İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli

16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli
Cuma Sohbetleri

16.07.1999 - Allah ve Resulune İtaat, Yöneticiler, Zikir Ehli

02.12.2019
45 dk 18 sn

es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh

Aziz ve sevgili Akradyo dinleyenleri,

Allah'ın selamı, rahmeti, bereketi, ihsanı, ikramı, dünyada, âhirette üzerinize olsun. Allah hepinizden razı olsun. Hepinizi razı etsin. İki cihanın saadetine erdirsin.

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in hadîs-i şerîflerinden bir tanesi... Ebû Bekir radıyallahu anh'ten Deylemî rahmetullahi aleyh rivayet eylemiş. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri buyuruyor ki;

Men asbaha yenvî lillâhi tâ'aten keteballâhu lehû ecra yevmihî ve in asâhü.

Sadaka Resûlullah, fî mâ kâl ev kemâ kâl.

Bu hadîs-i şerîf, niyetin ehemmiyetini gösteren hadîs-i şerîflerden bir tanesi. Biliyorsunuz insanın içinden bir şeyi yapmaktaki amacı, düşüncesi, maksadı neyse; yaptığı işin değerlendirilmesi ona göre olur.

İnneme'l-a'mâlü bi'n-niyyât. "Ameller niyetlere göre değerlenir."

İnsan niyeti iyi ise amelden sevap alır. Niyeti iyi değil ise yapılan iş iyi bile olsa sevap almaz. Kötü niyetle yapıldığı için oradan bir sevap kazanamaz.

Bu hadîs-i şerîfte de Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Men asbaha yenvî lillâhi tâ'aten. "Kim Allahu Teâlâ hazretlerine itaat niyet ederek sabaha çıkarsa, sabahlarsa…"

Yani, "Ben bugün Rabbime itaat edeceğim, emrini tutacağım, O'nun rızasına uygun hareket edeceğim..." gibi Allah'ın seveceği işleri yapmaya niyet ederek sabaha başlarsa...

Keteballâhu lehû ecra yevmihî. "Allah o gününün ecrini ona yazar."

İtaat etmiş, rızasına uygun işler yapmış gibi o gününün sevabını yazar.

Ve in asâhü. "Eğer o itaati tam yapamazsa, bazı yanlışlıklar, isyan durumu olsa bile."

Çünkü amacı niyeti Allah'a itaat etmekti. Niyetinden dolayı, o gününü Allah ecirli-sevaplı geçirmiş gibi mükâfat verir.

O günün sevabını öylece alır ama Allahu Teâlâ hazretlerine âsî olma derecesi önemli. Kul her zaman hata edebilir. Cenâb-ı Hak hatalarının çoğunu bağışlıyor, önemlilerini hesaba koyuyor. Ufak tefek hatalarını bağışlar, nazara almaz ve sevaplı gün geçirmiş gibi yazar ama daha büyük bir hata işlerse, o zaman o suçunun da cezası ona göre -Allahu âlem- gelir. Ama buradan anlıyoruz ki niyetine göre Allah ona mükâfat verir.

Seneler önce, Bursalı bir şahıs [Mehmed Zahid] Hocamız'la beraber bizi evine çağırmıştı. Onun kapısından içeri girdiğimiz zaman bir yazı görmüş, o yazıyı çok beğenmiş ve beğendiğimizi söylemiştik. O yazı yaygınlaştı gibi geliyor bana. Bizim biraz reklamını yapmamızdan galiba, diye düşünüyorum, belki yanılıyorumdur.

"Bugün Allah için ne yaptın?" diye bir yazı.

Evin kapısından içeri giriyorsunuz, yazı sizi karşılıyor:

"Bugün Allah için ne yaptın?"

Adam bütün gün çalıştı, eve geldi, anahtarı açtı veya zili çaldı, çocukları veya hanımı açtı. "Buyurun, hoş geldiniz!" dedi. İçeri girer girmez hemen karşıda levha... Yukarıya doğru merdiven gidiyor ama hemen önde levha;

"Bugün Allah için ne yaptın? Bugün vaktin nasıl geçti? Çarşıda pazarda, dışarda, evin dışında vakti nasıl geçirdin?.."

Bir sorgu!

Bu, güzel bir şey! Çünkü insanın kendisini hesaba çekmesini sağlıyor. Bu soru kendi kendisini düşündürüyor; "Ben bugün ne yaptım yahu? Acaba günümü nasıl geçirmiştim?" diye hatırlamasına sebep oluyor. Bir insanın yapmış olduğu işlerin muhasebesini yapması çok iyi. Çünkü Hz. Ömer Efendimiz tavsiye buyurmuş:

Hâsibû enfüseküm kable en tuhâsebû.

Âhirette büyük hesaba çekilmekten evvel insanın kendisini hesap etmesi, o büyük hesapta çok zarar görmeyecek tedbirleri önceden almasını sağlayacağı için çok önemli.

Bu gün Allah için ne yaptın?

Ben onun üzerine arkadaşlara bir de demiştim ki:

Çünkü gün içinde hatalı bir şey yaptığında, eve girdiği zaman, "Ne yaptın?" sorusunun karşısında, "Eyvah! Ben bugünü kötü geçirdim." derse iş işten geçmiş olur, nedamet olur, pişmanlık olur. Tevbe etmesi lazım; tevbeyi de Allah sever, affeder, affedicidir. Gaffârü'z-zünûb, settâru'l-uyûb, afuvv u kerîm'dir ama iş işten geçmiştir, tevbe bahis konusu.

Ben onun üzerine arkadaşlara bir de demiştim ki:

"Asıl bir de sabahleyin ayakkabısını giyerken görebileceği bir yerde, ‘Bugün Allah için ne yapacaksın?' diye bir yazı olmalı."

Akşamdan, "ne yaptım" diye düşünüp de yanlış yaptığı işler için diz döveceğine, sabahtan iyi şeyler yapmayı niyetine alsın, diye düşünmüştüm.

Bu hadîs-i şerîf, bize onu da telkin ediyor. İnsan sabahleyin; "Bugün Allah'a itaat edeceğim isyan etmeyeceğim, sevaplı iş yapacağım günahlı iş yapmayacağım, iyilikler yapacağım kötülükler yapmayacağım." diye sabahtan niyet ederse, ayağı sürtse, yanılsa, şeytana yenilse, nefsine uysa bile ufak tefek hatalarını Allah affeder. O ilk niyetinden dolayı, o günü sevaplı geçirmiş gibi ecrini verir.

Sabahtan böyle bir şeye niyet etmek çok iyidir. Çünkü insan böyle bir azimle dışarıya çıkıp;

Bismillâhi ve billâh, tevekkeltü alallâh, lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh, diye Allah'a tevekkül edip yola çıktı mı, Cenâb-ı Hak o günkü işlerinde ona vekil ve yardımcı olur. Tevekkül edenin vekili olur, yardım isteyenin yardımına yetişir, işlerini kolaylaştırır, rızkını bollaştırır, tehlikelerden korur. Nefse, şeytana kapılmamasını, dünyanın lezzetlerine aldanmamasını, âhireti unutmamasını da nasip eder. Tevfîkini refîk eder. Kendisine iyi niyetle yöneldi ve tevekkül etti diye sever.

Onun için sabahları güne başlarken, evden çıkarken bu düşünceyi zihnimizde iyice evirip çevirelim.

"Muhakkak bu günümü Cenâb-ı Hakk'ın rızasına uygun geçireyim. Daha öncekilerdeki hatalarımı bugün yapmayayım. Besmeleyle başlayayım. Hayırlı işler yapayım. Kötü işlerden kendimi çekeyim." diye yola çıkmalı. Güne öyle başlamalı, yataktan öyle kalkmalı.

Hatta “Bismillahirrahmanirrahim” diyerek sağ yanından kalkmalı; sonra abdestini almalı, sabah namazını camide kılmalı. Bir kimse sabah namazını, akşam namazını, yatsı namazını camide kılarsa, bütün gününü ibadetle geçirmiş gibi sevap alır. Onun da ayrı ve büyük mükâfatı var.

[Mehmed Zahid] Hocamız rahmetullahi aleyh hadis kitaplarından öğrendiği ilimlerden bize öğretmişti. Bir de kardeşlerimiz, ihvanımız sabah namazından sonra işrak vaktine kadar bekleyebiliyor. O da sünnet-i seniyyeye uygun, gayet güzel bir şey. Onun da büyük mükâfatı var; insan o gün bir hac ve umre yapmış gibi sevap kazanıyor. Birçok kimse bunu bilmez.

Nice insanlar biliriz; efe gibi ortada dolaşır, sağa sola tepeden bakar, Kur'an'a uymaktan, asıl dindarlıktan bahseder, sağı solu beğenmez, öteki mü'minleri hor hakir görür ama birçok şeyi bilmez. Peygamber Efendimiz ne buyurdu, Kur'ân-ı Kerîm ne buyurdu bilmez.

Elhamdülillah, Allah hocalarımızdan razı olsun. Bize hayrı, doğru yolu gösteren, Cenâb-ı Hakk'ın rızasını kazanmanın vesilelerini öğreten hocalarımızı rahmetle anıyoruz. Ruhları şâd olsun, kabirleri nur dolsun, Cenâb-ı Mevlâ'mız makamlarını âlâ eylesin. Himmet ve teveccühlerine de bizleri nâil eylesin.

Demek ki Allah'a itaat etmek niyetiyle sabahlayacağız, yeni bir güne öyle başlayacağız. Allah tevfîkini refîk etsin, yardımcı olsun.

Men etâ'anî fe-kad etâ'allâhe ve men asânî fe-kad asallâhe ve men yutı'i'l-emîra fe-kad etâ'anî ve men ya'si'l-emîra fe-kad asânî ve inneme'l-imâmü cünnetün yukâtilü min verâihî ve yüttekâ bihî fe-in emera bi-takvallâhi ve adele kâne lehû bi-zâlike ecrün ve in kâle bi-ğayrihî kâne aleyhi minhü.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh'ten; büyük hadis alimlerinin sağlam kitaplarına geçmiş, Buhârî'nin, Müslim'in, Neseî'nin rivayet ettiği bir hadîs-i şerîf. İbn Mâce'de de var. Hadîs-i şerîfin muhtelif rivayetleri birbirlerinden biraz farklı olabilir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki:

Men etâ'anî fe-kad etâ'allâh. "Kim bana itaat ederse, muhakkak ki o Allah'a itaat etmiş demektir."

Çünkü Allah'a itaatin yolu odur. Allah'a itaatin yolunu, yönünü, yöntemini Cenâb-ı Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri göstermiş, öğretmiş. O bizim en büyük rehberimiz, serverimiz, önderimizdir.

Resûlullah'a uymak, Allah'a uymak demektir. Zaten Resûlullah'a, Allah'a uymak için uyuyoruz. Bir kimse Allah'a uymak, Allah'ın emrini tutmak istiyorsa, çaresi Peygamber Efendimiz'e uymaktır. Çünkü en güzel kulluğu yapmış olan, Allah'ın en sevgili, en başarılı, en alim kulu... Kur'an'ı en iyi anlayan, Allah'ın en sevdiği kul... Allah'ın en sevdiği işleri, amelleri işleyen kul; Peygamber Efendimiz... Onun için ona itaat etmek, onun emrini tutmak, hadisini dinlemek, tavsiyesine uymak, Allah'a itaat etmek demektir; bu, buna eşittir.

Resûlullah Efendimiz kendiliğinden ortaya çıkmadı. Onu Allah peygamber olarak, elçi olarak gönderdi; kendiliğinden konuşmuyor:

Ve mâ yentıku ani'l-hevâ in hüve illâ vahyün yûhâ. "Söyledikleri, öğrettikleri Allah'ın emirleridir."

Peygamberler zaten kendilerine itaat edilsin diye gönderilmiştir. Yoksa uzaktan bakılsın da âsî olunsun, sözü dinlenilmesin diye değil. Peygamberlere uyulması lazım! Peygamber Efendimiz âhir zaman peygamberidir. Peygamber Efendimiz'e uyulacak; hadîs-i şerîfine uyan, itaat eden Allah'a itaat etmiş olur.

Ve men asânî. "Kim bana âsî olursa, sözümü dinlemezse." Fe-kad asallâh. "O, Allah'a isyan etmiş demektir."

"Ben Resûlullah'ın sözünü, hâlini pek beğenmedim."

Allah böyle diyen insanı cezalandırır. Böyle insan zaten Resûlullah'ın itaatinden çıkmıştır. Onu beğenmeyen insan, çok yanlış bir noktaya düşmüş, ayağı kaymış demektir. Hatta dinden çıkmış olabilir. Bu düşüncesinin derecesine göre çok büyük günah işlemiş ya da irtidat etmiş olur.

Resûlullah'a âsî gelmek, sözünü dinlememek olmaz. Ama maalesef bilmeyerek bugün pek çok kimse Resûlullah Efendimiz'in sünnetine uymuyor, yolundan gitmiyor, tavsiyelerini tutmuyor. Maalesef!.. Bu, çok kötü bir durumdur. Kendi kendimizi bilelim, hatalarımızı düzeltelim.

Bugün Ümmet-i Muhammed'in en büyük kusuru, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in sünnetine uymamasıdır. Amerikalı'yı dinler, Avrupalı'yı taklit eder, Batılı bir filozofun sözünü mal bulmuş Mağribî gibi kapar, bürosunun duvarına yazar, efe gibi ortada dolaşır ama yanlış! Doğru olan Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in emrini tutmak, yolundan gitmektir. Allah'ın sevdiği kul odur. Yoksa kâfir, müşrik, günahkâr, nefsinin esiri, zalim, fâsık, fâcir insanlar değil.

Resûlullah'a itaat edeceğiz; bu çok önemli bir şey! Onun için iyi niyetli kimseler Kur'ân-ı Kerîm'i öğrenecek, âyetlere ittibâ edecekler. Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîflerini öğrenecek, ona uyacak, ittibâ edecek, tutacaklar.

"Efendim, hadîs-i şerîfleri herkes başka türlü yorumluyor. Acaba hadîs-i şerîfler sahih mi, değil mi? Bazı insanlar da çıkmış, hadis diye birtakım sözler uydurmuş. Bize söylenilen uydurma bir söz mü, yoksa Peygamber Efendimiz'in hadîs-i şerîfi mi?"

Bunlar mutlaka araştırılacak. Bunların araştırılmasını biz istiyoruz. Çünkü kötü niyetli birisi çıkar, "Resûlullah böyle söyledi der." de insanı günaha davet ederse, kanmaması için böyle bir düşünce mutlaka her müslümanın en öndeki düşüncesi olmalı, tamam.

Ama alimlerimiz, büyük müctehidlerimiz, "Bu hadîs-i şerîf sahihtir, sağlamdır." demiş, sağlam kitaplar yazmış. Uzun incelemelerden sonra, bir bir hadis rivayet eden râvîlerin cerh ve ta'dilini, incelemesini yapmış. "Bu hadis sağlamdır." demiş, ona uymak lazım.

Böyle kitaplar var, elhamdülillah. Diyanet'in neşrettiği Sahîh-i Buhârî böyle bir eser. Hem de açıklamalı, profesörler açıklamalar yapmış, insan onu okumalı.

Sıhah-ı Sitte denilen mübarek hadis kitaplarını Türkçe'ye tercüme etmiş alim kardeşler var. Kimisi hayatta kimisi vefat etti -Allah rahmet eylesin-, hayırlı işler yaptılar. Ebû Dâvud'u, Tirmizî'yi, İbn Mâce'yi tercüme ettiler. Müslim'i [Ahmed] Davudoğlu hocamızın açıklaması ve başka açıklamalar var. Binaenaleyh, bu açıklamalı hadîs-i şerîfleri okumalı ve onlara itaat etmeli!

"Hocam niye bu kadar bunun üzerinde duruyorsun?"

Çünkü televizyon kanallarında, radyolarda, gazetelerde din namına ileri geri konuşan ve İslâmî bilgisi olmayan, ilâhiyatçı olmayan, Arapça bilgisi olmayan kimseler ortaya çıkıyor veyahut ortaya çıkartılıyor ya da uydurma bir lakap kendisine yapıştırılıyor: İşte bu, İslâmcı yazar... İslâmcı yazar ama İslâmcılığı İslâm'ı yaşatmak için mi, yıkmak için mi; yapmak için mi, yıkmak için mi... İslâm'la uğraşıyor, yazıyor, çiziyor ama yalan yanlış şeyler söylüyor; demek ki yıkmakla vazifeli, İslâm'la ilgili ama yıkıcı şeyler söylüyor.

Bütün bu ihtilafların cevapları hadislerde vardır. Hepsi çıkıyor, hepsini görüyoruz. O hadisleri bilen kimse, yalan yanlış ileri sürülen saçmalıklara kulak asmaz, yanlışlığını hemen bilir. Millet, hadîs-i şerîfleri bilmediği için etkileniyor.

Din düşmanlarının bir kurnazlığı da, "Hadîs-i şerîflerin bazıları hadis değil, birileri hadis diye uydurmuş." demeleri; okuduklarına, duyduklarına; "Bakalım bu sahih hadis mi, mevzu hadis mi?" diye itiraz etmeleridir. Mevzu hadise kimsenin itibarı olmasın, itibar etmesin; onu biz söylüyoruz, en müttakî din alimleri, müctehidler söylüyor. Ama sahih hadise ittibâ etmemek olur mu? Sahih hadise ittibâ etmeyi, saygı duymayı törpülemek yani hadisi gözden düşürmek istiyorlar. Hatta bunu açıkça söyleyenler de var;

"Efendim, yirminci yüzyıldayız, hadisi bırakalım."

Neden?

Beyefendinin keyfine göre hareket etmesini hadîs-i şerîf tahdit ediyor, engelliyor, "Öyle yapma, o günahtır." diyor, ondan. O da o günah olan işi yapmaya başlamış, onu tutturmuş, hadîs-i şerîf, "O günahtır." dediği için... Oradan foyası meydana çıkıyor.

"Efendim, hadîs-i şerîfleri nazar-ı dikkate almayalım." diyor.

Hadîs-i şerîfi nazar-ı dikkate almayan bir insan, İslâm'ı anlayamaz; zekâtı anlayamaz, namazı kılamaz. Çünkü teferruat hadisten öğrenilmiştir. Namaz kılma emri Kur'an'da vardır, teferruat hadistedir. Zekât verme emri Kur'an'da vardır, teferruat hadîs-i şerîflerdedir. Bir insan hadisi kaldırdığı, saymadığı zaman din tahrip olur, öğrenilemez, uygulanamaz, yaşanamaz. Zaten onlar da istiyorlar ki din yaşanmasın; sadece kişiler laf olarak, ağızda -hani sembolik olarak diyorlar ya- "Ben müslümanım, elhamdülillah müslümanım." desin.

O da güzel tabii. İnsanın kendisini müslüman sanması ve sayması, Müslümanlığa bağlı hissetmesi fena değil, güzel ama yetmez! Müslüman olacak, Müslümanlığa uyacak, Allah'a ve Resûlullah'a itaat edecek. İtaat etmedikten, günah işledikten sonra cezasını çekeceği için günahları bilmesi lazım.

Bu sebeplerden, hadîs-i şerîfleri küçük düşürmeye çalışanlar, dini tahrif etmek isteyenlerdir. Ama düşüremezler, erbabı bilir; Avrupalı da olsa, Amerikalı da olsa, Resûlullah'tan rivayet edilmiş bir söz onun için önem ifade eder. "İslâm'ın hükmü budur." diye bilir.

Bizim memlekette bazıları, "boşver" diyor ama onun demesi kendisini helâk eder. Bir kıymet ifade etmez. Binaenaleyh Allah'a ve Resûlullah'a itaat edeceğiz, Kur'an okuyacağız, hadîs-i şerîfleri çok iyi takip edeceğiz.

Niye biz size hep hadis sohbeti yapıyoruz?

İslâm'ın güzelliği ve teferruatı, incelikleri, hikmetleri hadîs-i şerîfleri okuyunca anlaşılır, diye. Hadîs-i şerîfleri, sağlam hadis kitaplarını okuyacağız. Çürük, kimin tarafından yazıldığı belli olmayan kitapları okumayacağız.

Hadîs-i şerîfin çürüğü olmaz da adam çürük adamdır; bir kitap yazmıştır, millet onu bir şey sanıp okuyor. Bana böyle bir kitap getirdiler, yazarını söylemeyeyim ama cahillik ummanı. Bir sayfada 20-30 tane hata yapmış. Âyet olmayan bir cümleciği "âyet" diye zikrediyor. Âyeti bile, Kur'an'ı bile bilmiyor. Kitabını yakmak lazım! İçinde biraz Allah, Peygamber sözü geçiyor, çiğnenmesin diye yakmak veya gömmek; okutmamak lazım!

Adam da ortada efe gibi dolaşıyor. Halbuki hiçbir şey bilmiyor; çok cahil, zır cahil... O kitapları okumamak; büyük alimlerin, büyük müctehidlerin, çok değerli kimselerin yazdığı kitapları okumak lazım.

Üniversitede derslerimiz sırasında talebelerimizi iyi yetiştirmek için ve üstüne bastıra bastıra her zaman söylediğimiz şey: Değerli insanların, salahiyetli kişilerin, uzmanların yazdığı kitapları okuyun. Kıyıdan köşeden, haberi oradan buradan toplayıp derleme kitap yazmış insanlar mutlaka hata yaparlar; onları okumayın, asıl kaynağını alın, asıl kaynakları okuyun. Asıl büyük alimlerin eserlerini okuduğu zaman yanılma olmaz. Yanıltmaların da, yanıltmak isteyen kimselerin de bir tesiri olmaz.

Hadîs-i şerîf, bazı rivayetlerde burada bitiyor. Bazı rivayetlerde de şöyle devam ediyor:

Ve men yutı'i'l-emîra fe-kad etâ'anî. "Kim başına tayin edilmiş emire itaat ederse bana itaat etmiş olur." Ve men ya'sı'l-emîre fe-kad asâni. "Kim bağlı olduğu emire isyan ederse bana isyan etmiş olur."

Burada "emir" diye bir kelime geçti;

"Emire itaat Peygamberimiz'e itaat gibidir, emire isyan Peygamberimiz'e isyan gibidir."

Emir; emretmek, buyurmak salahiyetine sahip, yetkili kişi demektir.

"Emir hangi rütbededir, çağımızdaki rütbelerin hangisine uyar?" diye soracak olursanız, her emretme makamının başındaki kimse emirdir.

Diyelim ki çok küçük bir dairede bir müdür var, o dairede emir oradan çıkıyor, ötekiler onun emrini tutuyor; o da emirdir. Sular idaresinin emiri, diyebilirsiniz. Zaten Arabistan'a gidildiği zaman böyle şeyler görülüyor; Mekke emiri, Medine emiri diyorlar, valilik makamında veya filanca dairenin emiri diyorlar. Orduda, askerin başında bir kişi oluyor, ona da emir deniliyor. Yani Arapça'da emir, sadece askerî mânada komutan demek değil, emretme hak ve selahiyetini makam dolayısıyla almış olan kimse demek.

İslâm bir düzen-intizam dini olduğu için namaz bile imamın önderliğinde kılınıyor; öne imam geçiyor, cemaat de ona uyuyor. Halbuki ibadet kişiseldir ama kişisel olmasına rağmen imamla beraber topluca kılınıyor. Bu, düzenden kaynaklanıyor. Saflar muntazam oluyor.

Silsile-i merâtib yani kim kimin rütbece üstündedir; üstteki alttakine emrediyor, alttakinin onu dinlemesi lazım. Bu düzenliliği ve emir-komuta silsile-i merâtibini İslâm tavsiye buyuruyor. Böyle olacak. Herhangi bir işe bir kimse tayin edildiği zaman, onun bir baş sorumlusu olacak; emir odur. Bir de o işi onunla beraber yapacak bir yığın insan olacak; onlar da o emirin komutası altındadır.

Peygamber Efendimiz zaman zaman bazı yerlere birlikler gönderirdi. Bir tanesini onların başına emir seçerdi, "Sen bu topluluğun emirisin." derdi. "Bu seferde, bu toplulukta, bu topluluğun bu vazifesini yapması esnasında emir ve komuta senin elinde." demektir. Bu askerî bir görev de olurdu ama bazen de mesela çarşı-pazarın düzenini sağlasın diye birisini emir tayin etmiş olabilir. Veyahut, "Falanca şehre git, orada şu işi yap." diye askerî olmayan bir amaçla, mülkî bir görevle gönderdiği kimse de emir sayılabilir.

Bu işin mahiyeti iyice belli olsun diye hatırlayalım: Bir keresinde Peygamber Efendimiz bir topluluğu bir görevle bir yere gönderecekti. Hepsini karşısına aldı, tanıdı, sordu:

"Kur'ân-ı Kerîm'den ne kadar biliyorsun?"

Her birisi hakkında bir özel konuşma yaptı. Bu kişilerden bir tanesi karşısına geldiği zaman Peygamber Efendimiz ona;

"Söyle bakayım; sen Kur'ân-ı Kerîm'den ne kadar biliyorsun?" dedi.

O da dedi ki:

"Yâ Resûlallah! Ben şunları şunları biliyorum."

Bildiklerini sıraladı ve;

"Bir de Bakara sûresini biliyorum." dedi.

Büyük bir sûreyi biliyor. Bakara sûresi Kur'ân-ı Kerîm'in en büyük sûresi; 286 âyet, iki buçuk cüz ve içinde ahkâm âyetleri çok olan bir sûre... Dinî hükümlerin, dinî ahkâmın çoğu; namaz, korku namazı, abdest alma, teyemmüm, zekât vs. içinde olduğundan, tabii o çok büyük bir bilgiye sahip demek. O zaman bir daha sordu Peygamber Efendimiz, takdir ettiği için;

"Sen Bakara sûresini biliyor musun?"

"Biliyorum yâ Resûlallah."

Herhalde "aferin, mâşaallah" mânasına... Ondan sonra ona buyurdu ki:

İzheb, fe-ente emîruhüm. "Hadi git bakalım, sen bunların başkanısın, emirisin." dedi.

Neden?

Kur'an'ı en iyi biliyor, diye.

Burada bir şey var: Demek ki emirlik bir saltanat, kendi başına buyrukluk değildir. Netice itibariyle Allah'ın rızasına uygun hareket edecektir. Binâenaleyh emir Allah'a itaatle vazifelidir. Allah'a isyan ederse, o zaman ona itaat edilmez.

Lâ tâate li-mahlûkın fî ma'sıyeti'l-hâlik.

Allah'a isyanı emreden bir âmirin sözü dinlenmez, ona itaat edilmez. Çünkü Allah'a isyanı emrediyor. "Yap şu günahı, yap şu hırsızlığı, yap şu yüzsüzlüğü, arsızlığı..." diyor, o zaman dinlenmez.

Bir de Peygamber Efendimiz'in, gönderilen şahısların Kur'an'ı en iyi bilenini seçmesi çok ilgi çekici bir şey. Şimdi birisi çıkıyor ortaya, "Ben emirim." diyor.

Kim tayin etti seni?

Kimse tayin etmedi. Sen kendi kendini emirliğe yakıştırdın, "Emirim!" dedin.

Pekiyi, Kur'an bilgin ne?

"Ben Kur'an'ı bilmem."

Bir bilgi gerektiği zaman ne olacak?

"Hocaları toplarım, onlara sorarım."

Taşıma suyla değirmen döner mi?.. O zaman daha bilgili, Kur'an'ı en iyi bilen insanın emrine gir bakayım. Çünkü kendi bildiğine iş yaparsın, ortalığı berbat edersin. Öyle keyfî şey olmaz. Peygamber Efendimiz Kur'an'ı en iyi bileni emir tayin etti.

Böyle olunca; "Emire itaat bana itaattir, emire isyan bana isyandır." buyuruyor; çünkü emiri Peygamber Efendimiz tayin ediyor.

Hadîs-i şerîfin bundan sonraki kısmı bazı kaynaklarda yok, aşağıdaki ifade onu gösteriyor:

Ve inneme'l-imâmü cünnetün. "Önder, emir, imam bir kalkandır." Yukâtelü min verâihi. "O kalkanın arkasında çarpışılır." Ve yüttekâ bihî. "Onunla tehlikelerden korunulur." Fe-in emera bi-takvallâhi. "Eğer Allah'a itaat etmeyi, Allah'tan korkmayı, Allah'a takvâ ile kulluk etmeyi emrederse, o yolda emirler verirse..." Ve adele. "Adaletle idarecilik yaparsa..." Kâne lehû bi-zâlike ecrün. "Bu kişi, bu önder yaptığı idarecilikten sevap kazanır." Ve in kâle bi-ğayrihî. "Bunun dışında başka sözler söylerse yani hatalı sözler söylerse; dinde olmayan, takvâya uymayan, adalete sığmayan şeyler emrederse..." Kâne aleyhi minhu. "Bu sözünden dolayı ona vebal gelir."

Herkes Allah'ın huzurunda sorguya, suale mâruz olacak. Emirlik saltanat değildir, tahta kurulup keyif çatmak, yan yatıp zevk yapmak değildir; Allah'ın kullarına hizmet etmek veyahut Allah'ın verdiği, gösterdiği dinin-imanın veya müslümanları yöneten asıl sorumlu kimsenin, alttaki kimselere "Şu görevi yap!" diye verdiği bir görevdir.

O görev Allah rızası için takvâya uygun ve adaletli bir şekilde yapılır, yapılmazsa sorumlu olur. Takvâya aykırı bir söz söylerse, dinlemek de gerekmez. Çünkü Peygamber Efendimiz birilerini yine böyle bir göreve gönderdi. Baştaki adamla sondakiler arasında anlaşmazlık çıktı, adam kızdı. Başta emir tayin edilmiş kişi, "Emire itaat edilmesi lazım." diye Efendimiz'in tavsiye ettiğini bildiği için kasıldı ve dedi ki:

"Odun toplayın!"

"Pekiyi!" dediler, topladılar. Çünkü, emir…

"Ateş yakın." dedi.

Topladıkları odun yığınını ateşlediler; kocaman bir ateş, har har yanıyor. Ondan sonra ne dediğini tahmin edemezsiniz. Bilenler bilir ama bilmeyenler tahmin edemez.

"Girin ateşin içine." dedi. Emrindeki kimselere bir sebepten kızınca; "Girin ateşin içine." dedi. Emir ya...

Şimdi bu emir dinlenecek mi?

Dinlemediler, dediler ki:

"Biz senin bu sözünü kabul etmiyoruz, senin bu buyruğunu dinlemiyoruz ve bunu dönünce Resûlullah'a söyleyeceğiz, bu işin aslını anlayacağız."

Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in yanına döndüler:

"Yâ Resûlallah! Bu adam böyle böyle yaptı. Acaba emire itaat edilecek diye düşünerek; ne olursa olsun, ölürsek şehit oluruz gibi bir düşünce ile acaba ‘ateşe girin' dediği zaman girse miydik? Girmememiz yanlış mı oldu?" diye sordular.

İyi ki sormuşlar. Çünkü her kafadan bir ses çıkar, belki bazısı da başka türlü bir şey söyleyebilirdi. Peygamber Efendimiz buyurdu ki:

"Eğer girseydiniz cehennemlik olurdunuz, intihar olurdu. Kendisini öldüren insan, intihar eden kişi cehenneme gider. Cehennemlik olurdunuz, girmek yok... Allah'a isyan emredildiği zaman, kulun sözüne, emirin sözüne itaat edilmez. Doğru söylesin, yanlış şey söylemesin."

Bu, çok modern, çağdaş, çağlar üstü ve güzel bir kuraldır. Hiç kimse haddi olmayan, hakkı olmayan bir sözü, başka bir insana emredemez. Yanlış bir şeyi yapmayı söyleyemez. Öteki insan da onu yaparsa, "sorumluluk onundur" diyemez. Çünkü o da diyecek ki: "Hayır, bu söylediğin doğru değildir. Ben bunu dinlemem." diyecek.

"Gir ateşin içine..."

Girilmez, öyle şey olmaz! Onu emretmemesi lazımdı. Emirliğin hududu vardır, sonsuz bir selahiyet değildir. O da bir görevdir. Görevler de, sandalyeler de gelip geçicidir. Bir gün birisi olur, ondan sonra ertesi gün başkası olur.

Hz. Ömer radıyallahu anh, çok başarılı bir komutan olan Halid b. Velid radıyallahu anh'ı komutanlıktan azletti. Başkomutandı, aşağıya indirdi. Dediler ki:

"Yâ Emîre'l-mü'minîn! Güzel savaşıyordu, tecrübeli ve bilgili bir komutandı. -Zaten biliyoruz Halid radıyallahu anh çok iyi bir savaşçı- Niye indirdin de başkasını tayin ettin?"

Dedi ki:

"Millet, zaferleri onun iyi komutanlığından dolayı kazandığımızı sanmaya başladı. Ben göstermek istedim ki bu, bereketten yani Allah yolunda cihat etmekten ve gayenin iyi olmasından dolayı... Allah yine başarı verir, onu göstermek için başka birisini tayin ettim."

Bu, çok güzel bir düşünce... Hz. Ömer radıyallahu anh çok fakih bir sahabi idi.

Zafer Halid b. Velid'den mi?

Hayır! Zafer, galibiyet Allah'tan... Galibiyeti Allah sevdiği kullarına, müttakî kullarına verir. Kul müttakî olduğu zaman verir, takvâsı olmadığı zaman da mağlup olur. Ordu takvâdan uzaklaştığı zaman, Allah'ın sevmediği duruma geldiği zaman, Allah cezalandırmak için mağlup eder. Bunun anlaşılması çok önemli idi.

O başkomutana, orduların komutanına Hz. Ömer, "Seni azlettim, rütbeni aldım." deyince... Tabii o zaman rütbeler filan yok. "Komutanlığı aldım." deyince, komutanlık bitti. O, bir er, nefer, ordudan bir kişi oldu. Bu sefer onun değil, Hz. Ömer'in sözü dinlenecek. Bu da ordunun içine indi, sıradan bir mücahit safına geçti.

İslâm'ın anlayışı böyledir. İslâm hiçbir kimseyi sonsuz saltanatlı, kendi başına buyruk, despot, -halk tabiriyle- "Ali kıran baş kesen" yapmıyor. Hepsi Allah'ın karşısında sorumlu, edepli, sevgili, saygılı, düzenli gidiyor. Herkesin böyle olması gerekiyor.

İslâm'ın uygulaması böyle! Diktatörlük vs. İslâm'da yok. Bazı kimseler bu sözleri duyunca diyecek:

"Pekiyi, niye İslâm ülkelerinde diktatörler var?"

Bu, güzel bir soru... İslâm şüphesiz bir ilâhî nizamdır. İslâm başkadır, müslümanların hâl-i pürmelâli, hâl-i perîşânı başkadır. Müslümanlar Müslümanlığı tam yaşamıyor ki... Evine git bak, kendi günlük yaşantısına bak, kendisiyle konuş, kafasındaki fikirleri incele. Müslümanlığı tam değil ki... Tam müslüman olmadığı için her şey yamuk oluyor, yönetim de yamuk oluyor.

"İnsanlar layık oldukları idareyle idare olunurlar."

Bu Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz'in bir sözüdür. Başlarına gelen, belki kendi durumlarının bir cezasıdır.

Maalesef birçok İslâm ülkesinde müslüman bile olmayan, halkını bile sevmeyen, halkına hizmet etme düşüncesi bile olmayan kişiler, çeşitli entrikalarla başa geçmiş oluyor ve o milleti inim inim inletiyor. Çevremizde, Ortadoğu'da, Uzakdoğu'da, dünyanın muhtelif yerlerinde bir yığın İslâm ülkesi var. Açın İslâm ülkeleri kitaplarını, durumlarına, tarihlerine bakın, inceleyin. Göreceksiniz, ne kadar acı durumlar var.

İslâm ülkeleriyle ilgili kitapları çok okumanızı hepinize tavsiye ediyorum. Bizim kardeşlerimizden de İslâm ülkeleriyle ilgili kitaplar yazmış kimseler var. Hâlihazır yani şimdiki durumlarını araştırın, inceleyin!

Kaç tane İslâm ülkesi var? Ne kadar İslâm ülkesi, kaç puanlık, kaç derecelik? Kaç artı eksili İslâm ülkeleri?.. Lütfen iyice bir inceleyin.

Bir de tarihlerini inceleyin. Bu İslâm ülkesinin mâzisi neydi; nereden geçip nasıl ve nereye geldi? İnceleyin, o zaman ağzınız hayretten açılacak. Ne kadar hayret edeceksiniz... Ne kadar teessüf edeceksiniz...

Lütfen hepinizin evinde müslüman ülkelerin bir listesi olsun. Moritanya nerededir, Komor adaları nerededir, Nijerya'da ne kadar müslüman vardır, Cezayir'de ne kadar, Çad'da ne kadar vardır; bilin. Bir yerde bir karışıklık oluyorsa neden karışıklık oluyor, ana sebep nedir?..

Lütfen biraz dünya tarihini, dünyanın siyasetini inceleyin. Hâlihazırdaki olayları inceleyin ve sorun;

"Vietnam'da bir harp oldu, niye oldu? Vietnam'da müslüman var mıydı?"

Vardı tabii!

O müslümanlar o harpte ne oldu?

Kim bilir... Hiç haberimiz yok ki! Müslüman olmayan ülkelerde de azınlık olan müslümanlar var; onların durumlarını da incelemek lazım.

Allah, müslümanları birbirleriyle ilgilendirsin, dertleriyle dertlendirsin. Çünkü komşusu aç iken kendisi tok yatan bir müslüman iyi bir müslüman değildir. Peygamber Efendimiz onu kendisinin mensup olduğu zümreden saymıyor; "bizden değildir" buyuruyor.

Cenâb-ı Mevlâ cümlemizi şuurlu, müttakî müslüman eylesin. Allah'ın sevdiği, Allah'ı seven, hakiki müslüman eylesin. Yolunda daim, zikrine müdâvim eylesin.

Zikir ile ilgili bir hadîs-i şerîf var, Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyuruyor ki:

Men etâ'allâhe fe-kad zekerallâhe ve in kallet salâtühû ve sıyâmühû ve tilâvetü'l-Kur'âni ve men asallâhe fe-lem yezkurhu ve in kesüret salâtühû ve sıyâmühû ve tilâvetühû li'l-Kur'ân.

Burada li'l-Kur'ân diye geçiyor, birincide tilâvetühü'l-Kur'ân diye geçiyor.

Biliyorsunuz, zikretmek diye bir şey var, sevap; âyetlerde ve hadislerde emrediliyor.

Yâ eyyühellezîne âmenü'zkürullâhe zikran kesîrâ. "Ey iman edenler, Allah'ı çok zikrediniz."

Onun için her gün Sübhanallah, Estağfirullah, Lâ ilâhe illallah, Allah diyoruz, salavât getiriyoruz, Kul huvallah'lar okuyoruz. Bunların hepsi zikir, zikretmek de çok sevap. Cihattan sevap diyoruz. Ama bu zikir dediğimiz mübarek fiil nedir, mahiyeti nedir; bu hadîs-i şerîf onu açıklıyor.

Bir kaç defa, bir kaç toplantıda üzerine bastıra bastıra belirtmiştim. Ama bu hadîs-i şerîfi bir daha zikretmek, açıklamak istiyorum. Peygamber Efendimiz buyuruyor ki:

Men etâ'allâhe fe-kad zekerallah. "Kim Allah'a itaat ettiyse..." Yani ibadetlerini yaptı, günahlara dalmadı, sevaplı şekilde hareket etti. O... Fe-kad zekerallâh. "Allah'ı zikretmiş demektir." Ve in kalle salâtühû ve sıyâmühû ve tilâvetühü'l-Kur'ân. "Namazı -nafile namazı demek tabii-, sıyâmı –orucu- ve Kur'an okuması az bile olsa."

Eğer gününü itaatle geçirdiyse, isyan etmediyse Allah'ı zikretti demektir. Ama;

Ve men asallâhe fe-lem yezkurhu. "Eğer günah işlemişse, Allah'a âsî olmuşsa, o kimse de Allah'ı zikretmemiş sayılır." Ve in kesüret salâtühû ve sıyâmühû ve tilâvetühû li'l-Kur'ân. "Nafile namaz kılması, oruç tutması ve Kur'ân-ı Kerîm'i okuması çok olsa bile Allah'ı zikretmemiş sayılır."

Demek ki zikir denilen, Allah'ı zikretmek denilen güzel ibadetin aslı, mayası, cevheri, içindeki özü Allah'a itaat etmektir. Adam Allah'a isyan ediyor, günah işliyor, günaha devam ediyor ama cebinde tesbih, başında takke var, takkenin etrafına sarık da sarmış, sırtına da cübbemsi bol bir şey, ayağına da şalvar giymiş. Dış kıyafet itibariyle mütedeyyin bir müslüman… Müttakî bir görünüşte ama isyan ediyor. Ticaretinde yalan yemin ediyor, onu bunu aldatıyor, borcunu ödemiyor, parası olduğu halde "yok" diyor vs...

Bunların her birisi isyandır, günahtır. Ondan sonra tesbihini de çekiyor. Hem kendisini hem başkalarını aldatıyor. Bu, Allah'ı zikretmemiş sayılır. Çünkü zikretseydi bu günahları işlemeyecekti, Allah'tan korkacaktı. Madem korkmuyor, demek ki zikri hava, boş... Tesir etmediğine göre, demek ki zikretmemiş sayılır.

Onun için sevgili derviş, mü'min, müttakî, zikir erbâbı, ârif kardeşlerim!

Zikirlerinizi yapın, çok sevap; tesbihlerinizi ihmal etmeyin. Elbette yapacağız. Nafile oruçlarınızı, namazlarınızı ihmal etmeyin, Kur'an okumayı hiç ihmal etmeyin.

Burada, "Namazı az olsa veya çok olsa." diye geçtiğinden bu namazların, oruçların ihtiyarî namazlar, oruçlar olduğu anlaşılıyor. Keyfe bağlı değil yani farz olan namazlar; bunun azı çoğu olmaz, sayısı bellidir. Farz olan oruçlar bellidir, bunu azaltmak, çoğaltmak bahis konusu değil. Bunun dışındaki şeyler…

Eğer bir adam Allah'a itaat halindeyse, ihtiyarî olan orucu, namazları, Kur'an okuması az bile olsa Allah'ı zikrediyor demektir. İtaat etmiyor da isyan ediyorsa, günahları işliyorsa, o zaman bu ihtiyarî namazlar, oruçlar ve Kur'an okuması çok bile olsa, Allah'ı zikretmemiş demektir. Bu da dervişliğin özüdür.

Bu hadîs-i şerîf dervişliğin önemli bir parçası olan zikretmenin ruhunu gösteriyor. Ruhsuz bir ceset ölü demektir.

İtaat olmayan bir zikir zikir değil, itaatsiz olan bir zakir de zakir değildir.

Yani kabul değildir; mânevî bakımdan başına çalınacak, yüzüne fırlatılacak.

Onun için Allah'a itaat etmeye, her anda isyan etmemeye son derece dikkat etmemiz gerekiyor. İsyan oldu mu dervişlik de, zakirlik de siliniyor.

Allah bizi haramlardan, günahlardan korusun. Kendine itaatle ömrünü süren, günlerini geçiren itaatli kullarından eylesin. İsyandan korusun. Tevfîkini refîk eylesin. Sevdiği amelleri işlemeye muvaffak eylesin. Ümmet-i Muhammed'e faydalı eylesin ki bu devirde Ümmet-i Muhammed'in, müslümanların ciddi çalışmalarına çok ihtiyacı var. Böyle ihtiyacın çok olduğu bir devirde müslümanların gevşek durması çok fena oluyor. Son derece ciddiyetle, işin vehametini anlayıp ele almak ve İslâm için çalışmak lazım.

Allah hepimizi gayretli, çalışkan, himmetli müslümanlar eylesin. Çok sevap kazanmayı nasip eylesin. Cumalarınız mübarek olsun. Allah nice mübarek günlere erdirsin. Müslümanların dertlerini izale eylesin, sıkıntılarını feraha çevirsin. Hastalarımıza şifa, dertlilerimize deva, borçlarımıza eda nasip eylesin. İki cihanda izzet, itibar, kıymet sahibi, mesut, bahtiyar eylesin.


es-Selamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
13.10.2000 - Allah İçin Sevmek, Kızmak, Pazarda Tesbihin Sevabı, Kış Müminin Baharıdır
26.12.202531 dk 25 sn
08.12.2000 - Ramazan, Sıcak Günlerde Oruç, Tevhidi Yaymak
14.03.202531 dk 1 sn
12.12.1997 - Şabanın Ortası, Peygamber Efendimizin Sıfatları, Cehennem
30.01.202630 dk 47 sn
05.09.1997 - Yardımlaşmak, Tasavvufun Çeşitli Yolları
17.01.202532 dk 56 sn
31.12.1999 - Ramazan, İlmin Önemi, Takva, Mümin Kardeşini Sevindirmek
24.11.202343 dk 20 sn
29.12.1995 - Rasulullahın Rüyası, Seher Vakti, Teheccüd, Hz. Ebubekir, Rüya Tabiri, Hz. Aişenin Rüyası
24.11.202328 dk 49 sn
29.09.1995 - Dört Çeşit Göz Hakkında Bilgiler
02.10.202628 dk 39 sn
28.10.1994 - Nefsini Küçültmek, Mütevazı Olmak, Malını Hayra Vermek, Sözünü Tutmak, Müslümanın Özellikleri
14.11.202530 dk
27.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri Ve Ona Tabi Olmak
14.09.202447 dk 8 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Muharrem Oruçları, Aşurede Olan Olaylar, Yılı Oruçla Kapatıp Oruçla Açmak
12.06.202621 dk 56 sn
25.09.1998 - İlimle Meşgul Olmak, Dini Ögrenmek, Fakih Olmak
24.11.202325 dk 49 sn
24.10.1997 - Meleklerin Dua Ettiği Üç Zümre, Alim, Cömert, Zalim, Aşikare, Günahkar, Bidatçi
24.11.202318 dk 28 sn
23.08.1996 - İçkinin Kötülüğü, İlim Öğrenmek, Genç Yaşta Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
24.11.202342 dk 36 sn
22.11.1996 - Miraçtan Önce, Helal Kazanç, Ailenin İhtiyaçlarını Görmek
24.11.202342 dk 7 sn
22.07.1994 - Cemaat Sevabı, Nefsi Yenmek, Tasavvuf, Allah'ın Emirlerine Uymak, Nefs Terbiyesi, Kulluk
24.11.202328 dk 53 sn
21.05.1999 - Önce Allahın Kitabını Öğrenmek, Kuranın Öğrenilmesi, Fetih Haftası
24.11.202352 dk 2 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Hususlar
11.04.202524 dk 43 sn
19.01.2001 - Dua Edenin Eli Boş Kalmaz, Allah Verdiği Nimeti Görmek İster, Peygamber Efendimizin Merhameti
24.11.202331 dk 41 sn
18.12.1998 - Şabanın Son Günleri, Oruç İle İlgili Hadisler, Ramazan Geliyor
24.11.202329 dk 23 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesi
24.11.202328 dk 10 sn
10.04.1998 - Kurban Bayramı 4. Gün, Mekkeden Ayrılmadan Veda Tavafı, Haccın Muhteşemliği
24.11.202333 dk 15 sn
10.02.1995 - İlk On Gün, Ramazan
24.11.202342 dk 9 sn
09.08.1996 - Doğanın Korunmasına Verilen Önem, Ateş, Peygamberimizin Fakihliği, Salatu Selam Getirmek, Selamın Önemi
24.11.202334 dk 39 sn
09.05.1997 - 1 Muharrem 1418, Hicri Yılbaşı, Hicri Yıl İlk Günü
16.06.202630 dk 24 sn
08.01.1999 - Kadir Gecesinin Önemi
13.03.202630 dk 13 sn
07.04.2000 - Hicri yıl
24.11.202334 dk 45 sn
04.04.1997 - Zilhicce ve Hac Yaklaşıyor, Evi İbadetle Şenlendirmek, Ecdadın Mirasına Ve Kültürümüze Sahip Çıkmak, Küçük Yaşta Eğitim
08.05.202627 dk 26 sn
03.04.1998 - Hac Günleri, Zilhiccenin İlk Günü, Arife, Hicret, Günahlardan Uzak Durmak, Kurban Bayram öncesi
24.11.202335 dk 47 sn
18.02.2000 - Kuranın Önemi, Kuran Öğrenmenin Önemi
02.08.202431 dk
27.12.1996 - Şaban Ayı, Oruç ve Allahın Rızasını Gözetmek
07.02.202523 dk 26 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması, Allah
10.02.202320 dk 21 sn
21.07.1995 - Sabır ve Şükür, Kurana İtaat Mükafatları, Cennete Dört Vesile
13.09.202225 dk 30 sn
24.11.2000 - Orucun Faziletleri ve İncelikleri
06.02.202624 dk 35 sn
13.12.1996 - Şaban Ayı, Sünnet Yolu, Dünyayı Terketmek, Ramazana Hazırlık, Salavat
31.01.202535 dk 31 sn
13.08.1999 - Gazilerin Önemi, Müslümanın Güçlü Olması,Tefekkür
01.02.202244 dk 27 sn
10.09.1999 - Allah Yolunda Yürümek, İlimsiz Fetva Vermek
01.02.202251 dk 8 sn
09.07.1999 - Kurtuluş İslamda, Peygamber Efendimizin Şefaati, Salih İnsanların Azalması, İlim
01.02.202251 dk 17 sn
08.10.1999 - Medinenin Önemi,Tarihi, Sadaka, Tevhidin Önemi
01.02.202253 dk 50 sn
07.05.1999 - Oruç, Namaz, Gusül, İlmihal Bilgisi
01.02.202233 dk 27 sn
09.12.1994 - Recep, Şaban ve Ramazanın Önemi, Tevbede Acele Etmek, İnancın Doğru Olması
03.01.202530 dk 19 sn
27.01.1995 - Dünyanın Faniliği, Kabir Hayatı, Asi Olmamak, İbadet ve Taat Etmek, Şükredici Olmak
09.10.202633 dk 23 sn
19.12.1996 - Şaban Ayındayız, Allahın Lütfuna, Kaderine, Rızka Rıza
23.01.202621 dk 23 sn
28.11.1997 - İmanı Korumak, Müslümanın Hali, Recep Ayının Son Günleri
16.01.202635 dk 29 sn
06.12.1996 - Tevbe Etmek, Gönlü Allah ile Olmak, Ramazana Hazırlık
05.03.202133 dk 49 sn
24.11.1995 - Recep Ayına Girerken Dua, Recebin ve Üç Ayların İçerisindeki Kandil Geceleri
12.01.202421 dk 21 sn
07.10.1994 - Müminlerin Güzel Özellikleri, Emin Olmak, Ahir Zaman
31.10.202529 dk 10 sn
22.05.1998 - Dilin Önemi, Haktan Yana Olmak, Uzun Ömürlü Müminin Değeri
25.12.202031 dk 33 sn
17.02.1999 - Müslümanlara Yardım, Dua
18.12.202037 dk 41 sn
20.10.2000 - Dünya ve Ahiret İçin Çalışmak, Hastanın Duası
20.11.202013 dk 6 sn
01.12.2000 - Ramazanda Verilen Beş Şey, Orucun Faziletleri
31.03.202330 dk 14 sn
01.03.1996 - Ramazan Sonrası Şevval
04.04.202536 dk 9 sn
31.12.1997 - Ramazanın İlk Günleri
08.05.202036 dk 8 sn
26.12.1997 - Ramazan Öncesi Yapılması Gerekenler
01.04.202235 dk 10 sn
24.12.1998 - Oruçlunun Duası
08.05.202030 dk 31 sn
24.02.1995 - Ramazandan Sonra Halimizi Muhafaza Etmek
08.05.202027 dk 42 sn
24.01.1997 - Allah Rızası, Ramazandan Sonraki Halimiz, Ayet el-Kürsi, Keramet
08.05.202038 dk 42 sn
22.12.2000 - İlmin Önemi, Kadir Gecesi Temennileri
08.05.202043 dk 54 sn
22.01.1999 - Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, Kurban Arifesi, Nafile Oruçlar
03.04.202644 dk
21.02.1997 - İnsanların Hayırlısı, Ramazanda Zekat, Ayet-el Kürsi
12.09.202540 dk 15 sn
20.02.1998 - Ramazan Sonrası Dikkat Edilecek Şeyler
28.04.202328 dk 12 sn
17.03.1994 - Ramazan Bayramı Sonrası, Zikir, Şükür, Eş Seçiminin Önemi, Arkadaş
27.03.202625 dk 4 sn
16.01.1998 - Ramazanda İtikafa Girmenin Sevabı
06.03.202625 dk 28 sn
11.02.1994 - Ramazanın Fazileti
21.02.202525 dk 17 sn
10.12.1999 - Ramazan, Orucun Mükafatı, Orucun Sevabını Götürecek Olanlar
08.05.202035 dk 59 sn
10.01.1997 - Ramazanın İlk Günü, Ramazanda Sevaplar, Tavsiyeler
08.05.202029 dk 58 sn
09.02.1996 - Ramazanda Mukabele, Zekat
08.05.202026 dk 19 sn
09.01.1998 - Ramazan Gufran Ayıdır, Kuran Ayıdır
08.05.202033 dk 24 sn
03.01.1997 - Ramazan Ayetleri
13.02.202627 dk 17 sn
02.02.1996 - Ramazanın İlk Haftası
08.05.202027 dk 53 sn
02.01.1998 - Ramazanın Faziletleri, Teravih, Kadir Gecesi
22.03.202433 dk 17 sn
12.03.1999 - İtikafın Sevabı, Allahı Zikretmek, Çocuklar Arasında Adalet, Miras, Koca ve Anne Hakkı
22.04.202233 dk 3 sn
31.01.1997 - Aşrul Evahir, Ramazanın Son On Günü, Kadir Gecesini Değerlendirmek
03.12.201935 dk 24 sn
03.02.1995 - Ramazanın İlk Haftası, Ramazanı Değerlendirmek
20.02.202624 dk 6 sn
07.02.1997 - Ramazanın Son Cuması ve Bayram, Niyetin Önemi, Allah Yolunda Para Harcamak
28.03.202535 dk 46 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günleri, Veda
02.12.201924 dk 43 sn
06.02.1998 - Kulun Vazifesi, Kuranın Anlaşılması, Ramazandaki İyi Halin Devam Etmesi
02.12.201945 dk 8 sn
13.11.1998 - Miraç Kandili
02.12.201931 dk 52 sn
14.11.1997 - Mehmed Zahid Kotku, Gerçek Akıllı İnsan, Nefsi Terbiye Etmek, Evliyaların Anılması
03.09.202130 dk 45 sn
06.12.1996 - Şaban, Miraç Kandili Öncesi, Ramazana Hazırlık
09.01.202634 dk 12 sn
05.07.1998 - Mevlid Kandili Sohbeti
02.12.201943 dk 52 sn
05.01.1996 - Berat Kandili, Günahları Affedilmeyecek Kişiler, Berat Gecesinde Yapılması Gerekenler
23.02.202428 dk 39 sn
26.07.1996 - Mevlid Kandili, Peygamber Efendimiz
02.12.201957 dk 46 sn
19.01.1996 - Berat Kandili, Ramazana Yaklaşırken Dikkat Edilecekler
25.03.202133 dk 57 sn
15.12.2000 - Kadir Gecesi, Şehitler, Sıddıklar, Tervaih
02.12.201931 dk 6 sn
15.10.1999 - Dua, Salavat, Doğru Söz Söylemek, Sıla-i Rahim
02.12.201932 dk 5 sn
15.01.1999 - Kadir Gecesi Geçti, Ramazanda Zekat ve Fitre Vermek
02.12.201927 dk 5 sn
02.06.1995 - Hicri Yıl ve Aşure Günü Orucu, Hicri Yıl Girdi
19.06.202632 dk 52 sn
01.05.1998 - Hicri Yılbaşı, Oruç Tutmak, Müslümanlara Düşen Toplumsal Görevler
06.08.202127 dk 29 sn
26.05.1995 - Hicri Yıl Geliyor, Aşurede Olan Olaylar, Hicri Yılda Oruç Tutmak
14.07.202325 dk 40 sn
17.05.1996 - Yarın Hicri Yıl, Hilali Gözlemlemek, Müslümanlara Düşen Vazifeler
29.07.202234 dk 36 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Günün Önemi, Orucunun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
04.07.202528 dk 9 sn
14.04.2000 - Aşure Gününde Oruç, Alışveriş Yapmak
28.08.202025 dk 54 sn
04.04.1997 - Hac Yaklaşıyor, Kültürümüze Sahip Çıkmak, İyi Niyet
16.06.202328 dk 37 sn
03.06.1994 - Hac Sonrası, İnanç, İmanın Özelliği
23.07.202122 dk 4 sn
02.04.1999 - Hacdan Dönüşler, Lebbeyk Demek, İlim Öğrenmek, Eşe ve Çocuğa İkram Sadakadır
13.06.202530 dk 25 sn
27.05.1994 - Haccın Önemi, Alimin Abide Üstünlüğü, Cumanın Faziletleri
02.12.201920 dk 25 sn
26.04.1996 - Hac Hadisleri, Zekat, Hacıların Duası, Arefe Orucu
22.05.202633 dk 39 sn
26.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü, Arefe ve Aşure Orucu, Bayram Günü
07.06.202420 dk 31 sn
25.04.1997 - Haccın Muhteşemliği, Hacdan Sonra, Şehit Mertebeleri
02.12.201936 dk 39 sn
19.03.1999 - Zilhiccenin 10 Günü
15.05.202622 dk 50 sn
18.07.1997 - Hac, Müslümanlar, Tefekkür
02.12.201946 dk 7 sn
17.04.1998 - Haccın Önemi, Ziyaret Edilecek Mescitler, Toplumsal Durumlar
31.05.202429 dk 54 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Bayram Gecelerinin İhyası
02.12.201930 dk 1 sn
13.03.1998 - Kurban ve Arife Orucu, Cemaatle Namaz, Nafile Oruçlar
30.05.202533 dk 55 sn
12.04.1996 - Hacda Sabırlı Olmak, İyi Niyetin Kıymeti
02.12.201932 dk 5 sn
12.02.1999 - Oruç Tutmak, Her Sene Hacca Gitmek
02.12.201946 dk 39 sn
11.04.1997 - Mescid-i Haram Ziyareti, Seher Vakti İbadet
16.07.202136 dk 35 sn
29.05.1998 - İstanbul
02.12.201941 dk 53 sn
11.06.1999 - İstanbul'un Fethinden Sonra, Romanın Fethi, Subanallah Demek, Deccal
02.12.201945 dk 45 sn
17.01.1997 - Evliyaların Önemi
02.12.201936 dk 47 sn
30.01.1998 - Ramazan Bayramı, Ramazandan Sonra İbadetlere Devam Etmek
20.03.202632 dk 59 sn
29.12.2000 - Ramazan Bayramı, Ramazan Sonrası Durum, Alimlerin Önemi
12.04.202439 dk
23.02.1996 - Ramazan Bayramının Son Günü
02.12.201937 dk 56 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
29.05.202629 dk 26 sn
26.01.2001 - Kabir, Kıyamet Alametleri, Müslümanca Yaşamak
02.12.201936 dk 41 sn
19.01.2001 - Allahın Sevdiği Haller, Hakla İyi Geçinmek
05.05.202332 dk 49 sn
05.01.2001 - Gerçek İman ve Tezahürleri, İman ve Namaz , Allah Sevgisi
29.11.202436 dk 49 sn
02.02.2001 - Ahiretin Hayrı, Dünyanın Geçiciliği, Peygamber Efendimiz
07.08.202642 dk 43 sn
30.06.2000 - Sabır ve Takva, Allah
02.12.201926 dk 6 sn
28.07.2000 - Allah'ın Sevdiği ve Kızdığı İşler,Tevbekâr Genç Günahkar Yaşlı,Cuma Gününde Yapılacaklar
02.12.201930 dk 54 sn
28.04.2000 - Hasta Ziyareti, Belalara Sabır, Rıza, Müslümana Yardım
02.12.201937 dk 42 sn
28.01.2000 - Gaziye Yardım Etmek, Mescid Yapmak, Müslümana Yardım Etmek
02.12.201927 dk 50 sn
27.10.2000 - Kardeşini Kendisine Tercih Etmek, Haksız Kazanç, Ölümden İbret Alın
02.12.201930 dk 43 sn
26.05.2000 - İlim ve Alimin Önemi, Alimin Vefatı
02.12.201936 dk 29 sn
25.08.2000 - Fitne Zamanında Güzel Kulluk, Sünnete Sarılmanın Karşılığı
09.05.202529 dk 18 sn
25.02.2000 - Allah Bir Kavmin Hayrını İsterse Alimleri Çogaltır, İyi ve Kötü Kavimler, Misafirin Önemi
02.12.201922 dk 31 sn
21.07.2000 - Salih Amellere Koşmak, Gece Karanlığı Gibi Fitneler Olması
02.12.201925 dk 39 sn
21.04.2000 - Nefse Uymak, Allah Rızası İçin Öfkelenmek, Allah Rızası İçin Yaşamak
02.12.201943 dk 7 sn
21.01.2000 - Gaziye Yardımcı Olmak, Şehide Mükafat
02.12.201930 dk 33 sn
20.07.2000 - Fitne Zamanı Hayırlı Amellere Sarılmak, Toplum Ahlakı, Sadaka, Zekat, Buğz Etmek
02.12.201928 dk 58 sn
19.05.2000 - Peygamber Efendimizin Saçını Ağartan Sûreler, Şehidler
02.12.201924 dk 55 sn
18.08.2000 - İyiliği Hor Görmemek, İmanın Tadı, Munakasa, Cennet, Cehennem
02.12.201918 dk 9 sn
17.11.2000 - Allahı Zikretmek, Ölümü Düşünmek
17.11.202335 dk 33 sn
14.07.2000 - Anne Babasının İhtiyacını Görmek, Allah İçin Sevmek, Zahidin Özellikleri
02.12.201940 dk 58 sn
14.01.2000 - Deccal, Kehf Sûresi, Hz.İsâ
02.12.201932 dk 45 sn
12.05.2000 - Emanet, Doğruluk, Komşu, Sadaka, Vakıf, Lanetleme, İçki
02.12.201927 dk 2 sn
11.08.2000 - İnsanı Cennete Götüren Ameller, Selam, Gece Namazı, İyi Geçim, Sıla-i Rahim, İlim Öğrenmek, Takva
02.12.201945 dk 51 sn
11.02.2000 - Bela, Hasta Ziyareti, Musibete Uğrayan Kimse, Müslümanın Yardımına Koşmak
02.12.201927 dk 46 sn
10.11.2000 - Cömertlik, Allah Rızası İçin Şehit Olmak
02.12.201934 dk 53 sn
09.06.2000 - Peygamber Efendimizin Soyu, Asaleti, Son Peygamberliği, Makam-ı Mahmud
13.09.202443 dk 7 sn
07.07.2000 - Aktarırken Yalnış Aktarmak, Allahın Gazabı
02.12.201925 dk 32 sn
07.04.2000 - Kalplerin Pası, Veli Kullar, Riya, Pazartesi ve Perşembenin Fazileti
02.12.201929 dk 33 sn
06.10.2000 - Dinini Öğrenmek, Ahir Zamanda Belâların Gelmesi, Dinden Çıkan Alim
02.12.201933 dk 38 sn
04.08.2000 - Zenginlerin Hali, Fakirin Hakkı, Kötü Alimler
02.12.201928 dk 26 sn
04.02.2000 - Hakkı Söylemek, Alimlerin Susması, Mümine Belaların Gelmesi
02.12.201925 dk 39 sn
03.11.2000 - Kimseye Yük Olmamak, Zikrin Kıymetli Olduğu Zamanlar, Kuran-ı Kerim
22.11.202429 dk 24 sn
03.03.2000 - Salavat, Müminler, Cennet, Yahudiler
02.12.201929 dk 6 sn
02.06.2000 - Tefekkür, Amel Niyet ve Sünnete Uygunluk
02.12.201936 dk 21 sn
01.09.2000 - Günahkar Uyarma, Yöneticilerin Veballeri, Ölümden Sonra Pişmanlık
02.12.201927 dk 34 sn
01.10.1999 - Namaz Vaktinde Nida Eden Melek, Sabır Göstermek
02.12.201941 dk 18 sn
30.04.1999 - Müslümanın Temiz Olması, Melekler, Hocaya ve Öğrenciye Saygı
02.12.201939 dk 22 sn
29.10.1999 - Peygamber Efendimizi Görmek İstemek, Allah Sevgisi ve Merhamet, İslamı Yaymak, Sadaka ve Dua, Cennet Ehli
02.12.201924 dk 39 sn
29.01.1999 - Allahın Rızasını Gözetmek, Müslüman Akıllı Olmalı, İslama Hizmet
08.12.202337 dk 57 sn
28.05.1999 - İslamın Küfre Galip Gelmesi, Zaferler, İslamın Yayılması Yeni Fetihler
02.12.201930 dk 16 sn
26.11.1999 - Büyük Konuşmak, İnşallah Demek, Edep, Yasin Suresi
07.07.202340 dk 39 sn
26.02.1999 - Allahın Sevdiği Davranışlar, Namazı Kabul Olanlar, Kulluğu Güzel Yapmak
02.12.201955 dk 31 sn
25.06.1999 - Bidatçiye Hürmet, İdarecilerin Vasıfları, Merhamet Etmek
02.12.201931 dk 43 sn
24.09.1999 - Mazlumun Duası, Günahlar, Kötü Arkadaş
02.12.201937 dk 8 sn
23.07.1999 - Mağfiret İstemek, Tevbe, İman Kıymeti, Allah
02.12.201934 dk 34 sn
23.04.1999 - Kurana Bağlılık, Sadaka, Yardımlaşma, Anne Babayı Hoşnut Etmek, Birlik ve Beraberlik
30.08.202434 dk 44 sn
22.10.1999 - Ölüm Sonrası
02.12.201940 dk
20.08.1999 - Zikirin Faydaları, Tatil,Kuran Kursu, Fakih Olmak
02.12.201934 dk 14 sn
19.11.1999 - Kabir Ehline Yapılacaklar, Ahde Vefa, Haramdan Sadaka Vermek, Tevbe Etmek
25.07.202529 dk 41 sn
18.06.1999 - Şehit Olmak, Ayetel Kürsi ve İhlas Suresinin Faziletleri
02.12.201935 dk 14 sn
17.09.1999 - Adaletli Hükmetmek, Amel-i Salihada Acele Etmek, Deccal
02.12.201926 dk 35 sn
14.05.1999 - Adaletli Olmak, Cehennem, Çocuk ve Eş İmtihanımız, Adaletli Olmak
02.12.201934 dk 31 sn
06.08.1999 - Gaziye Yardımcı Olmak, Müslümana Yardımcı Olmak
02.12.201932 dk 33 sn
04.06.1999 - İlim Talep Etmek, İlmin Sadakası, Ganimet Malı
02.12.201938 dk 53 sn
03.09.1999 - Zikirin Faydası, Abdest, Fakih Olmak
02.12.201942 dk 6 sn
02.07.1999 - Peygamber Efendimizine İman, İslam Olmak, Hicret
15.08.202532 dk 12 sn
27.02.1998 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek
04.06.202124 dk 30 sn
26.06.1998 - Helal Kazanç, İhtiyacını Görmek, Darlıktan Sonra Kurtuluş, İkram Etmek
26.06.202633 dk 37 sn
20.11.1998 - Ahir Zaman Haramdan Mal Kazanmak, Müslümanın Arıya Benzemesi
02.12.201928 dk 5 sn
20.03.1998 - Cennet Ehline İkramlar ve Alimin Önemi, Allahu Teala
22.10.202120 dk 44 sn
19.06.1998 - Dünyanın Kıymetsizliği, Afiyet İstemek, Zikir
02.12.201942 dk 59 sn
15.05.1998 - Belaların Gelmesi ve Sebebleri, Lailaheillallah Demek, Kardeşinin İhtiyaçlarını Görmek
02.12.201947 dk 19 sn
13.02.1998 - İnanç Özgürlüğü, Tercihler, Ümmetten Bozulmayacak Olanlar, İçkinin İçilmesi ve Sunulması
02.12.201939 dk 22 sn
12.06.1998 - Toplum Hayatının Önemi
28.06.202441 dk 23 sn
11.12.1998 - Mescid Yaptırmak, Meleklerin Girmedikleri Evler, Ömürün Kıymeti
02.12.201933 dk 51 sn
08.05.1998 - Hesap Yapmak, Dünya Müslümanları, Batıl Din, Doğru İnanç, Çanakkale Savaşı
02.12.201927 dk 14 sn
07.08.1998 - Müslümanların İşleriyle İlgilenmek, Edepsiz Olanlar, Tevbe Etmek
02.12.201942 dk 10 sn
06.11.1998 - Helal Kazanç, Doğru Arkadaş Edinmek, Sağlam Dostluklar, Sünnete Sarılmak
10.11.202339 dk 14 sn
06.03.1998 - Cuma Namazının Önemi, Diğer Ülkelerdeki Rahatlık
02.12.201925 dk 32 sn
05.06.1998 - Estagfirullah, Zikir, Musibetler Karşısındaki Haller
05.11.202138 dk 29 sn
04.12.1998 - Erhamerrahimin Demek, Vefat Haberi Almak, Azrail
02.12.201926 dk 57 sn
03.07.1998 - Allah Sevgisi, Peygamber Efendimizin Doğumu, Salavat Getirmek, Ümmete Hizmet Etmek
05.09.202528 dk 16 sn
31.10.1997 - Tüm İnsanlığa Merhamet, Cömertlik, Cesurluk, Huysuzluk ve Cimrilik
26.09.202527 dk 44 sn
29.08.1997 - Cehennemde Cennette Ebedi Kalmak, İslam
02.12.201941 dk
28.03.1997 - Faiz, Zina
02.12.201929 dk 46 sn
28.02.1997 - Peygamber Efendimize İtaat, Kuran-ı Kerim Okumak, Cennet, Cehennem, Allah
19.09.202534 dk 20 sn
27.06.1997 - Musibetin Sebepleri, Zekatın Önemi, Allah Bir Topluma Gazap Etmişse Bunun İşaretleri
02.12.201945 dk 11 sn
26.09.1997 - Allahın Sevmedikleri, Sevgide ve Buğzda Aşırıya Kaçmak, Mal, Eş ve Evlatla İmtihan, Kalpler Allahın Elinde
02.12.201945 dk 46 sn
25.07.1997 - Mümin Kardeşe Sevgiyle Bakmak, Evde Namaz, Kuranı Anlamak, Sabretmek
03.10.202518 dk 13 sn
23.05.1997 - Gıybet, İftira, Dedikodu, Müslümanın Heybeti
02.12.201929 dk 52 sn
22.08.1997 - Mücahit, Hurafeler, Sıla-ı Rahim Yapmak, Emirlerin, Yöneticilerin Veballeri
02.12.201943 dk 13 sn
21.11.1997 - Zulmetmek, Affetmek, Hidayet, Hamdetmek
02.12.201937 dk 34 sn
21.03.1997 - Amil ile Abid Arasındaki Fark, Tövbe, Zikir
02.12.201931 dk 59 sn
20.06.1997 - Hz. Ali, Kulluk, Dünyaya Rağbet Etmek, Ahiret, Cehennem
02.12.201932 dk 57 sn
19.12.1997 - Doğru İnanç, Allaha İtaat, Rasulullahın Namazı, Nimetlere Şükür, Dünya Müslümanlarını Unutmamak
02.12.201927 dk 2 sn
19.09.1997 - Dili Tutmak, Susulacak ve Konuşulacak Yerler, İlim ile Amil Olmak, Zamanın Kıymetini Bilmek
02.12.201949 dk 54 sn
17.10.1997 - Tevhidin Faziletleri, Doğru İnanç, Temizlik, Müslüman Kardeşine İyilik Etmek
03.07.202628 dk 25 sn
15.08.1997 - Peygamber Efendimiz Özellikleri, Ahlakı, Şefaati, Hanımlarına Davranışı
28.08.202631 dk 52 sn
14.03.1997 - Cahillik, Akıl Zenginliği, Tefekkür, Cennete Giremeyecek Kişiler
02.12.201945 dk 32 sn
14.02.1997 - Aile Eğitimi, Hicret Etmek
02.12.201936 dk 29 sn
12.09.1997 - Anne Babaya İtaat, Allah ve Peygambere İtaat, Allah
02.12.201948 dk 33 sn
11.07.1997- Hayırlı Yardımcılar, İdarecilerin Sorumlulukları, İyi Niyet
02.12.201927 dk 41 sn
10.10.1997 - Amerikadaki İnanç, Tevhid İnancı, Ölümden Sonra Dirilmek
02.12.201934 dk 49 sn
08.08.1997 - Merhamet, Acıma, Emri Maruf Nehyi Münker
02.12.201939 dk 24 sn
07.11.1997 - Bildiğini Uygulamamak, Alimin Önemi, Peygamber Efendimizin Kıyafet Tavsiyleri
02.12.201924 dk 53 sn
07.03.1997 - Alim Olmak, Kabenin Anahtarı, Eman Vermek, Tevbe Etmek
02.12.201930 dk 50 sn
05.12.1997 - Hayat Gayesi, İsraf, Namazın Önemi, Mekke
01.12.202327 dk 31 sn
03.10.1997 - Muhabbet, Hediyeleşme, Misvak, Tevbe, İyi İnsan Olmak
30.10.202626 dk 28 sn
02.05.1997 - Muharreme Yaklaşıyoruz, Alimlerin Çeşitleri ve Kıymeti, Alim Olmaya Çalışmak
02.12.201932 dk 23 sn
01.08.1997 - Müslümanların Sıkıntılarıyla İlgilenmek, Allaha, Rasulüne, İmama, Müslümanlara Samimiyet
02.12.201940 dk 22 sn
01.03.1997 - Alimlerin Önemi ve Üstünlükleri, Çeşitleri
04.08.202333 dk 37 sn
02.08.1996 - Salih Kimseleri Anmak, Sıkıntılar İçin Estağfirullah, Kin Tutmak, Kıskançlık, İbadeti İsteksiz Yapmak
24.07.202627 dk 40 sn
01.11.1996 - Tevbe Etmek, Allah İçin Sevmek, Sevginin Gerekliliği
05.12.202533 dk 13 sn
31.05.1996 - Müslüman Kardeşine Yardım Etmek, Borçluya Mühlet Tanımak, İstiğfar Etmek, La Havle ve La Kuvvete
01.08.202541 dk 41 sn
30.08.1996 - İstihare, İstişare Yapmak, Yolculuk, Tevbe Duası
02.12.201944 dk 35 sn
29.03.1996 - Peygamber Efendimizin Şemaili, Merhameti, Adetleri
02.12.201937 dk 48 sn
28.06.1996 - Allahın Cömert Olması, Alimin Önemi, Cömertliğin Çeşitleri
02.12.201926 dk 56 sn
27.09.1996 - Toplumu Düzeltmek, Azap, Umumi Gelir, Günah İşleyenleri İkaz Etmek
02.12.201937 dk 52 sn
25.10.1996 - İçi Temizlemek, Ahiret İçin Hazırlanmak
08.08.202547 dk 40 sn
23.08.1996 - İlim Öğrenmek, Affedilmek, Genç Kuran Öğrenmek, Hadis Öğrenmek
02.12.201942 dk 20 sn
22.11.1996 - Ticaret, Helal-Haram Kazanç, İlim Talep Etmenin Niyeti, Komşuluk
02.12.201940 dk 39 sn
21.06.1996 - Salavatın Faziletleri, Mütevazi Olmak, Cematin Önemi, Avlanmanın Sakıncaları
02.12.201928 dk 12 sn
19.07.1996 - Özgürlük Anlayışı, Eşler Arası İletişim, Muhabbet, Anne Babanın Çocuguna Bakması
07.08.202032 dk 2 sn
19.04.1996 - Haccın Faziletleri, Hacının Şefaati
01.05.202629 dk 10 sn
18.10.1996 - Kadın ve Erkekte Kıyafet Ölçüsü, İlimin Önemi, Hastalığın Sevabı
02.12.201947 dk 24 sn
16.08.1996 - Gıybet, Tartışmaya Girmemek, Çok Konuşmamak, Helal Kazanç
24.04.202642 dk 48 sn
15.11.1996 - Recep Ayının Faziletleri, Kuran Okumak, Kalp ve Dil Temizliği
19.12.202527 dk 54 sn
14.06.1996 - İlim Öğrenmek, Hoca ve Talebe
02.12.201923 dk 58 sn
12.07.1996 - Komşuluk Hakkı, Güzel Ahlak, Akıllı İnsan
02.05.202530 dk 3 sn
12.01.1996 - Dünya Kaygısının Nelere Sebep Verdiği, Ahireti Düşünmek
19.07.202428 dk 44 sn
11.10.1996 - İftira Atmak, Evlenmek, Abdestin Fazileti
10.04.202632 dk 41 sn
10.05.1996 - Ahlakı Güzelleştirmek, Evlenmek, Hamileliğin ve Çocuk Büyütmenin Sevabı, Nikah
02.12.201932 dk 23 sn
08.11.1996 - Kabenin O Zamanki İnşaatı, Kabe-i Muazzama
02.12.201928 dk 15 sn
08.03.1996 - Salavat Getirmek, 20 Kişiye Selam Vermek, Ezanı Tekrar Etmek, Cemaate Devam Etmek
25.04.202525 dk 44 sn
07.06.1996 - Peygamber Efendimizin Zühd Sahibi Olması, Rüşvet, Dünyayı Sevmek
17.04.202636 dk 40 sn
06.09.1996 - Hamdetmek, Estagfirullah, Laileheilallah Demek, Allahın Kula Kızmasıyla Kulda Değişen Haller
05.06.202633 dk 41 sn
05.07.1996 - Rahman, Rahim ve Hay Olması, Ellerin Açılıp Dua Edilmesi
02.12.201937 dk 21 sn
04.10.1996 - Mümin Kardeşini Sevindirme, Cennetteki Arazileri İbadetle Mamur Hala Getirme
02.12.201932 dk 10 sn
29.12.1995 - Rüyaların Önemi, Rüyaların Hakikati
02.12.201928 dk 42 sn
27.10.1995 - Zikrin Faydaları, Toplumda İyiliği Yaymak, Topluma Karşı Görevler, Kardeşi Sevindirmek
25.09.202620 dk 52 sn
25.08.1995 - Akra, İlahi Ente Maksudi ve Ridaike Matlubi, Müslümanların Genel Durumu
02.12.201928 dk 53 sn
24.03.1995 - Mazluma Yardım, Müslüman Kardeşliği, Yardım Etmek, Dertlenmek
18.06.202135 dk 11 sn
22.12.1995 - Allahın Kudreti, İslamın Güzelliği
28.11.202534 dk 50 sn
20.01.1995 - Hayır İşlemek, Hayra Vesile Olmak, Şerden Sakınmak
18.09.202635 dk 28 sn
18.08.1995 - Peygamber Efendimizin Şefaati, Merhameti, Paylaşımcı Olmak, Aile Sevgisinin Önemi
02.12.201929 dk 25 sn
17.11.1995 - Allaha ve Resulune Yakın Olmak
02.12.201929 dk 12 sn
16.06.1995 - Okul Yaz Tatilini İyi Değerlendirmek
02.12.201923 dk 2 sn
15.12.1995 - Allaha ve Peygamberimize Kendimizi Sevdirmek, Emanete Riayet
14.08.202632 dk 30 sn
14.04.1995 - Kötü Huyun Ameli Bozması, Hased
02.12.201932 dk 16 sn
13.10.1995 - Karadeniz Gezisi, Cenneti İsteyip Ona Göre Çalışma Yapmak
02.12.201921 dk 19 sn
13.01.1995 - Gönlün Önemi ve Gönül Kırmamaya Dikkat Etmek
04.09.202631 dk 11 sn
10.11.1995 - Mümin Kulların Kaza ve Kader Karşısındaki Tavırları, Mümin Kulların Özellikleri
11.09.202635 dk 54 sn
08.12.1995 - Şaka, Mizah Ölçüsü, Kendisi İçin İstediğini Kardeşi için İstemek
02.12.201934 dk 51 sn
01.12.1995 - Borç Vermenin Sevabı, Sadaka ve Zekatın Önemi
27.02.202631 dk 31 sn
30.12.1994 - Gıybet, Haramlardan Sakınma, İlmiyle Amel Etmek ve Dünyaya Tamah Etmemek
11.10.202423 dk 2 sn
29.04.1994 - İyilik ve Kötülükte Niyetin Önemi, Nefisle Mücadele
02.01.202628 dk 26 sn
26.08.1994 - Allahın Rızasını Kazanmak, Hayırlarda Yarışmak, Nefsi Dizginlemek
31.07.202631 dk 56 sn
25.03.1994 - İlimin Önemi, İlimin Mükafatı, Bahar Ayına Giriyoruz
02.12.201923 dk 35 sn
21.10.1994 - Ölümü Hatırlamak, İbret Almak, Nasihat, Başkasının Ayıbına Bakmamak
07.11.202528 dk 7 sn
19.08.1994 - Peygamber Efendimizin Doğumu ve Vefatı
30.09.202223 dk 35 sn
17.06.1994 - Tatili Değerlendirme
18.07.202519 dk 43 sn
16.12.1994 - Kanaatkar Olmak, Söylenenle Yapılanın Bir Olması, Sadaka Vermek
17.10.202522 dk 26 sn
14.10.1994 - Marifetullah, Arif Olmanın Özellikleri
02.12.201927 dk 40 sn
11.11.1994 - Ahir Zamanda Cahillik, Emri Maruf, Sünnete ve Kurana Sarılmak
02.12.201928 dk 57 sn
10.06.1994 - Allahtan Korkmak, Zenginlik, Adalet, Cimrilik, Kendini Beğenme, Nefsine Uyma, Yemek Yedirme, Selam Verme
23.10.202629 dk 9 sn
08.08.1995 - Peygamber Efendimizin Doğumu, Son Peygamber Oluşu, Peygamberlerden Üstünlüğü
21.08.202640 dk 6 sn
07.04.1995 - Allah Güzeldir Güzeli Sever, Cemalullah, Allah Nimeti Üstünde Görmek İster, Kibir
31.12.202129 dk 20 sn
06.04.1995 - Sabır, Doğru Yol, Mescitleri Doldurmak, Allah İçin Arkadaşlık Yapmak, Seherde İbadet Etmek
16.10.202633 dk 17 sn
03.11.1995 - Yalnızlığın Yararları
05.11.201929 dk 23 sn
06.05.1994 - Rızkın Kesilmesi, Tövbe Etmek, Seher Vaktinde İbadet
21.11.202532 dk 15 sn
05.08.1994 - Allahtan İstemek, Cennet, Her İşte Allahın Rızasını Düşünmek, Cehennemden Korkmak
25.10.201927 dk 16 sn
04.11.1994 - Sahih Kaynakların Önemi, Sahte Din Alimlerine Dikkat, Hak Yolda Olmak Hakkı Söylemek
17.07.202627 dk 35 sn
02.09.1994 - Kalbin Paslanması, Ölümü Düşünmek, Kuran-ı Kerim Okumak
24.10.202526 dk 18 sn
01.07.1994 - Belalara Sabır ve Şükür, 4 Şeyden Sakınmak, Kuran-ı Kerim
08.11.202437 dk 34 sn
31.03.1993 - Günah İşleyeni Engellememek, İyi İşlere Vesile Olmak
12.12.202535 dk 22 sn
24.12.1993 - İlmin ve Alimin Önemi ve İbadetin Anlamı, Yeryüzünün Işıkları, Varisleri
25.10.201928 dk 58 sn
12.11.1993 - Cuma Gününün Faziletleri, Temizlenmek, Camiye Erken Gitmek, Cuma Günü Salavat-ı Şerife Getirmek
25.10.202437 dk 43 sn
09.12.1993 - Hamd Etmek, Allaha Tam Teslimiyet ve İrfan Gözü ile Bakmak
10.07.202624 dk 45 sn
AKRA