz şimdi Allah'ın emirlerini tutmayınca hayatı yaşama reçetesini uygulamamış oluyoruz, çeşitli hastalıklara düşmüş oluyoruz, toplum olarak, kişi olarak, hükümet olarak, dünyanın ahâlisi olarak, çeşitli zulümler, haksızlıklar, kötülükler oluyor.

İnsanların en uygun yaşama reçetesi İslâm'dır. Herkesin İslâm'ın bu güzel ahkâmını öğrenip ona göre yaşaması lazım! Hele hele müslümanların, İslâm'ın güzelliğini en iyi bilip de, iyi müslüman olmaları gerekiyor.

Bir de hepinizden rica ediyorum, İslâm'ın güzelliğini herkese anlatın da, herkes bu güzellikleri öğrensin, herkesin yaşamı güzel olsun. Herkesin dünya ve âhireti mutlu olsun...

Lütfen İslâm'ı tanıtmaya, anlatmaya öğretmeye var gücünüzle çalışın! Çoluk çocuğumuzdan, akrabâmızdan, çevremizden başlayıp bütün dünyaya İslâm'ı anlatalım! Cümle cihan halkı Allah'ın sevgili kulları olsun ve hepsi mutlu olsunlar, cennete girsinler, ebedî saadete nâil olsunlar.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!..

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA