Duha Namazı Sünnettir - 01.08.1982

Duha Namazı Sünnettir - 01.08.1982
Kütibe aleyye'l –adhâ ve lem aleyküm ve ümirtü bi-salâti'd-duhâ ve lem tu'merû bi-hâ.
İbn Abbas radıyallahu anh'ten Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; "Ey ümmetim! Benim üzerime Kurban Bayramında kurban kesmek bir vecibe olarak yazıldı." Boynuma borç, kesmem şart. Ve lem tükteb 'aleyküm. "Sizin üzerinize yazılmadı."
Hanefî mezhebine göre kurban günü kurban kesmek bizim boynumuza vaciptir.
Ve ümirtü bi-salâti'd-duhâ. "Ben duhâ namazı kılmakla emrolundum." Ve lem tu'merû bi-hâ. "Siz onunla emrolunmadınız."
Resûlullah Efendimiz'e mahsus bir takım hususî tavsiyeler var, onun muhakkak yaptığı bazı ibadetler var. İbadet güzel hoş şey ama ümmet zayıftır, belki yapamaz mesul olur diye Allah bizi mecbur tutmamış, yaparsak kar ederiz, sevap kazanırız. Onlardan birisi de bu duhâ namazı'dır.
Duhâ vakti nedir?
Duhâ vakti, sabah namazından sonra güneş doğunca bir kerahet vakti olur. O vakitte namaz kılınmaz. Yani sabah namazına yetişemediyse bile insan güneşin doğma saatinden 30-40-45 dakika geçinceye kadar, bu vakit içinde sabah namazı bile kılamazsın. Güneşin doğduğu zaman yasak vakittir. O zaman geçtikten sonra 'işrak' vakti girer. Güneşin şarktan doğup da etrafa ışıklarını dağıtıp, şöyle biraz ufuktan yükseldiği zamandır. O zamandan öğleye 45 dakika bir saat kalıncaya kadar ki vakit gündüzün vaktidir. Güneş çıkmış etrafı aydınlatıyor. İşte o vakit hep duhâ vaktidir. O duhâ vaktinin üç bölümü vardır. İlk, orta, son duhâ diye üç bölümü vardır. Arapça'da onların ayrı adları vardır.
İlk vakitte işrak namazı kılmak sünnettir. Bizim burada cemaatimizin yaptığı gibi camide bekleyip de namaz kılmak çok sevaptır. Hac, umre sevabı vardır. Ondan sonra da gündüzün dörtte biri geçtikten sonraki vakit. O vakitte de Peygamber Efendimiz duhâ namazı kılardı. Dört rekâttan oniki rekâta kadar kılındığına dair rivayetler vardır. Sevabı çok yüksektir, dört kılarsa insan ne ecriler kazanır, sekiz kılarsa ne kazanır, oniki kılarsa ne kazanır hepsi hadîs-i şerîflerde var, kitaplarımız yazmıştır.
Peygamber Efendimiz buyuruyor ki; "Ben duhâ namazını kılmakla emrolundum." O vakitte de namaz kılmak benim vazifem diyor. "Size yazılmadı, siz emrolunmadınız ama yaparsanız fazilettir, sevabınız çok olur." Peygamber Efendimiz ümmetine acırdı, şefkati, merhameti vardı. Ümmetin yapamaması durumunda mesul duruma düşer diye bazı şeyleri böyle çekinirdi.
Malumdur ki, teravih namazını iki-üç akşam mescid-i şerîfte kılmış. Tabii Peygamber Efendimiz önde imam. Oh, insan durabilir mi? Ashab-ı kirâm da arkasından cemaat olmuşlar teravih namazlarını kılmışlar. Bir, iki, üç gün böyle olunca odasından çıkmayıvermiş. Ertesi akşamları çıkmayıvermiş. Demiş ki;
"Çıkarım çıkarım da siz de arkamdan kılarsınız kılarsınız da mecburiyet olur, illa kılmanız gerekir, yapamazsanız mesul duruma düşersiniz, Allah'ın cezasına uğrarsınız diye korktum." [Ondan dolayı] çıkmayıvermiş.
Ama insan yaparsa sevap, onun için ramazanda sünnet olan teravih namazını kılıyoruz. Duhâ da sünnettir, insan o sünneti icrâ ederse büyük ecirlere nâil olur. Müslüman beş vakite beş vakit katarsa iyi olur. O beş vakite beş vakit katmadan birisi işrak, birisi duhâ, birisi akşam namazından sonra evvabîn namazıdır, birisi gece yatarken kılınan selâtü'l-leyl'dir, birisi de gecenin yarısından sonra kılınan teheccüd namazıdır. Bak beş vakit, arkasından beş tane daha. Eskiler boşuna söylememiştir. "Falanca adam çok müslüman adam, beş vaktine beş vakit daha katıyor." Tesadüfen söylenmiş değil, ölçülü biçili söylenmiş bir sözdür.
Eşlerin Gece
Namazına Kalkması -
Duha Namazı
Günahları Siler -
