İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B

11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
Tasavvuf Sohbetleri

11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B

06.09.2026
19 dk 11 sn

Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm

El-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih.

Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l Mustafa. Ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.

Emmâ ba'd:

Aziz, muhterem ve sevgili kardeşlerim!

Çok kıymetli bir âlimin; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin -rahmetullâhi aleyh ve kaddesallâhu rûhahû- yazmış olduğu çok değerli, mümtaz bir kitap olan Tabakâtu's-sûfiyye’sini okuyoruz. Ebû Abdirrahman es-Sülemî tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve mübarek fikirlerini toplamış, böyle bir eser meydana getirmiş. Ve bu eseri çok kıymetli mısırlı bir profesör de çok güzel dipnotlar, ilaveler, açıklamalar yaparak neşre hazırlamış. Henüz Türk dilimize tercüme edilmemiş bir kaynak eser olduğu için tasavvuf konusunda en salahiyetli, en meşhur, en büyük, en kıymetli şahısların sözlerini ve fikirlerini buradan öğrenebiliriz diye bu kitabı okuyoruz.  

Semi'tu Ebe'l-Haseni'bni Miksem bi-Bağdâde yekûlü semi'tü Ebâ Muhammedini'l-mürteışe yekûlü semi'tü Ebâ Hafsin yekûlü me'stehakka'sme's-sehâi men zekere'l-atâe ev lemahahû bi-kalbih.

"Bağdat'ta Ebû Hasen b. Miksem'den işittim. O da Ebû Muhammed el-Mürteiş'den işitmiş. " Bu el-Mürteiş de büyük bir şeyh, evliyâullahtan bir zât. O da; "Ebû Hafs'tan şöyle duydum." diyor.

Mestehakka. "İstihkak etmedi, kazanamadı, layık olamadı." Mestehakka'sme's-sehâi. "Bir insan ki; cömertlik ismini almaya hak kazanamadı." Men zekere'l-atâe. "Bağışı zikreden." Ev lemahahû bi-kalbihî. "Yahut da kalbiyle ona nazar eden bir kimse cömertlik sıfatına asla layık değildir."

Beş-altı kelimeden ibaret bir cümle söylüyor; sabahtan akşama anlatsak mânası bitmez.

Mesela sen çıkardın, bir şey verdin; arsa bağışladın, ev bağışladın veya çıkardın külliyetli miktarda bir para verdin.

Men zekere'l-atâe zekere. "Kim verdiği bağışı hatırlıyorsa ve zikrediyorsa..."

"Ben; filanca fakire, dula şöyle yardım ettim, şu yetimi büyüttüm de gelin ettim; ev bark sahibi eyledim." vesaire.

Kim yaptığı bağışı söylüyor yahut da hatırına getiriyorsa, unutmamışsa, hatırlıyorsa iki ihtimal var; ikisi de olabilir; mâna müsait. Çünkü zekere hem zikretmek, hatırlamak hem de söylemek mânasına geliyor.

Ev lemahahû bi-kalbihî. "Yahut da gönlüyle ona bakıyorsa; yaptığı cömertliğe, atâya gönlünde bir değer veriyorsa, gönül gözüyle görüyorsa -bu adam cömertlik sıfatına layık değil.-"

Sınıfta kaldı. Yaptığı iyiliği unutacak, hatırlamayacak. Gönlüyle de ona bakmayacak, ondan bir şey ummayacak.

Ben 850 bin liralık bağış yaptım; Allah'tan şu kadar kilo mükâfat. Öyle şey yok! Yaptığı iyiliği unutacak.

Unutmamak gereken bir şey varsa o da günahlarındır. Günahlarını hiç unutma. İşlediğini biliyorsun da affedildiğine dair bir kâğıt gelmedi sana.

Geldi mi?

"Hocam ben tevbe ettim de hacca gittim de."

Haccının kabulüne dair bir kâğıt geldi mi?

Tevbenin kabulüne dair yüksek makamdan tasdikli bir kâğıt geldi mi?

Gelmedi.

Ya kabul olmadıysa!

Ortada günahın var belli ama affolunduğun belli değil. Unutmayacak olduğun şey günahların, seyyiâtın!

Hemen unutacağın şey ne?

İyiliğin.

"Hocam Allah razı olsun, sıkışık zamanımda bana şöyle bir yardım yapmıştın."

"Yapmış mıyım, haberim yok, öyle mi?"

Benden borç alırlardı, şimdi bana geliyor diyor ki;

"Hocam al şu parayı."

"Ne bu?"

"Sen bana falanca zaman borç vermiştin."

"Sen iyi hatırlıyor musun? Ben hatırlamıyorum. Hakikaten vermiş miyim? Öyle mi?"

"Evet hocam, hatırlıyorum."

Şaşırıyor tabii. Hakikaten unutuyorum. Alacağımı da unuturum ben.

Birisine bir şey veriyorum; unutuyorum. Çantamı da unuturum. Faziletten değil de unutkanlıktan; hatırımda kalmıyor.

Tabi evliyâullah başka! Ne gönül gözüyle bakacak ne hatırına getirecek ne de diliyle söyleyecek.

Ömer Seyfettin'in Diyet adında bir hikâyesi vardır:

Zengin adamın biri, birisine yardım etmiş, elini kesmekten kurtarmış. Büyük sanatkâr adam, iftiraya uğramış, "hırsız" diye elini kesecekler; diyetini ödemiş, elini kestirmemiş. Ama ondan sonra; "ben senin diyetini verdim de, elini kestirmedim de, seni kurtardım da" diye dır dır dır, vır vır vır o kadar çok söylemiş, hatırlatmış ki; hakikaten oldu mu olmadı mı bilmiyoruz ama adam elini satırın altına koymuş, satırı kaldırmış, vurmuş, elini bilekten koparmış; getirmiş ona; "Al!" demiş, "Nedir bu ya?"

Ömer Seyfettin'in hikâyesi, uydurması. Nihayet Ömer Seyfettin'in kısa hikâyeleri Türk edebiyatında o kadar meşhur.

Belki sembolik bir hikayedir, gerçekten olmamıştır ama bazı insanlar yaptıkları hayrın sevabını dır dır dır, vır vır vır söylemekle, zikretmekle ne yaparlar?

Bitirirler, yok ederler.

Nereden belli?

Kur'ân-ı Kerîm'de buyruluyor ki;

Lâ tubtilû sadâkâtiküm bi'l menni ve'l-ezâ. "Verdiğiniz zekâtları, sadakaları başa kakarak, eza ederek verdiğiniz insanın gönlünü kalbini kırarak iptal etmeyin. Batıl, boş, sevapsız hale getirmeyin!"

Zekât vermenin, sadaka vermenin de âdâbı var.

Büyük sanatkârlardan bir tanesi perişan, pejmürde, parasız, pulsuz. Elinde bir altınla birisi gitmiş arkasından;

"Az önce düşürdünüz; buyurun!" demiş.

Tabi altın düşürdüğü filan yok. Adamın altını yok ki düşürsün. Fakir; parası pulu yok. Yakın zamanda yaşayan bir şahıs bu, Neyzen Tevfik; çok güzel ney üflermiş. Altını almış;

"Bu benim düşürdüğüm para değil; sizin altın kalbiniz." demiş.

Tabii zeki, filozof adam; olayı anlamış, onun veriş üslubunu takdir etmiş. Kırmadan, üzmeden vermek istiyor.

Yaptığı hayrı söyleyen, hatırlayan veya gönlünde ona nazar eden; bir mevki, bir yer veren cömertliğin adına layık değildir; o adam cömert değildir.

Neden?

Verdiği iyiliği düşünüyor, hatırlıyor, zikrediyor.

Öyle şey yok!

Unutacak!

Kâle ve süile Ebû Hafsin an-kavli li'l-lâhi azze ve celle ve âşirûhünne bi'l-ma'rûfi fe kâle el muâşeretü bi'l ma'rûfi hüsnü'l-huluku maa'l-iyâli fîmâ sâeke ve men kerihte suhbetehâ.

Ahh! Ahh! Bunu tercümesini kocaman harflerle yazıp bütün ailelere, evinde dır dır olanlara, yeni evlenenlere verin.

Râvi; "Ebû Hafs hazretlerine şu âyet-i kerîmenin mânası soruldu." diyor:

Kavli li'l-lâhi azze ve celle ve âşirûhünne bi'l-ma'rûf.

Nisâ sûresinin 19. âyeti.

Ve âşirûhünne. "O kadınlarla geçinin, muâşeret edin." Bi'l-ma'rûf, "İyilikle, iyi bir geçimle geçinin, iyilik yani mâruf yapın; münkerât yapmayın."

"Ey mü'minler! Hanımlarınızla mâruf üzere muâşeret edin!"

Ne demek?

Kendisine bu sorulunca, tarifinde dedi ki;

El muâşereti bi'l mârûfi;

"Hanımlarla mâruf ile geçinmek, muâşeret etmek, evlilik hayatını sürdürmek, hüsnü'l-huluk güzel huyluluk demektir.

Maa'l iyâli "çoluk-çocuk ve hanıma güzel huylu muamele etmek demektir."

Fîmâ sâeke. Burası önemli. "Senin hoşuna gitmeyen konuda iyi muamele etmen" demektir.

Gül gibi kadınsa, dünya güzeliyse, çok güzel eşlik yapıyorsa elbette beğeneceksin. Ne olacak, başka bir çaren mi var? Zaten beğeneceksin.

"Onlarla iyi geçinmek demek senin hoşuna gitmeyen bir şey yaptıkları zaman güzel huylu davranabilmen demektir."

Ve men kerihte suhbetehâ. "Bir arada olmaktan hoşlanmadığın kimseye güzel ahlâkla muamele etmek demektir."

Evlilikler eskiden görücü usulüyle oluyormuş; birbirlerini görmüyorlarmış. Aslında İslâm'da görmek var. Hatta Peygamber Efendimiz;

"Git, nikâhına talip olduğun kızı gör. Bu, muhabbetin daha çok olmasını sağlar." buyurmuş.

Hani Nasreddin Hoca evlenmiş, gerdeğe girmiş. Gelinin duvağını şöyle bir kaldırmış; aman, felaket! Şöyle bir düşünmüş;

"Şimdi ben nikâhtan vazgeçsem, 'Aldatıldım.' desem karşı taraf yıkılacak, mahvolacak. Kabul etsem, ben yıkılacağım. İki ev yıkılacağına bir ev yıkılsın." demiş; evliliği kabul etmiş. Bu bir Nasreddin Hoca fıkrası ama bak burada da ne diyor: Bir arada olmaktan hoşlanmadığın halde onunla hüsnü huluk "güzel ahkakla" sabırla devam etmek.

 

Eski devirlerde güzel bir kadın çirkin bir adamla evlenmiş. Kadına diyorlar ki;

"Sen çok güzelsin, kocan da çok çirkin."

Diyor ki;

"Herhalde onun Allah'ın hoşlandığı, razı geldiği bir ameli var ki Allah beni ona mükâfat olarak vermiş. Benim de bir kusurum var ki Allah da bana onu nasip etmiş."

Karşı tarafın fitne uyandırıcı sözünü kesmiş.

Muhterem kardeşlerim!

Âşirûhünne bi'l meğrûf

"Evlendiniz, kocaysanız karınıza, kadın iseniz kocanıza iyilik üzere muâşeret edeceksiniz"

"Hocam sevmiyorum!"

"İşte bunu sevmediğin halde yapacaksın!"

Zaten sevdiği zaman herkes yapar.

"Bana kötü davranıyor."

İyi davrandığı zaman zaten sen de ona karşı iyi olmaya mecbursun. Kötü davrandığı zaman ona iyilikle davranacaksın.

 

Ebû Hasen el-Harakânî hazretleri bir kadınla evliymiş. Müridler ziyarete gelmişler, kapıyı çalmışlar. İçeriden aksi bir ses;

"Kim o?" diye bağırmış.

"Valide Hanım! Efendi hazretlerini ziyarete geldik."

"O bunağı mı arıyorsunuz? Evde yok, dışarıda biraz bekleyin."

Ne yapsınlar, tabi beklemişler. Biraz sonra bakmışlar Efendi hazretleri karşıdan geliyor. Dağdan odun getiriyormuş; aslanlara yükletmiş, öyle geliyormuş. Müridlerin gözleri fal taşı gibi açılmış;

"Efendim bu ne hal?" demişler. Aslanlar kendisine itaat ediyor!

"Evdeki aslana tahammülümüzden, dağdaki aslanlar bize musahhar oldu." demiş.

Birisi Hz. Ömer'e radıyallahu anh hanımını şikâyet için gitmiş. Emîre'l-mü'minîn Hz. Ömer'in evine bir yanaşmış ki içeride fırtına var; sesler, gürültüler, patırtılar. Biraz sonra Hz. Ömer, kapıdan dışarıya çıkmış.

"Ne arıyorsun, niye geldin?" demiş.

"Yâ Emîre'l-mü'minîn! Ben biraz bizim hanımdan şikâyet edecektim ama baktım ki sizin evde de vaziyet pek parlak değil." demiş.

Demiş ki;

"Onlar bizim eşlerimizdir, hayat arkadaşlarımızdır, ihtiyaçlarımızı görüyorlar, evde hizmet ediyorlar, kusurlarını hoş görmek lazım."

Adam da tahammül etmeye karar vererek evine dönmüş.

"Hz. Ömer evliyâullahın büyüklerinden, aşere-i mübeşşereden olduğundan, onun geliş sebebi de mâlum olduğundan, bilerek öyle bir sahne tanzim etmiştir." diye düşünüyorum, tahmin ediyorum.

 

Kâle süile Ebû Hafsin ani'l-buhli fe-kâle terkü'l-îsâri ınde'l-hâceti ileyh.

Ebû Hafs el-Haddâd hazretlerine; "Cimrilik nasıl bir şeydir; nedendir?" diye sormuşlar. O mübarek şöyle tarif etmiş:

Terkü'l-îsâri ınde'l-hâceti ileyh. "'Kendisinin ihtiyacı var.' diye kardeşinin ihtiyacını görmeyi terk etmek."

Kur'ân-ı Kerîm'in tabiri olarak kendisinden önce din kardeşini düşünmeye ne diyorlardı?

Îsâr. Peltek s ile 'tercih etmek' demek. Kendisinin borcu var, arkadaşının da borcu var; gidiyor önce arkadaşının borcunu ödüyor. Kendisinin karnı aç, arkadaşının da karnı aç; önce onu doyuruyor.

Bu nedir?

Îsâr.

Âyet-i kerîme'de nasıl geçiyor?

Ve yü'sirûne alâ enfüsihim ve lev kâne bihim hasâsa. "O evliyâullah, o sahabe-i kirâm mübarekler kendilerinin ihtiyacı olsa bile arkadaşlarını kendilerine tercih ederlerdi."

"Cimrilik nedir?" diye soruyorlar; diyor ki;

"'O, mala ihtiyacı var.' diye arkadaşının ihtiyacını görmeyi terk etmektir."

Vay bizim cimriliklerimize vay!

"Benim borcum var. Evvela can, sonra canan." deriz; biz önce kendi işimizi görürüz, önce kendi karnımızı doyururuz. Ondan sonra tavuğun kemikli kısmını öbür tarafa bırakırız.

Bu ne diyor?

"Onu tercih edecektin, onu tercih etmeyi bıraktın mı cimrisin."

"Cimrilik nedir?" diye sormuşlar:

"Tercih etmeyi terk etmektir." demiş.

"'Mala, yiyeceğe, giyeceğe, paraya pula vesaire ihtiyacım var.' diye arkadaşına vermeyi terk etmek, cimriliktir." demiş.

Neden?

Onların ahlâkı, sahabe ahlâkı idi. Mübarekler sahabe gibiydiler. Sahabe-i kirâm da kardeşlerini kendilerine tercih ederlerdi. Hani Yermuk harbinde yaralı bir tanesi "su!" diyor; yaralılara hizmet eden birisi onun başına suyu götürüyor. Son nefesini vermek üzere;

"Son nefeste bari suyu içsin de öyle canını teslim etsin." diye düşünüyor.

Tam bardağı alıyor, içecek; bir başka yaralı "Su!" diyor. Bu bardağı ittiriyor; "Ona ver!" diye işaret ediyor. İhtiyacı vardı, yüreği yanıyordu, yarası sızlıyordu, ölmek üzereydi, son nefeste bir yudum su; "Ona ver!"

Oraya gidiyor. O tam suyu içecek daha öteden birisi; "Su!" diye inliyor. Tabi içi yanıyor. Savaşın, yaralılığın, ölmenin bir harareti var. Kim bilir içleri nasıl yanıyor. O da itiyor bardağı veya su kabını "Ona ver!" diyor.

Üçüncünün yanına gittiği zaman suyu verecek Eşhedü en lâ ilahe illallah. Üçüncü şahsa bardağı götürdüğü zaman o şehit oluyor. "Bari ikinciye geleyim." diyor. Dönüyor, ikinci yaralının yanına geliyor, o da bu arada şehit olmuş. "Bari birinciye götüreyim, yetiştireyim." diyor, ona geliyor; o da şehit olmuş.

Yaralıyken en son anında, dünyadan göçerken bile kardeşini kendisine tercih ediyor.

İşte îsâr, sahabe-i kirâmın ahlâkı.

Derviş ne demektir?

Mutasavvıf ne demektir?

"Sahabe ahlâkıyla, peygamber ahlâkıyla, Kur'ân ahlâkıyla ahlâklanan insan" demektir. Onun için îsâr'ı terk edeni cimri sayıyor.

"Cimrilik nedir?" diye sorunca: "'Kendi ihtiyacı var.' diye arkadaşının ihtiyacını terk eden cimridir." diye tarif ediyor.

Onların halini görüyor musunuz?

İşte tasavvuf bu! İşte mutasavvıf bunlar. İşte bundan dolayı tasavvuf sevilmiş de bu asırlara kadar gelmiş. Tabi her güzel şeyin taklidi olur; taklitleri çıkmış.

 

Allah-u Teâlâ Hazretleri cümlenizden razı olsun. Cümlenizi peygamber Efendimiz in sevgisine, şefaatine, iltifatına nail eylesin. Peygamber Efendimiz'in has ümmeti olmanızı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin her türlü tehlikelerinden koruyup, dünya ve ahiretin her türlü hayırlarına erdirdiği kullarından eylesin. Firdevs-i Âla'da Peygamber-i zişanımıza cümlenizi komşu eylesin. Cennet nimetleriyle mütene'ım eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
12.10.202526 dk 42 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
10.01.202635 dk 47 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.11.202522 dk 55 sn
17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
11.10.202527 dk 24 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati B
03.05.202623 dk 26 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî B
25.01.202625 dk 38 sn
21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî A
24.01.202632 dk 19 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
07.12.202518 dk 46 sn
26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
06.12.202538 dk 37 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
31.08.202522 dk 6 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
30.11.202524 dk 51 sn
29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
30.08.202537 dk 44 sn
19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
29.11.202530 dk 51 sn
22.06.1996 - B
09.12.201941 dk 25 sn
12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
23.11.202530 dk 52 sn
22.06.1996 - A
09.12.201938 dk 29 sn
12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
22.11.202523 dk 18 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
24.08.202529 dk 56 sn
05.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
09.12.201924 dk 11 sn
15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
23.08.202527 dk 12 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
16.11.202532 dk 42 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B
17.08.202524 dk 25 sn
28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
15.11.202526 dk 32 sn
08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A
16.08.202536 dk 25 sn
01.06.1996 - A
09.12.201939 dk 58 sn
21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
08.11.202526 dk 57 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B
02.11.202524 dk 22 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri B
10.08.202532 dk 14 sn
14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A
01.11.202525 dk 5 sn
10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri A
09.08.202521 dk 51 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi B
03.08.202529 dk 20 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
26.10.202525 dk 58 sn
16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi A
02.08.202530 dk 18 sn
31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
25.10.202521 dk 35 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
19.10.202522 dk 2 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye B
20.07.202520 dk 28 sn
30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye A
19.07.202545 dk 9 sn
24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
18.10.202523 dk 54 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi B
13.07.202518 dk 3 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
05.10.202538 dk 7 sn
23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi A
12.07.202529 dk 21 sn
10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
04.10.202535 dk 38 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
29.06.202526 dk 53 sn
05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
28.06.202527 dk 5 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B
28.09.202532 dk 38 sn
08.07.1995 - B
09.12.201921 dk 4 sn
03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A
27.09.202528 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
11.10.202616 dk 57 sn
08.07.1995 - A
09.12.201912 dk 10 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
21.09.202533 dk 22 sn
20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
20.09.202537 dk 26 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B
22.06.202530 dk 56 sn
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
14.09.202524 dk 56 sn
21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
10.10.202623 dk 51 sn
24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A
21.06.202534 dk
13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
13.09.202537 dk
10.12.1994 - B
09.12.201927 dk 22 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
01.11.202631 dk 35 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B
07.09.202523 dk 17 sn
10.12.1994 - A
09.12.201935 dk 30 sn
03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
31.10.202630 dk 23 sn
06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A
06.09.202532 dk 2 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi B
04.10.202624 dk 54 sn
27.05.1995 - B
09.12.201931 dk 18 sn
05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi A
03.10.202630 dk 24 sn
27.05.1995 - A
09.12.201925 dk 34 sn
22.10.1994 - A
09.12.201945 dk 29 sn
25.06.1994 - A
09.12.201934 dk 29 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B
25.10.202627 dk 1 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
27.09.202629 dk 47 sn
15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A
24.10.202629 dk 58 sn
15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
26.09.202632 dk 32 sn
11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
05.09.202632 dk 6 sn
01.04.1995 - B
09.12.201934 dk 41 sn
01.10.1994 - A
09.12.201918 dk 59 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
30.08.202624 dk 25 sn
01.04.1995 - A
09.12.201921 dk 36 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr B
20.09.202628 dk 53 sn
07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
29.08.202622 dk 50 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B
18.10.202625 dk 57 sn
10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr A
19.09.202635 dk
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi B
23.08.202629 dk 30 sn
25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A
17.10.202620 dk 48 sn
09.07.1994 - B
09.12.201924 dk 20 sn
23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi A
22.08.202624 dk 18 sn
09.07.1994 - A
09.12.201920 dk 30 sn
16.04.1994 - B
09.12.201916 dk 56 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B
13.09.202625 dk 52 sn
02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A
12.09.202630 dk 42 sn
16.04.1994 - A
09.12.201928 dk 36 sn
19.03.1994 - B
09.12.201925 dk 28 sn
19.03.1994 - A
09.12.201926 dk 9 sn
11.12.1993 - B
09.12.201931 dk 53 sn
31.07.1993 - B
09.12.201928 dk 40 sn
11.12.1993 - A
09.12.201928 dk 53 sn
31.07.1993 - A
09.12.201930 dk 28 sn
04.12.1993 - B
09.12.201933 dk 7 sn
24.07.1993 - B
27.07.202531 dk 55 sn
04.12.1993 - A
09.12.201927 dk 55 sn
24.07.1993 - A
06.07.202532 dk 35 sn
27.11.1993 - B
09.12.201929 dk 21 sn
17.07.1993 - B
16.08.202626 dk 57 sn
27.11.1993 - A
09.12.201923 dk 50 sn
17.07.1993 - A
15.08.202634 dk 4 sn
20.11.1993 - B
09.12.201926 dk 59 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
09.08.202631 dk 44 sn
20.11.1993 - A
09.12.201928 dk 26 sn
10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
08.08.202629 dk 54 sn
23.10.1993 - B
09.12.201924 dk 3 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
02.08.202624 dk 58 sn
23.10.1993 - A
09.12.201924 dk 9 sn
03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
01.08.202626 dk 47 sn
07.10.1993 - B
09.12.201931 dk 12 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B
26.07.202620 dk 47 sn
07.10.1993 - A
09.12.201928 dk 3 sn
26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A
25.07.202629 dk 48 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami B
19.07.202619 dk 22 sn
28.08.1993 - B
09.12.201921 dk 4 sn
12.06.1993 - Bayezid-i Bistami A
18.07.202622 dk 26 sn
28.08.1993 - A
09.12.201924 dk 5 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
12.07.202622 dk 47 sn
21.08.1993 - B
09.12.201928 dk 17 sn
15.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
11.07.202622 dk 43 sn
21.08.1993 - A
09.12.201929 dk 59 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
05.07.202625 dk 5 sn
07.08.1993 - B
09.12.201922 dk 10 sn
08.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
04.07.202620 dk 36 sn
07.08.1993 - A
09.12.201922 dk 3 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami B
28.06.202632 dk 40 sn
01.05.1993 - Bayezid-i Bistami A
27.06.202628 dk 42 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi B
21.06.202619 dk 22 sn
10.04.1993 - Şakik-ı Belhi A
20.06.202627 dk 34 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi B
14.06.202626 dk 39 sn
27.03.1993 - Şakik-ı Belhi A
13.06.202624 dk 24 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi B
07.06.202627 dk 54 sn
23.01.1993 - Şakik-ı Belhi A
06.06.202635 dk 37 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi B
31.05.202625 dk 59 sn
09.01.1993 - Haris el-Muhasibi A
30.05.202632 dk 58 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
09.12.201922 dk 9 sn
24.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
09.12.201921 dk 39 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi B
24.05.202623 dk 32 sn
05.12.1992 - Haris el-Muhasibi A
23.05.202631 dk 18 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi B
17.05.202623 dk 31 sn
28.11.1992 - Haris el-Muhasibi A
16.05.202623 dk 50 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati B
10.05.202626 dk 10 sn
21.11.1992 - Seriyy es Sakati A
09.05.202630 dk 54 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati B
12.04.202622 dk 20 sn
01.08.1992 - Seriyy es Sakati A
11.04.202621 dk 32 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
05.04.202628 dk 19 sn
25.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
04.04.202627 dk 21 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî B
29.03.202631 dk 17 sn
04.07.1992 - Bişr-i Hâfî A
28.03.202629 dk 10 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
15.02.202631 dk 34 sn
09.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
14.02.202646 dk 33 sn
02.05.1992 - İbrahim bin Edhem B
08.02.202628 dk 2 sn
02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A
07.02.202625 dk 59 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem B
01.02.202632 dk 48 sn
18.04.1992 - İbrahim bin Edhem A
31.01.202627 dk 36 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
18.01.202629 dk 4 sn
18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A
17.01.202623 dk 59 sn
11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B
11.01.202632 dk 31 sn
24.10.1992 - Seriyy es Sakati A
02.05.202629 dk 41 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati B
26.04.202624 dk 46 sn
17.10.1992 - Seriyy es Sakati A
25.04.202623 dk 12 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati B
19.04.202629 dk 14 sn
10.10.1992 - Seriyy es Sakati A
18.04.202624 dk 15 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî B
04.01.202643 dk 56 sn
28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî A
03.01.202633 dk 51 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
28.12.202532 dk 40 sn
16.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
27.12.202528 dk 47 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
21.12.202527 dk 32 sn
09.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
20.12.202529 dk 2 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad B
14.12.202528 dk 15 sn
02.12.1991 - Fudayl Bin İyad A
13.12.202541 dk 6 sn
AKRA