Dünya Sevginin Boşluğu - 28.06.1981

Dünya Sevginin Boşluğu - 28.06.1981
Setüftehu aleykümü'd-dünyâ hattâ tüneccidû büyûteküm kemâ tüneccedü'l-Ka'betü fe-entümü'l-yevme hayrun min yevmi izin.
"Size dünya açılacak, fetholunacak."
Resûlullah Efendimiz bunu ne zaman söylüyor?
Ashâb-ı kirâmın yoksulluk çektikleri, üzerlerini örtecek elbiseleri olmadığı zaman. Hatta bir tanesi vefat etmiş, şehit olmuş da mezara koyuyorlar. Örtüyü yukarı doğru çekerlerse ayakları açılıyor, aşağı doğru çekerlerse başı açılıyor. Bir yoksulluk, kıtlık, sıkıntı yılı oluyor; hurmaları beraber yığıyorlar, tekrar taksim ediyorlar. Bir sefere gittikleri zaman bir hurmayı birisi ağzından çıkartıyor, biraz o emiyor, biraz ötekisi emiyor. Açlık çok zor şey! Böyle sıkıntılı zamanlarda Peygamber Efendimiz -o zamandan- diyor ki;
"Size dünya fetholunacak, açılacak."
Yani, "Dünyevî, maddî imkanlarınız artacak."
O zaman ne yapacaksınız?
"Evlerinizi Kâbe'yi süsler gibi süsleyeceksiniz."
Duvar kâğıtları, mobilyalar, eşyalar, tablolar, biblolar derken her tarafı süslenecek, ziynetlenecek.
Ama makbul değil.
Fe-entümü'l-yevme hayrun min yevmi izin. "Şu günkü fakr u zarûret içindeki hâliniz o zamanki hâlinizden çok daha hayırlı." diyor, Resûlullah Efendimiz.
Dünya insanı aldatır. Dünyanın süsü, ziyneti insanı aldatır da Allah'ın yolundan alıkoyarsa hiç kıymeti yok; başına çalınsın! Dünya, dünyalık, maddî imkân, para pul Allah yolunda bir kıymeti ifade eder.
Ni'me'l-mâlu's-sâlihu li'r-raculi's-sâlihi. "Hayırlı, salih bir insana helal, salih bir mal ne kadar güzel yakışır."
Neden?
O mal ile hayır işler. O mal ile hayr u hasenât yapar. Çeşme yapar, han yapar, hamam yapar. Fakirlere yardım eder. O parayı müslümanların hayrına, cihada sarfeder.
Ama para şerli, ham, ehli dünya ve gafil bir kimsenin eline geçti mi, o da evinin süsüne, ziynetine [harcar.]
Kitaplar; "Eve yatırılan parada, evi süslemeye yatırılan parada hiçbir sevap, hasene yok." diye yazıyor. Yani kat kat binaların yapılması, paranın pulun taşa toprağa yatırılması bizim dinimizde hoş görülmemiş.
Hatta bir keresinde ashâb-ı kirâmdan bir zât Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in yanına geliyor; es-Selâmu aleyke yâ Resûlullah gibi bir şekilde selam veriyor da Efendimiz selâmını almıyor. Halbuki bizim dinimizin ahkâmına göre bir kimse selam verirse selam almak gerekir, vecîbe oluyor. Selam vermek sünnet, almak farz! Yani çok önemli oluyor, muhakkak yapmak lazım! Peygamber Efendimiz selâmı almamış. O sahabi anlamış ki "Resûlullah bana kızgın, kırgın."
"Resûlullah benim selamımı almadı. Acaba mübareğin gönlünü kıracak ne yaptım ki?" diye etraftaki kimseleri soruşturuyor.
Bir tanesi diyor ki;
"Bilemem ama bir keresinde mescitte duruyorduk. Şöyle bir doğruldu baktı, bir evin ikinci katı çıkmış..."
"Şu ikinci kat yapılan, bir kat daha çıkılan ev kimin evi?" demiş.
Demişler ki;
"Filanca sahabinin evi."
O selam veren şahıs...
"Belki ondan selâmını almamıştır." diyor.
O zât-ı muhterem de gitmiş, hemen o yaptığı katı aşağı indirmiş. Ondan sonra gelmiş, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'e selam vermiş, o da; aleyküm selam buyurmuş. Yani selâmını [almış.]
Bizim dinimizde taşa, toprağa, inşaata para yatırmak makbul değildir. Onun için, şimdi ihtiyaç bile varsa yapılmış bir tanesini alıver, kendin uğraşıp da başını derde sokma derdi Hocamız öyle tavsiye ederdi. İnsana da tabii başını sokacak bir ev lazım. "Yapılmış bir ev al da bu işin sıkıntısı ile uğraşma." derdi.
Bunun altında yatan mânaya parmak basarak ortaya çıkarmak gerekirse; biz buraya bu dünyayı mâmur kılmaya değil, âhireti kazanmaya geldik. Bu dünyada bize yetecek bir sade ev yeter, paramızın pulumuzun gerisini Allah'ın rızasını kazanmakta sarf etmemiz lazım.
Ama anlatamazsın. "İşte perde şöyle olacak, topuzları böyle olacak, fiyonkları böyle olacak, püskülleri böyle olacak, sırması şöyle olacak, duvara şöyle bağlanacak..." Çeşit çeşit... Artık ne kadar para versen gider, yani bitmez.
Allah paramızı pulumuzu Allah'ın rızasına uygun bir şekilde kullanmak nasip etsin.
Tabii bizim bazı sözlerimiz hoşa gitmeyebilir, batabilir. Ama benim sözüm değil ki! Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sözlerini biz cemaate söyleriz. Nasibi olan bundan hissesini alır. Biz de; "Söyledik yâ Resûlallah! Söyledik yâ Rabbi!" deriz. "Bizden vebal gitti." deriz. Artık vebal geride dinleyenlere kalır.
Dünya Sevgisi
Ve Ölümden Korkmak
Dünya Ne
İyi Ve Kötü
