İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri

22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
Cuma Sohbetleri

22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri

02.12.2019
43 dk 13 sn

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh…

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,

Cumanız mübarek olsun... Allahu Teâlâ hazretleri sizi gönlünüzce dünya ve âhirette aziz, bahtiyar ve mutlu eylesin. Muratlarınıza nâil eylesin... Sevdiği kul olarak yaşayıp huzuruna sevdiği kul olarak varmayı nasip eylesin...

Bu sohbetimdeki ilk hadîs-i şerîf mücahitlerle ilgili olacak. Buhârî ve Müslim’den rivayet edilmiş bir hadîs-i şerîf. Mübarek metnini okuyalım;

مَثَلُ المُجَاهِدِ فِي سَبِيلِ اللَّهِ - وَاللَّهُ أَعْلَمُ بِمَنْ يُجَاهِدُ فِي سَبِيلِهِ- كَمَثَلِ الصَّائِمِ القَائِمِ وَتَوَكَّلَ اللَّهُ لِلْمُجَاهِدِ فِي سَبِيلِهِ اِنْ تَوَفَّاهُ أَنْ يُدْخِلَ الجَنَّةَ أَوْ يَرْجِعَهُ سَالِمًا مَعَ أَجْرٍ أَوْ غَنِيمَةٍ.

Meselü’l-mücâhidi fî sebîlillâhi -vallâhu a’lemü bi-men yücâhidü fî sebîlihî- ke-mesili’s-sâimi’l-kâimi ve tevekkelallâhu li’l-mücâhidi fî sebîlihî in teveffâhu en yüdhilehü’l-cennete ev yurciahû sâlimen mea ecrin ev ganîmetin.

Sadaka Resûlullâh, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Bu hadîs-i şerîf cihatla ilgili, -cihat eden kimseye “mücahit” deniliyor- mücahitle ilgili bir hadîs-i şerîf.

Mücahit, Allah yolunda cihat yapan kimse demektir. Cihat, savaş yapan kimse demekten daha geniş bir anlam taşıyor. Cihat savaştan daha geniş... Arapça’da savaşmaya kıtal, melhame, harb, muhârebe deniliyor. Cihat ise savaşın dışındaki, başka İslâmî çalışmalara da, ter döküp, gayret gösterip, koşuşturmalara da verilen daha geniş kapsamlı bir isim.

Ama ilk başta mücâhidi fî sebîlillâh, “malını canını ortaya koyup Allah’ın dinini yaymak, korumak veya müslümanları muhafaza etmek, İslâm’ı korumak için çarpışan, savaşan, uğraşan, ter döken kimse” demek.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Meselü’l-mücâhidi fî sebîlillâh ke-mesili’s-sâimi’l-kâim. “Allah yolunda mücahit olan, cihat eden kimse, sâim ve kâim kimse gibidir.”

Sâim ne demek?

Savm yapan, oruç tutan kimse demek.

Kâim ne demek?

Kıyam yapan, kalkıp namaz kılan demek. Sâim gündüz oruçlu durur, öyle kimselere sâim diyoruz.

Namaz gündüz de kılınır; farz namazları zaten herkes kılacak. Fakat asıl önemli olanı, geceleyin herkes uyurken kalkıp Cenâb-ı Mevlâ’nın divanına durup, ayakta el pençe divan bağlayıp, uzun uzun rekâtlarla, güzel güzel teheccüd namazı kılan kimse için kullanılır. Böyle namaz kılmaya da kıyâmü’l-leyl ismi verilir.

es-Sâimü’l-kâim denilince daha ziyade gündüz oruç tutup farz vazifeleri, sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namazlarını kıldıktan sonra, geceleyin de uykusundan fedakârlık yapıp namaz kılan kimse diye anlamak uygun...

“Gündüzleri oruçlu, geceleri de münasip miktarlarda uykusundan fedakârlık yapıp teheccüd namazları kılan kimse” demek.

Allah yolunda cihat eden kimse, gündüz oruç tutup sevap kazanan, gece farz olmadığı halde, sevap diye, uykusunu bırakıp gözyaşlarıyla güzel güzel teheccüd namazları kılıp ibadet eden kimsenin sevabını alır. Ama Efendimiz araya bir cümle-i mu’tarıza, tire arasından bir cümle eklemiş oluyor, buyuruyor ki;

Vallâhu a’lemü bi-men yücâhidü fî sebîlihî. “Kendi yolunda kim cihat ediyor, kim etmiyor, kimin cihadı makbul bir cihattır, kim hakiki mücahittir, kim öyle göründüğü halde havaya çalışmıştır; hakiki mücahidi Allah bilir.” diye araya o cümleyi ekliyor.

“Allah yolunda cihat eden; geceleri sabahlara kadar namaz kılan, gündüzleri akşamlara kadar oruç tutan kimse gibi sevap alır ama kimin böyle kimse olduğunu, kimin mücahit olduğunu Allah bilir.” diyor.

Tabii doğrudur. İnsan bir ibadeti yapıyor, biz ona dış görünüşüyle bakıyoruz. İbadet ediyor, oruç tutuyor, namaz kılıyor, zekât veriyor, hacca gitmiş gelmiş. Biz burasını biliriz ama içini, kalbini, niyetini Allah bilir. O ibadeti nasıl yaptığını, ne niyetle yaptığını, hangi duygularla yaptığını Allah bilir. İçindeki duygularından, niyetinden dolayı sevap kazanabilir, sevabı kaybedebilir veya günaha girebilir. Asıl olan içidir, kafasıdır, niyetidir, kalbinde beslediği fikirlerdir. O fikirlerden dolayı namaz, oruç, zekât, hac, ibadet makbul olur veya batıl, boş, hava olur.

 هَبَٓاءً مَنْثُورًا

Hebâen mensûra. olabilir.

Onun için Allah bilir. Efendimiz; “Hangi ibadeti kabul etmiş, hangi ibadeti kabul etmemiş; onu Allah bilir.” diyor.

Biz boynu bükük, ürpererek, titreyerek;

“Eyvah durumumuz böyle olmasın!” diye Cenâb-ı Mevlâ’ya ilticâ ederek; “Rabbimiz bizim ibadetlerimizi, sizin ibadetlerinizi kabul etsin... Ameli kabul olmayan, reddedilen, yapanın suratına çarpılan, sevimsiz kimse durumunda, böyle ibadet etme durumunda olmaktan bizleri korusun... Bu durumda olanları da kurtarsın!” diye dua ederiz.

Demek ki cihat çok önemli, çok sevaplı...

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

“İslâm’da ruhbanlık yoktur.” diye bir söz var. Herkes bunu kullanır, söyler ama bunun hudutları, anlamı, derinliği nedir, bilmez. İslâm’da ruhbanlık, bir ruhban sınıfı, bir rahipler sınıfı yoktur. “Bütün müslümanlar ruhbandır, hepsi İslâm için çalışacak, belli kimseler görevli, onlar çalışacak da, ötekiler duracak değil” demektir. “İslâm’da ruhbanlık yoktur.” demek bir bakıma bütün müslümanlar Allah yolunda, İslâm için çalışacaklar demektir.

Bir mânası da eski kavimlerden bazıları Allah’a güzel ibadet edeceğim diye, cemiyeti terk etmişler, cemiyetteki görevleri terk etmişler, toplumda irşat, tebliğ, eğitim, öğretim, nasihat vazifelerini bırakmışlar; dağ başlarına, mağaralara çekilip cemiyetten kaçarak, Allah’tan korktukları için gece gündüz ibadet ederek sevap toplamaya çalışmışlar. Zaten rahibe - yerhebü - ruhban, rahip kelimesinin çıktığı mâna, fiil, kök olarak, “korkmak” mânasına geliyor. Allah’tan korktukları için takvalarından dolayı toplumlarından kaçmışlar veya toplumda günah işlenir diye korktuklarından kenarlara çekilmişler.

İslâm’da böyle şey yok!

İslâm’da insan toplumun içindeyken, toplumdaki görevlerini yaparken iyi müslümanlığını devam ettirecek. Herkes kenara çekilir, bir tarafa dağılır, kaçarsa toplum çöker ve toplumun vazifelerini yapacak insan olmadığı için toplumdaki vazifeler başkalarının eline geçer. Gayr-i müslimin, münafığın, fâsığın, fâcirin eline geçer, daha fena olur. Çünkü emanetler ehline verilmelidir, ehlinin elinde olmalıdır. Emaneti o işe ehil olan kimse almalıdır ve ehliyetle, bilgiyle, selâhiyetle, hakkâniyetle, mükemmel bir şekilde yapmalıdır.

İyiler bir kenara çekilirse “Aman efendim, yok efendim, ben korkarım, vebal olur.” bilmem ne diye, o zaman işler vebalden korkmayan, arsız, yüzsüz insanlara kalır, onlar da toplumu batırırlar.

Onun için İslâm’da toplumdan kaçmak yoktur, toplumun içinde olup toplumu ıslah etmek, toplum vazifelerini yapmak, toplumu düzeltmeye çalışmak vardır. Toplumda yaşamak, dağ başlarında tek başına inzivaya çekilmekten daha sevaplıdır, daha makbuldür. Ruhbanlık yoktur denildiği zaman, bir de o anlaşılıyor.

Ama bir taraftan da, “Ruhban sınıfı yoktur, herkes ruhbandır. Herkes İslâm’a çalışacak!” gibi de, çok rahat, çok kesin bir şekilde, hiç şeksiz şüphesiz söyleyebiliriz. İslâm’da herkes cihatla vazifelidir. Herkes İslâm için çalışmalı, Allah’ın dinine yardım etmelidir. Herkes Kur’ân-ı Kerîm’in hizmetinde olmalıdır. Herkes, İslâm yayılsın diye yayılacak müesseseleri geliştirmeye gayret etmelidir, para vermelidir, bu müesseseleri kurmalıdır. Dini öğrenmelidir, öğretmelidir, nasihat etmelidir.

Bir hakikati çok zayıf bir şekilde, hafif bir sesle, bir cılız kimse birazcık söylerse toplum onu duymaz. Ama yirmi kişi, otuz kişi, elli kişi, yüz kişi gür sesle söylerse bilmeyen de bilir, sağır sultan da duyar. Herkes, “İslâm’ın emri buymuş, bu günahmış, bunu yapmayalım!” der.

O halde müslümana konuşmak, İslâm’ı anlatmak düşüyor. Yılmadan, bıkmadan İslâm’ı yâd etmek, öğretmek, her yerde söylemek düşüyor. Herkesin söylemesi gerekiyor. Ben söyleyeceğim, siz dinleyeceksiniz. Siz başkasına söyleyeceksiniz, o dinleyecek, o başkasına söyleyecek... O duydu; oğluna söyleyecek, hanımına söyleyecek, ailesine, çocuğuna, komşusuna, arkadaşına söyleyecek, tekrar tekrar söyleyecek... Onun o bilgiyi söylemesi gerektiği her yerde, kalkıp söyleyecek.

Çok söylendiği zaman toplumda müteâref, herkesin bildiği bir genel hakikat haline gelecek, gerçek haline gelecek. Hiç kimse bilmeyince, yalan yanlış şeyler halkın arasında yayılıyor, millet de onu İslâm’mış sanıyor. O yanlış şeyi İslâm’ın kendisi sanıyor. Halbuki İslâm’da öyle bir şey yok! Olmayan şeyi birisi söylemiş, herkes öyle sanıyor.

Mesela, “Güzele bakmak sevaptır.” diye harama bakıyorlar. “Güzele bakmak sevaptır.” diye birisi söylemiş, nereden söylemiş, âyet, hadis yok, mantığı İslâm mantığına ters... Ama çok söylendiği için herkes sırıta sırıta, yılışa yılışa bu lafı söylüyor. Hayır, bu yanlıştır, bunun aslı yoktur, günahtır, ayıptır. Bilakis Kur’ân-ı Kerîm’de: “Gözünü haramdan sakın, sana ait olmayana bakma!” tarzında emirler vardır:

قُلْ لِلْمُؤْمِن۪ينَ يَغُضُّوا مِنْ اَبْصَارِهِمْ وَيَحْفَظُوا فُرُوجَهُمْ

Kul li’l-mü’minîne yeğuddu min ebsârihim ve yahfezûne furûcehüm. “Erkek mü’minlere söyle: Gözlerine sahip olsunlar, güzel de olsa nâmahreme bakmasınlar, mahrem yerlerini korusunlar!”

وَقُلْ لِلْمُؤْمِنَاتِ يَغْضُضْنَ مِنْ اَبْصَارِهِنَّ وَيَحْفَظْنَ فُرُوجَهُنَّ

Ve kul lil-mü’minâti yağdudne min ebsârihinne ve yahfezne furûcehünne. “Mü’min kadınlara söyle; gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar!” buyruluyor.

Kimisi de sanıyor ki:

“Erkekler bakarsa günah, kadınlar serbest...”

Kadınlar da bakmayacak, kadınların da bakmaması lazım!

Mesela bunlar bilinmiyor, bilinmediği için de işleniyor. Gerçekleri söyleyeceğiz, dilimizle, elimizle, malımızla, mülkümüzle, her türlü vasıtayla İslâm’ı anlatmaya, yaymaya çalışacağız.

Peygamber Efendimiz’in hayatını okuyorum; hiç boş durmamışlar, gittikleri yerde ilk karşılaştıkları insana bile İslâm’ı tebliğ etmişler:

“İslâm budur, müslüman ol! Müslüman ol da selamete er, selametlik bul, dünyada âhirette selamette ol!” diye söylemişler.

Şimdi bu durmuş, kimse söylemiyor. Yanlışlar mer’iyette, kalb, batıl, yalan, uyduruk kaydırık şeyler ortada dolaşıyor. Bir de İslâm düşmanları, onları kuvvetlendirmeye çalışıyorlar. “Bu yalan yanlış yayılsın, kuvvetlensin, İslâm ülkelerinde bu hakim olsun, İslâm ülkelerinde müslümanlar gerçek İslâm’ı bilmesinler!” diye onlara revaç veriyorlar.

Bakıyorsunuz, abuk sabuk gazetelerde;

“Yıldız falı, bugünkü falınız şöyle böyle...”

Bu falın aslı esası yok, hurafe, dinde yeri yok, İslâm’a aykırı, akla aykırı... Bizim ilericilerin, ilerici gazetelerinde hepsinin yıldız falı var; yalan yanlış... Yıldız falı kökünden yanlış, fala inanmak haram, falcıya, kâhine inanmak haram...

Bunu söylemiyoruz. Adam ilericiyim diye, sana ilericiliği bırakmıyor, müslümana tepeden bakıyor. Yıldız falına sayfa ayırmış, dört-beş sayfa sporla, tekmeyle, topla, yuvarlakla gazetesini doldurmuş; ilerici gazete...

Öyle şey olur mu, yazık değil mi?

Bu milletin öğreneceği nice nice kıymetli bilgiler var. O sayfaların satırlarını bile harcamamak lazım, hakkı söylemek, hayrı söylemek lazım!

O olmuyor!..

Demek ki hepimiz mücahit olacağız. Cihat etmek bütün müslümanların vazifesi… Cihat bütün müslümanlara farz, istisnası yok... Herkes eliyle, diliyle, parasıyla İslâm için çalışacak. Böyle çalıştığı zaman, ister savaş olsun, isterse savaş olmadığı zaman başka şekillerde İslâm’ı ve müslümanları korumak, İslâm’ı yaymak ve müslümanların menfaatlerini genişletmek tarzında olsun, lehine olan şeyleri yapmak olsun, her ne şekilde olsun çalışacak.

“Kim böyle yaparsa, gündüzleri akşamlara kadar oruç tutan, geceleri sabahlara kadar ibadet eden kimse kadar sevap alır.”

Efendimiz devam ediyor;

Ve tevekkelallâhu li’l-mücâhidi fî sebîlihî in teveffâhu en yüdhilehü’l-cenneh. “Ölürse Allah onu cennete sokacağını tekeffül ediyor.”

Allah:

“Ey kulum, sen madem benim yolumda cihada çıktın, madem canını malını ortaya koydun, ölmeye de razı oldun; tamam, eğer savaş olur da ölürsen, seni cennete sokacağım, seni cennete sokmayı tekeffül ediyorum, temin ediyorum. Emin ol ki, kesinlikle bil ki seni cennete sokacağım!” der.

Ev yurciahû sâlimen mea ecrin ev ganîmetin.

Yahut da eceli gelmemişse, Allah onun daha yaşamasını murat ettiyse ne olacak?

Sâlimen. “Cihattan kendi ana yurduna, çoluk çocuğunun yanına ecirle; geceleri sabahlara kadar namaz kılmış, gündüzleri akşamlara kadar oruç tutmuş gibi sevap kazanmış olarak dönecek.”

Bir de bunun üstüne  maddî olarak ganimet var. İslâm ordusu düşmanla çarpışırsa, düşman yenildiği, mağlup edildiği zaman, elde edilen ganimetler mücahitlere paylaştırılır.

Ne kadarı, nasıl paylaştırılır?

Beşte dördü mücahitlere paylaştırılır, eşit olarak taksim edilir. Beşte biri beytü’l-mâl-i müslimîne, müslümanların hazinesine ayrılır. Uygun bir şekilde ordunun başındaki ilgililerin taksim etmesine göre yüzde yirmisi –“humus” diyoruz buna- beşte biri, yüzde yirmisi devlete; beşte dört, yüzde sekseni mücahitlere dağıtılır. Müslümanlar İran ordusunu yendi, İran ordusunun ganimetleri, Kisrâ’nın hazineleri, sandıklar beşte dört mücahitler arasında taksim edildi.

Geri döndüğü zaman hem ecir kazanmış olarak dönecek hem de ganimet kazanmış olarak dönecek. Eski ümmetlerden farklı olarak, bizim ümmetimize Allahu Teâlâ hazretleri; “Savaşırlarsa, savaştan alınan ganimeti alabilirler.” diye müsaade buyurmuş. Ganimet de müslümanların hakkıdır. Mücahitler ganimetleri alırlar, istedikleri yerlere sarf ederler.

Demek ki, aziz ve muhterem kardeşlerim!

Allahu Teâlâ hazretleri mücahitleri çok seviyor. En sevaplı işlerden birisi cihattır.

Bundan sevaplı iş var mı?

Cihat sevaplı ama şu anda cihat yok, savaş yok, arada oluyor, her zaman olmuyor, insanın istediği zaman olmuyor.

Cihattan sevaplı iş var mı?

Evet, cihattan da sevaplı olan zikirdir. Zikrullah, Allah’ı zikretmek... Onun da çeşitlerini zaman zaman anlatıyoruz, kıymetini bildiriyoruz. Zikrullah, cihattan daha sevaplıdır.

Zikrullahtan da daha sevaplı olan ilim öğrenmek, ilim öğretmektir. Çünkü ilim öğrenmek de öğretmek de zikrullahtan sayılır, bir çeşit zikrullahtır, ama en sevaplısıdır, en üstünüdür. Demek ki insan ilim öğrenirse, ilim öğretirse en büyük sevaplı işi yapıyor. Kur’an okumak, namaz kılmak, Allah demek vesaire gibi zikrullahın çeşitleriyle meşgul olursa sevap kazanıyor. Cihat ederse, çok büyük sevap kazanıyor. Bir müslüman ihlasla bu güzel amelleri yapmaya gayret etmeli!

Cihat yalnız savaş olmadığı için, savaş olmadığı zamanlarda da İslâm ve müslümanlar için çalışmak; daima aklınızda olsun.

 “Ben İslâm’a nasıl faydalı olabilirim? Ben müslümanlara nasıl yararlı olabilirim, ne yaparsam müslüman kardeşlerime bir fayda sağlarım?” diye gece gündüz düşünmelisiniz.

Türkiye içinde olur, Türkiye dışında olur; Somali’de, Bosna’da, Çeçenistan’da, Orta Asya’da, Kuzey Irak’ta, Türkiye’nin mahrumiyet bölgelerinde, Avrupa’da, Amerika’da, Afrika’da olur... Dünyanın her yerinde müslümanlar var.

İslâm için cihat, müslümanlar için de çalışma yapmak imkânı vardır. En önemli yerlerden birisi kendi ülkelerimizdir, ama bir önemli yer de müslümanların çok yoğun olarak bulunduğu ülkelerdir; Almanya gibi, Fransa gibi, Amerika gibi yerlerde de İslâm’ın, müslümanların faydasına güzel çalışmalar yapmak lazım!

Peygamber Efendimiz’in bize işaret buyurduğu bu çalışmalardan, bu güzel bilgilerden sonra ikinci hadîs-i şerîfe geçmek istiyorum. Taberânî’nin rivayet ettiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyurmuş ki;

مَا مِنْ ذَنْبٍ أَجْدَرُ أَنْ يُعَجِّلَ اللَّهُ لِصَاحِبِهِ الْعُقُوبَةَ فِى الدُّنْيَا مَعَ مَا يَدَّخِرُ لَهُ فِى الآخِرَةِ من قطيعة الرحم ، والجناية ، والكذب , وإن أعجل الطاعة ثوابًا لصلة الرحم ، حتى إن أهل البيت ليكونوا فجرة فتنمو أموالهم ويكبر عددهم إذا تواصلوا

Mâ min zenbin ecderu en yuaccilallâhu teâlâ li-sâhibihi’l-ukûbete fi’d-dünyâ mea mâ yeddehiruhû lehû fi’l-âhireti min katîati’r-rahimi ve’l-hıyâneti ve’l-kezibi ve inne a’cele’t-tâati sevâben lesılati’r-rahimi hattâ inne ehle’l-beyti leyekûnûne feceraten fetenmû emvâlühüm ve yeksüru adedühüm izâ tevâsalû.

Bu hadîs-i şerîfin ana konusu sıla-ı rahim, akrabalar ile bağlantıları tatlı, sevgili, muhabbetli tutmak konusundadır, ama içinde başka bilgiler de var.

Şimdi bu hadîs-i şerîfin kelime kelime açıklanmasına geçelim, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

Mâ min zenbin ecderu en yuaccilallâhu teâlâ li-sâhibihi’l-ukûbete fi’d-dünyâ mea mâ yeddehiruhû lehû fi’l-âhireti min katîati’r-rahimi. Ana cümle; Mâ min zenbin ecderu en yuaccilallâhu teâlâ min katîatir-rahimi”dir, arada ilâve bilgiler var.

Bu kelimeler şöyle demek oluyor;

 “Hiçbir günah yoktur ki Allah bu günahkârın cezasını şunlar kadar çarçabuk, hemen vermesin; katîatü’r-rahim, sıla-ı rahimi kesmesinden cezasını daha çabuk verdiği, vermeye müstehak olduğu günah yoktur. Birincisi, bu katîatür-rahim; ikincisi, ve’l-hıyânetü hiyanet; üçüncüsü ve’l-kezib yalancılık...”

Bu cümlelerden anlıyoruz ki Allahu Teâlâ hazretleri kul günah işlediği zaman cezasını verir, ama çabuk verir ama tehirli verir, biraz müddet tanır. Tehirli vermesi bilmediğinden, unuttuğundan, ihmal ettiğinden değildir. Belki kul tevbe eder diye rahmetindendir. Kul günah işledi, içki içti, zina etti, kumar oynadı, haram yedi; “Bak Allah bana cezayı hâlâ vermedi.” diye heveslenmesin! Cezası gelir de, belki tevbe eder diye veyahut bir başka hikmetli sebepten dolayı Allahu Teâlâ hazretleri birden başına yıldırımlar yağdırmamış olabiliyor; ama Allah bazı günahları da hızlı cezalandırır.

Bu hadîs-i şerîften anlıyoruz ki hızlı cezalandırılmaya en uygun günah, en hızlı cezalandırılan günahlar bunlarmış;

Katîatü’r-rahim “akrabalık alakalarını kesmek”, bu çok büyük günah; bir...

Ve’l-hıyânetü “hâinlik”, iki...

Ve’l-kezib “yalancılık”, üç...

Bu üçünün cezası çok çabuk gelirmiş.

Nasıl?

Fi’d-dünyâ dünyada gelirmiş.

Akrabalarla bağlantıyı kesen, hıyanet eden, hainlik yapan, yalan söyleyen bir insanın cezası dünyada gelirmiş ama me’a mâ ye’d-dehiruhû fi’l-âhireti. “Ahirette de ne ceza verilecekse o da silinmeden...”

O da verilecek. Allah dünyada da ceza veriyor, âhirette de verecek. Âhiretteki verdiğine ilaveten, ondan bir şey eksilmeden, o ceza, o bela kalkmadan, dünyada da en hızlı şekilde bu günahları işleyenlerin cezalarını Allah hızlı verirmiş.

Bunlar neymiş;

Katîatür-rahim “Akrabalık bağlarını kesmek.”

İnsanın akrabası, teyzesi, dayısı, amcası, kardeşi, babası, oğlu, torunu vardır... İnsanlar birbirleriyle evlilik veya kan bağıyla bağlıdırlar. Bunlara eğer kan bağıyla bağlılarsa karâbet deniliyor, evlilik yoluyla bir bağlantı kuruluyorsa sıhriyyet deniliyor. Bir gelin alıyorsunuz, başka bir şehirden, hiç kan bağı yok; ama o gelini aldığınız zaman, o tarafla bir alaka kuruluyor. Buna sıhriyyet deniliyor, düğünle olan, evlilikle olan bir bağlantı...

Ama bir de karâbet var, insanın amcası, dayısı; dayısı annesinin kardeşidir, amcası babasının kardeşidir, onun çocuğu filan... Bu bir kan bağıdır, evlilik olmasa bile insanın doğumdan, mensup olduğu ailenin bir parçası olması dolayısıyla, mevcut olan bir bağlılıktır.

İslâm bu bağlılıklara riayet etmeyi, böyle bağlarla bağlı olduğumuz akrabalarımıza güzel ilişkilerle ilişkilerimizi sürdürmemizi emrediyor. Gideceğiz, ziyaret edeceğiz, halini hatırını soracağız. İhtiyacı varsa yardımcı olmaya çalışacağız, muhtaçsa para vereceğiz.

Hatta insanın zekâtlarını mümkünse ilk önce yakınlarına, yakın akrabalarından fakirlere vermesi lazım ki önce onları kurtarmış olsun, çünkü en çok onları o bilir, o yardım edebilir. Başkası kendi yakınına, bu da kendi yakınına yardım yapacak. Maddî, mânevî yardım, gönül yardımı, destek olmak, hizmet etmek tarzında yardım olacak.

Bir insan akrabasıyla bağını keserse -teyzesiyle konuşmuyor- bir taraf konuşmak istiyor da öteki taraf burnunu havaya kaldırıyor, kabul etmiyor, red ediyor. Kabul etmeyen cezayı yer, o alakayı kesmiş olur. Birisi tekrar tekrar gidiyor, “Barışalım!” diyor. Allah rızası için, sevabını bildiği için veya alakayı kesmenin günahından korktuğu için kesmemek istiyor, ama öbür taraf kabul etmiyor, elinin tersiyle itiyor. O zaman iten günaha girer.

Demek ki bağları koparmak fena, Allah bunun cezasını çok acele verir, âhirette vereceğini kaldırmamak şartıyla dünyada verir... Hem dünyada hızlı bir şekilde verir hem de âhirette verir. Bu bir...

Demek ki akrabalarla bağları iyi sürdürmeye gayret edeceğiz.

İkincisi;

Ve’l-hıyânetü. “Hainlik.”

Hıyanet nedir?

Eminliğin, emniyetli oluşun zıttıdır. Eğer bir insan bir kimseye güvenir de bir şeyi emanet olarak verirse, o da onu iyi korursa bu insan emin kimsedir. Bir kimse bir kimseye güvenirse, bir şey emanet ederse; canını, malını, sözünü, namusunu, sırrını, bir şeyi emanet ederse o da emaneti korumaz, yayar, dağıtır veyahut vermez, yok eder veya üstüne oturur, iç ederse o zaman buna “hain, emanete hıyanet etti” denilir.

Bir de bazıları yanlışlıkla ihanet kelimesini kullanıyor, “ihanet” yanlıştır. İhanet “heyyin görmek”, hafife almak demektir.

وَتَحْسَبُونَهُ هَيِّنًاۗ وَهُوَ عِنْدَ اللّٰهِ عَظ۪يمٌ

Ve tahsebûnehû heyyinen ve hüve indellâhi azîm. “Şu günahı hafif görüyorsunuz ama Allah indinde bu büyük bir günahtır.” diye Kur’ân-ı Kerîm’de geçiyor.

İhânet; basit görmek, önemsememektir.

Millet ihanet diyor.

Mesela diyor ki;

“Koca, karısına ihanet etti.”

“Hıyanet etti.” demesi lazım. İhanet etmek; hor görmek, hakir görmek, önemsememek demek. Halbuki maksat, karısını aldatmış, evliliğine sadık olmamış, “hıyanet etmiş” demesi lazım. Bu dil bilgisi kuralını da hatırlatalım.

Allah hıyaneti sevmez; emaneti, emin oluşu, eminliği, güvenilirliği sever. Güvenilir olmamayı veya güvenildiği zaman güveni boşa çıkartmayı sevmez. Adam güvenmiş, para vermiş;

“Al sana şu kadar para veriyorum, askerden dönünce alacağım.” demiş.

Askerden dönünce;

“Ver benim paramı!” diyor.

“Yok, ben senden para almadım.”

Emanet gitti, üstüne oturdu, inkâr ediyor, reddediyor, hıyanet ediyor.

Mesela askerlikte de hıyanet diyoruz; askerî sırları götürüyor düşmana veriyor. Halbuki vermemesi lazım, hıyanet...

Hıyanetin de cezası çok büyüktür. Bir insan emin olmaz da hain olursa, güvenilirliği yitirirse, güvenilirliğe aykırı iş yaparsa onun da cezası Allah tarafından hem dünyada çok hızlı bir şeklide gelir, başında patlar. Âhirette de yine ne cezası çekecekse o da durur. Âhirette de çekecek. Hıyanet de çok kötüdür.

O halde müslümanlar ne yapmalı?

Akrabalarıyla bağlarını devam ettirmeli, bağları koparmamalı, hainlik de yapmamalı, güvenilir, emin olmalı...

Üçüncüsü;

Ve’l-kezib. “Yalan.”

Allah yalanı da sevmez. Mü’min yalancı değildir, dosdoğrudur, sapasağlamdır, doğru sözlü, doğru özlüdür. Dilinden söylediği söz doğrudur, yalan şahitlik yapmaz, yalandan, kandırarak şaka bile yapmaz.

“Bir Nisan Şakası” diyorlar, yalanı karşında söylüyor söylüyor, ondan sonra da gülüyor, “Bir Nisan!” diyor.

İslâm’da yalanla şaka olmaz. Yalan söyleyerek şaka, İslâm’a uygun olmaz. Yalanın şakası bile doğru değildir. Dosdoğru olması, doğru söz söylemesi, yalan söylememesi lazım.

Bu hadîs-i şerîften üç kötü huyu öğreniyoruz; Akrabalarla bağları koparmak kötü, güvenilir insan olmamak, hain olmak kötü, yalancı olmak kötü... O halde bunlardan şu çıkıyor: Müslüman akrabalarla bağları sürdüren bir insandır, emin bir insandır, hain değildir, güvenilir insandır, doğru sözlü bir insandır.

Peygamber Efendimiz yine bu konuda devam buyuruyor:

Ve inne a’cele tâati sevâben le-sılatü’r-rahim. “Allah’ın sevabını en hızlı, mükâfatını en çabuk verdiği ibadet, sevaplı iş; ‘Al kulum, madem öyle yaptın...’ diye çarçabuk hemen mükâfatını verdiği, en sevaplı olan da sıla-i rahimdir.”

Akrabalar ile bağları sürdürmek, ziyaretleri, yardımları, hizmetleri yapmak, para pul gerekiyorsa vermek, her yönden destekçi olmak sıla-ı rahim yapmak. Bu da sevabı en hızlı kazanılan, mükâfatına en çabuk nâil olunan güzel şeydir.

Demek ki biz sıla-i rahim yapan müslümanlar olacağız, akrabalarımızı gözeteceğiz, maddeten, mânen ve ziyâreten. Ziyaret edeceğiz, yardım edeceğiz, mâlî yönden de destek olacağız.

Efendimiz misal veriyor;

Hattâ inne ehle’l-beyti le-yekûnûne fecereten. “Bazen dünyada görülebilir; bir evin ahalisi facir kimseler olurlar, günahkâr, ibadetleri kusurlu, müslümanlıkları sakat olurlar.” Fe-tenmû emvâlühüm “Fakat bakarsın malları artar, koyunları kuzuları doğurur, mahsülleri bol olur.” Ve yeksürü adedühüm “evlâd ü iyalleri, kavm ü kabileleri genişler, kuvvetlenir...”

Araplarda mal çokluğu ve kabilenin kalabalıklığı önemliydi, Efendimiz o iki yönü söylüyor. Mal dediği; deve, koyun, kuzu vesairedir. Bunlar doğum yoluyla çoğaldığı zaman sevinirlerdi. Bir de kabilesi büyükse; “Bizim kabilemiz beş bin kişi, on bin kişi...” filan diye iftihar ederdi. Bu kabile kalabalık diye, o kabileden bir kimseye öteki kabileden kimse dokunamazdı.

Bir aile fâcir olduğu halde malları artar, sayıları çoğalır. Halbuki facir, bu işler olmaması lazımdı.

Neden oldu?

İzâ tevâsalû. “Sıla-ı rahim yapınca, birbirleriyle sımsıkı bağlarla bağlı olunca, Allah onlara da mal bolluğu, adet çokluğu veriyor.”

Demek ki onlara bile fayda veriyor. İbadet eden insanlar olamadıkları halde, kusurlu müslüman oldukları halde sıla-ı rahim yaptıkları için sıla-ı rahimin mükâfatını onlar bile görebiliyorlar.

Tabii sıla-ı rahimini, akrabalara bağlarını güzel sürdürmeyi müslüman yaparsa o daha büyük mükâfat alacak, demektir.

“Allah fâsıka, fâcire, günahkâra bile sıla-ı rahim yapınca mükâfatını verdiğine göre müslümana haydi haydi daha çok verecek.” diye Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri onun için söylemiş oluyor.

İkinci hadîs-i şerîf bu, demek ki sıla-ı rahim yapacağız, hain olmayacağız, güvenilir olacağız, yalan söylemeyeceğiz, bileceğiz ki sıla-ı rahim yaptığı zaman insanın ömrü uzar, malı çoğalır, her işi iyi duruma gelir, mükâfata nâil olur.

Okuduğum hadîs-i şerîfler üç olsun diye, bir hadîs-i şerîfi daha size okumak istiyorum. Bu üçüncü, sonuncu hadîs-i şerîf. Ebû Hüreyre radıyallahu anh’ten, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki;

مَا مِنْ أَحَدٍ يُؤَمَّرُ عَلَى عَشَرَةٍ فَصَاعِدًا إِلَّا جَاءَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِي الْأَصْفَادِ وَالْأَغْلَالِ

Mâ min ehadin yüemmeru alâ aşeretin fe-sâiden illâ câe yevme’l-kıyâmeti fi’l-asfâdi vel-ağlâl.  “Hiç bir kişi yoktur ki on kişiye veya daha fazlaya emir, komutan, başkan, müdür tayin edilmiş olsun da,” illâ câe yevme’l-kıyâmeti fi’l-asfâdi ve’l-ağlâl. “Mahşer yerine elleri ayakları, zincirlere bağlanmış, bukağılarla bukağılanmış, kelepçelerle kelepçelenmiş olarak gelmiş olmasın.”

On kişiye ve daha fazlaya emir olan kimse mahşer yerine mutlaka kelepçeli, zincirli gelir.

Adam emir oldu, müdür oldu, nahiye müdürü, kaymakam, vali, komutan, reisicumhur, milletvekili oldu, bir şey oldu... Mahşer yerine zincirli geliyor.

Sonra ne olur?

Sorguya çekilir. “Bu vazifeyi güzel yaptı mı, yapmadı mı?” diye sorguya çekilir. Başka hadîs-i şerîflerden biliyoruz. Mahşer yerinde sorguya çekilir.

Eğer ümmetle, toplumla ilgili, kendisine yüklenmiş resmî vazifeyi güzel yapmışsa kelepçeler çözülür, zincirler açılır. “Sen suçsuzmuşsun, kurtuldun!” diye bukağılar, boynuna, ayaklarına, bileklerine  mahşer yerinde takılmış halkalar çözülür, kurtulur. Ama vazifeyi güzel yapmamışsa o zaman zincir üstüne zincir, kelepçe üstüne kelepçe, bukağı üstüne bukağı vurulur. Demirden zincirlerle şakır şakır, mahkumlar gibi her tarafı bağlanarak cehenneme atılır.

Bu hususta başka hadîs-i şerîfler de var, Ma’kıl b. Yesâr el-Müzenî’den Buhârî ve Müslim rivayet etmiş. Buyurmuş ki:

مَا مِنْ وَالٍ يَلِي رَعِيَّةً مِنَ المُسْلِمِينَ فَيَمُوتُ وَهُوَ غَاشٌّ لَهُمْ إِلَّا حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ الجَنَّةَ

Mâ min vâlin yelî raiyyeten mine’l-müslimîne fe-yemûtu ve hüve ğâşun lehüm illâ harramallâhu aleyhi’l-cennete. “Hiçbir vali yoktur ki, hiçbir resmî görevi yüklenmiş, görevli yoktur ki...”

Vali ilde vilayete, reislik eden kimse demek değildir; emir demektir, bir resmî işi görevi yüklenmiş kişi demektir.

“Müslümanlardan bir grup raiyenin, ahalinin üstüne tayin edilmiş bir görevli yoktur ki,” fe-yemûtu ve hüve ğâşun lehüm “onlara hıyanet ederek, onları aldatarak ölmüş olsun da,” illâ harramallâhu aleyhi’l-cennete “Allah ona cenneti haram etmesin.”

Bir göreve getirilmiş de müslümanlara hıyanet etmişse, Allah o kimseye cenneti haram kılar, o kimse cennete giremez.

Yine aynı râvîden başka bir rivayet de şöyle:

ما مِنْ عَبْدٍ يَسْتَرعِيهِ اللهُ رَعِيَّةً فَلَمْ يَحُطْها بِنَصيحَةٍ إِلاّ لَمْ يَجِدْ رائِحَةَ الْجَنَّةِ

Mâ min abdin yester’îhi’l-lahü raiyyeten fe-lem yehuthâ bi-nasîhatin illâ lem yecid râihate’l-cennete. “Allah bir kimseyi bir grup müslümanın başına bir resmî görevle getirmiş de, o da onlara samimiyetle hizmete sarılmamışsa, o cennetin kokusunu bile koklayamaz!”

Demek ki resmî görevi alanların Allah’tan korkup tir tir titremesi ve vazifeyi güzel yapmaya çalışması lazım! Müslüman bile olsa öyle yapmadığı zaman ne kadar cezalara çarptırılıyor. Bir de müslüman değilse, dışı müslüman içi kâfirse, münafıksa; o zaman hali doğrudan doğruya daha beter, kesin olarak fena!

Herkes dünyevî bakımdan mevkii makamı istiyor, hatta talip oluyor. Aracılar, kartvizitler filan temin etmeye çalışıyor. Falancadan kart getiriyor, filancadan yazı getirtiyor, kendisini bir yere tayin ettirmeye çalışıyor. Halbuki İslâm’da bu doğru değil! Bu işler veballi işler, bir insan böyle bir makama geldi mi sorumluluk yüklenmiş oluyor. Ondan sonra da onun hesabı var, o hesabı düşünmesi lazım, tir tir titremesi lazım!

Hz. Ömer radıyallahu anh, “Ah!” dermiş ağlarmış:

“Yâ Ömer, keşke annen seni doğurmasaydı, dünyaya gelmeseydin, keşke insan olmasaydın, çayırlarda biten ot olsaydın da bu sorumlulukları yüklenmeseydin!” dermiş. Devletin başında halife-i müslimîn oldu, diyarlar fethedildi, herkes karşısında el pençe divan duruyor, ama sorumluluğu bildiği, cennetlik olduğu, mübarek insan olduğu için, o öyle dermiş.

Allahu Teâlâ hazretleri, cümlemize bu imanın şuurunu ihsan eylesin, sorumluluk duygusuna sahip eylesin. Âhirette hesaba çekileceğimizi unutturmasın. Hesabı yüz akıyla vermemize sebep olacak şekilde yaşamayı ve güzel işler yapmayı cümlemize nasip eylesin. Herhangi bir şekilde, herhangi bir göreve istemese de çağırılmış, davet edilmiş olan, o görevin başında bulunan kimselere de yardım eylesin. Hakkı hak olarak görmelerini, onu uygulamalarını nasip eylesin. Batılı batıl olarak görüp, ondan sakınıp korunmalarını nasip eylesin. Allah’ın sevmediği işleri yaptırmasın, şeytana uydurmasın, âhiretlerini berbat ettirmesin. Güzel işler yapıp da, Allah’ın rızasını kazanıp müslümanların da duasını almayı nasip eylesin.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlemizi dinî bilgileri iyi bilen, İslâm’da bilgi sahibi, uyanık müslüman eylesin. İnsan uyanık müslüman olmadı mı, anasından babasından gelme, nüfus kağıdı müslümanlığı fayda etmeyebilir. Çünkü yanlış işler yapar, bu incelikleri bilmez, bilmediği için de sorumluluklar, veballer yüklenir, âhireti de, dünyası da mahvolur. Bak dünyada da insan, sıla-i rahim yapmadığı zaman bile ne kadar hızlı ceza geliyor, nice cezalara uğrayabiliyor.

Onun için ben âcizâne kardeşiniz olarak sizlere tavsiye ediyorum:

Lütfen hemen mümkünse bu yazımı, konuşmamı duyduğunuz andan itibaren kütüphanenizdeki hadis kitaplarını okumaya, besmeleyi çekip girişin! Çoluk çocuğunuzla hadisleri okuyun! Hadisleri okumak ve anlamak kolay... İslâm’ı hadisler yoluyla çok sağlam öğrenirsiniz, çok kısa zamanda hakikatli bir âlim olursunuz.

Ahmed Ziyâeddîn-i Gümüşhânevî Hocamız, Râmûzü’l-ehâdîs kitabını tertip etmiş olan şeyhimiz, büyük alim, geçen asrın en büyük hadis alimlerinden birisiydi. Kitabının mukaddemesinde o öyle diyor;

“Bu kitabı tekrar tekrar okur da devrederseniz, bu kitabı öğrendiğiniz zaman, kısa zamanda hakikatli bir alim olursunuz.” diyor, bu ifadeyi kullanıyor.

Çok hoşuma gidiyor. “Hakikatli, gerçekleri kavrayan bir alim olursunuz.”

İnsan gerçekleri kavrayamadığı zaman ne olur?

Sonunda pişman olur. Ömrü biter, arkaya baktığı zaman bir sürü pişmanlıklar görür.

Ömrüne şöyle bir baktığı zaman;

Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde gümüş renkli bir yığın yaprak
Ve bir zaman bakacaksın semâya, ağlayarak,

şairin dediği gibi... Semaya ağlaya ağlaya bakmanın faydası yoktur, ömür yaprakları önüne yığılmış, sonbahar hüznü kalbine çökmüş; “Vah ömrü boş geçirdim, tuh yazık oldu, hay Allah, İslâm’ı bilemedim. Allah’ın rızasına uygun yaşayamadım, yazık oldu...” filan demek yerine, İslâm’ı öğrenip müslümanca yaşamak, Allah’ın rızasını kazanıp bir gül bahçesine girercesine;

رَاضِيَةً مَرْضِيَّةًۚ

Râdıyeten merdîyyeten. Allah’ın cennetine girenlerden olmak daha iyi... Buna çalışmak lazım, çalışmadan olmaz.

Çoluk çocuğunuz da bu duruma gelsin diye İslâmî bakımdan bilgili yetiştirin, hadisleri öğretin, hadis kitaplarını okuyun, oradan başlayın!

Kitaplar çoksa da şaşırmayın; eğer kütüphanenizde Riyâzü’s-sâlihîn varsa, Diyanet’in neşrettiği güzel bir sahih hadis kitabıdır; Riyâzü’s-sâlihîn’den başlayın!

Hadis kitabını bir devredin, ondan sonra daha genişleri okursunuz. Böylece İslâm’ı öğrenir, sonunda her hareketinizi Allah’ın rızasına uygun yapmaya muvaffak olursunuz, incelikleri bilirsiniz, yanılmazsınız, şaşırmazsınız. Abuk sabuk hurafelere, batıllara, yıldız fallarına, yalan yanlış şeylere inanıp, kanıp da suçlu olarak, yüzü kara olarak Allah’ın huzuruna varmazsınız.

Allahu Teâlâ hazretleri cümlenizin, cümlemizin yardımcısı olsun. Cumalarınız mübarek olsun. Bizleri duadan unutmayın. Allah iki cihanda cümlenizi aziz eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA