İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam

29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
Cuma Sohbetleri

29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam

02.12.2019
41 dk

es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh…

Aziz ve sevgili Akra dinleyicileri,

Bugünkü sohbetimdeki birinci hadîs-i şerîf Abdullah b. Mes’ud radıyallahu anh’ten. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in mübarek sözlerini okumak istiyorum.

Bismillâhirrahmânirrahim:

لَوْ قيلَ لأَهْلِ النَّارِ إِنَّكُمْ مَاكِثُونَ فِي النَّارِ عَدَدَ كُلِّ حَصَاةٍ فِي الدُّنْيَا لَفَرِحُوا بِهَا وَلَوْ قِيلَ لأَهْلِ الجَنَّةِ إِنَّكُمْ مَاكِثُونَ عَدَدَ كُلِّ حَصَاةٍ لَحَزِنُوا وَلكِنْ جُعِلَ لَهُمُ الأَبَدُ

Lev kîle li ehli’n-nâri inneküm mâkisûne fi’n-nâri adede külli hasâtin fi’d-dünya le-ferihu bihâ, ve lev kîle li-ehli’l-cenneti inneküm mâkisûne fi’l-cenneti adede külli hasâtin le-hazinû velâkin cuile lehümü’l-ebed.

Sadaka rasûlullah, fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Peygamber Efendimiz, daha önceki sohbetlerimde çeşitli vesilelerle temas ettiğim mühim, önemli, dikkat etmemiz gereken bir gerçeği ifade buyuruyor.

Hadîs-i şerîfte diyor ki;

“Eğer cehennemlik olmuş, cehenneme girmiş kâfirlere, imansızlara, cehennemin ahalisine: ‘Siz bu cehennemde dünyadaki çakıl taşlarının sayısı kadar sene kalıp ondan sonra çıkacaksınız, o kadar yanacaksınız!’ denilseydi; le-ferîhu ‘bundan memnun olur, sevinirlerdi.’ ‘Dünyadaki çakıl taşlarının sayısı kadar sene cehennemde kalacağız ama sonunda kurtulacağız!’ diye sevinirlerdi.”

“Cennet ehline de, cennete girmiş mü’min kullara da; ‘Siz bu cennette dünyadaki irili ufaklı çakıl taşları adedince sene kalacaksınız, ondan sonra artık bu kadar ikram tamam, bitecek!’ denilseydi, le-hazinû üzülürlerdi; ‘Ay, eyvah, demek ki bu nimetler bir zaman gelip bitecek!’ diye mahzun olurlardı.”

Halbuki dünyada ne kadar çok çakıl taşı var; sayılamayacak kadar... Milyonlarla, milyarlarla ifade edilecek kadar uzun seneler kalacaklar ama sonunda oradan çıkarılacakları söylense, mahzun olurlardı.

Ve lâkin cuile lehümü’l-ebed. “Fakat her iki taraf için de, ebedî olarak orada kalmak durumu olacak.”

Cehenneme düşmüş olan kâfirler, cehennemden ebediyen çıkmayacaklar, ebediyen yanacaklar; cennete girmiş olan mü’minler de cennette ebediyen kalacaklar.

Âyetlerde;

 خَالِدِينَ فِيهَا أَبَدًا

Hâlidîne fîhâ ebedâ. diye ifade edildiği şekilde bahtiyar olacaklar, saadetleri ebediyen devam edecek. Onun için sonsuz, sonu olmayan şeklide cehennemde azap, cennette nimet, bahtiyarlık ve saadet olacak.

Onun için hayatımızı bu büyük gerçeğe uygun olarak düzenlemeliyiz. Bu dünya hayatı ortalama 80 yıl sürse…

İnsanın ömrü ne kadardır?

70 yıl, 80 yıl, 90 yıl... Ondan sonra ihtiyarlıyor, 100’ü geçene takdirle, hayretle bakıyoruz; 110, 120 olursa her yerde adı geçiyor, o kadar yaşlara ulaşmak zor oluyor. Sonunda bitiyor.

Bu dünya hayatı bir imtihan… Öğrencinin imtihanda kağıdına istediği şeyi yazmakta serbest olduğu gibi, insanlar serbest bırakılmışlar, imtihan...

Şeytan da faaliyette bulunuyor, kâfirler de konuşuyorlar. Şeytan insanı saptırmaya çalışıyor. Kafirler de küfrü allandırıp ballandırıp kabul ettirmeye uğraşıyor. Kendi yalan yanlış, batıl, kötü, Allah’ın sevmediği, razı olmadığı inançlarını kabul ettirmeye çalışıyor.

“Ayranım ekşi” diyen yok. Herkes, “Benim yolum doğru, benim işim uygun...” diye kendini beğeniyor ve başkalarının da kendisinin tarafına gelmesi için çalışma yapıyor. Teşkilatlar kuruyorlar, görevliler görevlendiriyorlar;

“Aman sen bizim reklamımızı yap, tanıtmamızı yap, bizi beğendirecek şekilde çalış çabala, hediyeler ver, bedavadan hastalara bak, ilaç dağıt, kitap dağıt! Kitaplar renkli olsun, aman baskısı güzel olsun, yaldızlı olsun, herkes beğensin! Bu batıl yola girmek isteyenler olursa onlara maddî menfaat sağla vesaire...”

İnsanları doğru yoldan çıkartmak, kendi yollarına çekmek, kendilerinin yoluna kazanmak için çalışıyorlar.

Bunun asırlar boyu yapıldığını biliyoruz. Ülkemizde bunun kuvvetli çalışmaları var. Afrika’da, Eskimolar arasında, bozkırlarda, dağlarda, Amazon Ormanları’nda öncü olarak, oraları fetheden insanların hemen arkasından bir takım insanlar gitmişler; “Bizim yolumuz güzel, bizim dinimiz güzel, gelin siz bu putperestliği bırakın, ağaçlara, totemlere, putlara tapmayı bırakın, bizim yolumuza girin.” diye kendi yollarını anlatmışlar, bazı insanları kazanmışlar, kendi dinlerine sokmuşlar.

Ondan sonra oralara, mesela Afrika ülkelerine, Güneydoğu Asya ülkelerine, adalarına müslümanlar gitmişler. Müslümanlar onlar kadar atik davranmamış; sakin sakin otururken, ticaret yaparken, çalışırken, İslâm’ın güzelliğini o ahali görmüş, o girdikleri yolun yanlış olduğunu anlamışlar, müslüman olmuşlar.

Afrika’nın güneyine, içlerine kadar, Güneydoğu Asya’daki adalardan Avustralya’ya kadar İslâm’ın yayılmasında müslüman tüccarların, Hindistan, Pakistan, Hindişini’deki [Bangladeş] müslüman kardeşlerimizin gayretlerinin büyük tesiri var. Sakin sakin, boynu bükük, mazlum, mütevazı, dürüst, sevimli, tatlı, fedakâr, ikramlı… Namaz kılmışlar, dürüst çalışmışlar kendilerini sevdirmişler. İslâm Mekke’de doğmuşken, İslâm oralarda yokken, dünyaya halka halka yayılmış.

Elhamdülillâh, seviniyorum, Almanya’nın hangi kasabasına gittiysem orada bir kaç tane cami var... Cuma namazı kılınan, beş vakit namaz kılınan camiler var. Kimisini Diyanet teşkilatı, kimisini daha başka cemaatler kurmuş... Ama kardeşlerimiz namazsız, ezansız, camisiz, cumasız kalmamışlar, diyâr-ı gurbetlerde ibadetlerini yapmışlar, İslâm yayılıyor...

Sibirya’da, Amerika’da, Kanada’da müslümanlar var. Hatta Hindistan’dan, Pakistan’dan Cemaatü’t-Tebliğ denilen cemiyete mensup kardeşlerimizi, hangi uzak ülkeye gittiysem, bizden önce oralara gitmiş ve İslâm’ı anlatan güzel çalışmalar yapar vaziyette görüyorum, seviniyorum, memnun oluyorum. Çünkü onların da hocalarının hocaları, kökenleri bizim büyüklerimiz, bizim şeyhlerimizin dervişi olan yakınımız, mânevî kardeşlerimiz, onun için seviniyorum.

Kâfirler küfrü yaymaya çalışıyorlar, imanı alt etmeye çalışıyorlar; mü’minler de İslâm’ı kalkındırmaya, yaymaya, anlatmaya çalışıyorlar. Bu yayma, çalışma, öğretme, tebliğ ve irşat işlerini bizim nümûne-i imtisâlimiz, efendimiz, rehberimiz, önderimiz, her şeyimiz, en güzel üsvemiz, üsve-i hasenemiz, Peygamber Efendimiz, ömrü boyunca en güzel şekilde yapmış, İslâm’ı yayma konusunda çalışmış.

Panayırlara gelen, hacca gelen Arap kabilelerine İslâm’ı anlatmış. Medine-i Münevvere’ye hicret etmiş, anlatmış. Bizans imparatoruna elçi göndermiş, mektup yazmış, anlatmış. Habeş imparatoru müslüman olmuş, Mısır hükümdarına, Sâsanî imparatoruna elçi göndermiş...

Peygamber Efendimiz yaşadığı devredeki bütün insanlara, erişebildiği yerlere elçi göndererek İslâm’ı, Allah’ın bir olduğunu, Allah’tan gayrı tapınılacak mâbud olmadığını, tevhid inancını, insanların Allah’a güzel kulluk etmeleri gerektiğini, güzel ahlâkı, mânevî gerçekleri, Allah’ın razı olduğu gerçekleri, iman esaslarını anlatmış.

Sahâbe-i kirâm bütün ömürlerini bu yolda geçirmişler. İslâm’ı Orta Asya’ya, Anadolu’ya yaymışlar, kısa zamanda Balkanlar’a, Sicilya’ya, İtalya’ya, İspanya’ya, Fransa’ya kadar genişlemişler. Endülüs’te yedi asır İslâm hâkim olmuş, Fransa içlerine kadar girmiş. İngiltere krallarının bazıları müslüman olmuş, elimizde bastırdıkları altın paralar var. Lâ ilâhe illallah Muhammedü’r-resûlullah yazılı, kendi isimleri yazılı sikkeleri, altın, gümüş paraları var ki müslüman olmuşlar, öyle paralar basmışlar.

Onlar çok güzel çalışmalar yapmış, İslâm’ı öğretmişler. Peygamber Efendimiz’in ashabına;

“Bu İslâm deryaları, büyük ummanları geçecek, dünyanın her yerine ulaşacak!” diye müjdelediği gerçekler tahakkuk etmiş. Şimdi de hakikaten ulaşım, iletişim imkanlarıyla İslâm’ın bir çok yere gittiğini sevinçle görüyoruz. İslâm’ı yaymak için çalışan birçok kardeşimiz olduğunu görüyoruz, seviniyoruz. Her yerde İslâm’ı yayma çalışmaları var.

Buna mukabil, bunun karşılığında da Türkiye’de İslâm’ı yok etme çalışmaları var! Dışarıdan; “Aman bu Türkler’i İslâm’dan ayıralım, bize benzetelim veya kökenlerinden kopartalım, sarartalım, solduralım, kurutalım, buruşturalım, kenara atalım veya ateşe atıp yakalım!” gibi düşüncelerle, Anadolu’da, dedelerimizin “Allah... Allah...” diyerek fethettiği diyarlarda İslâm’ı söndürmek, yok etmek isteyenler var.

Allah bunlara niye müsaade ediyor da, bunları kahretmiyor?

Niye bunların başlarına yıldırımlar yağdırmıyor?

Niye bunların arabaları kaza yapıp, bir yere çarpıp da bu mendeburlar yok olup gitmiyorlar?

İmtihan olduğu, imtihanda Allah müsaade ettiği için... Biz de imtihan oluyoruz, İslâm düşmanları da imtihan içindeler. Onlar kâfirliğini yapıyor, cehennemi hak ediyorlar; biz de Müslümanlığımızı yapacağız, İslâm’ı anlatmaya çalışacağız. Kur’an’ı öğreneceğiz, Resûlullah Efendimiz’in sünnetini öğreneceğiz, İslâm’ı anlatacağız...

Çok kıymetli ana kaynaklar var, onlardan Peygamber Efendimiz’in hayatını okuyun! Peygamber Efendimiz’in İslâm’ı öğretmek ve yaymak için çektiği mihnetleri, meşakkatleri, ne kadar sıkıntılar çektiğini görün.

Âsım Köksal Hocamız’ın İslâm Tarihi kitabı, yeni yeni baskıları yapıldı; çok geniş bir araştırma... Merhum Ziyâü’l-Hak tarafından kendisine büyük madalyalar verildi, alnından öpüldü, tebrik edildi, kucaklanıldı; çok sevdiğimiz mübarek bir alim... Oradan İslâm tarihini okuyun! Müslümanların ilk devirde İslâm’ı yaymak için ne kadar zor bir ülkede, ne kadar zor şartlar altında, ne kadar sıkıntılar içinde yılmadıklarını, İslâm’ı anlattıklarını oradan görün!

Bizim ülkemiz, yüzde doksan dokuzu müslüman olan bir ülke, biz İslâm’ı ebediyyen Türkiye’de yaşatacağız. Merhum Mehmed Âkif’in:

Bu ezanlar ki şehâdetleri dinin temeli;
Ebedî yurdumun üstünde benim, inlemeli!

dediği gibi... Bu ezanları susturmayacağız, Allah’ın lâ ilâhe illallah kelime-i tevhid bayrağını surdan aşağı indirmeyeceğiz. Daha, bu bayrağı kâfir ülkelere de götüreceğiz, oralara da İslâm’ı anlatacağız, o insanların da mü’min olmalarını sağlayacağız.

Peygamber Efendimiz’in zamanında da kâfirler, müşrikler vardı, puta tapanlar vardı, gayr-i müslimler vardı, inançsızlar vardı ama onların bir kısmı daveti anladılar, İslâm’ın tebliğini kavradılar ve müslüman oldular.

Bu zamanda da bazıları müslüman oluyor. Dünyanın her yerinde müslüman olan da var, kafir olan da var.

Hayret ediyorum, olayları ibretle seyrediyorum. Müslümanların çocukları İslâm’dan uzaklaşıyor da, İslâm’a yardım etmiyor, kendisi müslümanca yaşamıyor, kâfirleri taklit ediyor, dininin emirlerini bırakıyor, kâfirlerin günahlı işlerini taklit ediyor da; kâfirlerin çocuklarından bazıları müslüman oluyor, İslâmca yaşıyor, müslümanca örtünüyor, günahları bırakıyor, İslâm için çalışıyor, sevap kazanıyor. Sübhânallâh! Allah’ın işi ve hikmeti, insan hayretler içinde, hayranlıkla seyrediyor.

Kâfir, Küffâr içinde enbiyâ ve evliyâ peydah ediyor, mü’minler hâsıl oluyor; mü’minlerin arasından da müşrikler, münafıklar, kâfirler, zalimler çıkıyor. Çünkü imtihan... Allah bizi imtihanı kazananlardan eylesin.

Aziz ve sevgili, kıymetli Akra dinleyicileri,

Yüreğim yanıyor, derdimi size böylece açıklamış oluyorum. Birinci hadîs-i şerîf bu;

İnsan cennete girdi mi ebediyen cennette kalacak, onu kazanmaya çalışmalıyız.

“‘Dünyadaki çakıl taşları, kumlar adedince yıl cehennemde kalacaksın, sonra çıkacaksın!’ deseler bile cehennemlikler sevinirlerdi, fakat öyle olmayacak, cehennemde ebediyen kalacaklar.”

O halde cehenneme düşmemeye dikkat etmeliyiz, imtihanı kaybetmemeliyiz. İmanın hakikatini anlamak için Kur’an’ı okumalıyız, Peygamber Efendimiz’in hayatını okumalıyız. Sahâbe-i kirâmın, Peygamber Efendimiz’in mübarek asr-ı saadetinde yaşayan o kuvvetli mü’minlerin, iman timsâli o büyüklerimizin davranışlarını, hayatlarını örnek almalıyız, öyle çalışmalıyız. Öyle çalışmazsak zamane müslümanlığı biraz sapık ve bozuk olabiliyor.

Ben Müslümanlığı ikiye ayırıyorum, biraz secîli, kafiyeli oluyor: Zamane Müslümanlığı, Sahabe Müslümanlığı.

Asıl Müslümanlık hangisi?

Sahabe Müslümanlığı... Çünkü sahabe rıdvânullahu aleyhim ecmaîn Peygamber Efendimiz’in medrese-i mübârekesinden, rahle-i tedrîsinden yetiştiler, İslâm’ı iyi anladılar. Onlar iyi müslüman, onların Müslümanlığı kuvvetli, onların davranışları, fedakârlıkları, çalışmaları, çok güzel... Onun için biz sahabe Müslümanlığını hedef almalıyız, gâye edinmeliyiz, onu öğrenmeye çalışmalıyız.

Bunun karşısında bir de zamâne Müslümanlığı var.

Zamâne Müslümanlığı ne?

Adam zamâneye göre yaşıyor, bozuk düzen gidiyor. Ondan sonra, “Lâ ilâhe illallah diyen müslümandır. Ben müslümanım elhamdülillah!” diyor. Ama İslâm’ı da bozmaktan, değiştirmekten çekinmiyor. Kendisi İslâm’a girmeye çalışmıyor, kendi hayat tarzına İslâm’ı çekmeye çalışıyor, “Benim hayat tarzımı İslâm kabul eder.” demek istiyor.

Allah’ın yasak dediği işleri nasıl yaptılar, yapın dediği işlerden nasıl uzak kaldılar?

Görülmüştür, biliyorsunuzdur, gazetelerden okuyorsunuzdur. İnsan müstehcenliğinden dolayı bazı gazeteleri evine bile sokmak istemiyor.

Ne yapalım?

“Allah ıslah etsin!” diyelim, “Allah uyandırsın, Allah gerçekleri göstersin!” diyelim.

Allah gerçekleri gösterince insan doğru yola girer. Ama gerçekleri göstermeyince, nasip etmeyince de, Peygamber Efendimiz’in zamanında yaşasa bile imanı kabul etmemiş nasipsizler, mânevî bakımdan gözleri kör olan insanlar gibi oluyor. İnatla yaşayıp, inatla ölüp cehennemin dibini boyluyorlar.

Hatta biliyorsunuz, Peygamber Efendimiz’in en azılı hasımları, Peygamber Efendimiz’e en çok ezâ, cefâ eden insanların arasında yakın akrabaları vardı. Amcası Ebû Leheb -Allah Allah, insan hayretler içinde kalıyor- damatlarından bazıları kâfir olabiliyor. Sonra Peygamber Efendimiz’in kızları onlardan boşandı. Ama bazı amcaları, bazı akrabaları da desteklemiş. Azılı bir kâfirin hanımı, kızı müslüman, iyi bir müslümanın da aksi durumda ailesi olabiliyor, ibretli işler...

Anlaşılıyor ki iman kişisel bir sorumluluktur. Şahsî bir görevdir, herkes kendisini kurtarmak zorunda; babasının iyiliği, mübarekliği, evliyâlığı fayda etmiyor, ona geçmiyor. Kendisinin iyi insan olması, çalışması lazım!

Tabii bu arada bizim halkımız da, gazetelerdeki yoğun, yalan yanlış yazılardan, vaazlardaki konuşmalardan, yüksek yüksek unvanlı yalancıların yalan beyanlarından, İslâm’ı yanlış tanıyorlar. Haramları helal sayıyorlar, halbuki haram; helalleri de önemsemiyorlar onu gericilik, köktendincilik diye reddetmeye kalkıyorlar. Halbuki imanın esaslarından ve İslâm’ın ana özelliklerinden birisi olabiliyor.

Cehenneme düşmemeye, cenneti kazanmaya çok gayret etmek gerekiyor. Birinci hadîs-i şerîfimiz bu... Çok önemli, hayatın bütün faaliyetlerini yeniden düzenlememize sebep olacak bir hadîs-i şerîf, bunu okumuş oldum.

İkinci hadîs-i şerîfe geçiyorum, Efendimiz Abdullah b. Hâris’ten İmam Beyhakî’nin rivâyet ettiğine göre buyurmuş ki;

لَوْ نَزَلَ مُوسَى فَاتَّبَعْتُمُوهُ وَتَرَكْتُمُونِي لَضَلَلْتُمْ أَنَا حَظُّكُمْ مِنَ النَّبِيِّينَ وَأَنْتُمْ حَظِّي مِنَ الْأُمَمِ

Lev nezele Mûsâ fe’tteba’tümûhü ve terektümûnî le-daleltüm ene hazzuküm mine’n-nebiyyîne ve entüm hazzî mine’l-ümemi.

Sadaka rasûlullah, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Biz Allah’ın Peygamber Efendimiz’den önce, devir devir, bölge bölge, başka başka salih insanlar, peygamberler de gönderdiğini biliyoruz, inanıyoruz ve gönderdiği o mübarek insanları seviyoruz. Bu mübarek insanların başı Hz. Âdem aleyhisselam’dır. Batılılar da Hz. Âdem aleyhisselam’ı tanırlar ve onun ismini kendi çocuklarına koyarlar, Edım diye telaffuz ederler. Havva aleyhesselam’ı da bilirler ona da İyuv, Eva derler. Demek ki müşterek, Âdem atamızı çoğu tanıyor.

Biz ondan [-Hz. Âdem aleyhisselam’dan-] bizim peygamberimiz Muhammed-i Mustafâ aleyhisselam’a kadar gelmiş geçmiş peygamberleri tanıyoruz, seviyoruz. İbrahim aleyhisselam diyoruz, yahudiler Abraham diyor; Yakub aleyhisselam diyoruz, yahudiler Yakob diyorlar; Yusuf aleyhisselam diyoruz, yahudiler Yasef diyorlar; Zekeriya aleyhisselam diyoruz, onlar Zaharya diyorlar; biz Yahya aleyhisselam diyoruz, onlar Yuhanna diyorlar, biz İsa aleyhisselam diyoruz, onlar Yesus diyorlar...

Ama elhamdülillah biz ne yapıyoruz?

“Allah’ın peygamber olarak gönderdiği bütün peygamberlere inandık. Peygamberlerin evveli Hz. Âdem aleyhisselam, âhiri peygamberimiz, serverimiz, rehberimiz, önderimiz Muhammed-i Mustafâ sallallahu aleyhi ve sellem; Allah bunların arasında hangi bölgeye, hangi asırlarda ne kadar peygamber gönderdiyse hepsine iman ettik, salavâtullahi ve selamühû aleyhim ecmaîn diyoruz, seviyoruz. Çocuklarımıza bunların isimlerini koyabiliyoruz. Musa, İsa, İbrahim, Âdem, Yakub, Yusuf diyoruz, seve seve koyuyoruz. Biz onları tanıyoruz, seviyoruz.

Amma Musa aleyhisselam’a tâbi olan Musevîler, yahudiler; İsa aleyhisselam’a tâbi olan İsevîler, hıristiyanlar; onlar kendi kitaplarından, kendi peygamberlerinin talimatından uzaklaştıkları için Kur’ân-ı Kerîm onların yanlış oldukları noktaları beyan ediyor.

İsa aleyhisselam, “Haça tapın, beni ve anamı put edinin, bana tapının!” demedi.

“Ben kulum, benden sonra bir peygamber gelecek, ona tâbi olun!” diye de işaret buyurdu.

İncil müjde demek, kendisinden sonra gelecek Peygamberi müjdeledi. Bunların hepsi gerçek, onların kitaplarında da bu konularda bilgiler var.

Peygamber Efendimiz gelmeden önce yahudiler, bir son peygamber, âhir zaman peygamberi gelecek diye bekliyorlardı. Hahamlar yahudilere söylüyorlardı. Geldi, geldiği zaman da çeşitli tarihi olaylarla, çeşitli içtimaî, nefsanî, maddî, inadî sebeplerle kabul etmediler. Onların bileceği bir şey... Yarın rûz-u mahşerde, mahkeme-i kübrâ’da işler iyice anlaşılacak, herkes cezasını çekecek.

Efendimiz buyuruyor ki;

Lev nezele Mûsâ fe’tteba’tümûhü. “Vefat edeli çok oldu ama eğer Musa aleyhisselam inseydi, dünyaya geri gelseydi; siz de, ‘O da bir peygamber, Allah onu eskiden peygamber olarak vazifelendirmişti.’ diye ona tâbi olsaydınız…” Ve terektumûnî. “Bana tâbi olmayı bıraksaydınız...”

Ne olurdu?

Le-daleltüm. “Dalalete düşmüş olurdunuz!”

Neden?

Artık devir, Devr-i Muhammedî olduğu, Allah en son peygamber olarak onu gönderdiği için ona tâbi olmak gerekiyor.

Şöyle anlatalım;

Bir şehre bir vali gelmiş, ondan sonra o başka yere tayin olmuş veya emekliye ayrılmış. Ondan sonra bir başka vali gelmiş. Eski valinin valiliği kalmaz.

Ne olur?

 Yeni vali vazifeyi devralmıştır, onun hükmü geçerli olur. Her şeyde böyledir. Orduda da böyledir; yeni komutan geldi mi “Bir zamanlar bu orduya filanca komutan komutanlık etmişti.” diye, gelip işleri karıştırmaz. Asker ona tâbi olsa olmaz, yeniye tâbi olması lazım!

Peygamber Efendimiz’in de Devr-i Muhammedî’si kendisinden sonra başladığı için insanlar kalkıp da başka bir yere tâbi olurlarsa, ne yapmış olurlar?

Yanlış iş yapmış olurlar. Peygamber Efendimiz le-daleltüm “Delâlete düşmüş olurdunuz.” diyor. Bu da önemli bir husus...

Çünkü bazıları diyorlar ki;

“Biz de Allah’a inanıyoruz, biz de Allah’ın indirdiği bir kitaba tâbiyiz.”

İyi ama o kitap, Allah’ın o peygambere indirdiği kitabın kendisi değil... O çok önemli! Asıl kitap ortada yok, sonradan değişmiş. Kendi ilim adamları da bu gerçekleri biliyorlar. Gerçekler değiştirilmiş, saptırılmış, tağyir edilmiş, tebdil edilmiş, tahrif edilmiş... Bunlar Kur’ân-ı Kerîm’de gayet güzel açıklanıyor. Kendi alimleri tarafından da bilimsel araştırmalarda beyan ediliyor.

Mesela, sanıyorum 1940’lı yıllarda, Lût gölünün kenarında bir mağara bulmuşlar. Bu mağara, [Kumran mağarası,] çok eski bir mağara; bilinmiyormuş, sonradan bulunmuş. Bu mağaraya çok eski devirde yaşamış insanlar kitaplarını saklamışlar. Takibata uğradıkları zaman, ellerindeki mübarek kitapları, zarar görmesin diye oraya saklamışlar. Orada o kitaplar, o dürülmüş tomarlar bulunuyor. Bunlar İncil’in eski nüshaları, eski yazmaları oluyor. Peygamber Efendimiz’den asırlarca önce ama Hz. İsa’dan sonra oralarda bulunmuş olan mukaddes kitap yazmaları oluyor.

Bunların incelenmesinden anlaşılıyor ki Kur’ân-ı Kerîm’in söyledikleri doğru... Şimdi onların ellerindeki İnciller, sonradan bazı şahıslar tarafından yazılmış, İncil’in kendisi değil; İncil’den bazı gerçekleri ihtiva eden başka şeyler...

Tevrat da öyle; Tevrat’ın kendisi değil, bazı yerleri değiştirilmiş. Onun için bu yeni buluntular, yeni bulunan eserler Kur’ân-ı Kerîm’in söylediklerinin doğru olduğunu gösteriyor, onların sonradan değiştirilmiş olduğunu gösteriyor.

Binâenaleyh eskimiş, değiştirilmiş olan ahkâm yenilenmiş olduğu için Kur’ân-ı Kerîm’e uyması lazım! Hıristiyanların da müslüman olması lazım, yahudilerin, Musevîler’in de müslüman olması lazım!

Neden?

Musa aleyhisselam’ı Peygamber gönderen Rabbü’l-âlemîn, ondan sonra Muhammed-i Mustafâ aleyhisselam’ı peygamber göndermiş.

Bakın biz ne kadar sağlam yoldayız; Musa aleyhisselam’ı da seviyoruz, ona da bağlıyız. Ama onlar bizim Peygamberimiz’i kabul etmedikleri için tehlikedeler... Allah’ın sevdiği, Allah’ın gönderdiği peygamberi reddettikleri için tehlikede oluyorlar.

Aziz ve sevgili kardeşlerim.

Onun için Peygamber Efendimiz bunu ifade buyuruyor; “Bu devir artık benim devrim olduğundan, beni bırakıp da Musa aleyhisselam’a uysanız olmaz!” diyor.

Herhangi bir kişi bu asırda, Allah’ın gönderdiği bir peygamber olduğu halde Musa aleyhisselam’a uyunca şaşırmış, sapıtmış ve dalalete düşmüş olacaksa İslâm’ı bırakıp da küfre giren insanın hali ne olur?

Batı medeniyeti diye gidip de, onların hurafelerine, Yunan efsanelerine uyarsa ne olur?

 Filozofların ihtilaflı ihtilaflı sözlerini gerçek kabul edip de, Kur’an’ın asıl hakikatlerini inkara cüret ederse ne olur?

Şaşırır! Filozof dediğin adam, senin gibi bir adam; ne olacak?

Bir şeyler düşünmüş, yazmış; ondan sonra gelen bir filozof da onun yanlışlıklarını göstermiş, “Doğru şudur.” demiş. Ondan sonra gelen bir başka filozof, onun eksikliğini söylemiş...

Felsefe tarihi, büyük filozofların fikirlerinin daima değiştiğini gösteriyor. Her birinin bir fikir nazariyesi ortaya attığını, bir görüş ortaya attığını, bunun da zamanla değiştiğini felsefe tarihinden görüyoruz. Onları, inançsız, kendi kafasıyla hareket eden insanları esas alıp da, Allah’ın dinini, kitabını bırakmak akıllıca bir iş değil...

Biz bugün batıyı biliyoruz. Ülkemizde İslâm’a karşı çıkan, yayınlar yapan gazeteler, mecmualar neşreden insanlar kadar, onlardan daha iyi Batı’yı biliyoruz. Onların kolejlerinde okumuş kardeşlerimiz var, onların okullarında yüksek tahsil yapmış kardeşlerimiz var. Bunların iddiaları, yolları yanlış, bizimki doğru; bunu çok iyi biliyoruz. Onun için elhamdülillah, Allah’a hamd ü senâlar olsun, Allah’ın razı olduğu din üzereyiz.

Eğer bir insan Türkiye’de bu dine değil de şu veya bu sebepten başka bir dine, bir başka yola tâbi ise çok yanlış bir iş yapmış olur. Bunu da bir üniversite profesörü, bir ilâhiyat profesörü olarak hatırlatmış olmaktan vazife yapmanın sevincini duyuyorum. “Bakın yanılıyorsunuz” demiş oluyorum.

Yarın mahkeme-i kübrâda kendimi böyle savunacağım, onlar bakalım ne diyecekler?

Tabii bir şey diyemeyecekler, başlarını önlerine eğecekler. Onun için Kur’an’ı öğrensinler, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’in hadislerine, sünnetine tâbi olsunlar, iki cihan saadetine ersinler!

Sohbetimizde okuduğumuz iki hadîs-i şerîf oldu. Bir hadîs-i şerîf daha okuyalım, böylece hadîs-i şerîf sohbetimizi tamamlamış olalım.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir hadîs-i şerîfinde buyuruyor ki:

لَوْ رَأَيْتَ الْأَجَلَ وَمَسِيرَهُ أَبْغَضْتَ الْأَمَلَ وَغُرُورَهُ.

Lev raeyte’l-ecele ve masîrahû ebğadte’l-emele ve gurûrahû.

Kısaca iki cümle ifade etmiş, ben kelimelerini açıklayarak anlaşılmasını sağlamaya yardımcı olmak istiyorum. Efendimiz muhatabı olan, kendisini dinleyen kişiye hitaben buyurmuş ki;

Lev raeyte’l-ecele. “Ey muhatabım, eğer eceli görseydin…” Ve masîrahû “ecele doğru gidişi görseydin, insanın ecele doğru bir sel üzerinde yaprak misali sürüklenip gittiğini görseydin…”

Ey muhatabım!

Ebğadte’l-emele ve gurûrahû. “Tûl-i emele kızardın ve onun aldatmasına buğz ederdin, onun aldatmasına kapılmazdın.”

Buradaki kavramları açıklayayım:

Ecel’i biz Türkçe’de ölüm mânasına kullanırız. “Eceli geldi.” deriz, “Ölümü geldi.” mânasına kullanırız. “Ecel nedir?” diye sorsalar, herkes ölüm sanır, öyle cevap verir.

Aslında ecel müddet demek, iki zaman arasındaki zaman uzunluğu demek.

“İnsanın eceli geldi.”

Ne demek?

“Hayatının başlangıcından sonuna kadar olan zaman sona erdi, en son noktası geldi.” demek oluyor.

Onun için ölümle karıştırıyorlar, ecel kelimesini ölüm demek sanıyorlar. Aslında “müddet” demek.

Müddeti geciktirmeye de te’cil deniliyor, bir ecel daha vermek, bir müddet daha uzatmak mânasına...

“Askerliğimi iki sene daha te’cil ettirdim.”

“Askerliğimin eceli, vakti gelmişti, asker olacaktım, te’cil ettirdim, bir ecel daha verdim, bir müddet daha uzattım.” demek oluyor.

İnsanların bir eceli, hayat müddetleri var; bu 50 yıldır, 80 yıldır... Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz 63 yıl yaşamış, kimisi daha fazla, kimisi daha az yaşıyor. Ama şair diyor ki:

Kıvrılır, uzar fakat

Daire olmaz bu hat!

Kıvrılsa, uzasa da ömür, daire olmuyor, sonsuz bir dönüş olmuyor, devr-i dâim olmuyor. İnsan ölüyor, sonu ölüm; sonunda müddet bitti mi, insan bu dünyadan ayrılıyor. İnsanoğlu bu son müddete doğru gidiyor, yaşadığı müddetçe en son çizgiye, yarışın veya yolun sonuna doğru gidiyor, oraya doğru sürükleniyor.

İnsan ecelinin yavaş yavaş azaldığını; müddetinin, vaktinin gittikçe döküldüğünü, bittiğini kendisinin sona doğru sürüklendiğini görse o zaman ne yapar?

Ebğadte’l-emele ve gurûrahû. “Tûl-i emele kızar ve tûl-i emele aldanmaz, tûl-i emelden sakınır.”

Tûl-i emel ne demek?

Bu çok önemli bir kavram, bunu pek çok kimse bilmez.

Emel, insanın ümidi, arzuları, istekleri demek oluyor. Tûl-i emel; arzularının, emellerinin uzun olması...

Misalle açıklayalım;

Mesela bir arkadaşınıza soruyorsunuz:

“Ne yapmak istiyorsun?”

Diyor ki;

“İnşaallah 25 yıl bu meslekte çalışacağım, para biriktireceğim, emekli olunca, falanca yerden bahçeli bir ev alacağım; işte bahçede çiçeklerle uğraşarak, vaktimi değerlendireceğim!”

Beş, on, on beş, yirmi yıl sonrasını böyle düşünerek kendi kendine kararlar veriyor, şöyle olacak, böyle olacak diyor.

İşte bu nedir?

Emel... Emelleri uzun, ne kadar uzun?

Düşündüğü zaman ne kadar uzaktaysa, o kadar uzun; yarına kadarsa o kadar, öteki yıla kadarsa o kadar, yıllar sonraya uzanıyorsa o kadar...

Herkesin ileriye dönük istekleri var.

Bütün bu isteklerin temelinde hangi düşünce yatıyor?

“Ben yaşayacağım, o vakte ulaşacağım!” diye farz ediyor, ondan onu düşünüyor;

“On yıl sonra şunu yapacağım, üç yıl sonra mezun olacağım...”

Ne mâlum üç yıl yaşayacağın?

“Ayakkabımı sağlam yap, üç yıl kullanayım!”

Ne mâlum, bu ayakkabıyı iki gün kullandıktan sonra insanın ecelinin bitip ölümünün gelmeyeceği?

Ama insanoğlu ölümü sevmediğinden düşünmek istemiyor, uzakta olduğunu düşünmek istiyor. “Yarın ölürüm!” diye düşünmek kendisini korkuttuğu için, “Herhalde 60 yıl yaşarım da, ilerde ölürüm!” diye, ileriye doğru ittiği zaman rahatladığından, hep ileriye doğru gidiyor. Düşünceleri yaşayacağım faraziyesine, nazariyesine dönük oluyor. “O kadar yaşarım.” diye düşünüyor.

Halbuki öyle değil, yarına çıkacağımız, bir dakika daha yaşayacağımız bile belli değil... Belki biraz sonra vademiz yetmiş, ecelimiz bitmiş, ölümümüz gelmişse,

 إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ

İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn...

Belki bir insan îman-ı kâmil ile, Eşhedü en lâ ilâhe illallâh diyerek ölecek. “Burada senin yanında oturacak da, arabasına binince ileri giderken şöyle olacak...”

Olabilir, olmasın, Allah hayırlı uzun ömür versin de, işte insanın ölüm uzakta olacak diye düşünmesi, ölüm için hazırlanmasını engelliyor. Allah’ın rızasına uygun işler yapmasını geciktiriyor. Tûl-i emelin kötü tarafı bu...

Tûl-i emel böylece insanı aldatıyor. “On yıl yaşayacağım, şunları şunları yapacağım, tevbe ederim, günahlarımı affettiririm, sevaplı işler yaparım...” diye aldanıyor. Gurur da aldanmak demek, kibirlenmek mânasına değil...

Sevgili kardeşlerim!

Tûl-i emel, çok yaşayacağım diye düşünmek, emellerinin uzaması insanı aldatıyor.

Tûl-i emel konusu, tasavvuf kitaplarında çok üzerinde durulmuş bir konudur. Tûl-i emele düşmeyin diye ihtar etmişlerdir ama bu ihtarı anlayan derviş de yok gibi... Hiç kimse bu ihtara uygun hareket etmiyor. Herkese sorsan “Allah’ın izniyle, lutfuyla, Allah ekremü’l-ekremîndir, herhalde 50 yıl, yüz yıl, 200 yıl yaşarım!” diye temenni ediyor, en uzun yaşamayı istiyor.

Kur’ân-ı Kerîm’de kâfirler için bildiriliyor ki;

لَوْ يُعَمَّرُ أَلْفَ سَنَةٍ

Lev yuammeru elfe seneh. “Her biri bin yıl yaşamayı temenni eder, ölmek istemez, ölmemeye çalışır, ölmemeyi temenni eder.”

Halbuki sahâbe-i kirâm, Peygamber Efendimiz öyle yapmamış. Peygamber Efendimiz iki parmağını göstermiş;

“Benimle kıyametin arası, bu iki parmak kadar yakındır.” buyurmuş.

Hemen ölecekmiş gibi âhirete hazırlanmayı tavsiye buyurmuş, ölümün yakın olduğunu beyan etmiş. Tûl-i emele düşmemek gerektiği bildirilmiş, tavsiye edilmiş. Ölüme hazırlanmak tavsiye edilmiş…

 عَجِّلُوا بِالتَّوْبَةِ قَبْلَ الْمَوْتِ

Accilû bi’t-tevbeti kable’l-mevt. “Ölüm ansızın geliverir, tevbenizi yapın, doğru yola girin, doğru insan olarak yaşayın!” diye tavsiye buyrulmuş.

“Vasiyetnâme insanın yastığının altında, hazır olmalı, vasiyetnâmesiz ölenin durumu fena olur. Kime borcu varsa onları yazsın, vasiyetlerini yazsın!” diye tavsiye buyrulmuş.

Bunların hepsi nedir?

Müslümana birer tavsiyedir.

Müslüman nasıl olmak yoluna itilmek isteniyor?

Ölümü düşünen, ölümün hemen gelivereceğini düşünen, ona göre hazırlık yapan.

Tamam sen bu hazırlığı böyle yap ama Allah sana çok uzun, 50 yıl, 100 yıl ömür versin.

Eski mutasavvıf büyüklerimiz ne yapmışlar?

Sabaha çıktı mı akşamı gözlememişler. “Bak bugün öleceksin, bugün Allah’a öyle kulluk et.” demişler, akşama çıkmışlarsa sabaha çıkmayı ümit etmemişler, tûl-i emele düşmemişler, “Bak bu gece ölebilirsin, geceni hayırlı geçir.” demişler, sabaha kadar ibadet etmişler ama Allah uzun ömür verdiğine vermiş.

Onun için tûl-i emele düşmemek lazım, tûl-i emelin insanları aldatması çok olur, o aldanmaya siz düşmeyin, “Çok yaşarım.” diye hayırları geciktirmeyin, tevbeyi geciktirmeyin, haccetmeyi, borç ödemeyi, hayırlı işler yapmayı, ibadet yapmayı geriye bırakmayın, günahlardan hemen vazgeçin, çünkü ansınız ölüm geliverir, hazırlıksız olursunuz, sonra âhirette sorumlu olursunuz.

Bu açıklamalardan sonra hadîs-i şerîfi bir daha tekrarlayalım;

Peygamber Efendimiz; “Ecelin birden geliverdiğini, mâneviyat gözünüzle, basiretinizle hemen bitivereceğini ve sizin ona doğru hızla gittiğinizi bilirseniz, görürseniz, o zaman tûl-i emele kızarsınız ve tûl-i emelin insanları aldatmasına düşmezsiniz, ona karşı müteyakkız olursunuz.” buyuruyor.

Böyle olmamızı istiyor. İnsanın ölümü, ecelin gelivereceğini, vadenin yetivereceğini, vaktin bitivereceğini, sona doğru hızla gittiğini, düşünmesi lazım! Biz de düşünelim, ben de düşüneyim, siz de düşünün…

Tûl-i emele düşmeyelim, tevbeyi hemen yapalım, hayırlı işlere hemen girişelim! Cami yaptıracaksak parayı hemen ayıralım, kazmayı hemen vurduralım, temeli hemen atalım! Hayırlı bir işe girişeceksek, onu tehir etmeyelim, hemen yapalım! Çünkü tûl-i emel aldatıcıdır.

Allah günahkâr kullarının tevbe etmesini çok sever. Allah tevvâbü’r-rahîm’dir, erhamü’r-râhimîn’dir. Günahkâr da olsanız korkmayın, ümitsizliğe düşmeyin!

لَا تَقْنَطُوا مِنْ رَحْمَةِ اللَّهِ

Lâ taknetû min rahmetillâh. “Allah’ın rahmeti çoktur. Allah’ın rahmetinden ümit kesmek, ümitsizliğe düşmek haramdır, yasaktır.”

Allah tarafından yasaklanmıştır.

إِنَّ اللَّهَ يَغْفِرُ الذُّنُوبَ جَمِيعًا

İnnallâhe yağfiru’z-zünûbe cemîâ. “Allah günahları toptan affedebilir.”

Onun için bu konuşmamı dinledikten sonra aşk ile, sıdk ile, ihlâs ile tevbe edin, hak yola girin! Bundan sonra iyi müslüman olun, cenneti kazanmaya çalışın, cehenneme düşmekten son derece kaçının kaçının, düşmemeye dikkat edin. Bilin ki devir, Devr-i Mahammedî’dir. Peygamber Efendimiz’in yoluna girin, sünnet-i seniyyesine sımsıkı sarılın! Peygamber Efendimiz’in sünnet-i seniyyesi bir büyük cadde-i kübrâ’dır. Cennete doğru götüren geniş bir yoldur, dümdüz bir sırât-ı müstakîmdir; o yolda yürüyün!

Allahu Teâlâ hazretleri sizi şaşırtmasın, saptırmasın. Nefse uyanlarından, nefsine mağlup olanlardan, şeytana aldananlardan etmesin... Tûl-i emele düşüp dünyaya kananlardan eylemesin... Vazifeşinas, görevlerini çok güzel yapan kullardan eylesin... Sevdiği kul olarak yaşatsın, sevdiği işleri yaptırsın; hayırlar, hasenat yaptırsın... Arkasında eserler, sadaka-i câriyeler bırakmak nasip eylesin... Hayırlı evlatlar yetiştirmek nasip etsin... Huzuruna yüzü ak, alnı açık sevdiği kul olarak varmayı nasip eylesin... Cennetiyle, cemâliyle müşerref eylesin...

Hepinizin cuması mübarek olsun, Allah nice cumalara, mübarek günlere, devletlere, nimetlere, saadetlere cümlenizi sevdiklerinizle erdirsin. Allahu Teâlâ hazretleri bizi aldanmayan, mânevî gerçekleri gören, şeytana kanmayan, hak yoldan ayrılmayan, ibadetlerini anında, zamanında değerli vaktinde yapan, günahlardan hemen tevbe edip dönen, hak yola giren, uyanık, basiretli, sevdiği kullarından eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA