İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek

10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
Cuma Sohbetleri

10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek

01.02.2022
51 dk 8 sn

Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh

Aziz ve muhterem Ak Radyo dinleyenleri; Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi üzerinize olsun. Allah cümlenizden razı olsun. Her türlü maddi manevi afetten, zarardan, hasardan, şerden korusun.

İki cihan saadetine lütfuyla keremiyle nail eylesin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadisi şeriflerinden Ahmet İbni Hanbele ve İbn-i Abdülber, İbn-i Hibban hatta Buhari, Tirmizi, Nesei gibi mühim kaynaklarında rivayet ettiği bir hadisi şerifle bu akşamki cuma sohbetime başlamak istiyorum.

Kaynaklarını rivayet ettiğim bu hadisi şerifte Peygamber Efendimiz buyuruyorlar ki:

Men yüberret kadamehû fî sebîlillâhi harramehullâhu ale'n-nâr.

Sadaka Rasulullâh fî-mâ kâl ev kemâ kâl.

 Îberra; îbirâr gubar kelimesinden geliyor. Gubar toz demek. Îbirâr de tozlanmak manasına geliyor.

Men yüberret kadamâhu fî sebîlillâh "kimin iki ayağı Allah yolunda toza toprağa bulaşır tozlanırsa"  Îbirâr Tozlanmak; maddi manada da kullanılır. Hakiki manasıyla da yani tozu toprağa bulaşmak manasına... Bir de manevi olarak mecazi manada; birisi ötekisine îbrâr etti müğber oldu. Gönlü tozlandı, gönlü bulandı, kırıldı manasına da gelebiliyor. O müğber olmak sözünü Türkiye de bazı yaşlılar, eski atalarımız kitaplarda kullanmışlar. Buradaki hakiki manasıyla... Fî sebîlillâh sözünden de maksat Allah'ın yolunda. Fiilen yürümek suretiyle, hareket etmek suretiyle kimin ayakları toza toprağa bulaşırsa, bulanırsa, tozlanırsa. Tabii bu fil sebilillahtan ilk hatıra gelen; yolda yürürken eli, ayağı tozlamak ama hangi yolda yürürken? Allah yolunda! Allah yolu sözünden ilk hatıra gelen cihattır. Savaşmak için, kaza için, cihat için yola düşen "fî sebîlillâh" Allah yolunda yola düşmüştür.

Tabirin tamamı el-cihâdü fî sebîlillâhtır ama el-cihad sözü kaldırılarak da fî sebilillah da kullanılıyor. Çok kullanılıyor. İlk akla gelen savaş! Yani İslâmi bir cihat ve savaş...

Kim katılırsa bu savaşa, yürürken eli ayağı toza toprağa bulaşırsa, savaşa iştirak ederse, gazaya cihada giderse demek. Fî sebîlillah burada; el-cihâdu fi sebilillah diye geçmediği için sadece "Allah yolunda kimin ayakları tozlanırsa" diye geçtiği için başka fî sebîlillah neler olabilir diye onları da belirtmemiz lazım, düşünmemiz lazım.

Mesela; hacca, umreye gitmek de Allah yolunda fî sebîlillâhtır. Allah emretti diye, Peygamber Efendimiz tavsiye buyurdu diye o mübarek diyarlara; o ibadetleri yapmak için, ziyaretleri yapmak için gitmekte fî sebîlillahtır.

Sonra Peygamber Efendimiz'in hadisi şeriflerinden biliyoruz ki;

"Namuslu, temiz yürekli bir aile reisi 'çoluk çocuğumun kazancını sağlayayım' diye evinden çıkıp helal kazanayım, çalışayım, ter dökeyim de çocuklarımın rızkını helal yoldan sağlayayım" diye… O da fî sebîlillahtır. İşine gitmesi de fî sebîlillâhtır. Bunun böyle olduğunu Peygamber Efendimiz bildiriyor.

Çünkü haramdan korunmak için, muhtaç olmadan kimseye yük olmadan yaşamak için hatta kazanıcının fazlasıyla da hayır hasenat yapmak için iyi niyetle çalışmaya gidiyor o da fî sebîlillah. Demek ki eğer Müslüman'ın niyeti temizse, kalbi temizse, amacı güzelse evinde her sabah kalkıp dükkâna gidiyor. Neden?

"Helal para kazanayım"

"E ne yapacaksın bu helal parayı?"

"Bir kere çoluk çocuğumu kimseye muhtaç etmeyeceğim. Harama baktırmayacağım. Hasretlik, muhtaçlık çektirmeyeceğim. Çoluk çocuğumun gözü tok olacak, karnı tok olacak, gönlü tok olacak. Sonra da kazancımı fazlasıyla başkalarına da hayır hasenat yapacağım. Belki bir cami yaptırırım, belki bir Kur'an kursu yaptırırım. Belki suyu olmayan bir köye, bir yola, bir yöreye, bir yere daha başka bir işte hayır yaparım diye... Ya da bunların hiçbirini düşünmese bile 'başkasına yük olmak ayıp oluyor. Kendim kazanayım, kimseye yük olmayayım. İnsanlar benim kahrımı çekmesinler, zahmetimi çekmesinler benim için yorulmasınlar ben kendi işimi kendim göreyim' diye...Kimseye yük olmamak için çalışmak, o da güzel.

Bir niyet olmuş oluyor. Hatta Hocamız Mehmet Zahit Kotku -cennet mekan rahmetullahi aleyh, Rahimehullah rahmeten vâsiaten, Allah-u Teâla lütuflarla taltif eylesin- itikafa, halvete sokarken; tasavvufi terbiye görsünler, eğitim görsünler yetişsinler, ibadet edip Allah'ın rızasını kazansınlar dervişhan diye ne diyerek niyet ettirirdi?

"Gireceğim, ibadet edeceğim, sevap kazanacağım. Mevki, makam kazanacağım, manevi rütbem yükselecek. Halvet yapmış, erbain -çile- görmüş bir usta derviş olacağım."

Hayır!

O niyetle sokmazdı. Maddi manevi makam sevgisini büyüklerimiz uygun görmemiş.

Ne niyet ederek girecek ilk itikafa.

"Şu kadar gün şuraya kendimi hapsediyorum, kapatıyorum. Şu zalim nefsim ıslah olsun. Hiç olmazsa bu kadar gün benim şerrimden başka insanlar selamet bulsun, zarar görmesin. Kimseye kahrım, zararım, hasarım olmasın" diye niyetlenecek. Öyle girecek diye söylerdi. Benim bu anlayış çok hoşuma giderdi.

"Neden halvete giriyorsun? Niye itikafa giriyorsun?"

"Benim şerrimden insanlar beş on gün rahat etsinler."

Ne güzel, ne kadar mütevazı... Güzel bir şey tabii. Böyle düşünmenin bir zararı yok.

Faydası var!

Ama "ben mevki makam sahibi olacağım. Manevi rütbe sahibi olacağım. Belki şeyh efendi beni halife yapar. Belki ben de bir yerde bir şeyh olurum.

Oh gel keyfim gel. Şöyle rahat böyle keyifli..."

O zaman onun hiç faydası, sevabı olmaz. Zaten bu şeyhlik makamı da öyle saltanat makamı değildir.

Nedir?

Hizmet makamıdır.

Onun için büyükler yazdıkları kitaplara eserlere kendi ismini yâd ederken -yazarken- demişler ki 'hâdimul fukara' fakirlerin hizmetçisi, hadimi demişler. Fukara dedikleri dervişler. Derviş; fakir aynı anlama geliyor. Birisi Farsça birisi Arapça. Ama sâlik, mürit filan da denilebilir.

"Hâdimu'l sâlikîn" filan da denilebilir.

O da 'başkasına yük olmayayım' demekte güzel bir şey. Oradan açtık sözümüzü. Tabii Allah'ın rızasını kazanmak için girişilen el teşebbüste her yürüyüş o da fî sebîlillahtır.
Neden? Çünkü Allah'ın rızasını kazanmak için Allah yolunda bu işi yapıyor. İki dargın kimseyi barıştıracak. Karı koca birbirine kızmış, ayrılmışlar, birisi anasının babasının evine gitmiş, ötekisi tek başına evde duruyor. Gidecek, aralarını bulacak.
Bir siyaset, bir konuşma, ustalık, barıştıracak. Yuvayı kurtaracak. Şeytan sevinemeyecek. O da fisebilillah. Yani demek ki Allah yolunda diye yani sadece cihat demiyor burada. Ama ilk anlaşılan cihat.
Böyle Allah yolunda ayakları tozlanan yani böyle bir savaşa böyle bir işe iştirak eden kimseyi Allah haram kılar. Alemnar, cehenneme. Yani cehennem onu alamaz içine. Cehennem onu azaplandıramaz. Cehenneme girmesini engeller Allah. Onun cehenneme girmesini kaldırır. Haram kılar demek. Yani o kimse cehenneme girmez.
Tabii bunun bu tabirin şeyi de var mesela Allah sevmediği kullara da cenneti haram kılıyor. Yani cenneti haram kılmak sözünden maksat ne? Cennete girmesini engeller demek. Cennet güzel bir yer. Yani cenneti haram kılmak ne demek? Bu bundan mahrum kalacak. Buna erişemeyecek. Buna giremeyecek demek. Cehenneme haram kıllar ne demek? Bu kişi cehenneme girip azap görmeyecek demek. O halde başta Allah yolunda cihat olmak üzere ecdadı izahımızın, Selefi Salih'in -Allah hepsinden razı olsun- mübareklerin korumak için ümmeti Muhammed'i, dini, imanı yaymak için iyi laikullah için, müdafa-i müslimin için, dar-ı İslam için, dar-ı İslam’ın korunması için yaptıkları nice nice efendim fedakarlıkları, tarih kitapları yazıyor.
Allah hepsinden razı olsun. Biz de onlar gibi onların yolunda böyle fırsat bilmeliyiz. Savaş olursun savaş. Ne yapalım? Savaşı biz istemeyiz. Müslüman savaşı istemez ama savaş olursa da kaçmaz. Düşmanla karşılaşmayı temenni etmeyiz, kabadayılık yapmayız ama düşman saldırırsa biz de avucu bırakıp kaçmayız, savunuruz. Hatta bir adım bile geri gitmeyiz. Hatta düşmana sırtımızı dönmek bizim için ağırdır. Sırtından kurşunlanmak çok kötü bir durumdur. Alnından vurulur. Yani
vurulursa düşmandan yüz çevirmemişken, düşmana saldırıyorken şehit olur. Bizim şeyimiz töremiz böyledir. Kaçmayız. Allah bilir ki çarpışır Müslümanlar. Düşmandan korkmaz. Az da olsa sayısı...
Zaten İslami savaşlardan birinde istişare yapmışlar. Düşman ordusu, Bizans ordusu karşıdan geliyor. Şöyle. Demişler bu ordu çok kalabalık. Biz de çok azız.
Bununla çarpışmak fuzuli olur, beyhude olur, boşuna olur. Biz çarpışmayalım, geri çekilelim. Böyle bir fikir ortaya atılmış ama içlerinden bazı mübarekler demişler ki -hepsi mübarek de-
demişler ki biz buraya zafer kazanmak için gelmedik. Yani savaştan amacımız illa zafer kazanmak da değil. Resulullah Efendimiz emretti. Çıkın kazaya gidin falanca yere, çarpışın düşmanına dedi. Biz artık sayıya bakmayız. Zafer kazanacağız kazanamayacağız diye de hesap yapmayız. Hepimiz ölsek bile burada çarpışmak emredildiği için çarpışırız. Ne kadar güzel. Yani askerler duysa benim bu hadis sohbetimi ne kadar memnun olurlar.
İslam'ın askerlik kurallarını ne kadar güzel öğrettiğini, ne kadar güzel gönülleri takviye ettiğini, akılları terbiye ettiğini anlarlar. Evet elimizden geldiğince Allah yolunda elimiz, ayağımız toza toprağa karışsın. O yollarda koşturalım. Hac, Umre o da fi sebilillahtır. Birisinin ihtiyacını görmek için koşturmak vesaire çeşitli artık buradaki muradını bilmiyoruz Peygamber Efendimizin.
Sadece cihadı mı kastetti? Ama başka hadislerden biliyoruz ki bazı faaliyetleri de cihat gibi sayıyor. Mesela çok çoluk çocuk sahibi bir insanın. Onların ihtiyaçlarını kazanmak için sabah işe gitmesini fe hüve fi sebilillah diye beyan etmiş. Evet, Allah yolunda... Her yürüdüğümüz yolun Allah yolunda olmasına dikkat edelim.
Ayaklarımız hep Allah yolunda, toza toprağa değsin, bulaşsın. Hep Allah yolunda tozlansın. Yani bunun zıddı nedir? Şeytan yolunda. Tagut yolunda, zulüm yolunda, haksızlık yolunda,
yanlış yolda, tuğyan yolunda, isyan yolunda yürümek var. Bir de Allah öylesine nasip etmesin. Bizim ayaklarımıza öyle yollara adım attırmasın. Sevmediği yollara adım bile attırmasın. Başlangıcına ayağımızı bile koymayalım. Hep sevdiği yolda yürüyelim.
Cenabıhak yolumuzu sevdiği yollara çevirsin. Sevmediği yollardan yüzümüzü döndürsün. Daima rızası yolunda. Efendim ömür sürmek hareket etmek cümlemize nasip eylesin. Diğer bir hadisi şerife geçiyorum aynı sayfadan. Açtığım sayfa dört yüz yedinci sayfası Ramuz'un. Buradaki sekizinci hadisi şerifi okuyorum. Bu da Hâkimin Müstedrekinden rivayet edilmiş. Amr İbnü Murre radıyallahu anh tarafından. Buyuruyor ki peygamber efendimiz;

“Men eğlaka bâbehû dûne zevi'l hâceti ve'l halleti ve'l meskeneti eğlakallâhu bâbe's-semai dûne halletihî ve hâcetihî ve fakrihî ve meskenetihî”



E'ğlekâ; i'ğlâk kapıyı bağlamak kapatmak demek. Kim kendisinin kapısını kapatırsa, ağlarsa
kimin önüne kapatırsa, kimin yüzüne kapatırsa kapısını

“Zebil haceti”

 hacet, dilek, istek sahibi olanların yüzüne kapatırsa

“Ve'l halleti”

ihtiyaç, eksiklik, kusur, gedik durumu olan, eksiği gediği olan bir kimseye karşı kapatırsa,

“Ve'l meskeneti”

 fakirlik miskinlik sahibi bir kimseye karşı kapısını kapatırsa,

“E'ğlekellâhü be'ğde's-semâi dûne halletihî ve hâcetihî ve meskenetihî”

Allah da onun bu yanlış hareketi sebebiyle onun yüzüne onun ihtiyaçlı eksiği gediğinin önüne, dileğinin, hacetinin, fakirliğinin, ihtiyacının, miskinliğinin önüne semanın kapısını kapatır. Yani onun işini görmez demek oluyor.
Şimdi tabii burada izah etmemiz gereken kelime “zevil hâce”, hacet sahipleri demek, zevi ve-zevvu çoğulu oluyor. Zû kelimesinin çoğunu oluyor. Hacet sahipleri… “Hallet” kelimesi de Arapça'da, halel aralık demek eksiklik, gedik demek… Bir insanın her şeyi tamam olmayıp da bazı şeyleri eksik ise eksikliği varsa ihtiyacı varsa zevil halle demek yani böyle eksik ediyorlar demek. Meskenet de miskinlik demek. Yani ihtiyacını karşılayacak durumda olamayan çok fakir insan demek, durup kalmış öyle. Böyle insanların yüzüne kapısını kapatırsa yani kapısını açmazsa… Gelin bakalım ihtiyacınızı söyleyin. Dileğiniz nedir? Efendim neye ihtiyacınız var? Neyiniz eksik?
Elimizden geliyorsa karşılayayım demiyor da almıyor kapısından içeriye, kapıyı kapısının yüzlerine kapatıyor. Allah da ona semanın kapısını kapatır. Onun ihtiyacını görmez. Onun dileğini kabul etmez. Onun fakirliğini, miskinliğinini gidermez. Eden ettiğini bulur. Rüzgar eken, fırtına biçer, başkasına iyilik yapmayan Allah'tan lütuf görmez, merhamet etmeyen, merhamet olmaz. E bu böyle umumi ilahi kaidedir ki kişi ne yaparsa ettiğini bulur. Kim birisinin kapısını çalarsa onun da kapısını çalarlar. ‘Çalma başkasının kapısını çalarlar kapını’ derler. Mesela bir evlat babasına, annesine hürmet etmezse onun evladı da ona hürmet etmez. Ettiğini bulur. Ettiğinin cezasını görür. Anasına, babasına hürmet etmeyen ihtiyarladığı zaman evladından, yakınlarından, çoluk çocuğundan sevgi, hürmet beklemesin. Çünkü et bul dünyasıdır bu dünya.
Her şeyin, suçun cezasını da Allah ona uygun bir tarzda veriyor. Binaenaleyh iyiliksever olmalıyız. Yardımsever olmalıyız. Hamiyetperver olmalıyız. Etrafımızda çeşitli sebeplerden ihtiyaç sahipleri olabilir. Şimdi şu zelzele felaketlerinden ki hala devam edip duruyor. Nice ihtiyaç sahibi olmayan kardeşlerimizi kendi haliyle, kendi yağıyla geçinip giden, kavrulup giden insanlar vardı. Şimdi muhtaç duruma düştüler. Allah razı olsun vakfımızın ilgililerinden, kardeşlerimizden. Çok güzel hizmetler etmişler. Allah razı olsun sahilleri meşgul olsun. Çok memnun oluyorum. Daha çok kardeşlerimiz var.
Kimisinin annesi, babası öldü, çocuklar ortada kaldı. Kimisinin çoluk çocuğu öldü, annelerinin babalarının yüreği acılı kaldı. Kimisinin evi barkı vardı gitti. Burada bir arkadaş var, diyor ki hocam bizim beş tane ev yıkıldı gitti. Milyarlarca zararımız var diyor. Tabii ihtiyaç çok. Her zaman
ihtiyaç sahipleri olabilir. Bazen bir zengin de muhtaç olur. Nasıl muhtaç olur? Seveni olmaz. Kimsesi olmaz. Birisinin ona yardım etmesi iyi olur. İhtiyar olur. Gençliğinde nice böyle efeler, kabadayılar, sağa sola bağırıp çağırıp esen tozanlar vardır. İhtiyarladığı zaman aciz olur. Elini yüzünü yıkayamaz. Lokmasını ağzına götüremeyecek duruma gelir. E, bakıvermek iyidir, sevaptır. Allah razı olsun. Bizim valide hanım hocamızın vefatından sonra rahatsızlandı. Yatağa esir oldu. Ayakları tutmaz oldu. İhvanımızdan nice hayırsever kimseler seve seve hizmetler ettiler. Yıkadılar, doyurdular, temizlediler, baktılar. Böyle dua aldılar, sevap kazandılar. Yani fırsat kollamalı, ihtiyaç sahibinin ihtiyacını görmeye çalışmalı.
Fakirleri kollamaya çalışmalı. Kime nasıl faydam dokunur? Nasıl duasını alırım diye gözleyip durmalı. Şimdi bir rivayet böyle, bir başka rivayette de Allahu teala Hazretleri… İki rivayet var. Birisi Ebu Meryem'den, İbni Asaki rivayet etmiş. Semanın kapısını kapatır diye kısa bir rivayet de var. Daha uzun olarak geçmiş olan da demin rivayet etmiş olduk. İki hadis var bu konuda. Muhtelif kaynaklar rivayet etmişler. Gelelim diğer hadisi şerife.
Buyuruyor ki ki Peygamber Efendimiz, Ahmed İbni Hanbel'in, Ebu Davud'un İbni Mace'nin, İbni Abbas radıyallahu anh'dan rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuş peygamber efendimiz.
“Men i'ktebese (bağlanarak okunayacak) meni'ktebese ilmen mine'n-nücûmi i'ktebese şûbeten mine's-sihri'l zâde mâ-zâd”
Tam böyle vasıllarına dikkat ederek okuyacak olursak,

“Meni'ktebese ilmen mine'n-nücûmi'ktebese şûbeten mine's-sihri'l zâde mâ-zâd Sadaka Resulullah fî mâ kàl.”

Biliyorsunuz İslam'da sihir, büyü haramdır.
Yok böyle şeyler. Bilin, bilmeyenler de bilsin. Çünkü ilericiyim diye kendisini satan birtakım gazeteler, dergiler, ben çağdaşım diye sağa sola çalım satan bazı yayın organları, vasıtaları, araçları ne yapıyorlar? Yıldız falı diyorlar. Bilmem vesaire öyle olmadık batıl inançları sanki hakikatmiş gibi millete söylüyorlar. Zavallı, saf ahaliyi de kulaktan duyan bilgilerle bu işlerin aslı esası var sanıyor. Ve inanıyor. Aaa diyor gazetenin yazdığı yıldız falım aynen bugün çıktı işte birisi gelecek diye yazmıştı. Bugün kardeş diyor bana birisi geldi diyor. Veyahut kahvenin fincanını çeviriyor. Oradaki kahve falına bakıyor. E bunların hiç aslı, esası yok. Daha başka usullerle böyle şeyler yapılıyor. Böyle falcılık, sihir, büyü, bunların hepsi İslam'da haram. Yanlış şeyler Allah'ın sevmediği şeyler tamam. Bunları bilmeyenler bilsin. Bilenler zaten biliyor. Sakınıyor. Ama ilericiyim diyen gazetelerde biraz çağdaşlaşsınlar lütfen. Bu iptidailiği, çağ dışılığı, ilkelliği, ilk çağlılığı bıraksınlar. Hiç aslı esası olmayan şeylerle milleti meşgul etmesinler. Hadisi şerifin metnine devam edelim. O sihir kötü. Ama bir de diyor ki peygamber efendimiz burada

“Meni'ktebese ilmen mine'nücûm”

 Yıldızlardan bir bilgi ihtibas eden, çıkartan ha şu yıldız şöyle doğdu, böyle battı… Şu oldu, bu kaldı… Binaenaleyh şöyle olacak, yağmur yağacak, kar yağacak, felaket olacak… Böyle bilgi çıkartıyor. Bilgi ihtibas ediyor. Yani yıldıza bakıp o da yıldız falı oluyor tabii bir çeşit. Yıldızlardan bir ilim iktidasıyla çıkartan, söyleyen bir kimse ne yapmış olur?

“İ'ktebese şûbeten mine's-sihr”

Sihirden bir çeşidini almış olur. Yani haram olan bir iş yapmış olur. Arttırırsa daha çok uğraşmış olur. Ne kadar arttırırsa o kadar çok günah işlemiş olur. Yıldızların, insanların talihleriyle, doğumlarıyla, ölümleriyle, bahtılılığıyla vesaireyle bir ilgisi yoktur.
Çağ dışıdır bu da. Yanlıştır, yalandır. Aldatmacadır. Bu konuda söylenen sözler, yazılanlar çok ilkel inançlardır. Eski milletlerin şeyidir. O eski milletler bilmem Babil'de, Mısır'da,
milattan önceki devirlerde böyle şeyleri düşünmüşler. Her yıldızda da bir şahsiyet tasavvur etmişler Yunanlılar Mars yıldızını harp tanrısı olarak görmüş vesaire… Hepsi saçma sapan şeyler. Elhamdülillah ala nimeti İslam… Bizim dinimize hamdüsenalar olsun. Peygamber efendimizin hadisi şeriflerini Allah nakledenlerden razı olsun. Ne kadar aydınlatıyor bizi, ne kadar aydın bir kafamız gönlümüz var. Ne kadar rahatız elhamdülillah. Millet dünyada yirminci yüzyılda öteki milletler ne kadar batıl, yanlış, ilkel hurafe ile uğraşıyorlar. Elhamdülillah, İslam ne kadar aklıselimi, zevkü selimi, hissi selimi, hakiki imanı ne güzel öğretiyor.
Bir de bir şeyi duyuyorum. Bana da soruyorlar. Hoca sınıfından gördükleri için; -Allah razı olsun teşekkür ederiz, dua etsinler, Allah bizi de sevdiği kullarından eylesin- “Hocam bu zelzele oluyormuş. Bazıları demişler ki daha büyük zelzeleler olacak. Bir hele Eylül'de şöyle olacak. Ekim'de böyle olacak… Hele Ankara'da durmayın, şehir dışına çıkın. Yani siz ne dersiniz?”
Sanıyorlar ki yani ben de öyle bir şeyi teşvik edeceğim. Dedim ki ben böyle soru soranların çoğuna, Cenabı Hakk'ın mukadderatından kaçılmaz. Cenabı Hak takdir ettiyse adam Ankara'dan çıkar, Yozgat'a, Adana’ya giderken yolda olanı olur. Gittiği yerde olur. Ben bunu geçmiş sohbetlerinde kaç defa söyledim? Mesela İran'dan kaçmış. Karışıklık var diye. Türkiye'ye iltica etmiş bir insan. Antalya'da denize girerken boğuluyor. Çünkü eceli yani o kadarmış ömrü, vadesi yetince İran'dan kaçsa kaçar ama ecelden kaçamaz. İşte ecel onu Antalya'da yakalar. Beyhude… Yani kadere inanmak İslam'ın önemli inançlarından biri ama millet gene de bu soruları soruyor. Sormaması bile lazım. Bazıları da böyle felaket tüccarlığı mı diyeceğiz artık? Kimseyi de şey yapmak istemiyorum ama yanlış söz söyleyenleri de ikaz etmemiz lazım. Şöyle olacak, böyle olacak… Cek, cak… Nereden biliyorsun? Cenabı Hak belki öyle yapmaz. Yani senedin mi var? Belgen mi var elinde? Ne hakla söylüyorsun? Nasıl söylüyorsun? Bir kere yani öyle bir şey olsa bile geceleyin kalk dua et. Cenabı Hakk'a gözyaşı dök; ‘Aman ya Rabbi, ümmeti Muhammedi azaba uğratma. Felaketi def eyle, ref eyle. Glecek belayı durdur, gelmişi kaldır.’ Dua et yani. Müslüman'ın yapacağı dua etmektir. Öyle yangının üzerine, biz de yangına yalazıyla gitmek derler. Yani ateşe benziyor sıkmak gibi bir şey. Millet zaten zelzeleden epeyce yorulmuş bitkin, perişan, hasar görmüş. Bir de böyle çeşit çeşit şeyler…
Benim torunumu fakültesinin en çalışkanı olduğu halde başörtüsü dolayısıyla cezalandırdılar. Ben de torunumu okutmak için buraya getirtiyorum. Ha hoca efendi torununu yurt dışına getirtiyor. Acaba Ankara'ya bir felaket mi yağacak? Hayır. Öyle bir şey demek istemiyorum. Ama çocuğumu, torunumu rahatça hürriyet içinde dinini, imanını ifa ederek başını örterek okutmak istediğim için yapıyorum. Hiçbir yerden bir yere kaçmaya lüzum yok. Allah'tan kaçılmaz. Allah'tan Allah'a iltica edilir. Aman ya Rabbi denilir. Cenabı Hakk'a ‘ya Rabbi kusurumuz varsa bizi affeyle. Aramızdaki beyinsizlerin, cahillerin yaptığından dolayı bizleri topluca helak mı edeceksin ya Rabbi?’
“Etü'hlikünâ bi-mâ feale's-süfehâü minne in-hiye illâ fitnetük”

diye ayeti kerimede Musa aleyhisselamın böyle yalvardığı gibi Cenabı Hakk'a iltica edeceğiz. Allah cc kadere teslim olanı, kendisine dua edeni, kadere razı olanı seviyor. Kadere rıza tasavvufun en yüksek makamlarından, mertebelerinden birisidir. Bir de dua da en yüksek
mertebedir. O bakımdan hiçbir yerden hiçbir yere öyle bu gibi şeylerle gitmeyi tavsiye etmiyorum. Tedbir… Tedbiri Allah, peygamber efendimiz tavsiye ediyor.
Binanı sağlam yaparsın, çürük binada durmazsın. Tedbirini alırsın... Allah'a da iltica edersin. Allah'ın azabından insanı en çok kurtaracak şeyin Zikrullah olduğunu Peygamber Efendimiz bir hadisi şerifinde bildirmiş. zikrullah’ın da çeşitleri var. Kur’an zikrullahtır. Kur'an'ı çok okuyun, okutun. Kur'an kursları açın. Çocuklarınıza, yakınlarınıza, Kur'an öğretin. Namaz zikrullahtır. Namazı çok kılın, gece ibadetlerine, hele hele teheccüd namazına çok dikkat edin. Çünkü teheccüd vakti mübarek vakittir. Ve o vakitte yapılan dualar müstecaptır. Dünyadan ve dünyanın içindeki her şeyden hayırlıdır geceliği kılınan iki rekat namaz. Elinizde tespihiniz olsun. Elinizde sigara tüttüreceğinize tespih çekin Allah deyin. Boş ile uğraşacağınıza, kutu kutu bilmece dolduracağınıza, kahvede oyun oynayacağınıza, boşuna vakit geçireceğinize hayırlı bir şeyle vakit geçirin. Benim rahmetli amcalarımdan bir tanesi bakmış her sabah tarlasının önünden birileri oraya gidiyor. Demiş ulen siz ne yapıyorsunuz böyle? Demişler ki biz idman yapıyoruz. Yani spor, böyle yürüyor sabahları. Ulen demiş böyle yapacağınıza bir fakirin tarlasını çabalasanız da dua alsanıza, sevap kazansanıza. Çok hoşuma gidiyor, böyle köylü tabiriyle çok güzel şey yapmış. Yani boşuna idmanı bile ben doğru görmüyorum. Bence her şeyin mesela kalkıp oturmak ne yapar? Bel kaslarını kuvvetlendirir. Yük kaldırmak, omuz kaslarını kuvvetlendirir. Yani o işi yaptığın zaman birisine yarayacak bir yerde yapmalı. Hem bir iş üremeli hem bir fayda hası olmalı, boşuna olmamalı. Tabii çaresi bulunmazsa askeriyede, eğitim alanında olabilir ama yani aslında sonuç verici, fayda sağlayıcı faaliyetlerle ömrü geçirmeye de dikkat etmek lazım. Böyle yapacağıma şöyle yaparım daha iyi diyerek.
Sigara içeceğime tespih çekerim. Boş konuşacağıma zikir yaparım. Vakit öldürmek için kahveye gideceğime Kur'an, tefsir, hadis okurum. Ne kadar güzel kitaplar var. Nice emeklerle basılıyor.
Nice paralarla alınıyor, kütüphanede boynu bükük mahsun duruyor.

Sevgili izleyiciler ve dinleyiciler,

Demek ki yıldız falı, kahve falı, vs bunların hepsi birer saçmalıktır diyor peygamber efendimiz. Böyle saçma şeylere Müslümanlar yanaşmazlar. İnanmazlar. Böyle gazeteleri de ikaz etmek lazım. Ben ikaz ediyorum. Siz duyanlar da ikaz edin. Ey ilericiler ilericiyseniz böyle ilkellikleri bırakın. Sonuncu hadisi şerife geçmek istiyorum sohbetimde. Hazreti Ali Efendimiz -Allah'ın arslanı, “esedu'l-lâhi'l gâlib aliyyi'bni ebî Tâlib radıyallahu anh ve kerramellâhü ve'cheh” Efendimiz başımızın tacı- rivayet etmiş ki;
Ne buyurmuş peygamber efendimiz? Niye ben böyle allandıra ballandıra Hazreti Ali Efendimizi böyle sıfatlarla söylüyorum. Hazreti Ali'yi seven bütün kardeşlerimiz pür dikkat dinlesinler ve gereğince hareket etsinler diye.

“Men ehde'n-nâse bi gayri ilmin le-anethu melâiketü’s-semâi ve'l-erd”

Sadaka Resulullah fî mâ kàl, ev kemà kàl.

Diyor ki Efendimiz kim ilmi olmadan insanlara fetva vermeye kalkışırsa, göğün ve yerin melekleri ona lanet ederler.

 “Le-anethü melâiketü's-semâi ve'l-erd”

Göğün ve yerin, tabii ne kadar çok melek vardır. Sayısını Allah bilir. Gökler melek dolu. Yerler melek dolu. O meleklerin dualarını da Allah tabii değerlendirir, kabul eder. Lanet eder böyle yanlış fetva verenlere. Neden? Hatta doğru olsa bile makbul değildir. Çünkü cahilce veriyor, bilmeden veriyor. Tuttursa bile kıymeti yoktur. İlmi olmayan insanın fetva vermeye kalkışmaması lazım. Maalesef Türkiye'de şimdi tıp üzerine bir konu olduğu zaman doktorlara bırakırlar. Hukuk üzerine bir konu olduğu zaman avukata bırakırlar, hakime bırakırlar, başkası konuşmaz. Bu işin müteahhisi odur der. Sonra inşaat işi olursa inşaat mühendisine, ziraat işi olursa ziraat mühendisi giderler. Amma din konusu oldu mu hiçbir şey bilmeyen her insandan, her kafadan bir ses çıkar. Yalan yanlış sözler söylerler, fetvalar verirler. Arapça biliyor musun? diye sorarsanız, yok bilmiyorum. Kur'an okudun mu? Yok okumadım. Hadisi şerifleri bilir misin? Yok, bilmem. E fıkıhtan bilgin nasibin var mı? Yok. İslam hakkında bilgin var mı? Yok. Niye konuşuyorsun? Allah gafurdur, rahimdir, Allah affeder. Kimi affeder kardeşim?
Yani sen ne sanıyorsun böyle hem günaha Allah affeder deyip günaha devam etmek. Ondan sonra da Allah'tan af beklemek. Yok böyle bir şey. Peygamber efendimiz böyle bir şeyin olmadığını bildiriyor. Sen bilmediğinden böyle düşünüyorsun. Güzele bakmak sevaptır, onun için bak harama. Böyle şey olur mu? Harama bakmak sevap olur mu? Ne biçim şey? Nereden çıkarttın? Hani, kaynağı neresi? Kim söylemiş? Hangi hadis kitabında? Hangi ayetten alınmış? Yok böyle bir şey.
Yani herkes yap kardeşim günahı bana. İç kardeşim bunu günahı bana. Doktor diyor ki biraz seni kansız gördüm, kanyak iç, içki iç, iştahın açılsın. Olmaz, dinimiz yasaklamış. Olsun, iç günahı bana diyor. E böyle derse acaba günahı ona gider de kendisi kurtulur mu içen? Hayır. İçen günaha girer ama içenin girdiği günah kadar o doktora da yazılır. Neden? Günahı bana dedi. Razı oldu. Yani o günaha sevk ettiği insanın günahını da Allah ona aynen yazar. Sebep olduğu için. Böyle saçma şeylere hiç kulak asmamak lazım. Nitekim aynı sayfada bir hadisi şerif daha var. Onu da okuyalım, buraya bağlayalım. Aynı konu olduğu için artık sonuncu hadisi şerifin bir parçası sayılsın.

“Men eftâ bi-ğayri ilmin kâne ismuhû alâ men eftâhu ve men eşâra alâ ahîhi bi-emrin ya'lemü enne'r- rüşde fî ğayrihî fe-kad hânehû”

Kim ilimsiz, bilgisiz, selahiyetsiz, haksız fetva verirse, şu şöyle olur, dinen bu böyledir filan diye… “Onun günahı fetva verenin üzerine olur.” Kimefetva verdiyse onun üzerine olur günahı. Şimdi burada açıklamak istediğim nokta şu. Günahı kimin üzerine olur?
O kimse ki o ona fetva verdi. Yani kime ki fetva verdiyse o günah onun olur demek. Ne demek? Yani fetvayı dinleyip de uygulayana da günah olur demek. Bu da mecburen o manaya gidiyor. Tabii daha önceki demin okuduğum hadisi şeriften de ilmi olmadan fetva verenin de Allah'ın meleklerinin, gökteki yerdeki meleklerinin lanetine uğradığı belli. O kesin. Bilgi olmadan fetva veren, lanete melun oluyor. Lanetlik oluyor. Meleklerin lanetine uğruyor. Ama bir de farz edelim, birisi iç bu votkayı şifadır diye fetva verdi. Ben votkayı duymadım ama yine bir böyle yassı şişelerde koyu renk hatırlıyorum. Böyle arka cebe falan koyuyorlar, içiyorlar. Çocukların o resimli çizgi hikayelerinde de kahramanlar bazen böyle ayyaşlar, aşık kahramanlar arka cebinden çıkartıyor, kafasına dikiyor.
Konyak diyorlar. Kan yapıyormuş, can yapıyormuş. Yalan, mavalı, martavalı. Birisi böyle fetva verdi. Hiçbir şey olmaz dedi. Ötekisi de içti. Bir kere fetvayı veren Allah'ın gökteki yerdeki meleklerinin lanetine uğruyor. Mecnun mendebur bir şey oluyor. Günaha giriyor, kesin. Ama onun fetva verdiği kimseye de günah gidiyor. Yani o kurtulamıyor demek.
Burada tercüme de buna işaret edilmemiş. Biliyorsunuz Ramuz'ın bir sayfasında da tercümeleri var. Yani fetvayı alan kimse onu uygulayınca ne yapalım? O bana yanlış söyledi. Onu yaptım demekle kurtulmuyor. Burasını bastıra bastıra altını çize çize çok büyük harflerle adam boyu harflerle yazın karşınıza ki ‘olmadık insanlara fetva sormayın. Çünkü kurtulamazsınız.’ Millet kimden nasıl fetva alacağını biliyor. Gidiyor ona soruyor. Yok falanca hocaya sor diyorsun, o alimdir diyorsun. Yok diyor, o bu konuda fetva vermez diyor. Öyle ısmarlama fetva olmaz ki. Bu konuda dinin emri nedir diye sorarsın. Ona göre hareket edersin, ederse…
Birisi bana geldi hocam dedi. Şöyle bir müşkülüm var. Bana fetva verir misin? Ben dedim ki ben kendim kural olarak kendim fetva vermiyorum. Ama müftülük yapmış, fetva verme salahiyetini
kazanmış, zaten işi de müftünün fetva vermektir. İnandığım, Mısır'da tahsil görmüş, başka hocaları da evinde topluyor, onlara da da fıkıh kitaplarını okutuyor evinde. Büyük hoca. İnandığım bir hoca var. Seni ona götüreceğim. Meseleyi ona soracaksın. Ne derse yapacaksın. Yap derse yapacaksın. Yapma derse yapmayacaksın. Tamam mı dedim. Aldım bir hocayı götürdüm. Soru soran bir fabrikanın yöneticisi. Mühim bir soru soruyor. Bir şey de yaptık, cüret de yaptık. Hoca efendi Kur'an kursunda derse girmişken bir dakika dışarı çıkar mısın dedik. Dersten de çıkarttık ki çok yanlış oldu tabii. Ona da üzülürüm hep. Sordu meseleyi kardeşimiz. O da dedi ki tamam yapabilirsin dedi, ben de dedim ki yapabilirsin. Hadi git dedim. Ondan sonra gitti. Ama önceden dedim ki bak yapma derse yapmayacaksın. Yap derse yapacaksın. Fetvayı soran en sağlam yere soracak.
Bu işi bilen insana soracak. Yoksa kendisinin keyfine göre efendim ısmarlama fetva aramayacak. Salahiyetsiz insana soru sormayacak. Veyahut sorumsuzca sen bunu böyle yap, vebali benim günahı benim diyene aldanmayacak.
Çünkü kime fetva vermişse o fetvayı alıp da uygulayana da günahı gider. Vefayı veren de zaten melun oluyor. Fetvayı alana da günahı gider. Kurtulmaz.
İkisi de cezayı bulur. İkisi de cehenneme gider. Orada birbirleriyle takışırlar, çatışırlar. Sen bana fetva verdin de ben ondan yaptım. Peki size der ki ona aklını kullansaydın da yanlış fetvayı uygulamasaydın.
Dinini öğrenseydin de aslında günah olduğu halde günah olan şeyi sevap kastıyla yapmasaydın sen de der. Yani cahili Allah acaba bilmediği için affedecek mi?
Ceza verecek mi vermeyecek mi diye sorarsanız Peygamber Efendimiz hadisi şeriflerinde buyuruyor ki cahile iki misli ceza verecek. Bir yaptığı hatadan dolayı. İki niye doğrusunu öğrenmedi? Niye cahil kaldı? İlim öğrenmedi diye. O bakımdan.
Bir kimse cahilce bir fetva verirse ilimsiz, onu uygulayana da günahı gider. Günahı olur. Bir de şu var; Adamı günaha soktu ya gitti ona soru sordu. Ya şöyle yapacağım, yapayım mı, yapmayayım mı dedi. Adam da ilmi yok, fetvayı verdi. Kim sebep oldu? Bu soruyu soran sebep oldu. Gitti, sordu. Ya ona sorulmazdı ki, niye gittin ona sordun? Onu zorla günaha soktun. Günahı ona da gider.
Yani günaha soktuğu için. Cahil adama soru sordu, cahilce fetva verdirtti. Sebep oldu diye. Öyle de anlaşılabilir ki. O zaman gene benim dediğimin açıklamaya gelir. O manaya gelir.
Yani böyle bir fetvayı uygulayan da vebal altında kalır, günahı alır. Fetvayı veren de. Onun için fetva işi oyuncak değildir. Bana gelenlere diyorum ki bak falanca hocayı çok severim. Ve ilmine de çok itibar ederim. Kitaplar da yazmıştır, salahiyetlidir. Devlet de ona müftü unvanını vermiş. Tabii bu da kolay verilmiyor. Bunun birtakım diplomalarla şeylerle ilgili ilgili oluyor şeyi. Tabii hayatında da takvasıyla, ilmiyle, irfanıyla temayüz etmiş bir kimse oluyor. Git ona benden selam söyle, bu meseleyi sor. Ne derse yap diyorum.
Onun için cahile dini mesele sormayın. Böyle onu günaha sokup kendinizi de günaha girmeyin. Cahil cahilce bir fetva verirse onu da uygulayan günahtan kurtulamaz. Bunu da bilin ve bunun böyle başkalarına da söyleyin. Herkese fetva sorulmaz. Sonra günaha girersin. Ancak çok iyi, çok salahiyetli, çok büyük alimlere sorulur diye herkese de öğretin.
Hadisi şerifin öbür tarafını da tamamlayalım. Okuduğumuz ikinci hadisi şerifin.

“Ve men eşâra alâ ahîhi bi-emrin ya'lemü enne'r- rüşde fî ğayrihî fe-kad  hânehû”

Bir Müslüman kendisinin din kardeşine şöyle yap diye bir meseleyi söylerse ama onu söylerken de işin doğrusu o söylediği değil de aksi ama gene öyle söylüyor yani bile bile böyle olmadığını aksini şöyle yap diye işaret eder, teşvik eder, o yolu gösterirse ona hıyanet etmiş olur. Kendisine soru sorana hainlik yapmış olur. Hıyanet etmiş olur.
Ayıp. Hem doğrusunu biliyorsun. Doğrusunu söylemiyorsun. Yanlış yolu gösteriyorsun. Ankara'ya nereden gidilir? Adapazarı'nda soruyor. Adam tutuyor Eskişehir yolunu gösteriyorlar. Olur mu? Ankara'ya buradan gidilir diyecek. Bolu tarafını gösterecek mesela. Veyahut hani şehzadenin şiiri var. Ne kadar güzel. “Ey Hacı korkarım ki bu gidişle hiç haccı yapamayacaksın. Hacca varamayacaksın. Çünkü yönünü Türkistan'a dönmüşsün” diyor. İran Türkistan ile hac
arasında tabii hacca gidecek insan Türkistan'a doğru giderse o uzaklaşır Mekke'den Medine'den. Bu tarafa doğru gelecek yani Batı'ya doğru gelecek ki Irak'a gelsin oradan Mekke'ye gitsin.
Sen hiç hacı olamayacaksın korkarım. Çünkü yönünü ters tarafa dönmüşsün diyor. Türkistan İran'a göre hac istikametine aksi oluyor. Arka taraf oluyor. Hacca gidenin arkasında kalıyor. Evet onun için Aziz ve sevgili kardeşlerim, Hakk'ı biliyorsanız Hakk'ı söyleyin. Bu bir ahlaki vazifedir. Doğruyu söyler. Mahkemede de doğru söyler. Dışarıda da doğruyu söyler. Nerede olursa olsun benim kanaatim budur. Ve doğru kanaatini ahlaki bir şekilde dosdoğru söyleyenin de suçlu olmaması lazım. Şimdi nereden soruyorum bunu? Ben fakültede hocalık yaparken talebeler kalkar bir soru sorarlar. Fesuphanallah. Tamam. Ben bu sorunun cevabını versem belki kanunlara göre suçlu durumda olacağım. Ama çocuk da soruyor. Doğrusunu da biliyorum. O zaman ben Allah'a sığınıp doğrusunu söylerdim.

Neden?

Çünkü alemin asıl sorumluluğu Allah'adır. Eğer ondan dolayı kanun bir ceza yazacaksa yazar. Ne yapalım? Doğruyu söylüyor. Ama doğruyu söyleyeni bir kanunun cezalandırmaması lazım.
Duydum, Diyanet İşleri Başkanlığı'na üzüldüm, çok üzüldüm. Bilmiyorum şimdi belki öyle değildir belki uygulama. Arkadaşlarımız tahkik etsinler öyle mi değil mi diye. Mesela İslam'da miras taksimi Cumhuriyet kanunlarına göre şu andaki uygulanan kanunlara göre yapılan taksimden farklıdır. Kızın hissesiyle, oğlanın hissesi farklıdır. Oğlanın hissesi, kızın hissesinin iki mislidir. Çünkü o aile reisi olan falan. Yani hikmetleri şöyle veya böyle ama Kur'an-ı Kerim'de buyurmuş;

“Yûsikümü'l-lâhü fî evlâdiküm li'z-zekeri mislü hazzi'l ünseyeyn”

 

Şimdi bu bir ayettir. Bu ayeti söyledi diye medeni kanununa aykırı hareket etmiş mi oluyor? Yoksa sorunun doğru cevabı şudur dediği için gerçeği mi konuşmuş oluyor? Ben hatırlıyorum. Hüseyin Nail Kubalı bir cenaze münasebetiyle Kadıköy'deki Osman Ağa Camii'ne gelmiş. Hutbede de hoca efendi bir ayeti açıklamış. Hüseyin Nail Kubalı Anayasa Profesörü, biliyor. Hocanın söyledikleri hutbede söyledikleri kanunlara aykırı. Hoca üç sene ceza yedi. Ama ayeti okuyordu.
Yani İslam'a göre bu böyledir deyince suç olmaması lazım. Şimdi Diyanet'e soruyorlarmış benim duyduğum. Şöyle; benim bir kızım, bir oğlum var. Kocam öldü. Şimdi kocamın mirasını nasıl paylaşacağız?
Diyormuş ki cevapta Diyanet İşleri Başkanlığı yani bunun İslami cevabını vermiyormuş. Diyormuş ki medeni kanununa göre gidin taksimatınızı sorun filan gibi böyle cevap veriliyormuş. Halbuki
İslam'a göre taksimat böyle olurdu ama şimdi bu uygulanmıyor. Medeni kanunda ahkam başkadır. İlginize arz ederim bunları diye gerçeği söylemek lazım diye düşünüyorum. Söylenmeyince de,
bildiği bilgiyi söylememekte vebal altında bırakıyor insanı. Allah indinde sorumlu oluyor alim. Doğruyu söylemesi lazım. Adaletten ayrılmaması lazım. Kendisinin yakınlarının anasının, babasının aleyhine de olsa maddi menfaatinin aleyhine bile olsa. Allahu teala hazretleri bizi her zaman her yerde doğru hareket eden, rızasına uygun hareket eden kullarından eylesin. Dünya ve ahiretimizi hayırlı eylesin.İki cihanın saadetine cümlemizi nail eylesin. Cennetiyle, cemaliyle müşerref eylesin. Dertli kardeşlerimizin dertlerine deva ihsan eylesin. Yakınları vefat eden kardeşlerimize sabrı cemil, ecri cezil ihsan eylesin. Zelzeleler devam ediyor. İntibah üzere, tövbe üzere her an ölüme hazırlıklı olarak yaşayın. Allahuteala Hazretleri kahrına, gazabına uğratmasın. Belaya, musibete, hedef eylemesin.
Sıhhat ve afiyet ve saadet ve selamet üzere iki cihanda aziz ve bahtiyar eylesin.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA