Namazda Azaların Yerine Oturması - 03.05.1992

Namazda Azaların Yerine Oturması - 03.05.1992
İzâ ente kumte fî salâtike fe-kebbiri'llâh… İlâ âhiril hadis.
Uzunca bir hadîs-i şerîf.
Taberânî'den. Rıfaa radıyallahu anh rivayet etmiş. Cümle cümle okuyup tercemesini yapmaya çalışalım.
İzâ ente kumte fî salâtike fe-kebbirillah. "Sen namaz için ayağa kalktığın zaman namaz kılmaya Allahu Ekber diyerek başla, tekbir getir, namaza öyle başla. " Sümme akra matiyesere mine'l-Kur'ân. "Sonra ayakta iken Kur'ân-ı Kerîm'den münasip bir miktar oku."
Mâlum "Fatiha'sız namaz olmaz." diye hadîs-i şerîf de var. Fatiha da Kur'ân-ı Kerîm'den. Hem Fatiha okuyacak hem de ona bir şeyler ilave edecek, başka şeyler okuyacak. İlave olduğu için "zamm-ı sûre" diyoruz. Zamm "ilave" demek. Yani Fatiha'ya bir miktar daha sûre ilave edip onu da okumak demek. Sûre de okunabilir, birkaç âyet de okunabilir.
Efendimiz emrediyor; "Allahu Ekber diyerek başla, ondan sonra Kur'ân-ı Kerîm'den bir miktar oku."
Sümme izâ ente rek'ate. "Rükuya vardığın zaman." Fe-esdid yedeyke alâ rubbedeyke. "Rükûda iki elini iki dizinin üstüne koy, tespit et, iki elini orada yerleştir." Hattâ yetmainne küllü udvin minke. "Her âzan kıpırtıdan sükunete erinceye kadar öyle dur."
Yani eğilme hareketin tamamen bitmiş olsun, eğilme hareketin tamamen sakin olarak orada bir dur. Devamlı bir hareket halinde değil. Eğildin; bir miktar duracaksın. Bütün âzaların hareketi bitmiş, sükuna ermiş, mutmain bir durumda.
Sümme izâ rek'ate izâ refa'te ra'seke fa'tezir. "Başını kaldırdığın zaman da tam dik dur."
Kimisi yarım duruyor. Bunlardan ibret alın. Başını kaldırdığın zaman tam dik olarak dur. Kimisi rükudan sonra hafif bir kalkar gibi yapıyor hop secdeye; tasarruf yapıyor. Kestirmeden "Secdeye daha yakın." diye yukarı kalkmadan hafif bir kaldırır gibi yapıp hop aşağı gidiyor. Hayır!
Peygamber Efendimiz ne diyor?
Kalktığın zaman tam doğrul. Kalkacak, tam dik olarak geometri tabirleriyle söylemek gerekirse doksan derece rüku ettiyse doksan derece kalkacak; yere dik halde öyle duracak.
Hattâ yercia küllü udvin minke. "Her âzan yine yerli yerine gelinceye kadar dik olarak, sakin olarak dur." Sümme izâ secedde matmain hattâ ya'tezile küllü azmin minke. "Secde ettiğin zaman da yine muntazam bir şekilde secde et ve secdeye vardığın zaman her kemiğin sükunete ersin." Sümme izâ rafa'te zâlike. "Sonra secdeden kalktığın zaman." Fe'sbüt hattâ yercia küllü azmin ilâ mevdıh. "Her kemiğin yerli yerine oturuncaya kadar dur."
Tabirleri aynen terceme ediyorum:
"Her kemik yerine oturuncaya kadar orada dur."
Sümme misle zâlike fe-izâ. "Sonra aynen böyle yap." Fe-izâ celeste fî vasatı's-sala mutmain fe'fteriş fe-izâke'l-yüsrâ. "Namazın ortasında, iki rekâtı kıldıktan sonra dört rekâtlı bir namazda oturduğun zaman, yine sükuna ersin." Tam otur. Sol uyluğunu yere yerleştir, yere doğru yere yay. O duruşu hatırlayın. Sol uyluğunu yere yay.
Sümme teşehhed. "Sonra ettehiyyatü'yü oku."
Sonunda eşhedü en lâ ilâhe illallah denildiği için "teşehhüd" deniliyor; adı o.
Sümme izâ kumte misle zâlike fe-mislü zâlike. "Kalktığın zaman da bu ilk rekâtta tarif ettiğin gibi öbür rekâtları da kıl. " Hatta tahruce min salâtike "Namazını bitirinceye kadar böyle yap."
Peygamber Efendimiz burada namazı tarif ediyor. İlave kelimelerle ne söylüyor; ona dikkat edeceğiz. Söylediği şu:
"Namaz kılan sükunet buluncaya kadar, sakin oluncaya kadar her hareketinde bekleyecek."
Namazda Gönlü
Allaha Çevirmek -
Kutsal Mekanlarda
Namazın Sevabı -
