İmamın Mes'uliyeti - 01.02.1990

İmamın Mes'uliyeti - 01.02.1990
İbtedirû el-ezâne ve lâ tedtedirû el-imâmete.
Yahya b. Ebî Hüseyyir veya Kesir olabilir. Peygamber Efendimiz o zatın rivayet ettiğine göre şöyle buyurmuş:
"Ezana koşun, ezan okumaya gayret edin ama namaz kıldırmaya kalkışmayın, koşuşmayın, imamlık yapmaya kalkışmayın! Müezzinliğe koşuşun, heves edin, kalkışın ama imamlık yapmaya kalkışmayın!"
Ezan okumaya kalkın, koşun yarışın, heveslenin. Olur tam ama imamlığa heveslenmeyin.
Neden?
Müezzinlik çok şerefli bir meslektir. Müezzinin sesinin ulaştığı yere kadar bütün dağlar taşlar otlar böcekler, görünen görünmeyen varlıklar, melekler cinler şahitlik edecek:
"Yâ Rabbi, senin bu kulun senin varlığını birliğini her tarafa bağırdı, herkese duyurdu. Allahu Ekber dedi, Eşhedü en lâ ilâhe illallah dedi, "Muhammed O'nun elçisidir." dedi. Bu gerçekleri semalara seslendi, herkesin duyacağı işi yaptı."
Tamam, ona o sesinin uzandığı yerdeki varlıkların miktarınca onlar hem şahitlik edecek hem sevap verecek. Müezzinlik sevaplı bir meslek. Senelerce Allah rızası için para almadan müezzinlik yapanların cennetlik olacağına dair hadîs-i şerîfler var.
Fakat imamlık zor bir iş! İmamlık çok veballi, çok mesuliyetli bir iş! Çünkü bu topluluğun Allahu Teâlâ hazretlerinin huzurunda başkanlığını temsil edeceksin. Abdestin eksikse bütün arkadakilerin namazı olmaz, ona bağlı. Abdesti kusurlu, eksik, abdesti bozulmuş; farkında değil. Aklı başka yerde zihni başka yerdeyse olmaz. İmamlığı güzel yapması, kalbini dosdoğru tutması, abdestine, vazifesine dikkat etmesi lazım. Allahu Ekber dediği zaman tüylerinin diken diken olması lazım. Rabbinin huzurunda olduğunu bilmesi lazım. Çok ince bir şey, zor bir şey! Veballi ve mesuliyetli bir şey! Bu kadar cemaatin hepsinin vebali gider, kıyamet gününde; "Sen neden bu vazifeyi güzel yapmadın?!" diye onun omzuna yüklenir, omzuna biner.
Onun için imamlığa koşuşmayın!
İmam olarak seçilecek kimse kavmin en takvâlısı, en bilgilisi, en alimi, en fazılı olacak. Çünkü Peygamber Efendimiz bir hadîs-i şerifinde diyor ki;
"Seçtiğiniz imam sanki heyet hâlinde Rabbü'l-âlemîn'in huzuruna varmışsınız, sizin sözcülüğünüzü yapan kimse gibidir. Sözcülüğünüzü yapacak kimseyi iyi seçin!"
Tertemiz, içi dışı pak, Allah'ın sevgili bir kulu olursa sizin sözcülüğünüzü güzel yapar ve siz kârlı çıkarsınız ama Allah'ın sevmediği bir kul olursa siz zarar edersiniz, demek. O bakımdan imamları öyle seçmek lazım ve imamların da kendilerine, vazifelerine son derece dikkat etmesi lazım.
[Mehmed Zahid Kotku] rahmetullâhi aleyh Hocamız abdest alırdı, abdestinin cübbesini hanımına tutturmazdı. Hanefî mezhebindendi, Hanefî mezhebinde bir şey olmaz, fakat cübbeyi tutarken acaba eli değer de Şâfiî mezhebine göre abdest bozulur mu diye rahmetli valide hanımımıza cübbesini tutturmazdı. O kadar dikkat ederdi. İmamın tabii her şeye son derece ihtimam etmesi, itina etmesi lazım; abdest almasına, abdest bozmasına, elbisesinin temizliğine…
Onun için imamlık veballi mesuliyetli olduğundan Peygamber Efendimiz;
"İmamlığa kalkışmayın, koşuşmayın, heves etmeyin; ama müezzinliğe heves edin!" buyurmuş, bunu bilesiniz.
İmamla Tekrar
Namaza Durmak -
Günahlardan Uzaklaşarak
Namaz Kılmak -
