21.08.1993 - B

21.08.1993 - B
Eûzübillâhimineşşeytânirracîm. Bismillâhirrahmânirrahîm
El-Hamdülillâhi rabbi'l-âlemîne hamden kesîran tayyiben mübâreken fîh. Kemâ yenbeğî li-celâli vechihî ve li-azîmi sultânih.
Ve's-salâtü ve's-selâmü alâ seyyidinâ ve senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l Mustafa. Ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebiahû bi ihsânin ilâ yevmi'l cezâ.
Emmâ ba'd:
Aziz, muhterem ve sevgili kardeşlerim!
Çok kıymetli bir âlimin; Ebû Abdirrahman es-Sülemî'nin -rahmetullâhi aleyh ve kaddesallâhu rûhahû- yazmış olduğu çok değerli, mümtaz bir kitap olan Tabakâtu's-sûfiyye’sini okuyoruz. Ebû Abdirrahman es-Sülemî tasavvuf büyüklerinin hayatlarını ve mübarek fikirlerini toplamış, böyle bir eser meydana getirmiş. Ve bu eseri çok kıymetli mısırlı bir profesör de çok güzel dipnotlar, ilaveler, açıklamalar yaparak neşre hazırlamış. Henüz Türk dilimize tercüme edilmemiş bir kaynak eser olduğu için tasavvuf konusunda en salahiyetli, en meşhur, en büyük, en kıymetli şahısların sözlerini ve fikirlerini buradan öğrenebiliriz diye bu kitabı okuyoruz.
16. paragraf
Ve bi-isnâdihî kâle Hâtemün. "Yine aynı râvilerden rivayet, isnad zinciri ile gelen habere göre Hâtem-i Esam şöyle buyurdu:"
Men fütiha aleyhi şey'ün mine'd-dünya, fe-lem yeteharra el-halâsa minhü ve lem ya'mel fî ihrâcihî, fe-kad azhara hubbe'd-dünyâ."
Hâtem-i Esam rahmetullâhi aleyh dedi ki:
"Kimin dünyalıktan üzerine bir imkân gelirse, bir kapı açılırsa, kendisine dünyalık bir şey; para, pul, mal, mülk, mevki, makam vesaire gelirse." Fe-lem yeteharra el-halâsa minhü. "Ondan kurtulmak için çare araştırmazsa."
"Eyvah, üstüme dünyalık geliyor, para geliyor, mevki geliyor, makam geliyor, şundan nasıl kurtulayım, bunu başımdan nasıl def edeyim?" diye düşünmezse...
Ve lem ya'mel fî ihrâcihî fe-kad azhara hubbe'd-dünyâ. "Bunu def etmek için bir gayret göstermezse..." Fe-kad azhara hubbe'd-dünyâ. "O, dünya sevgisine müptela bir insan olduğunu göstermiş olur."
Derviş dünyayı sevmeyecek, âhireti sevecek. "Âhiret ehli derviş, ama dünyalıktan bir şey geldiği zaman ondan kurtulmaya çalışmıyorsa, kaçacak delik aramıyorsa veya elinden bir an evvel çıkarmaya çalışmıyorsa demek ki dünya ehli imiş. Demek ki içinde dünya sevgisi varmış." demek istiyor.
Tabi biliyorsunuz, Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem ve sahâbe-i kiram eline geçen dünyalığı, gündüz geçmişse akşama bırakmazlardı; akşam geçmişse sabaha çıkarmazlardı. Dağıtırlar, sadaka verirler, olur biterdi.
Hz. Âişe-i Sıddîka validemiz oruçluymuş. Hizmetçisiyle beraber büyük bir imkân gelmiş. Hizmetçisini göndermiş, o imkânı dağıtmış. Akşama yiyecek bir şey gelmiş, hepsini dağıtmış. Akşam orucu açacaklar, bir şey yok. Hizmetçi dayanamamış, demiş ki;
"Ey mü'minlerin annesi! -Peygamber Efendimiz'in hanımları mü'minlerin anneleri oluyor ya- ne olurdu o dağıttıklarından bir parçayı da eve bıraksaydın da biz iftar etseydik. Bak oruç tuttuk, iftar edeceğiz, evde bir şey yok."
"Önceden söyleseydin onu da yapardım." demiş.
Elinde tutmuyor. Onun açlığa dayanamadığını görünce;
"Önceden söyleseydin onu da yapardım, hatırlatmadın, ben de hepsini dağıttım." demiş.
Elde tutmuyorlar. Tabi onların halleri gerçek İslâm. Bizim halimiz de hakikaten taklit. İşin doğrusu bu, onların İslâm'ı anlayışı, yaşaması, Allah'a bağlanması, Kur'ân-ı Kerîm'in, hadîs-i şerîflerin ışığında davranışlarını tanzim etmesi... İşte böyle anlayın, farkı görün. Biz nasılız, onlar nasıl, görün; ondan sonra siz bilirsiniz.
Semi'tü Ebâ Aliyyin, Sa'îde'bne Ahmede, el-Belhıyye, yekûlü: Semi'tü Ebî yekûlü: Semi'tü Muhammede'bni Abdin, yekûlü: semi'tü hâlî Muhammede'bne'l-leys, yekûlü: Semi'tü Hâmideni'l-Leffâf, yekûlü: Semi'tü Hâtemeni'l-Esamme, yekûlü:
Yine aynı rivayet zinciri ama bu sefer isimleri saydı.
Ve bihî kâle deseydi deminki rivayetin aynısı olacaktı. Zaten araya başka bir rivayet girmedi; deminki isimleri hatırınızda tuttuysanız rivayet zincirini saydı.
Hâtem-i Esam şöyle buyurdu;
Mâ min sabâhin illâ ve'ş-şeytânü yekûlü lî: Mâ te'kül? Ve mâ telbes? Ve eyne teskün? Fe-ekûlü: Âkülü'l-mevte ve elbesü'l-kefene ve eskünü'l-kabre.
Hâtem-i Esam diyor ki;
"Hiçbir sabah yoktur ki şeytan bana şöyle demesin. Şeytanın bana böyle demediği hiçbir sabah yoktur."
Her sabah şeytan bana böyle der.
Ne diyormuş şeytan?
Mâ te'kül? "Bugün ne yiyeceksin?" Ve mâ telbes? "Ne giyineceksin?" Ve eyne teskün? "Nereye başını sokup oturacaksın?"
Demek ki mübareklerin ne yiyecekleri var, ne giyecekleri var, ne meskenleri var. Şeytan sabahleyin kışkırtıyor:
"Bugün ne yiyeceksin?"
Bir şey yok. Cepte yok; cep delik, cepken delik. Ev yok, bark yok. Fukara ama eline mal geçmediği için fukara değil; geçeni dağıttığı için, tutmadığı için fukara!
Şeytan her sabah diyor ki;
"Bugün ne yiyeceksin bakalım? Bugün ne giyineceksin bakalım? Bugün nerede barınacaksın?"
Ya işte bir barınağın yok!
"Şeytan her sabah bana böyle söyler." diyor.
Ben de ona cevap olarak şöyle derim:
Âkülü'l-mevt. "Ecel şerbetini yiyip içeceğim, ölümü yiyeceğim." Ve elbesü'l-kefen. "Kefen bürüneceğim." Ve eskünü'l kabr. "Kabri mesken edineceğim, kabirde oturacağım."
Şeytana zıt olarak karşılık veriyor:
"Sen beni kışkırtmaya çalışıyorsun, ben öyle kışkırtılacak adam değilim!"
Şeytanın o sözlerine karşı;
"Ölümü yiyeceğim, kefene sarılacağım, kabirde barınacağım!" diyor.
"Eyvah, ne yiyeyim?" diye biraz araştırayım demiyor.
"Eyvah, ne bürüneyim?" diye araştırmaya kalkmıyor.
"Eyvah, başımı sokacak nereyi bulayım?" demiyor.
Geçen hafta bir gün takvim yaprağını kopardım, "Arkasına bakayım." dedim. Çok güzel şeyler çıkıyor:
Mübareklerden bir tanesi, dervişleriyle üç gündür aç. Üçüncü gün dervişin biri karpuz kabuğuna elini uzatmış, şeyhi azarlamış:
"Madem sen böyle üç günlük açlığa bile dayanamıyorsun, çarşıya pazara git ticaret yap, dervişlikte senin ne işin var, yallah!" demiş.
Tekkede senin yerin yok!
Biz üç gün değil, üç saat duramıyoruz. Sabah yedik, öğlen yedik, ikindi yedik. Akşam yemeyince açlıktan öleceğimizi sanıyoruz. Hani nerede kebapçı, nerede baklavacı, börekçi? Gözümüz etrafta onu arıyor. Adam üç günden sonra karpuz kabuğuna elini uzatınca şeyhi azarlamış. "Def ol!" demiş, "Senin gibi derviş mi olur, bari sen çarşıya pazara git, alışveriş yap. Dervişlik yapabilecek kabiliyetin yok, dayanıklılığın yok!" demiş.
Böyle adamlarmış. Allah şefaatlerine erdirsin. Şeytana karşı cevabı öyle:
"Sen beni kandıramazsın."
Verdiği cevaplara bak!
Ve bi-isnâdihî kâle racülün li-Hâtemin. "Aynı rivayetten, aynı şahıslardan nakledildiğine göre bir kişi Hâtem-i Esam hazretlerine şöyle dedi:"
Mâ teştehî? Kâle: eştehî âfiyete yevmî ile'l-leyl! Fe-kıyle lehû: E leyseti'l-eyyâmü küllihâ âfiyeten? Fe-kâle: İnne âfiyete yevmî ellâ a'sa'llâhe fîhi.
Bir adam, Hâtem-i Esam hazretlerine sormuş;
"Canın ne çekiyor, ne istiyor?"
Ismarlayacak galiba, Hâtem-i Esam'a; "Canın ne istiyor?" diye sormuş.
Cevaben demiş ki;
"Bugünümün geceye kadar afiyet üzere geçmesini istiyorum."
"Karpuz kavun istiyorum, baklava istiyorum, börek çörek istiyorum, meşrubat istiyorum." demiyor.
"Bu gündüzümün geceye kadar afiyet üzere geçmesini istiyorum." diyor.
Fe kıyle lehû. "Onun üzerine kendisine deniliyor ki."
E leyseti'l-eyyâmü küllihâ âfiyeten? "Bütün günler afiyet üzere değil misin? Hasta mısın, afiyet üzere değil misin?" Fe-kâle inne âfiyete yevmî ellâ a'sa'llâhe fîhi. "Benim gündüzümün afiyeti, günümün afiyeti." Ellâ a'sa'llâhe fîhi. "O gün Allah'a asi olmamamdır."
"Karnım tok, sırtım pek, hastalıksız, dertsiz, gamsız olmam değildir. Afiyet, Allah'a asi olmamamdır."
(Ellâ diye orada lâ'nın üzerine şeddeyi koyacaksınız. En ve lâ'nın birleşmesi.)
"Benim, günümün afiyetinden kastettiğim mâna, o günümde Allah'a hiç asi olmamamdır."
Demek ki Allah'a asi oldum mu o gün fena geçti, mahvoldu. Allah'a asi olmuşsa o gün hastalıklar içinde inlemiş gibi veya belalar başına yağmış gibi üzülecek. Allah'a asi olmamışsa, "Çok şükür yâ Rabbi! Bu günüm akşam oldu, hiç sana isyan edecek bir şey yapmadım." diyebiliyorsa onu afiyet sayıyor.
Bunlar kahraman adamlar, bu sözler sadece dillerinde değil, bunları yapabilen insanlar.
Ve bihî kâle Hâtemün. "Yine aynı rivayet zinciri ile Hâtem-i Esam şöyle buyurdu:"
Erba'atün yendemûne alâ erba'atin: el-Mukassıru, izâ fâtehü'l-amel ve'l-munkatıu an asdıkâihî, izâ nâbethü nâibetün ve'l-mümekkinü minhü adüvvühû bi-sûi re'yihî ve'l-cerîu ale'z-zünûbi.
19. paragrafı okuyoruz, 96. sayfanın sonudur.
Hâtem-i Esam dedi ki;
"Dört kişi, dört şeye pişman olacak."
Bir;
el-Mukassıru izâ fâtehü'l-amel. "Âmâl-i sâlihayı, ibadeti, taati yapamayan kişi, o ibadet ve taati yapmanın fırsatı kaçtığı zaman pişman olacaktır."
Mesela bayram namazına kalkamadı, kılmadı, vakti geçti.
Ne olacak?
Nâdim olacak, pişman olacak.
Veya cuma namazı kılamadı, yetişemedi, gelmedi, işinden çıkmadı.
Pişman olacak.
Veyahut ömründe ibadet etmedi, ölüm geldi.
Pişman olacak.
İbadeti yapmanın zamanı geçince pişman olacak.
İkincisi;
Ve'l-munkatıu an asdıkâihî izâ nâbethü nâibetün. "Arkadaşlarından alakayı kesmiş, tek başına yaşayan, arkadaşlarla dostluk ve ülfetini kesen, koparan kişi de pişman olacak."
Çünkü ne zaman başına bir musibet ve bela gelse, yardım edecek kimsesi olmayacak. Arkadaşlarından kendisi ayrıldı; o da pişman olacak.
Ve'l-mümekkinü minhü adüvvühû bi-sûi re'yihî. "Düşmanı kendisine galebe çalmış kimse pişman olacak."
Bi-sûi re'yihî. "Kötü düşüncesi, kötü tercihi, kötü tedbiri veya yanlış hareketi dolayısıyla" düşmanı kendisine galebe çalmış kimse de pişman olacak.
"Hay Allah, düşmanın bu kadar zorlu olduğunu, bu kadar kuvvetli silahlara sahip olduğunu hiç tahmin etmedik, hiç de hazırlanmadık. Tabi sonra pişman olacak. Azerbaycan'ın durumu gibi, Bosna Hersek'in durumu gibi.
Silahları bize vermeye kalktılar. Bosna Hersek Cumhuriyeti ilan edildi.
"Elimizdeki silahları ne yapalım? Türkiye'ye, Türk kardeşlerimize gönderelim." demişler.
Sanmışlar ki Yugoslavya'da, o çizilen hudutlarda huzur içinde yaşayacaklar; hiç tahmin etmediler. Kötü kanaatler, kötü bir yönetim, tedbirleri zamanında alamamak yüzünden düşman galebe çaldı. Tabi pişman oldular. Bu kimse de pişman olur.
Azerbaycan'da da böyle birbirlerine düştüler. Düşmanı küçümsediler. "'Biz Ermeniler'i küçümsedik. Sayıları azdır, nasıl olsa tepeleriz.' dedik." diyor, haberlerde.
Tabi Ermeniler de tedbirlerini aldılar. Amerika'dan Rusya'dan modern silahları aldılar; Azerîlerin yanına yanaşmadan, uzaktan bombalayarak yendiler. Kötü kanaatler, kötü tedbirler veya tedbirleri iyi alamama dolayısıyla düşman onlara galebe çaldı. Şu anda herkes çok pişman…
Belki Türkiye de pişman; neden Azerbaycan istiklalini ilan edince, onunla saldırmazlık anlaşması yapmadı? Suriye ile Rusya "Birisi bize saldırırsa ben de senin yanında olacağım." diye anlaşma yaptı. Bu, "Türkiye Suriye'ye saldırmasın." diye Suriye'nin tedbiri.
Yunanistan ortak pazara girdi, neden?
"Türkiye Yunanistan'a saldırırsa ortak pazarda beraber olsun da korunsun." diye.
Biz niye aynı tedbirleri almıyoruz?
Niye müslümanlar birisi, bizden birisine saldırırsa hepimiz savaşırız, demiyor?
Niye Azerîlerle böyle bir anlaşma yapmadık?
"Bir Azerî şefi bir yerde bir hücuma uğrasa biz onun müttefikiyiz, saldıranla beraber mücadele ederiz. Saldırı bize de yapılmış sayılır." deseydik karşı taraf onun hesabını yapacaktır.
Müslümanlar bu ittifakları yapmıyor, ondan sonra tek tek keklik gibi avlanıyorlar, kuzu gibi boğazlanıyorlar. Hani müslümanlar aslandı, kaplandı! Tedbir yok; tedbirler kötü, tedbirler yanlış.
Ve'l-cerîü ale'z-zünûbi. "-Pişman olacak dördüncü kimse- günaha cüret etmiş olan insandır."
O da pişman olacak; günahı işleyen kimse de pişman olacak.
"Dört kimse dört şeye pişman olacak. İbadetini, taatini yapmayan; o ibadetin, taatin imkânı geçtiği zaman pişman olacak. Arkadaşlarından kopup ayrılan, başına bir bela geldiği zaman yardımcısız olduğu için pişman olacak. Düşman kendisini bastırmış, galebe çalmış kimse, tedbirinin iyi olmamasından dolayı pişman olacak. Günaha teşebbüs eden kimse de günahının belası, cezası başına yağdığı zaman pişman olacak; ama iş işten geçmiş olacak."
20. paragraf
Ve bihî kâle Hâtemün. "Aynı rivayet zinciri ile Hâtem-i Esam'ın şöyle dediği naklediliyor:"
el-Abâü alemün min a'lâmi'z-zühdi; fe-lâ yenbeğî li-sâhibi'l-abâi en yelbese abâen bi-selâseti derâhime ve nısfin ve fî kalbihî şehvetün bi-hamseti derâhim. E mâ yestahî mina'llâhi en tücâvize şehvetü kalbihî abâehû?
el-Abâü alemün. "Aba giymek; kaba saba, basit, ucuz giyim giyinmek alamettir, işarettir." Min a'lâmü'z-zühd. "Dervişlik, zahidlik alametidir. Fe-la yenbeğî li-sâhibi'l-abâi. "Aba giyinmiş, dervişlik hırkası giyinmiş bir kimseye yakışmaz." En yelbese abâen bi-selâseti derâhime ve nısfın. "Üç buçuk dirheme aba giyip de..." Ve fî kalbihî şehvetün bi-hamseti derâhim. "Kalbinde beş dirhemlik şehvet olması yakışık almaz!"
"Sırtında üç buçuk dirhemlik aba varken, kalbinin beş dirhemlik bir arzu peşinde olması dervişe yakışmaz."
E mâ yestahî mina'llâhi. "Ey böyle yapan kişi! Allah'tan utanmaz mısın ki kalbinin şehveti abanın fiyatını geçiyor!
Bundan utanmaz mısın?
Biraz genişleterek anlatmaya çalışalım:
Demek ki dervişler dış görünüşe önem vermiyorlar, basit giyiniyorlar, ucuz giyiniyorlar. Bu, dünyaya metelik vermediklerinin alameti oluyor.
"Beğenen beğensin, beğenmeyen beğenmesin. Allah beğensin, önemi yok!" diyorlar.
Şatafata, süse, saltanata düşkün değiller; güzel. Ama içinde arzular varsa…
"Paraya pula karşı bu sırtındaki abayla tezat oluyor, utanmıyor musun? Bu üç buçuk dirhemlik abayı sırtına giyip de kalbinde beş dirhemlik arzu varsa olmaz!" diyor.
"Hakiki dervişsen içinde böyle arzular olmasın, dünyanın her şeyine karşı zahidâne, dervişâne bir tavır takın." demek istiyor.
Ve bihî kâle Hâtemün. "Aynı rivayet zinciri ile Hâtem-i Esam'ın şöyle dediği de rivayet edilmiş:"
İlzem hıdmete mevlâke te'tike'd-dünyâ râğımete ve'l-cennetü âşıkaten.
İlzem. "Yapış." Hıdmete Mevlâke. "Mevlâ'nın hizmetine, Rabbi'nin hizmetine sımsıkı yapış." Te'tike'd-dünyâ râğımete. "Dünya, burnu sürte sürte sana gelir." Ve'l-cennetü âşıkaten. "Cennet de sana âşık olarak gelir."
Ne demek istedi?
"Sen Rabbi'ne güzel kulluk yapmaya bak. Dünyalık da gelir, cenneti de kazanırsın." demek.
Dünyalık için ibadet edilmez, zaten dünya menfaati için ibadet yapmak sahtekârlıktır. Cennet için yapmak da dervişliğe tam uygun olmuyor.
"Sen Allah'a ibadetini güzel yap, dünyalıktan nasibin de gelir, cennet de sana gelir."
Dünya burnu sürte sürte gelir. Keçiyi çekersin inat eder, gelmek istemez ama çekersin, burnu sürte sürte gelir ya. Tırnaklarını açar, ayaklarını dayar ama sürükleye sürükleye götürürler, yine gelir. Sen Allah'a güzel kulluk edersen dünya sana öyle gelir. Keçi gibi inat etse bile gelmek istemese bile Allah sana onu gönderir ve dünya burnu sürte sürte, istemeye istemeye gelir. Ama cennet de sana âşık olarak gelir.
"Gel, ben sana âşık olmuşum, sen madem Rabbi'ne güzel kulluk eden bir kulsun." diye cennet seni talep eder, ister ve sana âşık olur.
Bu çok güzel bir sözdür.
Demek ki hepimizin asıl gayesi ne olacak?
Rabbimize güzel kulluk yapmaya çalışmak olacak.
Ve bihî kâle Hâtemün:
Te'ahhad nefseke fî selâseti mevâdı'ı: İzâ amilet, fe'zkür nazara'llâhi ileyke ve izâ tekellemte fe'zkür sem'allâhi ileyke ve izâ sekente fe'zkür ilma'llâhi fîke.
"Üç yerde nefsine dikkat et, nefsini kontrol altında tut." İzâ amilte. "Bir amel işlediğin, bir iş yaptığın zaman kendine dikkat et!"
Ne yapacak?
Fe'zkür nazara'llâhi ileyke. "Allah'ın seni gördüğünü hatırla."
Bir iş yapıyorsun. Ne iş yapıyorsan yap; çalışma işi mi, ibadet mi, başka bir meşguliyet mi hangi meşguliyette isen Allah'ın seni gördüğünü unutma. Yalnız yerde bile olsan Allah seni görüyor. Allah'ın seni gördüğünü, sana baktığını unutma, bir.
Ve izâ tekellemte fe'zkür sem'allâhi ileyke. "Konuştuğun zaman da yine nefsine sahip ol."
Nefsine nasıl hâkim olacak?
Fe'zkür sem'allâhi ileyke. "Allah'ın senin sözlerini duyduğunu hatırla."
Konuşuyorsun ya; yalan mı konuşuyorsun, palavra mı konuşuyorsun, avcı palavrası mı, ilaveli mi, dolambaçlı mı, uydurma mı, bilmem ne mi ona dikkat et! Allah seni duyuyor!
Birisi bizi rüyada görmüş. Bir de bizim bir hasmımız var. Sözlerinden dolayı onunla husûmetimiz oldu. Onu fötr şapkayı almış, camiden çıkmış, arabaya binip giderken görmüş. Tabi fötr şapkayı giymek menfî bir şey, camiden çıkmak menfî bir şey. Bu rüyayı birisine anlatmış. Fakat o şahıs rüyayı bizi kötülemek için tersine anlatmış. Yani sanki camiden biz çıkmışız, sanki o durumu biz yapmışız gibi. Rüyayı değiştiriyor.
Allah yaptığını görmüyor mu, duymuyor mu?
Bir gün bu yalanların ortaya çıkmayacak mı, bir gün bunun hesabı olmayacak mı?
Üçüncüsü;
Ve izâ sekente fe'zkür ilma'llâhi fîke. "Bir yerde otururken de Allah'ın seni bildiğini unutma."
Demek ki "Üç noktada kendine hâkim ol, nefsini kontrol et." Diyor:
"Bir iş yaparken, Allah'ın seni gördüğünü unutma! Bir söz söylerken, Allah'ın seni duyduğunu unutma. Bir yerde dururken Allah'ın senin nerede durduğunu, niçin durduğunu bildiğini unutma!"
Ve bihî kâle Hâtemün. "Yine aynı râviler söylemişler ki, Hâtem-i Esam şöyle buyurmuş:"
el-Kulûbü hamsetün: Kalbün meyyitün ve kalbün merîdun ve kalbün gâfilün ve kalbün mütenebbihün ve kalbün sahîhun sâlimün.
Hâtem-i Esam hazretleri;
"Kalpler beş çeşittir." buyurmuş.
Kalpten maksat neydi?
Gönül.
Bu tık tık atanın adı ne?
Yürek.
Gönül yani kalp iki mânaya geliyor. Bir, "yürek" mânasına gelir; iki, "gönül" mânasına gelir.
"Kalpler beş çeşittir." diyor.
Neyi kastediyor?
Gönüller.
İki çeşit gönül vardır.
Âyetlerdeki ve hadislerdeki kalp sözleri, umumiyetle "gönül" mânasınadır. Umumiyetle, yüzde seksen, doksan...
Mesela lehüm kulûbün lâ yefkahûne bihâ.
Allahu Teâlâ hazretleri, kâfirlerin kalpleri için ne diyor?
Lehüm kulübün. "Onların kalpleri var." Lâ yefkahûne bihâ. "Onunla akletmiyorlar."
Anlaşılıyor ki "kalp" dediği şey, "akletme vasıtası" yani "gönül."
el-Kulûbü hamsetün. "Gönüller, beş çeşittir."
Bir:
Kalbün meyyitün. "Ölü kalp, ölü gönül."
Kimin gönlü?
Kâfirin gönlü.
Ölü. Âyet okusan anlamaz, kıpırdamaz; hadis okusan anlamaz, kıpırdamaz. Dürtsen ölü.
İkincisi:
Ve kalbün merîdun. "Hasta kalp."
Bu kimin kalbi?
Münafığın ve günahkârın kalbi.
Neden?
İmanı var, kalbi ölü değil; ama sakatlıklar, eksiklikler, kusurlar, yanlışlıklar var.
Üçüncüsü:
Ve kalbün gâfilün. "Gafil kalp."
Mârifetullahtan mahrum, olanların mahiyetini anlamaktan gafil kalp.
Dördüncüsü:
Ve kalbün mütenebbihün. "Uyanık kalp."
İkazlardan alan, anlayan, ona göre mütenebbih olan kalp.
Beşincisi:
Ve kalbün sahîhun sâlimün. "Sıhhatli, selamette olan gönül."
Hiçbir kusuru yok, pırıl pırıl, dipdiri.
24. Paragraf
Ve kâle racülün li-Hâtem.
Burada artık râviyi söylemedi, râvisiz olarak geldi.
"Adamın birisi Hâtem-i Esam hazretlerine şöyle dedi:"
Iznî, ayn ve zı harfiyle…
"Iznî" fe-kâle: İn künte türîdü en ta'sıye Mevlâke fe-a'sıhî fî mevdı'ın lâ yerâke. "Adamın birisi Hatem-i Esam hazretlerine geldi, 'Bana nasihat et.' dedi. O da şöyle nasihat etti:" İn künte türîdü en ta'sıye Mevlâke. "Eğer Mevlâ'na asi olmayı istiyorsan bari seni görmediği bir yerde ona isyan et."
Mümkün mü?
Allah'ın görmediği bir yer var mı?
Her yerde hazır ve nazır, her şeyi görüyor.
"Allah'a isyan etme!" demek.
Edebî bir üslupla, "İsyan etmek istiyorsan isyan etme!" demek istiyor.
Hani çocuk ateşe yaklaşıyor, ona doğrudan doğruya diyebilirsin ki "Aman yaklaşma, yakar!" Veyahut da dersin ki "Hadi yaklaş, değdir elini bakayım, değdir de gör dünyanın kaç bucak olduğunu!" Yani, yine "Yapma!" demek.
25. ve sonuncu paragraf
Hâtem-i Esam maddesi bitiyor. Aynı rivayet zinciriyle Hâtem-i Esam buyurdu ki;
Men idde'â selâsen bi-gayri selâsin ve hüve kezzâbün, men idde'â hubba'llâhu min gayri verâin min harâmihî fe-hüve kezzâbün. Men idde'â hubbe'l-cenneti min gayri infâku mâlihî fe-hüve kezzâbün. Ve men idde'â hubbe'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem min gayri mahabbeti'l-fakri fe-hüve kezzâbün.
"Şu üç şey olmadan üç şeyi iddia eden kimse yalancıdır."
Neymiş onlar?
Bir:
Men idde'â hubba'llâh. "Allah'ı sevdiğini iddia ediyorsa." Min gayri verâin min harâmihî. "Allah'ın haram kıldığı şeylerden sakınma duygusu olmadan 'Allah'ı seviyorum.' diyorsa." Fe-hüve kezzâbün. "O yalancının tekidir, yalancılığı meslek haline getirmiş esaslı bir yalancıdır."
Neden?
"Allah'ı seviyorum." diyor; ama Allah'ın yasak kıldığı şeylerden kaçınmıyor, yalancı!
Ve men idde'â hubbe'l-cenneh. "Kim cenneti sevdiğini söylüyorsa..."
Şol cennetin ırmakları, akar Allah deyû deyû,
Çıkmış İslâm bülbülleri, öter Allah deyû deyû,
Kerpiçleri altın gümüş, aman yaradan ne güzel yaratmış,
Misk ü amberle donatmış, kokar Allah deyû deyû
Herkes cenneti seviyor; çocuklarımız da okuyor bu ilahileri.
"Kim malından infak etmeden cenneti sevdiğini söylüyorsa o da yalancının tekidir."
Cömert olacak. Cömert cennete yakındır, cimri cennetten uzaktır.
İnsanı cennete en çok yaklaştıran iş, cömertliktir.
Cömertlik, üç çeşittir.
Mal cömertliği; parası var, malı var, veriyor.
Kese kâğıdında meyve dolu; "Al kardeşim, al kardeşim" diye veriyor.
İkincisi, ten cömertliği, vücutça cömertlik.
Ten, Farsça "vücut" demek.
Ne yapıyor?
Kenarda durmuyor; müslümanların, alimlerin, büyüklerin, muhtaçların yardımına koşuyor. İsterse cebinde hiç parası olmasın, teni cömert, hizmete koşuyor.
Üçüncü cömertlik, can cömertliğidir.
Can, Farsça'da "ruh" demek.
Allah yoluna canını veriyor.
Demek ki "İnfak etmeyen, malından vermeyen, cömert olmayan yalancıdır."
Üçüncüsü men idde'â hubbe'n-nebiyyi sallallahu aleyhi ve sellem. "Peygamber'i sevdiğini iddia eden kimse."
Böyle iddia ediyor ama...
Min gayri mahabbeti'l-fakr. "Fakirliği sevmeden." Fe-hüve kezzâbün. "O da yalancının tekidir."
Fakirliği sevecek.
Allah-u Teâla Hazretleri cümlenizden razı olsun. Cümlenizi Peygamber Efendimiz'in sevgisine, şefaatine, iltifatına nail eylesin. Peygamber Efendimiz'in has ümmeti olmanızı nasip eylesin. Dünya ve ahiretin her türlü tehlikelerinden koruyup, dünya ve ahiretin her türlü hayırlarına erdirdiği kullarından eylesin. Firdevsi Âlâda Peygamber-i Zişan’ımıza cümlenizi komşu eylesin. Cennet nimetleriyle mütena'ım eylesin.
15.05.1993 -
Bayezid-i Bistami B
15.05.1993 -
Bayezid-i Bistami A
Diğer Kayıtlar
| Çal | Başlık | Tarih | Süre | Paylaş |
|---|---|---|---|---|
| 17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 12.10.202526 dk 42 sn | 12.10.2025 | 26 dk 42 sn | ||
| 11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A 10.01.202635 dk 47 sn | 10.01.2026 | 35 dk 47 sn | ||
| 21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 09.11.202522 dk 55 sn | 09.11.2025 | 22 dk 55 sn | ||
| 17.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 11.10.202527 dk 24 sn | 11.10.2025 | 27 dk 24 sn | ||
| 24.10.1992 - Seriyy es Sakati B 03.05.202623 dk 26 sn | 03.05.2026 | 23 dk 26 sn | ||
| 21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî B 25.01.202625 dk 38 sn | 25.01.2026 | 25 dk 38 sn | ||
| 21.02.1992 - Seriyy es-Sakatî A 24.01.202632 dk 19 sn | 24.01.2026 | 32 dk 19 sn | ||
| 26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 07.12.202518 dk 46 sn | 07.12.2025 | 18 dk 46 sn | ||
| 26.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 06.12.202538 dk 37 sn | 06.12.2025 | 38 dk 37 sn | ||
| 29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 31.08.202522 dk 6 sn | 31.08.2025 | 22 dk 6 sn | ||
| 19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 30.11.202524 dk 51 sn | 30.11.2025 | 24 dk 51 sn | ||
| 29.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 30.08.202537 dk 44 sn | 30.08.2025 | 37 dk 44 sn | ||
| 19.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 29.11.202530 dk 51 sn | 29.11.2025 | 30 dk 51 sn | ||
| 22.06.1996 - B 09.12.201941 dk 25 sn | 09.12.2019 | 41 dk 25 sn | ||
| 12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 23.11.202530 dk 52 sn | 23.11.2025 | 30 dk 52 sn | ||
| 22.06.1996 - A 09.12.201938 dk 29 sn | 09.12.2019 | 38 dk 29 sn | ||
| 12.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 22.11.202523 dk 18 sn | 22.11.2025 | 23 dk 18 sn | ||
| 15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 24.08.202529 dk 56 sn | 24.08.2025 | 29 dk 56 sn | ||
| 05.10.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 09.12.201924 dk 11 sn | 09.12.2019 | 24 dk 11 sn | ||
| 15.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 23.08.202527 dk 12 sn | 23.08.2025 | 27 dk 12 sn | ||
| 28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 16.11.202532 dk 42 sn | 16.11.2025 | 32 dk 42 sn | ||
| 08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi B 17.08.202524 dk 25 sn | 17.08.2025 | 24 dk 25 sn | ||
| 28.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 15.11.202526 dk 32 sn | 15.11.2025 | 26 dk 32 sn | ||
| 08.06.1996 - Cüneydi Bağdadi A 16.08.202536 dk 25 sn | 16.08.2025 | 36 dk 25 sn | ||
| 01.06.1996 - A 09.12.201939 dk 58 sn | 09.12.2019 | 39 dk 58 sn | ||
| 21.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 08.11.202526 dk 57 sn | 08.11.2025 | 26 dk 57 sn | ||
| 14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî B 02.11.202524 dk 22 sn | 02.11.2025 | 24 dk 22 sn | ||
| 10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri B 10.08.202532 dk 14 sn | 10.08.2025 | 32 dk 14 sn | ||
| 14.09.1996 - Ebû Osmân el-Hîrî A 01.11.202525 dk 5 sn | 01.11.2025 | 25 dk 5 sn | ||
| 10.05.1996 - Ebu Osman el Hiri A 09.08.202521 dk 51 sn | 09.08.2025 | 21 dk 51 sn | ||
| 16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi B 03.08.202529 dk 20 sn | 03.08.2025 | 29 dk 20 sn | ||
| 31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 26.10.202525 dk 58 sn | 26.10.2025 | 25 dk 58 sn | ||
| 16.12.1995 - Cüneyd-i Bagdadi A 02.08.202530 dk 18 sn | 02.08.2025 | 30 dk 18 sn | ||
| 31.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 25.10.202521 dk 35 sn | 25.10.2025 | 21 dk 35 sn | ||
| 24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 19.10.202522 dk 2 sn | 19.10.2025 | 22 dk 2 sn | ||
| 30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye B 20.07.202520 dk 28 sn | 20.07.2025 | 20 dk 28 sn | ||
| 30.09.1995 - Tasavvufta Emek ve Terbiye A 19.07.202545 dk 9 sn | 19.07.2025 | 45 dk 9 sn | ||
| 24.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 18.10.202523 dk 54 sn | 18.10.2025 | 23 dk 54 sn | ||
| 23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi B 13.07.202518 dk 3 sn | 13.07.2025 | 18 dk 3 sn | ||
| 10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 05.10.202538 dk 7 sn | 05.10.2025 | 38 dk 7 sn | ||
| 23.09.1995 - Cüneyd-i Bağdadi A 12.07.202529 dk 21 sn | 12.07.2025 | 29 dk 21 sn | ||
| 10.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 04.10.202535 dk 38 sn | 04.10.2025 | 35 dk 38 sn | ||
| 05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B 29.06.202526 dk 53 sn | 29.06.2025 | 26 dk 53 sn | ||
| 05.08.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A 28.06.202527 dk 5 sn | 28.06.2025 | 27 dk 5 sn | ||
| 03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî B 28.09.202532 dk 38 sn | 28.09.2025 | 32 dk 38 sn | ||
| 08.07.1995 - B 09.12.201921 dk 4 sn | 09.12.2019 | 21 dk 4 sn | ||
| 03.08.1996 - Ebû Hüseyin en-Nûrî A 27.09.202528 dk 56 sn | 27.09.2025 | 28 dk 56 sn | ||
| 21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B 11.10.202616 dk 57 sn | 11.10.2026 | 16 dk 57 sn | ||
| 08.07.1995 - A 09.12.201912 dk 10 sn | 09.12.2019 | 12 dk 10 sn | ||
| 20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 21.09.202533 dk 22 sn | 21.09.2025 | 33 dk 22 sn | ||
| 20.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 20.09.202537 dk 26 sn | 20.09.2025 | 37 dk 26 sn | ||
| 24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî B 22.06.202530 dk 56 sn | 22.06.2025 | 30 dk 56 sn | ||
| 13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 14.09.202524 dk 56 sn | 14.09.2025 | 24 dk 56 sn | ||
| 21.01.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A 10.10.202623 dk 51 sn | 10.10.2026 | 23 dk 51 sn | ||
| 24.06.1995 - Ebû Türab en-Nahşebî A 21.06.202534 dk | 21.06.2025 | 34 dk | ||
| 13.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 13.09.202537 dk | 13.09.2025 | 37 dk | ||
| 10.12.1994 - B 09.12.201927 dk 22 sn | 09.12.2019 | 27 dk 22 sn | ||
| 03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B 01.11.202631 dk 35 sn | 01.11.2026 | 31 dk 35 sn | ||
| 06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi B 07.09.202523 dk 17 sn | 07.09.2025 | 23 dk 17 sn | ||
| 10.12.1994 - A 09.12.201935 dk 30 sn | 09.12.2019 | 35 dk 30 sn | ||
| 03.06.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A 31.10.202630 dk 23 sn | 31.10.2026 | 30 dk 23 sn | ||
| 06.07.1996 - Cüneydi Bağdadi A 06.09.202532 dk 2 sn | 06.09.2025 | 32 dk 2 sn | ||
| 05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi B 04.10.202624 dk 54 sn | 04.10.2026 | 24 dk 54 sn | ||
| 27.05.1995 - B 09.12.201931 dk 18 sn | 09.12.2019 | 31 dk 18 sn | ||
| 05.11.1994 - Mansur b. Ammar Ebus Serîi A 03.10.202630 dk 24 sn | 03.10.2026 | 30 dk 24 sn | ||
| 27.05.1995 - A 09.12.201925 dk 34 sn | 09.12.2019 | 25 dk 34 sn | ||
| 22.10.1994 - A 09.12.201945 dk 29 sn | 09.12.2019 | 45 dk 29 sn | ||
| 25.06.1994 - A 09.12.201934 dk 29 sn | 09.12.2019 | 34 dk 29 sn | ||
| 15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki B 25.10.202627 dk 1 sn | 25.10.2026 | 27 dk 1 sn | ||
| 15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr B 27.09.202629 dk 47 sn | 27.09.2026 | 29 dk 47 sn | ||
| 11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 06.09.202619 dk 11 sn | 06.09.2026 | 19 dk 11 sn | ||
| 15.04.1995 - Abdullah b. Hubeykini’l Antaki A 24.10.202629 dk 58 sn | 24.10.2026 | 29 dk 58 sn | ||
| 15.10.1994 - Hamdûn el-Kassâr A 26.09.202632 dk 32 sn | 26.09.2026 | 32 dk 32 sn | ||
| 11.06.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 05.09.202632 dk 6 sn | 05.09.2026 | 32 dk 6 sn | ||
| 01.04.1995 - B 09.12.201934 dk 41 sn | 09.12.2019 | 34 dk 41 sn | ||
| 01.10.1994 - A 09.12.201918 dk 59 sn | 09.12.2019 | 18 dk 59 sn | ||
| 07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 30.08.202624 dk 25 sn | 30.08.2026 | 24 dk 25 sn | ||
| 01.04.1995 - A 09.12.201921 dk 36 sn | 09.12.2019 | 21 dk 36 sn | ||
| 10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr B 20.09.202628 dk 53 sn | 20.09.2026 | 28 dk 53 sn | ||
| 07.05.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 29.08.202622 dk 50 sn | 29.08.2026 | 22 dk 50 sn | ||
| 25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki B 18.10.202625 dk 57 sn | 18.10.2026 | 25 dk 57 sn | ||
| 10.09.1994 - Hamdûn el-Kassâr A 19.09.202635 dk | 19.09.2026 | 35 dk | ||
| 23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi B 23.08.202629 dk 30 sn | 23.08.2026 | 29 dk 30 sn | ||
| 25.03.1995 - Ahmed b. Asımini’l-Antaki A 17.10.202620 dk 48 sn | 17.10.2026 | 20 dk 48 sn | ||
| 09.07.1994 - B 09.12.201924 dk 20 sn | 09.12.2019 | 24 dk 20 sn | ||
| 23.04.1994 - Yahya b. Muaz er-Razi A 22.08.202624 dk 18 sn | 22.08.2026 | 24 dk 18 sn | ||
| 09.07.1994 - A 09.12.201920 dk 30 sn | 09.12.2019 | 20 dk 30 sn | ||
| 16.04.1994 - B 09.12.201916 dk 56 sn | 09.12.2019 | 16 dk 56 sn | ||
| 02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad B 13.09.202625 dk 52 sn | 13.09.2026 | 25 dk 52 sn | ||
| 02.07.1994 - Ebu Hafs el-Haddad A 12.09.202630 dk 42 sn | 12.09.2026 | 30 dk 42 sn | ||
| 16.04.1994 - A 09.12.201928 dk 36 sn | 09.12.2019 | 28 dk 36 sn | ||
| 19.03.1994 - B 09.12.201925 dk 28 sn | 09.12.2019 | 25 dk 28 sn | ||
| 19.03.1994 - A 09.12.201926 dk 9 sn | 09.12.2019 | 26 dk 9 sn | ||
| 11.12.1993 - B 09.12.201931 dk 53 sn | 09.12.2019 | 31 dk 53 sn | ||
| 31.07.1993 - B 09.12.201928 dk 40 sn | 09.12.2019 | 28 dk 40 sn | ||
| 11.12.1993 - A 09.12.201928 dk 53 sn | 09.12.2019 | 28 dk 53 sn | ||
| 31.07.1993 - A 09.12.201930 dk 28 sn | 09.12.2019 | 30 dk 28 sn | ||
| 04.12.1993 - B 09.12.201933 dk 7 sn | 09.12.2019 | 33 dk 7 sn | ||
| 24.07.1993 - B 27.07.202531 dk 55 sn | 27.07.2025 | 31 dk 55 sn | ||
| 04.12.1993 - A 09.12.201927 dk 55 sn | 09.12.2019 | 27 dk 55 sn | ||
| 24.07.1993 - A 06.07.202532 dk 35 sn | 06.07.2025 | 32 dk 35 sn | ||
| 27.11.1993 - B 09.12.201929 dk 21 sn | 09.12.2019 | 29 dk 21 sn | ||
| 17.07.1993 - B 16.08.202626 dk 57 sn | 16.08.2026 | 26 dk 57 sn | ||
| 27.11.1993 - A 09.12.201923 dk 50 sn | 09.12.2019 | 23 dk 50 sn | ||
| 17.07.1993 - A 15.08.202634 dk 4 sn | 15.08.2026 | 34 dk 4 sn | ||
| 20.11.1993 - B 09.12.201926 dk 59 sn | 09.12.2019 | 26 dk 59 sn | ||
| 10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 09.08.202631 dk 44 sn | 09.08.2026 | 31 dk 44 sn | ||
| 20.11.1993 - A 09.12.201928 dk 26 sn | 09.12.2019 | 28 dk 26 sn | ||
| 10.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 08.08.202629 dk 54 sn | 08.08.2026 | 29 dk 54 sn | ||
| 23.10.1993 - B 09.12.201924 dk 3 sn | 09.12.2019 | 24 dk 3 sn | ||
| 03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 02.08.202624 dk 58 sn | 02.08.2026 | 24 dk 58 sn | ||
| 23.10.1993 - A 09.12.201924 dk 9 sn | 09.12.2019 | 24 dk 9 sn | ||
| 03.07.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 01.08.202626 dk 47 sn | 01.08.2026 | 26 dk 47 sn | ||
| 07.10.1993 - B 09.12.201931 dk 12 sn | 09.12.2019 | 31 dk 12 sn | ||
| 26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani B 26.07.202620 dk 47 sn | 26.07.2026 | 20 dk 47 sn | ||
| 07.10.1993 - A 09.12.201928 dk 3 sn | 09.12.2019 | 28 dk 3 sn | ||
| 26.06.1993 - Ebu Süleyman ed-Darani A 25.07.202629 dk 48 sn | 25.07.2026 | 29 dk 48 sn | ||
| 12.06.1993 - Bayezid-i Bistami B 19.07.202619 dk 22 sn | 19.07.2026 | 19 dk 22 sn | ||
| 28.08.1993 - B 09.12.201921 dk 4 sn | 09.12.2019 | 21 dk 4 sn | ||
| 12.06.1993 - Bayezid-i Bistami A 18.07.202622 dk 26 sn | 18.07.2026 | 22 dk 26 sn | ||
| 28.08.1993 - A 09.12.201924 dk 5 sn | 09.12.2019 | 24 dk 5 sn | ||
| 15.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 12.07.202622 dk 47 sn | 12.07.2026 | 22 dk 47 sn | ||
| 15.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 11.07.202622 dk 43 sn | 11.07.2026 | 22 dk 43 sn | ||
| 21.08.1993 - A 09.12.201929 dk 59 sn | 09.12.2019 | 29 dk 59 sn | ||
| 08.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 05.07.202625 dk 5 sn | 05.07.2026 | 25 dk 5 sn | ||
| 07.08.1993 - B 09.12.201922 dk 10 sn | 09.12.2019 | 22 dk 10 sn | ||
| 08.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 04.07.202620 dk 36 sn | 04.07.2026 | 20 dk 36 sn | ||
| 07.08.1993 - A 09.12.201922 dk 3 sn | 09.12.2019 | 22 dk 3 sn | ||
| 01.05.1993 - Bayezid-i Bistami B 28.06.202632 dk 40 sn | 28.06.2026 | 32 dk 40 sn | ||
| 01.05.1993 - Bayezid-i Bistami A 27.06.202628 dk 42 sn | 27.06.2026 | 28 dk 42 sn | ||
| 10.04.1993 - Şakik-ı Belhi B 21.06.202619 dk 22 sn | 21.06.2026 | 19 dk 22 sn | ||
| 10.04.1993 - Şakik-ı Belhi A 20.06.202627 dk 34 sn | 20.06.2026 | 27 dk 34 sn | ||
| 27.03.1993 - Şakik-ı Belhi B 14.06.202626 dk 39 sn | 14.06.2026 | 26 dk 39 sn | ||
| 27.03.1993 - Şakik-ı Belhi A 13.06.202624 dk 24 sn | 13.06.2026 | 24 dk 24 sn | ||
| 23.01.1993 - Şakik-ı Belhi B 07.06.202627 dk 54 sn | 07.06.2026 | 27 dk 54 sn | ||
| 23.01.1993 - Şakik-ı Belhi A 06.06.202635 dk 37 sn | 06.06.2026 | 35 dk 37 sn | ||
| 09.01.1993 - Haris el-Muhasibi B 31.05.202625 dk 59 sn | 31.05.2026 | 25 dk 59 sn | ||
| 09.01.1993 - Haris el-Muhasibi A 30.05.202632 dk 58 sn | 30.05.2026 | 32 dk 58 sn | ||
| 24.12.1992 - Haris el-Muhasibi B 09.12.201922 dk 9 sn | 09.12.2019 | 22 dk 9 sn | ||
| 24.12.1992 - Haris el-Muhasibi A 09.12.201921 dk 39 sn | 09.12.2019 | 21 dk 39 sn | ||
| 05.12.1992 - Haris el-Muhasibi B 24.05.202623 dk 32 sn | 24.05.2026 | 23 dk 32 sn | ||
| 05.12.1992 - Haris el-Muhasibi A 23.05.202631 dk 18 sn | 23.05.2026 | 31 dk 18 sn | ||
| 28.11.1992 - Haris el-Muhasibi B 17.05.202623 dk 31 sn | 17.05.2026 | 23 dk 31 sn | ||
| 28.11.1992 - Haris el-Muhasibi A 16.05.202623 dk 50 sn | 16.05.2026 | 23 dk 50 sn | ||
| 21.11.1992 - Seriyy es Sakati B 10.05.202626 dk 10 sn | 10.05.2026 | 26 dk 10 sn | ||
| 21.11.1992 - Seriyy es Sakati A 09.05.202630 dk 54 sn | 09.05.2026 | 30 dk 54 sn | ||
| 01.08.1992 - Seriyy es Sakati B 12.04.202622 dk 20 sn | 12.04.2026 | 22 dk 20 sn | ||
| 01.08.1992 - Seriyy es Sakati A 11.04.202621 dk 32 sn | 11.04.2026 | 21 dk 32 sn | ||
| 25.07.1992 - Bişr-i Hâfî B 05.04.202628 dk 19 sn | 05.04.2026 | 28 dk 19 sn | ||
| 25.07.1992 - Bişr-i Hâfî A 04.04.202627 dk 21 sn | 04.04.2026 | 27 dk 21 sn | ||
| 04.07.1992 - Bişr-i Hâfî B 29.03.202631 dk 17 sn | 29.03.2026 | 31 dk 17 sn | ||
| 04.07.1992 - Bişr-i Hâfî A 28.03.202629 dk 10 sn | 28.03.2026 | 29 dk 10 sn | ||
| 09.05.1992 - İbrahim bin Edhem B 15.02.202631 dk 34 sn | 15.02.2026 | 31 dk 34 sn | ||
| 09.05.1992 - İbrahim bin Edhem A 14.02.202646 dk 33 sn | 14.02.2026 | 46 dk 33 sn | ||
| 02.05.1992 - İbrahim bin Edhem B 08.02.202628 dk 2 sn | 08.02.2026 | 28 dk 2 sn | ||
| 02.05.1992 - İbrahim bin Edhem A 07.02.202625 dk 59 sn | 07.02.2026 | 25 dk 59 sn | ||
| 18.04.1992 - İbrahim bin Edhem B 01.02.202632 dk 48 sn | 01.02.2026 | 32 dk 48 sn | ||
| 18.04.1992 - İbrahim bin Edhem A 31.01.202627 dk 36 sn | 31.01.2026 | 27 dk 36 sn | ||
| 18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B 18.01.202629 dk 4 sn | 18.01.2026 | 29 dk 4 sn | ||
| 18.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî A 17.01.202623 dk 59 sn | 17.01.2026 | 23 dk 59 sn | ||
| 11.01.1992 - Zünnûn-ı Mısrî B 11.01.202632 dk 31 sn | 11.01.2026 | 32 dk 31 sn | ||
| 24.10.1992 - Seriyy es Sakati A 02.05.202629 dk 41 sn | 02.05.2026 | 29 dk 41 sn | ||
| 17.10.1992 - Seriyy es Sakati B 26.04.202624 dk 46 sn | 26.04.2026 | 24 dk 46 sn | ||
| 17.10.1992 - Seriyy es Sakati A 25.04.202623 dk 12 sn | 25.04.2026 | 23 dk 12 sn | ||
| 10.10.1992 - Seriyy es Sakati B 19.04.202629 dk 14 sn | 19.04.2026 | 29 dk 14 sn | ||
| 10.10.1992 - Seriyy es Sakati A 18.04.202624 dk 15 sn | 18.04.2026 | 24 dk 15 sn | ||
| 28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî B 04.01.202643 dk 56 sn | 04.01.2026 | 43 dk 56 sn | ||
| 28.12.1991 - Zünnûn-ı Mısrî A 03.01.202633 dk 51 sn | 03.01.2026 | 33 dk 51 sn | ||
| 16.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 28.12.202532 dk 40 sn | 28.12.2025 | 32 dk 40 sn | ||
| 16.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 27.12.202528 dk 47 sn | 27.12.2025 | 28 dk 47 sn | ||
| 09.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 21.12.202527 dk 32 sn | 21.12.2025 | 27 dk 32 sn | ||
| 09.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 20.12.202529 dk 2 sn | 20.12.2025 | 29 dk 2 sn | ||
| 02.12.1991 - Fudayl Bin İyad B 14.12.202528 dk 15 sn | 14.12.2025 | 28 dk 15 sn | ||
| 02.12.1991 - Fudayl Bin İyad A 13.12.202541 dk 6 sn | 13.12.2025 | 41 dk 6 sn |
