İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde

26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
Cuma Sohbetleri

26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde

02.12.2019
45 dk 46 sn

Sevgili Akra dinleyicileri,

Cumanız mübarek olsun.

Allah nice cumalara eşlerinizle, çoluk çocuğunuzla, sevdiklerinizle sıhhat âfiyet üzere, sevdiği, razı olduğu kullar olarak eriştirsin. İki cihanda aziz ve bahtiyar olun.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Ebû Hüreyre radıyallahu anh’ten rivayet olunduğuna göre şöyle buyurmuşlar:

إِنَّ فِي جَهَنَّمَ وَادِيًا تَسْتَعِيذُ مِنْهُ كُلَّ يَوْمٍ سَبْعِينُ مَرَّةً أَعَدَّهُ الله لِلْقُرَّاءِ الْمُرَائِينَ بِأَعْمَالِهِمْ وَإِنْ أَبْغَضَ الْخَلْقِ إِلَى اللّٰهِ عَالِمُ السُّلْطَانِ

İnne fî cehenneme vâdiyen testeîzü minhü külle yevmin seb’îne merreten eaddehû li’l-kurrâi’l-mürâîne bi-a’mâlihim ve inne ebğada’l-halkı ila’llâhi âlimü’s-sultân.

Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

İlk hadîs-i şerîfin mübarek metnini okudum, açıklamasına geçiyorum:

İnne fî cehenneme vâdiyen. “Cehennemde bir vadi vardır ki...”

Cehennemin içinde, cehennemin ateşleri, azapları arasında, çevresine göre daha derin olan, daha çukur bir vadi... Nasıl dağların arasında vadi varsa, yarık, çukur, aşağıda...

“Cehennemin içinde bir vadi vardır ki…”

Testeîzü minhü külle yevmin seb’îne merreten. “Cehennem bile ondan korkar da, her gün yetmiş defa ondan Allah’a sığınır. ‘Aman bunun şerrinden beni koru ya Rabbî!’ diye cehennemin kendisi bile, kendi içindeki bu dehşetli, müthiş, korkunç vadiden Allah’a sığınır.”

Tabi bu ifade çok önemli. Cehennem zaten Allah’ın azap yurdu, azap etmek istediği kullarını, cezalandırmak istediği suçlu kulları; âsi, kâfir, müşrik, münafık, zâlim, kâtil, fâsık, fâcir kulları cezalandırmak için hazırladığı bir azap yurdu. Ama onun da içinde öyle yerler var ki azabı öbür taraflarından çok daha fazla şiddetli oluyor.

İşte bu cehennemin içinde bir vadi vardır ki cehennem bile ondan Allah’a sığınır. Günde yetmiş defa; “Aman yâ Rabbi! Bunun şerrinden beni koru. Aman yâ Rabbî! Bunun şerrinden sana sığınırım!" diye cehennem bile ondan Allah’a sığınır. Meraklanılacak bir şey.

Eaddehû li’l-kurrâi’l-mürâîne bia’mâlihim.

Allah bu yeri hangi cezalı, suçlu kullar için hazırlamıştır?

Allah bu azap vadisini kimler için hazırlamıştır?

Onun cevabı bu okuduğum kısımda geliyor:

Li’l-kurrâi’l-mürâîne bi-a’mâlihim. “Amelleriyle mürâîlik yapan kurrâ için hazırlamıştır.”

Tabi buradaki kelimeleri izah edeceğim:

Kurrâ ne demek?

Kurrâ kelimesi hemze ile, kârî kelimesinin çoğuludur, kârî’ler demek.

Kârî de ne demek?

“Okuyan” demek.

Umumiyetle Kur’ân-ı Kerîm’i güzel okuyan, ezbere okuyan, ezberlemiş olan kimselere kâr   î denilir, mukrî denilir if’al babından, ism-i fâil sîgası olarak.

Tabi İslâm’da en önemli şey, İslâm'ı bilmek Kur’an’ı bilmekle olduğu için, Kur’an okuyanlar önem kazanıyor ve değerli oluyor. Alim olmak için mutlaka Kur’ân-ı Kerîm’i iyi incelemek lazım.

Avrupa’da müslüman olmuş kardeşler var. Irk olarak Alman olduğu halde, başka milletten olduğu halde sonradan müslüman olmuş.

  Bu mübarekler, İslâm’a ilgi duyup müslüman olanlar, İslâm’ı kökünden tam anlamak için, doğru anlamak için, hemen Arapça öğrenmeye kalkışırlar. Ve kendi ülkelerinde neşredilmiş İslâm’la ilgili kitaplara itimat etmezler. ‘Bunlar belki gayrimüslimler tarafından hazırlanmıştır. Belki gerçekleri aksettirmiyordur, belki kasıtlıdır. Belki kötüleyici mahiyette garazkârâne yazılmıştır.’ diye itimat etmezler. Kendileri Arap ülkelerine giderler... ‘Madem müslüman olduk, İslâm'ı derinden tanımak için gidelim, Arapça öğrenelim!’ derler.

Mısır’da okurlar, başka bir İslâm ülkesinde okurlar, Arapça’yı güzelce öğrenirler, Kur’ân-ı Kerîm’e çok çalışırlar.”

Bu doğru bir yoldur. Keşke hepimiz böyle yapsak. Biz tabi elhamdülillah, anneden babadan müslümanız, doğuştan müslümanız. Fakat bunun bir tehlikesi var: Doğuştan müslüman olduğumuz için İslâm ile kendimizi âşina, dost, tanışık bildiğimizden, pek çok kimse İslâm’ı merak edip de derinlemesine çalışmaya gitmiyor.

Halbuki “Madem ben müslümanım; o halde İslâm'ı tam öğrenmeliyim. Madem Kur’ân-ı Kerîm Allah’ın kelâmı, ben Kur’ân-ı Kerîm’i çok iyi çalışmalıyım!” demeli. Her şeyden evvel; İngilizce’den, Fransızca’dan, Almanca’dan, diğer batı dillerinden, diğer tahsillerden önce herkes güzelce Arapça öğrenmeli.

Zaten bizim medeniyetimizin, mazimizin, tarihimizin temel direklerinden birisi, ana köklerinden birisi, Arap diliyle açılan o engin hazinedir. Onları bilmek için o kitapları, o bilgileri kazanmak için mutlaka Arapça öğrenmek lazım geliyor.

Onun için bizim de Arapça’yı öğrenmemiz lazım ve su gibi Arapça konuşabilmemiz lazım. Komşularımızın bir kısmı Arap olduğundan, özel olarak bu sebeple de Arapça öğrenmemiz lazım.

Mesela ben genç olsaydım aynı zamanda Yunanca öğrenmeye, Bulgarca öğrenemeye de kalkardım. Onlara da heves ederdim, Kafkas dillerine de heves ederdim. Çünkü onlar da komşularımız. Bunun gibi Arapça’yı da, zaten komşularımızın bir kısmı Arap olduğundan öğrenmemiz lazım.

Tarihimizin içinde Arapça’nın ve Arapça ile yazılmış eserlerin kütüphanelerimizde ve mazimizde büyük yeri olduğundan, Arapça’yı da öğrenmeyi isterdim. Elhamdülillah Allah bize nasip etti de buradan Arapça’sından okuyup dilimizin döndüğünce anlatıyoruz. Çok şükürler olsun, mutluyuz, memnunuz. Herkese de tavsiye ederiz.

Tabi Kur’ân-ı Kerîm’i iyi bilmek, alimlik alâmeti ama kurrâ-i kirâm, asâletli, soylu hafız efendiler, Kur’an’ı bilen, iyi okuyan mübarek efendiler çok kıymetli kimseler. Bunlar alimler. Çünkü bütün İslâmî ilimlerin temeli, kaynağı Kur’ân-ı Kerîm’dir, hadîs-i şerîflerdir. Tabi onları öğrenmek lazım ama Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz burada buyuruyor ki;

“Allah o azap vadisini, kurrâlar için hazırlamıştır.”

Ama nasıl kurrâlar?

el-Mürâîne bi-a’mâlihim. “İşledikleri ibadetlerde, yaptıkları amellerde, icraatta, mürâîlik, riyakârlık yapan alimler için hazırlamıştır.”

İlmin Allah rızası için olması lazım. Alimin Allah rızası için konuşması lazım, Allah rızası için amel etmesi, ibadet etmesi, icraat yapması lazım. Her şeyin Allah rızası için olması lazım. Eğer riyakârlıkla olursa, gösteriş için olursa, dünyevî menfaat celbi için olursa, Allah o zaman sevmez ve bunları en büyük şekilde, büyük cezalara, belalara, azaplara mâruz bırakır. Bu hadîs-i şerîf de onu gösteriyor.

Mürâî din alimleri, mürâî kârîler için, Kur’an okuyanlar, Kur’an alimleri için Allah bu azap vadisini hazırlamıştır. Öyle korkunç bir azap vadisi ki cehennem bile günde yetmiş defa ondan Allah’a ilticâ ediyor, sığınıyor. Hadîs-i şerîfin devamı da konuyu biraz daha açıklığa kavuşturuyor.

Ve inne ebğada’l-halkı ila’llâhi âlimü’s-sultân. “Allah’a en sevimsiz gelen, mahlukatı içinde Allah’ın en buğz ettiği, kızdığı varlıklar, sultanın alimleridir. Sultanın yanına yanaşıp ona dalkavukluk yapan, ‘Onun elinde olan imkânları, hazineleri, malı, mülkü alırım! Biraz da bana hediye verir, câize verir, atiyye verir, bahşiş verir.’ diye onun etrafından dolaşan alimlerdir.” diye Peygamber Efendimiz ayrıca bildiriyor.

Tabi muhterem kardeşlerim, biliyorsunuz, İslâm’ın da temeli ilimdir. Dünyadaki başarıların da kaynağı ilim. Âhiretin mükâfâtlarını almak, cennete girmenin de sebebi, ilim. İnsan alim olmalı, ilme değer vermeli!

Biz müslümanlar hepimiz, ilme sımsıkı sarılmalıyız; çünkü ilim İslâm’ın canıdır, damarıdır, direğidir, can damarıdır, son derece kıymetlidir. Bu önemli, alim de onun için çok önemli ve çok değerli bir kimse oluyor. Kur’an’ı bilen insanlar, İslâm’ı bilen insanlar çok değerli oluyor.

Bir de yönetici kadro var, yöneticiler var. Toplulukların başına toplum tarafından getirilmiş veya yönetim sistemlerine göre babadan oğula, başka şekillerle geçmiş insanlar bulunuyor. Topluluğu onlar yönetiyor, son söz onların oluyor. Onlara “sultan” deniliyor, “hükümdar” deniliyor, “kraliçe” deniliyor, “kral” deniliyor, “başkan” deniliyor, “reisicumhur” deniliyor, “cumhurbaşkanı” deniliyor, “diktatör” deniliyor. Bir toplumun başında olan kimse.

Toplumun başında olan kimse ve toplumu yönetmek için kurulmuş olan devlet mekanizması, aslında toplumun yararınadır. Toplumu idare etmek, toplumun menfaatlerini korumak, toplumu geliştirmek içindir.

Binâenaleyh onun doğru bilgilerle bilgilenmesi lazım, doğru bilgilere göre icraat yapması lazım. Devletin doğru bilgileri alıp değerlendirip doğru bilgilerle çalışması lazım.

Bu da alimlere bağlı. Alimlerle devlet yöneticilerinin işbirliğine bağlı. Bu ikisi güzel olursa devleti alimlerin nasihatleriyle yönetirlerse yöneticiler, devlet ileriye gider, yükselir, başarıdan başarıya koşar. Tarihte böyle olmuştur. Kendi tarihimizde de böyledir.

Mesela Osmanlı tarihinde, ilme kıymet verildiği, değer verildiği zamanlarda, mesela Fatih'in zamanında, eski bir çağı kapatmış, yeni bir çağı açmışız. Çok büyük icatlar yapılmış; havan topları vesaire... İstanbul’un fethinde kullanılan çeşitli usulleri biliyorsunuz.

Demek ki ilimle yönetim beraber olduğu zaman ne kadar büyük başarılar kazanıldığı, tarihte de görülüyor, bugün de görülüyor. Tabi bizim gibi Avrupa’yı, dünyayı gezen insanlar da, başka kardeşlerimiz de bunları görüyorlar; bu güzel.

Bir de aksini düşünelim:

Yönetim ilimden uzak, kaba saba, bilgisiz olursa o zaman ne olur?

Uçağın pilot kabinesine, uçağı yönetmeyi bilmeyen bir insan geçtiğini düşünün. Otobüsün direksiyonuna, şoförlük ehliyeti olmayan birisinin geçtiğini düşünün. Trenin makinisti rahatsızlandığı için trenin başına bu işi hiç anlamayan bir kimsenin geçtiğini düşünün. Bir gemide kaptana bir şey olduğu için kaptanlıktan anlamayan, tecrübesiz birinin kaptan köşküne geçip yönetimi ele aldığını düşünün.  Ne kadar büyük felaketler olur. Toplum felakete gider.

İslâm’da bir önemli husus var: Sonucu itibariyle çok insanı zarara uğratan suçlar, daha büyük suçtur, cezaları daha fazladır. Sonucu itibariyle mevzî kalan, az insanı zarara uğratan hatalar, suçlar, günahlar da, ona göre nispeten daha küçük suçlar, günahlar sayılır.

Alim eğer dalkavuk olursa, hakkı hayrı söylemezse, sultanın da yanına yanaşırsa, sultan da ona itimat edecek, bir şey sanacak; “Bu biliyor.” diye ona güvenecek, onun sözünü uygulayacak olursa; o da yalan yanlış söyleyince, toplum helâk olur. Gemi karaya oturur, tren çarpışır, uçak düşer, otobüs uçurumdan yuvarlanır.

Onun için bu alimin suçu ve cezası çok büyük oluyor. Böyle insanlar; cehennemin bile bir günde yetmiş defa Allah’a sığındığı o korkunç azap yerine atılıyor. Yöneticileri de şaşırttığı için, gerçeği söylemediği için, asıl yapması gereken görevi yapmadığı için böyle oluyor. Bu çok önemli.

Bu hadîs-i şerîften iki sonuç çıkar, mü’min kardeşlerim!

1. Yöneticiler gerçek alimlere kulak vermeli, gerçek alimlerden doğru bilgileri almaya çalışmalıdır. Dalkavuklardan yakasını sıyırmalıdır. Onlara yüz vermemelidir. İlmiyle menfaat temin etmek isteyen insanların, kötü huylu bilginlerin bu kötülüklerine fırsat vermemelidir.

2. Dini bilen, Kur’an’ı bilen alimler de hakkı söylemelidir. Mürâîlik, riyâkârlık yapmamalıdır. Kendisini helâk ettiği gibi bir de toplumu yöneten insanların yanına yanaşıp, onları da ifsâd edip, kandırıp, yanlış yollara sevk edip, toplumu felâkete götürmemelidir.

Tabi böyle kötü niyetli olan bir insan; menfaat hırsıyla gözü dönmüş, Allah’tan korkmuyor, yalan yanlış şeylerle, dalkavuklukla maddî menfaat, mevki makam, para pul teminine çalışıyor. O kendisi nasihati biraz zor dinler de, o zaman başka alimlere de, onun yaptığı yanlışlıkları yerinde, zamanında ortaya dökmek ve anlatmak; “Aman buna kanmayın, bunun söylediği yanlıştır!” diye gerçekleri ifade etmek düşüyor.

Alimlere Allah kolaylık versin, yöneticilere de basîret versin, ilimle yönetim bir arada çalışsın ve insanlar mutlu olsun. Ülkemiz, başka ülkeler, herkes, her yönden doğru istikamete giderek, dünya ve âhiret saadetini sağlamaya gayret etsin.

Birinci hadîs-i şerîf bu. Önemli bir konu, her zaman için geçerli, bugün için de geçerli, gelecek için de geçerli bir hadîs-i şerîf.

İkinci hadîs-i şerîfe geçiyorum. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz Abdullah b. Ca’fer radıyallahu anh’ten Deylemî’nin rivayet ettiğine göre buyurmuş ki;

إِنَّ قَوْمًا أَحَبُّوا قَوْمًا حَتَّى هَلَكُوا فِي حُبِّهِمْ، فَلَا تَكُونُوا مِثْلَهُمْ؛ وَإِنَّ قَوْمًا أَبْغَضُوا قَوْمًا حَتَّى هَلَكُوا فِي بُغْضِهِمْ، فَلَا تَكُونُوا مِثْلَهُمْ

İnne kavmen ehabbû kavmen hattâ helekû fî hubbihim fe lâ tekûnû mislehüm ve inne kavmen ebğadû kavmen hattâ helekû fî buğdihim fe lâ tekûnû mislehüm.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz, bu ikinci hadîs-i şerîfte diyor ki;

İnne kavmen. “Bir kavim, bir topluluk, bir grup insan.” Ehabbû kavmen. “Bir başka grup insanları sevdiler. Bir kavim bir kavmi sevdi.”

Buradan “kavim” sözünden anlayacağımız, bir “ırk” demek değil. İranlı, Afganlı, Hintli, Türk, Kürt veya Avrupalı, Yunan, Bulgar. O mânaya değil.

Kavmen; “bir grup insan, insan topluluğu, bazı insanlar” demek.

“Bazı insanlar, bazı insanları sevdiler ama ifrat derecesinde sevdiler.”

Hattâ helekû fî hubbihim. “Sonunda bu sevgileri yüzünden helâke uğradılar.” Felâ tekûnû mislehüm. “Sakın siz onlar gibi olmayın!” Ve inne kavmen. “Yine bir takım insanlar.” Ebğadû kavmen. “Bazı insanlara kızdılar, buğz ettiler, düşman gözüyle baktılar, kin tuttular.” Hattâ helekû fî buğdihim. “Onlara olan kızgınlıkları yüzünden helâk oldular.” Felâ tekûnû mislehüm. “Sakın bunlar gibi de olmayın.”

Burada misal yok, “bazı insanlar” deniliyor. Bu insanların kimler olduğunu, hadîs-i şerîfte Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bildirmemiş. Kimi ima ettiğini de biz şu anda bu okumamızla anlayamıyoruz. İma edilen kimdir, anlayamıyoruz. Ama ehabbû dedi, ebğadû dedi. Tarihte olmuş misalleri düşünerek Peygamber Efendimiz’in söylediğini anlıyoruz.

O zaman biz de Peygamber Efendimiz’den önceki tarihi göz önünden geçirelim, bir misal bulmaya çalışalım.

İnne kavmen ehabbû kavmen. “Bazı insanlar, bazı insanları sevdiler.” Hattâ helekû fî hubbihim. “O sevgi yüzünde helâk oldular.”

Hafızamızdan misal çıkarmaya çalışalım:

Mesela Mısırlıların içinde, Firavun’un yaşadığı zamanda, Firavun’u ve onun yöneticilerini bazı insanlar sevdi. Tabi sevmese etrafında toplanmaz. “Bu bizim takım, bizim devlet, bizden olan kimseler” der, ondan etrafında toplanır. İnsanlar sevmediği insanların yanından uzaklaşır. Ama onun etrafında toplandılar.

Biz Mısır’a gittiğimiz zaman, çeşitli eski şehirleri gördük, harabeleri gördük. Koca koca mâbetler yapmışlar. Koca koca binalar. Tarihte uzun yıllar devam eden, asırlar boyu devam eden bâtıl medeniyetler. Ananelerini seviyorlar, eskileri seviyorlar, belki papazlarını seviyorlar, rahiplerini seviyorlar. Menfis Mâbedi’nde veyahut ehramların olduğu Kahire’deki yerde tapınakları filan var.

Kavim, rahiplerini seviyor ki onların sözünü dinliyor. Ama yanlış bir sevgi. O sevgide ifrat derecede bağlılık gösteriyorlar. Sonra kendilerine ikazcılar geldiği halde, peygamber geldiği halde; -mesela Musa aleyhisselam, Harun aleyhisselam geldi, onlara gerçekleri anlattı ama Firavun’un tarafını tuttular. Sevgileri yanlış istikâmette oldu.- Firavun'un tarafını tuttular, hak yolu tutmadılar, hak yolu temsil eden kimseleri tutmadılar. Onları hor gördüler; derken, bu Firavun’un taraftarlığından dolayı helâk oldular.

Düşünelim Nemrud’un kavmi de böyle. Düşünelim Nuh aleyhisselam’ın kavmi de böyle.

Nuh aleyhisselam onları hak yola çağırdıkça;

“Aman, sakın ha!” diyorlar. “Tapınaklarınızı, putlarınızı bırakmayın! Putlarınıza vefalı olun, aman dininizi terk etmeyin! Bu yeni gelen adamların –‘yeni gelen adamlar’ dediği peygamberler- söylediklerinden dolayı asırlardır atalarınızın tapındığı putları bırakmayın, atalarınızın yolundan ayrılmayın!” diyorlardı.

Bu bir taassup. Gerçek değil, sadece hissî, indî. Sevgiden dolayı bir tarafı tutuyorlar ama Allah’ın sevmediği tarafı tutuyorlar. Allah’a karşı geliyorlar, Allah’ın peygamberlerine karşı geliyorlar; helâk oluyorlar.

Bunun aksi de var. Bazıları bazı insanları sevmiyorlar. Diyelim ki Kureyş kavmi, Peygamber Efendimiz İslâm'ı getirdiği zaman, müslüman olan ashabını sevmediler. İşkence ettiler, kimisini şehit eylediler. Peygamber Efendimiz'i Mekke-i Mükerreme’den çıkardılar, buğz ettiler. Sonra hepsi bu inatlarında, kızgınlıklarında, kinlerinde helâk oldular.

Demek ki Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz böyle olmamayı da tavsiye ediyor. Bundan çıkan sonuç çok güzel; Peygamber Efendimiz'in tavsiye-i nebeviyyesi çok önemli. İnsanların eski alışkanlıklarla veyahut kendilerinden önceki insanların tutturmuş olduğu yanlış istikametlerde inat ederek, onlara lüzumsuz bir bağlılık göstererek yeni ortaya çıkan gerçekleri, yenilikleri, doğruları, doğruluğu anlaşılmış olan hususları reddetmemeleri lazım. Onların karşısına çıkmaması, onlara düşman gözüyle bakmaması lazım.

Aklını kullanmalı, mutaassıp ve tutucu olmamalı.

Burada da demin birinci hadis-i şerifte söylediğimiz gibi ilim insana rehber olacak. Bir insan çıkıyor; “Ben Peygamberim.” diyor, bir gerçek getiriyor. İnsan yeni gelen şeyi aklıyla, mantığıyla ölçecek, ondan sonra hakkın, aklın, mantığın tarafını tutacak. Peygamber Efendimiz daima aklın tarafını tutmayı tavsiye ediyor. Tabi akıl deyince bazıları diyecek ki;

“Tamam, Hocaefendi vaazında çok iyi söyledi, tamam, aklı tutalım!”

Ama aklın da çeşitleri var. Meyhaneye gidip de kendisini içkiye kaptırmış olan insanın da bir aklı, bir mantığı, bir felsefesi var. Kumarhaneye gidip de bütün maaşını oraya yatırıp çoluk çocuğunu aç bırakan insanın da bir mantığı, bir düşüncesi, bir felsefesi var.

Her akıl, makbul akıl değil. Makbul olan akıl, akl-ı selîmdir. Bilimsel araştırmalarla doğruluğu kabul edilmiş olan gerçekler olmalı.

“Tamam, hoca aklı tavsiye ediyor. Falanca ilim adamı da şöyle söylemiş, o halde hemen onun peşinden gidelim!” diye birden acele etmemek lazım.

Belki o peşinden gittikleri, aklını beğendikleri insan da hata etmiştir. Bakın tarih boyunca bir sürü filozof çıkmış, bir sürü felsefî mektep, ekol ortaya atmış. Sonra da onların yanlışlığı anlaşılmış. Hatta Fizik, Kimya konusunda bazıları bazı çalışmalar yapmışlar, bazı şeyleri gerçek sanmışlar. Ama sonradan onların yanlışlığı anlaşılmış.

Demek ki aklın; akl-ı selîm olduğunu düşünmek lazım. Selamette olan bir akıl, mutaassıp değil, yanlış değil, saplantılı değil, gerçeği temsil eden, ilmi temsil eden bir akıl olması lazım. Peygamber Efendimiz onu tavsiye etmiştir. Aklın, vicdanın, mantığın tarafını tutmayı tavsiye etmiştir. Körü körüne bir tarafı tutup kör olarak; “Ben bu taraftan doğmuşum, binâenaleyh böyle yapmalıyım.” diye, herkes böyle mutaassıp tutuculuk içinde olsaydı, o zaman ilim hayatında, toplum hayatında, dünyada hiçbir gelişme olmazdı. Bereket versin, gerçekleri görüp anlayıp hemen ona uyan insanlar var.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz peygamberlik vazifesini yapmaya başladığı zaman, panayırlara gelen kabilelere gerçekleri anlattı. Kabilelere, gruplara, hac yapmaya gelen insanlara; “Ben Allah'ın peygamberiyim. Allah bana kitap indirdi, görev verdi.” diye anlattı ama herkes kabul edemedi.

Herkes gerçekleri anlayıp teslim olamıyor. Ama Medine’nin mübarek insanları, Ensar, Peygamber Efendimiz’in doğru söylediğini görüp kabul ettiler. Peygamber Efendimiz’i bağırlarına bastılar:

“Yâ Resûlallah! Bizim şehrimize gel, biz seni bağrımıza basarız. Kendimizi koruduğumuz gibi, çoluk çocuğumuzu, malımızı mülkümüzü koruduğumuz gibi seni koruruz yâ Resûlallah!” dediler ve korudular.

Tarihe “Ensar” olarak geçtiler. Muhâcirleri bağırlarına bastılar. Mekke’den oraya gidenlere çok yardımlar yaptılar. Nice sevaplar kazandılar. Kur’ân-ı Kerîm’de Allahu Teâlâ hazretlerinin methine mazhar oldular.

Demek ki sevgi; gözleri kör edip de seveni helâke götürecek derecede yanlış işler yapmaya sevk etmemeli. Yanlış bir kızgınlık da gözleri kör edip insanı helâke götürecek bir dereceye gelmemeli.

O halde Peygamber Efendimiz’in başka bir hadîs-i şerîfindeki bir tavsiyesini her zaman uygulamaya çalışmalıyız:

“Sevdiğini ölçülü bir şekilde sev; belki bir zaman gelir, o sevgi biter. Sevilmeyecek bir insan olduğu anlaşılır, hatalı olduğu anlaşılır.”

Ona aşırı bir takım imkanlar sağlarsan, yanlış olduğu anlaşıldığı zaman artık iş işten geçmiş olabilir. Doğru sanıp mevki ve makam verirsin. Fakat sonradan bir de bakarsın ki; “Eyvah, keşke vermeseydim, bu onları kötü yola kullanıyor! Ben bunu sevdiğim için böyle yaptım. Hay Allah, hiç de buna layık değilmiş! Meğer beni kandırmış!” diye insan pişmanlık duyar ama iş işten geçmiş olur.

Demek ki her şeyi dikkatli, ihtiyatlı, ölçülü yapmak lazım. Sevgide ve kinde,  kızmakta, sevmekte ve sevmemekte aşırılığa gitmemek lazım. Yanlışlara düşmemeye çalışmak lazım.

Peygamber Efendimiz;

Fe lâ tekûnû mislehüm. “Sakın böyle yapanlar gibi; körü körüne seven, körü körüne kızanlar gibi olmayın!” diye tavsiyede bulunuyor.

Bu sayfada çıkan hadîs-i şerîflerden, nasihatlerden ikincisi bu.

Gelelim bir başka hadîs-i şerîfe:

Huzeyfe radıyallahu anh’ten Taberânî rivayet eylemiş. Bu üçüncü hadîs-i şerîf kısa:

إِنَّ فِي مَالِ الرَّجُلِ فِتْنَةً، وَفِي زَوْجَتِهِ فِتْنَةً وَوَلَدِهِ

İnne fî mâli’r-racüli fitneten ve fî zevcetihi fitneten ve veledihî.

Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl, ev kemâ kâl.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem bu üçüncü hadîs-i şerîfte şöyle diyor:

İnne fî mâli’r-racüli fitneten. “Hiç şüphe yok ki kişinin malında bir fitne vardır.” Ve fî zevcetihî fitneten. “Hanımında fitne vardır.” Ve veledihî. “Çocuğunda fitne vardır."

Biliyorsunuz, fitne esas itibariyle “imtihan” demek. İnsanın başına gelip de; “Acaba nasıl hareket edecek bakalım?” diye Allah'ın insanın başına musallat ettiği bir olay, bir hadise, bir oluş. İşte ona “fitne” derler. Çünkü kişi onunla imtihan olunuyor. Çünkü onu gönderen Allah’tır.

İnsanın malında fitne vardır.

İnsan bazen malından dolayı imtihan oluyor. Birisi gelir sadaka, zekât ister veyahut karşısına haram para imkânı çıkar veyahut daha başka şekillerle malında bir hastalık olur, bir ârıza olur. “O malını kaybetmekten dolayı Allah’a karşı kulun tavrı nasıl olacak?” diye, insan malıyla imtihan olur.

Malı, imtihan konusu.

Ya malın çokluğundan imtihan olur, ya azlığından imtihan olur, ya malın helâk olmasından imtihan olur.

Mesela çok mal verdi;

“Bakalım zenginliğinin gereğini yaptı mı?”

Az mal verdi;

“Bakalım fakirliğe tahammül edip yanlış yola sapmadan, namusunu koruyarak yaşayabildi mi?”

Veyahut malına bir telef geldi;

“Bakalım Allah’ın kaderine tahammül gösteriyor mu?” diye imtihan edilmiş olur.

 مَنْ آمَنَ بِالْقَدَرِ أَمِنَ مِنَ الْقَدَرِ

Men âmene bil-kaderi, emine mine’l-keder. “Kadere iman eden, kederlerden emin olur.”

“E ne yapalım Hak’tan geldi, sabredeyim!” diye sabredebiliyor mu? Çok olduğu zaman şükredebiliyor mu? İnsanın malı bir imtihan konusudur.

İnsan, malından kendisine yönelecek çeşitli deneyimleri, denemeleri, Allah’ın imtihanlarını, sınamasını bilmeli ve ona göre, Allah'ın istediği şekilde hareket etmek üzere uyanık bulunmalı! Çok mal verdiyse zekatını vermeli, şükrünü eda etmeli. Vermemişse sabretmesini bilmeli, helalinden kazanmaya çalışmalı. Malına herhangi bir telefât gelirse, Allah’tan geldiğini bilmeli:

“Veren Allah, alan Allah.” demeli, kulluğuna gölge düşürmemeli! Yiğitliğinin şanına leke sürmemeli!

Zevcesinde de imtihan olur. Zevcesi hastalanır. Öyle kimseler duyuyorum ki evlenmiş, yıllardan beri zevcesi yatalak, ona vefalı, senelerce ona bakıyor. Bu bir imtihan, zevcesini Allah öyle yapmış. Adam da mert mi mert; zevcesine yıllardır hizmet ediyor, “Bu, Allah’ın imtihanı.” diyor. Mesela böyle olabilir.

Veyahut daha başka şekillerde zevcesi yönünden kendisine bir imtihan gelebilir. Onlara karşı da insan dikkatli olmalı, hazırlıklı olmalı. Mesela bazen hanımından yana bir kötülük gelebilir. Kur’ân-ı Kerîm’de bildiriliyor:

Nuh aleyhisselam'ın karısı, Nuh aleyhisselam’a iman edenlerden değil. Nuh tufanında helâk olanlardan. Lut aleyhisselam’ın karısı Lut aleyhisselam’ın peygamberliğini anlayıp da ona tâbi olanlardan değil ve sonunda helâk olanlardan. Allah’ın hikmeti. Peygamber karısı olduğu halde, peygambere layık zevcelik yapamamış. O da, o peygamberin imtihanı. O da onu bilip ona göre davranması lazım.

Böyle olabilir. İnsanların başına çeşitli olaylar gelebilir.

Bizim Ebü’l-Hasen-i Harakânî Efendimiz hazretleri, büyük evliyâullahtan. Çok büyük sûfî, şeyh. Kars’ta da kabri olduğu söyleniyor. İhvanından bir grup, kendisini ziyarete gitmiş, kapıyı çalmışlar. İçeriden bir kızgın kadın sesi;

“Kim o?” diye bağırmış.

“Efendi hazretlerini ziyarete gelmiştik.” demişler.

“Evde yok, gelmedi, ormana gitti.” demiş, bir sürü bağırmış.

Zavallılar, kapının dışındaki misafirler, birbirlerine bakmışlar.

“Allah Allah! Bu ne biçim kadın. Nasıl bağırıp azarlıyor?” filan diye köşede beklemişler.

Az sonra Şeyh Efendi gelmiş.

Demişler ki;

“Böyle bir şey oldu.”

“Eh, ona sabrımızdan dolayı Allah bize kerametler ihsan etti.” diye buyurmuş.

Demek ki onun imtihanı o zevce. Fitnesi o. Sabrettiği için büyük mertebe buluyor.

Aradan zaman geçmiş. Yine aynı insanlar, aynı mübarek Harakânî hazretlerini ziyarete gitmişler. Yine korka korka kapıya yanaşmışlar. “İçerideki kadın bize bar bar bağıracak mı, bizi azarlayacak mı?” diye kapıyı çalmışlar.

İçerden bir tatlı ses;

“Kim o?” demiş.

“Efendi hazretlerini ziyaret edecektik.” deyince;

“Henüz evde yok, evde değil ama ev müsaittir. Kapıyı açın, sağ taraftaki odaya girin! Dolapta yemek vardır, onları yiyin. Ben sizin yanınıza gelemiyorum, hizmet edemiyorum ama işte buyurun rahatınıza bakın. Abdest alabilirsiniz, su falanca yerdedir.” demiş.

Artık ev sahipliğinin gereği neyse, uzaktan onlara tatlı dille, hoş bir karşılama yapmış.

Efendi hazretleri gelince demişler;

“Efendim biz bu işi anlamadık. Geçen geldiğimizde bir kadın bizi korkunç bir şekilde haşladı, azarladı; çok korktuk. Şimdi de çok tatlı muamele etti.”

“Ha, o eskisi öldü, bu yeni hanım. O eskisi bizim yumağımızı sarıyordu, bu kendi yumağını sarıyor.”

Bundan da maksat ne?

“Eskisine biz sabrediyorduk; sabretmekten dolayı bizim sevabımız artıyordu. Bu şimdi kendisi güzel davranıyor, sevapları kendisi kazanıyor.” demek istiyor.

Bir adamın karısı böyle tatlı dilli, güleç yüzlü, güzel huylu olursa, kadın sevabı kazanır. Hanımının öyle iyi olmasından dolayı, efendi de bir nimete mazhar olmuş olur ama asıl sevabı kadın kendisi kazanıyor.

Demek ki zevcenin kötülüğü, cadalozluğu da bir imtihan olabilir. Hastalığı da bir imtihan olabilir. İnsan çeşitli şekillerde imtihan olur. Hanımın cihetinden de evlilikte imtihanları olabilir.

Ve veledihî. “İnsanın bazen çocuğundan da imtihanı olur.”

Yine hastalık olabilir veya çocuğun serkeşliği olur, vefasızlığı olur, hayırsız evlatlığı olur, itaatsizliği olabilir. Çeşit çeşit durumlar olabilir.

Müslüman ne yapacak?

Her duruma karşı müteyakkız, hazırlıklı olacak.

Malı yönünden bir imtihana uğrayabilir, fitneye mâruz kalabilir. Zevcesi yönünden bir imtihana uğrayabilir, fitneye mâruz kalabilir, imtihana tâbi olabilir. Çoluk çocuğundan imtihana uğrayabilir.

Hepsinde güzel davranmaya çalışmalı, Allah’ın rızasını kazanmaya çalışmalı, Allah'ın sevmediği duruma düşmemeye gayret etmeli. İsyana ve feverana saplanmamalı, ayağını kaydırmamalı!

Üçüncü hadîs-i şerîf de bu oldu.

Sayfadan kısa bir hadîs-i şerîf daha okuyalım. Yine Huzeyfe radıyallahu anh’ten, Taberânî’nin, Hâkim’in, Neseî’nin ve İbn Asâkîr’in eserlerinde bulunan bir hadîs-i şerîf.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz şöyle buyuruyor:

إِنَّ قَذْفَ الْـمُحْصَنَةِ لَيَهْدِمُ عَمَل مِائَةِ سَنَةٍ

İnne kazfel-muhsaneti leyehdimü amele mieti senetin. “Evli bir kadına iftira etmek, onun namusuna gölge düşürecek yalan sözler söylemek, yüz senelik ibadeti taati yıkar, mahveder, bitirir."

Biliyorsunuz, muhsana “evli kadın” demek. Aslında hısn Arapça’da “kale” demek.

Türkiye’de bazı yerler vardır, bu isimle isimlendirilmiştir. Mesela Hısn-ı Kehfa, “Hasan Keyf” diyorlar ama aslı Hısn-ı Kehfa’dır. Ondan sonra, Adıyaman'ın eski adı Hısn-ı Mansur’dur.

Demek ki şehrin etrafında kale varmış, ondan dolayı hısn diye adlandırılmış. Muhsana da “kale gibi etrafı korunmaya alınmış” demek oluyor.

Muhsana demek, “evlenmiş de korunmaya mazhar olmuş insan” demek. Evli olan kimse, İslâm fıkhında bu sıfatla anılıyor.

“Artık günah işleyecek bir gedik kalmamış, her yerden korunmuş. Evlenmiş ya, elhamdülillah selamete çıkmış.” demek oluyor.

Bazı insanlar vardır, yuvaları yıkmak için maalesef iftiralarda bulunurlar. Aile saadetini bozarlar, kişileri birbirinden ayırırlar, yuvaları yıkarlar. Yalan sözler söylerler. Evli bir kadına yalan, iftira, gölge düşürecek bir söz söylemek büyük günahlardan birisidir.

Böyle yapan, yuva yıkan, iftira eden insanın cezası nedir?

Yüz senelik ameli hebâen mensûrâ olur. Ömrü berbat olur.

Neden?

O masum insana iftira eylediği için.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Tabii biliyorum ki hiçbir müslüman durup dururken bir başka kimseye iftira etmez. Müslüman akıllıdır, basîretlidir, iftira etmesi düşünülmez. Ama bazı insanlar dedikoduya meraklıdır. Küçük şeyi büyütür, masum bir şeyi yanlış yorumlar. Yalan yanlış yorumlarla aslı esası olmayan şeyler ortaya atabilir. Dedikodu üretir veyahut duyulan sözü yanlış anlar.

Müslümanın, birisinin namusuna gölge düşürecek bir sözü söylemekten son derece sakınması lazım. Bütün müslümanların bu hususta dikkatli olması lazım. Büyük günahlardan birisi olduğu için bu hususu da, sayfada karşımıza çıktığı için okumuş oluyoruz.

Şimdi dört hadîs-i şerîf olduğuna göre, bir hadîs-i şerîf daha okuyarak sohbetimizi kapatalım. Aynı sayfada bildiğiniz bir hadîs-i şerîf. Sonunda dua olduğu için biz de o duayı okuyarak sohbetimizi kapatırız.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor:

إِنَّ قُلُوبَ بَنِي آدَمَ كُلَّهَا بَيْنِ إِصْبَعَيْنِ مِنْ أَصَابِعِ الرَّحْمٰنِ، كَقَلْبٍ وَاحِدٍ يُصَرِّفهُ حَيْثُ يَشَاءُ. اللّٰهُمَّ مُصَرِّفَ الْقُلُوبِ، صَرِّفْ قُلُوبَنَا عَلَى طَاعَتِكَ

İnne kulûbe benî Âdeme küllehâ beyne isbaîne min esâbii’r-rahmân, ke-kalbi vâhidin yasrifühû haysü yeşâ' Allâhümme musarrife’l-kulûb, sarrif kulûbenâ alâ tâatik!

Ahmed b. Hanbel'de, Müslim'de, Dârekutnî’de Abdullah b. Amr İbnü’l-Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edilmiş olan bir hadîs-i şerîf.

İnne kulûbe benî Âdeme küllehâ beyne isbaîne min esâbii’r-rahmân. “Bütün insanların hepsinin iç âlemleri, vicdanları, gönülleri, kalpleri Allah’ın iki parmağı arasındadır. Rahmân’ın parmaklarından ikisi arasındadır.” Ke-kalbi vâhidin. “Bir kişinin kalbi gibidir."

Bunları yönetmek, kişilerin çokluğu Allahu Teâlâ hazretlerine asla zor gelmez.

“Bütün insanların kalpleri onun parmaklarından, iki parmağının arasındadır.”

Yasrifühû haysü yeşâ.' “Gönlü, nereye isterse o tarafa döndürür, o tarafa çevirir.”

Sevdirir, ısındırır, birleştirir; insanlar arasında sevgiler meydana getirir.

Gönüllere hâkim olan Allah’tır. Gönülleri bir istikamete, bir fikre, bir fikir etrafında toplanmaya sevk ediyor. Kâdir’dir.

Bir kısım insanlar Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz’e azılı düşmanlar idiler. Ondan sonra hepsi müslüman oldular ve İslâm için cihad eylediler, nice ülkeler fetheylediler, İslâm yolunda şehid oldular.

Kalpteki bu değişiklik, insanların kafasındaki, aklındaki, gönlündeki bu değişiklik neredendir?

Allah’tandır.

Onun için Peygamber Efendimiz bunu beyan ettikten sonra buyuruyor ki;

Allâhümme musarrife’l-kulûb. “Ey Allah'ım! Ey kalpleri istediği istikamete çeviren Rabbim!” Sarrif kulûbenâ alâ tâatik. “Bizim kalplerimizi, bizlerin kalplerini sana ibadet ve taat yönüne çevir. Gönüllerimizi sana ibadet, güzel kulluk yapmak tarafına doğru yönelt!”

Hadîs-i şerîfin sonunda; “Biz onları sevelim, o yola kayalım, o tarafı sevelim, o yolda çalışalım.” diye gönlünün hayırları, iyilikleri sevmesini, o tarafa meyletmesini Allah’tan istemiş.

Aziz ve muhterem kardeşlerim!

Tabi şimdi ülkemizde gönüllerin birlik ve beraberliği, hayra meyletmesi, hayrı işlemesi çok önem kesbediyor.

Mühim bir ülkeyiz, büyük bir ülkeyiz. İnsanlarımızın arasında çeşit çeşit sıkıntılar, fitneler, fesatlar var. Ayrıcalıklar, ayırımlar, tefrikalar var, tehlikeler var. Tabi biz de bu hadîs-i şerîften görüyoruz ki Allahu Teâlâ hazretleri Kâdir’dir, her şeyi dilediği gibi yapmaya gücü yeter.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in burada belirttiği gibi, Allahu Teâlâ hazretleri gönüllerimizi hayra, ibadete, imana, ihlâsa, güzel şeylere döndürsün.

Güzel şeyleri yapmayı kendimize ülkü edinelim, onları sevelim. Hayatımızı boş şeylerle geçirmekten kendimizi çekelim, kurtaralım. Allah yoluna dönelim, Allah’ın dinine hizmet edelim. Cenneti kazanacak işler yapalım. İnsanlara mutluluk götürecek, hayır götürecek işler yapalım.

Hem kendimiz, hem çevremizdekiler, hem ülkemiz, hem başka insanları sevindirecek, Allah’ın rızası istikametine yönlendirecek çalışmalar yapalım da Allah bizi dünya ve âhirette aziz ve bahtiyar eylesin. Sizin kalplerinizi, bizim kalplerimizi rızası yoluna çevirsin. Etrafımızdaki cahillerin, gafillerin, fâsıkların, fâcirlerin, zalimlerin, müşriklerin, münafıkların da kalplerini imana döndürsün, İslâm’a döndürsün. Onlara da kör gözlerini açıp gerçekleri görmeyi nasip etsin. Kalpleri dilediği gibi istediği istikametine çevirebildiğine göre inşaallah dilerse hepsi olur.

El birliği ile çalışalım; beldelerimizi dünyanın en ileri, en temiz, en nezih, en güzel diyarları hâline getirelim.

Allah hepinizden razı olsun. İki cihanda cümlenizi aziz ve bahtiyar eylesin.

es-Selâmü aleyküm ve rahmetullâhi ve berekâtüh!

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
02.12.201945 dk 18 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA