İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

29.05.1998 - İstanbul

29.05.1998 - İstanbul
Cuma Sohbetleri

29.05.1998 - İstanbul

02.12.2019
41 dk 53 sn

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,

Allahu Teâlâ hazretleri ömrünüzü hayırlı eylesin. Gününüz hoş olsun, şen olsun, aydın olsun; feyizli, bereketli olsun. Allahu Teâlâ hazretleri Cuma'nın mükâfatlarından, sevaplarından, ecirlerinden cümlenizi istifade ettirsin; hisseyâb eylesin, hissedar eylesin. Lütfuna mazhar eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin.

Bugün Cuma; Cuma olması dolayısıyla müslümanların haftalık bayramı ve haftanın en kutlu, en mutlu, en nurlu günü. Aynı zamanda da İstanbul'un fethinin miladî seneye göre sene-i devriyesi.

İstanbul 1453 yılı 29 Mayıs'ta fethedilmiş ve Konstantinapol iken İslambol olmuştur. "Konstantin'in şehri" iken "İslâm'ın şehri" haline gelmişti. Çağ değişmişti; eski devir yıkılmış, yeni bir devir açılmıştı. Bu cihan tarihinde çok önemli bir nokta, çok mühim bir olay! Çok anlamlı bir fetih; bizim bayramımız!

Allahu Teâlâ hazretleri mübarek şehitlerimizin şefaatlerine cümlemizi nâil eylesin. Allahu Teâlâ hazretleri bizleri o savaşa iştirak eden o mübareklerle cennette buluştursun. Bütün İslâmî mücadelelerde, savaşlarda, malını, canını ortaya koyup çarpışırken şahadet mertebesine ermiş olan bütün şehitlerin ruhları şâd olsun. Allah müstesna ikramlar ile onlara ikram eylesin, sevindirsin. Sevinç içinde olan insanın, daha çok sevinmesi için neler gerekirse Allahu Teâlâ hazretleri onlara ihsan eylesin.

Ferihîne bimâ âtâhümullahü min fadlih.

Onlar zaten Allah'ın kendilerine şehit oldukları için verdiği mükâfatlardan memnun: Ama Allah sevineni de daha çok sevindirmesini bilir. Lütuflarının, ikramlarının sonu yoktur.

Allah bütün şehitlerin makamlarını âlâ, mükâfatlarını ziyade eylesin. Gazilere; şehit olamayıp da savaştan "Şehit olamadık." diye boynu bükük sağ dönenlere de selametler versin.

Yaşayan gazilerimize hayırlı uzun ömürler versin. Allahu Teâlâ hazretleri hepsinden razı olsun.

Din, iman için, Allah rızası için, adalet, hak için canlarını ortaya koydular da Allah, vefatlarını mukadder etmemiş, onların ömürleri daha uzunmuş da gazi oldular, savaşlardan geriye döndüler. Kimileri de fevz-i felâha erdi, şehit oldu.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz müslümanların işkence gördüğü, ezâ-cefâ çektiği zamanlarda, çöllerde kızgın kumlara, ateşlerin üstünde sırtları yapıştırılıp yatırıldığı zamanlarda, kadınların bile işkence edilip şehit edildiği zamanlarda ashabına "Sabredin!" diye tavsiye buyurmuştur. "Sabredin, Allahu Teâlâ hazretleri bu halleri değiştirecek! İslâm kıtalara yayılacak; denizlerden, okyanuslardan, ummanlardan ötelere gidecek!" diye müjdelemişti.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in Allah'ın kendisine bildirmesiyle ashabına haber verdiği füyuzât ve fütuhât nasip oldu. Bir avuç mazlum, mağdur ve müstad'af müslüman, sayıları azken tâbi olanlar umumiyetle mazlum, mağdur, köle, cariye kimseler iken Allahu Teâlâ hazretleri onları aziz eyledi. İslâm düşmanlarını, Resûlullah düşmanlarını, Kur'ân-ı Kerîm düşmanlarını, adüvvallah, âdâullah olan kimseleri hor ve zelil eyledi. Allahu Teâlâ hazretlerinin kanunu budur. Allahu Teâlâ hazretleri kendi düşmanlarını hem bu dünyada hor ve zelil eder... Firavun bile olsalar, Nemrut bile olsalar onları mahv u perişan eyler. Hüsran ve hızlana uğratır.

Ve'l-âkıbetu li'l-müttakîn. "Hüsn-i hâtime, âkıbet hayır müslümana olur."

Müslümanın en yüksek mükâfatı şehitliktir. En büyük mükâfat, ödül müslümanın Allah yolunda canını verip şehit olmasıdır ama ondan sonra geride, Allah yolunda savaşan herkesin ecri, sevabı, derecesine göre ihsan olunur.

Vallâhu a'lemu bi-men yucâhidu fî sebîlihî. "Allahu Teâlâ hazretleri kimin ne maksatla cihat ettiğini de biliyor."

Kimin hakiki mücahit olduğunu, kimin dünya malı için; dünya âlâyişi ârâyişi için, debdebe, saltanat için bu işe kalkıştığını, ne maksatla hareket ettiğini; her şeyi en iyi biliyor.

Li-tekûne kelimetullâhi hiye'l-ulyâ. "Allah'ın dini yücelsin, müslümanlar hor, mazlum, mağdur kalmasın. Allah'ın şânı herkes tarafından kabul edilsin."

Lâ ilâhe illallah bayrağı her yerde dalgalansın diye çarpışanlar hakiki mücahitler; Viyanalar'a kadar gittiler. Katernberg tepesinde çadır kurdular, Viyana ovasına tepeden baktılar. Orduları tanzim ettiler. Karadeniz'i bir müslüman denizi haline getirdiler, bütün kıyıları müslümanlarla meskûn bir deniz haline getirdiler. Akdeniz'in şarkına tamamen hâkim oldular, garbından izinsiz kuş uçurtmadılar. Barbaros Hayrettinler, Beşiktaş'ta yatan mübarek mücahit, amiral emirü'l-ma'; deniz kuvvetlerinin başında olan mübarekler…

Allah onların şefaatlerine cümlemizi nâil eylesin.

Her zaman Barbaros Bulvarı'ndan aşağı inerken karşıma o türbe gelince heyecanlanıyorum. Ne güzel, ne imanlı insanlarmış, Allah rızası için ne güzel çarpışmışlar?!

Ağabeyi Oruç Reis "Ben gazaya gideceğim." deyince Barbaros; "Ağabey! Bugünlerde hava müsait değil, şartlar uygun değil; gel bu cihadı şimdi yapma, biraz istirahat eyle, sonra yaparsın!"diyor. Ağabeyi aşk ile şevk ile Allah'ın dinine hizmet etmek istediğinden, tek tek, ada ada fethettikleri Ege'nin bir adasına cihada gidiyor, çarpışıyorlar. Leventlerin bir kısmı şehit oluyor, bu da yaralanıyor, bacağını kesiyorlar. Böylece kaleyi fethedemeden dönüyorlar.

O satırları hiç unutmuyorum, tüylerimi diken diken ediyor. Barbaros hatıratında diyor ki;

"Ağabey! Ben sana söylemiştim ya mevsim müsait değil, şartlar müsait değil; biraz hazırlanalım, öyle saldıralım. Böyle az bir leventle böyle bir şeye kalkışma. Bak öyle olmasaydı bu bacağın da kesilmeyecekti..." deyince Barbaros diyor ki;

"Abim benden daha bilgiliydi, dinî konularda daha iyi eğitim görmüştü, alimdi, daha fakihti, fıkıh bilgisi daha kuvvetliydi…"

"Ben, ‘Gitmeseydin bacağın kesilmeyecekti.' deyince benim yanlışımı yakaladı." diyor. Dedi ki;

"Kardeşim! Sen bilmez misin ki Allahu Teâlâ hazretleri insanın alnına ezelde ne yazdıysa o olur. Bu bizim kaderimizdir. Ne diye ‘Gitmeseydin kesilmeyecekti!' diyorsun? Böyle şey olur mu? Allah yoluna bacak ne demek, canlar feda olsun."

Bunlar nasıl kimseler?

Bunların doğduğu yer neresi?

Bunların doğduğu yer Midilli Adası, onların vatanları Midilli Adası.

Niyâzî-i Mısrî hazretlerinin kabri nerede?

Bir ötedeki adada, [Limni adasında.] Gelibolu'dan biraz ileride.

Rodoslar, diğer adalar, vs. bunların hepsi çarpışa çarpışa, cihat ede ede, Allah rızası için canlarını ortaya koyan ve öldüğü zaman sevinen, ölenlere gıpta eden; kaldığı zaman üzülen, yaralandığı zaman da "Ne yapalım? Allah'ın takdiri buymuş!" diye sabredip ecir kazanan mübarek ecdadımızın bize yadigârıydı. Allahu Teâlâ hazretleri bizlere de o güzel şuuru, o imanı, o ihlâsı, o irfanı ihsan eylesin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Arabistan'dan, Hicaz'dan bir gün hadîs-i şerîfinde buyurdu ki;

Bismillahirrahmanirrahim,

Le-tüftehanne'l-Kostantîniyyyetü… "Konstantin, Konstantinopolis denilen şehir mutlaka fetholunacak. Muhakkak, kesin olarak fetholunacak!"

Nereden biliyor?

"Gaybı Allah'tan başkası bilmez!" diyorlar. Bazı vaizler çıkıyor, kerameti inkâr etmek için böyle söylüyor. Hâlbuki kerâmâtü'l-evliyâi hakkun; evliyânın kerameti haktır. Enbiyânın mucizâtı haktır, Peygamberler mucize gösterir! Hepsi Allahu Teâlâ hazretlerinin lütfuyla, ihsanıyla oluyor.

Gaybten bir şeyi Allah bildirdikten sonra, bir kul Allah bildirdiği için bilir. Peygamber Efendimiz'in hayatında, sahâbe-i kirâmın hayatında büyük âbid, zahid, salih kimselerin hayatında çok görülen bir şey.

Peygamber Efendimiz buyurdu ki;

"Mutlak, muhakkak, kesin olarak Konstantiniyye fetholunacak!"

Bunu bildirdi.

Neden?

Allahu Teâlâ hazretleri ona bildirdi. "Ey Resulüm! Mahzun olma…"

Hatta Allahu Teâlâ hazretleri:

Bismillahirrahmanirrahim

İnnâ fetahnâ leke fethan mübînâ. Alahu Teâlâ hazretleri "Biz sana aşikâr, gözle görülür, berrak, besbelli bir fütuhat yolu açtık. Ey Resûlüm! Sana fetihler vereceğiz!" dedi, Kur'ân-ı Kerîm'inde vaat eyledi.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bunu ümmetine okudu, daha Medine'deler iken, Mekke fethedilmemişken, Allah onun arkasından Mekke'nin fethini nasip eyledi. Onun arkasından daha başka kalelerin, şehirlerin fütuhâtı, başka ülkelerin fütuhâtı nasip oldu.

Ta bizim diyarlarımıza, bugünkü Doğu Anadolu'muza kadar Hz. Ömer zamanında İslâm orduları ulaştılar ve oralara yerleştiler. Diyar-ı Bekir; Benî Bekir kabilesinin yeri, Silvan kasabasında, eski adı Meyahhârikîn idi.

Selahaddin Eyyûbî'nin camisi, Diyarbakır surları içinde sahâbe kabirleri, barajın suları altında kalan arazilerde ziyaretgâh olan sahabe türbeleri... Daha o zamanlar, oralar lâ ilâhe illallah bayrağının altına girdi, fethedildi. Oradaki kardeşlerimizin bazıları o fatihlerin torunları, o mücahitlerin torunları, çoğu o müslümanların torunları, bir kısmı fatih geldiler, fethettiler, cihat ettiler, sevap kazandılar. Bir kısım ahali de onların dinlerinin temizliğini hak olduğunu, doğru olduğunu, hak yol, tek yol olduğunu bildiği için onlar da hak yola girdiler.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in zamanında, yahudi alimlerinden, hrıstiyan büyüklerinden bazı kimseler, devlet adamlarından bazıları müslüman oldu. Habeş imparatoru Necaşî rahmetullahi aleyh müslüman oldu. "Ben o Muhammed'e iman ettim!" dedi. Ashabının uzaktan bildirmesi üzerine Habeşistan'a hicret eden Câfer-i Tayyâr hazretleri ve sâir sahâbenin münakaşalarda söylediği sözlerde "Siz haklısınız." dedi. Kureyş'in müşriklerini def etti, kovdu, hediyelerini iade etti. Habeş imparatoru müslümanlara "Siz haklısınız, ben iman ettim!" dedi. Peygamber Efendimiz'e iman ettiğini bildirdi, hediyeler gönderdi. Habeş imparatoru vefat ettiği zaman Peygamber Efendimiz Hicaz'dan onun gıyabında, "Kardeşiniz Necaşî vefat etti." dedi.

Bak, Allah gaybı, Allah'tan başkasının bilmediği şeyi nasıl bildiriyor. Allah bildirince -orada vefat ettiğini uzaktan, ne kadar uzaklardan- bildirdi. Tabi orada kavmi içinde başka müslüman yok ki ona cenaze namazı kılsınlar. Peygamber Efendimiz ashabıyla, Habeş imparatoru Necaşî kardeşimiz için radıyallâhu anh, rahmetullahi aleyh gıyabında cenaze namazı kılıverdi, dua ediverdi. Ne mübarek bir imparator Habeş imparatoru o Necaşî, o imparator ki Peygamber Efendimiz'in cenaze namazı kıldırdığı bir kimse!

Münafıkların reisi Abdullah b. Übeyy b. Selûl ölecek; hastalanmış. Peygamberimiz yanına gittiği zaman o ölüm döşeğinde. Dedi ki;

"Yâ Resûlullah! Ben ölürsem benim namazımı kılar mısın?"

Efendimiz de nezaketinden, zarafetinden, affediciliğinden, Allah'ın rahmetini umduğu için;

"Peki." dedi.

Ve lâ tekum alâ kabrihî.

Allahu Teâlâ hazretleri "Bir münafık ölürse onun kabri başında cenaze namazını kılma!" diye yasakladı.

Yani o söz vermişti. Allah "Hayır, kılmayacaksın, kılma!" dedi.

Ve münafığın namazını kıldırmadı! Ama Necaşî'nin cenaze namazını kilometrelerce uzaktan kıldırdı. Bak, bildirince Peygamber Efendimiz gaybı nasıl biliyor?!

Zaten âyet-i kerîme de var:

Fe-lâ yuzhiru alâ ğaybihî ehaden. İlla meni'rtedâ min resûlin.

İllâ'sı var.

"Allah kimseye gaybını bildirmez, ancak razı olduğu kimselere bildirirse bildirir; o zaman o da bilir!"

Ve mâ tedrî nefsün bi-eyyi ardın temût. "Bir kişi nerede öleceğini -hangi arazide, ülkede, şehirde, toprakta öleceğini- bilmez!"

Bilmez ama Allah rüyasında gösterir de, "Ey kulum, senin yarın şurada canını alacağım." diye bildirmişse o zaman özel olarak o biliyor. Hususî bir durum. Yani genel olarak herkes bilmez ama Allah'ın bildirdiği [bilir].

Yef'alullâhu mâ yeşâ'. "Ne isterse onu yapar?"

Kerameti inkâr eden yarım bilgili insanlar, aklı kıt vaizler; "Gaybı Allah'tan başkası bilmez!" diye Allah'ın bildirdiğine yasak mı koyacak? Allah bildirince biliyor. Allah bildirdiği için peygamber de biliyor, evliyâ da biliyor, salih bir kul da biliyor. Hatta belki kusurları olan, hayatında çeşitli hatalar işlemiş bir kul! Ama kalbi temiz oldu mu Allah bazen bildiriyor.

Le-tuftehanne'l-Kostantîniyyyetü. "Konstantin şehri mutlaka, muhakkak, kesinlikle fetholunacak!"

Allah vaat etmiş:

İnnâ fetehnâ leke fethen mübînâ.

Allah; yolunda cihat eden kimselere Mekke fetholduğu gibi, daha başka şehirler, ülkeler fetholduğu gibi, Doğu Anadolu, Kafkasya, Mısır, Kahire, İran, Mâverâünnehir, Hindistan toprakları fetholduğu gibi füyuzât ve fütuhât nasip etti.

Onlar ilk önce savaşmak için de gitmiyorlardı. Diyorlardı ki; "Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah deyin, Allah'ın dinine girin. Allah'ın davetine icabet edin, davetini kabul edin."

Vallâhu yed‘û ilâ dâri's-selâm. "Allah sizi cennetine çağırıyor, gelin cennetlik olun!" derlerdi.

Onlar da;

"Hayır. Biz dinimizi bırakmayacağız, biz ateşe tapacağız, biz puta tapacağız, biz şuna tapacağız, buna tapacağız…" diye ısrar ederlerse o zaman;

"Hadi bakalım vergi verin, cizye verin." diye vergiye bağlarlardı.

"İslâm'ı da kabul etmiyoruz, vergi de vermiyoruz!" deyince o zaman "Sizin gibi adamlar eksik olsun." diye cihat ediyorlardı.

Çünkü halk direnmiyor. Direnenler; menfaati olan birtakım yöneticiler, saray ahalisi, mütegallibe, çeteler. O zamanın siyasî çeteleri, onlar menfaatleri elden gidecek diye kabul etmiyor. Mekke'de de öyle oldu, Medine'de de öyle… Menfaati ayaklar altına alınan bazı kimseler "Menfaatlerimiz gitti." diye karşı çıktılar.

Peygamber Efendimiz hicret etmeseydi o münafıkların reisi de Medine'ye reis seçilecekti. İki kabile anlaşmıştı. Evs ve Hazrec kabileleri onu kendilerine hükümdar yapacaklardı. Peygamber Efendimiz gelince hükümdarlık işi de suya düşünce Peygamber Efendimiz'e kızdı. Razı olmadı, memnun olmadı; münafık olarak gitti.

Bak Allah; "Onun namazını kılma!" diyor. Peygamber Efendimiz kılmaya razıydı.

Cenaze namazı nedir?

Allahu Ekber diyecek, "Yâ Rabbi, Sen bunu afv u mağfiret eyle diye, dua edecek. Allah, Resûlü'ne o münafığa dua ettirtmiyor, nasip etmiyor. Allahu Teâlâ hazretleri vaat ettiği için "Ey Resûlüm! Mahzun olma, bu müşrikler şöyle yapıyor, böyle yapıyor, bu din düşmanları müslümanlara ezâ cefâ ediyor, hatta şehit ediyorlar ama sen üzülme biz sana fütuhât nasip ettik. Önüne ülkeler açılacak, kıtalar sizin olacak, dünya sizin olacak…" diye vaat ettiğinden…

O zamanın iki büyük devleti vardı; en önemli iki büyük devlet, iki blok. Hani şimdi Doğu bloğu, Batı bloğu gibi. Veyahut artık Doğu Batı bloğu da birleşti de bu sefer Kuzey bloğu, Güney bloğu… Yani müslüman olanlarla müslüman olmayanların savaşı başladı.

Müslüman ülkelerdeki idarecileri, yetkilileri de kandırıp kaleyi içten fethetmeye çalışıyorlar. İslâm'ı içeriden de söndürmeye çalışıyorlar. Mısır'da, Suriye'de, Irak'ta...

Peygamber Efendimiz dedi ki;

"İstanbul mutlaka, kesinlikle fetholunacak!"

Kaç asır önceden?

İstanbul hicrî ne zaman fetholdu?

857 hicrî tarihinde, hicretten 857 yıl geçtikten sonra İstanbul fetholdu.

Peygamber Efendimiz "Bu şehir fetholacaktır!" dediği, bir de fetheden orduyu, askeri methettiği için o zamana kadar çok kimseler İstanbul'u fethetmeye geldiler.

Fe-leni‘me'l-emîru emîruhâ. "O fethi yapan ordunun komutanı, emîri ne mübarek bir komutandır, ne iyi bir komutandır!" Ve leni‘me'l-ceyşu zâlike'l-ceyş. "O fütühâtı yapan, İstanbul'u fetheden ordu da ne iyi ordudur, ne mübarek, ne müslüman, ne ihlâslı ordudur!" diye methetti.

"Peygamber Efendimiz'in methi bize nasip olsun." diye İstanbul'u fethetmeye yürüdüler. Araplar daha Anadolu fethedilmemişken İstanbul'u fethetmeye geldi.

Muaviye zamanında Emevî orduları İstanbul'u kaç kere fethetmeye geldiler ama fethedemediler. Çünkü muhkem surları vardı, surların önünde derin hendekleri vardı, havuzları vardı, kendilerinin çağlarına göre ileri sayılan müdafaa silahları vardı. Rum ateşi dedikleri bir ateş vardı, attıkları yere yapışırdı, sönmezdi. Katranlı bir ateşti, suya soksan sönmez, gittiği yeri cayır cayır yakar… Onun için savunmacıları; Bizans askerlerini, ordusunu, yenemiyorlardı. Geri dönüyorlardı.

Hatta İstanbul'da türbesi bulunan İstanbullular'ın medâr-ı iftihârı, başlarının tâcı Peygamber Efendimiz'in mihmandârı Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri sağken -bak, daha sahâbe İstanbul'u fethetmeye gelen ordunun içinde- ihtiyar haliyle yer aldı.

Çünkü bir gün evinde Kur'ân-ı Kerîm okuyordu, okurken baktı ki Allah âyette; "Ey müslümanlar! Cihat edin!" diyor. Düşündü. "Ben müslümanım, benim de cihat etmem lazım…"

Dedi ki;

"Benim kılıcımı, kalkanımı, silahımı, zırhımı hazırlayın; ben cihada gideceğim!"

"Dede, sen yaşlandın artık, vazifelerini çoktan, çok defa yaptın. Allah senden hoşnuttur, razıdır. Sen gitme, senin yerine biz gideriz. Yaşlısın, senin orduda askerle ne işin var?!.." filan dediler.

O dedi ki;

"Âyet-i kerîmede ‘İhtiyarlar müstesna! Cihada gitmeyecek!' diyor mu? Onun için getirin benim silahımı!"

Orduya katıldı, İstanbul'a kadar geldi ama ihtiyarlığından hastalandı, yorgunluğundan, yaşlılığından, Eyüp semtinde, ordunun, ordugâhın içinde arkadaşları savaşırken o da orada şehit oldu, vefat etti. Savaş halindeki ordunun içinde hasta, seferde olduğu için, savaş için sefere gitmiş olduğundan, savaşta şehit olmuş oldu, o sevapları kazandı. Başımızın tâcı. Oraya gömdüler.

Benim Libya'dan bir misafirim gelmişti, Mustafa et-Trekî isimli bir İlâhiyat Fakültesi dekanı gelmişti. Biz onu gezdirdik. Bilmiyor sandık, Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin camisine, türbesine götürdük.

"Bu Peygamber Efendimiz'in sahabîsi."

"Bilmez olur muyum? Bilirim! Bu zât yaşıyorken de mücahitti, vefatından sonra da mücahitti." dedi.

Biz şaşırdık; Allah Allah! Bir insan yaşarken cihat eder ama vefatından sonra mücahitliği nedir bilemedik.

O açıkladı. Demek ki Arap kaynaklarını daha iyi okumuş, oralarda daha geniş bilgiler var demek ki. Ebû Eyyûb el-Ensârî Hâlid b. Zeyd hazretleri hastalanınca, öleceğini anlayınca silah arkadaşlarına vasiyet etmiş. Demiş ki;

"Öldükten sonra; vazifemi gördükten, namazımı kıldıktan sonra, benim tabutumu alın, düşmana hücum edin. Surlara doğru çarpışa çarpışa gidin; ben de aranızda olayım -yani tabutum aranızda olsun demek istiyor- düşmanın surlarına çok yakın bir yere yanaşabildiğiniz kadar yanaşın, beni orada gömün. Gidebileceğiniz en ileri noktaya gömün!" demiş, vasiyet etmiş, vefat etmiş.

Allah şefaatine erdirsin.

Türbesine gittiği zaman insanı bir ruhâniyet sarıyor, tüyleri diken diken oluyor, ne yapacağını şaşırıyor. Öyle güzel bir ruhanî makam, öyle bir tesir var.

Vefat etmiş, surlara doğru bir hücuma gitmişler, gidebildikleri yere kadar, karşı tarafın siperlerinin müsaade ettiği kadar gitmişler, gidemedikleri yerde durmuşlar; orayı kazmışlar, gömüyorlar.

Surlardan birisi bağırmış. Tercüman vasıtasıyla demiş ki;

"Ne yapıyorsunuz orada?"

"Bizim Peygamber Efendimiz'i evinde misafir etmiş olan aramızda mübarek bir kişi vardı, vefat etti, onu buraya gömüyoruz."

Oradan bağıran adam demiş ki;

"Yahu sizin aklınız yok mu?"

"Ne olmuş?"

"Siz bu muhasaradan gittikten sonra biz o mezarı açarız, o cesedi oradan çıkartırız, ne hakaretler ederiz; parça parça ederiz şöyle ederiz böyle ederiz." deyince; o zaman komutan -halifenin de adamı, sıradan bir insan değil; komutan kardeşi- demiş ki;

"Onlara söyleyin. Bakın, bu kabri biz burada bırakacağız, geri döneceğiz. Bu kabrin bir taşına dokunulsun, bizim fethettiğimiz ülkelerde bir tek kilise bırakmayız! Bütün kiliselerin yıkılmasını ve hepsinin mukabeleten sizin bu yaptığınız tecavüze karşılık yerle bir edilmesini istemezseniz bunu korursunuz!" demiş. Gitmişler.

Hakikaten o zamandan beri dokunamazlarmış, kabre dokunmamışlar ve hatta bazı mânevî halleri gördükleri için kendilerini ziyarete gelirlermiş. Sonradan toprak altında kalmış, unutulmuş, Akşemseddin hazretleri bulmuş.

Rivayete göre, kitapların yazdığına göre Fatih Sultan Mehmed diyor ki;

"Hocam, Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretleri buraya orduyla gelmiş, burada bir yere gömmüşler, acaba keşf-i keramet ile bilebilir misiniz, kabri nerededir?"

O mübarek de dua etmiş, yalvarmış, yakarmış. Akşemseddin hazretleri; Allahu Teâlâ hazretlerinin sevgili kulu, Allah şefaatine erdirsin, Şehabeddîn-i Sühreverdî Efendimiz'in ahfâdından, neslinden mübarek bir insan. Bunlar mübarek oğlu, mübarek oğlu, mübarek insanlar, asaletleri, diyanetleri sülaleden geliyor, babadan oğula güzel terbiye intikal ediyor.

Dualar etmiş, gözyaşları içinde secde-i Rahmân'a kapanmış, yalvarmış, ordunun muzafferiyeti için dualar eylemiş, ondan sonra Allahu Teâlâ hazretleri ona yerini bildirmiş.

Zaten evliyâullahın ilk mertebelerinde olanların ilk mazhariyetleri kabirlerin içindekilerin halini görmektir, diyorlar. Hani Peygamber Efendimiz sahabesiyle bir yerden geçiyordu, "Burada iki kabir var, azap görüyor." dedi. Başkaları görmüyor ama Peygamber Efendimiz görüyor. Demek ki Allah gösterdi mi görülüyor.

Sultanın yanına geldi.

"Göster bakalım hocam. Tahminen mübareğin kabri nerede?"

Toprağın üzerinde bir yer işaret etti. Bir taş koydular. "İşte burası Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin kabrinin olduğu yerin üstüdür."

Sonra Fatih Sultan Mehmed, Hoca'yı meşgul etti; konuşurken işaret etti, taşı başka yere aldırttı.

"Hocam, taş yerinden oynamış, bir daha gösterir misin, şurası mıydı?"

"Hayır." dedi. Taşı oradan aldı, tekrar eski yerine götürdü.

"Orayı kazdılar ve yazılı kabir taşıyla Ebû Eyyûb el-Ensârî hazretlerinin kabrini buldular." diye kitaplar Ebû Eyyûb hazretlerinin menâkıbını, Akşemseddin hazretlerinin menâkıbını yazıyor.

Bu fütuhât kime nasip oldu?

Fatih Sultan Muhammed Hân hazretlerine nasip oldu. Tabi bu konuda söylenecek çok sözler var, ciltler dolusu sözler söylenebilir.

İkinci Murad, Hacı Bayrâm-ı Velî'yi Edirne'ye çağırmış. Gitmiş.

Sonra İkinci Murad; Fatih'in babası;

"Hocam, bu İstanbul'u fethetmek -dua edin- bize nasip olsun… Acaba fethedebilir miyiz, ne dersiniz?" diye Hacı Bayrâm-ı Velî Efendimiz'e soruyor. Hacı Bayrâm-ı Velî hazretleri;

"Sultanım! Sana ve bana bu fütuhâtı görmek nasip olmayacak!" demiş. İkinci Murad için ve kendisi için. "Bu şu Ak köseyle şu küçük çocuğa nasip olacak!" diye işaret etmiş.

Akşemseddin kendisinin müridi, Fatih Sultan Mehmed de küçük, İkinci Murad'ın çocuğu. "Bunlara nasip olacak!" diye söylemiş şeklinde tarih kitaplarımız yazar.

Keşke gençlerimiz tarih kitaplarını okusalar, bunları bilseler.

Muhterem kardeşlerim!

Bu arada aklıma hemen yeni şeyler geliveriyor, sevinirsiniz diye söylüyorum. Burada bir Avustralyalı kimseyle tanıştık, Ahmet ismini almış, eski Avustralya ismini bilmiyorum. Kökenini sordum, İrlandalıymış. Ecdadı, buraya, Avustralya'ya ilk gelen gemilerle gelmiş. "Bizim burada iki asırlık tarihimiz var." dedi. Soylu bir kimse, temiz bir insan.

Bu nasıl müslüman olmuş?

Arkadaşlar dediler ki;

"Rüyada Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'i görmüş ve öyle müslüman olmuş!"

Bakın Avustralyalı ama rüyada Peygamber Efendimiz'i görüyor ve müslüman oluyor.

"Sen nasıl müslüman olursun…" filan diye karısı kızmış, bağırmış, çağırmış; üç çocuğu olduğu halde adamı bırakmış gitmiş. Ama adam müslüman, terbiyeli, edepli.

"Hocam, bu müslüman olmadan önce de pis işlere bulaşmamış, temiz bir kimseymiş." diyorlar.

Arkadaşlar camiye çağırmışlar, bizim konuşmamızı dinlemeye gelmiş, sonra eve geldi. Bu Ahmet isimli kardeşimizle oturduk, arkadaşımızın evinde kahvaltı masasında konuşuyoruz.

"Bu işler nasıl kurtulacak…" filan diye konuşurken kendisine İrlanda'yı sorduk, kendi ülkesi filan diye. Söz sözü açtı. Dedi ki;

"Bu işler Osmanlı terbiyesiyle düzelecek!"

Biz şaşırdık! Yani biz söylemiyoruz, o söylüyor. Biz o konuda bir şey de açmadık, bir şey söylemedik. Dedi ki;

"Osmanlı bir büyük olgun ağaçtı, yaşlanmış bir ağaçtı ama olgun meyveleri vardı. O meyveler her yere dağılacak, her yerde Osmanlı ağacı bitecek. O Osmanlı terbiyesi bizi kurtaracak."

İngilizce konuşuyoruz… Biz dedik ki;

"Bu Osmanlı terbiyesi ile neyi kastediyorsunuz? Sizin nazarınızda, aklınızda, tasavvurunuzda Osmanlı deyince nasıl bir insan tasavvur ediyorsunuz?"

Dedi ki;

"Osmanlı zalim değildi. Herkese iyi niyetle bakıyordu. Allah'ın dinine hâlis muhlis hizmet ediyordu. İstila ettiği yerlerde bile kimsenin hakkını yememişti. Harama el uzatmamıştı, zulüm yapmamıştı, yemeği mütevazıydı, kıyafeti mütevazıydı, tavrı mütevazıydı; işte Osmanlılık budur."

Mesela bizim kahvaltı masasındaki çok yemeklere baktı;

"Endonezya'daki kardeşlerimiz aç! Bu kadar yemeğe lüzum yok!" dedi.

Ben de dedim ki;

"Bizim örfümüzde misafire ikram sevap olduğundan arkadaşlar bu kadar çeşidi kahvaltıya koymuşlar. Yoksa herhalde kendileri bu kadar şey değildir."

Sade yemeği de başka müslümanlarla da ilgilenmeyi düşünüyor.

Dedi ki;

"Bir de, Osmanlılar vefat ederlerken arkasında bir şey bırakmazlardı. Hepsini hayra hasenâta harcarlardı."

İki güzel vasfa takılmış, onları söylemiş oldu.

Birisi; merhamet, başka müslümanları düşünmek, onlara yardımcı olmak.

İkincisi; dünya malı biriktirmeyip hayır hasenât yapmak, mütevazı olmak. Osmanlı deyince bunu anlıyor. Hayatına İslâm terbiyesini en güzel sindirmiş, ahlâkını intikal ettirmiş, örfüne âdetine geçirmiş ve müslümanca yaşamış toplum olarak Osmanlılar'ı gördüğü için.

"Şimdi Osmanlılar yok ama onların tohumları inşaallah her yerde yeniden gelişecek!" dedi.

Biz şaşırdık, hayran kaldık. Dalkavuk bir insan da değil, iltifat edecek bir insan da değil; dertli bir insan, mahzun, kalbi kırık bir insan!

Zaten karısı kendisinden ayrılm ış filan… Çocuklarına bakma durumunda ciddi bir insan.

Bizim dedelerimizin faziletini bunlar anlıyorlar, biliyorlar; bizimkiler bilmiyorlar, okumuyorlar.

Bunlar biliyor; televizyonda bunların muhariplerinden Çanakkale'ye gelmiş savaşçılarından birisini konuşturmuşlar.

Demişler ki;

"Nasıl? Çanakkale'yi anlat bakalım! Gelibolu savaşları nasıl oldu?"

Çünkü Avustralya, Gelibolu savaşını kendi tarihinin önemli bir olayı olarak görüyor. Bu olay için Gelibolu'da müzeler yapmış. Anzaklar diye Avustralya'dan, Yeni Zelanda'dan topladığı insanları götürmüşler, orada bizim dedelerimizle çarpıştırmışlar. Rakamlar 250 bin veya 500 bine kadar çıkıyor… Şehit vermişiz. Osmanlı'nın kanını, iliğini kurutmuş; nice kimseleri şehit etmişler.

Bu savaşçılardan bir tanesini televizyona çıkartmışlar;

"Bu Gelibolu savaşlarını anlat bakalım! Nasıl oldu? İntibaların nedir?"

"Bizi dünyanın en asil, en temiz, en ahlâklı, en dürüst milletiyle çarpıştırdılar. Biz çok haksız bir iş yaptık! Oraya gitmeye, o işi yapmaya hakkımız yoktu. Çok asil insanlardı. Esirlerine çok insanî muamele yapıyorlardı. Çok temiz insanlardı, dindar insanlardı." diye dedelerimizin methini yapmışlar.

İn tensurullâhe yensurküm ve yusebbit akdâmeküm. "Allah'ın dinine yardımcı olursanız Allah da size yardım eder. Ayaklarınızı sağlam bastırır, her türlü yardımı size yapar. Ve sizi galip, üstün eyler."

Dedelerimiz buna göre yaşamışlar; İslâm için çalışmışlar, mallarını, canlarını ortaya koymuşlar. Allah mallarını, canlarını ortaya koymalarından, ihlâslarından onları sevdiği için onlara ülkeler vermiş.

"Siz kulluğunuzla cömert davranıyorsunuz; mal cömertliği, can cömertliği yapıyorsunuz, benim yoluma canınızı ortaya koyuyorsunuz, sevdim sizi. Hadi bakalım, şu ülkeler sizin olsun…" diye kıtaları vermiş, ülkeleri vermiş.

Bizim Osmanlı Devlet-i Aliyye'si topraklarında kaç tane devlet var? Şimdi hepsi birbirleriyle çarpışıyor! Ve gidin, hepsinin yaşlılarıyla konuşun, "Ah Osmanlı devletinin, devrinin, zamanının güzelliği!.." diyorlar.

Biz bunları alıp geliştirebilirdik. Bu muhabbetin üstünde ilerleyebilirdik.

Biz Libya'ya gittiğimiz zaman Suriyeli, Lübnanlı alimlerle karşılaştık. Dediler ki;

"Sizin ecdadınız mübarek insanlardı."

Bizi devlet İran'a gönderdi, gittik. Tahran'da toplantılara katıldık, orada bir Pakistanlı'yla karşılaştık:

"Sizin dedeleriniz çok mübarek insanlardı, benim dedem onlar için kaside yazmıştı, Pakistan'da ‘Osmanlı…' derken ağlıyordu!" diye bize dedesinden hatıralarını anlattı.

Libya'da 43 milletten misafirlerle müzeleri gezerken o misafirler bize dönüp dönüp "Bu eserler sizin eserleriniz!" diyorlardı.

Biz dedelerimizin mirasının kıymetini bilsek onları korumayı bilsek; o yolda cihanda çok muazzam itibarımız var. Avrupa bize muhalefet ediyor diye, kendimizi onlara beğendireceğiz diye yöneticiler akla karayı seçiyor, her türlü fedakârlığı yapıyor.

Aslına dön! Kendi şahsiyetine dön! Kendi şahsiyetini takın! Bak nasıl onlar da hizaya gelir. Allahu Teâlâ hazretleri bir insana imanın izzetini verdi mi cümle cihan, önünde diz çöker.

Allahu Teâlâ hazretleri bizi İslâm'ın kıymetini bilenlerden eylesin. İmanın ne kadar kıymetli bir cevher olduğunu idrak edenlerden, o imanı elden kaçırmamak için çalışanlardan ve kendi dinine hâlisâne hizmet edenlerden eylesin.

Herkes bir kafaya, bir ideolojiye hizmet ediyor.

En güzel hizmet nereye yapılan hizmettir?

Rabbu'l-âlemîn Allahu azîmu'ş-şân; Âlemlerin Rabbi'ne yapılan hizmet en güzel hizmettir.

Fatih Sultan Mehmed İstanbul'u fethetti ama nasıl fethetti?

Bunu incelemek lazım. Fatih Ssultan Mehmed fütuhâtın, bütün maddî, teknik ve ilmî şartlarını; her şeyini hazırladı. Tabanını hazırladı. Boğazın iki tarafında boğazdan gelecek yardımları kesen iki tane hisar yaptırdı. Oradan izinsiz geçmek isteyen gemiye bir bomba attı, batırdı. Bir top patlattı. Baktı ki buradan izinsiz geçilmiyor. O zaman Avrupa'dan, Tuna'dan yardım gelemez. Fatih Sultan Mehmed Çanakkale'ye, Kilitbahir arkasına, benim ülkeme, şehrime kısa zamanda bir kale yaptırdı…

Fatih Sultan Mehmed'in yaptırdığı kalenin kitabesini, bir yüzbaşı mı bilmem ne çıkmış, harf devrimi yaptık vs. diye emretmiş; kazıtmışlar.

Tarihî eser kitabesini kazımak cinayettir! Öyle saçma şey mi olur? O Fatih'in yaptırdığı kaleydi! Ben gezdim, insanın tüyleri diken diken oluyor. Çanakkale'den düşman geçemez. Edirne müslümanların elinde, orada tertibat alınmış. Boğazlardan düşman geçemez…

Üç ayda Rumelihisarı'nı yaptırdı, oraya asker yığdı. Ustalar getirdi, o ağır topları; şâhî toplarını döktürdü. Şimdi Ayasofya, Topkapı Sarayı önünde bazıları teşhir edilen toplarla tahkimât yaptı. Böyle yapsak olur." diyerek havan topunu -aşırtma topu- kendisi icat etti…

Barutla, silahla donanmayı yığdı. Donanmayı, Dolmabahçe Sarayı'nın yanındaki dereden Kasımpaşa tarafına, dere tarafına çektirtip, indirtip Haliç'in zincirle kapatılmış kısmına Türk donanmasını indirdi ve fütuhâtı 50 küsur gün inatla devam ettirerek öyle sağladı.

Fatih'in komutanları çok kere korktular, çekindiler.

"Bırakalım Padişahım. Bütün Avrupa üstümüze gelecek, Haçlı orduları hücum edecek, bu iş olmuyor. Bu kadar gün geçti…" dedikçe Akşemseddin hazretleri ısrar ediyordu. Padişahı o zorluyordu:

"Hayır Padişahım! Muhasarayı kaldırma, devam Padişahım! Allah'ın vaadi var, bu zafer olacak!.." diyordu.

Hatta Fatih Sultan Mehmed;

"Olacak, olacak!' diyorsun Hocam, ama olmuyor!" diye tereddütlü, şüpheli bakış zamanlarında bile;

"Tereddüt etme Padişahım, olacak!" diye bildiriyordu.

Çünkü geceleri çadırına gidip gözyaşları içinde, secdede Allah'a dua ediyordu.

Allahu Teâlâ hazretleri kendisine bildirmişti. İki aya yakın bir zaman muhasara muhasara, mücadele mücadele ama bütün teknik şartlarını hazırlamış; fütuhât öyle oldu. Ahali zaten müslümanların gelmesine taraftardı, çünkü ötekiler daha zalimdi.

Demek ki zulüm sevilmiyor, demek ki yöneticilerin zalim olmaması lazım.

Onlar zaten Türkleri istiyorlardı, Hristiyanları istemiyorlardı.

"Kardinal külahı görmektense Türk sarığı görmeyi tercih ederiz!" diyorlardı. Hapiste papazları vardı, hapisten papazları Fatih çıkarttı. Doğruyu söylüyorlar diye papazları hapse atmışlardı.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Allahu Teâlâ hazretlerinin dinine hizmet etmek ciddi bir iştir; oyuncak değildir. Eskiden bizim Devlet-i Aliyyemiz'in yöneticileri Avrupa'ya; "Şu yapılmasın, şu şöyle olmasın, şu hapisten çıkartılsın, serbest bırakılsın…" diye emir gönderirlerdi.

Allahu Teâlâ hazretleri basiret ihsan etsin.

İnsanın şahsiyeti olunca, imanı, basireti, takvâsı olunca Allah yardım eder.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Kur'an'a sarılmak, İslâm'a sarılmak, Allah'ın yolunda yürümek lazım. Çünkü bir gün herkes O'nun huzuruna çıkacak, bu dünyada yaptıklarının hesabını verecek.

Allah hatalı hareket edenlere doğru zamanda, fayda verecek zamanda hatasından dönüp doğru yola gelmeye uyanıklık versin. Gözlerindeki perdeleri kaldırsın, kalplerindeki pası izale etsin. Şeytanın ve nefsin hilelerine kanmamayı nasip eylesin. Müslümanlara da sabır versin, gayret versin, kuvvet versin. Nimetlerine şükür, kendisine zikir hususunda yardımcı olsun. Halis müslümanlar olarak yaşayıp huzuruna vazifesini yapmış, yüzü ak, alnı açık müslümanlar olarak varmayı cümlemize nasip eylesin.

Cumanız ve fütuhâtınız ve feth-i mübîn-i İslâmbol mübarek olsun. Allah nice fütuhâtlara, füyuzâtlara cümlenizi eriştirsin, evlatlarınızın her birini Fatih eylesin!

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA