İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

004.Euzü Besmele

004.Euzü Besmele
Tefsir Sohbetleri

004.Euzü Besmele

10.10.2024
28 dk 36 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Allah hepinizden razı olsun. Sevdiği razı olduğu işleri yapmayı, ömürlerinizi rızasına uygun geçirmeyi nasip eylesin. Tevfikini cümlenize refik eylesin; cümlemize yardım eylesin. 

Şimdiye kadarki tefsir sohbetlerimizde, en son besmeleyi anlatmıştık. 

Biliyorsunuz Kur'an-ı Kerim okunurken namazın birinci rekâtında da, namazın haricinde de Kur'an-ı Kerim'in kıraati başladığı zaman, tilâveti başladığı zaman sadece "Bismillâhir-rahmânir-rahîm." denilmiyor; "Eûzü billâhi mineş-şeytànir-racîm Bismillâhir-rahmânir-rahîm." deniliyor.

Allah-u Teàlâ Hazretleri İkra' sûresiyle:

İkra' bismi rabbikellezî halak "Yaratan Rabbinin adını anarak onunla okumaya başla!" dediğini anlatmıştım eski sohbetlerimizde. Demek ki Kur'an-ı Kerim'in ilk başlangıcında Cenâb-ı Hak Peygamber Efendimiz'e adıyla başlamayı tavsiye ediyor Bir başka ayet-i kerimede de:

Fe izâ kara'tel-kur'âne festeiz billâhi Kur'an-ı Kerim okuduğun zaman Allah'a sığın Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne istiàze eyle şeytandan Allah'a sığın!" deniliyor

Bu, şeytandan Allah'a sığınmak meselesi bütün alimlere göre sünnettir. Hatta bazı büyük alimler, bazı din büyükleri vacib demişlerdir. Namazın dışında, sadece Kur'an-ı Kerim okunurken eûzü besmele okunması da mendubdur.

Bu bakımdan bugünkü konuşmamda eûzü-besmeleyi de anlatarak eğer vakit olursa Fâtiha'nın açıklanmasına geçeceğim

Besmeleyi anlatmıştım ... Bu eûzü, Allah'a şeytandan sığınmak konusunda bazı ayet-i kerimeleri okumak istiyorum. Allah-u Teàlâ Hazretleri bir ayet-i kerimesinde buyuruyor ki:

Ve immâ yenzeğanneke mineş-şeytâni nezğun festaiz billâhi innehû semîul-alîm 

Yâni Allah'a, Semi' ve Alîm olan Allah'a şeytandan istiàze etmek, sığınmak emrediliyor. Bir ayet-i kerîme bu.

Diğer bir ayet-i kerimede: Ve kul rabbi eûzü bike min hemezâtiş-şeyâtîn Ve eûzü bike rabbi en yahdurûn "Ve de ki: Yâ Rabbi ben sana sığınıyorum, şeytanın saplamalarından, aldatmalarından, vesveselerinden ve onların başıma üşüşmelerinden sana sığınıyorum!"

Burada da gene sığınmak emredilmiş oluyor Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz'e...

Demek ki Kur'an-ı Kerim'in muhtelif ayet-i kerimelerinde, bu insanoğlunun azılı düşmanı olan şeytandan Allah'a sığınmak emrediliyor ve özellikle Kur'an-ı Kerim'in okunmasına girişilirken de Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne sığınmak emrediliyor.

Sonunca ayet-i kerimede kötülük yapanlara, düşmanlara iyilik yapılması emrediliyor. Demek ki onlara iyilik yapılırsa, hayır yapılırsa, kötülüğe iyilikle mukàbele edilirse, onun içindeki kızgınlıklar, düşmanlıklar değişebilir. Yâni düşmanlık devamlı değildir, dostluğa dönebilir. Kalbi yumuşayabilir, sevmeye başlayabilir. Onun için, kötülüğe iyilikle mukabele etmek, insanların insan olan düşmanlarına karşı Allah tarafından tavsiye ediliyor.

Demek ki biz, mümkün olduğu kadar ihsanda bulunarak, ikramda bulunarak, iyilikler yaparak o düşmanların gönüllerini hayra çevirmeye, sevgiye çevirmeye çalışacağız. Gönül kazanmaya çalışacağız. Bu, Allah'ın emri oluyor

Amma şeytana gelince, bu şeytandan Allah'a sığınılması emrediliyor ayet-i kerimede. Çünkü şeytan kendisine iyiliği, hayır yapmayı, ihsan ve ikram yapmayı anlamaz, kabul etmez ve ancak âdemoğlunun mahvolmasını, helâk olmasını ister ve düşmanlığı değişmeyecek bir düşmanlıktır.

Ezelde Allah-u Teàlâ Hazretleri onu yaratmış. Böyle bir imtihan müslümanların karşısında, mü'minlerin karşısında, hatta bütün insanların karşısında böyle bir tehlike var. Ve bunun tehlikeli olduğunu da Allah-u Teàlâ Hazretleri ayet-i kerimelerle bize öğrettiğine göre biliyoruz ki:

İnneş-şeytâne leküm aduvvün fettahizûhü adüvvâ. "Şeytan sizin düşmanınızdır, siz de onu düşman belleyin, düşman edinin!"

E fetettahizûnehû ve zürriyyetehû evliyâe min dûnî ve hüm leküm adüv. "Siz beni bırakıp, Rabbinizi, yaradanınızı, hâlıkınızı bırakıp, size açık düşman olduğu halde şeytanı ve onun zürriyyetini mi dost ediniyorsunuz? Hiç böyle şey olur mu?" diye şeytana dostluk olmayacağını bildirmiş oluyor.

Hazret-i Âdem Atamız'a da:

İnne hâzâ adüvvün leke ve lizevcike

"Ey Âdem, bak bu mahlûk senin için de, eşin Havva için de bir düşmandır. Bak, dikkat et! Gözünü aç, onun düşmanlığına karşı uyanık ol!" diye cennette bildirdiğini, ayet-i kerimelerden, Kur'an-ı Kerim'den öğrenmiş oluyoruz. O dünya hayatından önceki bir olay, ama Allah bildirdiği için öğrenmiş oluyoruz.

Demek ki değişmez bir düşman. Düşman olarak yaratılmış ve böyle iyilik yapmakla filân kalbi yumuşayıp da değişmesi bahis konusu olmayan bir varlık.

O zaman ne olacak? Bu böyle Âdem Atamız'ı kandırmış, cennetten çıkartmış. Yalan yere yemin etmiş.

Ondan sonra "Febiizzetike leuğviyennehüm ecmaîn." Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne: "Ben onların hepsini, Âdem'i ve Âdem'in evlâdlarını, senin izzetine and olsun ki saptıracağım, aldatacağım, kandıracağım!" diye karar vermiş, bu kararını beyan etmiş.

Allah da, "Eh yapabilirsen yap bakalım!" diye imtihan olarak ona da fırsat vermiş. O vesvese verecek. İnsanoğlu şeytanın düşmanlığını anlayacak ve şeytana kanmayacak. Yâni insanın görevi bu.

Âdem Atamız'ı kandırmış. Bu usta bir kandırıcı. Âdem Atamız'ı da nasıl kandırmış? Hel edüllüke alâ şeceretil-huldi ve mülkin lâ yeblâ "Meyvasını yediğin zaman ebediyyen cennette kalacağın ve artık elinden bir daha kaçmayacak bir güzel saltanata, devlete, nimete, saadete nâil olacağın bir şeyi sana öğreteyim mi? “Bak bu ağacın meyvasından ye!" diye şeytan,

Âdem Atamız'ı kandırmış. Şimdi bizi de kandırma durumu var.

Onun için Allah-u Teàlâ Hazretleri Kur'an-ı Kerim okurken ve daha başka işlerde, şeytandan kendisine sığınmamızı emrediyor. Yâni şeytana karşı bizim yapabileceğimiz şey ne? Birinci iş şeytanın şeytan olduğunu bilip Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin ayetlerinden ikàzını öğrenip... Şimdi ben de size nakletmiş oldum kırık dökük cümlelerimle... Ayeti kerimeleri ilerde tabii yeri gelince, daha geniş açıklarız. Hadis sohbetlerimizde de şeytanla ilgili geniş konuşmalarımız, anlattığımız güzel hadis-i şerifler olmuştu.

Biz de kanmayalım diye bir kere uyanık bulunacağız, dikkat edeceğiz. Şeytanı tanıyacağız, şeytanın varlığından haberdar olacağız. O bizi madem ezelde düşman edinmiş; biz de onun düşman olduğunu bilip onun düşmanlığına karşı müteyakkız olacağız.

Bu, dünya hayatı imtihan olduğu için, bir görev... Yâni Allah dileseydi şeytanın yaratmazdı. Dileseydi ona fırsat vermezdi. Ama insanoğlunu dünyaya imtihan için gönderdiği kesin olduğuna göre, bu imtihanın bir cilvesi, cilve-i Rabbânî, bir cilvesi. İnsanın karşısında böyle bir acayip, görünmez, kurnaz mahluk var. İnsanın içine giriyor, kalbine giriyor, damarlarında dolaşıyor, aklına vesvese veriyor... Fakat o kadar. İşte onun düşman olduğunu bileceğiz, şeytan insana nasıl vesvese verir bileceğiz; bir...

İkincisi Allah'a sığınacağız. Allah-u Teàlâ Hazretleri kendisine sığınmamızı, kendisine tevekkül etmemizi, dayanmamızı her yerde istiyor. Kur'an-ı Kerim'in pek çok ayet-i kerimesinde kendisine tevekkül etmeyi bize emrediyor. Şeytandan da Allah'a sığınmayı emrediyor.

Demek ki Kur'an-ı Kerim'in tefsirine girdiğimiz sırada, ilk başta Allah, "Allah'ın adıyla oku!" diye emrettiğinden, her işimize başlarken Allah'ın adını anacağız, Allah'tan yardım isteyeceğiz. O işi tamamlamasını niyaz edeceğiz Cenâb-ı Hak'tan... "Yâ Rabbi şu başladığım işte bana yardım eyle, itmâmını nasib eyle!" diyeceğiz. "Başarmam için bana gayret, kuvvet ver, yardım eyle!" diyeceğiz. Besmelenin bir mânâsı, yâni anlamı, mahiyeti bu.

Bunun yanısıra bir de, evet Allah'ın adıyla bir işe başlıyoruz, ondan yardım istiyoruz, Allah'ın rızasını düşünerek bu işe girişiyoruz, Râzı olduğu için bu işi yapıyoruz. Râzı olmadığı işi yapmayacağız. "Râzı olmasaydı bu işi yapmayacaktık. Allah bize yardım etsin!" diye de, "Onun adını anarak, ona dayanarak bu işe başlıyoruz." diyeceğiz. Bu bir vazife...

Kur'an-ı Kerim'in inmesine, vahyin inmesinin başlanmasında da Allah-u Teàlâ Hazretleri, ilk önce böyle, "Allah'ın adını okuyarak, anarak, Allah'ın adını yâd ederek kıraat eyle!" dediği için. Her şeyin başı Allah'ın adını anmak.

Bir de Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne sığınmak... O da, şeytan tesir edebilir, vesvese verebilir, kandırabilir, şeytanın düşmanlığını hatırlamak bakımından önemli bir şey oluyor. Kur'an-ı Kerim okunurken eûzü besmele çekilecek; "Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm. Bismillâhir-rahmânir-rahîm." denilecek.

Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz'den rivayet olunmuş bir hadis-i şerifi, bu konuyla ilgili olduğu için açıklıyorum:

Kâne izâ kàme minel-leyli Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz geceleyin uyanırdı, istefteha salâtehû bi’t-tekbiri ve’s-sena abdest alır, namaz kılardı, gece namazı kılardı."

Sevgili dinleyiciler! Geceleyin namaz kılmak çok önemli ve Peygamber Efendimiz'in ashâbına ilk sûrelerle tavsiye edilmiş bir şey. Geceleyin uykuyu böleceğiz, kalkacağız, abdest alacağız, namaz kılacağız. En evvel gelen emirlerden biri. "Yâ eyyühel-müzzemmil..." sûresi ilk inen sûrelerdendir. Oradan emredilmiş ve geceleyin sahâbe-i kiram kalkar, ibadet ederlerdi. Ve gece ibadeti insanı çok çabuk geliştirir. Mânevî bakımdan çok çabuk terakkî ettirir, yükseltir.

Peygamber Efendimiz kendisi geceleri, muntazaman kalkardı. (Ve minel-leyli fetehecced bihî nâfileten lek) [Gecenin bir kısmında uyanarak, sana mahsus bir nafile olmak üzere namaz kıl!] diye emrettiği için. "Namaza durmadan önce "Allahu ekber" diye namaza başlar, sonra derdi ki: Eûzübillâhis-semîil-alîmi mineş-şeytânir-racîm "Her şeyi çok iyi işiten, çok iyi bilen Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne sığınırım, racîm olan, recmedilmiş olan şeytandan. (Min hemzihi ve nefhıhi ve nefsihi) Onun böyle vesvese vermesinden, kalbe bazı fikirler ilkà etmesinden ve aldatmasından Allah'a sığınırım" derdi.

Yâni bu şekilde böyle, şeytandan Allah'a sığınarak demiş oluyoruz ki: "Yâ Rabbi, dinimin emirlerini yapmakta bu beni engellemesin, bana zarar vermesin! Dünyevî ve dînî her işimde karşıma engel olarak çıkmasın! Beni senin rızan yolundan saptırmasın! Emrettiğin işleri yapmaktan alıkoymasın! Yasak olan işleri de beni kandırıp yaptırmasın!" diye sığınmış oluyor

Şeytandan insanoğlunu ancak Allah korur. Biz onu görmediğimiz için, içimizde de dolaştığından başka türlü kurtulamayız. Onun için, istiàze ederek Allah'a ilticâ etmiş oluyoruz. Her türlü şerden ve her türlü şerliden Allah'a sığınmış oluyoruz.

İstiàze ederken "Estaîzü billâh" denilir veya "Eûzü billâh" denilir. Eûzü, el-iyâze mastarından; esteîzü de el-istiàze mastarından oluyor. Araplar el-iyâze --aynla, peltek ze ile-- şerrinden sığınmak için; el-iyâz da hayrı taleb için demişlerdir. Elûzü bihî, yâni ondan hayır taleb ediyorum; eûzü bihî, ona sığınıyorum mânâsına kullanılan iki kelime.

Şeytan kelimesine gelince; bu şeytan kelimesi şatana kökünden çıkmıştır. Arapçada şeytan kelimesi ordan türemiştir. O fısk-ı fücûrüyla her türlü hayırdan uzak olduğundan, şatana uzak olmak mânâsına geldiğinden öyle şeytan diye mübâlâğa sîgası, mübâlâğa görünüşü, şekliyle böyle bu kelime konulmuştur.

Lügat alimi, dil bilgini İmam Sibeveyh :(El-arabu tekûl) "Araplar, (Teşeytana fülânün.) 'Filânca şeytanlaştı.' derler." demiştir. Yâni fısk ü fücûruyla her türlü hayırdan uzaklaştı, şeytan gibi oldu, mânâsına deniliyor. Onun için bunun şatana kökünden geldiği de “teşeytana” denilmesinden anlaşılıyor. Başka ihtimalleri reddediyor. Bu bakımdan her şerli insana --cin olsun, insan olsun, hayvan olsun- şeytan denildiğini beyan ediyor.

Hatta Hazret-i Ömer böyle bir hayvana binmiş, o da böyle serkeşlik yapmış. Kırbaçla vurmuş, ondan sonra yine devam etmiş. Hayvandan inmiş, Hazreti Ömer : "Beni bir şeytanın üstüne bindirdiniz." demiş. Demek ki hayvan olsun, insan olsun, görünmeyen mahlûkatlar olan hakîkî şeytanlar olsun; hepsine bu şeytan kelimesi kulanılıyor.

Şeytan için başka isimler var. İblis var, Kur'an-ı Kerim'de geçen bir kelime. Şeytan da ayrı bir kelime, aynı mânâya kullanılıyor.

Racim kelimesine gelince; racîm de recmedilmiş, “mercûm” mânâsına. Yâni faîl veznindeki kelimeler, ism-i mef'ul mânâsına da gelir, ism-i fâil mânâsı da. Eğer fiil müteaddî ise iki mânâ da olabilir.

Burada racîm, yâni matrûd, recmedilmiş, taşlanmış, kovulmuş, hayırdan uzaklaştırılmış demek.

(Ve cealnâhâ rucûmel-lişeyâtîni) sûresinde, bu ayet i kerimeyi hatırlayacaksınız. Bu kayan yıldızların, şeytanlara bir recm olarak kaydığı beyan edilmiş oluyor.

(Ve hafiznâhâ min külli şeytânir-racîm) "Biz onu her racim, recmedilmiş şeytandan koruduk (İllâ menisterakas-sem'a) ancak kulak hırsızlığı yapanlar hariç. Böyle semâdaki haberleri anlamak için kulak kabartıp, onları anlamaya, dinlemeye çalışan, (feetbeahû şihâbün mübîn) aşikâr bir böyle bir yıldız kayması ona çarpar ve o dinlemeyi engeller." mânâsına. Allah-u Teàlâ Hazretleri'nin rahmetinden kovulmuş, recmedilmiş ve böyle tardedilmiş olduğundan şeytanın sıfatı racîmdir.

Başka sıfatları var tabii. Laîm deniliyor. Yâni Allah-u Teàlâ Hazretleri kendisine rahmetini vermeyeceğini beyan ettiği için, rahmetten uzak mânâsına, mel'un mânâsına laîm de deniliyor, racîm de deniliyor. Bu mahlûka karşı uyanık olacağız. Onun için bir işi yaparken, bu İkra' sûresinden anladığımıza göre "Bismillâhir-rahmânir-rahîm." diye Allah'ın adıyla başlayacağız. Bize emredildiğine göre, tavsiye edildiğine göre, "Eûzü billâhi mineş-şeytânir-racîm." diye Allah'tan yardım isteyeceğiz. O işin Allah'ın rızasına uygun olup olmadığını düşüneceğiz, uygunsa yapacağız. Uygun değilse, tabii ona hiç girişmemek gerekir.

Ama hayırlı veya benim dünyama faydalı olan bir şeyi de yaparken, elbette besmele ile başlayabilirim. Siz de başlayabilirsiniz. O zaman da şeytan yarı yolda araya girip, saplama yapıp kandırmasın, yanlış fikirler ile aklımı çelmesin veya gevşetmesin; fikrimi, kalbimi ters istikàmete döndürmesin diye bu da önemli oluyor. Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne sığınacağız.

"Eûzübillâhi mineş-şeytânir-racîm." diyerek de sığınılabilir. "Estaìzü billlâh; Allah'tan istiàze ediyorum, yâni sığınmamı taleb ediyorum." diye de olabilir.

(Festaiz billâhi mineş-şeytânir-racîm) "Allah'tan sığınma iste!" diye ayet-i kerime emredildiği için, bazı hadis-i şeriflerde o sîga kullanılmıştır.

Meselâ bir hadis-i şerifte Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem, buyuruyor ki... Sûre-i Haşr'ın sonundaki üç ayet-i kerimeyi biliyorsunuz, Huvallàhullezî... ayetleri. "Bu sûre-i Haşr'ın sonundaki ayetleri sabahleyin üç defa, 'Estaìzü billâhis-semîil-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Eûzübillâhis-semîil-alîmi mineş-şeytânir-racîm. Bismillâhir-rahmânir-rahîm ' der okursa, akşama kadar yetmişbin melek onun için dua eder. Kim akşamleyin aynı şekilde okursa, sabaha kadar yetmişbin melek ona dua eder, onun hayrını ister." diye bildiriliyor.

Evet, aziz ve sevgili kardeşlerim! Hem Kur'an-ı Kerim'in tefsiri için bunlar bahis konusudur. Kur'an-ı Kerim'i okumaya başlarken eûzü-besmele çekeceğiz.

Hem de herhangi bir işe girişirken eûzü-besmele çekeceğiz.

Biz de eûzü-besmeleyi çekiyoruz, anlamını da düşünüyoruz. Allah'tan yardım istiyoruz. Allah'tan yaptığımız hayırlı işi tamamlatmasını niyaz ediyoruz. Bir de bu esnâda şeytanın bizi çelmelememesini, engellememesini, hedefi saptırtmamasını da düşünüyoruz ve şeytandan, şeytanın vesvesesinden, hîlelerinden, oyunlarından, tuzaklarından Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne sığınıyoruz.

Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi korusun... Her türlü şer sahibinden, yâni insanların ve cinlerin şeytanlarından korusun... Ve bizi her türlü hayırları işlemeye muvaffak eylesin...

Bir duayı ben daima düşünürüm. Size de söylemek istiyorum bahsi kapatırken. Peygamber sallallahü aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir hadis-i şerifinde onun bir duası var, Allah-u Teàlâ Hazretleri'ne şöyle dua ediyor:

(Eûzü bi rıdàke min sahatike) veya (gadabike) "Yâ Rabbi ben senin gazabından, kızmandan senin hoşnutluğuna sığınırım. (ve biafvike min ukûbetike) İşlediğim bir hatalı işten dolayı senin beni cezalandırmandan affına sığınırım. (ve bike minke) Senden yine sana sığınırım. (üsnî aleyke) Sana senin güzel sıfatlarını düşünerek medh ü senâlarda bulunurum. (ve lâ eblüğu külle mâ fîke) Ama acizim; ne kadar söylesem senin bütün güzel sıfatlarını saymaya, seni hakkıyla senâ etmeye gücüm yetmez." diye buyuruyor.

Yâni Allah'tan gelecek cezalara karşı yine Allah'a sığınacağız. Allah'ın kızmasına karşı, Allah'ın lütfuna, ihsanına, rızasına sığınacağız. Ondan yine ona sığınacağız.

Bir de Allah'tan gayri, zaten ne gelirse gücün kuvvetin sahibi, asıl Allah-u Teàlâ Hazretleri'dir. İmtihan olarak mâdem şeytanı yaratmış, dünyayı süslemiş, cennete gidecek yolda bir sürü tuzaklar var. Bir sürü mâniler var... Ne yapacağız? Onlardan da, yâni mahlûkatın şerlilerinden, yaratıkların şerlilerinden de Allah u Teàlâ Hazretleri'ne dâimâ sığınacağız.

Allah-u Teàlâ Hazretleri bizi korusun, sevdiği kul eylesin... Her işimizi onu düşünerek ve onun rızasını kazanmak için yapalım. Ve bu arada da hem kendisinin kahrına, gazabına uğramaktan, hem de yarattığı şeytan gibi, cinlerin şeytanları veya insanların da şeytanlaşmış olanlarının gelip de aklımızı karıştırmasından Allah bizi korusun.

Saraybosna'dan geliyorum. Oraları gördüm. Savaş alanlarını gördüm. Böyle bombalarla yıkılmış, tahrib edilmiş binaların resimlerini çektik. Oradaki kardeşlerimizle tanıştık, görüştük. Mermi parçalarını önümüze dizip resim çektirdik. O düşmanların ne kadar zulümler yaptığını dinledik.

İmanın çok düşmanı var, müslümanların çok düşmanı var! İnsanların çok şeytanları var, yâni şeytanlaşmış olanları var. Maskelileri var. Güzel, böyle kuzu postuna bürünüp de, aslında kurt gibi parçalayıcı, yırtıcı olanlar var. Nezâketli görünüp de, eğilir gibi yapıp da insanın ayağının altına karpuz kabuğu koyup kaydıranlar var. Kötülüğünü isteyenler var...

Buralardan ibret alalım. Yâni bu tefsir dersinden günlük hayatımıza bir ders çıkartalım. Görünen ve görünmeyen çok düşmanlar var. İmanın düşmanları var, hayatımızın düşmanları var, milletimizin düşmanları var, dinimizin düşmanları var, ülkemizin düşmanları var. Parçalamak isteyenler var, ezmek isteyenler var. İmanı alıp sömürmek isteyenler var. Kendilerine benzetmek isteyenler var. Her şer sahibinden Allah'a sığınalım, bir de şerlileri anlamak için gözümüzü açalım!

Allah-u Teàlâ Hazretleri cümlenizi gaflet uykusuna düşürmesin. Düşmüş olanları da gaflet uykusundan, nevm-i gafletten uyandırsın, ikaz eylesin. Uyanık müslüman olarak, basîretli müslüman olarak, ârif müslüman olarak, ferâsetli müslüman olarak yaşayıp, hakkı hak olarak görüp ona uymayı nasib eylesin... Bâtılı bâtıl olarak görüp, teşhis edip, anlayıp, bâtıldan, yanlıştan, boştan, anlamsızdan, işe yaramazdan elimizi, eteğimizi çekip, uzaklaşmayı, boşuna oyalanmamayı nasib eylesin.

Cümlemizi şu hayat imtihanını güzel başarıp, huzuruna sevdiği, razı olduğu kullar olarak varıp, cennetine girenlerden, cemâlini görenlerden; Habîb-i Edîbine Firdevs-i A'lâ'da komşu olanlardan eylesin... Her şey bu ana çizgi üzerinde gönlünüzce olsun.

Esselâmü aleyküm ve rahmetullàhi ve berekâtühû! 

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
001.Kur an-ı Kerim in Faziletleri
19.09.202434 dk 51 sn
002.Kur an-ı Kerim Tefsirine Giriş
26.09.202450 dk 30 sn
003.Besmele Hakkında
03.10.202450 dk 39 sn
005.Fatiha (1 - 2) Hamd ve Senâ
17.10.202450 dk 54 sn
006.Fatiha (3) Allah Rahmân ve Rahîm dir
24.10.202440 dk 4 sn
007.Fatiha (4) Hesap ve Cezâ Gününün Sahibi
31.10.202445 dk 20 sn
008.Fatiha (5 - 7) Kulun Rabbinden İstedikleri
07.11.202453 dk 17 sn
009.Bakara Suresine Giriş
14.11.202431 dk 25 sn
010.Bakara (1) Hurûf-u Mukattaa
21.11.202430 dk 37 sn
011.Bakara (2) Kur an-ı Kerim Hidâyettir
28.11.202450 dk 59 sn
012.Bakara (3) Müttakîlerin Vasıfları
05.12.202448 dk 35 sn
013.Bakara (4 - 5) Ehl-i Kitaptan Müslüman Olanlar
12.12.202445 dk 56 sn
014.Bakara (6 - 7) Bile Bile Hakkı İnkâr Edenlerin Durumu
12.06.202546 dk 23 sn
015.Bakara (8 - 10) Münafıkların Halleri
19.06.202533 dk 34 sn
016.Bakara (11 - 13) Münafıkların Fesad Çıkartmaları
03.07.202550 dk 9 sn
017.Bakara (14 - 22) Münafıkların Şaşkınlıkları
10.07.202549 dk 5 sn
018.Bakara (23 - 24) Kur’an-ı Kerim’in Emsalsiz Oluşu
17.07.202557 dk 3 sn
019.Bakara (25) İman Eden ve Salih Amel İşleyenler
24.07.202539 dk 38 sn
020.Bakara (26 - 27) Kur’an-ı Kerim’deki Misaller
31.07.202556 dk 17 sn
021.Bakara (28 - 29) Allah’ı Nasıl İnkâr Edersiniz?
14.08.202546 dk 3 sn
022.Bakara (30) İnsanın Yaratılması ve Melekler
21.08.202546 dk 16 sn
023.Bakara (31 - 33) Adem As’ın Meleklerden Üstün Kılınması
28.08.202536 dk 57 sn
024.Bakara (34) Şeytanın Hz. Adem’e Secde Etmemesi
04.09.202528 dk 18 sn
025.Bakara (35 - 36) Adem As’ın Cennete Girmesi ve Çıkması
11.09.202535 dk 13 sn
026.Bakara (37 - 39) Hz. Adem’in Tevbesinin Kabul Edilmesi
25.09.202532 dk 14 sn
027.Bakara (40 - 43) Ey İsrâiloğulları
24.11.202251 dk 27 sn
028.Bakara (44 - 46) Bildiği ile Amel Etmemek
02.10.202552 dk 39 sn
029.Bakara (47 - 48) Öyle Bir Günden Sakının Ki...
09.10.202541 dk
030.Bakara (49 - 50) İsrâiloğulları’nın Firavun’un Zulmünden Kurtarılması
16.10.202549 dk 12 sn
031.Bakara (51 - 54) Tur-u Sinâ’da Mûsâ As’a Kitap Verilmesi
23.10.202558 dk 47 sn
032.Bakara (55 - 57) İsrâiloğulları’nın “Allah’ı Görmedikçe İnanmayız!” Demeleri...
30.10.202550 dk 40 sn
033.Bakara (58 - 60) İsrailoğulları’nın Bir Şehre Girmeleri
06.11.202539 dk 37 sn
034.Bakara (61) İsrailoğulları’nın Çeşitli Yiyecekler İstemeleri
13.11.202542 dk 15 sn
035.Bakara (62) İman Edenlere Mükafatlar
20.11.202555 dk 6 sn
036.Bakara (63 - 66) Allah’a Karşı Gelmekten Sakının!
27.11.202545 dk 16 sn
037.Bakara (67 - 73) İsrâiloğulları’na Bir Sığır Kesmelerinin Emredilmesi
04.12.202545 dk 2 sn
038.Bakara (74 - 77) İsrailoğulları’nın Kalplerinin Taştan Katı Olması
24.02.202348 dk 36 sn
039.Bakara (78 - 82) Tevrat’ı Değiştirenlere Veyl Olsun!
11.12.202546 dk 28 sn
040.Bakara (83) İsrâiloğulları’na Verilen Görevler
18.12.202555 dk 40 sn
041.Bakara (84 - 86) Kitabın Bir Kısmına İnanmıyor Musunuz?
01.01.202638 dk 58 sn
042.Bakara (87 - 88) Yahudilerin Peygamberlere Karşı Gelmeleri
08.01.202640 dk 48 sn
043.Bakara (89) Bekledikleri Peygamberi İnkâr Etmeleri
22.01.202638 dk
044.Bakara (90) Yahudilerin Küfrü Tercih Etmeleri
10.12.201942 dk 19 sn
045.Bakara (91 - 96) Yalnız Bize İndirilene İnanırız Demeleri
29.01.202647 dk 31 sn
046.Bakara (97 - 98) Yahudilerin Cebrâil As’a Düşmanlığı
05.02.202646 dk
047.Bakara (99 - 101) Fâsıklar İman Etmezler
12.02.202633 dk 42 sn
048.Bakara (101 - 103) Yahudilerin Şeytana ve Sihre Uymaları
15.06.202345 dk 45 sn
049.Bakara (104 - 105) Yahudilerin Müslümanlarla Alay Etmeleri
02.04.202643 dk 12 sn
050.Bakara (106 - 107) Bazı Ayetlerin Neshedilmesi
09.04.202644 dk 17 sn
051.Bakara (108) Yahudilerin Peygamber Sas’den İstekleri
16.04.202633 dk 28 sn
052.Bakara (109 - 110) Ehl-i Kitabın Müslümanları Küfre Döndermek İstemesi
23.04.202642 dk 50 sn
053.Bakara (111 - 112) Ancak Mü’minler Cennete Girecek
30.04.202632 dk 33 sn
054.Bakara (113) Yahudilerle Necran Heyetinin Tartışmaları
13.08.202049 dk 48 sn
055.Bakara (114 - 115) Mescidlerde Allah’ın Zikrine Engel Olmak
07.05.202651 dk 9 sn
056.Bakara (116 - 117) Allah’a Oğul İsnad Edenler
14.05.202646 dk 45 sn
057.Bakara (118 - 119) Bilmeyenlerin Allah Bizimle Konuşsa Demeleri
21.05.202640 dk 40 sn
058.Bakara (120 - 121) Yahudiler ve Hristiyanlar Senden Asla Memnun Olmayacaktır
04.06.202646 dk 15 sn
059.Bakara (122 - 123) İsrâiloğulları’na Verilen Nimetler
11.06.202631 dk 33 sn
060.Bakara (124) İbrâhim As’ın İmtihan Edilmesi
17.09.202054 dk 56 sn
061.Bakara (125) Kâbe’nin Şerefi
18.06.202642 dk 42 sn
062.Bakara (126) İbrâhim As’ın Mekke İçin Duası
02.07.202644 dk 40 sn
063.Bakara (127 - 128) İbrâhim As ve İsmâil As’ın Kâbe’yi Yapmaları
09.07.202637 dk 18 sn
064.Bakara (129) Yâ Rabbi, Onlara İçlerinden Bir Peygamber Gönder!
16.07.202646 dk 57 sn
065.Bakara (130 - 132) İbrâhim As’ın Dininden Yüz Çevirenler
23.07.202654 dk 35 sn
066 Bakara (133 - 134) Ya’kub As’ın Oğullarına Vasiyeti
30.07.202635 dk 11 sn
067.Bakara (135) İbrâhim As’ın Dinine Gelin!
06.08.202639 dk 46 sn
068.Bakara (136 - 138) İslâm Bütün İnsanları Kucaklar
07.12.202333 dk 6 sn
069.Bakara (139 - 141) Doğru Yol Rasûlüllah’ın Yolu
13.08.202624 dk 36 sn
070.Bakara (142) Allah Dilediğine Hidayet Eder
20.08.202637 dk 28 sn
071.Bakara (143) Ümmet-i Muhammed’in Şerefi
28.12.202349 dk 58 sn
072.Bakara (144 - 147) Kıblenin Kâbe’ye Çevrilmesi
27.08.202637 dk 42 sn
073.Bakara (148 - 150) Yüzünüzü Mescid-i Haram’a Çevirin!
03.09.202632 dk 40 sn
074.Bakara (151 - 152) Beni Zikredin, Ben de Sizi Zikredeyim!
10.09.202640 dk 37 sn
075.Bakara (153 - 154) Sabır ve Namazla Allah’tan Yardım İsteyin!
17.09.202631 dk 57 sn
076.Bakara (155 - 157) Belâlara Sabretmenin Karşılığı
24.09.202647 dk 46 sn
077.Bakara (158) Safâ ile Merve
01.10.202646 dk 45 sn
078.Bakara (159 - 162) Hakkı Söylememek, Susmak
08.10.202650 dk 6 sn
079.Bakara (163 - 164) Allah’ın Varlığı ve Birliği
15.10.202647 dk 48 sn
080.Bakara (165 - 167) Mü’minlerin Allah Sevgisi
22.10.202645 dk 51 sn
081.Bakara (168 - 171) Şeytanın Peşinden Gitmeyin
29.10.202651 dk 56 sn
082.Bakara (172 - 173) Helâl ve Haram Rızıklar
25.04.202439 dk 50 sn
083.Bakara (174 - 176) Ayetleri Saklayanların Cezası
18.03.202127 dk 25 sn
084.Bakara (177) Asıl İyilik
01.04.202161 dk 39 sn
085.Bakara (178 - 179) Kim Haddi Aşarsa...
16.05.202429 dk
086.Bakara (180 - 182) Vasiyet Etmek
16.05.202437 dk 13 sn
087.Bakara (183 - 184) Orucun Farz Kılınması
23.05.202440 dk 15 sn
088.Bakara (185) Ramazan Orucu
08.04.202150 dk 11 sn
089.Bakara (186) Allah-u Teàlâ Duaları Kabul Eder
20.06.202455 dk 12 sn
090.Bakara (187) Oruçla İlgili Hükümler
27.06.202466 dk 50 sn
091.Bakara (188) Haksızlıkla Başkasının Malını Yemeyin!
04.07.202444 dk 3 sn
092.Bakara (189) Ay’ın Durumları
11.07.202433 dk 41 sn
093.Bakara (190 - 192) Allah Aşırılığa Sapanları Sevmez
03.06.202150 dk 37 sn
094.Bakara (193 - 195) Kendi Ellerinizle Kendinizi Tehlikeye Atmayın
10.12.201955 dk 44 sn
095.Bakara (196) Haccı ve Umreyi Tamamlayın!
06.06.202457 dk 48 sn
096.Bakara (197) Haccın İncelikleri
13.06.202439 dk 8 sn
097.Bakara (198 - 199) Hacda Ticaret ve Zikir
10.12.201944 dk 22 sn
098.Bakara (200 - 202) Dünyada da, Ahirette de İyilik
18.07.202443 dk 23 sn
099.Bakara (204 - 207) Münafıkları İyi Tanıyın!
25.07.202448 dk 21 sn
100.Bakara (208 - 210) Topluca İslâm’a Girin!
01.08.202441 dk 50 sn
101.Bakara (210 - 212) Dünya Hayatı ve Kâfirler
08.08.202445 dk 19 sn
102.Bakara (213) Ümmet-i Muhammed ve Diğer Ümmetler
15.08.202454 dk 4 sn
103.Bakara (214) Belâlar ve Allah’ın Yardımı
22.08.202440 dk 19 sn
104.Bakara (215 - 216) Allah Yolunda Harcamak
29.08.202442 dk 1 sn
105.Bakara (217 - 218) Fitne Katilden Daha Kötüdür
07.07.202233 dk 53 sn
106.Bakara (219-220) İçki ve Kumar
05.09.202432 dk 11 sn
107.Bakara (221) Müşriklerle Evlenmeyin!
12.09.202438 dk 28 sn
108.Bakara (222 - 223)
10.12.201947 dk 5 sn
Ali İmran (92) Furkan (74) İnfak, Gıpta Edilecek Kimseler, Sadaka Vermek
29.05.202514 dk 54 sn
Ali İmran 98 - 101 - Hristiyanların Allahın Ayetlerine Tutumları
01.05.202528 dk 30 sn
Bakara (104) Rahman (1- 4) Kuranı Öğrenmek, Kıymet Bilmek
10.04.202519 dk 2 sn
Bakara (146) Hicr (2 -3) Doğru İnancın Önemi
24.04.202519 dk 44 sn
Hac (73 - 76) Mü’minun (14) İnsanın Yaratılışı Süreci
22.05.202537 dk 38 sn
İnsan (1 - 31) Dünya Sevgisi
15.05.202525 dk 40 sn
Rahman (5 -13) Her Şeyin Dengeli Olması ve Her Varlığın Secde Etmesi
17.04.202525 dk 25 sn
Tekvir (1-14) Kıyamet Günü Alametleri, Mahşer Anı, Pişmanlıklar
05.02.202531 dk 11 sn
AKRA