Namazda Tadili Erkan - 03.05.1992

Namazda Tadili Erkan - 03.05.1992
Peygamber sallahu aleyhi ve sellem Efendimiz bir bedevî gördü; çölden gelmiş, müslüman olmuş. Az çok bir şey öğrenmiş ama tam incelikleri öğrenememiş. Medine'nin ahalisi değil ki Efendimiz'in bütün nasihatlerini duymuş da işi tam anlamış olsun.
Namazı hızlı kılıyormuş; semia'llahu limen hamideh, Rabbenâ leke'l-hamd, Allahu Ekber, Allahu Ekber. Hareketleri birbirine ekleyerek hızlı kılıyormuş. O bitirdiği zaman Peygamber Efendimiz yanına çağırmış demiş ki;
"Ey filanca! Sen namaz kılmadın. Yeniden kıl."
Halbuki kıldı. Selam verdi ya! "Kılmadın." diyor. "Sen namaz kılmadın. Yeniden kıl." Yine kılmış. "Kim bilir ne sebepten söyledi." diye düşündü. Yine hızlı kılmış. Yine hareketler birbirine bağlantılı, tam sükunet yok; arada dinleme, durma yok. Birbirine bağlaya bağlaya, hızlı hızlı kılınca;
"Ey filanca! Sen namaz kılmamış oldun, yine kıl." demiş ve ondan sonra böyle tarif etmiş.
"Ayakta durduğun zaman sükuna er. Rükuya vardığın zaman sükuna er. Rükudan kalktığın zaman sükuna er. Yani sükunete var, sakin ol, her âzan durgunlaşsın. Birbirine ekleyerek yapma, ağır ağır, itidalli itidalli kıl."
Buna tâdil-i erkân derler; "Namazın erkânının hakkını vererek, adaletli bir şekilde yapmak." demek.
Ötekisi ne oluyor?
Namazın erkânının hakkını yemek oluyor.
Hızlı hızlı kılmak ne oluyor?
Namazın rükusunun, secdesinin, kıyamının, kâmesinin hakkını çalmak, yemek oluyor.
Tâdil-i erkân bazı imamlara, alimlere göre farzdır. Yani o da şarttır. Aksi takdirde namaz olmaz. Peygamber Efendimiz; "Yine kıl, namazın olmadı." buyurdu ya; onun için bazı alimler demişler ki "İlle bu olacak, bu olmazsa namaz kabul olmaz."
Namazda Tesettür
Ölçüsü - 14.03.1993
Namazda Okuduklarının
Anlamını Bilmek -
