İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim

09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
Cuma Sohbetleri

09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim

01.02.2022
51 dk 17 sn

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû!

Aziz ve sevgili Akradyo dinleyenleri,

Bugün sohbetime alacağım hadis-i şeriflerden birincisi, rahmetullahi aleyh, cennetmekân Gümüşhânevî Ahmed Ziyâeddîn Hocamız’ın Râmûzü’l-Ehadîs kitabının 509. sayfasından. Abdullah ibn-i Amr ibnü’l-As RA’dan Taberânî rivayet eylemiş. Peygamber SAS Efendimiz buyurmuşlar ki:

Yedhulü min ehli hâzihi’l-kıbleti’n-nâre, men lâ yuhsî adedehüm illallah; limâ asavillâh, ve’cterû alâ ma’sıyetihî, ve halefû taatehû. Feyü’zenü lî fi’ş-şefâah, feüsniye ale’llahi sâciden kemâ üsniye aleyhi kaimen feyükal: İrfa’ re’sek, sel tu’tah, veşfa’ tüşeffa’

Sadaka rasûlüllah, fî mâ kal, ev kemâ kal.

Çeşitli okuyuşlarımın sebepleri burada harekeler var, o harekelerin izahını yapacağım. Ben neden değişik okuduğumu söyleyeceğim. Bu hadis-i şerifte bu ümmetten, yâni Ümmet-i Muhammed ki, Allah’ın en sevdiği peygamberinin, Habîbullah’ın, en büyük makamın sahibi o ahir zaman peygamberi Muhammed-i Mustafâ’nın ümmeti ki, ümmet-i merhûmedir. Allah’ın rahmetine nâil olmuş bir ümmettir. Sevilmiş, methedilmiş, Tevrat’ta, İncil’de, eski mukaddes kitaplarda medh ü senâsı yapılmış bir ümmettir. (Yedhulü min ehli hâzihil kıbleh, en-nâr) Maalesef bu ümmetten, bu kıblenin ehli olan, bu Kâbe-i Müşerrefe’ye teveccüh edip namaz kılan kişilerden oluşan ümmetin bazı fertleri cehenneme girer.”

Bu kıble, Mekke kıblesi, Kâbe kıblesi kimlerin kıblesidir?

Müslümanların, Peygamber Efendimiz’e bağlı olan insanların kıblesidir. Bu kıblenin ahalisi, ehli arasından bazı kimseler cehenneme girer ki, (men lâ yuhsî adedehüm illa’llah) miktarlarını Allah’tan başkası bilmez.” Bir sürü insan, bu ümmetten olduğu halde, o Peygamberin ümmeti olduğu halde. Kur’an ehli, kıble ehli olan bu güzel Ümmet-i Merhume’nin bir mensubu olmasına rağmen, cehenneme girer.

Ne sebeple? (Limâ asavi’llâh) "Allah’a asî oldukları için; (ve’cterû alâ ma’sıyetihî) Allah’a isyan etmeye cüretkârlıklarından, kalkıştıklarından dolayı; (ve halefû taatehû) Allah’a ibadet ve tâate muhalefet ettiklerinden, aykırı hareket ettiklerinden dolayı.”

Yâni,tâat etmeyip tâatin gayri iş yapmalarından cehenneme girerler.Bu kıble ehli olan ümmetten, adetlerini Allah’ın bildiği kimseler, o kadar sayıda insanlar, Allah’a asi olduklarından, günahlara kalkıştıklarından, giriştiklerinden -ne cür’etle, ne cesaretle girişiyorlarsa- ve Allah’ın taatine muhalefet ettiklerinden, Allah’a itaat etmeğe, ibadet etmeğe dikçıktıklarından, karşı geldiklerinden, aykırı gittiklerinden dolayı cehenneme girerler.(Feyü’zenü lî fi’ş-şefâah) “Şefaat etme hususunda bana izin verilir.”

İzni veren kim?

Allah.

Peygamber Efendimiz Şefîü’l-ümme’dir, sıfatlarından bir tanesi ümmetin şefaatçisidir. Şefi’, çok fazla miktarda şefaat eden demek; şâfi’kelimesinin mübalağası. Peygamber Efendimiz şefi’dir ve müşeffa’dır. Yâni,şefaat ettiği zaman, şefaatine itibar olunan bir şefaatçidir. Sözü dinlenmeyen, kulak asılmayan, teveccüh edilmeyen bir şefaatçi değildir. Şefaati makbul olan, kendisine şefaat müsaadesi lütfedilen peygamberdir. “Şefaat etme konusunda bana izin verilir. (Feüsniye ale’llah) Ben Allah’a hamd ü senâlar ederim.”Biliyorsunuz, Allah-u Tealâ Hazretleri’ne dualarımızda, münâcaatımızda, namazımızda, her türlü işte Allah’ın adıyla başlamak, Allah’a hamd ü senâlar etmek İslâm âdâbındandır ve Allah sever. Allah’ın en sevdiği kullar hammâd kullardır, Allah’a çok hamdeden kullardır: (İnne efdale ibâdi’llahi yevme’l-kıyâmeh, el-hammâdûn) [Kıyamet günündeAllah’ın kullarının en fazîletlileri çok hamd edenlerdir.] buyruluyor.

Şimdi bana telefon açıyorlar, mektup yazıyorlar, faks çekiyorlar: “—Çocuğumuz oldu,adı ne olsun?” filân diye soruyorlar. Ben de düşünüyorum, hangi isimleri vereyim diye. Bir de daha önce verdiğimiz isimlerden farklı olsun istiyorum. Bu Hammâd ismi de çok güzel bir isimdir. Hammâd ne demek? Allah’a çok hamd eden demek. Peygamber Efendimiz Allah’a çok hamd ü senâlar edecek. “Onun yüce sıfatlarını, Esmâ-i Hüsnâ'sını anarak, o güzel edebiyle, o sevimli haliyle, edebli haliyle medh ü senâlar edecek. (Sâciden) Cenâb-ı Hakk’a secde etmiş bir vaziyette, (kemâ üsniye aleyhi kaimen) ayakta ona medh üsenâlar, hamd ü senâlar ettiği gibi.”Demek ki, bir miktar öyle secde ederek, bir miktar ayağa kalkarak, hamd ü senâlar ederek, Esmâ-i Hüsnâ'yı anarak dua eder. Hani:(Ve li’llâhi’l-esmâü’l-hüsnâ fed’ùhü bihâ) [Esmâü'l-hüsnâ, en güzel isimler Allah'ındır. O halde,ona o güzel isimlerle dua edin!] diye, Kur’an-ı Kerim’de de bildiriliyor. Tabii,Allah kendi güzel sıfatlarının idrakini, bilinmesini, onların söylenmesini seviyor. Kulunun böyle hareketinden razı oluyor, hoşnut oluyor. Bunu da zâten çok iyi bilen ve bize öğreten Peygamber Efendimiz.

Secde halinde hamd ü senâlar eder:

(Akrabü mâ yekûnü’l-abdü mina’llahi tealâ, izâ kâne sâcidâ) “Kulun Allah’a en yakın olduğu hal secde halidir.” buyrulmuştur. Ondan sonra,ayakta hamd ü senâlar eder.

(Feyükalü) “Ondan sonra, bana denilir ki.”

Kim diyecek? Tabii Cenâb-ı Hak. Secde etti, ayağa kalktı, hamd ü senâlar etti. O zaman kendisine denilecek ki: (İrfa’ re’seke) “Başını kaldır! (Sel tu’tahû) Sen iste, istediğin sana verilecek!” Yâni, “Ben istediğini sana ihsan edeceğim, sana vereceğim! Dile benden ne dilersen; dilediğini vereceğim! Başını kaldır ey Rasûlüm!” diye Allah-u Tealâ Hazretleri istediğinin verileceğini müjdeleyecek. (İşfa’) Burada eşfa’gibi hareke konmuş. İnşâallah bu Râmûz’u, harekelerini güzelce düzenleyerek,yeniden basmak nasib olur. Öyle bir arzumuz var. Allah ömür verir, kudret verir, imkân verirse, yaparız, düzeltiriz.(İşfa’/tüşeffa’) “Sen kimlere şefaat etmek istiyorsan söyle; şefaatin kabul olunacaktır, şefaatine itibar olunacaktır. Yâni, şefaat ettiklerini affedeceğim ey Rasûlüm!” denilir bana, diyor Peygamber Efendimiz. İstikbale ait, kıyamette olacak, mahşer yerinde, mahkeme-i kübrâda olacak bir hadiseyi önceden haber veriyor.

Tabii baş tarafı dehşetli, korkutucu, üzücü olarak başladı. Yâni,bu ümmetten bazı insanlar maalesef, Allah’a isyan ettikleri için, âsî oldukları için, günahlara daldıkları için, Allah’a ibadet ve tâati yapmayıp, bu duruma muhalif hallerle yaşadıkları, işler yaptıkları için cehenneme gidecekler. Çünkü Allah’ın adalet-i ilâhiyyesi vardır. Adaletinin iktizâsı, iyi işler yapan kulları mükâfâtlandırır; kötü işler yapanları cezalandırır. Bu dünya imtihan dünyasıdır. Herkesin bunu bilmesi lâzım; ayağını denk alması lâzım, günahlardan sakınması lâzım!

Günahların hepsi zâten pis, çirkin şeyler, âdâba aykırı şeyler, topluma zararlı şeyler. Kişinin sağlığına zararlı, aileye zararlı, her şeye zararlı olduğundan, Allah yasaklamış.

(Kul inna’llahe lâ ye’müru bi’l-fahşâ’) “Allah kötü şeyleri kullarına emretmez, şânından değildir.”

Neyi emretmişse, emrettiği şeylerin hepsi güzeldir, iyidir, faydalıdır. Neylerse güzel eyler, işledikleri güzeldir; ne emretmişse, o da güzeldir. Bazıları bunu idrak edemiyorlar. Bazıları İslâm’ın güzelliğini anlayamıyorlar. Allah’ın emirlerinin hikmetlerini, toplumu kurtarıcı reçeteler olduğunu, ne kadar güzel ilâçlar olduğunu, ne kadar müessir, tesirli, hemen şifa verecek ilaç olduğunu anlayamıyorlar.

Türkiye kurtulsun!

İç borçlar şu kadar trilyona ulaşmış, dış borçlar şu kadara çıkmış, şöyle kötü, böyle kötü. Kurtulur mu bu ülke?

Kurtulur.

Bu ümmet kurtulur mu?

Kurtulur.

Nasıl kurtulur?

Dürüst, dindar, Allah’tan korkan, namuslu, çalmayan, çırpmayan, rüşvet yemeyen, hakkı işleyen, hakkı söyleyen insanlar söz sahibi olursa, kurtulur.

Geri ülke de olsa, fakir ülke de olsa, onlar söz sahibi oldu mu ilerler.

Osmanlı Devleti bir küçücük uç beyliği iken, “Hadi bakalım, siz şu yaylalarda hayvanlarınızı otlatın!” diye bir kabile olarak, bir aşiret olarak gelmişken Anadolu’nun Söğüt, Domaniç yaylalarına; Kütahya, Tavşanlı taraflarına; İnegöl’ün güneyindeki dağlara. Sonra Cenâb-ı Hak dindarlıkları, ihlâsları, samîmiyetleri dolayısıyla mükâfâtlandırdı, mükâfâtlandırdı, dünyanın en uzun ömürlü, en geniş ülkelere yayılmış büyük devletlerinden birisi oldu ve adaletle hükmetti. O yıkıldıktan sonra, onun ülkelerinde onun temin ettiği huzur, sükûn, tatlılık, geçim hâlâ sağlanamıyor. Onun gitmesine çalışanların hiçbirisi kâr etmedi, hepsi zarar etti. Gittiği yerlerde de huzursuzluk dâimâ devam ediyor; hem Ortadoğu’da, hem Balkanlar’da, hem Kafkasya’da. Onlar nereye gittiyse huzur götürmüşler.

Bunun kıymetini bilenler var, bilmeyenler var, düşmanlar var, aksini söyleyenler var. Hattâ o mübarek şehidlerin, gazilerin evlâtlarından dedelerinin kıymetini bilmeyen, başkalarının iftiralarına aldanıp da dedelerine söğüp sayan, onları kötü görenler var. Basîreti kapalı olduktan sonra bir insanın, anlatamazsınız.

Meselâ, dünya yuvarlak dediğiniz zaman, cahil bir insan, “Yuvarlak olsa, dönüyor olsa ben de şöyle olurum, böyle olurum.” diye dünyanın yuvarlaklığını anlayamaz, düz sanır. İslâm onlara gerçekleri anlatıncaya kadar, Avrupalılar uzun zaman dünyayı tepsi gibi sanmışlar.

Bunları bilmeyenler İslâm’ı çağdışı sanıyor, kötü sanıyor, İslâm’ın ahkâmının, Kur’an’ın ahkâmının güzelliğini anlayamıyor. Amerika’ya gidiyor, Avrupa’ya gidiyor; sonra bakıyor ki Amerika, Avrupa Osmanlıyı taklit ediyor; Kur’an’ı dikkatle okuyor, istifade ediyor, bazıları müslüman oluyor. O zaman ayıkabilirse, biraz uyanıyor, baygınlığından ayılıyor, gafletinden kalkıyor. “Haa, ben ecdadımızı anlayamamışım!” filân diyor.

Söylüyoruz, anlatamıyoruz. Bizim kardeşlerimizden yönetimde görev almış oldu geçtiğimiz yıllarda, cennetmekân Hocamız’ın zamanında. Hangi dairenin başına geçmişse dürüst insanlar, o dairenin bütçesi düzeldi, zarardan kâra geçti. Hep iyi şeyler oldu, hiç olumsuz şeyler olmadı. Hepsinin misalleri var.

Yâni,Türkiye’yi de, dünyayı da, insanlığı da, çağı da kurtaracak olan İslâm’dır,imandır. Anlayana, ilacın kıymetini bilene ne mutlu!

Ama bazı mecnunlar ilacın şişesini kırıyor, hapı atıyor, doktora karşı geliyor. Doğru sözü kabul etmiyor. Doktorun nasihatlerini dinlemeyen nasıl iyi olacak? O zaman tabii hastalıklar artıyor, ilerliyor. Ahlâk olmayınca, Allah korkusu olmayınca insanları nasıl kardeş yapacaksınız? Osmanlı kardeş olarak kaç asır beraber yaşatmış, sen yaşatamıyorsun.

Neden? O kardeşliğin temellerini düşünmüyorsun, temellerini kurmamışsın, ondan.Şimdi başı böyle başlıyor. Allah’a isyan ettiğinden, günahlara cür’etle, cesaretle daldığından, Allah’a ibadet ve tâate muhalefet ettiğindencehenneme girecekler. Yarısı böyle bir korkutucu bilgi; ama öbür yarısında da Peygamber Efendimiz diyor ki: “Bana şefaat hakkı verilecek, şefaat için izin verilecek. Ben de secde edeceğim, ayakta duracağım, hamd ü senâlar edeceğim; yalvaracağım, dua edeceğim, münâcaat eyleyeceğim. Ondan sonra da Allah-u Tealâ Hazretleri:‘Ey Habîbim,başını kaldır, ne istiyorsan iste; istediğin verilecektir. Kime şefaat edeceksen şefaat eyle; şefaatin kabul olunacaktır, şefaat ettiğin kurtulacaktır.’ buyuracak.”

Elhamdülillâh, eş-şükrülillâh, el-minnetülillâh. Allah-u Tealâ Hazretleri bizi Peygamber Efendimiz’in sevgisine, şefaatine erenlerden, cennete girenlerden eylesin. Tabii bir kısmı hesapla girecek, bir kısmı hesaba lüzum kalmadan bi-gayr-i hisâb cennete girecek; Mevlâmız bizi onlardan eylesin.

Neden?.. Çünkü, defterin açılıp, ayıpların günahların ortaya saçılması kimsenin hoşuna gitmez. “Settar ismiyle Allah ayıplarımızı örterek, kimseye bildirmeden cennete dâhil etsin!” diye herkes temenni eder. Allah bi-gayr-i hisab cennete dâhil eylesin. Tabii bir kısmı da, defterler açılacak, sevaplar günahlar tartılacak; öylece sevaplarıüstün olduğu için cennete girecek. Bir kısmı da günah işlediğinden -mü’min olduğu halde, ehl-i kıble olduğu halde, bu dinini mensubu olduğu halde-cehenneme girecek. Onlar için de Allah Peygamber Efendimiz’e şefaat izni veriyor. O da af dileyecek, Cenâb-ı Hak onun duasını kabul edecek, cehenneme girenler de, sonradan cehennemden kurtulacaklar. Ama Peygamber Efendimiz bir başka hadisinde ihtar etmiş, ben onu size defalarca sohbetlerimde yeri geldikçe söyledim; diyor ki:“Sakın cehenneme düşmemeye gayret edin! ‘Düşsem de, nasıl olsa mü’min olduğum için Rasûlüllah bana şefaat edecek de, ben de çıkacağım.” diye düşünmeyin! Çünkü cehenneme bir düşen, ahkaben kalacak; yâni ömürlerce, hukublarca kalacak.” Hukub: seksen küsur sene. Cehenneme bir düşen 240-250 sene kalacak. Hemen böyle düşer düşmez çıkmak yok! Bir de Peygamber Efendimiz, bu 250 senenin de o kadarla kalmadığını bildiriyor. Ahiretin bir gününün, dünyanın günlerine göre bin yıl gibi olduğunu söylüyor.O zaman bir senesi 365 bin sene ediyor. 250 senenin her günü 365 binle çarpılırsa, ne kadar uzun zaman cehennemde kalacağı anlaşılıyor. Cenâb-ı Hak bizi lütfuyla, keremiyle bi-gayri hisâb cennete girenlerden eylesin. Habîb-i Edîbine komşu eylesin.

Yarısı tehditli, yarısı müjdeli bir hadis-i şerif...

Tabii Peygamber Efendimiz’in şefaatine ermeye çalışmak lâzım! Ve tabii imanı kaptırmamak, göğüsten çaldırmamak, kalpten kaçırttırmamak lâzım!

Şimdi insan mü’min gider gider, ondan sonra bir gazete haberi, bir akılsız, dinsiz kimsenin yazısı, bir kötü filim, komünist ülkede çevrilmiş bir filim, bir müstehcen olay derken bir kayar ayağı, bir sapıtır.

“Aaa, bu adam ne idi, ne oldu?.. Bu kadın ne idi, ne oldu?..” der çevresindeki herkes, hayret eder. Öyle iyi gidip dururken ayağı bir kayar, uçuruma yuvarlanır gider, cehenneme gidebilir. İmanını da kaybeder. İmanı kaybetti mi zaten, artık cehennemden çıkmak yok. Mü’min olarak yaşamak, mü’min olarak ölmek önemli! İmanı korumak en önemli!

Suudi Arabistan’a gidiyorsunuz; vaizler camilerde kalkıyorlar, hacılara nasihat olsun diye konuşmalar yapıyorlar. Diyorlar ki: “En önemli şey iman!” Doğru, biz de onu söylüyoruz. Önce imanı kurtarmak diyoruz, alimlerimiz öyle diyor, şeyhlerimiz öyle diyor. Mürşid-i kâmillerimiz, bu kitapları yazan büyüklerimiz, salihlerimiz, “Önce iman!” diyor. İman kurtulmadıktan sonra, iman gittii mi, dünyanın fânî lezzetleri çok çabuk geçer, zevkler çabuk biter. Ömür tükenir, vücut yıpranır, ihtiyarlar, ölür gider insan. O zaman ahirette ebedî felâket, iman olmadığı zaman.Onun için imanın korunması en önemli. İmanın korunması için de ne yapmak gerekiyorsa, yapmak lâzım! İman insanın kalbinde bir meş’ale gibi devamlı yanmalı, hiç sönmeden yanmalı. İman söndü mü, ebedî mahrumiyet. Allah korusun..

Tabii etrafımızdaki şartlar da maalesef hürriyet olduğundan. Aslında bana kalsa, ben kötülere hürriyeti uygun görmüyorum. Hiç bir toplum kötülüğe hürriyeti tasvib etmez de, “Sade sen mi?” diyebilir bu sözü duyanlar. Birçok kötülüklere ceza yazılmıyor ki. İslâm’ın kötü dediği birçok şeye bugün modern toplumlar ceza yazmıyor. Kötülük olduğunu bilse bile, toplumla baş edemediği için ses çıkartmıyor. Ama İslâm toplumla baş etmeyi, etmemeyi düşünmüyor, zararlı olan şeyi yasaklıyor. İçki yasak. Bunun birası, rakısı, votkası, şarabı, şusu busu, hepsi yasak. İçkinin kötülüğünü bizim toplumumuz da söylüyor, 20. Yüzyıl’da Amerika da söylüyor, Avustralya da söylüyor, Fransa da söylüyor, Türkiye de söylüyor. Amma hem devlet tarafından tesis edilmiş ve çalıştırılmakta olan içki fabrikaları var, hem de çok büyük miktarda içki içiliyor. Halkımız müslüman, %99’u müslüman ama korkunç miktarda içki içiliyor, yâni dinlenmiyor. İçkinin faydalı olduğunu söyleyen kimse çıkmaz. Bu meret zararlı diye hepsi söylüyor. Sarhoşların yanına git, ne kadar güzel nasihatler duyarsın. Meyhaneye git, bir otur, bandı al yanına, seslerini, sohbetlerini kaydet; ne güzel sözler söylerler: “İşte şu merete bir alıştık, bir türlü kurtaramıyoruz kendimizi. Aman kardeşim, sen içme!” vs. Diye kimbilir neler söylerler.

Profesörler söylüyor, toplantılarda söyleniyor. Hattâ alkolü az olduğu için, bazılarının savunmağa kalktığı biranın kötülükleri anlatılıyor. Bilmem Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nde toplantı olmuş, generaller, paşalar toplanmışlar; gazeteler yazıyor. İşte, “Az alkollü denilen şeyin de şu zararı var, bu zararı var.” diye ortaya koymuşlar. Hep söyleniyor, Avrupa’da söyleniyor. Avrupa’da meselâ, domuz etinin ne kadar zararlı olduğunu radyolarda, televizyonlarda söylüyorlar; ama hem kesimine, hem üretimine, hem de yenilmesine devam ediyorlar. Halbuki bir şeyin kötü olduğu belli olunca, vazgeçilebilmeli!

Doktor diyor ki: “Tuzlu yeme, tuzlu yersen tansiyonun artar, damarın çatlar, felç olursun.” Çeşitli şeyler söylüyor; adam tuzlu yemeğe devam ediyor. Sen bilirsin kardeşim, doktor yeme dedi. Ondan sonra işte şu hastalık, bu hastalık. Çok yağlı yeme, çok şekerli yeme. Yâni, helâl şeyin de belli bir ölçüde yenmesi lâzım! Fazlası zararlı olabiliyor. Millet zararlıyı bildiği halde içiyor.

Sigaranın kötü olduğunu herkes biliyor havaalanlarında, hastanelerde duvarlarda levhalar var, görüyorsunuz. Ama doktor bile içiyor. Hastanenin başhekimi bile yanına gittiğin zaman sigara ikram ediyor. Ben hayret ediyorum.

İnsan yanlış olduğunu bildiği bir şeyi yapmamalı, o kadar basit. Ama insanoğlu bir acaib mahlûk, hepimiz acaibiz yâni. Allah bizi düzenli, istikrarlı, kale gibi sağlam, kural sahibi, prensip sahibi, aklı başında, mantıklı yaşayan, akıllı mantıklı işler yapan, topluma faydalı olan, kendi vücudunu koruyan insanlar eylesin. Bunlar önemli, herkes bunları biliyor; “Tamam hocam, haklısın, aslan hocam, kaplan hocam.” diye bir de bizi teselli etmek için tatlı sözler söylüyor; bildiğine devam ediyor.

Kardeşim, sen bana o tatlı sözleri söyleme, şu sigarayı bırak! Şu içkiyi bırak, şu kumarı bırak!. Bunların hepsi kötü. Ama serbest. Kötü olduğu bilindiği halde kanunlara göre serbest. Yasaklanmamış, oynanıyor. Nâmahreme bakmak doğru değil, gayri meşrû, nikâh dışı yaşam doğru değil. Kanunlar söylüyor ama, uygulama öyle değil. Çeşit çeşit şeyler olabiliyor.

İslâm böyle ikili şeyi, ikiyüzlülüğü sevmiyor. Yasaksa, bırakılacak; sevapsa, yapılacak. İslâm mantıklı ve istikrarlı, düzenli ve anlamlı ve uyumlu bir sistem, teşkilât. Böyle bir tarafı öbür tarafına ters düşmüyor. Bir tarafta bir şey söyler, öbür tarafta aksini yapar; böyle şey İslâm’da yok.

Sevgili kardeşlerim, o halde ne yapmalıyız?

Cehenneme düşmemek için Allah’ın emirlerini tutmalı, Allah’ın emirlerinin aksini yapmamalıyız. Günahlara paldır küldür, cesur cesur, “Nasıl olsa Allah affeder!” gibi çeşitli uyuşturucu felsefelerle dalmamalıyız. Cehenneme bir düştü mü, insan milyonlarca sene azab göreceğini, yanacağını bilsin.

İkinci hadis-i şerif. Ramhürmüzî, Mirdas RA’dan rivayet etmiş. Taberâni’de benzeri rivayetler de var. Peygamber SAS Efendimiz buyurmuş ki:

(Yezhebü’s-salihune eslâfen,el-evvelü fe’l-evvelü, hattâ lâ yebka illâ husâletün kehusâleti’t-temru ve’ş-şaîr, lâ yübâli’llahu bihim.)

Sadaka rasûlü’llah, fî mâ kal, ev kemâ kal.

Bu ikinci hadis-i şerif de ümmetin devrinin sonu geldiği zaman, dünyanın sonu yaklaştığı zaman, ahir zamanda durum ne olacak diye, Efendimiz’in SAS istikbale ait söylediği bilgilerden, uyarılardan birisi.

Diyor ki Peygamber Efendimiz:(Yezhebü’s-salihûn) “Salih insanlar gidecek.”

Salihne demek? Uygun, iyi, her işi Allah’ın emrine, Peygamberin sünnetine, Kur’an’ın ahkâmına uygun yapan, kulluğa uygun hareket eden, Allah’ın beğendiği iyi kul demek. (Eslâfen) “Halef selef, nesil nesil salihler gidecekler, ondan sonra ötekiler gidecek.”Salihler azalıyor, toplum fenâ. Toplumu temizleyen, toplumun tutamağı, toplumun ümidi, topluma Allah’ın rahmetinin gelmesinin sebebi olan iyi insanlar gidiyor; bu çok fenâ.

Neye benzetebiliriz?

Meselâ;kapalı bir yerde, havadaki oksijen kullanılacak, kullanılacak, azalacak. Sonra ne olur?.. Garaj meselâ. Adam arabasını çalıştırıyor, arabanın içinde duruyor. Oksijeni bu motor çekiyor, yanmalarla oksijen bitiyor garajda. Arabanın egzozundan çıkan gazlar, karbonmonoksit,yavaş yavaş insanı öldürüyor. Yâni,zehirli gazların çoğalması, oksijenin azalması, sonunda ölümle sonuçlanıyor. Bunun gibi, dünyada salih insanlar azalacak. Halef, selef, nesil nesil, birer birer, tabaka tabaka gidecekler. Bu, “Eyvah, oksijen bitiyor!” demek, zehirli gazlar artıyor demek. Ortam yaşanamaz duruma geliyor demek.

Sonra, iki rivayet var da, ikisindeki kelimeleri söyleyeceğim:

(Hattâ lâ yebka illâ kehusâleti’t-temri veş’şaîr) Husâle, noktasız haile, peltek seile; arpanın ve hurmanın dış tarafındaki kabuk kısmı. “İnsanların öz kısmı değil de, böyle kabuk kısımları kalır.”Meselâ hurmanın, arpanın içi yenilir. Meyvaların kabuğu ayıklanır, soyulur, içi yenilir. Geride kalanlar arpanın, hurmanın kışırı gibi, kabuğu gibi yığınla içi boş şeyler.

(Lâ yübâli’llahu bihim) “Allah onlara aldırmaz, kıymet vermez.” Yâni,duasını kabul etmez, felâkete uğrasa imdadına yetişmez; korumaz, kollamaz, başarıya ulaştırmaz.

Neden?

Kışır gibi, ot gibi, saman gibi değersiz kabuk kısmı kaldı, öz kısmı gitti.Asıl Allah’ın sevdiği mübarek insanlar, salihler gider gider, toplumlarda kötüler kalırsa kıyamet kopar. Felâket olur. Allah artık onların dualarına da aldırmaz, topluca felâketler yağar. Onun için, bence salihlerin sayısının çoğaltılması amaç olmalı!

“Salih insanlar, dürüst insanlar, haram yemeyen insanlar, kimseye kem gözle bakmayan insanlar, kimseye kötülük yapmayan insanlar, herkese iyilik yapan mübarek insanlar, nurlu insanlar, ak sakallı insanlar, kale gibi sağlam, mert insanlar, çalışkan insanlar, cesur insanlar, fedâkâr insanlar, hayırhah insanlar, hayırsever insanlar nasıl çoğalır? Bunların artması nasıl olur hocam?” diye sorular yağmalı!

Hattâ meclislerde bunlar konuşulmalı! Millî Eğitimin ana amacı, böyle iyi insanların yetiştirilmesi olmalı!..

“Hocam, sanki öyle değil mi?” diyebilir, şimdi dinleyen birisi.Ben üniversite profesörüyüm. Millî Eğitim komisyonlarında da çalıştım. Devlet Planlama’nın beş yıllık kalkınma planlarının eğitim bölümlerinin hazırlanmasında da çalıştım. Herkes aynı lafı söylüyor ama, diken ekersen, diken ektiğin yerde buğday bitmez ki! Deve dikeni ekilen yerde,deve dikeni olur. Millî Eğitim’in ana hedefleri doğru tesbit edilmeli!

Meselâ biz: “İnanan insanların adedi artsın da, dürüstlük çoğalsın!” diyorduk.Muhaliflerimiz vardı, mücadele ettiğimiz kimseler vardı. Onlar da inanan insanların yetişmesini, gelişmesini sağlayacak müesseseleri kırpıştırmağa, kesmeğe, engellemeğe çalışıyordu.

O bakımdan, aziz ve sevgili kardeşlerim, salihlerin artması için, aklı başında feylesof insanların, hakîm insanların, bilgin insanların böyle karar vermesi lâzım! Bunları herkes bilemez. Toplumları tanıyan, batıyı bilen, doğuyu bilen insanların karar vermesi lâzım!

Razıyım; çağıralım Avrupa’nın büyük ahlâkçı düşünürlerini, onlara hazırlatalım!

Neler diyecekler bakalım?

Kendi ülkelerinde ben görüyorum, işte bakın, dine imana o kadar büyük kıymet veriyorlar ki! Bilmiyorlar mı inançlarında hurafeler olduğunu; biliyorlar. Yaptıklarının hepsinin akla mantığa sığmadığını kendileri ifade ediyor. Ama niye o eğitimi destekliyorlar? Niye dış ülkelere onu yaymağa çalışıyorlar? Meselâ, şimdi bu benim bulunduğum Avustralya’nın kuzeyinde Endonezya’da, Yeni Gine’de, ikiyüz kişiye bir misyoner düşecek kadar yoğun bir misyoner göndermişler, hristiyanlaştırmak için. Herkes harıl harıl niye hristiyanlaştırmağa çalışıyor? Ondan fayda umuyor, o zaman o vahşi kabilelerin biraz hizaya geleceğini düşünüyor. Söz dinleyeceğini, adam olacağını, tahsil göreceğini düşünüyor. Eski haliyle, yamyamlığıyla kalırsa, iyi olmayacağını düşünüyor.

Bizim dinimiz akıl mantık dini, bunu herkes söylemiş. Devletin en yüksek kademesinden en aşağısına kadar herkesin zamanı gelince söylediği sözler. Bunların bir koleksiyonu yapılabilir, duvarlara yazıları yazılabilir. Besbelli bir şey. Ama, böyle düşünen insanlar ayarlamazsa millî eğitimi, o zaman sakat eğitim olur. Sakat eğitimin sonucu da, anarşi olur, terörizm olur. Yâni,yetiştirdiğin insan devlete millete faydalı olmaz, zararlı olur. Neden?.. Ayar yanlış, makina yanlış çalışıyor, ondan dolayı oluyor, aziz ve sevgili kardeşlerim!

Buradan salih insanların arttırılması, azaldıkça üzülmek gerektiği; çocuklarımızı salih insan yetiştirmeğe çalışmak gerektiği ortaya çıkıyor. Şimdi ben burada kardeşlerime bakıyorum, bu yabancı diyarda çocuklarını müslüman, mütedeyyin yetiştirmeğe muvaffak olmuş iyi kardeşlerim var. Hoşuma gidiyor onları gördükçe. Sabah namazında bakıyorum karşımda, uykusunu feda etmiş küçücük küçücük çocuklar var. Namazdan sonra geliyorlar, elimi öpüyorlar; çok seviniyorum. Neden? Babası namına seviniyorum, çocuk namına seviniyorum. Çünkü,buradaki ortam müslüman bir ülke ortamı olmadığı halde, çocuklar namazlı niyazlı yetişebiliyor. Bir de çağın bilgilerini alarak yetişecek. Al sana salih, pırılpırıl bir evlât, hayırlı bir evlât, hayırlı bir nesil.

Bu dış ülkelerde yaptığımız faaliyetler de önemli. Çeşitli yerlerde çeşitli hayır sahiplerinin buna benzer işler için, iyi insan yetiştirmek için kurduğu müesseseler çok önemli. Bunlar doğru adımlar. Bunların aksini yaparsan, “Bırak yâ, serbest olsun, çocuk istediğini yapsın!” dersen, olmaz. Kendi bildiğine giden şaşırır. Öyle kendi bildiğine gitmek yok. Hayatı bilen, hem de en doğru bilen, hem de uluslararası alanda sivrilmiş büyük insanların gösterdiği hedefleri hedeflemek lâzım, öyle yetiştirmek lâzım!

Avrupa’ya seyahat ediyor karayoluyla bizim tırcılarımız, Allah yardımcıları olsun. Romanya’dan geçiyorlar, Macaristan’dan geçiyorlar, Bulgaristan’dan geçiyorlar. Bulgaristan’da bir millî maç olmuş; bizim Mercedes’li, BMW’li sporseverler kalkmışlar, gitmişler, maçı seyretmişler. Çıkmışlar dışarı, bakmışlar bilmem 20-30 tane kıymetli araba, Mercedes, BMW yok. Onlar oraya misafir gittiler, park edilen yerlerden bu arabalar nasıl çalınıyor? Komünizm, “Din afyondur!” dediği için, insanları dinden imandan mahrum yetiştirdiği için, başarısız oldu. Toplum da başarısız, toplum da yaşanmaz bir toplum. Geçemiyorsunuz; geçenler çok sıkıntılar çekiyorlar, çok acaip şeylerle karşılaşıyorlar. Tabii ben, sadece Bulgaristan’ı suçlamıyorum. Bizim Türkiye’de de benim arkadaşlarımdan birisi söyledi. Karayoluyla Antalya’dan Adana’ya geçerken, yolunu kesmeye kalkmışlar, tabanca çekmişler, Suud plakası var diye. Halbuki arkadaşımız Konyalı, Beyşehirli. Mercedes arabasını durdurmaya çalışmışlar; o da gazlamış, ellerinden kurtulmuş, Adana’ya zor gelmiş. Suudlu diye, yabancı plakalı diye, tabanca tehdidiyle kenara çekip soyacaklar. Ben sırf Bulgaristan’ı, Macaristan’ı Romanya’yı suçlamıyorum, bizde de oluyor. Eğitim yapmadığın zaman bu işin şakası yok, ahlâk gidiyor; düzen de gidiyor, huzur da gidiyor. Şimdi burada Avustralya’da gelseniz, görseniz, çok ibretli şeyler var. Dağın başında, ormanın içinde adam ev yapmış, hiç korkmadan yaşıyor. Ben böyle hayretle bakıyorum. Türkiye’de şehrin içinde insan korkuyor, “Acaba bir şey olur mu?” diye. Neden anarşi çıkmış, terörizm çıkmış? Niye çıktı? Bu terörizme kimler kayıyor, neden kayıyor? Bunu tahlil etmek lâzım! Bir istatistik yapıldı mı, niye saklanıyor halktan bu öldürülenlerin aileleri, eğitim durumları. Bilmem Ortadoğu’dan mezun falanca, Tokat’ın bilmem neresinde üç kişi kıstırıldı, öldürüldü. Bu Ortadoğu’ya kadar çıkmış ama, maddî eğitim vermek bir şey değil. Cahil bir millete okuma yazma öğretirsen, okuma yazma bilen bir cahil millet elde edersin. Cahillik okuma yazma öğrenmekle izale olmaz, arif olmakla izale olur. Cahilin karşısındaki ideal, özenilen, istenilen, arzu edilen insan tipi nedir? Arif insandır. Arif insan, faziletli insan, erdemli insan nasıl yetişir, onu ayarlamak lâzım!

Yoksa, ilkokuldan üniversiteye kadar bütün okulları aç, makina gibi öğret. O zaman haydutlara bilgi öğretmiş olursun, onlar devlete silah çekerler. Kışlaya saldırırlar, camileri yakarlar, mektepleri yakarlar, çalıştırmazlar. Hayvanları öldürürler. Mü’min olunca, insan karıncayı ezmiyor; şunların yaptığına bak!

Eğitim sakat.İşte bütün bunlar salihlerin azlığından oluyor, salihlere kıymet verilmediğinden oluyor. Salih insan yetiştirecek düzenlemeler engellendiğinden oluyor. Salih olmayan insanların yetişmesi için,her türlü gayretin gösterilmesinden oluyor. Bu olayların asıl sebebi bu. Bunları misalleriyle, cesaretle ortaya koyup anlatmak lâzım!

Üçüncü hadis-i şerif, sohbetimin son hadis-i şerifi. Enes RA’dan Ebû Nuaym el-Isfahânî (Rh.A) rivayet etmiş. Buyuruyor ki Peygamber Efendimiz:

Yerfeu’llahu bi-hâze’l-ilmi akvâmen,feyec’alühüm kadeten yuktedâ bihim fi’l-hayr, ve yuktassu âsâruhüm, ve türmeku a’mâruhüm, ve tergabü’l-melâiketü fî hulükuhim —ev halkıhim—ve bi-ecnihatehâ temsehuhüm.

Sadaka rasûlü’llah, fî mâ kal, ev kemâ kal.

Bu da konunun sonunda denkgeldi, uygun. Buyuruyor ki Peygamber SAS Efendimiz: (Yerfeu’llah) “Allah yükseltecek, yükseltir.” O zaman cahiliyet devri kapandı, asr-ı saadet başladı ama, insanlar o cahiliyetten yetişmiş insanlar.

Şimdi ne olacak?.. Değişecek hepsi. Diyor ki Peygamber Efendimiz: (Yerfeu’llah) “Allah yükseltecek, yükseltir. (Bi-hâze’l-ilmi akvâmen) Bazı kavimleri, insanları Allah ilimle yükseltecek, yükseltir.” Bu genel mânâsıyla ilimdir. Ama İslâm’da genel mânâsıyla ilim methedilmez. İslâm’da el-ilm, ilm-i nâfî’dir. Yâni insana fayda veren, insanı erdemli insan haline getirenilim öğülür, istenir. Bütün bilgiler kıymetlidir. Bütün bilgilerin hedefi de insanı iyi yetiştirmek, iyi insan yapmak yönündedir. Öyle olan, öyle alim kıymetlidir, o ilim kıymetlidir. Aksi olursa, yâni ilim ile amil olmazsa insan; kötü şeyleri öğrenmişse, ahiretine, kendisine, dünyasına, ahlâkına faydası olmayan bilgilerle ömrünü geçirmişse, o zaman yükselmez.

“Bu ilm-i nâfî ile, din ilmiyle, iman ilmiyle, ahlâk ilmiyle Allah bazı kavimleri yükseltecek. (Feyec’alühüm kadeten) Onları önderler yapacak, komutanlar yapacak. İnsanların önünde onları sevkeden kılavuz,önder, komutan insanlar yapacak.” İlimle.

Osmanlılara bakıyorum, meselâ Eyyûb Sabri Paşa Mir’atü’l-Harameyn’i yazmış. Yâni, gittiği yerde aynı zamanda ilimle meşgul olmuş. Hem askerî veya mülkî vazife görmüş, hem de nice güzel eserler yazmış. Alim yetişmiş, arif yetişmiş; hem dünya tarafı var, hem ahiret tarafı var, hem askerî rütbesi var, hem ilmî rütbesi var. Sahibü's-seyfi ve’l-kalem; kılıç sahibi ve kalem sahibi. Böyle methedilirdi eskiden insanlar. Sadece kılıç sahibi veya sadece kalem sahibi değil; hem kılıç sahibi, hem kalem sahibi.

Bu komutan, bu bey, bu padişah ne? Sahibü’s-seyfi ve’l-kalem, kılıç sahibi ve kalem sahibi. Hem savaş gerekirse cesur, hem de kalemiyle yazar; çünkü alimdir.“İlimle Allah bazı insanları, kavimleri yükseltecek, onları önder yapacak. (Yüktedâ bihim fi’l-hayri) Hayırda kendilerine uyulan önderler yapacak, kılavuzlar yapacak. (Veyuktassu âsâruhüm) Peşlerinden gidilecek insanlar yapacak. İzi izlenecek insanlar yapacak. (Ve türmeku a’mâruhüm) Ömürlerine bakılıp, ibret alınıp, ben de böyle yaşayayım diye icraatları, amelleri başkalarına güzel örnek olan insanlar haline getirilecekler.”(Ve tergabü’l-melâiketü fî hulükuhim) “Melekler onların güzel huylarına rağbet ederler.” Veyahut (halkıhim) okunsa; “Onların vücutlarını, bedenlerini bile melekler severler. Bu adamlar ne mübarek diye, (ve bi-ecnihatehâ temsehuhüm) kanatları ile onları okşarlar.” Ne ile?.. İlimle.

Onun için, aziz ve muhterem kardeşlerim!

Para kazanmaya koşturduğunuz kadar. Kazanın; Allah hayırlı, helâl, bol kazanç nasib etsin! Helâl kazanmak için çalışmak da İslâm’da önemlidir, faydalıdır, teşvik edilmiştir. Ama para ile bir şeyler elde ediliyor diye, para kazanılıyor. Parayı veriyorsun, istediğini alabiliyorsun. Muradına erişebilme vasıtası olarak para isteniyor:“Parayı kazanayım, ondan sonra istediğimi onunla alırım!” deniliyor.

Ama, asıl kazanılacak şey ilim!

Hem de faydalı ilim, hem de insanı faziletli bir insan yapan, her hareketi ölçülü, güzel olan bir insan haline getiren ilim.

“Böyle ilimle, Allah bazı kavimleri yükseltir ve başkalarının hayırda kendilerine uyacağı insanlar, izinden gidilecek insanlar, yaptığı icraatlarına, amellerine bakılıp, ibret alınıp taklit edilecek insanlar haline getirir. Melekler de onları sever, kanatları ile onları okşarlar.”

Allah bizi böyle olanlardan eylesin. Evlâtlarımızı böyle yetiştirmeğe rağbet edelim!

“Hocam bazı ilimler para etmiyor, aç kalıyor adam.”

Ben de bir ara çocukken, bu duyguları çok duydum, söylenildiği zaman bu sözleri çok işittim. Arkadaşlar ya doktor olmak istiyorlardı, ya mühendis olmak istiyorlardı. Doktorluk faydalı bir ilim dalı,meslek. İnsanların hayatlarını kurtarıyor. Allah razı olsun, güzel. Mühendisler memleketi imar ediyorlar. Allah razı olsun, güzel işler yapıyorlar. Elektrik, sular, barajlar, makinalar onlar sayesinde oluyor. Hepsi güzel.

“İşte bunlarda para var hocam; onun için ben çocuğumu böyle bunlardan birisi yapacağım!” Ben de öyle bir mühendis olayım filân diye düşünüyordum. Hattâ kendim tayyare mühendisi olmayı istiyordum. O zaman uçağa tayyare deniliyordu. Ama, Allah’ın bana öğrettiği ilimlerden o kadar memnunum ki. Çok şükür Arapça’yı öğrendim, çok şükür Farsça’yı öğrendim. Ne kadar güzel bir edebiyat dili Farsça; ne kadar güzel bir ilim dili Arapça. Ecdadımızın hazineleri gözümün önüne açıldı. Kütüphanelerdeki kitapların kıymetini biliyorum. Evimde odalarım yığınla kitap dolu. Geceleri sabahlara kadar okusam, en güzel arkadaş onlar, en güzel bilgiler onların içinde. Ne kadar güzel arkadaştır kitaplar. Son derece memnunum. Bir de deniliyordu ki: “Parasıaz olur.”Tamam, doğru; ben üniversiteye asistan olarak girdiğim zaman, gerçekten ayın sonuna maaşımız yetmiyordu. Ek ikramiye verildiği halde, nihayet asistanın maaşı azdı. Şu kadarı kiraya gidiyordu, bu kadarı yiyeceğe gidiyordu. Ay sonunda ekmek parası bile kalmadığı olabiliyordu. Bütün arkadaşlar öyleydi. Belki bütün memurlar öyle. Türkiye’nin iktisâdî bakımdan, halkını mutlu edecek çalışma içinde olması lâzım! Ülke zenginleşirse, herkese bu zenginlikten pay düşer, o zaman herkes bu sıkıntıdan kurtulur. Meselâ, bu Avustralya’da herkesin arabası var, herkesin evi var. Aç kalma diye bir durum yok. İşsiz kaldığı zaman bile devlet bakıyor, tedavisi var, maaşı var. İnsanlara dünya nimetlerinin hepsini devletleri sağlamış. Yollar, sular vs. her şey sağlanmış.

“Hocam niye Avustralya’da duruyorsun da başka yere gitmiyorsun? Başka yere gideceğim ama, zâten de gidiyorum, o da olabilir; fakat burada hizmetleri çok güzel yapmışlar. Halkına güzel hizmet eden bir devlet, halkını zenginleştiren bir yönetim. Ne kadar güzel, öyle olması lâzım! Belediyelere bakıyorum, belediyelerin beldelerine hizmetlerine bakıyorum. Bazı belediye başkanı kardeşlerimi çağırdım,“Gelin burada görün, bunların neler yaptıklarını, nasıl yaptıklarını!” diye. Kendim de çok ibretler aldım. İnşâallah Türkiye’ye geldiğim zaman,nice nice bu tecrübeleri uygulamayı istiyorum. Allah nasib etsin, hayırlar yapmağa muvaffak eylesin.

Nereye getireceğim; asistanken tabii ilim yoluna girmiştik, ay sonuna maaşımız yetmiyordu. Bu durum değişiyor. Zamanla dişini sıkarsa, ilim yükseltiyor insanı, saygın bir insan oluyor. Doktora yaptığın zaman, sayın doktor diyorlar. Bir sahada biraz derinleşmiş oluyor, o konuyu başkalarından fazla biliyor. Söyleyince, sözü dinleniyor. Sonra yardımcı doçent oluyor, sonra doçent oluyor, sonra profesör oluyor. Artık profesör olduğum zaman. Daha doçentken bir araba almıştım ben. Çünkü oraya oraya çağrılıyordum, gitmek için mecburdum. Ankara’da bir günde dört veya beş ayrı yere gitmem gerekiyordu. Toplantı yapmam, konuşmam gerekiyordu. Televizyonda konuşma yapacaksın, oradan kalkacaksın meclise gideceksin. Oradan falanca komisyondaki görevine gideceksin, oradan filânca yere gideceksin. Arabasız olmuyordu. Onu alacak imkânı da Allah verdi. Ondan sonra da, Allah’a hamd ü senâlar olsun, ilim çok şeyleri kazandırdı. İlim yoluna giren insan, hiç de fakir kalmıyormuş, yoksul kalmıyormuş. Eski hattatların yazılarının toplandığı güzel bir hüsn-ü hat mecmuasında okumuştum. Arapça bir söz hoşuma gitmişti. Onu da şimdi yeri gelmişken söyleyeyim:

Lâ gurbete li’l-fâdıl

Ve lâ vatane li’l-câhil

“Faziletli, ilimli, irfanlı insana gurbet yoktur.” Çünkü,nereye gitse her yerde, ‘Ooo, hocam, buyurun!’ derler, ilmine uygun hürmeti gösterirler. Yine bir mevkî makam, vazife, hizmet mutlaka olur. “Cahile de bir vatan yoktur.” Cahili her yerden kovarlar, “Git buradan yâ cahil adam, berbat ediyorsun, aramızda durma!” derler. Cahil olunca vatanı, oturacak yeri olmaz. Alim olunca da her yerden kucak açarlar, her yerden davet ederler, “Aman ne olur, bize gel!” derler. İlim işte böylece, kime gelirse şerefiyle beraber geliyor, şereflendiriyor. Onun için, evlâtlarınızı alim yetiştirmeğe gayret edin!

Ben de, bana soru soran kardeşlerime, ihvanıma, dâimâ ilim yolunda ilerlemelerini söylüyorum. Yâni:“Mastır yap, ondan sonra doktora yap! Mümkünse, üniversitede kal, maaşın az da olsa ilimde ilerle! Paraya bakma, sonunda para da geliyor. Zâten paraya gözü tok olduğu zaman, insan ahireti düşündüğü zaman, dünya onun arkasından kös kös gelir. Sen Allah yolunda yürü, Allah sana rızkını gönderir.” diyorum.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Evlâtlarınızı, kendinizi, ailenizi ilimle mücehhez hale getirin! Çünkü milletler ilimle yükseliyorlar,câhillikle de mahvoluyorlar. Ama, bazen cahiller diplomalı oluyor. Meselâ şu Sırbistan’ı mahveden, onu maceraya sürükleyen kimdir? Başındaki Miloseviç’tir. Ne yaldızlı laflar söyledi, ne hunharlıklar yaptı. Şimdi ne sıkıntılara düşürdü milletini, görülüyor ortada, ibretli bir hadise. Allah bizi rızası yolundan ayırmasın. Şeytana aldananlardan etmesin, nefse uyanlardan eylemesin. Fânî dünyanın yalan yanlış zevklerine, aldatıcı boyalarına, süslerine aldanmayan, asıl gerçek güzellikleri görenlerden eylesin. Cümlemizi, cümlenizi cennetiyle cemâliyle müşerref eylesin.

Es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühû!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA