İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük

00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
Özel Gün Ve Geceler

00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük

28.11.2023
28 dk 16 sn

Elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn. Ve's-salâtu ve's-selâmu alâ seyyidinâ Muhammedin ve âlihî ve sahbihî ve men tebi'ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'd-dîn. Emmâ ba'dü:

Fe-kâle Rasûlullahi sallallahu aleyhi ve sellem.

اَلْخُلُقُ الْحَسَنُ يُذِيبُ الْخَطَايَا كَمَا يُذِيبُ الْـمَاءُ الْجَلِيدَ، وَالْخُلُقُ السُّوءُ يُفْسِدُ الْعَمَلَ كَمَا يُفْسِدُ الْخَلُّ الْعَسَلَ. طب عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ. 

el-Huluku’l-hasenü yüzîbü’l-hatâyâ kemâ yüzîbü’l-mâu’l-celîde ve’l-huluku’s-sûü yüfsidü’l-amele kemâ yufsidü’l-hallu’l-asele.

İbn Abbas radıyallahu anhuma’dan rivayet olunduğu üzere, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri buyurmuşlar ki;

Güzel huy, ahlâkın güzel olması. Yüzîbü’l-hatâyâ. Günahları, hataları eritir. Kemâ yüzîbü’l-mâu’l-celîde. Suyun buzu erittiği gibi.

Ve’l-huluku’s-sûü. Kötü huy. Yüfsidü’l-amele. İnsanın ibadet ve taatlerini bile bozar, mahveder. Kemâ yufsidü’l-hallu’l-asele. Sirkenin balı ekşitip bozduğu, yok ettiği gibi, kıymetini sıfırladığı gibi.

Demek ki; insanın günahlarının af olması için, Cenâb-ı Hakk’ın kulu afv u mağfiret eylemesi için, çarelerden birisi de güzel huylu olmakmış. İnsanın huyu, ahlâkı güzel olursa ;günahlarını eritiyor, alıp götürüyor, yok ediyor, suyun buzu eritip götürdüğü gibi. Bardağın içine su koyuyorsun, biraz sonra bir şey kalmıyor, erittiği gibi. Kötü huy da insanın yaptığı ibadeti, taati, hayratı, hasenâtı, güzel ameli, mahvediyor.

Bunun misali olarak, hadis-i şerifte açıkça belirtilmiş olan bir misal;

el-Hasedü ye’külü’l-hasenâti kemâ tekülü’n-nâru’l-hatabe. Ateşin odunu kül ettiği gibi. Kül ediyor, yok ediyor, odun kalmıyor ortada. Haset de insanın hasenatını yakıp kül eder, bitirir.

Hasenât yaptı, hayrat u hasenât yaptı, iyilik yaptı bu adam?

Yaptı ama hasetçi. Kötü huy mahvediyor.

Demek ki sadece hased değil, bu hadis-i şeriften anlıyoruz ki, kötü huy da bütün iyi amelleri mahvediyor.

Bunun için en önemli işlerimizden birisi mümin olarak, Allah’ın rızasını kazanmaya niyetlenmiş insan olarak, en önemli işlerimizden bir tanesi nedir?

Ahlâkımızı düzeltmektir. Ahlâk düzeltildi mi, bir insan güzel huylu oldu mu sabahtan akşama oruç tutuyormuş gibi, hem de sıcak yaz günlerinde, zahmetli zamanlarda sevap alır. Akşamdan sabaha kalkmış ibadet etmiş gibi, uzun gecelerde uyumamış da Cenâb-ı Hakk’a ibadet ibadet ibadet eylemiş de geceyi geçirmiş gibi sevap alır, güzel huyu sayesinde.

Güzel huy nedir?

Adaletliliktir, tatlı dilliliktir, iyilikseverliktir, cömertliktir, yardımseverliktir, affediciliktir. Güzel huyların çeşitleri var. [Kötü huylardan] bir tanesi bile olsa insanı mesela bir hased kıskanma huyu. Falanca bir ev almış benim evim yok. Vay be! Falancanın arabasına bak bizim araba külüstür. Vay be! Allah Allah, falanca şöyle biz de böyle yok.

Demek ki, güzel huyları öğrenmemiz gerekiyor ve çoluk çocuğumuza öğretmemiz gerekiyor. Kötü huyları da öğrenmemiz gerekiyor, yine onları da çoluk çocuğumuza, hanımımıza çocuğumuza öğretmemiz gerekiyor. Ha bak bu senin yaptığın iyi bir huy değildir, sonra bu işin sonu fenaya varır, hayatında çok sıkıntı çekersin. Sakın ha böyle yapma diye onu da öğretmemiz gerekiyor.

Nasıl Kulhuvallahu’yu öğrendi benim çocuk. Bak amcası, hocam, bir okusun da bi dinle. Maşallah maşallah bir karış boyuyla aferin, peltek peltek diliyle Kulhuvallah’ı ezberlemiş. Ne güzel, İnnâ a'taynâ’yı da biliyor, Sübhaneke’yi de biliyor, Tahiyyatı da ezberlemiş. Oh oh oh maşallah maşallah diyoruz. Sabretmeyi de öğrenmiş maşallah maşallah, kardeşine ikramda bulunmayı da öğrenmiş, arkadaşını sevmeyi de öğrenmiş, kavga etmemeyi de öğrenmiş maşallah. Annesinin babasının sözünü dinlemeyi, itaati de öğrenmiş maşallah, vs. vs.…

E bunların da öğretilmesi lazım. Kolay bir şey değil. Biz çocuk bakım yerine gittik. Küçük çocukları oturtmuş öğretmenleri, bir şeyler öğretiyorlar ama oyunla öğretiyor. Düşündüm bunlar kim bilir neler yazılmıştır böyle listede. Şu çocuklara şunu öğreteceksiniz bunu öğreteceksiniz. Ooo diyor, böyle yapıyor parmağını, çocuğun kafasında o harfinin kalması için bir işaret. Hepsi eğitimde, bir bir öğretilecek tabi, önce harfleri öğrenecek, rakamları öğrenecek, okumayı öğrenecek. Bunun gibi de tut bakayım arkadaşının elini, sarıl bakayım boynuna, öp bakalım. Tamam, barışın bir daha kavga etmeyin, bilmem ne filan.

Şu sevap, şunun mükâfatı şöyle, bu günah bunun cezası böyle. Bunları liste halinde çıkartmalıyız.

Şu bende var mı yok mu?

Yok, eksi.

Şu var mı?

Var, artı.

Şu var mı?

Yok, eksi.

Neyimiz eksikse kendimizi bile düzeltmeliyiz. Çünkü benzin gibi patlıyoruz bazen. Ufacık bir şeyden sigortamız patlıyor, ondan sonra kavga gürültü patırtı, yumruk, tokat, sille, çanak tabak kırılması, masa sandalye devrilmesi, camların şangırdaması, avizelerin aşağıya inmesi… Hadi ondan sonra otur hesapla bakalım, bu öfkeden ne kadar zarar olmuş. Vay be, şu kadar Avustralya doları. Bir kızgınlıktan, amma büyük fatura ha filan. Bazen de yuva yıkılıyor, çat pat bilmem ne filan. Vay sen bana vurdun ha! Ya Allah hemen polis mahkeme, ondan sonra yuva, çatır çatır yıkılıyor, şeytan şıkır şıkır oynuyor.

Şeytanın en sevindiği işlerden birisi, yuvanın yıkılmasıdır. İki kişini arasının bozulması ama iki kişilerin de en önemlisi; karı koca. Karı kocanın arasının bozulmasından çok memnun oluyor ve arayı bozan şeytana en büyük şeytan taç giydiriyor.

Gel bakalım sen ne yaptın bugün?

Ben falanca adamın birine içki içirttim.

Eh bir şeytanlık yapmışsın ama tam benim aradığım değil.

Sen ne yaptın?

Ben falanca adama rüşvet yedirttim.

Sen ne yaptın?

Ben hırsızlık yaptırdım.

Sen ne yaptın?

Ben anaya babaya asi eylettim.

Sen ne yaptın?

Zina bilmem kumar vs. burun kıvırıyor her birisine. Tamam diyor bir şeytanlık ama tam benim aradığım değil bu diyor.

Sen ne yaptın birisine soruyor?

Ben diyor bugün falanca aileye gittim, kadını kışkırttım kocasına asi oldu, kocayı kışkırttım karısını dövdü. Ondan sonra soluğu mahkemede aldılar, ondan sonra boşandılar, ayrıldılar.

Hah, ente ente. Sensin benim aradığım, şeytanlar arasında en başarılı şeytan dermiş ona taç giydirirmiş başına, şeytanlığı en iyi yapmışsın diye. Hadis-i şerifte geçiyor. Okuduk bunu evvelki derslerde.

Kötü huy, insanın yaptığı iyi amelleri bile yok ediyor, bal gibi amelleri ,sirkeye çeviriyor, mahvediyor, ekşitiyor balı.

Ekşi bal yedin mi hiç?

Kavanozu açtın, bir parmak bal aldın, ekşimiş, ne yaparsın?

Çöpe.

Güzel, bal gibi tatlı ameller, kötü huyla gidiyor. Günahları da iyi huy ,sildirtiyor.

Onun için şu iyi huyu, öğreneceğiz. Dervişlik demek bu demek zaten. Yunus Emre anlatmış bunu. Köylü dayılara anlatmış, köylü dayılar öğrenmiş, arif olmuşlar. Şehirde göremediğin irfanı görüyorsun köyde.

Neden?

Yunus’tan beri öğretmiş şeyh efendiler. Ümmî adam ama biliyor.

Dövene elsiz gerek

Sövene dilsiz gerek.

Ne demek?

Karşılık verme, kötüyle kötü olma, ona uyarsan kavga çıkar.

Ele geleni yersen

Dile geleni dersen

Böyle dervişlik mi olur

Sen derviş olamazsın

Derviş bağrı baş gerek

Bağrı baş gerek ne demek?

Bağrı yaralı demek, baş; yara demek eski Türkçe de.

Dervişin bağrı yaralı olmalı, gözü dolu yaş gerek gözü. Yaşlı olmalı hassas olmalı. Hem günahlarını düşünüp, ağlayabilir hem de Allah’ın nimetini kudretini görüp, ağlayabilir.

Durup dururken sana yüz bin dolarlık bir mükafat bir şey geliverse ne yaparsın sevincinden?

Bazısı gülüyor, bazısı ağlıyor, sevincinden.

Aman Allah’ım, bilmem ne filan.

Niye ağlıyorsun kız?

Ne bileyim işte, çok sevindim de birdenbire filan.

Ağlıyor insan yani sevinçten de ağlar insan.

Allah bizi güzel huylara sahip eylesin.

Tabi kötü huyların alışıldıktan ve yerleştikten ve katılaştıktan sonra, insan içinden atılması çok zor. Çok zor! Onun için eğitim bebekten, bebeklikten başlıyor. Hatta çocuk doğmadan başlıyor, hatta adam evlenmeden başlıyor, çocuğun eğitimi.

Şimdi birisi bana mektup yazmış, e-mail çekmiş, hocam diyor yardım.

Niye?

Bir türlü dengimi bulamadım. Ben şurada filanca yerden şöyle mevki makam sahibi bir insanım, bir türlü evlenemedim bilmem ne filan. Arkadaşlar da pek yardımcı olmadılar falan, dengimi bulamadım.

Kendisine denk arıyor, dengi dengine evlenecekler. Ben de müracaat etmiş bize diye ilgili yerlere talimat verdim, soruşturdum. Tahsilli, bilgili şey bir kız bulmuşlar, tavsiye etmişler. Çünkü bize müracaat etti ya, biz de işte falancaya git filan dedik. Ailesi güzel kızın, tahsili yüksek, meslek sahibi, hünerleri var, tanıyorlar bizimkiler yani bizim Ankara’dan gelen kızımız tanıyor. Gitmiş beyefendi, fizikini beğenmemiş.

Fizikini beğenmemiş, e diyoruz yani acuze mi, kıvrık burunlu mu, buruşuk yüzlü mü, kambur sırtlı mı, aksak ayaklı mı, çolak elli mi, nedir yani kusuru?

Yok diyor baba diyor bizim kız, baya da güzel diyor yani. Hani sıralamada şöyle baya da güzel.

Yani Türkiye güzeli mi arıyorsun sen, fizikini beğenmemiş.

Fiziki güzel, fizik mi lazım kimya mı lazım, hangisi lazım?

Kimya lazım. Çünkü içi bozuk madde olduktan sonra pis olduktan sonra, maddesi pis olduktan sonra. Bir pis maddeyi güzel bir şekil vermişsin karşına oturtmuşsun. Şeklin ne kıymeti var? Maddesi pis, pis kokuyor, pis madde, mikroplu madde aman atın bunu dersin. Aman!

Hastalıklı bir insan, çok güzel bir eşyası var, ölmüş ama AİDS hastası.

O eşyası fiziki güzel, alır mısın?

Almam.

Niye?

AİDS bulaşır.

O zaman kimya da önemli. Kimyası güzel ama fizikini beğenmemiş, ona artık bir daha yardım yok. Öyle şey olmaz.

Kimisi geliyor, kızımız var işte, elinizi öper hocam. Emrinizi bekleriz, emrinize amadeyiz.

Peki, biz de arıyoruz tarıyoruz, bizim delikanlılardan namazlı niyazlı, tesbihli, şakır şakır Allah Allah. Müslüman, mütedeyyin, harama bakmamış güzel bir kimseyi gönderiyoruz, kız beğenmiyor. Fesubhanallah, tövbe tövbe. Hadi bi tane daha gönderiyoruz yine beğenmiyor, bir daha gönderiyoruz yine beğenmiyor. Eee, ne yaparsan yap! Yani çocuklar pırlanta gibi, biliyorum.

Kızın birisini evlendireceğiz Türkiye’de, iki gözü iki çeşme ağlıyor: Ben bu adama varmam da varmam.

Yapma kız, etme! Bu Müslüman, ihvandan.

İhvan demek, Walmart damgası demek, halis demek yani. Yapma etme, iki gözü iki çeşme. Nerdeyse evden kaçacak, nerdeyse nikahta memura ı ıh diyecek, evlenmem diyecek nerdeyse.

Hay Allah’ım ne yapalım? Ne yapalım hocam?

Ne yapacaksın, evlendireceksin.

Biz gördük de mi şey yaptık? Gezdik, gördük, konuştuk, anlaştık mı?

Şimdi Müslümanlar bile geziyorlar, tozuyorlar, görüşüyorlar, konuşuyorlar, şartlarını söylüyorlar, bilmem ne yapıyorlar. Ya kız hayır diyor, ya oğlan hayır diyor. Bizim anamız bizim namımıza bakmıştı, biz hep öyle evlendik. Görücü usulü, sabahtan giderlerdi falancanın evine, ev temiz mi, erken kalkmış mı, ortalığı süpürmüş mü, evin önü düzenli mi, bahçe nasıl, dağınık mı değil mi? Kahve iyi pişmiş mi, giyimi nasıl vesaire her şeyinden tamam.

İyi bir kız bulduk oğlum, hem de namazlı niyazlı. İnşallah seni münasip gördük, inşallah evlendireceğiz.

Peki anacığım sağ olasın var olasın, ver elini öpeyim şap. Bitiyordu.

Allah Allah, Sübhanallah! Ne günlere kaldık, şimdi neler oluyor.

Evet netice itibariyle, huylarımızı güzelleştirmeyi öğrenmeliyiz. Kötü huy fena, iyi huy faydalı.

İkinci hadisi şerif:

اَلْخَطِيئَةُ إِذَا خَفِيَتْ لَمْ تَضُرَّ إِلَّا صَاحِبَهَا، وَإِذَا أُظْهِرَتْ فَلَمْ تُغَيِّرْ ضَرَّتِ الْعَامَّةَ. الدَّيْلَمِيُّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ.

el-Hatîetü izâ hafiyet lem tedurra illâ sâhibehâ ve izâ üzhirat fe-lem tuğayyar darrati’l âmmete.

Ebu Hüreyre radıyallahu anh’dan rivayet olunmuş. Deylemî rahmetullah Müsnedü’l- Firdevs’inde kaydetmiş ki, Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyuruyor;

el-Hatîetü. Günah, hatalı iş, yanlış iş. İzâ hafiyet. Gizli işlendi mi.

Hafî, gizli. Hafiye diyoruz ya, gizli arkadan takip eden adama. Mercekle şeyle kapıdan bakıyor, o çıktıktan sonra arkasından gidiyor.

İzâ hafiyet. Günah gizli olursa. Lem tedurra illâ sâhibehâ. Ancak işleyene zarar verir.

Kendi başına evin dibinde, köşesinde veya bir günah işlemiş. Sadece kendisine zarar verir. Amma;

Ve izâ üzhirat. Aşikâre işlenirse.

Korkmuyor adam, aldırmıyor açıktan işliyor kötü işi, hatayı, hatîeti. Fe-lem tuğayyar. O işliyor, aşikare işlemekten çekinmiyor. Emr-i maruf nehy-i münker yapılıpta o hata da düzeltilmiyor ötekiler tarafından. Toplum tarafından fe-lem tuğayyar. Değiştirilmiyor, düzeltilmiyor. O zaman darrati’l âmmete. Tüm topluma zarar verir, düzeltilmediği zaman.

Kötülük yayılır ,toplum bozulur, berbat olur.

Güzel bir misal olarak, bizim bir tüccar fabrikatör arkadaş anlatmıştı. Memleketinde manifaturacı dükkânı varmış büyük, zengin. Babası işletiyormuş, sonra bu işletmeye başlamış, babası ticaretten çekilmiş, ibadet, taat, evden camiye camiden eve filan, Kur’an okumak. Yani oğluna devretmiş işleri. Bir gün gelmiş dükkâna oturmuş masaya, bakmış bir sürü kağıtlar.

Oğlum bunlar ne böyle?

Baba demiş işte bunlar senet.

Aaa, vayy, Allah Allah. İşimiz böyle senede, kâğıda mı kaldı demiş. Bu ne böyle?

Yadırgıyor.

Biz demiş, kasabadan müşterimiz gelirdi. Hacı baba kumaş alacağım, dükkânı götürse yazardık, hesaplardık şu kadar hesabı var, borcu var giderdi. Ondan sonra o da getirirdi.

Yani şahide, ispata, senede sepete, imzaya lüzum görmezlermiş.

Tabi ayet-i kerimede, borcun yazılması tavsiye ediliyor. Çünkü kişi iyidir de ölür, öldüğü zaman bilinmez, ailesi kabul etmez. Ama kâğıt olursa bak işte dersin, borcu vardı, imzası var, öldü veremedi. Siz onun borçlu kalmasını istemiyorsanız, ödemeniz lazım bunu dersin.

Yazılması tavsiye ediliyor ama yazmazlarmış. Hatta gülerek anlatıyor babasının zamanını. Birisi gelmiş, hacı baba paraya ihtiyacım var çocuğu evlendireceğim filan. Biraz bana borç versene demiş babasına, o da demiş ki git kasadan istediğin kadar al.

Kasanın yanında değil de öbür tarafta oturuyormuş.

Git istediğin kadar al.

Borcu alacak olan; mağaza sahibinin kasasına gitmiş, kasayı açmış, almış teşekkür ederim hacı baba demiş, gitmiş. Ondan sonra az mı aldı çok mu aldı bakmak yok, kasadan o alıyor.

Ondan sonra bir zaman gelmiş, harman zamanı bilmem mahsül zamanı bilmem ne, para eline geçtiği zaman gelmiş hacı baba, senden borç almıştım ya, onu getirdim demiş.  Kasa orda evladım git oraya koy demiş.

Akıl almaz, yani bizim aklımız şu anda böyle şeyleri almıyor.

Bizim Bahtiyar amca, nur içinde yatsın. Evini satmış kırk iki bine. Komşusu duymuş ya ben alacaktım ya.

Kaça sattın?

Kırk iki bine.

Hiii, kırk iki bine mi? Vay ben altmış küsür bin veriyorum.

Yüz elli fazla. Şöyle kalkmış dövecek gibi. Arnavut Bahtiyar amca, döver ha.

Dövecek gibi, demiş sen lafımı duymadın galiba, ben evi sattım.

Eh kaparo verdi mi Bahtiyar amca, kaparo verdi mi, aldın mı?

Yok kaparo da almadım.

Eh bana sat demiş.

Söz ağızdan bir defa çıkar, ben evi sattım dedim.

Kırk iki bine veriyor, altmış küsür bin teklif varken. Sığdı mı aklınıza, benim aklıma hâlâ sığmıyor. Kenarından dışarıda kaldı bacakları, hâlâ aklıma sığmıyor.

Ahlâk, toplumumuzun ahlâkı böyleymiş. Fatih Sultan Mehmet Edirne’de giriyor bir dükkâna, ama tebdili kıyafet. Basit elbiseler giymiş bilmem ne, sırdan bir vatandaş gibi dükkâna gidiyor, yanında da veziri var arkadaş gibi o da. Eski püskü elbiselerle, şuradan bir okka pirinç ver mesela, buğday ver. Adamın buğdayına bakıyor güzel, tartmasına bakıyor hilesiz, hareketlerine bakıyor hepsi güzel. Müşteriyi karşılaması güzel, parayı aldıktan sonra dua etmesi güzel, Allah bereket versin bilmem ne filan.

Beğenmiş, aferin maşallah.

Ha bi de demiş, bi okkada peynir ver.

Adam demiş ki; ben şimdi sabahleyin siftah yapmış oldum buğdayı almakla, karşıdaki komşum daha siftah yapmadı, zahmet olmazsa peyniri de ondan alıverin. Bende peynir var ama o da siftah yapsın demiş. Oraya göndermiş.

Onun da peynirine bakmış, hilesiz, her şeyi güzel, tartmasına bakmış gayet güzel, terazi hakkını veriyor fazla fazla, gayet güzel filan, onu da beğenmiş. Ondan da bir şey daha istemiş ,bir okka da yağ ver filan. O da demiş ki; ben siftah ettim, karşı komşum öteki komşum daha siftah etmedi ona git.

Demiş böyle güzel ahlâklı bir toplumda çıkmış vezirine; böyle güzel, böyle tutkun, böyle birbirini kollayan toplumla ben, İstanbul’u değil dünyayı fethederim demiş.

Toplum güzel, ahlâk güzel, dürüst, merhametli muhabbetli birbirlerine karşı. Eh, kötülükler düzeltilmezse, engellenmezse, o zaman yaygınlaşır, toplum bozulur, toplum bozulduğu zaman da millet, devlet çöker.

Osmanlı neden çöktü?

Toplum bozulduğu için çöktü.

Osmanlının zaferden zafere, eskiden nasıl gitmişti?

Toplum güzel ahlâklı, olduğundan gitmişti. Kötülüğe meydan vermiyorlardı. Padişah yapsa kötülüğü karşısına çıkıyorlardı.

Fatih Sultan Mehmed, Fatih medresesinden bir müderrisi azletmiş, Molla Gürani çıkmış karşısına demiş ki, niye azlettin bunu? Bu azli geri almazsan, biz ulema hepimiz toplanacağız senin memleketinden çıkacağız, alimin kadrini kıymetini bilen bir ülkeye gideceğiz. İran var, Orta Asya var, Mısır var. Başka yere gideceğiz.

Aldırmış geriye.

Fatih Sultan Mehmed nizam koymuş, demiş ki; İstanbul’un kale kapıları akşam namazıyla beraber kapanacak.

Dur bakalım bunlar söz dinliyorlar mı diye, ondan sonra tebdili kıyafet kapıya gitmiş, akşam vaktinden sonra. Kapı kapalı. Tamam. Nöbetçiye demiş ki;

Kapıyı aç gireceğim, geç kaldım bilmem ne demiş.

Padişahın talimatı var, fermanı var, açmam kapıyı demiş.

Ya açıver ne olacak, açarsan sana şu kadar akçe bahşiş veririm filan.

Hööt, olmaz açmam.

Ne yaptıysa açmayınca hoşuna gitmiş padişahın, demiş ki; ben padişahım, tebdili kıyafet eyledim, sultanım ben, aç kapıyı demiş.

Be sultanım demiş, kendi koyduğun töreyi, kendin niye bozarsın demiş.

Çok hoşuma gitti.

Sultana yaptığını niye bozuyorsun, niye kendin tutmuyorsun?

Demiş ki; bre çelebi sen çok çetinmişsin ya demiş. Ondan sonra mükâfatlandırmış onu.   Hoşuna gitmiş.

Ahlâk, toplum sağlam. Toplum sağlam olunca her şey güzel.

İşte Osmanlı ondan başarı kazandı, işte ondan yıkıldı. Yeniçeri, isyan ediyor. Sadrazamın konağını çevreliyor, öldürüyorlar, alıyorlar parçalıyorlar. Köpeklerin önüne et atılmış gibi parçalıyorlar.

Üçüncü hadisi şerif;

اَلْخَلْقُ كُلُّهُمْ عِيَالُ اللهِ تَعَالَى. فَأَحَبُّهُمْ إِلَى اللهِ أَنْفَعُهُمْ لِعِيَالِهِ. ع وَالْحَاكِمُ وَالشِّيرَازِيُّ وَالْعَسْكَرِيُّ وَابْنُ أَبِي الدُّنْيَا هب طب عَنْ أَنَسٍ وَابْنِ مَسْعُودٍ.

el-Halku küllühüm iyâlullâhi teâlâ fe-ehabbühüm ilallâhi enfa’uhüm li-iyâlihî.

Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; insanlar, halk, ahali, hepsi Allah’ın iyali gibidir.

Hani senin evinde çoluk çocuğun var ya, ne deniyor ona, aile fertlerine iyal deniliyor.

Halk hepsi; Allah’ın iyali gibidir, iyali mesabesindedir. Evlad u iyal.

Tabi Cenâb-ı Hak kullarını yaratmış ama ne kadar seviyor bak. Bir babanın evladı sevdiği gibi, Peygamber efendimiz öyle bildiriyor. Hepsi Allah’ın ailesi gibi, ailesindeki bakımıyla mükellef olduğu kişiler gibi, evindeki bakımıyla mükellef olduğu kimseler gibidir, halk, hepsi öyledir.

Fe-ehabbühüm ilallâhi. Kulların Allah’a en sevgili olanı. Enfa’uhüm li-iyâlihî. İyaline en çok iyilik yapandır, faydalı olandır.

Yani kullara iyilik yaptın mı Allah seviniyor, Allah seviyor, memnun oluyor.

Tabi iyiliği kul, kendisi mi yapıyor?

Hayır, Allahın verdiği zenginlikle yapıyor bilmem filan amma öyle de olsa kendi irade-i cüziyesini kullandı da bak iyilik yaptı diye Cenâb-ı Hak seviniyor, seviyor. Kardeşine iyilik yaptı diye memnun oluyor, razı oluyor, hoşnut oluyor.

Allah’ın en sevmediği insanlar da bir başka hadisi şerifte;

وَأَبْغَضُ الْخَلْقِ إِلَى اللهِ مَنْ ضَنَّ عَلَى عِيَالِهِ. الدَّيْلَمِيُّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ.

Ve ebğadu’l-halki ilallâhi men danne alâ iyâlihî.

Yani iyaline zarar verenler de Allah’ın en sevmediği.

İnsanlara, halka zararlı olanlar, muzır olanlar, zarar verenler de Allah’ın en sevmediği insanlardır.

Onun için halka iyilik yapmaya, ammeye. Herkese iyilik yapmaya gayret etmemiz lazım. Allah seviyor o zaman.

Yani sen gitsen, bir adamın çocuğuna bir iyilik yapsan, baban memnun olmaz mı?

Sevinir.

Sevmez mi seni?

Sever.

Sen ona iyilik yapmadın, çocuğuna yaptın. Olsun o da onun çocuğu olduğundan memnun olur. Ona bir hediye aldın, ne kadar iyi bir komşu bak bizim çocuğa bir hediye aldı, bir top alıverdi filan. Bir de şunu alıvermiş ya, aferin ya, ne iyi komşu filan. Yani memnun oluruz, onun gibi.

Onun için mahlukata, halka, insanlara, nâsa iyilik yapmaya gayretli olalım.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA