İMSAKGÜNEŞİŞRAKÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
06:0507:3808:2312:5315:3817:5719:25
Kabe

00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri

00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri
Özel Gün Ve Geceler

00.00.1999 - Güzel Ahlak, Münafığın Alametleri

28.11.2023
22 dk 13 sn

Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn. Hamden kesîran tayyiben müberaken fîhi alâ külli hâlin ve fî külli hîn. Ve’s-salâtu ve’s-selâmu ‘alâ seyyidi’l-evvelîne ve’l-âhirîn, senedinâ ve mededinâ Muhammedini'l-Mustafâ ve alâ âlihî ve sahbihî ve men tebi’ahû bi-ihsânin ilâ yevmi'l cezâ. Emmâ ba'dü ve an ibn Mes’ûdin radıyallahu anhu kâle  kâle rasâlullahi sallallahu aleyhi ve sellem;

إِنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إِلَى الْبِّر، وَإِنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إِلَى الْجَنَّةِ، وَإِنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللهِ صِدِّيقًا؛ وَإِنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إِلَى الْفُجُورِ، وَإِنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إِلَى النَّارِ، وَإِنَّ الرَّجُلَ لَيَكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللهِ كَذَّابًا. خ م عَنِ ابْنِ مَسْعُودٍ.

İnne’s-sıdka yehdî ile’l-birri ve inne’l-birra yehdî ile’l-cenneti ve inne’r-racule le-yesduku hattâ yüktebe indellâhi sıddîkan ve inne’l-kezibe yehdî ile’l fücûri ve inne’l-fücûra yehdî ile’n-nâri ve inne’r-racüle le-yekzibü hattâ yüktebe indellâhi kezzâben.

Muttefekkün aleyh.

Hazreti Peygamber, sallallahu aleyhi vesellem den, İbn Mes’ud radıyallahu anh şöyle dediğini nakletmiş. Bu nakli de İmam Buhari ve İmam Müslim iki mühim hadis alimi, çok değerli hadis kitapları yazmış olan iki büyük alim kitaplarına kaydetmişler. Bu hadis kitapları Sahihayn diye anılıyor ve bunun içindeki hadisler en sahih hadisler olarak herkes tarafından biliniyor.

İbn Mes’ud’un rivayet ettiği bu hadis-i şerifte, Peygamber Efendimiz buyuruyor ki;

İnne’s-sıdka yehdî ile’l-birri. Bir doğru söz söylemek.

Sıdk, doğru söz söylemek demek, sözü doğru konuşmak demek, doğru konuşmak demek.

Doğru sözlü olmak, doğru söz söylemek, doğru konuşmak, yehdî ile’l-birri. İnsanı iyilik yapmaya sevk eder.

İyilik yapmaya götürür. Çünkü soracaklar; sonunda bu işi kim yaptı diye, doğru söyleyecek. En iyisi, kötülük yapmayayım der düşünür insan. Sonuç itibariyle, doğruluğa karar verdi mi bir insan, ben doğru konuşacağım, hiç yalan konuşmayacağım, hiç aldatmayacağım dedi mi, o zaman sorgu suali düşünür de yapacağı işi de iyi yapar. Ya da doğru sözlü olan bir insanı; Allah ,iyi insan olmaya mükâfat olarak, yönlendirir sevk eder.

Hani biz ihdina’s-sırâta’l-müstakîm diyoruz ya. Her gün kırk defa istiyoruz ya Allah’tan bizi doğru yola sevk etmesini, bizi hidayet etmesini istiyoruz ya. İşte o hidayet edilmenin, doğru yola nasip olmasının, temeli doğru sözlülüktür. Doğru konuştuğu zaman, doğru sözlü olduğu zaman, yalan söylemediği zaman, dürüst insan olduğu zaman, Allah onu iyi insan olmaya gönderir.

Ve inne’l-birra yehdî ile’l-cenneti. İyi insan olmak da sonuçta insanı cennete götüren bir güzel haldir.

Çünkü iyi huylu insanlar, iyi insanlar cennete gidecek. Allah, bir insanın iyi huylu olmasını sever. Çok ibadet etmesinden ziyade, huyunun iyi olması önemlidir. Bir insanın huyu iyiyse sabahlardan, akşamlara kadar oruç tutan, akşamlardan sabahlara kadar da gece ibadeti eden insan kadar; güzel huyu dolayısıyla mükâfat, sevap ecir, mükâfat kazanır insan.

Onun için güzel huylu olmaya çok gayret etmemiz lazım. Teravih namazı kolay bir namaz değil, otuz üç rekât burada kılıyoruz. Oruç da kolay değil, sıcaklarda tutuyoruz ama bunları severek yapıyoruz. Âdet haline de geldiğinden hiç ağır da gelmiyor.

Yapıyoruz, hayatımızı ona göre tanzim ediyoruz.

Neden?

Allah’ın ecrini, sevabını, mükâfatını kazanalım, kaçırmayalım Ramazanda diye bunları yapıyoruz.

Evimize misafir çağırıyoruz, iftar ziyafeti veriyoruz.

Neden?

Bir hurmayla bile, bir oruçluya iftar ettiren kimseye, o oruçlunun mükâfatı kadar sevap verilir dendiği için.

Yani bunlara gayret ediyoruz. O halde madem sevap meraklısıyız, madem sevabı istiyoruz, o halde güzel huylu olalım. Doğru sözlü olalım. Doğru sözlü olunca, dürüst sözlü olunca, güzel huylu olunca; Allah ,o zaman doğruluğa hidayet ediyor, doğruluk da insanı cennete götürüyor. İşin başı orda yani kişinin kendisini düzeltmesinde.

Ve inne’r-racule le-yesduku hattâ yüktebe indellâhi sıddîkan. Üçüncü cümlesi bu, doğru sözlülüğün sonucu, bir insan doğru söz söyler söyler, nihayet Allah onu sıddîk sıfatıyla sıfatlandırır. Sıddîklar defterine adını yazar. Bu da sıddîk bir kuldur.

Sıddîk ne demek?

Çok doğru sözlü, dosdoğru demek. O deftere insan yazılır. Çünkü hep doğru söylemek âdeti olmuş. Allah da onu o mükâfata erdirmiş.

Bunun karşılığında, bunun karşı tarafında da ne durum vardır, doğru sözlülüğün karşısında yalan söylemek vardır.

Ve inne’l-kezibe yehdî ile’l fücûri. Yalan söylemek de insanı fısk u fücûra, kötülüğe götürür.

Yalan söylemek insanı kötülüğe götürür.

Neden?

İki türlü: Ya nasıl olsa yalan söyler, bir çaresini bulur yakamı paçamı kurtarırım diye cesareti artar kötülük yapmaya. Nasıl olsa bir çaresini buluruz, canım uydururuz kandırırız, yapalım şu işi de bir palavra atar, bir numara çeker aldatırız. Tamam, yapalım. Ya böyle ya da bir insan yalancı oldu mu Allah, onu tevfîkini refîk etmez, artık kötülük yapan bir insan durumuna kaydırır. Yalan söylemekte beis görmezken, bu sefer kötülükleri yapmakta fısk u fücûru işlemekte de beis görmeyen bir insan haline gelir.

O halde işin temeli yalan söylememek, işin temeli doğru konuşmak.

Ve inne’l-fücûra yehdî ile’n-nâri. Fısk u fücûr da insanı cehenneme götürür.

Öyle Müslüman olup da fısk u fücûr işleyen bir insan durumuna gelirse, onun cezası da cehenneme girer, cayır cayır çıra gibi yanar. Milyonlarca sene hem de. En aşağısı milyonlarca sene.

Birbirimize şaka yapıyoruz, çayın en aşağısı üçtür, yukarısı da iç dur, diyoruz şaka yapıyoruz ama bu işin şakası yoktur. Cehennemin şakası yoktur. Cehenneme bir giren insan, en aşağı hesap; rakamlar, korkunç rakamlar milyonlarca sene kalıyor cehennemde en az yananı. Onun için cehenneme düşmemeye, var gücümüzle gayret etmeliyiz. Çok dikkat eylemeliyiz.

Fısk u fücûr, günahlar insanı cehenneme sevk eder.

Ve inne’r-racüle le-yekzibü. Kişi yalan söyler, bir adam.

Hattâ yüktebe indellâhi kezzâben. Yalan söyler yalan söyler yalan söyler, sonunda Allah da ona bu kul kezzâb yalancı, yalancılığı meslek edinmiş işi gücü yalan dolan olan dolandırıcı, yalancı, itimata layık olmayan bir kul.

Kezzâb kul. Kezzâb, çok yalan söyleyen demek. Yani bir de böyle asit gibi bir şey döküldüğü zaman fokur fokur mermeri bile eritiyor, ona deniliyor ama. Kezzâb, Arapça da çok yalan söyleyen demek.

O halde çoluk çocuğumuza; doğru söylemeyi, yalan söylememeyi öğretmeliyiz. Doğru söylediği zaman mükâfatlandırmalı, yalan söylediği zaman da onun kötü olduğunu öğretmeli, anlatmalı, mutlaka bir daha yalan söylemeyecek şekilde, terbiye etmeye gayret etmeliyiz. Bunun yolu mükâfat vermektir, doğru konuştuğu zaman, aferin evladım maşallah hadi şunu alkışlayalım diyoruz ya bazen burada camide. Filancayı alkışlayalım diyoruz bu bir teşvik tabi. Teşvikler, ödüller, mükâfatlar insanların bazı şeyleri yapmasını, aşk ile şevk ile yapmasını sağlar.

Bir çaresi de ceza. Haa, siz bu namazda güldünüz çocuklar diye dün akşam mükâfat vermedik çocuklara. Çocuklar namazda gülünmeyeceğini anlasın diye. Bu işin şakası yok. Bunları öğretmeliyiz, güzel huyluluğu öğretmeliyiz.

Tabi bunun en kestirme, en doğru, en sağlam yolu, insanın kendisinin doğru sözlü, doğru özlü, güzel huylu olmasıdır. Kendisini ıslah etmekten başlıyor bu iş. Kendisi ıslah olmayınca ondan sonra başkasına lafı da tesir etmiyor. Ya adama bak, hem başkasına söylüyor, hem de kendisi yapıp duruyor. Halka verir talkını, kendi yutar salkımı derler.

Onun için tasavvufta, tasavvufi terbiye de esas; ilk önce kişinin kendisinin, o nasihat olarak söyleyeceği sözü kendisinin tutmasıdır. İlk esas odur.

İkinci hadis-i şerif;

An Abdillahi’bni Amr ibni'l-âs radıyallahu anhümâ enne’n-nebiyye sallallahu aleyhi ve selleme kâl;

وَعَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو أَنَّ النَّبِيَّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ قَالَ: «أَرْبَعٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ كَانَ مُنَافِقًا خَالِصًا وَمَنْ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنْهُنَّ كَانَتْ فِيهِ خَصْلَةٌ مِنَ النِّفَاقِ حَتَّى يَدَعَهَا إِذَا اؤْتُمِنَ خَانَ وَإِذَا حَدَّثَ كَذَبَ وَإِذَا عَاهَدَ غَدَرَ وَإِذا خَاصم فجر

Erba’un men künne fîhi kâne münâfıkan hâlisan ve men kânet fîhi hasletün minhünne kânet fîhi hasletün min nifakin hattâ yede’ahâ ize’tümine hâne ve izâ haddese kezebe ve izâ âhede ğadera ve izâ hâsame fecera.

Muttakefun aleyh.

Yine bu hadis-i şerifi de İmam Buhari, İmam Müslim beraberce rivayet etmişler. Sahih kitapta yer alan sıhhatli, bir hadis-i şerif. Sahih kitaplarda, hadis alimlerinin rivayet ettiği, takdir ettiği rivayetlerden birisi.

Abdullah İbn Amr İbni'l-âs, babası da kendisi de sahabe. Bu Abdullah Ebâdile-i erbaa’dan, dört Abdullah’tan birisidir. Ashabın fakihlerinden, bilginlerinden idi bu dört Abdullah. Abdullah İbn Mes’ud, Abdullah İbn Amr İbni'l-âs, Abdullah İbn Ömer ve Abdullah İbn Abbas radıyallahu anhumâ. El-ebâdile-i erbaa min fukahâi’l-ashâb.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve selemin, şöyle buyurduğunu rivayet etmiş;

Erba’un. Dört tane huy davranış biçimi vardır ki. Men künne fîhi. Kimin içinde bu dört sıfat huy varsa kalbinde. Kâne münâfıkan hâlisan. O insan katıksız, halis, tam bir münafıktır demektir. Bu dört şey de varsa.

Ama dört şey yok da bir tanesi var.

Ve men kânet fîhi hasletün minhünne. Bu dört kötü huydan sadece bir tanesi varsa o kişide. kânet fîhi hasletün min nifakin. O zaman demek ki; bu adamda nifaktan bir huy var, bir parça var. Hattâ yede’ahâ. Terk edinceye kadar münafıklıkla biraz ilişkisi bulaşıklığı var, biraz münafıklığı var bu adamın demektir.

Bu dört kötü huy ne?

İze’tümine hâne. İtimat olunduğu zaman, kendisine güvenildiği zaman itimadı suistimal eder, itimata layık davranmaz, kendisine itimat eden kimseyi aldatır, hıyanet eder.

Bu münafıktır. Sen adama Müslüman diye güveniyorsun, kasayı teslim ediyorsun, işi veriyorsun o da seni aldatıyor. Bu Münafıktır. Münafıklıktır, bu. Müslüman böyle yapmaz. İtimat edildiği zaman, itimadı boşa çıkartmaz, suistimal etmez. İtimatlıdır Müslüman güvenilir.

Çok hoşuma gidiyor. Bizim bir arkadaş babasından anlatıyor, babası Ordu’da manifaturacıymış.

Eski zamanda manifaturacılara, ne derlerdi?

Bezzazdır tabi Arapçası. Bezzaz, bez satan bezci yani.

Şimdi bu mağazasına birisi gelmiş demiş ki hacı amca ben işte çoluk çocuğu evlendireceğim. Ne dediyse işte bilmem öküz alacağım, saban alacağım çift alacağım. Köylünün derdi ne olur yani.

Paraya ihtiyacım var, bana biraz borç para verir misin?

Bana biraz borç para verir misin demiş, bu hacı amcaya. Bu hayal değil, masal da değil, bizim ihvanımızdan bir hacı ağabeyin babası bu. Ama yani benden önceki nesilden, bir önceki nesil. Yani babalarımızın nesli yani.

Kendisinden borç istemiş birisi ya, demiş ki evladım işte kasa orda. Çekmece orda dükkânın çekmecesi. Git istediğin kadar oradan para al, ihtiyacı kadar parayı al demiş.

O da gitmiş oradan çekmeceyi çekmiş, ne kadar para alacaksa almış, Allah razı olsun, teşekkür ederim hacı amca, selamün aleyküm demiş gitmiş. Şu kadar aldım da dememiş.

Şu kadar aldım da dememiş, böyle söylüyor anlatıyor arkadaş.

Bir zaman geçmiş parayı getirmiş. Parayı getirdikten sonra da hacı amca demiş borç almıştım ya senden parayı getirdim. Evladım demiş, çekmece orda git koy oraya. Ne alırken sayıyor ne verirken sayıyor.

Bu neden?

Borcu isteyen insan da dürüst, dükkancı da dürüst. Dükkancı ona itimat ediyor, o da itimadı boşa çıkartmıyor, hıyanet etmiyor.

Şimdi kendisi işten uzaklaşmış. İşi dükkânı, bizim bunu anlatan oğluna bırakmış. Sonra bir gün de oğlunu dükkâna ziyarete gelmiş. O babacığım hoş geldin, hacı baba otur filan oturtmuşlar. Eski tüccar, bakmış ki masanın üstünde böyle şeylere tellere takılmış bir sürü faturalar, kağıtlar bilmem neler.

Evlat demiş bunlar ne böyle?

İşte bunlar baba, senet demiş fatura demiş.

Vah vah demiş, ya evladım işimiz senede mi kaldı demiş. Biz demiş eskiden birisi gelirdi demiş, bütün dükkânın mallarını alırdı demiş, şu topu ver şu topu ver şu topu ver, ne senet ne sepet giderdi, ondan sonra sattıktan sonra parasını getirirdi. Ne senet yapardık ne sepet yapardık. Şimdi demiş,iş senede sepete mi kaldı evlat demiş, vah vah vah demiş, garipsemiş ve ayıplamış yani yeni nesli.

Şu itimada bak dürüstlüğe bak! Kimse kimsenin malını yemek istemiyor, korkuyor hiç kimse de kimseye, bir gadir yapmıyor. Herkes birbirine itimat ediyor. Kapıların kilidi yok. Kapıların kilidi yok. İlginç. Böyle güzel, bir toplum imiş toplumumuz.

Şimdi, münafıklığı olan bir insan ne yapar?

Kendisine itimat olundu mu itimadı suistimal eder, güvenci boşa çıkartır, kendisine güvenen insana hıyanet eder. Münafık, çünkü.

Münafıklık nedir?

Münafıklık çok kötü bir şeydir, insan cehenneme gider münafık olunca.

İnne’l-münâfikîne fi’d-derki’l-esfeli mine’n-nâri ve len tecide lehüm nasîran. (4/Nisa145)

Cehennemin en aşağı tabakasına gidecek. Münafıklık, öyle hafif bir şey değil.

İkincisi;

Ve izâ haddese kezebe. Münafık, konuştuğu zaman da yalan konuşur.

Eğer bir insan konuştuğu zaman yalan konuşuyorsa, demek ki; münafıklıktan bir parça bir şey onda, sermaye münafıklık var, bulaşıklık vardır demek.

Yalan söylemeyecek, Müslüman yalan söylemez. Asla söylemez. Müslüman asla yalan söylemez, doğru konuşur.

Ve lev ‘alâ enfüsiküm evi’l-vâlideyni ve’l-akrabîne. (4/Nisâ 135.)

Akrabasının, anasının, babasının kendilerinin bile aleyhine olsa hakkı söyler.

Evet bu böyle, böyle olması lazım. Tamam der, bu haklı der. Evet ben böyle duydum, şöyle oldu der, dosdoğru konuşur,  yalancılık yok.

İkincisi yalan söylememek.

Ve izâ âhede ğadera. Münafık ahd ü peyman yaptı mı, anlaşma yaptı mı anlaşmayı da bozar, gadreder.

Anlaşmayı bozar.

Hani anlaşmıştık, seninle ahd ü peyman etmiştik sözleşmiştik?

Bozdu, hık dı mıktı bilmem ne filan gadretti, anlaşmayı bozdu. Bu da münafıktır, münafıklık alametidir.

Ve izâ hâsame fecera.

Hâseme muhasameten. Mahkemelik olmak demek bir insanla. Bir insanın ihtilafa düşmesi demek, husumet yapması demek.

Böyle ihtilafa düştüğü zaman da fecera. Günaha sapar.

Yani normal çizgide durmaz, tabii Müslümanın davranışı gibi davranmaz, günaha sapar. Halbuki İslam’da, dost da olsa düşmanda olsa karşısındaki adamın kendisinin yapacağı şeyler var yapmayacağı şeyler var. Adaletten ayrılmaması lazım. Doğru çizgiden, sapmaması lazım. Günaha sapmaması lazım.

Ve üçüncü hadis-i şerif.

Dersimiz bu üç hadis-i şerifle bitiyor.

Ve an ibni Abbâsin radıyallahu anhumâ. İbn Abbâs radıyallahu anhumâ, Abdullah İbn Abbas bu da. Bu da çok gençdi, bir delikanlıydı Peygamber Efendimizin zamanında. Çok iyi öğrendi bilgileri; sonra ashabın, ashabtan sonraki neslin ,en alimlerinden oldu, herkes gelip gelip buna bilgi sorarlardı. Kur’ân-ı Kerîm’i en iyi bilenlerden birisiydi. Bazen bir mesele sorarlardı, şu şöyle nasıl diye. İyi ki geldin sordun, ben ölseydim senin de aklında bu soru kalsaydın mahvolacaktın diye cevap verdiği var yani.

Çok bilgili bir kimse Abdullah İbn Abbas. Peygamber Efendimize de en benzeyen kişilerdenmiş akrabasından İbn Abbas radıyallahu anhumâ.

Peygamber Efendimizin şöyle buyurduğunu naklediyor;

من تحلم بحلم لم يره، كُلف أن يعقد بين شعيرتين ولن يفعل، ومن استمع إلى حديث قوم وهم له كارهون، صب في أذنيه الآنُك يوم القيامة، ومن صور صورة، عذب وكلف أن ينفخ فيها الروح وليس بنافخ‏

Men tahalleme bi-hulmin lem yerehû. Görmediği bir rüyayı, şöyle bir rüya gördüm diye yalan olarak, rüya olarak anlatan.

Görmedi öyle bir şey ama ben şöyle bir rüya gördüm diye anlatıyor. Rüyamda gördüm ki işte kızınla evlenmişim de bilmem neymiş de şöyle olmuş da böyle olmuş da. Yalan. Görmediği rüyayı gördüm diye anlatıyor.

Küllife en ya’kıde beyne’ş-şa’îrateyni ve len yef’al. İki arpanın birbirine düğümlenmesini yap bakalım diye kendisine görev verilir ahirette.

Yap bakalım, bu iki arpayı birbirlerine düğümle. İki arpa düğümlenir mi, uzun ip bile zor düğümleniyor. Yani yapılamayacağı. Ve len yef’al. Yapamayacaktır ve yapamayınca da cezayı yer yani.

Ve men isteme’a ilâ hadîsu kavmin ve hüm lehû kârihûn.

Bu yalan rüya anlatmak günah, fena bir şey.

Bir de birtakım insanlar kendi aralarında konuşuyorlar, ötekisi de kulağını yanaştırmış onları dinliyor.

Ve hüm lehû kârihûn. Onlar da onun duymasını istemiyorlar aslında.

Mahrem konuşuyorlar. Aile sırrı, aralarında bir şey, kimseye açmak istemedikleri bir şey. Bu da kulağını uzatmış, boynunu uzatmış, yamulmuş böyle onların sözlerini dinliyor, kulak kabartıyor yani ona.

Haa!..

صب في أذنيه الآنُك يوم القيامة، ومن صور صورة، عذب وكلف أن ينفخ فيها الروح وليس بنافخ‏

Subbe fî üzüneyhi el-ânikü yevme’l-kıyâmeti. Kıyamet gününde, iki kulağına kurşun dökülür o kimsenin.

Sen mi bu kulaklarla dinlememen gereken sohbetleri, konuşmaları dinlemeye kulak kabarttın ha diye o kimsenin kıyamet gününde kulaklarına kurşun dökülerek cezası verilir.

Kulağına kurşun dökülen insanın kulağının zarı patlar ve sağır olur insan. Dünyada böyle herhalde işkence için yapıyorlardı bazı kimselere, hem kulağı yanıyordur cayır cayır, hem o kulak yolu, sinirlerin en çok olduğu yerdir. Onu biraz bir şey içini filan sileceğim derken fazla zedelediği zaman bile insanın bir kulak ağrısı başlıyor, zonk zonk zonk dosdoğru kulak doktoruna gidiyorsun. E kardeşim diyor; kulağı biz bu ucunda pamukçuk olan şeyleri bile sokmaya izin vermiyoruz, burası çok hassastır diyor, burada sinirler çoktur diyor, sen burayı tahriş etmişsin çizmişsin. Ondan böyle zonk zonk zonkluyor diyor.

Bir de oraya kurşun dökülmesi ne demek?

Cayır cayır içeriye giderken, sinirlerin uçları yanacak, dibinde de zar var, kulak zarı onu da delecek. Ondan sonra adam, ölmez de sağ kalırsa sağır olacak.

Bu da olmaması lazım.

Allahu Teâlâ hazretleri bize doğru olanı, güzel olanı öğretsin, onu yapmayı nasip eylesin. Kötü huylardan, kötü hallerden, kötü amellerden korusun. Kötü durumlara düşmekten korusun. Dünya ve ahirette aziz eylesin, yani kıymetli, izzetli eylesin. İki cihanda mes’ud ve bahtiyar eylesin, cennetiyle cemaliyle müşerref eylesin.

Bi-hürmeti esrar-ı sûreti’l Fatiha.

Diğer Kayıtlar

Çal Başlık Paylaş
16.04.1997 - Arafat Duası
26.05.202626 dk 16 sn
13.11 1995 - Mehmed Zahid Kotku Kabri Başında Dua
26.07.202512 dk 48 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmed'in Kişiliği, Fetih Ruhu
28.11.202350 dk 52 sn
02.11.2000 - Ramazanın İlk Gecesinin Fazileti, Kadir Gecesi, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 46 sn
00.12.2000 - Orucun Önemi, Orucu Zedeleyen Şeyler, Oruçlunun Mükafatı
28.11.202322 dk 7 sn
29.12.1999 - Kul Hakkı, Deccal, Veda Haccı
28.11.202316 dk 24 sn
29.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
28.11.202332 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazandan Sonraki Halimiz
28.11.202358 dk 16 sn
28.12.1999 - İtikaf
28.11.202344 dk 11 sn
27.11.2000 - Ramazan Ayının Başı, Sahur Vakti, İbadet
28.11.202318 dk 20 sn
26.05.1995 - Aşure Günü, Nafile Oruçlar
05.07.202518 dk 7 sn
26.04.1990 - Ramazandan Sonra İbadetlere Dikkat, Mümin Kardeşine Memnun Etmek, Bayram, Ariflerin Özellikleri
20.03.202629 dk 12 sn
24.03.1993 - Ramazanda Kazanılan Mükafatlar, Aileye Verilen Önem, Ramazan Sonrası İbadetler
28.11.202331 dk 39 sn
22.11.1999 - Berat Kandili
02.02.202640 dk 4 sn
21.12.2000 - İtikaf, Çocuk Yetiştirme
28.11.202315 dk 25 sn
21.01.1990 - Peygamber Efendimizin Yemin Etmesi, Bayram Namazına Gitmesi, Hutbesi, Zemzemin Faziletleri, Ailenin Önemi
28.11.202323 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Namazı Öncesi, Ramazandan Sonra, Şevval Orucu, İmanın Tadı, Ramazan Bayramı
28.11.202334 dk 4 sn
19.11.1989 - Mescidden Kalkarken Okunacak Dua, Peygamber Efendimizin Bayram Namazına Ailesini Getirmesi
28.11.202326 dk 55 sn
19.06.2000 - Kuran Kıraati
28.11.202316 dk 5 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Yardımlaşma, Hac Manzaraları
26.05.202630 dk 23 sn
17.12.2000 - Gece Namazı, Ramazandan Sonra Alışkanlıkların Devam Etmesi
28.11.202337 dk 27 sn
16.05.1997 - Muharrem, Aşure Gününün Önemi, Orucun Fazileti, Muharremde Neler Yapılmalı
28.11.202323 dk 24 sn
16.05.1997 - Aşure Günü
28.11.202328 dk 32 sn
16.01.1999 - Sabah Ve İkindi Namazlarının Önemi
28.11.202322 dk 14 sn
15.12.2000 - İtikaf Fazileti
28.11.202323 dk 7 sn
15.12.1999 - Müminin Güzelliği, Hikmet, Kardeşin İhtiyacını Görmek
28.11.202339 dk
15.07.1990 - Tevhid, Namaz, Zekat
28.11.202323 dk 11 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesi
28.11.202339 dk 46 sn
13.12.2000 - Cennet Ve Oruç
28.11.202333 dk 34 sn
13.01.1999 - İslamda Kardeşlik
28.11.202335 dk 30 sn
11.01.1998 - Ramazandan Sonra Hali Muhafaza Etmek
28.11.202332 dk 53 sn
10.01.2001 - Güzel Ahlak Sahibi Olmak, Zikir
28.11.202323 dk 19 sn
07.12.2000 - Oruç Tutmak, İftar Ettirmek
28.11.202326 dk 29 sn
07.01.2000 - Ramazanın Son Günü
28.11.202331 dk 49 sn
06.05.1990 - Bayram Eğlenceleri, Cumanın Önemi, Peygamber Efendimiz
28.05.202627 dk 34 sn
05.07.1990 - Hac, Mazlumun Günahını Almak, Dürüst Olmak, Güvenilir Olmak, Sözünde Durmak
28.11.202316 dk 16 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye
28.11.202340 dk 41 sn
05.04.1992 - Ramazandan Sonra, Ramazanın Mükafatı, Sünneti Seniyye, Ahmet Ziyaüddin Gümüşhanevi
28.11.202356 dk 20 sn
05.02.1992 - Güzel Ahlakın Önemi
28.11.202315 dk 26 sn
05.01.1998 - Ramazanda Takva Sahibi Olmak
28.11.202321 dk 56 sn
04.00.0000 - Allahın Seveceği Kullar
28.11.202343 dk 30 sn
03.12.2000 - Orucun Mükafatı, Oruç Adabı
28.11.202324 dk 7 sn
00.12.2000 - İftarı Suyla Açmak, Sahura Kalmak, Yalan Yere Yemin, Gıybet
28.11.202322 dk 34 sn
00.12.2000 - Cennetin Ramazan Ayında Süslenmesi
28.11.202335 dk 4 sn
00.00.2000 - Ramazanda Sahura Kalkmak, Hilalin Görünmesi
28.11.202314 dk 3 sn
00.00.2000 - Ramazan, İftar Ettirmek
28.11.202342 dk 4 sn
00.00.2000 - İftar Ettirmek, Oruçlunun Yanında Yemek
28.11.202316 dk 5 sn
00.00.1999 - Ramazan, Orucun Faydaları
28.11.202322 dk 2 sn
00.00.0000 - İyi Ve Kötü Huy, Toplum Ahlakı, Kullara İyilik, Kullara Kötülük
28.11.202328 dk 16 sn
26.12.2000 Ramazandan Sonrası, Allahın Adını Anarak Birşey İstemek, Münafığa Efendi Demek, İyilik
20.04.202324 dk 8 sn
27.07.1996 Peygamber Efendimizin Soyu, Peygamber Özellikleri
03.09.202547 dk 7 sn
Mahmud Esad Coşan Hocaefendinin Çeşitli Sohbetlerinden Mehmed Zahid Kotku
18.09.202029 dk 19 sn
25.10.1995 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Hayatı
04.06.202057 dk 9 sn
13.11.2000 - M. Zahid Kotku Hocaefendinin Özellikleri, Şemaili, Kerametleri
18.09.202028 dk 58 sn
13.11.1999 - Hak Din İslam, Sünnete Uygun Müslümanlık, Tasavvuf
04.06.202044 dk 25 sn
13.11.1994 - Alimlerin Önemi
15.07.202642 dk 34 sn
13.11.1993 - M.Zahid Kotku Hocaefendi Anma Programı
04.06.202031 dk 25 sn
13.11.1992 - M.Zahid Kotku Hocaefendi ve Teslimiyet
26.07.202539 dk 41 sn
06.11.1997 - Recebin Önemi, Tevbe Etmek, Regaip Kandili
25.12.202548 dk 16 sn
06.00.0000 - Receb, Şaban, Ramazan, Regaip Kandili, Recebin İlk Günü ve Cuma Gecesi
18.02.202143 dk 2 sn
28.09.2000 - Regaip Kandili, Receb Ayının Faziletleri
18.02.202129 dk 38 sn
14.09.1999 - Recebin İlk Cuma Gecesi
18.02.202147 dk 46 sn
13.03.1986 - Recep Ayı
25.12.202533 dk 57 sn
09.01.1992 - Recep Ayının Faziletleri, Üç aylar
18.02.202134 dk 13 sn
08.12.1994 - Regaib Kandili, Recebin Önemi, İlk Cuması
18.02.202138 dk 5 sn
25.12.1996 - Berat Kandilinin Önemi, Affedilemeyenler
25.03.202131 dk 47 sn
22.11.1999 - Berat Kandili, Duhan Suresi
06.03.202340 dk 4 sn
20.11.1988 - Berat Kandili, Sevap Kazanmak
25.03.202124 dk 33 sn
14.12.1997 - Berat Kandili, Affedilecek ve Edilmeyecek Olanlar
17.03.202238 dk 9 sn
11.03.1990 - Berat Kandilinin Önemi, İhyası ve Ramazana Hazırlık
25.03.202151 dk 41 sn
10.11.2000 - Berat Kandili
25.03.202160 dk 30 sn
10.11.2000 - Berat Kandili, Allahı Zikretmek, Tevbe Etmek
25.03.202128 dk 23 sn
04.05.1985 - Berat Kandilinin Faziletleri
25.03.202138 dk 45 sn
03.12.1998 - Berat Kandilinde Duaların Kabul Oluşu
25.03.202136 dk 53 sn
00.00.1987 - Berat Kandili, Berat Kandilini İdrak Etmek
17.03.202227 dk 37 sn
31.01.1992 - Mirac Kandilinde Oruç Tutmanın Sevabı
08.03.202118 dk 50 sn
28.04.1984 - Miraçta Peygamberimizin Yaşadıkları
08.03.202152 dk 33 sn
27.05.2000 - Mirac Gecesinde Görülenler, Faiz, Namaz
08.03.202119 dk 7 sn
26.11.1997 - Mirac Hadisesi
17.02.202337 dk 53 sn
24.10.2000 - Mirac, İsra Hadisesi, Kandili İdrak Etmek
08.03.202148 dk 26 sn
19.12.1995 - Mirac Hediyeleri
15.01.202652 dk 52 sn
19.01.1993 - Mirac Kandili
08.03.202151 dk 41 sn
15.02.1981 - Peygamberimizin İsra ve Mirac, Miraçta Gördükleri
08.03.202122 dk 2 sn
06.04.1986 - Mirac Kandilinin Önemi, İsra Hadisesi, Oruç ve Nefis Terbiyesi
06.02.202433 dk 50 sn
30.09.1990 - Peygamber Efendimizin Son Peygamber Oluşu, Peygamber Sevgisi
26.09.202339 dk 52 sn
29.08.1993 - Peygamber Efendimiz, Mevlid Kandili
04.06.202035 dk 13 sn
19.09.1991 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Dünyaya Teşrifi
24.08.202637 dk 43 sn
15.07.1997 - Mevlid Kandili, Mekke
04.06.202058 dk 16 sn
14.11.1986 - Mevlid Kandili, Peygamberimizin Hadis Yolu Oluşu
04.06.202043 dk 32 sn
14.06.2000 - Mevlid Kandili
04.06.202018 dk 16 sn
10.10.1989 - Peygamber Sevgisi, Sünnete Uymak
04.06.202063 dk 22 sn
08.08.1995 - Mevlid Kandili
24.08.202642 dk 22 sn
25.01.1998 - Kadir Gecesi
04.06.202030 dk 36 sn
23.12.2000 - Kadir Gecesinin Önemi, Kuran-ı Kerim
04.06.202034 dk 23 sn
20.03.1993 - Kadir Gecesinin ve Ramazanın Önemi, Rahmetten Ümit Kesmemek
04.06.202041 dk 26 sn
15.06.1985 - Kadir Gecesi, Halis Niyet
04.06.202038 dk 20 sn
15.02.1996 - Kadir Gecesinin Ramazanın 27.Günü Olması
04.06.202028 dk 10 sn
14.01.1999 - Kadir Gecesinin İhyası
04.06.202040 dk 20 sn
07.07.1983 - Dua
04.06.202032 dk 20 sn
03.01.2000 - Kadir Gecesi
04.06.202050 dk 56 sn
29.05.1998 - Fetih
04.06.202050 dk 51 sn
29.05.1995 - Fatih ve Fetih Ruhu
04.06.202037 dk 2 sn
29.05.1990 - Vatan, Fatih ve Fetih
04.06.202045 dk 19 sn
28.05.1999 - Fatih Sultan Mehmet'in Çevresi,Fetih Ruhu
04.06.202047 dk 17 sn
29.05.1987 - Ramazan Bayramı, Takva, İman, Ramazandan Sonraki Halimiz
04.06.202033 dk 52 sn
21.01.1990 - Zemzemin Taşınması, Peygamber Efendimizin Özellikleri
04.06.202023 dk 21 sn
20.06.1985 - Bayram Kutlamaları, Ramazandaki Sevaplar, Ramazan Sonrası, Şevval Orucu
10.04.202431 dk 38 sn
09.02.1997 - Bayram Tebriği, Sadaka Vermek, Şevval Oruçları, Bayram Sonrası
31.03.202528 dk 16 sn
08.01.2000 - Bayram Tebriği, Bayramdan Sonra Oruç Tutmak
21.03.202621 dk 7 sn
06.05.1990 - Bayramda Def Çalınması, Cumaya Temiz Gitmek, Peygamber Sevgisi
04.06.202028 dk 26 sn
28.04.1996 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
27.05.202626 dk 11 sn
18.04.1997 - Kurban Bayramı, Salatu Selam, Ziyaret Etmek, Sadaka Vermek
04.06.202027 dk 57 sn
17.04.1998 - Hac Sonrası, Büyük Mescitlerde İbadet, Avrupa Ülkeleri
02.08.202036 dk 52 sn
17.03.2000 - Kurban Bayramı, Kurban Kesmenin Fazileti
07.06.202525 dk 32 sn
05.04.1998 - Kurban Bayramı, Ziyaretleşme, Hediyeleşme
28.05.202623 dk 45 sn
01.07.1990 - Arefe Günü, Arafatta Dua, Hac, Kalb Temizliği
15.06.202430 dk 29 sn
AKRA