İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0607:3908:2412:5315:3717:5619:24
Kabe

15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat

15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
Özel Gün Ve Geceler

15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat

28.11.2023
23 dk 11 sn

Bismillahirrahmanirrahim

Elhamdülillahi Rabbi'l alemin alâ külli hâlin ve fî küllihıyn. Es-salâtü ve's- selamü ala seyyidi'l evveline ve'l ahırin. Senedinâ ve mededinâ ve üsvetüne"l haseneten Muhammedini'l Mustafa ve alihi ve sahbihi ve men tebiahü bi ihsânin ecmeîne

Emmâ ba'd.

Âmürüküm bi-erba'in ve enhâküm an-erba'in. Âmürüküm bi'l-îmâni bi'llâhi vahdeh. E tedrûne me'l-îmânü bi'llâh şehâdetü en lâ ilâhe illallah ve enne Muhammeden resûlullâh ve ikâme's-salâti ve îtâ'i'z-zekâti ve savmü ramadâne ve en tüeeddû li'llâhi humuse mâ ğanimtüm ve enhâküm 'ani'd-dübbâ ve'n-nekîri ve'l-hantemi ve'l-muzeffeti ihfezûhünne ve ahbirûhünne men verâeküm.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem'in ifadesini tercüme ediyorum; şöyle buyuruyor:

Âmürüküm bi-erba'in. "Sizlere dört şeyi emrediyorum, dikkat edin dört şey söyleyeceğim." Ve enhâküm an erba'in. "Dört şeyi de men edeceğim, yasaklayacağım."

"Yapın." diye dört şeyi söyleyeceğim; dört şeyden de sakınmanızı isteyeceğim.

Âmürüküm. "Size şunu emrediyorum ki."

Emrettiği şeyleri sayacak:

Âmürüküm bi'l-îmâni bi'llâhi. "Size Allah'a iman etmenizi emrederim, iman edin."

Ama nasıl?

Âmürüküm bi'l-îmâni bi'llâhi vahdeh. "Allahu Teâlâ hazretlerinin, vahdâniyetini, ehadiyetini, tek olduğunu bilerek Allah'a iman etmenizi size emrederim."

Arkasından soruyor:

E tedrûne me'l-îmânü billah. "Allah'a iman etmek nedir, farkında mısınız? İmanın ne olduğunu biliyor musunuz?" diye soruyor.

Efendimiz "iyi anlaşılsın, cevabını düşünsünler, biraz dikkatleri toplansın" diye konuşmasında bazen soru sorardı.

Bu, bizim ibret almamız gereken güzel bir metottur. Soru sorunca karşı taraf uyanır. Üniversitede hocalık yaptığımız zaman sınıfımda çocuklar uyumazdı elhamdülillah. Öğleden sonra dersim olurdu fakülteye sabahleyin erken gelmişler; herkes yemek yediği zaman öğleden sonra uyku bastırır. Öğleden sonra dersim olurdu Yemeklerin yağları da biraz ağırsa yemekten sonra çocuklar baygınlaşmaya başlarlar ama ben soru sorardım, derse iştirak ettirirdim, tatlı geçerdi, uyumazlardı. Efendimiz'in metodu.

Efendimiz; "Allah'a iman etmek nedir, bilir misiniz, farkında mısınız?" diye soruyor; cevabını yine kendisi veriyor, tarifini yapıyor:

Şehâdetu en lâ ilâhe illallah ve enne Muhammeden resûlullah. "Allah'tan başka bir ilah, bir mabut olmadığına şehadet getirmek, ve benim O'nun elçisi, peygamberi olduğuma şahadet etmek, bunu kabul etmek."

Böyle tarif ediyor peygamber efendimiz.

Dikkat ederseniz "sadece Allah'ın varlığını kabul etmek" demiyor muhterem kardeşlerim. "Allah'ın varlığını ve benim O'nun elçisi olduğumu kabul etmek" diyor. İkisi birbirine bitişik; ayrı şeyler değil. Çok önemli bir nokta bu!

"Ben Allah'a inanıyorum."

"Eee sonra, devam et."

"Allah'a inanıyorum, o kadar."

Ne kitap, ne melek, ne peygamber! Yahu sen millete sadaka mı veriyorsun, lütfen Allah'a inanıyormuş. Şu kâinatın düzeni havadan mı, nereden çıktı, kendi kendine olur mu? Şu hikmetli olaylar, oluşlar, yaradılışlar, varlıklar, çiçekler, ağaçlar, meyveler, madenler, yerler, gökler, hesaplar, kitaplar, astronomi, fizik, kimya... Bu muazzam düzen tesadüfen olur mu, sahipsiz olur mu? Mümkün mü? Yaratanı olmadan, onu öyle yapan olmadan olur mu? Tabi inanacaksın Allah'a! İnanacaksın ama ve enne Muhammeden Resûlullah Resûlullah'ın da peygamber olduğunu söyle, onun da peygamber olduğunu kabul et bakayım.

Neden?

Çünkü Allah'ın emirlerini o getirdi sana, o getirecek. Allah'ın emirlerini ondan alacaksın, işin detayını oradan öğreneceksin.

Sen Allah'a inandın mı?

İnandım. Tamam. Allah'ın emirlerini, yasaklarını, Allah'ın elçisi sana bildirecek. Onun için Allah'a iman etmek, Resûlullah'a iman etmeye bağlı; ikisi birbirinden ayrılmaz.

"Ben Allah'a inanıyorum ama hıristiyanım." Senin dinin yok, makbul değil, Allah'a inanacaksın, Muhammed Mustafa'nın elçisi olduğunu da kabul edeceksin. Onun getirdikleri, Allah'ın gönderdikleri olduğundan, Allah'a inanmanın tamam olması Resûlullah'a tâbi olmakla tamam olacak, oradan belli olacak. Hazinenin anahtarı lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah. Onu açtığın zaman içerideki her şeye sahip olacaksın. O olmadığı zaman olmaz ki!

Allah senden ne istemiş, neleri emretmiş, neleri yasaklamış?

Yok, ortada malzeme yok. Malzeme kapının arkasında kilitli. Sen Muhammedün Resûlullah diye kapıyı aç, gör Allah sana neleri emretmiş: İçki içme; zulüm, zina, hırsızlık yapma, yalan söyleme; dürüst, ahlâklı, cömert, duygulu insan ol, hemcinsini sev, insanlara iyilik etmeye çalış, sû-i zanda bulunma, hüsn-i zannı esas al… Allah'ın bir sürü mücevherat, hazine gibi emirleri var. Onların hepsi o kapının arkasında. Sen lâ ilâhe illallah -hemen arkasında ona ekli, kopması mümkün değil- Muhammedün Resûlullah diyeceksin; o zaman imanın tamam olacak. Muhammedün Resûlullah demezsen olmaz.

Fransa'da gördük; Paris'te kapı zilinin altında şifre var, ABC harflerine basacaksın, ondan sonra 147911 rakamlarına basacaksın, onlara basınca kapı kendisi açılıyor. Anahtara lüzum yok. Kapı kendisi açılıyor. Sen şifreyi biliyorsan düğmelere basıyorsun; hesap makinesi gibi kapı kendiliğinden açılıyor. İşte Allah'ın emirlerinin, yasaklarının, dininin rızasının şifresi de lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Muhammedün Resûlullah demezsen kapı açılmaz, şifre tamamlanmış olmaz. -Kaynaklarını da saydık, hadis sağlam hadis-

Efendimiz burada ne söylemiş?

"Size dört şeyi emrediyorum; birisi tek olan Allah'a inanmak. O nedir? Allah'tan başka ilah olmadığına ve benim O'nun elçisi olduğuma şahadet etmek." diyor, ikisini bir zikrediyor. O, ondan ayrı değil.

Bîle yazdum -ey Resûlüm- âdın ile âdımı.

"Ey resulüm! Ben senin adını kendi adımla beraber yazdım."

Nasıl yazdı?

Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah. Bak adını yan yana yazdı. O birbirinden ayrılmaz; ayrıldı mı iman olmaz, şifre çözülmez, iş tamam olmaz, insan mü'min olmaz, dünyası âhireti nurlanmaz, kalır. Bazı kimseler var kendi başına "Allah'ı tanıyoruz, biliyoruz." diyorlar. Biliyorsun ama Allah emirlerini, yasaklarını Peygamber Efendimiz'e söylemiş; elçi o, o bildirmiş, git ondan öğren. Muallim, mürebbi o, malzeme orada. Onun için lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah'ı emrediyorum demiş oluyor; bir.

Ve ikâme's-salâti.

"Namazı ikame etmeniz."

Muhterem kardeşlerim!

Namaz kılmanız demiyor burada da ona dikkati çekeceğim. Bildiğiniz hadîs-i şerîftir ama bazı ince noktalara dikkatinizi çekmek istiyorum. "Size namazı kılmanızı emrediyorum." demiyor, "Namazı dosdoğru doğrultmanızı emrediyorum." diyor.

İkâme ne demek?

"Eğri olan şeyi doğrultmak" demek. Hani tel eğri büğrü olur doğrultursun, demirci demiri düz hâle getirir.

İkâme "doğrultmak" demek; ikâmi's-salah, "namazı doğrultmak, dosdoğru yapmak" demektir. Bir hadîs-i şerîfte Peygamber Efendimiz buyurmuş ki "Safların düzgün olması bile namazın ikamesindendir." Namazın içinde dışında şartları, farzları, âdâbı, erkânı var; saflar bile muntazam olacak. Aralıklı aralıklı duruyor beyler; omuzlarını germişler, kollarını dikmişler, kimseyi yanlarına sokmuyorlar. Yorgun öküzün sabana baktığı gibi yanına birisi sokulsa bakıyor, boğa gibi burnundan soluyor; "Ne sokuldun benim yanıma?" demek istiyor.

Peygamber Efendimiz emretmiş; safların sık olması, boşluk kalmaması lazım, "Boşluk kalırsa şeytan girer." demiş. Fazla zorlarsan arka safa gidiyor. Sen; "Öndeki safın boşluğunu doldurayım." diye Allah rızası için öne gidiyorsun, doldurmaya çalışıyorsun.

Efendimiz buyurmuş ki; "En hayırlı adımlardan birisi öndeki safı doldurmak için atılan adımdır." Sen ön safı doldurmaya çalışıyorsun, adam da keyfine düşkün, hava sıcak; sen gelince senin sıcaklığından, sıkışıklığından rahatsız olduğu için sana şöyle bir hışımla bakıyor; eritirse eritti, eritemezse kendisi çekiliyor, arka safa gidiyor. Kızıyor; "Sen mi geldin buraya? Ben de inadımdan geri gidiyorum." demek istiyor. Olmaz böyle!

Safların muntazam olması, hiç boşluksuz olması namazın âdâbından. Tadil-i erkana, mânasına riayet etmek, kalbiyle huzur ile huşu ile kılmak, bunlar hep ikâmi's-salah içine giriyor; "namazı dosdoğru kılmak" diye tercüme etmişler.

"Allah'a ve Resûlü'ne inanmanızı, namazı dosdoğru kılmanızı size emrederim."

O dosdoğru kılmanın usulünü öğreneceksiniz, öğreneceğiz, saflarda, camide kılarken, buna da riayet edeceğiz.

Sonra?

Ve îtâi'z-zekâh. "Zekât vermeyi de size emrederim."

Etti üç.

İslâm dini, sosyal bir dindir. Sosyal yönü çok kuvvetli bir dindir. İnsanlara birbirleriyle yardımlaşma şuurunu kazandıran, bu konuda emirleri çok kuvvetli olan bir dindir. Başka bir dinde böyle kuvvetli sosyal bir şuur yoktur.

Peygamber Efendimiz;

"Komşusu açken tok yatan bizden değildir." diyor. Komşusuyla ilgilenecek, müslümanların dertleriyle dertlenecek. Müslümanlar bir vücut gibidir; ayağına diken batsa bütün vücut uykusuz kalır, hastalandığı zaman ateşler içinde kıvranır. Dalağı hastalandı, bağırsağı bozuldu veyahut midesi rahatsız ama bütün vücut geceleyin uykusuz kalır yani sadece o uzvu çekmez, hepsi çeker. Müslüman, müslümanın derdiyle dertlenecek, öteki müslümanlarla ilgilenecek. Siz de öyle olacaksınız. Afrika'nın güneyindeki müslümandan, Avustralya'dakine, Orta Asya'daki müslüman kardeşimizden Amerika'daki, Brezilya'daki müslümana kadar hepsi senin kardeşindir, hepsinin derdi senin derdindir, hepsiyle ilgileneceksin; ilgilenmemiz lazım.

Bu ilgilenmek de lafla olmaz, müslüman kesenin ağzını açacak, hayırsever olacak, zekât verecek. Kur'ân-ı Kerîm, şeriat-i garrâ bunun da nispetini görmüş; para, koyun olursa kırkta bir, deve olursa şu kadar, sığır olursa bu kadar... Hepsinin belirli bir ölçüsü, nispeti var. İnsanlar zenginliği nispetinde, arazi mahsulâtına onda bir, yüzde on -öşür diyoruz- sulanmaz arazi şöyle, sulanırsa böyle, verecek. Bunları öğreneceksiniz. Bunlar farz, namaz gibi önemli.

İslâm'ın zekât müessesi, muhteşem bir müessese. Zekât müessessi olan ülkelerde fakir kalmaz, zenginle fakir arasında uçurumlar büyümez; zengin fakiri sever, hayra yönelir; fakir zengine kızmaz, sınıf kavgası, itişme, kakışma, çatışma olmaz. Olmamış.

İtişme, kakışma, dövüşme, vuruşma nerede olmuş?

Batı ülkelerinde olmuş. Kapitalizm bütün kuvvetiyle devam ediyor, yardımlaşma yok. İşçi "hakkımı alacağım" diye patrona düşman, patron "kendimi koruyacağım" diye, tröstleri kurmuş; kendi aralarında işbirliği yapmışlar, insanlar tabaka tabaka ayrılmış, sınıf mücadeleleri var. Aristokratlar kendi kahvelerine aşağı tabakadan insanları almazlar insanlar tabaka tabaka ayrılmış, burunları Kaf dağında. O zaman cemiyet perişan oluyor.

İslâm sosyal müesseslerini, yardımlaşma müesseselerini kurmuş, her taraf hayırla dolu. Fakirin de gönlü zengin, zenginin de gönlü fakirlere karşı muhabbetli; her şey tatlı. İslâm olsa hakiki İslâm olsa her şey tatlı olur.

Medine-i Müneverre'de çıkardım birisine para verdim, -tekerlekli sandalyede fakir bir kimse idi, Endonezyalı gibi görünüyordu- parayı bana iade etti.

"Niye" dedim?

I have enough money. "Daha önce birkaç kişi verdi, kâfi miktarda aldım." dedi. Parayı almadı, "başkasına ver" dedi. Gözü tok, hırs yok, İslâm'ın güzelliği işte böyle!

Zekât da bir vazifedir, vereceğiz; cömertliğin alt sınırıdır, barajdır. Zekâtın üstünde daha çok hayırlar yapabilirsiniz. Zekâttan ayrı hayırlar yapacaksınız, İslâmî müesseseler kuracaksınız, talebe yetiştireceksiniz. Cemiyetin gelişmesi, mutlu olması, müslümanların saadeti, korunması, müdafaası için her türlü gayreti göstereceğiz. İslâm böyle bir din. Onun için bir emri de zekât; paraya yönelik.

"Benden para isteme hocam, istersen bir gecede bin rekât namaz kılayım. İbadetten yana her şeyi yaparım; para isteme benden, buz gibi soğurum senden."

Öyle şey yok! Evet, ibadet senin lehinedir, ibadet yaptığın zaman sevap kazanırsın doğru ama senin ibadetin ötekisinin karnını doyurmaz. Ötekisinin karnının doyması, sırtının örtülmesi, işinin görülmesi, yetim çocuğun düğününün yapılması; cihat için malzemenin hazırlanması lazım. Onun için para vermeye alışın, alıştırın; çocuğunuza "harçlığından biraz yardım yap" diye küçükken öğretin. Para verin, "al bunu hayra sarf et" deyin, alışsın. "Rabbena hep bana" diye hep eli sıkı olmaz.

Bizim bir Hâkim Efendi var, Allah selamet versin, şakacı bir insan; "Sizin de hatırınızda kalsın." diye anlatayım. "Bir rüya gördüm hocam, bilmem tabiri nedir?" diyor. Keyifli keyifli, ballandıra ballandıra anlatıyor. Rüyamda zayıf, çelimsiz, cılız bir adam çıktı ortaya, avucunu yumdu; "Benim şu avucumu açacak babayiğit var mı? diyor. Cüsseli, pehlivan yapılı, ensesi kulağı yerinde birisi çıkmış; "bu zayıf bir insan" diye gelmiş, uğraşmış uğraşmış, açamamış. Utanmış, mahcup olmuş. "Ben böyle cüsseli enseli kulaklıyım, bu zayıf adamın elini açamadım." demiş, mahcup olarak çekilmiş.

Ondan sonra daha kuvvetli bir adam gelmiş. Bizim Hâkim Bey artık anlatıyor, Allah selamet versin, "Sonra rüya bu ya başladılar meşhur pehlivanlar gelmeye, Koca Yusuf kuşağıyla şalvarıyla geldi, uğraştı; o da açamadı. Çolak Molla geldi, o da açamadı." Tarihin eski büyük pehlivanlarını sayıyor. "Nihayet Arapların meşhur pehlivanı Amr b. Ma'd-i Kerib geldi; o davrandı, o da bunun elini açamadı. Sonra Yunanların Herküles'i geldi, yine açamadı. Bu çelimsiz adam ter bile dökmüyor, eli kapalı, cihan pehlivanları hepsi geliyorlar; bunun elini açamıyorlar.

"Hocam bu neye delalet eder, bu adam kimdir?" diyor. Biliyor, tilki gibi biliyor, mahsustan soruyor. Sonra kendisi cevap veriyor: "Müslüman zengin hocam" diyor.

Müslüman zengin avucunu açmıyor, para yardımı yapmıyor diye anlatıyor.

Bizim kardeşlerimiz hayır yapıyorlar, ben biliyorum. Hayır yapanlar çok da yapmayanlar için bir hikâye bu.

Zekât vermeyi de tavsiye etti, üç.

Ve sıyâm-ı ramazân. "Ramazan orucu tutmayı da size tavsiye ederim." size demiş Efendimiz ve dört tavsiyeyi tamamlamış.

Neydi bunlar?

Allah'tan başka ilah olmadığına, Resûlullah'ın O'nun peygamberi olduğuna inanmak; bir. Hemen ikincisi "namazı ikame etmek, namaz" geliyor. Çünkü namaz insanı çok yetiştiren, Rabbinin huzuruna çıkaran ibadet; iki. Üçüncüsü zekât, para.

Ali Yakup Hoca'nın da ruhu şâd olsun; onu da analım.

"Karayolu ile hacca gittik, Bağdat'ta bir yere geldik." diyor. Ali Yakup Hoca kütüphane müdürü, Bağdat'ta tanıyanları sevenleri çok; misafir etmişler. Biraz da mânevîyatı, tasavvuftan bilgisi filan var.

Zengin gelmiş buna demiş ki;

"Hocam, ben zikri nasıl yapayım? Zikr-i cehrî mi yapayım, zikr-i hafî mi yapıyım? Yüksek sesle mi içimden sessiz sessiz mi Allah Allah diyeyim." diye sormuş. Hoca da rahmetli kendisi anlatıyor:

"Biliyorum adamın eli sıkı, cimri. Sen zikri böyle yapacaksın -parmağıyla para sayma işareti yapıyor- dedim." diyor. İnsanlara göre zikir değişiyor.

Demek ki ilk üç tanesi; Allah'a ve Resûlü'ne inanmak, namazı dosdoğru kılmak, zekâtı vermek. Mali ibadet de çok önemli. Dördüncüsü ramazan orucunu tutmak.

Neden?

Ramazan; müslümanın bir ay mâneviyat eğitimi devresidir, kampa çekilmesidir, askeri eğitimidir. Nefsini tepeleme, nefsine hâkim olma, vicdanını terbiye etme, sabrı öğrenme çalışmasıdır. Ramazan ahlâk ve takvâ ayıdır. Takvânın nasıl kazanılacağının orada yapılan çalışmalarla olduğunu biliyorsunuz.

Efendimiz dört şeyi emretti. Dört şeyi de yasaklamıştı; onlar kolay.

Efendimiz bir de ve en tüeddû li'llâhi humuse mâ ğanimtüm buyurdu. "Harpte aldığınız ganimetlerin -kâfirlerle savaşıyorsunuz, bir düşmanı, farz edelim Bizans'ı yendiniz; ganimet malları alındı, düşmandan kazanıldı, esir alındı- beşte birini beytülmale vermeniz." bu da şart. Müslümanların bir organizasyonu, bütçesi, hazine-i hümâyunu, beytülmali olmalı ki yetimlere baksın, köprüleri, yolları hayrât-ı hasenâtı yapsın. Onun için "Ganimetin beşte birini ödemek vazifesini emrediyorum." diyor. Savaşta gaziler; "Biz bunu kazandık, hepimiz arada bölüşürüz." demeyecek.

İlk önce devletin payı olarak beşte biri ayrılacak.

Va'lemû enne mâ ğanimtüm fe-enne li'llâhi humüsehû ve li'r-resûli. "Ganimet mallarının beşte biri Allah ve Resûlü'ne tahsis edilecek." diye âyet-i kerîmede emredildiğinden Efendimiz de emretmiş.

Gelelim yasakladığı şeylere:

Ve enhâküm 'ani'd-dubbâ'i ve'n-nakîri ve'l-hantemü ve'l-muzeffeti. "Size büyük su kabağından kap yapmayı, ağaçtan oyma kap yapmayı, ziftlenmiş kap yapmayı, içki testisi kullanmayı yasaklarım."

"Bunları yapmayın" diye dört kabı yasaklamış. Birisi ziftli kap; "su sızmasın" diye ziftliyorlarmış; o sıcakta ziftin içine konulan şeyler sıcaklıktan bozuluyor. Kabakta da Arabistan'ın sıcağında su bozuluyor ve müskirat oluyormuş. İçine hurmayı koyuyorlar, sulandırıyorlar; o sıcaklıkta fışkırıyor, içki olarak kullanıyorlarmış. Ekseriyetle müskirat için kullanıldığından bu çeşit kapları; "Müzeffet

ziftlenmiş kabı, ağaçtan oyma kabı, kabaktan yapılma kabı ve şarap küpleri kullanmanızı yasaklarım." diyor. Yani "Sizi sarhoş edecek şeyleri kullanmayın ve bu kapları atın; bundan sonra kullanmayın." demiş oluyor.

Bu hadîs-i şerîf içkiyi yasaklamasının, sarhoşluk verecek şeyleri engellemesinin ifadesi olmuş oluyor, Allahuâlem.

İhfezûhünne. "Benim bu emirlerimi hafızanıza alın, ezberleyin."

Ve ahbirûhünne men verâekum. "Ve bunları gerinizdeki kimselere, gittiğiniz zaman görüşeceğiniz insanlara anlatın."

Demek ki Peygamber Efendimiz'e bir heyet gelmiş, "onlara nasihat olsun" diye toplamış, karşısına almış; "Size dört şeyi emrediyorum, dört şeyi yapmayın diye yasaklıyorum, bunları hatırınızda tutun, gerideki kabilenize gittiğiniz zaman oradaki insanlara da söyleyin." buyuruyor Peygamber Efendimiz.

Tabi biz şu anda o kapları kullanmıyoruz. Ziftli, kabaktan, ağaçtan oyma kap durumları bizim için varit değil, Suudi Arabistan için geçerli. O zaman içki ve müskirat olması bakımından yasaklanmış olan bu şeyler, o zaman için önemliydi. Ama Allah'a ve Resûlü'ne iman, namaz kılmak, zekât vermek, ramazan orucunu tutmak, ganimetin beşte birini devlete ayırmak; bunlar hatırımızda olan şeyler.

Allah hepimizden razı olsun. Esselamü aleyküm ve rahmetullahi ve berekatühü.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
28.11.202322 dk 13 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA