İlke ve Değerlerinden Ödün Vermeden
Özgür Yayın Platformu Olarak Kalsın Diye
Öğle12:53 İkindi15:44 Akşam18:12 Yatsı19:32 İmsak05:58 Güneş07:23 İşrak08:03
Hava - Çok Bulutlu 16°C Nem %67
Türkçe
22 Rebi'ül-evvel 1443 28 Ekim 2021 Perşembe
Giriş Yap

­Ramazan Bitmeden Önemli On Hatırlatma

Özel Haber
Özel Haber
09.05.2021    |

Ayların sultanı Ramazan-ı Şerif sona eriyor. Bu mübarek ayı uğurlarken; Hocamız, Gönül dostumuz, Mürebbi'miz  Mahmud Es'ad Coşan’ın Ramazan-ı Şerif ayı ve sonrasına dair tavsiyelerini istifadenize sunuyoruz.

Es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Ramazan'ın, mübarek ayın sonlarına doğru yaklaştık. Allah ibadetlerimizi makbul eylesin ve nice nice kandillere, mübarek gecelere, Kadir gecelerine, bayramlara eriştirsin.

Bu konuşmamda sizlere on hususu hatırlatma niyetim var. Şu on maddeyi zikretmek ve hatırlatmak istiyorum.

Birinci  hatırlatmak istediğim nokta,

Zekâtlarını ay çıkmadan, Ramazan ayı çıkmadan vermeye gayret etsinler! Çünkü zekât, bir sene geçtikten sonra tahakkuk ediyor ama her sene zekât veren insan, artık onun belli bir zamanını tespit etmiştir.

Niye Ramazan'da zekât vermeyi hatırlatıyorum? Çünkü aynı zekâtı Ramazan'da verirse sevabı fazla, Ramazan'dan sonra verirse sevabı az. Bir rivayete göre, Ramazan'da vermenin sevabı, yetmiş kat fazla.

Çünkü yudâafü fîhe'l-hasenât, "Ramazan ayında yapılan iyiliklerin mükâfâtları kat kat veriliyor." Onun için bir kere zekât verecek zenginliğe sahip kardeşlerimin Ramazan çıkmadan zekâtlarını ayarlayıp fakirlere vermelerini tavsiye ederim.

İkinci hatırlatmak istediğim nokta,

Biliyorsunuz Allahu Teâlâ hazretleri bu güzel ayın sonunda fukarayı da yoksulları da düşünmemizi bir kurala bağlamış; fakirlere sadaka-ı fıtr, "fitre" denilen bir para veriliyor.

Biliyorsunuz fitreler ancak özel kişilere verilir, tüzel kişilere verilmez. Zekât, sadaka ve fitrede "temlik şartı" vardır. "Bunu al kardeşim, bunu ben sana veriyorum." denildiği zaman, alabilecek bir kişilik olması lazım. İnsana, fakire vermek lazım. Fitreyi de vermenizi hatırlatıyorum.

Hatırlatmak istediğim üçüncü nokta:

Sene içinde ihyâsı düşünülen, içinde ibadet etmek gereken, kaçırılmaması gereken gecelerden birisi de Ramazan bayramının arefe gecesidir. Artık oruç bitti, teravih bitti, ertesi gün bayram, ama o gece çok sevaplı, çok feyizli bir gecedir. "O geceyi de ihyâ etmeyi, hayırla geçirmeyi, ibadetle geçirmeyi ihmal etmesinler." diye, onu da hatırlatmak istiyorum.

Üzerine bastırarak söylemek istediğim dördüncü nokta; biz Ramazan'da müslümanlar olarak bir eğitim gördük, takvâ eğitimi gördük. Müslümanlar olarak bir ihlâs eğitimi gördük. Burada kazandığımız güzel huyları, güzel ibadet alışkanlıklarımızı, yatma kalkma alışkanlıklarımızı, Ramazan'dan sonra da idame ettirmeli, devam ettirmeliyiz. Çünkü Allah'ın en çok sevdiği ibadetlerdir, devamlı ibadetlerdir. Az da olsa istikrarlı ve devamlı ibadet etmek makbuldür.

Beşinci tavsiyem:

Ramazan, Kur'an'ın indiği aydır. Kur'an'ın mukâbele edildiği, çok okunduğu bir aydır. Bu bakımdan "Ramazan, Kur'an ayıdır." diyebiliriz. Kur'ân-ı Kerîm alışkanlığımızı, Kur'ân-ı Kerîm'i okuma, takip etme, hatim sürme alışkanlığımızı  Ramazan'dan sonra devam ettirelim.

Kur'ân-ı Kerîm'e çok çalışalım, ezberimizi çoğaltmaya çalışalım! Çünkü Allahu Teâlâ hazretleri yarın mahşer yerinde, müslümana; "Kur'ân-ı Kerîm'i oku." diyecek; kaç âyet okursa okuduğu âyet sayısınca cennetteki derecesi yükseltilecek. Okudukça yükselecek.

Altıncı tavsiyem de;

Ramazan'da teheccüd namazı kıldık. Hani, "Geceleyin sahura kalktığınız zaman abdest alın, teheccüd kılın!" diye tavsiye etmiştim. İşte o sahur vakti, teheccüd vakti.

Demek ki o sahur vakti gibi zamanlarda, Ramazan'dan sonra da yine kalkarak, abdest alıp namaz kılalım. Çünkü "Geceleyin kılınan iki rekât namaz, dünyadan ve dünyanın içindeki her şeyden daha hayırlıdır." diye Peygamber Efendimiz'in tavsiyesi var, teşviki var ve ikazı var.

Yedinci tavsiyem,

Ramazan'da elimizde tesbihler, dilimizde zikirler, camilerde, işyerlerinde hep sevap kazanmaya gayret ettik. Ben hadîs-i şerîflerde Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği zikirlerden bazılarını hatırlatmak istiyorum. Kardeşlerim bunları etraflarındaki tanıdıklarına da versinler, rica ediyorum. Günde;

Yüz, Estağfirullah demek; bir.

Yüz, lâ ilâhe illallah demek; iki.

Bin defa Allah lafza-i celâli zikretmek; üç.

Yüz defa salavât-ı şerîfe çekmek, Peygamber Efendimiz'e salât u selâm getirmek; dört.

Yüz tane de Kulhüvallâhu ehad suresini okumak; beş.

Bu zikirleri tavsiye ediyorum, rica ediyorum. Peygamber Efendimiz'in tavsiye ettiği zikirlerdir. Ramazan'dan sonra da kardeşlerimiz bu tesbihleri günlük olarak çekmeye devam etsin.

Sekizinci tavsiyem; kardeşlerimizin birçoğu itikâfa girdi. Ondan sonra ne yapacağız?

Ondan sonra büyüklerimizin bize tavsiye ettiği halvet der encümen esasına göre yaşayacağız. Halvet der encümen, Farsça bir tabirdir.

"Toplumun içinde, sanki halvetteymiş gibi güzel hâlini devam ettirmek, halk arasında Cenâb-ı Hak ile olmak."

Bir de şöyle demişler:

Eli kârda, gönlü yarda olmak.

Dokuzuncusu; helâl kazanmaya devam...

Bu çok mühim! Çünkü haram lokma yedi mi insanın kırk gün ibadeti kabul olunmuyor. Bir haram lokma yediği zaman kırk günü yanıyor, ibadetleri bile kabul olmuyor.

Onun için helâl lokma yemek, çok mühim. Helâl lokma kazanmaya dikkat edecek ve haramların her çeşidinden, özellikle haram kazanç ve haram lokmadan çok uzak duracak.

Onuncu tavsiyem de şu:

Bu ibadetleri hep kendimiz için yapıyoruz; "Sevap kazanalım, âhirette yüzümüz gülsün, mükâfâtımız çok olsun." diye.

Ama en sevaplı iş, en büyük kazanç, müslümanlara hizmetle elde edilir. İslâm'a ve müslümanlara hizmet etmeyi, yardımcı olmayı, aklımıza, gönlümüze yerleştirelim. İslâm'a yardımcı olalım. Müslümanlara yardım elini uzatalım, hizmete koşalım, yardıma koşalım.

Hizmetin çeşitlerini, yardımın nasıl olacağını kitaplarımızdan, vakıflarımızdaki kardeşlerimizden sorup öğrenebilirsiniz. "Hangi işler sevaplı, neleri yaparsak çok sevap kazanırız? Ne yapmamız lazım? Nasıl çalışmamız lazım?" diye.

Ben diyorum ki bu Ramazan'dan sonra âdeta bir seferberlik ilân edelim. "İslâm'a yardım seferberliği, müslümanları korumak ve İslâm'ın içinde bulunduğu kötü şartları izâle etmek, güzel bir duruma getirmek; müslümanların hayat seviyelerini, bilgi seviyelerini, tahsil seviyelerini düzeltmek ve onlara yönelmiş olan tehlikelerden onları korumak seferberliği" diyelim.

Mahmud Es'ad Coşan / 15.01.1999 

­

 

© İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Canlı Yayın
Canlı Yayın
AKRA CANLI
 / 
AKRA CANLI
Canlı Yayın
 / 
Canlı Yayın
Playlist
Bu özelliği kullanabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir
  
Fikrini Paylaş
TAAHHÜTNAME

Hazırlamış olduğum ve sitenize gönderdiğim/ teslim ettiğim, tamamen orjinal ve bana ait olan, projemin/görüntü veya kaydımın, AKRA MEDİA tarafından kendisine ait kablolu/karasal/uydu, şifreli/şifresiz, free/paralı TV, video, DVD, VCD,VHS ,radyo, kaset, sinema ve sair mevcut yada ortaya çıkacak her türlü İşaret, ses ve /veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ve tüm internet siteleri ve sosyal medya platformlarında yayınlamasına, çoğaltma hakkı, yayma hakkı, işleme hakkı ve temsil hakkının kullanılmasına süresiz olarak müsaade ediyorum.

Projemin/görüntü veya kaydımın, bant, CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player, dijital kayıt vb. tüm yollarla kayıt, çoğaltma ve dağıtım haklarını, bilişim veya iletişim ortamında görüntülenmesini, iletilmesini, okunmasını, izlenmesini, dinlenmesini vb. interaktif veya normal CD, VCD, DVD, GSM, MP3 Player vb. şekilde basılarak veya ses kayıtlarının metin haline getirilip kitap olarak piyasaya sunulmasını sağlayacak her türlü materyal üzerine kaydı ile çoğaltılması, kullanılması, işlenmesi, yeniden ve genişletilmiş şekilde sesli, yazılı ya da görüntülü yayın haklarını, bu suretle de çoğaltılarak kullanılması, dağıtılması, pazarlanması vb. fikri, mali ve manevi haklarımın tamamını, programda gerekli görülen değişiklikleri yapma haklarımı bila bedel olacak şekilde, AKRA.MEDİA sitesine ve bu site'nin yetkilisi ve sahiplerine devir ve temlik ettiğimi, beyan, kabul ve taahhüt ederim.

Şehir Seçin