Abdesti Tam Almak - 11.08.1996

Abdesti Tam Almak - 11.08.1996
İnne'l-abde'l-müslime izâ tevadda'a fe ettemme vudûahû sümme dehale fî salâtihî fe etemme salâtehû harace min salâtihî kemâ yahrucu mim batni ümmihî mine'z-zünûb.
Hadîs-i şerîfi İbn Asâkir Osman radıyallahu anh'ten rivayeten zikretmiş.
İnne'l-abde'l-müslime izâ tevadda'a fe ettemme vudûahû. "Müslüman olan kul abdest aldığı zaman, abdest almasını tamam yaptığı, güzel yaptığı zaman…"
Tamam yapmak önemli!
Sümme dehale fî salâtihî fe etemme salâtehû harace min salâtihî kemâ yahrucu mim batni ümmihî mine'z-zünûb. "Sonra namaza Allahu ekber diye başladığı, girdiği zaman, namaz kılmaya giriştiği, namazını da tamam kıldığı zaman, namazı bitirdiği zaman namazdan çıkarken annesinin karnından doğduğu zamanki gibi namazdan çıkar, günahlardan öyle sıyrılır çıkar!"
Ama şartı hatırlatayım: Abdest alacak, abdesti güzel alacak, tamam alacak, namaz kılacak, namazı tamam kılacak.
Abdest alacak ama tamam abdest alacak. Namaz kılacak ama bu işi tamam yapacak. Tavsiye ederim; abdest alanlara bakın, çocuğunuzun nasıl abdest aldığına bakın; tavsiye ederim hanımınızın nasıl abdest aldığına bakın; hanımlar, kocalarınızın nasıl abdest aldığına bakın… Herkes birbirini kontrol etsin. Şap pata şup pata…
Buraya gel bakayım, kolunun şurasına bak bakalım. Islanmadı, burası ıslanmadı! Güzelce ıslanacaktı. Suyu alacaksınız, güzelce, her tarafını ıslatacaksınız. Islanmadı. Yüzünü şap pata şup pada… Gözüne gelmedi, aşağısı kuru kaldı... Tamam yapmıyor.
Peygamber Efendimiz; "Gözünüze de suyu içirin!" diyor. İnsan abdest alırken göz suyun pınarlarına filan her tarafına gitmesine özenecek. Ayaklarını tam yıkamıyor, yüzünü tam yıkamıyor, kolunu tam yıkamıyor; acele!
el-Aceletü mineş-şeytân.
Şeytan acele ettiriyor.
Sanki birisi kovalıyormuş gibi, sanki trene yetişecekmiş gibi, sanki vakit bir dakika geçerse tren kaçacakmış gibi bir acele bir acele!.. Dur yahu, ne acele ediyorsun, ne var? Ne yapacaksın?
Kamuran İnan'ın bir kitabı var, okudum:
"Biz, Türkler, 120, 130, 150 kmh ile gaza basar gideriz, yollarda alelacele tozu dumana katarız, gittiğimiz yerde kahveye otururuz, dalga geçeriz!" diyor. Böyle bir şey söylüyor. Bu acele, acil bir işin olduğundan değilmiş demek ki! Gittiğin yerde de kahveye oturup zaman öldüreceksin, o acelen neydi? Yavaş gitseydin ya! İçindeki trafik canavarını niye durdurmadın? Acele şeytandan!
Abdest alırken de, abdesti güzel almıyor. Abdestin güzel alınmama sebeplerinden birisi de; yüznumaraya gidiyor, ayaküstü çarptığı yerden her tarafa el bombası gibi dağılıyor.
Taharete dikkat etmiyorlar, abdest bozmaya, abdesti alırken yıkamaya dikkat etmiyorlar. Hâlbuki ibadet şadırvandan başlıyor! Birçok kimse bundan gafil, ibadeti caminin içine girdiği zaman başlıyor sanıyor.
Muhterem kardeşlerim!
İbadet şadırvanda başlar! Abdest almak ibadettir, ibadet orada başlar. Birçok kimse onun ibadet olduğunu bilmediği için aceleye getiriyor, azasını yıkamıyor, duasını yapmıyor. Ne kadar güzel dualar var…
Ağzına [su] alırken; "Yâ Rabbi, bana cennet taamlarını yedir, Kevser şarabından içir, hakkı söylet!"
Yüzünü yıkarken; "Yâ Rabbi, bazı yüzlerin kara, bazı yüzlerin ak olduğu o kıyamet gününde, mahşer yerinde benim yüzümü ak eyle!"
Burnuna su verirken; "Yâ Rabbi, bana cennet kokularını cennette koklamayı nasip eyle!"
Sağ elini yıkarken; "Yâ Rabbi, kitabımı sağımdan ver!"
Ayaklarını yıkarken; "Yâ Rabbi, benim ayaklarımı sıratta kaydırma, cehenneme düşmeyeyim!" vs. diye duaları var. Hepsinin duası var. Başına mesh ederken duası var. Kulaklarına mesh ederken, ensesine mesh ederken –abdest dualarını ezberleyecek- onları yapacak. Abdesti güzel alacak, usulüyle alacak.
Fe ettemme vudûehû. "Abdestini güzel aldı, tamam, usulüne uygun, acele etmeden tam, hakkını vererek aldı, buraya geldi."
Namazın tamamı nedir?
Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem Efendimiz buyuruyor ki; "Safların eğri büğrü olmaması, muntazam olması bile namazın tamamındandır!"
Min tamâmis-salâh sevvû sufûfeküm. Saflarınızı dümdüz yapın. Fe inne tasfiyeti sufûfi min tamâmis-salâh. "Çünkü safların muntazam olması namazın tamamındandır!" diyor.
Saf muntazam olmayınca namaz tam olmuyor, namaz tam olmayınca da günahın affı tam olmuyor!
Onun için müezzin efendi orada ikamet getirirken ne diyoruz?
"Ey cemaat-i müslimîn! Allah sizden razı olsun; ayaklarınızın ucuna bakın, omuzlarınıza bakın, hizada olun, hizayı sağlayın, boşlukları doldurun, saf muntazam olsun ki o da namazın tamamından!" diyoruz.
Akşam ve
Yatsı arası Namazı
